Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz.Musa Ve Denizin Yar?lmas?-3000 Y?ll?k Resim


eren
15.06.2005, 16:41
ARKADA?LAR BU YAZIYI NEREYE BIRAKACA?IMA KARAR VEREMED?M..E?ER

YANLI? BÖLÜMDE BU DO?RU S?ZE BIRAKIYORUM UYGUN BÖLÜME BIRAKILMASI

?Ç?N..SAYGILARLA



Hz. musa ?.Ö. 1200 yıllarında yasamıs ve hayır ile şer arasındaki mücadele onun zamanında de devam etmiştir.

H.Musa (a.s.) peygamberlikle vazifelendirildikten sonra firavun ile mücadele etmiş ve Hz.Musa 'ya iman eden israil oğlu kabilelerine eza ve cefa uygulanmıştı.Bunu üzerinede Allah hz.musa ve ona olanların mısırdan çıkmalarına müsade etti.Bundan haberdar olan Firavun güçlü bir ordu ile bunları takibe başladı.Hz.Musa bu takipten kurtulmak için cenabı hakkkın izniyle Kızıldeniz kıyısına kadar gelmişti.Önlerinde deniz ve arkalarında firavunun ordusu vardı.?şte bu dehşetli durumdayken Allah'ın emriyle Hz. Musanın bir mucizesi olarak deniz yarıldı ve açılan yoldan geçerek selamet sahiline ulaştılar.

Firavun ve askerleri ?srailoğullarını takip ederken denizin ayrılmış olan sularını dhşetle görmüşler, fakat kin ve düşmalıklarından dolayı bir anlık tereddütden sonra onlarda denizden açılan yola girerek takibe geçmişlerdir.Ancak denizin açılan suların tekrar birleşmeye başlamış ve sonunda firavunla bütün ordusu tek bir kişi bile kurtulamadan sulara gömülmüştür.

Gecenlerde yapılan kazılarda cıkan papiruslere göre bu olay şöyle anlatılmaktadır.'' Sarayın beyaz odasının muhafızı kitaplarının reis Amsnamoni'den katip Penterhor'a

''...Musibet şiddetli zarüret birdenbire onu zabdetti.Sular içinde uyku,anlıyı acındıracak bir şey yaptı...Reislerin ölümünü,kavimlerin efendisinin şarkıların ve garpların kralının mahvolmasını tasvir et.''


*Bu olayı bilmeyen yoktur herhalde
Ama bana ilginç gelen ve ilk defa gördüğüm bu resmi sizlerle paylaşmak istiyorum


Cesed Kızıldenizin kenarında Cebelein mevkiinde bulunmuş ve onu kızgın kumlar arasından 1881 senesinde çıkaran ingiliz araştırma ekibi tarafından müzeye götürülmüştür.
Secde vaziyetinde duran cesedin tüm organları tamdır.Hatta başındaki sararmış sacları ile sakalları da rahatlıkla görülebilir.Cesedin en hayrat verici özelliği is mumyalanmamış olmasıdır.Bilindiği gibi mumyalanmış cesedlerin iç organlarının bazıları çıkarılmış ve ilaçlanmış durumdadır.Fakat bu cesede hiç bir işlem yapılmaış ve kimyevi madde kullanılmamıştır.

Karbon 14 denen yöntemle en az 3000 yıllık olduğu kanıtlanmıştır.

Buradaki resim ?srailoğulları'nın başlarındaki zalim Mısır Firavun'u II. Ramses'in cesedinin resmidir.

Resim, ?ngiltere - Londra British müzesinde bulunmaktadır.

Süveyş kanalı açılırken denizin kenarında küçük bir tepecikte bulunmuş ve Londra'ya getirilmiştir.

ALLAH (c.c) Resulu Hz. Musa'nın zamanında ilahlık iddasında bulunan Firavun'un ölümünden 3 bin sene geçmesine rağmen ALLAH (c.c), cesedini ibret olması için çürütmemiştir.


*Saçlarının bir kısmı halen yerindedir.

*Başının bazı azalarının etleri de halen yerlerindedir.

*Alın kısmında et kalmamıştır.

*Elleri ve ayakları secde eder vaziyettedir.

Dünyada ALLAH (c.c)'a secdesiz başları, ALLAH (c.c) bir gün mutlaka böyle secde etmeye mecbur edecektir!

