Orijinalini görmek için tıklayınız : Az?nl?km?, as?l Unsurmu ?


LiberalistiC
22.06.2005, 07:29
Son günlerde bazı Kürt siyasi çevreleri ve T.C. nin akıldaneleri birşeyler tartışiyorlar, ama hiç kimse özüne dokunmaya cesaret edemiyor.
Izlediğim kadarıyla T.C. tarafı meselenin ciddiyetinin farkında, onun için dikatli olmaya çalışıyor. Kürt çevreleri ise, hala ne kadar ciddi bir siyasi meseleyle karşı karşıya olduklarının farkında bile değiller.Onun için soyut bir tartışma içerisindeler. Birşeyler söylüyorlar ama, söyledikleri kafa karıştırmanın ötesine geçemiyor. Kürtler meselenin ciddiyetinin farkında olmadıkları gibi, bilincinde de değiller.
Eylülayı zinatartışmalarıylageçti.Ekim ayında da azınlıklar ve asli unsur kavramları gündemi oluşturdu.Aslında zinayla ilgili tartışmalar, bugün gündemi oluşturan tartışmaların da habercisiydi.
Peki bu duruma nasıl gelindi?
Bu tartışmalar nasıl başladı?
Bilindiği gibi 6 Ekim 2004 tarihinde Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile ilgili ilerleme raporunu yayınlayacaktı. Bu rapor yayınlanmadan önce, Ankara Parlamentosu’nun da T.C. Ceza yasalarında bir dizi değişilikler yapmasıgerekiyordu.
Böyledeoldu. AnkaraParlamentosuEylül ayının başındatoplandı ve büyük birhızla,yasalarıçıkarmaya başladı. Yasanıntümünün bitmesineiki madde kala, birgece darbesiyle, görüşmeler durduruldu ve yasa tümüyle komisyonageri çekildi. Kamuoyuna yansıyan tarafı ise, daha önce mutabakata varılmış olmasına rağmen, zinanın yeniden ceza kapsamına alinmasıgerekiyor denildi. Böylece Eylün boyunca süren tartışma da başlamışoldu. Biz de, medya aracılığıyla bilima adamlarından, dingörevlilerinden ve aydınlardan bu konuda ilginç bilimsel tartışmalaraşahit olduk. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye insanı bukonudaki kültür notunu (-E den, E’ye) düşürdü. BöylelikleTürkiye’nin zina konusundaki notu, uluslararası kültür pazarında birpuan yükselmiş oldu.
Soğuk savaş döneminde Türkiye, batının şımarık ve yaramaz çocuğu rolünü başarıyla oynadı. Batı da, çıkarlarına zarar vermediği sürece, bu yaramazlık ve şımarıklığigörmezlikten geldi. Ankara son bir kere dahabu rolünü oynamaya çalıştı ve Avrupa’ya ufak bir siyasi blöf yapmaya karar verdi, ama Avrupa bu sefer es geçmedi. Çünkü Türkiye, Avrupa’nın bir parçası olmak istiyordu, sorumluluklarından Avrupa’da sorumluydu. Ankara bu siyasi blöfü öylesine ustaca yaptı ki, parlamentonun işlesyişini bilmeyenlerin bunun farkına varmaları çok zor.
6 Ekim’de yayınlanan ilerleme raporununTürkiye’nin lehine ve olumlubir rapor olacağı öncesinden kesinleşmişti. Ancak bu raporda, Kopenhang Kriterleri’nin dışında, Türkiye'den iki yenilik daha talepediliyordu.Bunlardan biri, başta Kürtler olmak üzere Türkiye’deki ulusal azınlıklar, diğeri ise başta Aleviler olmak üzere, diğer dini azınlıkların haklarıyla ilgilidi. Bu iki istem, yeni Avrupa Anayasası’na uyum için yapılıyordu.Çünkü Avrupa’nin yeni Anayasası, bireyin hak ve özgürlüklerini, kutsal devlette dahil, herşeyin üstünde tutuyor. Devletten daha kutsal hale getirilen bireyin hak ve özgürlükleri, Türkiye için kabul edilemesi zor bir yenilikti.Ancak Avrupa Anayasası 29 Ekim 2004’de Türkiye’de dahil, 28 Avrupa eyaletinin hukumet ve devlet başkanları tarafından Roma’da büyük bir törenle imzalanacak. Buna rağmen Türkiye yaramazlık yapmaya devam ediyor.
