spy58
14.03.2006, 17:01
senbaglar koyu de alevi geleneklerinin yasandıgı bi alevi koyudur ordaki herkes alevidir
|
Orijinalini görmek için tıklayınız : Sivas / Akıncılar / Şenbağlar Köyü spy58 14.03.2006, 17:01 senbaglar koyu de alevi geleneklerinin yasandıgı bi alevi koyudur ordaki herkes alevidir Şoreş 14.03.2006, 17:13 Can baba tarafımda akıncılar altıntepe.Orada gerçekten yok denecek kadar az alevi var çoğuda şehirde.Toplam kaç alevi köyü var acaba? kurtwolush 31.07.2006, 12:57 ŞENBAĞLAR KÖYÜ TARİHÇE Köyümüzün, ulaşabildiğimiz en eski belgelere göre ilk adı “Şehnikâr” dır. Bu isim bir rivayete göre; “Şah ve “Nigar” kelimelerinin birleşimidir. Eski kimliklerde ise "Şehnigar" ya da "Şehniger" olarak yazılmıştır. Yörenin halk ağzıyla da "Şehneer" diye söylenir. Bahçelerdeki yaşlı ağaçlara bakınca köyümüze yerleşim tarihinin çok eski olmadığı görülür. Bilinen büyük aile sayısısnın az oluşu (7 sülale) bu tezi doğrulamaktadır. Yapım tarihlerinin oldukça eski olduğuna inandığımız binalarda kullanılan çam ağaçları da bize bu konuda bir fikir vermektedir. Sonuç olarak köyümüze yerleşimin bundan 300-350 yıl öncelere denk geldiği söylenebilir. COĞRAFİK KONUM İlimiz Sivas İç Anadolu Bölgesi’ndedir. İlçemiz Akıncılar ise Karadeniz Bölgesi’nde yer alır. Suşehri Ovası’nın güneydoğusu köyümüzün kuruluş bölgesidir. Kızıldağ’ın kuzeye bakan yamaçlarından kaynaklanan suların toplandığı vadiye (Değirmendere) kurulmuştur. İdari olarak Sivaslı, corafi olarak Karadenizliyiz. Köyümüz, ilçemiz Akıncılar’ın 4 km doğusunda bulunmaktadır. Bilindiği gibi güneyi Kızıldağ oldukça engebeli ve yüksektir. Kuzeyi ise düz ve ekime elverişlidir GEÇİM KAYNAKLARI Bilindiği üzere göçer toplumların önde gelen geçim kaynağı küçükbaş hayvancılıktır. Bizde de böyle olmuştur. Yerleşim alanının otlak ve sulak oluşu nedeniyle ilk yerleşimcilerimiz yerleşik yaşama düzenini tercih etmişlerdir. Büyükbaş hayvancılık, arıcılık ve tarımın yanında önemli oranda sebze ve meyve yetiştiriciliği yapıldığından bahsetmek gerekir. Daha sonraları ise bunlara gurbette geçim çabaları eklenmiştir. I - HAYVANCILIK Uzun zaman ön planda olan küçükbaş hayvancılık yerini büyükbaş ve besi hayvancılığına bırakmak üzeredir. Hayvanların yazlık beslenmelerinin yapıldığı, insanların da kışlık ihtiyaçlarının (yağ, çökelek, peynir, yün, vs.) temin edildiği yaylacılık olgusu da oldukça azalmıştır. Bir zamanların gece ve gündüzlerini sesleri ile süsleyen kağnılarını günümüz gençliği hiç tanımamaktadır. Traktörlerin gelişi hayvanların gücünden yararlanmayı bitirmiştir. Az da olsa arıcılık yapanlarımız vardır. HAYVANSAL ÜRÜNLER 1- SÜT ÜRÜNLERİ a - Tereyağı b - Çökelik c - Peynir d - Keş e - Süt kesmesi f - Yoğurt 2 - YÜN a - Kar başlığı(Kar maskesi) b - Atkı c - Kazak d - Yelek e - Çorap f - Dizlik (Pantolon) g - Eldiven h - Cecim-Kilim(Yün ve pamuk karışımı) 3 - DERİ a - Bağcıklı ve tokalı Çarık b - Hamançe (Çobanların azık çantası) c - Dağarcık (Yiyecek saklama torbası) d - Bağlama ve çekme halatları (kayışlar) 4 - ET a - Kavurma (Dürme) b - Et kurusu c - BAL d - YUMURTA II - TARIM Köyümüzün yerleşimcileri hayvanları için uygun buldukları otlak ve sulak bölgede tarıma geçmekte geç kalmamışlardır. Yerleşim alanına yakın olan sulu ve kıraç araziler bu konuda değerlendirilmiştir. Hem kendileri hemde hayvanları için kışlık ihtiyaçların temini yoluna gitmişlerdir. Karşımıza çıkan ilk tarla ürünleri buğday, arpa ve fiğ’dir. Bahçe ürünleri ise patates, soğan, domates