ALLAH (c.c)'a karşı gelenleri, ALLAH (c.c), ibret olması için cezalandırmaktadır.

chatlakalper
15.06.2005, 17:31
Anlattıklarının hepsi doğru bu resim olarak değil biritish museum da secde halinde gerçek mumyası bulunmaktadır saygılar...

eren
15.06.2005, 17:46
Anlattıklarının hepsi doğru bu resim olarak değil biritish museum da secde halinde gerçek mumyası bulunmaktadır saygılar...


mrb.. dostum


sana bir şey soracam onuda sen araştır buaraya bırak...bunu bir yerden okumuştum ama şimdi vaktim yok..

bu firavunun cesedinin lanetli olduğu söyleniyormuş..

yanii onu kim taşımışşsa o yıl içinde ölmüş.. böyle bir şey varmı..

sanırım ölen toplam..23 kişi fekandı..

araştırıp bizlerle paylaşabillir misin.?? benim zamanım yok..

saygılarla

chatlakalper
15.06.2005, 17:55
hehehe google a yazayım yukarda yazdıklarını bi aratsın:dilli: hiç bir fikrim yok eren bu konuda ama gözüme takılırsa mutlaka paylaşırım.

eren
15.06.2005, 18:00
tamam dostum ..ama bu ilğinç bir bilği düşünsene bir..

firavunun cesedini kim taşımışssa bu dünyadan ayrılmış...??? lanetli mi gerçekten.??


bunu araştırmak zevklide olur onun için sana önerdim..??

saygılar

chatlakalper
15.06.2005, 18:03
teşekkür ediyorum bana bir araştırma konusuna layık gördüğün için

eren
15.06.2005, 18:06
teşekkür ediyorum bana bir araştırma konusuna layık gördüğün için

dostum E?ER vaktin yoksa ..bir şey demem...

ama düşünsene ne güzel olur..?? bu arada rica ederim.. sende bana ver ben araştırayım..

zaten admin gelsin önerilerim olucak ona..???

OzBektasi
19.06.2005, 14:30
Musa Peygamber'e matematiksel kanıt

Milliyet-CENK BA?LAMI?

?ki Rus matematikçi, Hz. Musa'nın Kızıl Deniz'i 'ortadan ikiye' ayırmasının mümkün olduğunu kanıtladı: Tek gereken, saniyede 30 metrelik rüzgâr...

Rus bilim adamları, Musa Peygamber'in Kızıl Deniz'i yararak yüz binlerce Yahudi'yi kurtardığına inanılan efsanenin gerçek olabileceğini kanıtladı.

Matematikçiler Naum Volzinger'le Aleksey Androsov, bu mucizenin olasılık hesabı üzerinde duran bilim adamlarının tersine, mucizeye yol açabilecek koşulları inceledi ve çarpıcı sonuçlara ulaştı. Moscow Times gazetesi, iki bilim adamının Rusya Bilimler Akademisi bülteninde yer alan araştırmasına ayrıntılı şekilde yer verdi. Haberde Volzinger, altı ay süren araştırmanın başlangıç noktasını, Kızıl Deniz'deki dev bir kayalığın oluşturduğunu söyledi.

Bunun ardından iki Rus matematikçi, kayalığın su seviyesi üzerinde kalmasını sağlayacak fırtınanın şiddeti ve rüzgârın hızını belirlemeye çalıştı.

'Sıkı bir fırtına yeter'

Sonuçta, hızı saniyede 30 metreye ulaşan rüzgârın, denizin çekilerek kayalığı su seviyesinin üzerinde tutmasını sağlayabileceği anlaşıldı. Volzinger, bu durumda sayıları 600 bini bulan Yahudi'nin 7 kilometre uzunluktaki kayaları izleyerek dört saatte karşı kıyıya ulaşabileceği sonucuna vardıklarını anlattı ve Yahudilerin geçmesinden yarım saat sonra kayaların yeniden sular altında kaldığını ve onları takip eden Mısırlıların boğulduğunu söyledi. Dini kitaplar, Musa Peygamber'in denizin üzerine asasını vurmasıyla denizin çekildiğini, böylece Yahudilerin kurtulduğunu yazıyor.

eren
21.06.2005, 23:02
bu bilği için sana tşk. ederim .. ÖZBEKTA???...


gerçekten yaralı bir bilği.. eline sağlık ..


saygılarla

LiberalistiC
22.06.2005, 08:04
Öz bekteşi yazdığın yazıyı rojname.com da okumuştum :)

çok doğru ve gerçek yazı.

chatlakalper
22.06.2005, 11:24
mrb.. dostum


sana bir şey soracam onuda sen araştır buaraya bırak...bunu bir yerden okumuştum ama şimdi vaktim yok..

bu firavunun cesedinin lanetli olduğu söyleniyormuş..

yanii onu kim taşımışşsa o yıl içinde ölmüş.. böyle bir şey varmı..

sanırım ölen toplam..23 kişi fekandı..

araştırıp bizlerle paylaşabillir misin.?? benim zamanım yok..

saygılarla

Evet Eren kardeşim dediğin konuyla alakalı birşeyler buldum aktarıyorum:
TUTANKHAMON