Kendilerini kutsal devletin asıl sahipleri olarak gören ve başka hiçkimseyi sahiplendirmeyen Genelkurmay Başkanı, Başbakan ve CHP liederi Deniz Baykal, biraraya gelip Avrupa’ya karşı küçük bir siyasi blöf yapmaya karar verdiler. Çünkü mesele Kürtlerle ilgiliydi ve konu çok ciddiydi. Müslüman Türk halkının hassasiyetlerinden dolayı zina gerekçe gösterilerek görüşülen yasalar geri çekilecek. Avrupa’ya da Türk insanının konu ile ilgili hassasiyeti anlatılacak. Bunun için Başbakan Erdoğan Avrupa’ya gidip pazarlığa oturacak, zinaya karşılık azınlıklar meselesini rapordan çıkarmaya çalışacak. Deniz Baykal’da 28 Eylül’de TBMM’ni olağanüstü toplantiya çağıran önergesini, meclis başkanına sunacak. Senaryo yazıldı, figüranlar yerlerini aldı, ama Ankara’daki hesap Brüksel’e uymadı. Başbakan Erdoğan Ankara’da zinayı suç saymaktan vazgeçecekti, buna karşılik Brüksel de rapordaki ulusal ve dinsel azınlıklarla ilgili bölümü rapordan çıkaracaktı. Rapordan sorumlu komiser Verheugen bu sefer yaramaz ve şımarık çocuğun blöfünü yutmak istemedi.
«Biz Türkiye’ye girmek istemiyoruz, Türkiye Avrupa’ya üye olmak istiyor. Sizin için raporumuzu asla değiştiremeyiz, çünkü yeni olan bu iki konu Anayasal bir haktır.
Avrupa’ya katıldığınız zaman bu sizin de anayasaniz olacak. Kendinizibuna alıştırın» dedi. Erdoğan bu cevabı aldıktan sonra hemen Ankara’yı arayıp ve meclisin yasayı olduğu gibi cikarması yönünde talimatını verdi. Oysa Meclis yasa gereği zaten 1 Ekim’de kendiliğinden toplanacaktı. 28 Eylül’de olağanüstü toplanmasına ne gerek vardı?
Durum bildiğiniz gibi değil. Çünkü, iktidar ve muhalefet çaldıkları minarenin kılıfını önceden hazırlamışlardı. Eğer Meclis 1 Ekim’de kendiliğinden toplansaydı, başta meclis başkanı olmak üzere, bütün komisyanların görevi yasal olarak sona erecekti. Kurumları oluşmadan da meclisin yasa yapma yetkisi olmayacaktı. Iligili kurumları oluşturmak zaman alacak, yeni yasaların çıkması uzayacağı için de Avrupa’nin 6 Ekim’de yayınlayacağı rapor Ankara’nın aleyhine olacaktı. Bu nedenle anamuhalefet lideri Baykal, meclisi 28 Eylül’de toplantıya çağırdı.Ankara zina ile uğraşırken, Avrupa Treni’ni kaçıracaktı.Erdoğan daha Brüksel’deyken, Ankara zinasız yasaları meclisten geçirdi. Böylece sadece dört eşli müslümanlar değil, Ankara’da rahat bir nefes aldı.
Türkiye 6 Ekim’de Avrupa’nin yayınladığı raporu kabullenmekle, başta Kürtler olmak üzere bütün azınlıkları ve başta Aleviler olmak üzere bütün dini azınlıkları, azınlık olarak kabul etmiş oluyor. Bu nedenle bu iki konu enine boyuna tartışılmaya başlandı. Tartışmacilar ise, konunun hassasiyeti nedeniyle, özüne dokunmadan, yüzeysel olarak ele alıp geçiştirmeye çalışıyorlar. Insanların da haklı olarak kafaları karışıyor.