olarak başlar ve giderek çoğalır. Meyvelerden elma, armut, ayva, dut, vişne, erik, üzüm ve ceviz gibilerinin önde geldiği görülür. Günümüzde naranciye ve incir gibi bölgesellik arzeden ürünler dışında çok sayıda meyve türü yetiştirilmektedir. Hayvancılıktan tarıma yönelmede nüfus artışı önemli bir etkendir. Haftada 20-25 ton kadar sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. Suşehri, Alucra, Gölova, Refahiye ve İmranlı gibi çevre ilçeler ile kendi ilçemizin pazarlarında Şenbağlar ürünlerinin apayrı bir yeri vardır. Bu duruma ulaşılmasında insanlarımızın çalışkanlığı önde gelen etkendir. Bol su ile topraklarını işlerken Avrupadan gelen soydaşlarımızın (Muhacirler’in) bilgi ve becerilerinden yararlanmasını da bilmişlerdir. Kısaca özetleme yapacak olursak: Toprak + Su + Bilgi ve Beceri + Çalışkanlık = Şenbağlar’ın ürünü diyebiliriz. Gurbete yolculuktan köyümüz insanı da payını almıştır. Nüfusumuzun büyük bir bölümünün gurbette (Almanya ve İstanbul) olmasına karşın tarımda önemli bir gerileme olmamıştır. Yaz aylarında köye dönenlerle köydekiler güç birliği yaparak çalışmalarını sürdürmektedirler. Tarım makinaları, gübre ve ilaçlama gibi teknolojik gelişmelerden yararlanılmaktadır. Ancak tam olarak modern tarıma geçilememesi ve bilimsel araştırma yapılmaması ise büyük bir eksikliktir. Pazarlamadaki dağınıklık neticesinde emek kaybı olmakta ve ürünlerin değerlerinin altında satılması karşımıza çıkmaktadır. Çözümü ise Kooperatifleşme olarak görülmektedir. Ukrayna’da meydana gelen Nükleer kaza (Çernobil)’den sonra bazı sebzelerin zamanından önce kuruduğu, beklenilen ürünün alınamadığı ve bazı meyvelerin de kökten kuruduğu görülmektedir. Bu sorunun varlığı ve yetkililerin çözüm için hiçbir şey yapmamaları bölgemiz adına üzüntü vericidir. Konuyla ilgilenecek kişi, kurum ve kuruluşlar beklenmektedir. Yaşı ellinin üzerinde olanlar köyümüzde pamuk üretildiğini rahatlıkla bilirler. Terk nedeni olarak işleme zorluğu ve Tekstil ürünlerinin bollaşması gösterilebilir. Pek çoğumuzun bilmemesine rağmen köyümüzde daha önceleri tütün ekiminin de yapıldığına dair büyüklerimizin anlatımları vardır. Kendir tohumundan ve liflerinden yararlanmaya bu ürünün devlet tarafından yasaklanması ile son verilmiştir. Şekerpancarı üretimi verilen kotaya göre yapılabilmektedir. Tahıl rekoltesi ise yıllık 600 ton olarak tahmin edilmektedir. Kıraç arazilerin nadasa bırakılan döneminde nohut ekilerek değerlendirilmesi son yılların kazançlı bir uygulamasıdır. III - BİTKİSEL ÜRÜNLER 1- Kak : Elma ve Armut gibi meyvelerin kurutulmuşudur. 2- Turşu : Çeşitli sebzelerden yapılır, ancak lahana, biber ve domates turşuları önde gelir. 3- Pekmez : Dut’tan yapılır. 4- Reçel : Vişne, kiraz, bük (börtlen) ve Kayısı ağırlıklıdır. 5- Ekşi : Üzümden yapılır. Son yıllarda Kuşburnu yapımı da görülmektedir. 6- Sirke : Üzümden yapılır. 7- Salça : Domates ya da biber olabilir. 8- Kuru : Fasulye, Domates, ve Biber’in kurutulmasıdır. kurtwolush 31.07.2006, 12:58 ÖNEMLİ GÜN, GELENEK GÖRENEK ve TÖRENLER 1- Yaylacılık: Yaz mevsiminin 3-4 ayını kapsar. Hayvanlara ve insanlara sayısız yararları vardır. Çam kokulu, soğuk sulu, serin ve temiz havalı günlerdir. Günümüzde ancak üç-beş aile tarafından sürdürülmektedir. 2- İmece: Karşılıksız ve gönüllü yardımlaşmadır. Günümüzde unutulmak üzere olan güzel geleneklerimizden biridir. 3- Yatır ziyareti: Yorucu yaz işlerinin bitimi ve yaylacıların dönüşünden sonra topluca yapılırdı. Seyrek te olsa sürdürülmektedir. 