Mezarındaki inanılmaz zenginlik bulundğu halde Tutankhamon (MÖ: 1361-1352) hala hakkında en az bilgi bulunan firavundur.Tahta çıkma hakkını,ünlü kral Akhenaton (MÖ.1379-1362) ile kraliçe Nefertiti’nin kızı Prenses Ankhesenpaaten’le evlenerek elde etmişti. Tutankhamon’un ebeveyninin kimler olduğu konusunda ,bazı uzmanlar bu firavunun ,”Akhennaton’un Nefertiti dışında bir kadından olan oğlu” tezini ileri sürüyorlar.Bazı uzmanlara göre de Tutankhamon,Akhenaton’un babası III: Amenofis’in (MÖ.1417-1379) birinci karısı Tiy’den doğmuşut.Kesin olan ,Tutankhamon’un III.Amenofis ve Akhenaton’şa akraba ve soylu olduğudur.Dokuz yaşında tahta çıkan ve adı 12 yaşına kadar “tutankhaten” olan Tutankhamon(Güneş tanrısı Amon’un yaşayan temsilcisi) krallar arası savaşlarını en yoğun olduğu dönemde doğmuştu.Kralların fethettikleri toprakların genişlediği ve komşu ülkelerden de altının ülkeye aktığı bu dönemde Mısır,dünyanın en zengin ülkesiydi Firavun vaktini,daha çok yönetimin bulunduğu Memphis’le geçiriyordu ama Mısır’ın başkenti Teb şehriydi.tutankhamon’un tahta çıktığı sırada Mısır’ın bütün tapınakları bakımsızlıktan kırılıyordu.






Yönetimdeki karışıkların önü alınamıyor,Suriye’ye düşmanla çarpışmaya giden ordu sürekli yeniliyordu.Tutankhamon “babası” Amon’un Ptah’ın ve diğer tanrıların altın heykellerini yaptırdı,çözülmüş olan rahiplik kurumlarını düzenledi, tapınakların hazinelerine büyük bağışlar yaptı.
Akhenaton Güneş tanrısı Aton’a bağlı tek tanrılı bir düzen kurdu ve Mısır’lıları diğer tanrıları bırakmaları için zorladı.Başkenti Teb’den,Akhetaton(şimdiki sl-Amarna) ya taşıdı.Firavun Akhenaton’un tersine “Eski Rejim” I canlandırdı ve III: Amenofis zamanında bitirilmemiş olan anıtların tamamlanması işine girişti.Bu işlerin arasında Luxor tapınağı da vardır.Bugün, Tutankhamon’un tahtta kaldığı dokuz yıl boyunca askeri bir harekata katılmadığı düşünülüyor.Sadece keşif için general Horemhem komutasında Filistin’e ve Lübnan’a asker gönderdiği sanılıyor.

Tutankhamon 19 yaşındayken aniden öldüğü için geride vasiyet bırakmamıştır.Kafatasında sol kulağın arkasında tahribat bulunduğu için,ölümünün bir kaza sonrasında olduğu sanılıyor. Ancak, şu anki mısır bilimcilerin ürettiği senaryolara göre Tutankhamon’un generali Horemheb, iktidarı elegeçirmek için Tutankhamon’un kafasının arkasına sert bir cisim ile vurmuş ve ölümüne neden olmuştu.


Mezarının yanında bulunan iki küçük tabuttaki ölü doğmuş bebeklerin , Tutankhamon’la çok sevdiği eşi Ankesenamun’un çocukları olduğu sanılıyor.. Bunun yanısıra hayvan mumyaları da bulunmuştur. Tutankhamon’un mezarında bulunan lambada ise gün ışığı ile birşey görülmeyen,ancak zifiri karanlıkta ikisinin burunburuna figürleri bulunmaktadır. Tutankhamon’un ölümünden sonra ,tahta çıkan General Horemheb,Tutankhamon’un tapınaklarını kendisine aldığı gibi ,onun aldığı gibi,onun adını da unutturmak istemiş,ama ,bilinmeyen bir nedenle Tutankhamon’un lahdine dokunmamıştı.

Kanaatimce ,kendisinin işlediği cinayeti dikkat çekmemek üzere örtbas yöntemlerinden biriydi.?şte bu lahit,1922 yılında Lord Carnarvaon ve Howard Carter adlı iki ?ngiliz ejiptolog tarafından bulundu.Tam 3000 yıl sonra Horemheb’e ilginç bir oyun oynamış,sonunda yine Tutankhamon üne kavuşmuştu.

Altta okuyacağınız bölüm ise Tutankhamon’un bir lanet perdesi ile mezarını koruduğu sorusunu sizlere soracaktır:

chatlakalper
22.06.2005, 11:25
TUTANKHAMON’UN LANET?

