Orijinalini görmek için tıklayınız : Budizm


LiberalistiC
20.06.2005, 11:06
Brahma inanışının değiştirilmiş bir şeklidir. Buda’nın felsefi düşüncelerini kabul edip yolunda yürümektir.



Buda, milattan tahminen 560 sene evvel, Hindistan’da Benares şehrinin 160 km kuzeyinde Kapilavastu (Lumbini) köyünde doğmuştur. Asıl adı, Guatama veya Gotama’dır. Buda ismi, ona sonradan verilmiş lakab olup, münevver (aydın), ilhama kavuşan demektir.



Buda bir insan, babası ise bir beyliğin hakimi idi. Rivayete göre annesi çeşitli rüyalar görmüş, bunları babasına anlatmıştır. Babası onun bir hükümdar veya ilhama kavuşan bir kimse olmasını istemediği için sarayında muhafaza etmiş, fakat Buda 29 yaşında babasının sarayından kaçmış ve bir ormanda inzivaya çekilerek şiddetli bir riyazet (açlık) çekmiştir. Riyazet ile bir şey halledilemeyeceğini anlayarak, normal hayata dönmüş ve tefekküre (düşünceye) dalmıştır.



Nihayet 35 yaşında, Nerancara Nehri kenarında bir incir (bo) ağacı altında oturup düşünürken, zihninin aydınlandığını, ilhama kavuştuğunu söylemiştir. Böylece Guatama Buda olmuş, 80 yaşında ölünceye kadar fikir ve düşüncelerini yaymaya çalışmıştır. Buda, Brahma itikadının (inanışının) bozulduğunu, puta tapmanın yanlış olduğunu söylemiş ve putların kırılmasını emretmiştir. Onu dinleyenler, bu yeni düşüncelere hayran oldular ve arkasından gittiler. Böylelikle Budistlik ismi verilen yeni bir din meydana geldi. Buda, kendisinin ancak bir insan olduğunu söylüyor ve hiçbir zaman ilahlık iddia etmiyordu. Fakat öldükten sonra, talebeleri onu tanrılaştırarak namına mabetler (tapınaklar) kurmuşlar; heykellerini yaparak, tapmaya başlamışlardır. Böylece, Budizmi putperestlik şekline sokmuşlardır.



Budistlikte, yani budizmde, tanrı yoktur. Buda, bir nevi tanrı yerine konulmaktadır. Bu tanrılaştırma yüzünden, geçen yüzyılın sonuna kadar Buda, budistlerce tanrı zannediliyor ve dünya yüzünde yaşamadığına inanılıyordu. Ancak, geçen asrın sonunda, onun doğduğu ve yaşadığı yerler bulunduktan ve hayatı hakkında esaslı bilgiler elde edildikten sonra, bir insan olduğu meydana çıktı.



Budizmde dört esas vardır:

1- Hayat, ıstırap ile doludur. Zevk ve sefa, bir hayal, bir aldatıcı rüyadır. Doğum, ihtiyarlık, hastalık ve ölüm de acı bir ıstıraptır.



2- Bu ıstıraplardan kurtuluşa mani olan şey, bilgisizlik yüzünden kapıldığımız hevesler ve ne olursa olsun, muhakkak yaşamak arzumuzdur.



3- Istırabı yenmek için, bütün geçici heveslerle birlikte muhakkak yaşamak arzusunu da terk etmek gerekir.



4- Yaşama hevesinin sönmesi ile, insan rahata kavuşur. Bu hâle "Nirvana" ismi verilmektedir. Nirvana, hiçbir hevesi ve ihtirası olmayan bir insanın, dünya zevklerinden elini çekerek kutsal istirahata kavuşması demektir.



Buda, insanların saadete kavuşması için, 8 yol tavsiye etmektedir. Bunlar; doğru itikat, doğru karar, doğru söz, doğru hareket, doğru hayat, doğru çalışma, doğru tefekkür (düşünce), doğru muhakemedir.

Buda, Brahma inanışındaki bütün sınıfları reddeder. Brahman sınıfının otoritesini tanımaz ve onlara ayrı bir üstünlük vermez. Bütün insanları eşit sayar ve onlara aynı hakları verir. Brahmanlardaki paryaları bağrına basar. ?nsanları kutsal varlık olarak kabul etmez. Aksine, insanların çok kusurları olduğunu ve ancak aza kanaat ederek, kimseye fenalık yapmayarak, oruç tutarak, bu günahlardan kurtulacaklarını telkin eder.