LiberalistiC
22.06.2005, 07:34
Azınlık nedir..?

Birleşmiş Milletler’in belgelerine göre, bir ulusun diğer ulus içerisindeki soydaşları, o ulusun azınlığıdır. Bu tarife göre ulusu ve devleti olmayan halklar azınlık sayılmıyor. Ispanya’da Basklar azınlık sayılmıyordu ve bu nedenle yılarca Franko’nun baskılarına maruz kaldılar. Ispanya Başbakanı Filipe Gonzales 1978 yılında Birleşmiş Milletler (BM)’e başvurarak Baskları Ispanya’nın azınlığı olarak kabul ettiklerini bildirdi. O zamandan beri Basklar, Ispanya’nın azınlığı sayılıyorlar. Bugün Basklarin Ispanya içerisinde özgür ve özerk bir federasyonu ve bir de parlamentosu var. AvrupaParlamentosu’ndaBasklarıtemsilenmilletvekill erivar.Azınlıklar ulus özelliği taşımazlar, yaşadıkları ülkelerde, serpişmiş halde yerleşik yaşamını sürdürürler. BM kararlarına göre, InsanHakları Beyannamesi’nde belirtilen bütün haklar, aynı zamanda azınlık haklarıdır ve çoğunluğun teminatı altındadır. Bu hakları yasalarla koruma altına almak çoğunluğun görevidir. Kısacası çoğunluğun sahip olduğu bütün haklar, aynı zamanda azınlığın da haklarıdır. Mesela Bulgaristan’da yaşayan Türkler, Bulgaristan’in Türk azınlığıdır. Bunların siyasi partileri ve parlamentoda temsilcileri var. Koalisyon ortağı olarak hükümette üç bakanla temsil ediliyorlar. Avrupa’ya üye olmak isteyen Bulgaristan, geçmişine sünger çekmeyi başardı. Eger Türkiye’de gerçekten Avrupalı olmak istiyorsa, geçmiş defterleri kapatarak, Kürtlerin ve Alevilerin haklarına saygılı olmak mecburiyetindedir. Çünkü Kürtler ve Aleviler, artık Türkiye’nin değil, Avrupa’nın azınlığıdırlar. Avrupa Anayasası ise, her Avrupalı için geçerlidir.


Asıl unsur nedir..?

Hiç bir anlamı olmayan, içi boş bir terim. Ne uluslararası literatürde ne de uluslararası sözleşmelerde yeri var. Bu sadece 1920’li yıllarda Kemalistlerin, Dersim Mebusu Diyap Ağa, Hasan Hayri ve Lozan fatihi Diyarbakırlı Züfükar Aga’ları uyutmak için, uydurdukları uyduruk bir deyim. Bu nedenle uluslararası literatürde ve sözleşmelerde yeri yoktur. 80 yıldan beri Kürtlerin, Türkiye’nin asli unsuru olduğu söyleniyor. Peki Kürtler için ne değişti? Diyap Ağa, Hasan Hayri ve Zülfükar Ağa 1920’lerde buna alet oldular, bugün de bazı Kürtler buna alet olmak için adeta birbirleriyel yarışıyorlar. Biz Kürt halkı olarak daha Diyap ve Zülfükar Ağaların yaralarını sarmadan, yenileri başımıza bela olmasin. Kürt halkının gözpınarları kurudu, akıtacak yaşı kalmadı. Dünyanın yeniden ağrısız ve sancısız şekıllendiği bir dönemde, Kürt halkı için hiç bir anlamı olmayan bu deyimleri kullanmaktan uzak duralım.

Evet dünya sadece tek uluslu ve azınlıklardan oluşan devletlerden ibaret değil. Çok uluslu devletler de var. Çekoslavakya, yakın zamana kadar Çek ve Slovaklar’dan oluşan iki ulus ve tek devletti. Her iki ulus, hiç bir sorun çıkarmadan ayrılıp kendi devletlerini oluşturdular.





Belçika; Volumlar ve Flamanlar olmak üzere iki uluslu tek devlettir. Bir kesimi Fransızca, diğer kesimi de Hollandaca konuşur. Her iki dil de devletin remi dilidir. Yine Isviçre üç ulustan oluşanbir devlettir. Almanca, Italyanca ve Fransızca devletin resmi dilleridir. Günümüzde birçok devletbiraraya gelerek tek bir devlet kuruyor. Buna açık örnek ise, Avrupa Birleşik Devletleri’dir. Su anda 25 ulus devletten oluşan tek bir devlettir. Ulus devletlerin herbiri, birleşik devletlerin birereyaletidir. Balkanların ve Türkiye’nin de üye olmasıyla, üye sayısı 30’u aşacak.