4- Hıdırellez: Her yılın 6 Mayıs gününde yapılan bu kutlamalar eski bahar bayramlarının canlılığında olmasa da sürdürülen geleneklerimizden birisi belki de birincisidir. 5- Mart Dokuzu Gecesi: 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan geceleri uyumadan sabahlanırdı. Çeşitli yemiş ve yiyecekler yenilir, dini kitaplar okunur ve muhabbet yapılırdı. 6- Saya Günü (Köse Oyunu): Yoğun ve ağır kış günlerinin sonunda yapılırdı. Daha çok hayvan postu ve kaba dokumalı giyeceklerle bezenen Sayacılar kendi yeteneklerince oyun ve gösteriler yaparlardı. Köy içinde gezerek yiyecek toplanırdı, toplanan yiyeceklerin eğlence eşliğinde hep birlikte yenilmesinden sonra günü bitirirlerdi. Doğacak hayvan yavrularının sağlıklı, ürünlerinin bol olması için dualar edilir ve temennilerde bulunulurdu. Kışı uğurlama olarak da tanımlanabilir. 7- Aşure Günü: Muharrem ayında tutulan 12 günlük oruçtan sonra (en az 12 çeşit malzemeden ve 12 ayrı yerden alınmış suyla) yapılan “Aşure”nin yenildiği gündür. 8- Kepçe Gelin (Yağmur Duası): Adından da anlaşılacağı üzere kuraklık dönemlerinde yapılan törendir. 9- Cenaze: Cenazelerde yardımlaşmak, formaliteleri tamamlamak, yıkamak ve defin işlemini yerine getirmek komşuluk veya insanlık görevi olarak bilinir. Her türlü maddi ve manevi yardımlaşma yapılır. Acılar paylaşılır. Mevsime göre ailenin işlerine yardımcı olunur. Okutulacak mevlide ve sunulacak yemeğe katılmak bir görev olarak algılanır. Cenaze merasimlerine ve düğün törenlerine katılmayı tüm komşular bir borç ve görev olarak kabul ederek gerekeni yerine getirmeye gayret sarfederler. 10- Düğün: Kız ve oğlannın birbirlerini beğenip hoşlanmaları esas alınır. Tersine durumlarda olmuştur. Elbetteki bunlar istisnadır. Oğlan tarafının bilgi sahibi olmasından sonra kız tarafına imalı şakalar yapılır. Konulan aracılar ile onların da bilgilendirilmesi sağlanır. Yine konulan aracı ve yakınlarla dünür gitme günü tesbit edilerek kız evine gidilir. Yani kıza dünür düşülür. Elbetteki kız evi naz evidir. Eş, dost ve büyüklerine sorma bahanesi ile zaman kazanılır. Bu arada usulen de olsa kızın düşüncesi sorulur veya sordurulur. Hiç nazlanmadan nişan günü tesbit edildiği de olur. İkinci dünürlük gününde tavırlar netleşir. Ya nişan günü kararlaştırılır ya da kusura bakmayın denilir. Çoğunlukla kabul edilen nişan gününde tüm şartlar konuşulur, düğün tarihi bile tesbit edilebilir. Herkes kendine göre hazırlığını yapar. Ağırlık oğlan tarafındadır. Ancak toplumun belirlediği maddi kriterler düğün harcamalarında esas teşkil eder. Örneğin takıda 4 altın bir gremse kuraldır. Bunların değerinde ne istenirse de alınabilir. Fazlasına zorlanamaz. Düğüne bir hafta kala gündüz kınası için kız evinde toplanılır ve kına töreni yapılır. Sonraki günlerde kız ve arkadaşları kızın yakınlarına veda ziyareti yaparlar. Gidilen evlerde eğlenceler tertiplenir. Buna kınada gezme adı verilir. Kız evindeki son gecenin öncesi gündüzden oğlan evinde düğün kurulur. Davul-zurna eşliğinde oyunlar oynanır. Akşam karanlığı ile kız evine çalğılı kına ziyareti yapılır. Oğlan evinden kız tarafına hediyeler götürülür. Oğlan evinde bir yandan eğlenceler devam ederken öte yandan ertesi günü tüm davetlilere öğle yemeği verme hazırlığı da yapılır. Damat bey sağdıcının evinde düğüne hazırlanır. O gece oğlan yakını olanlar için eziyet günüdür. Davetlilerin yiyecek ve içecek arzularına olumlu yanıt vermeyenler kendilerini bir su kürününde