Eski Mısır Uygarlığı büyük ilgi çeken gizemini sürdürüyor.Kazılar ,arkeoloji araştırmaları sürdükçe ortaya yeni bilgiler çıkıyor.Bulunan her yeni kalıntı, bilinenleri değil, bilinmeyenleri çoğaltıyor sanki. Mısır’a yaşayan en ilginç olaylardan biri de Firavun Tutankhamon’un mezarının açılmasıyla ilgiliydi.Her şey Carnavon Lordu’nun ölümüyle başladı.

?NG?LTERE ‘DE B?R CENAZE TÖREN?


1923 yılının 30 Nisan günü ?ngiltere’de Hampshire bölgesinde Beacon Tepesi’nde sade bir cenaze töreni düzenlendi.Törene katılanlar heyecanlıydılar.Çünkü toprağa vermek üzere oldukları Carnarvon Lordu George Edward Stanhope gizemli bir biçimde öldürülmüştü 3000 yıllık lanet… Herkes ,Lord’un Eski Mısır’ın 18. Sülale firavunlarından Tutankhamon’un lanetine uğradığına inanıyordu.Lord,bu firavunun mezarının açılması için para harcamış ve bizzat kazılar katılmıştı.

Carnavon Lordu’nun ölümünü başka ölümler izledi.Tutankhamon’un mezarına girip çıkan ya da bu işe karışan birçok insan anlaşılmaz bir biçimde yaşamını yitiriyordu. Firavun Tutankhamon öleli 3000 yıldan uzun süre geçmişti.Yani 3000 yıl sonrasına uzanan bir lanetten söz ediliyordu…

LORD MISIR’A G?D?YOR


Bu esrarengiz “mezar açma” olayını aydınlatabilmek için ,işe Carnarvon Lordu’nun Mısır’a gidişinden başlamak gerekiyor. Parası bol,yapacak işi pek olmayan ?ngiliz soylusu Carnarvon Lordu dünyayı dolaşıyor,keyfine göre yaşıyorken,1901 yılında Almanya’da Bad Schwalbach kaplıcalarında bulunduğu sırada bir araba kazası geçirdi.Göğsü çok kötü zedelendi.?ngiltere’ye döndü.

Soluk almakta güçlük çekiyordu.Bir süre tedavi gördükten sonra iyileşti.Ama özel doktoru ona tedbirli davranmasını tavsiye etti.Özellikle kış mevsimlerini soğuk ?ngiltere yerine,ılıman ve kuru bir iklimin egemen olduğu ülkelerde geçirmeliydi. O günlerde Mısır,Avrupalılar için çok gözde bir ziyaret yeriydi.Lüks oteller ve tarihsel kalıntılar çok sayıda turisti buraya çekiyordu. Özellikle Krallar Vadisi denilen yerde yapılan kazılara Lord büyük ilgi duydu.


ARKEOLOG CARTER


Carnarvon Lordu Mısır’da kısa sürede eski sağlığına kavuştu.Ama Mısır’dan bir türlü kopamadı.Sanki bir şey onu dürtüyordu.

Eski Mısır uygarlığını incelemeye başladı.Yapılan kazıları izlemeye koyuldu ve bir gün bizzat kendisi bu kazıla katıldı. 1907 yılında yine Mısır’dayekn yurttaşlarından arkeolog Harold Carter’la tanıştı ve onu kendisine danışman yaptı. Carter 33 yaşındaydı ve 17 yaşından beri Mısır’daydı.Birçok kazıda bulunmuş,ünlü akeologlara yardımcılık yapmıştı.Tarihi Kalıntılar arkeologlara yardımcılık yapmıştı.Tarihi Kalıntılar Servisi’nde çalışmış ve Krallar Vadisi’ndeki kazıları denetlemişti;ama Mısır yetkilileriyle arasında anlaşmazlık çıkınca görevinden istifa etmişti.

Carnarvon Lordu kendisine rastladığı sırada,manzara ressamlığı yaparak hayatını kazanmaktaydı.O da,nedense bir türlü Mısır’dan ayrılamıyordu. Carnarvon Lordu,’a yılda 400 ?ngiliz Sterlini ücret ödemeye başladı. Mısır’da mezar demek,hazine demekti.Çünkü eski Mısırlılar ölülerini,öbür dünyaya en değerli hazineleriyle birlikte gömerek uğurlardı.Lord,bulunacak bir hazine ile Carter’?n ödediği parayı kat kar çıkaracağını inanıyordu.