Türkiye’nin durumu, yukarda verdiğim Belçika ve Isviçre ile büyük benzerlikler taşıyor. Zaten Lozan antlaşmasında da olduğu gibi, devletin kurucuları Türkler ve Kürtler diye belirtiliyor. Tartışmaların bu doğrultuda somutlaştırılması gerekiyor. Diyarbakırlı Zülfükar Ağa’nın duştuğu bataklığa saplanmadan ve 1920’lere takılıp badanaj yapmadan tartışmaları sürdürüp halkı aydınlatmak gerekir. Eğer Avrupa Anayasası çerçevesinde, Avrupa vatandaşı olmak istiyorsak ki istiyoruz, öyleyse halkımıza yardımcı olmak bizim görevimizdir. Bu görev esnasında çıkarı zedelenecek olanlarla da yüzleşmekten çekinmeyelim.

Kürtlerin hertürlü taleplerine karşı çıkan ve varlığını dahi red eden Kemalistlere gelince, artık inkarcı politikaların geçerli olmadığını kabul etmeleri gerekiyor. Türkiye’de 80 yıldan beri Kürtlere karşı kimi zaman sıcak ama kesintisiz olarak yürütükleri soğuk savaşı kaybettiler. Bu süre içerisinde Türkiye’yi getirdikleri nokta ise gözler önünde. Türkiye’yi şu anda 1920 model, bütün vidaları gevşemiş, motoru bozuk, lastikleri kavlak ve benzini tükenmiş bir arabaya benzetebiliriz. Arabanın içinde sahibi Genelkurmay Başkanı, sürücüsü Tayip Erdoğan ve muavini Deniz Baykal var. Araba hareket edebilecek durumda değil. Arkada, IMF, Dünya Bankası, ABD ve AB iteleyerek rampanın başına çıkarmaya çalışıyorlar. Eğer bu itici güç, arabanın arkasından çekilirise, rampa aşağı hızla kayacağı ve içerisindekilerin akıbetinin ne olacağını kestirmek gerçekten çok zor. Öyleyse yapılması gerken mevcut konumu koruyarak Türkiye’nin Avrupa’ya üye olmasını sağlamaktir. Bu, Türklerin de Kürtlerin de yararınadır.

Sonuç olarak, asli unsur safsatalarını bir kenara bırakmamız gerekir. Türkiye Belçika gibi, iki uluslu tek devlettir. 29 Ekim’de Başbakan Erdoğan Roma’da Avrupa Anayasası’nı imzaladıktan sonra, bunun Türkiye için geçerliliğini kabul etmiş oluyor. Böylece bireyin hak ve özgürlükleri, Ankara’nın sorunu olmaktan çıkıyor, Brüksel’in sorunu haline geliyor. Avrupa’nın herhangi bir yerinde yaşayan bir Avrupalı hangi haklara sahipse, Avrupalı olacak bir Türk veya bir Kürt de ayni haklara sahip olacaktır.

„Türkiye’de Kürtler, eşit haklara sahip iki toplumdan biridir“ söylemi ise, içi boş bir laftan ibarettir.

Alevilere gelince; bunlar da Avrupa Anayasası’nın insan hak ve özgürlükleri bölümünde belirtildiği gibi, Türkiye’nin inanç azınlığıdır. Inanç konusunda çoğunluğa tanınan bütün haklar, azınlığin da hakkıdır. Devlet bunu yasalarla koruma altına almak mecburiyetindedir. 80 yıldan beri Alevileri sadece laikliğin sigortası olarak görenlerin de artık bu gerçeği görmeleri gerekir. „Ben müslümanım“ diyenler için yapılacak hiç bir şey yoktur. Zaten devlet, müslümanlar için yapılması gereken herşeyi yapıyor. Kendilerini müslüman olarak ifade eden Alevilerin ibadet yeri de doğal olarak Cami’dir. Hiç bir müslümanın da buna itirazı yoktur. Burada azınlık kavramı ise, sadece „ben Aleviyim“ diyenler için geçerlidir.