Budistlerde böyle basit şartlar altında uzun zaman, oruç tutarak yaşayanlar arasında nefisleri ayna gibi olarak, çeşitli hislerin meydana çıktığı ve bunların insanı hayrete düşüren marifetler gösterdikleri, bir hakikattir. Fakat, bu marifetlerin Hak din ile, Allahü teâlânın rızası ile hiçbir alakası yoktur. Budistler, eğer Buda’nın felsefesine göre yaşarlarsa, ahlaklı olurlar. Fakat, bunların ruhları bomboştur. Çünkü, Budizmde "Allah" akidesi (inancı) bulunmamaktadır.



Başta Allah inancının olmayışı sebebiyle Budizm bir din veya inanç sistemi olmaktan ziyade, bu dünya hayatında insanın ulaşması gereken anlayış olgunluklarını belli bir sistem dahilinde sunan bir felsefe akımıdır. Nitekim, semavi dinlerin hepsinde mevcut olan temel unsurlar (Peygamber, kitap, ahiret hayatı, mükafat ve mücâzât gibi) da yoktur. Buda’nın söylediği "dört esas" ve saadete kavuşmak için tavsiye ettiği "8 yol", insanı beden, zihin ve sinir sistemi olarak belli ölçüler içine getirerek o noktada bırakmakta, bedenen, zihnen ve ruhen "ilerleyişi" sağlayamamaktadır.



Buda’nın yolunda olan bazı Budist rahiplerinin muhtelif hislere sahip olmaları ve diğer sıradan insanlarda bulunmayan marifetler göstermeleri son derece basit ve sistemli bir hayatın uzun süre titizlikle yaşanmasındandır. Ayrıca Buda’nın direktifleri ileri ve yüksek seviyeli bir cemiyet hayatı için gereken muharrik telkinlerden fert ve cemiyetin karşılaşabileceği meseleleri hâlledici teklif ve çözümlerden mahrumdur.



Buda’nın fikirleri arasında yer alan kıymetli sözler ve bilgiler, Hindistan’da çok eskiden yaşamış peygamberlerin dinlerinden kalmıştır. Çinliler Budistlere Fo, Japonlar Lama, Sibiryalılar ?ama derler.



Alevi_Cocuk:3D_NG (27

GUARDIAN
07.10.2005, 13:16
muslumanlar ise "isa"

Balta
06.03.2006, 06:15
Budizm insancıl yanıyla bütün dünyada kabul görür ve bu anlamda Budizmdeki temel değerler Alevi değerlerle ölçülebilir. Taramba yada Tamboo tapınaklarında gördüm birçok anlamda Budist Rahip adayları Alevi inancını ve temel yapısını inceler ve bu anlamda faydalanırlar.

Elindekinin kıymetini bilmezse bilen birileri ve ummadığın kişler sahip çıkar.

kızılmavican
10.03.2006, 16:16
budizmin şaman kökenli bir din olduğunu iddia eden insanlar var.bir kısım bilim adamları bunu kabül ediyor bir kısmı reddediyor

izem
23.03.2006, 18:42
budizm bence bi dinden ziyade bi yaşam tarzı gibi..benim hep özleyip arayıp bulamadığım bi iç huzur..kavgasız gürültüsüz yarişsiz bi yaşam şekli gibi..:kapaligöz güzel yani, güzel..

siyasiyabend
15.04.2006, 22:32
Budizm çelişkilerin dinidir ve temelleri çok sağlamdır.Dinin fiziğe açıldığı görülmüşmüdür diye sorarsak evet budizm de bu görülüyor.

Frederic Kafka'nın Fiziğin Tao'sunu adlı kitabını okumanızı isterim.Yalnız bu kitabı okuyan ya tam ateist olur, yada tam bir teist.

Budizm yani Buda yani Lau Tzu,yani siyah beyaz birçok örnek verilebilir.Zıtlıkların uyumu ve bu çerçeveden baktığımızda zıtlıkların olması ve hayatın bir noktasal düzlemden başlaması gibi düşünülebilir.

Konuşulması,yazılması gereken birçok bilgi vardır ama

Bildiklerimi susman lazım bu konuda.

Lau Tzu'nun güzel bir sözüyle son veriyorum..

Kapı ve pencere olmadan oda olmaz
Oturmayı mümkün kılan içindeki boşluktur.