bulabilirler. Sabahın ilerleyen saatlerinde yemek hazırlıkları sürerken damat bey çalgılar eşliğinde giyim alanına getirilir. Kız tarafının göndermiş olduğu giysiler damadın etrafı çevrilerek açık alanda giydirilir. Bu esnada sağdıcın dikkatli olması ve giysileri çaldırmaması gerekir aksi halde bahşiş ödemek zorunda kalır. Aynı dikkatin kasketi giydirme esnasında da gösterilmesi gerekir. Şaka karışımlı giydirme işleminden sonra damat ve sağdıç çevredekilerle tokalaştıktan sonra oradan uzaklaşırlar. Kız evinde ise hazırlıkların sonuna gelinmiştir. Gelin duvağının giydirilmesi ve büyükler ile vedalaşmasının yapıldığı sırada dışarıda davul zurna sesleri duyulur. Düğüncüler gelini almaya gelmişlerdir. Bahşiş verilerek açtırılan ev kapısından dışarıya önce çeyizler alınır. Daha sonra gelin dışarı çıkarılır. Gelin atına binen veya çeyiz sandığı üzerine oturan erkek kardeşe sunulan bahşişlerden sonra gelin at’a bindirilir. (Bu işlem ulaşım araçlarının gelişme sırasına göre traktöre ardından da arabaya bindirme şeklinde yapılmıştır). Bu esnada mutluluk dualarıda yapılır. Daha sonra ise çalgılar eşliğinde düğün alayı oradan uzaklaşır. Mevssime göre köy içinde veya köy dışında yapılan gezintiden sonra oğlan ev önüne gelinir. Damadın ve sağdıcın yüksekçe bir yerden attığı bozuk para ve yemişler orada bulunanlarca kapışılır. Yine yapılan mutluluk duaları ile gelin içeri alınır. Hazırlanan yemekler düğüncüler tarafından yenilir. Çalgılar susturulur ve ortalık yavaş yavaş durulur. Akşam karanlığı ile birlikte oğlan evinin bir bölümünde Çiğin (Çıkın) töreni yapılır. Meydana serilen bir kilim üzerine oturan damada herkes gücüne göre maddi katkıda bulunur, hediye ve bahşişler sunulur, devamındaki süreçte ise dualarla birlikte nikah kıyılarak gerdek töreninin sonuna gelinir. Ertesi günü yapılacak olan duvak töreni, yemeği ve eğlenceleri ile evlendirme mesasimi tamamlanmış, gelin-damat ve aileleri için yeni bir dönem başlamış olur. FOLKLÖR Halk oyunlarında Karadeniz bölgesinin etkisi çok büyüktür. Oyunlardaki Karahisar düzü, Alucra diki ve Laz horon isimli bölümler bunun örneğidir. Bu konuda Sivas’a hemen hemen hiç benzerlik gösterilmez. Aynı oranda halk oyunları türkülerimizde karadeniz bölgesinin türkülerine çok benzerdir. GİYİM a- Kadın Giysileri: Gençlikte fistan ve üzerine işlemeli yelek görünümlüdür. İlerleyen dönem ve olgunlukta omuzdan giyimli - kollu Üç etek görülür. Bele kuşak bağlanır. Yünlü, renkli ve çeşitli boncuklarla süslü Tosya kuşakları tercih edilir. Çoraplar kendi örgüleridir. Düz beyaz veya renkli olur. Yine kendi örgüleri olan kazak, işlemeli yelekler ve hase (çit) adı verilen başörtüleri ile bütünlük sağlanır. Başörtülerin altına giyilen bordo feslerin alın tarafları takılarla süslenir. b- Erkek Giysileri: İnsanlarımızın kendi kendilerine yetme gayretleri burada da görülür. Koyun yününden kaba kumaşlar dokunur ve bu kumaştan pantolonlar (Dizlik-Şalvar) dikilir. Bunlarda düğme olmaz, uçkurluklar yapılarak buradan geçirilen iplerle sabitleme yapılır. Ayaklardaki yün çorap ve çarıklar yine kendi ürünleridir. Üst kısımlara ise aynı kumaştan yapılan yelekler veya el örgüsü kazaklar giylir. Tiftik’ten yapılan kar maskeleri mevsime göre katlama yapılarak şapka yerine de kullanılır. kurtwolush 31.07.2006, 12:59 EĞİTİM Toplumların kalkınmasında ve medenileşmesinde eğitimin yeri çok büyüktür. Gösterilen öneme göre de neticesi alınır. Köyümüzde eğitimin geçmişi çok eski değildir. Bilinen en eski İlkokul diploması Salih TANRIVERDİ’ye aittir. O da Cumhuriyet döneminindir. Arapça okuyan ve okutabilen Aziz KÖSE ile Bektaş KARAKURT hocaların bilgi ve beceri kaynakları bilinmemektedir. Büyük olasılıkla bu becerilerini askerlik döneminde kazanmışlardır. Her ikisi de kış mektebi adını verebileceğimiz oda eğitimleri yapmışlardır. Bu iki hocanın ders verdiği kuran okuyucuları çevremizdeki mevlütlerin aranan simaları olmuşlardır. Cumhuriyet dönemi ve Atatürk devrimleri ile yeni yazıya başlandığında İlkokul 1. 