Alevi_Cocuk

munzur_hozat
24.06.2005, 23:00
Ankara parlementosu diyerek Türk milletinin temsil edildiği yüce meclisi aşağılamış oluyorsun orası millet hakimiyetin en önemli kalesidir uslübunu düzeltmeni rica ediyorum ve seni kınıyorum.Hükümetler geçici devlet kalıcıdır.Devletle sorunumuz olmamalı.Sende çalış, seçimleri kazan devletin başına otur.Sonra ?ki uluslu bir devlet olmak savsatasını ileri sürmen çok yanlış ve sen evet sözde alevi azınlıksın.Bense müslüman aleviyim asil unsurum.

LiberalistiC
25.06.2005, 13:58
Bizim devletle sorunumuz yok devletin bizimle sorunu var !

Sen önce nasıl konuşcağını öğren yani bana demişsinki sen önce müslüman ol sende önce ADAM OL.

benim anlatmak istediğimi anlamazsın benimle siyaset yapmaya aklın yetmez sanırım..


Alevi_COCUK

chatlakalper
25.06.2005, 14:17
Bizim devletle sorunumuz yok devletin bizimle sorunu var !

Sen önce nasıl konuşcağını öğren yani bana demişsinki sen önce müslüman ol sende önce ADAM OL.

benim anlatmak istediğimi anlamazsın benimle siyaset yapmaya aklın yetmez sanırım..


Alevi_COCUK

Saygısızlık yapıyorsun alevi cocuk insanları bu şekilde suçlayamazsın ADAM OL demekle karşındakini adam yerine koymuyor oluyorsun

chatlakalper
25.06.2005, 14:20
(fazladan yazılan mesaj moderatörler tarafından silinirse sevinirim)

Alevimen
25.06.2005, 15:14
LiberalistiC: Daha öncede başka konuda ihtar aldınız normalde senin gibi geçmişi olan bir kullanıcıyı defalarca uyarmıyoruz ama bu iyiniyetlilik bizde kalsın, diğer üyelerimize karşı daha olgun ve saygılı davranmanı talep ediyorum, teşekkür.

LiberalistiC
25.06.2005, 22:33
.Hz.Ali ilk müslümanlardandır sen nerden alevi (ali taraftarı) olacaksın.Sen önce müslüman ol.


Bana karşı yapılan bir kelime karşı tepki gösterdim sen önce müslüman ol diye

o yazıya neden uyarı vermediniz acaba ?

Eğer hatamızda varsada yaşımız gereği bir kez daha özür dileriz fakat bana karşı sert bir dille yapılan karalamaya sessiz kalamam chatlakalper munzur_hozat ın yazsınıda okumanı tavsiye edrim ...




Alevi_Cocuk:3D_NG (27

Alevimen
25.06.2005, 22:44
notu iletmen iyi oldu, munzur_hozat'ın yazısıda stilimize uymuyor. eleştiriler yapabilirsiniz ama lütfen daima kelimleri seçerek yazın, hepimiz için daha güzel olur.

LiberalistiC
25.06.2005, 23:47
Yani demek istediğim o bana o kelimeyi sarf etmeseydi bende ona o tür bir kelime kullanmazdım ....




Alevi_Cocuk

munzur_hozat
26.06.2005, 13:53
aslında cevap vermeye tenezül edilmezsin ama ben cevap vermeden iki cevap yazmışsın.Adalet anlayışın bu sanırım hakiki müslümanım benim.
Yazdığın uzun, sadece başına ve sonuna baktığım okumaya değer bulmadığım eklenmiş yazıyı ya bir yerden aşırdın yada sen ne yazdığını unutacak kadar demans senilsin, Bu eklediğin yazıyı son paragraflarında müslümanları ötekiler gibi ifade eden kim?Yazıyı yazan mı? Peki sen değilsin yani.
kişiliğin oturmamış,savunduğu şeyi yaşayamayan bu nedenle çelişkili anlamsız vızırtılar çıkaran benim hakiki müslümanım. yaşını bilmiyorum ama sana üzülüyorum,
sana kızamıyorum seni anlıyorum, yaşadığın ülkeyi yabancı gördüğünden, topluma ve devlete adapte olamışsın. Neyse hadi bakalım kolay gelsin Rabbin senin yanında olsun.

LiberalistiC
27.06.2005, 17:03
.
özellikle böyle aşırı uç bir sol grup içinde olan bir insan tabiki normal davranamaz.Topluma adapte olamamış müslüman ve radikal solcum benim.Bu ülke sizinle gurur duyuyor.Hadi bakalım kolay gelsin Rabbin senin yanında olsun.