Arkeolog Carter, Carnarvon Lordu’nun parasıyla 15 yıl boyunca kazılar yaptı.Birinci Dünya Savaşı sırasında bile araştırmalarını sürdürdü. Bazen çok ilgi,çekici bir mezar bulduğu oluyordu ama,yapılan masrafı karşılayacak bir tarihsel yapıt ya da hazine ortaya çıkmıyordu. 1922’de Lord ?ngiltere’deyken ,Carter’a bir mektup yazarak,aralarında anlaşmayı iptal etmek istediğini bildirdi. Oysa Carter o sıralarda önemli bir mezarın izi üstündeydi.?ngiltere’ye gidip Lord’u kazılarına sürdürülmesine ikna etmeyi başardı. Ekim ayında Mısır’a döndü.Kazıların yapıldığı Luksor bölgesine yerleşti.Kendisine şans getirmesi için bir kanarya satın aldı…

chatlakalper
22.06.2005, 11:26
CARTER MEZARIN ?Z?NDE

1 Kasım 1922’de o güne kadar hiç kazılmamış bir hektarlık bir üçgende çalışmalara başlayan Carter,4 Kasım’da çökmüş bir merdiven girişi buldu.Bir gün sonra ise,bu girişin olduğunu kesin biçimde anlamıştı. ?ngiltere’ye telgraf çekmesi üstüne,Lord,kızı Lady Evelyn ile birlikte Mısır’a gelerek bizzat kazılara katılmaya başladı. 26 Kasım’da,yaptıkları kazının bütün molozlarını temizlemişlerdi.Ardından sanki içeriden kilitlenmişçesine kapalı duran bir kapıyı açmayı başardılar.

?çeri ilk giren Carter oldu.Gördükleri karşısında adeta dili tutuldu.Bu çok odalı mezarın giriş odası bile hazinelerle doluydu.

LORD OLAYI THE T?MES’A SATIYOR


Lord ,o sana kadar harcamış olduğu paraları çıkarmak istiyordu.Mezardan ne kadar değerli şeyler çıkarsa çıksın,onlara sahip olması olanaksızdı.Çünkü Mısır hükümeti kazıyı denetliyordu. Lord ,mezarla ilgili bilgileri The Times gazetesine para karşılığı sattı.Böylece ?ngiliz okurlar,kazı sırasında olan biten herşeyi günü gününe izlemeye başladılar.



TUTANKHAMON’LA BULU?MA


Lord, Carter,Lord’un kızı Lady Evelyn ve Carter’ın yardımcısı,Arthur Callender ile birlikte bir gece,mezarın ana bölümüne girmeyi başardılar. Tümü gördüklerinin gerçek olup olmadığından kuşkuya düştüler.Her şey altındandı.Firavun’un mumyasının koskocaman bir altın sandukanın içinde olduğu anlaşılıyordu. Duvarlarda altın çerçeveli resimler vardı.Bunlar da firavunun ailesine aitti.Tanrı Osiris’? sembolize eden parlak cilalı altın bir mask da duvarda asılıydı. Carter ve Lord ne bulduklarını biliyordu.Bu mezar 18. Sülale krallarından Tutankhamon’undu.Tutankhamon M:Ö 1346-1339 arasında bir tarihte ölmüş,o tarihten bu yana mezar hiç açılmamıştı.Varlığı bile bilinmiyodu.. Carnarvon Lordu bulduklarını bütün dünyaya ilan etti.Kazı sırasında çıkan bütün molozlar temizledikten sonra resmi açılış yapıldı.Gazateciler fotoğraflar çektiler.Olay bütün dünyaya duyuldu.

“ÖLÜM GELECEK…”


Kazılar devam ederken ilgi çekici bir şey olmuştu.Bütün vaktini kazı terinde geçiren Carter,kaldığı eve pek uğramıyordu.Oraya nasıl geldiği bilinmeyen bir kobra yılanı evine girmiş ve Carter’ın kafeste yaşayan uğurlu kanaryasını yiyivermişti.Kazılarda çalışan Mısır’lı işçiler inançlı kişilerdi.Bu olayı duyunca çok heyecanlandılar.Bunu bir uğursuzluk belirtisi olarak kabul ettiler.Çünkü kobra yılanı Mısır hükümdarlığının simgesiydi ve Tanrıça Vadeet tarafından korunduğuna inanılan bir hayvandı. ?şçiler aralarında olayı şöyle yorumladılar:”Yakında ölüm gelecek…”


TUR?STLER MISIR’A AKIN ED?YOR


Tutankhamon’un mezarı dünyada büyük ilgi gördü.Mısır’daki meraklılar yetmiyormuş gibi,binlerce Avrupalı turist Mısır’a akın etmeye başladı. Mezarın girişine her gün binlerce insan geliyordu.Arkeologlar,bilim adamaları,kaşifler,mezarı ve hazineleri görmek için birbirlerini eziyordu.Bazı serserilerin olay çıkardığı da oluyordu… Firavun Tutankhamon’un 3000 yılında aşkın bir zamandan beri süren “ebedi istirahati” ne son verilmişi.