2. ve 3. sınıflarına ders verebilen eğitmenlik kurumu oluşturulmuştur. Askerlikte iyi derecede okuma-yazma öğrenenlerden isteyenler Yıldızeli ilçesinde 6 aylık kursla eğitmen olurlar. Bunun bizdeki öncüsü Muharrem ERDEM’dir. Şimdiki Cem Evi’nin yerinde bulunan Köy Odası’nda (Eski Okul) çalışmalarını sürdürmüştür. Öğrencileri onun işinde ciddi ve başarılı olduğunu anlatırlar. İlk üç sınıf öğrenimini burada alanlar dördüncü ve beşinci sınıf öğrenimlerini Akıncılar’daki ilkokulda tamamlamak için hergün gidip gelirler. İkinci eğitmenimiz ise Kasım ÇAKIR’dır. Suşehri’ne bağlı Gemin ve Akıncılar’ın Altıntepe köylerinde görev yapmıştır. Bu durum 1949 yılında 5 sınıflı ilkokulun köyümüzde açılışına kadar sürmüştür. Aramızdan ayrılan her iki eğitmenimize de eğitim adına şükran borcumuz vardır. O dönemdeki cesaretleri ve eğitim yaşantımıza olan katkıları unutulmamalıdır. Eğitim sürecimizin başka bir altın fırsatı daha vardır. Beşinci sınıftan başarı ile mezun olan ve isteyenlere yine Yıldızeli Öğretmen okulu kapılarını sınavsız olarak açmıştır. Buradan mezun olacak öğretmenler beş sınıflı bir İlkokulda tam yetki ile çalışabileceklerdir. Bunun için köyümüzden Hasan KURT ve Kemal TANRIVERDİ başvuruda bulunurlar. Yıldızeli’ne bu amaçla giderler. O yılın kontenjanlarının dolu olduğu yanıtını alırlar. Kendilerine bir yıl sürecek hazırlık sınıfında okumaları gerektiği söylenir. Yardımcıları ve yol göstericileri yoktur. Yeme ve yatma sorununu halledemezler. Bunun için ödeme yapabilecek ekonomik güçlerinin de zayıflığı nedeniyle geriye dönerler. Daha sonra ise o zamanın yoksulluğu ve ayrılığa dayanamama gibi nedenlerle tekrar gidemezler. Kendilerini örnek alacakların da bu durumdan etkilenmeleri eğitimimiz adına çok büyük bir fırsatın kaçırılmasıdır. Bu konuda Kemal TANRIVERDİ şöyle diyor; ---Kendimiz geleceği göremedik, gösteren ve yardımcı olan da yoktu. Okuyabilmiş olsaydık elbette çok iyi olurdu. (Ağustos 2001) Uzun zaman İlkokulu aşan herhangi bir atılım yapılmaz. 1964 yılında Hakverdi TEKİN’in Suşehri Ortaokulu’na başlaması yeni bir dönüm noktası olur. Eğitimimize kıpırdanma ve canlılık getirir. Kara bey ASAN (İnş.Müh.-İTÜ) ve Mustafa CEYLAN ile uzamaya başlayan zincirin halkalarına Ali KELEŞ, Yakup VAROL ve İhsan SAĞIR katılır. Durmuş ARDUÇ, Hüseyin TEKİN, İsmail ALKAN, Bayram GÜLER, Ahmet KARAKURT ve Süleyman TANRIVERDİ’nin de bu kervana katılmalarına Akıncılar’da ortaokul açılması da etkili olur. Ne yazık ki Akıncılar ile yaşanan sulama suyu problemi öğrencilerimizi olumsuz etkiler. Sınıf arkadaşları ve daha büyükleri tarafından rahatsız edilirler. Kimisi okul hayatını tümden bitirir kimisi de canlılık gösteren gurbet kervanına katılarak kendini İstanbul’da bulur. Gurbet yeni bir sayfadır. Burada bir arsa sahibi olmak, ticari araç satın almak ve bunları çoğaltmak eğitimi kendi adlarına unutturur. Ancak sonraki kuşak için insanlarımızın özverilerine sevinmemek elde değildir. İZ BIRAKAN OLAYLAR 1- Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nı da içine alarak SEFERBERLİK adı verilen süreç. 