Ben Sol grup içnde olmaktan son derece gurur duyuyorum..

Bana bak sen kiminle konuştuğunun farkına var senin adam saydık gerçi adam değilde insan sandık seninle bazı şeyleri konuşmaya çalıştık sende haddini bil yoksa bildiririz...

O yazı benim değil sadece alıntıdır. Ben herkesin görüşüne saygı duyduğum için bu yazıyı yazan insanada saygı duydum ve yazısını buraya taşıdım, sen en kısa zamanda kendine gel ve beni böyle kötü sözler söyletmek zorunda bırakma ..

Forumdaki herkesten bu tartışma için özür dileriM .

chatlakalper
27.06.2005, 17:17
Beyler birbirinize karşı saygı sınırlarınızı zorluyorsunuz

munzur_hozat
28.06.2005, 00:16
hakikaten münazara hudutlarını zorlamamalıyız,http://www.aleviforum.com/images/smilies/3D_NG%20(11).png senin fikrin seni bağlar ama ben bir refleks olarak vatanımı ve devletimi rencide edici konuşmalar ve yazılarla karşılaşdığımda nerdeyse cinnet geçirecemiş gibi oluyorum, http://www.aleviforum.com/images/smilies/3D_NG%20(2).png tabi senle sanal bir ortamda tatıştığımız için hınçım ve asabiyetim yazılarıma aksediyor.Ve senin tartışma üslübün beni de içine çekti ve bana yakışmayan sözler ve ifadeler kullandım hiçmi hiç pişman değilim ama seviye farkından olsa gerek alçaldığımı farkettim neyse arkadaşlar kusura bakmasın, bir daha olmayacak.Belirli seviye üstündeki yazılara ve kişilere cevap yazacağım.Elime dilime belime sahip olacağım.http://www.aleviforum.com/images/smilies/3D_NG%20(24).png


Not : Kullandığım Herif sözcüğü açıklaması : http://www.tdk.gov.tr/tdksozluk/SOZBUL.ASP?KELIME=herif&YENIARAMA=+++Ara+++&GeriDon=0&EskiSoz= (http://www.tdk.gov.tr/tdksozluk/SOZBUL.ASP?KELIME=herif&YENIARAMA=+++Ara+++&GeriDon=0&EskiSoz)=

LiberalistiC
28.06.2005, 07:13
Benim fikrim herkesi ilgilendirir. Demişsin ben refleks olarak vatanımı korudum söylediklerim seni ilgilendirmiyorsa bana karşı bir savunmada yapmayacaksın..

Vatanına olan tutkunu bir türlü anlayamadım tamam sevebilirsiniz ama size eziyet eden vatanımı ? sizi sömüren vatanımı ? insanların emeğini hakkını çalan vatanımı ?

Ne yazıkki forumdaki bazı kişiler munzur_hozat da dahil bazı şeylerin farkında değil bazı şeyleri ya görmezden geliyorlar yada gerçekten görmüyorlar .

Var olarn sistem tamam men insanlığa karşıdır.

Madem sen munzur_hozat vatanını bu kadar çok seviyorsun vatanın topraklarını abd ye verilmesine neden karşı çıkmıyorsun neden abd nin kölesi olmayı kabul ediyorsunuz ?

Neyse uzatmaya gerek yok gereksiz bir konu uğraşamam.

chatlakalper
28.06.2005, 09:41
O zaman kurtuluşun yolunu anlat bize LiberalistiC ne yapmalıyız bu konuda egemenliğimizi amerikanın sömürdüğünü söylüyorsun ve bunun çoğu kişide farkında bende dahil o zaman nasıl karşı koymalıyız bunlara

LiberalistiC
28.06.2005, 11:58
Direnerek abd ye karşı ve iş birlikçilerine karşı savaşarak mücadele vererek Baş kaldırarak

Bana nasıl mücadele vereceğiz deme sakın .

chatlakalper
28.06.2005, 12:30
peki bu bir kaç kişiyle olabilecek birşey mi? Iraktaki direnişleçileri gördük Abd tık tık indiriyor adamları birde sözde müttefikimiz olarak görünüyor. Müttefik göründüğümüz devletle nasıl savaşacağız?