LORD ?LE CARTER’IN ARASI AÇILIYOR


Carnarvon Lordu’u VE Carter’ın mezarı buldukları anda duydukları anda duydukları sevinç bütünüyle yok olmuştı.?kisi de çok sinirliydiler.Mısır hükümeti olan ilişkileri bozulmuştu.Carter mezarda buluna eşyaları kaydetmek için günlerce çok kötü koşullar altında çalıştı.Bir akşam Carnarvon Lordu ile bir araya geldi ve aralarında çok şiddetli bir kavga çıktı.Lord ?ngiltere’ye gitti.

1923 ?ubat’ında Lord’un sağlık durumu bozuldu.Anlaşılmaz bir biçimde dişleri döküldü.Ateşi bir yükseliyor bir düşüyordu.Mart ayı başında Mısır’a döndü ve bir süre için durumu düzeldi. Ama daha sonra yeniden kötüleşmeye başladı.Ailesi Mısır’a geldi hemen. 26 Mart günü Carnarvon Lordu’nda kan zehirlenmesi olduğu resmen açıklandı.4 Nisan günü Kahire’de Continental Svoy Oteli’de komadaydı.Ertesi sabah saat 2’de tüm hastalığı boyunca yanından ayrılmayan ?ngiliz hasta bakıcı , Carnarvon Lordu’nun öldüğünü bildirdi.
Tam o anda oteldeki ışıklar titredi ve söndü.Otelin penceresinden dışarı bakanlar bütün Kahire’de elektrikler kesildiğini gördüler.Kentte elektrik kesintileri çok sık olmakla birlikte Lord’un öldüğü andaki arıza için hiçbir açıklamada bulunulmadı.Aynı saatlerde Lord’un ?ngiltere’deki şatosunda bulunan ?skoçyalı kahya da dehşet içinde irkildi.Lord’un köpeğine titriyor ve uluyordu:biraz sonra da öldü.

"MEZARA DOKUNANA ÖLÜM…”


Lord’un ölümü bütün dünyada şok etkisi uyandırdı.Gazeteler Firavun Tutankhamon’un mezarında bulunmuş yazılardan söz ediliyorlardı.Eski Mısır yazısıyla yazılmış olan bu yazılardan bir şöyle diyordu:
“Mezara dokunanlara ölüm gelecektir”
Bazıları da mezarda başka uyarıların bulunduğunu ileri sürdüler.Bunlardan biri şöyle idi:
“Ölüm,firavunların huzurunu bozanı kanatlarıyla katledecektir” Arkeolog Carter ise Tutankhamon’un mezarında bu türden bir lanetin bulunmadığını söyledi.Onu rahatsız eden bir tek şey vardı.Mezarın altın sandukasının önünde bir lamba bulmuştu.Bu lambanın üstünde şöyle yazıyordu:
“Gizli odaya girilmesini önleyeceğim.Benim görevim ölüyü korumak.”

G?ZEML? ÖLÜMLER



Firavun Tutankhamon’un mezarını ziyaret eden arkeolog ve turistlerden bazıları da kısa bir süre sonra hastalanarak öldüler. Mezarın iç odalarından birinin açılışında bulunan kişilerden biri olan James Henry Breasted,ateşli bir hastalığa yakalandıysa da mezarda çalışmayı sürdürdü.70 yaşında kadar ,yani 12 yıl yaşadı. Amerikalı Milyarder George Jay-Gould,mezarı ziyaret ettiği gün ateşlenerek aniden öldü. Arkeolog Carter’ın yardımcılarından biri olan A.C.Mace,ateş nöbetlerine tutulunca işi bıraktı ve 1928’de öldü.Bir başka yardımcısı Richard Bethell,45 yaşında kan dolaşım yetersizliğinden( !) öldü.

Bütün bu ölümler makul ve doğal nedenlerle açıklanır mı ?Havalanan tozda bakteriler olduğu ileri sürüldüyse de bilim adamı Alfred Lucas,bazı bakteri örneklerini inceledi.Bunlardan bir tanesi dışında,aşağı yukarı tümünün zararsız olduğunu açıkladı. Bir süre ,mezar duvarlarını kaplayan mantarın bir alerjiye neden olduğu sanıldı.Ama bu konuda da bir kanıt getirilemedi.Eski Mısır’lıların çok etkili zehirler ürettikleri biliniyordu.Açılan tüm mezarlarda böyle zehirler arandı.Ama bulunmadı…


ÖLÜMLER?N ARKASI KES?LM?YOR:


Firavun Tutankhamon’un mezarına ilgi gösterildikçe ölümler de sürüp gidiyordu.Kahire’de Carnarvon Lordu’na bakan ?ngiliz hemşire 1926 yılında 28 yaşında doğum yaparken öldü. New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin temsilcisi Herbert Winlock Mısır’a geldi.Firavun Tutankhamon’un mezarı yüzünden öldüğü sanılan insanların bir listesini yaptı. Kahire Üniversitesi’nden Dr.?zzettin Taha,yıllar sonra konuyla bilimsel olarak ilgilendi.