2- 1939 Erzincan Depremi. 3- Yoksullaştırılan bitki örtüsü nedeniyle yağışların oluşturduğu sel felaketleri. (Çoktandır görülmüyor. Keçilerin yasaklanması, geven sökümünün sona ermesi gibi nedenler olumlu etki sağlamıştır.) 4- İkinci Dünya Savaşı (1939-1945). kurtwolush 31.07.2006, 13:14 http://img446.imageshack.us/img446/3005/31mv4.jpg (http://imageshack.us) http://img252.imageshack.us/img252/4803/35si3.jpg (http://imageshack.us) http://img186.imageshack.us/img186/3248/resim201nx9.jpg (http://imageshack.us) http://img186.imageshack.us/img186/3807/resim203jw3.jpg (http://imageshack.us) http://img421.imageshack.us/img421/1254/resim205uj2.jpg (http://imageshack.us) http://img186.imageshack.us/img186/1958/resim2017wq2.jpg (http://imageshack.us) canmustafa 22.09.2006, 23:24 ben altıntepeliyim komşuyuz.benim annemde şenbağlardan.bu yazda ordaydım.. taylanasan 30.11.2006, 22:05 EĞİTİM ---Kendimiz geleceği göremedik, gösteren ve yardımcı olan da yoktu. Okuyabilmiş olsaydık elbette çok iyi olurdu. (Ağustos 2001) Uzun zaman İlkokulu aşan herhangi bir atılım yapılmaz. 1964 yılında Hakverdi TEKİN’in Suşehri Ortaokulu’na başlaması yeni bir dönüm noktası olur. Eğitimimize kıpırdanma ve canlılık getirir. Kara bey HASAN (İnş.Müh.-İTÜ) ve Mustafa CEYLAN ile uzamaya başlayan zincirin halkalarına Ali KELEŞ, Yakup VAROL ve İhsan SAĞIR katılır. Durmuş ARDUÇ, Hüseyin TEKİN, İsmail ALKAN, Bayram GÜLER, Ahmet KARAKURT ve Süleyman TANRIVERDİ’nin de bu kervana katılmalarına Akıncılar’da ortaokul açılması da etkili olur. Ne yazık ki Akıncılar ile yaşanan sulama suyu problemi öğrencilerimizi olumsuz etkiler. Sınıf arkadaşları ve daha büyükleri tarafından rahatsız edilirler. Kimisi okul hayatını tümden bitirir kimisi de canlılık gösteren gurbet kervanına katılarak kendini İstanbul’da bulur. Gurbet yeni bir sayfadır. Burada bir arsa sahibi olmak, ticari araç satın almak ve bunları çoğaltmak eğitimi kendi adlarına unutturur. Ancak sonraki kuşak için insanlarımızın özverilerine sevinmemek elde değildir. Bende Şenbağlar Köyündenim. Yazıda Bir Yanlışlık Özellikle Dikkatimi Çekti. "Kara bey HASAN" ismi yanlış yazılmıştır. Doğrusu Karabey ASAN' dır. Babamın Ağabeyi Benimde Öz Amcamdır. Kendisini Köyde Geçirdiği Bir Trafik Kazası Sonucu Kaybettik. Şoreş 19.02.2007, 16:55 Benim Dedeler İmranlıdan Altıntepe Köyüne gelmiş..Şenbağlar ve Altıntepe Köyü karşı karşıya kurulmuş iki Alevi Köyüdür.. İkizyurt Köyüde Alevidir.. Sevindik Köyü ise Alevi Sünni karışıktır.. Altıntepe ve Şenbağlarda Cemevi vardır. Şenbağlar bizim Akraba Köyümüz.Bu yazın gittim, hertaraf yemyeşildi. Altıntepe http://img137.imageshack.us/img137/9559/dsc04242cf0.jpg kurtwolush 04.04.2007, 21:50 şenbağlar köyümüzün nadir sanatçılarından biri olan DURSUNE BACI nın eserlerinden bir kaçı. Uğraştım (Aşık Olmaya) Aşık olmaya uğraştım durdum Dolandım aşıklar bulana kadar Nerde arif görsem yanına vardım Hisse kaptım örnek alacak kadar Kamiller ile sohbete daldım Gönülden ses verdim sazımı çaldım Aşıklar ceminden bir damla aldım Gönül deyişleri çalacak kadar Aldığım aşk ile kaynadım coştum Muhabbet çayında bendimi taştım Şeriatta tarikatta uğraştım Hakikat çayına dalacak kadar Bir gerçek veliden dersimi aldım Dursune Bacı'yım düşten uyandım Gönülden gönüle coşup çağladım Hakkin deryasına dalacak kadar Bitmesin Kardeşlik İki bin yılına dört sene kaldı