Ceyhun
01.07.2005, 00:33
kınıyorum.Hükümetler geçici devlet kalıcıdır.Devletle sorunumuz olmamalı.Sende çalış, seçimleri kazan devletin başına otur.Sonra ?ki uluslu bir devlet olmak savsatasını ileri sürmen çok yanlış ve sen evet sözde alevi azınlıksın.Bense müslüman aleviyim asil unsurum.

Pir Sultan Abdal'ın devletle sorunu yok muydu? Ona da devlete başkaldırıp asıldığı için "Sen de oku, biryerlere gel, devlet de söz sahibi ol." mu diyeceğiz? Herşey eleştirilebilir. Devlet de, rejimler de, politikaları da. Düşünceye yasak konulamaz.

Ceyhun
01.07.2005, 00:36
peki bu bir kaç kişiyle olabilecek birşey mi? Iraktaki direnişleçileri gördük Abd tık tık indiriyor adamları birde sözde müttefikimiz olarak görünüyor. Müttefik göründüğümüz devletle nasıl savaşacağız?

Bir kere zaten Türkiye, NATO'nun üyesi. ABD'nin Ortadoğu'daki hemen hemen bütün ayakişlerini Türkiye yapıyor. "Stratejik ortağım", "müttefikim" ayağına geliyor, üstler açıyor, emirler veriyor. Dolayısıyla Türkiye'yi yönetenlerin ABD'den kurtulmak gibi bir dertleri yok. Tam aksine gönülden bağlılar. Önce ABD'den, NATO'dan kurtulmak için niyetimizi gösterelim sonra ABD ile mücadele edip edemeyeceğimize karar veririz.

chatlakalper
01.07.2005, 10:28
peki nato dan ayrılırsak, bir savaş durumunda kimden destek alacağız nato devletlerinin yardımını almadan sadece kendi gücümüzle savaşabilirmiyiz.

Ceyhun
01.07.2005, 11:03
peki nato dan ayrılırsak, bir savaş durumunda kimden destek alacağız nato devletlerinin yardımını almadan sadece kendi gücümüzle savaşabilirmiyiz.

Peki NATO'ya üye olmayan yüzlerce ülke neden bu kaygıyı taşımıyor? Yani sırf korunma içgüdüsüyle haksız olanın yanında olmayı açıklayabilir miyiz? Üstelik Alevi forumunda. Aleviler en zayıf kaldıklarında bile haksızın karşısında zülfikar olmasını bilmişlerdir. Bence olaya bu açıdan bakmak gerekiyor, korunmak yerine. Ayrıca NATO'dan bizi kim koruyacak?

munzur_hozat
01.07.2005, 11:08
Pir Sultan Abdal'ın devletle sorunu yok muydu? Ona da devlete başkaldırıp asıldığı için "Sen de oku, biryerlere gel, devlet de söz sahibi ol." mu diyeceğiz? Herşey eleştirilebilir. Devlet de, rejimler de, politikaları da. Düşünceye yasak konulamaz.

şimdi o dönemle bu dönemi bir tutmaN abes oldu.Ben DEMOKRAT?K VE LA?K TÜRK?YE CUMHUR?YET'?NDEN bahsediyorum.

chatlakalper
01.07.2005, 11:10
Ayrıca NATO'dan bizi kim koruyacak?

eehehe işte burası tartışılır

Ceyhun
01.07.2005, 11:14
şimdi o dönemle bu dönemi bir tutmaN abes oldu.Ben DEMOKRAT?K VE LA?K TÜRK?YE CUMHUR?YET'?NDEN bahsediyorum.

Bir tutmuyorum. Bir karşılaştırma bu. O dönemde de Osmanlı'yı çok övenler vardır mutlaka. Devletin politikalarının da eleştirilebileceğini söylüyorum. Türkiye'nin ne kadar demokratik ve laik olduğu da tartışılır. Zaten eleştiri olmadan da daha demokratik ve laik olamaz. Dolayısıyla eleştirilmiyecek birşey olamaz.

munzur_hozat
01.07.2005, 11:22
ne osmanlısı kardeş karıştırdın herhalde pir sultandan bahsediyoruz.

Ceyhun
01.07.2005, 11:29
ne osmanlısı kardeş karıştırdın herhalde pir sultandan bahsediyoruz.