Arkeologların ve müzelerde çalışanların ciğerlerinde mantar hastalıkları olduğunu buldu.Eski mezarlara girmiş olanların da bu hastalıktan ölmüş olabileceğini ileri sürdü.Kısa bir süre sonra Kahire ‘den Süveyş’e giderken,düz yolda kullandığı araba karşı yönden gelen bir arabayla çarpıştı. Yapılan otopside Dr.Taha’nın çarpışmadan saniyeler önce solunum yetersizliğinden öldüğü ortaya çıktı… Tutankhamon’un mezarının kalıntılarını 1972’de Londra’da ve daha sonra da Amerika’da sergilenmesinde de gizemli ölümler meydana geldi.Bunlardan en üzücü olanı,Mısır Eski eserler Bölümü Müdürü Dr.Gamaleddin Mehrez’in ölümü idi.Mehrez,bütün bu gizemli ölümlerin,kuşkusuz kişiyi tedirgin edebileceğini,ama lanete kesinlikle inanılmaması gerektiğini söylemişti.


”Bakın bana” demişti,”Bütün yaşamım boyunca mezarlar ve mumyalarla uğraştım.Bütün bunların bir rastlantı olduğunun en büyük kanıtıyım” Bu sözlerin üzerinden dört hafta sonra, sergilenecek.eserler Londra yolundayken,52 ,yaşında öldü.


LANET DEVAM ED?YOR


Sergilenecek eserleri Londra’da götüren RAF uçağının başteknisyteni Ian Lansdown,bilinmeyen bir nedenle,Tutankhamon’un ölüm maskesinin bulunduğu kutuyu tekmelemişti.?ki yıl sonra aynı bacağı garip bir kazada kırıldı.Mürettabattan başka kişiler de beklenmedik şekilde öldüler. Başka bir olay da ,1980’de "Kral Tutankhamon’un laneti “ adlı tv filminin çekimi sırasında ortaya çıktı.


Mısır’da çekimin birinci günü tahıl yüklü bir araba bilinmedik bir nedenle devrildi ve filmin yıldızı Ian McShane’in bacağının 10 yerden kırılmasına neden oldu.Ian McShane’nin yerini Robin Ellis aldı,ancak başka yıldızlar yapıma katılma teklifini reddettiler. Belki de Tutankhamon’un laneti,bir hileden ibaretti.Belki de halkın inançları böyle bir olayı yaratmıştı.Ya da ,Tutankhamon ,mezarında rahatsız edilmeden bırakılmalıydı.

eren
22.06.2005, 12:00
sevgili CHATLAKALPER...


öncelikle ödevine % 100 verdim.. :3:


gerçekten çok aydınlatıcı bilğier..var

bu yazıyı buraya bırakman tüm arkadaşlar içinde iyi oldu ..

emeğin için saol..??? şimdi benim aklım şu soru geldi.?? belki saçma olabillir mam gende sormak istiyorum.???

F?RAVUN gerçekten laneti var mı yok mu onu kimse halen bilmiyor.???

ama eğer gerçekten böyle bir şey varsa. acaba neden var diye sormak istiyorum.??

yanii acaba ona her dokunan kişi onun günahlarını mı axzaltıyor..???

olabillir mi.. ne dersin.???:36_1_7:


saygılarla

chatlakalper
22.06.2005, 12:09
sevgili CHATLAKALPER...


öncelikle ödevine % 100 verdim.. :3:


gerçekten çok aydınlatıcı bilğier..var

bu yazıyı buraya bırakman tüm arkadaşlar içinde iyi oldu ..

emeğin için saol..??? şimdi benim aklım şu soru geldi.?? belki saçma olabillir mam gende sormak istiyorum.???

F?RAVUN gerçekten laneti var mı yok mu onu kimse halen bilmiyor.???

ama eğer gerçekten böyle bir şey varsa. acaba neden var diye sormak istiyorum.??

yanii acaba ona her dokunan kişi onun günahlarını mı axzaltıyor..???