Bitmesin kardeşlik bitmesin dostluk Sevgi çiçekleri dolsun dünyaya Bitmesin kardeşlik bitmesin dostluk Silinsin gönülden kinler kibirler Karşılıklı saygı görsün fikirler Hep çaba harcasın insan sevenler Bitmesin kardeşlik bitmesin dostluk Baktıkça dünyaya içim sızılar Dinsin göz yaşları bitsin acılar Çalışsın kardeşler ana bacılar Bitmesin kardeşlik bitmesin dostluk Dünya insanları dost olsun diye Doysun diyerekten herkes sevgiye Güvercinler uçsun her bir ülkeye Bitmesin kardeşlik bitmesin dostluk Dursune Şahtan�ım bakın ne diyor Alimler ilimler doğru söylüyor Evrende nice dünyalar görüyor Bitmesin kardeşlik bitmesin dostluk Bayramlaşalım (Şu Mübarek Günde) Şu mübarek günde küsmek olur mu Uzat ellerini bayramlaşalım Tanrı selamını kesmek olur mu Uzat ellerini bayramlaşalım Eller al giyinmiş gider bayrama Şu gurbet ellerde girdim yaslara Selam olsun sıladaki dostlara Uzat ellerini bayramlaşalım Mor gülümde al güllere yakışır Yavrularım yollarıma bakışır Bayram gelir küsülüler barışır Uzat ellerini bayramlaşalım Dost deyince dostluk kalmasın sözde Dursune diyor ki insanlık özde Kırgınlık dargınlık kalmasın bizde Uzat ellerini bayramlaşalım Anadolu Çiçeğiyim İlk baharda yazda açan Anadolu çiçeğiyim Her tarafa koku saçan Anadolu çiçeğiyim Duygusuzdur çiçek döven İnsanlar çiçeği seven Pir Sultan çınar ise ben Anadolu çiçeğiyim Toprağıyım ekiniyim Zenginiyim fakiriyim O insanlardan biriyim Anadolu çiçeğiyim On iki imamlar dokulu Dalında üç can takılı Sevgisi hünkar kokulu Anadolu çiçeğiyim Yoktur günahı vebali Toprağı Hak Suyu Ali Baharda çiğdem misali Anadolu çiçeğiyim Dosttan dosta söylenilen Muhabbet ile bilinen Dursune Bacı denilen Anadolu çiçeğiyim NOT:bir sonraki sayfada şenbağlarımıza ait resimler yer almaktadır ziyaret etmeyi unutmayın Şoreş 04.04.2007, 21:52 Şenbağlar bizim Köylen akrabadır.. Kültür, gelenek, İnanç.. Herşeyleri aynıdır.. kurtwolush 04.04.2007, 22:12 http://www.xturk.net/upload/out.php/i67468_Resim324.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67467_Resim323.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67466_Resim295.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67465_Resim290.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67464_Image202.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67463_Image177.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67462_Image163.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67461_01052006150.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67460_01052006147.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67459_01052006135.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67458_01052006132.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67457_01052006124.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67456_23082005011.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67455_23082005010.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67454_22082005.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67453_13082005.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67452_09082005.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67451_08082005010.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67450_08082005008.jpg http://www.xturk.net/upload/out.php/i67449_HNGR.jpg Şoreş 04.04.2007, 22:20 Vay.. Gençler Dik Hava oynuyor sanırım :) Sizin Köyünde ormanlık alanları olduğunu bilmiyordum.. Altıntepe ve Şenbağlar ağaçlandırmaya çok önem veriyor.. Bu arada Köyünüzü kimler kurmuş acaba ? Nereden gelmiş dedeleriniz.. Bilgi verirsen sevinirim can. kurtwolush 04.04.2007, 22:30 köyümüzün sitesinden edindiğim bilgi kadarıyla.... Köyümüzün, ulaşabildiğimiz en eski belgelere göre ilk adı “Şehnikâr” dır. Bu isim bir rivayete göre; “Şah ve “Nigar” kelimelerinin birleşimidir. Eski kimliklerde ise "Şehnigar" ya da "Şehniger" olarak yazılmıştır. Yörenin halk ağzıyla da "Şehneer" diye söylenir. Bahçelerdeki yaşlı ağaçlara bakınca köyümüze yerleşim tarihinin çok eski olmadığı görülür. Bilinen büyük aile sayısısnın az oluşu (7 sülale) bu tezi doğrulamaktadır. Yapım tarihlerinin oldukça eski olduğuna inandığımız binalarda kullanılan çam ağaçları da bize bu konuda bir fikir vermektedir. Sonuç olarak köyümüze yerleşimin bundan 300-350 yıl öncelere denk geldiği söylenebilir. bahsettiğin resim.... askere gidecek bir arkadaşımızı yayla dönüşünde eğlendirmek amaçlı bir dik vurmaydı :) soldan sağa. sarasan torunu vedat kuruçay, mustafa torunu güney tekin ve pala torunu kurtuluş arduç yani ben ;) eğer bir gün aynı tarihlerde köylerimizde olursak senle de bi dik vururuz :rolleyes: sağlıcakla kal ;) Şoreş 04.04.2007, 22:35 Teşekkür ederim can ;) Dik Havamız ünlüdür ;) Yazın Köyde Cem yapcaz, belkide Piknik olur.. Köyünüze gelmek isterim ;) Orda akraba çok, sizin köye gerçekten de halk arasında '' Şeener '' deniyor.. Alevi Türkmen Köyü.. Örnek bir Köy ve Altıntepeden daha büyük. taylanasan 07.04.2007, 20:10 Özlemişim Güzelim Köyümü... Bu Sene Kısmetse Pilav Gününde Köyde Olmak İstiyorum. Babam Zaten Köye Gidicem Diye Tutturdu :)) Şoreş 07.04.2007, 20:14 Özlemişim Güzelim Köyümü... Bu Sene Kısmetse Pilav Gününde Köyde Olmak İstiyorum. Babam Zaten Köye Gidicem Diye Tutturdu :)) Yazın biz Altıntepe gelcez ailecek :) Pazar Günüde köyün yemeği var:thumbup1: taylanasan 11.04.2007, 18:11 Bekleriz. Kısmetse tanışma fırsatımızda olur Pilav Gününde :) Altıntepe nin mi yemeği var pazar Günü ? Şoreş 11.04.2007, 18:42 Bekleriz. Kısmetse tanışma fırsatımızda olur Pilav Gününde :) Altıntepe nin mi yemeği var pazar Günü ? Pazar Günü gecemiz vardı... Mükemmeldi gerçekten.. Şarkılar, Türküler, Halaylar, Davul Zurnalar... Herşey müthişti..:thumbup1: kurtwolush 22.02.2008, 23:51 sivasın akıncılar ilçesine bağlı şenbağlar köyümüzün internet sitesi faaliyete geçmiştir. siz değerli aleviforum üyelerimizi ve ilgilenen sivaslı arkadaşlarımızı aramızda görmekten mutluluk duyarız. www.senbaglarkoyu.com NOT:Forum içerisinde böyle link vermek ne kadar doğru bilemiyorum. Eğer link vermekle ilgili bir kural varsa , verilmemesi gerektiği konusunda özel mesaj ile ulaşırsanız gerekli düzeltmeyi yaparım. şimdiden teşekkürler... kurtwolush 25.02.2008, 11:35 http://www.resimekle.gen.tr/files/aauvoqs7ycgqqzyg01yo.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) http://www.resimekle.gen.tr/files/35jpqiv4t6epnyu2dnqa.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) http://www.resimekle.gen.tr/files/m7gnkmyc8n8bs5gupo53.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) http://www.resimekle.gen.tr/files/cwi1t02iinw7zoglhoev.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) http://www.resimekle.gen.tr/files/9hjzfuo9ntupzve3t7js.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) http://www.resimekle.gen.tr/files/c3ny3c2mn908zdfi5k62.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) http://www.resimekle.gen.tr/files/uo18cu2htkj0dgnxfx36.jpg (http://www.resimekle.gen.tr/) |