olabillir mi.. ne dersin.???:36_1_7:


saygılarla

Öncelikle rica ederim. valla Eren ne yorum yapsam; ben sanmıyorum böyle bir lanetin olacağını tesadüf diye nitelendiriyorum

chatlakalper
22.06.2005, 12:13
Gazeteci Mahfi Eğilmezin bu konuya yazdığı yazıyıda ekliyorum :
MÖ 1332 ile 1322 yılları arasında Mısır tahtında oturduğu sanılan firavun Tutenkamon'un 1922 yılında ?ngiliz arkeolog Howard Carter tarafından bulunan mezarı, şimdiye kadar bulunmuş en önemli eskiçağ mezarı olarak kabul ediliyor. Krallar vadisinde yer alan mezarda Tutankamon'un mumyasının yanı sıra bugün müzelerde sergilenen iç içe geçmiş ikisi altın kaplama ve birisi som altından yapılma sanduka, değerli takılar, giyim eşyaları, masa ve iskemle gibi eşyalar bulunmuştu. Mezardan çıkarılanlar arasında onun çocuksu ifadesini taşıyan altın maskın yeri apayrıdır. Bu maskı müzede görenlerin aklına firavunun niçin çocuk yaşta öldüğü sorusu takılır.
1968 yılında Tutankamon'un mumyası mezarından röntgeni çekilmek üzere çıkarıldı. Bu röntgende saptanan göğüs kaburgalarındaki eksiklikler ve kafatasının iç tarafına saplanmış kemik parçalarından hareketle çocuk yaşta tahta geçen ve yirmisine varamadan öldüğü tahmin edilen kralın bir cinayete kurban gitmiş olabileceği kuramı geliştirildi. Aynı röntgen filmindeki görüntülerden hareketle kralın ölümünün bacak kemiklerindeki kırıktan kaynaklanan enfeksiyon sonucu olduğunu öne sürenler de vardı.
Tutankamon'un mumyası bu yılın başlarında yeniden mezardan çıkarıldı ve tomografi çekimlerinden hareketle analize tabi tutuldu. Sonuçları yorumlayan Mısırbilimciler ortada cinayet kuşkusunu gerektirecek bir kanıt olmadığı gibi genç firavunun sağlık sorununa işaret eden herhangi bir şey de bulunmadığını, eksik kaburga kemiklerinin, kafatasındaki kemik parçalarının ve bacak kemiklerindeki kırıkların ya mumyalama işlemi sırasında ya da mumyanın mezardan çıkarılışı sırasındaki işlemlerden kaynaklanmış olabileceğini ileri sürüyorlar. ( www.nationalgeographic.com.tr)
Bu yeni sonuçlar, incelemeyi yapan Mısırbilimcilerin söylediklerinin tersine genç firavunun bir cinayete kurban gitmiş olabileceği olasılığını ortadan kaldırmıyor. Her şeyden önce Tutankamon'un bu kadar genç yaşta ölmesinin nedenini açıklayan kesin bir bulgu yok ortada. Sonra Tutankamon'un dul karısı Ankesenamon'un Mısır'ın baş düşmanı sayılan Hitit kralı ?uppiluliuma'ya mektup yazarak bir oğlunu ona koca ve Mısır'a kral olarak göndermesini istemesi kolay açıklanabilir bir durum değil. Ankesenamon bu mektubunda "Tebaamdan birisiyle evlenmek istemiyorum, korkuyorum" diyor. Demek ki hanedandan olmayan birisi onunla evlenip tahta geçmek için baskı yapıyor. Bu mektup, Tutankamon'un bir taht kavgası sonucu öldürüldüğünün kanıtlarından biri olarak kullanılıyor yıllardır. Ankesenamon'un başvezir Ay ile evlendiğinin kanıtı Newberry tarafından bulunmuş olan ve ikisinin adını taşıyan bir yüzük. Demek ki Ay, Ankesenamon ile evlenip tahta çıkmış. Bundan sonra Ankesenamon hakkında hiçbir iz yok. Ankesenamon'un yeni firavun Ay zamanında hiçbir iz bırakmadan kaybolması, mezarının bulunamaması ve Ay'ın firavun olarak resmedildiği görüntülerde yer almaması, dönemin olaylarının yalnızca Tutankamon'un taht cinayetine kurban gitmesiyle bitmediğini gösteriyor.
Mumyası üç kez çıkarılıp incelenmiş olmasına karşın, Tutankamon'un ölümünün ardındaki gizem hala çözülebilmiş değil. Mısırbilimciler, bütün öteki iddiaları komplo kuramı olarak görüyor olsalar da eldeki kanıtlar çerçevesinde Tutankamon'un bir cinayete kurban gitmiş olması olasılığı, ölümünün normal yoldan olması kadar ciddiyetini koruyan bir iddia olmaya devam ediyor. Tutankamon'un gizemli ölüm öyküsünün gerçek nedenini anlamak için belki de ileri bir tarihte mumyasının dördüncü kez mezardan çıkarılması gerekecek. Mezarı bu kadar çok kurcalandığına göre firavunun laneti, firavunun birilerine lanet etmesinden çok, başkalarının firavuna ettiği lanet gibi görünüyor.