Anlamadım. Kusura bakma. Ne demek istiyorsun burada?

DiyaR_02
01.07.2005, 14:03
Sende çalış, seçimleri kazan devletin başına otur. dedin munzur_hozat
1990 yillarin ve daha önceki yillarda bizim köy sandiklarimizda jandarma beklerdi bunu sen bilmezsin tabi nerden bilebilirsin ki!. o zaman büyüklerimiz oy toplamaya cikarlardi daha bu sekildeyken sen hangi adalet sisteminden bahsediyorsun veya hangi ülkeden bahsediyorsun hic cikaramadim gercekten....ve halende sistematik duzen devam ediyor..

munzur_hozat
01.07.2005, 19:06
Hangi ülkede veya senin kafanda tasarladığın ülkede demokrasi ülkeyi bölenlere ve rejimi değiştirenlere müsanmaha gösterin diyor.Bellirli sınırlar içinde insan özgürdür ve demokratik haklarını kullanır, demokrasi devleti yıkabilecek odaklara istediklerini yapma imkanı vermek mi.

Ceyhun
01.07.2005, 20:09
Hangi ülkede veya senin kafanda tasarladığın ülkede demokrasi ülkeyi bölenlere ve rejimi değiştirenlere müsanmaha gösterin diyor.Bellirli sınırlar içinde insan özgürdür ve demokratik haklarını kullanır, demokrasi devleti yıkabilecek odaklara istediklerini yapma imkanı vermek mi.

Bence ülkeyi bölenler Türk ve Kürt'ü birbirinden ayıranlardır. Buna Kürt ırkçısı PKK da dahil, Türk ırkçıları da dahil. Bu ırklardan birini üstün görüp diğerini "yerlere tükürüyorlar" gibi iddialarla aşağılamaya çalışanlardır.

DiyaR_02
01.07.2005, 20:13
Hangi ülkede veya senin kafanda tasarladığın ülkede demokrasi ülkeyi bölenlere ve rejimi değiştirenlere müsanmaha gösterin diyor.Bellirli sınırlar içinde insan özgürdür ve demokratik haklarını kullanır, demokrasi devleti yıkabilecek odaklara istediklerini yapma imkanı vermek mi.

isinize geldigi zaman avrupayi örnek gösterirsiniz. neden avrupa musanmaha göstermiyormu kendi insanina karsi. eger bunu yapmamis olsaydi sivil bir toplum olabilirmiydi? hangi ülkede asker ha bugun ya yarin darbe yapar yada kimi cevrelerin kendi cikarlarini korumak, rant saglamak icin askerlerin darbe yapmalarini dört gözle bakiliyor. senin demokrasi, esitlik, hak , hukuktan anladigin bu kadar olsa gerek. sadece türkler uzerine kurulu bir devlet olamaz asla..

munzur_hozat
01.07.2005, 20:48
çok kötüsün ya üstüme gelmeyin.Ben ne DEHAP'a nede BBP oy veririim.Analşılmışmıdır yani her iki tarafıda savunmuyorum ben humanizme dayanan hakların eşitliği savunan bir düzen istiyorum bu düzen de TÜRK?YE CUMHUR?YET?nde mevcut sorunlar var evet ama düzeltilebilir.

DiyaR_02
01.07.2005, 20:59
Bende duzeltilmesini istiyorum tabi ki. halklarin esitligi temeline dayanan devletleri, hangi irktan olursa olsun savunurum cunku her irk kendi devletini kurma gücüne sahip degildir bizim amacimiz yasanilabilir bir dunya gelistirmektir... Türk-Kürd cakismasindan bir kazanc elde edemeyiz hic bir zaman!

Ceyhun
01.07.2005, 21:29
çok kötüsün ya üstüme gelmeyin.Ben ne DEHAP'a nede BBP oy veririim.Analşılmışmıdır yani her iki tarafıda savunmuyorum ben humanizme dayanan hakların eşitliği savunan bir düzen istiyorum bu düzen de TÜRK?YE CUMHUR?YET?nde mevcut sorunlar var evet ama düzeltilebilir.

Kimse sizin üstünüze gitmiyor. Kişisel bir eleştiri de olmadı. Tartışıyoruz, eleştiriyoruz. Ve eleştirilen de sizin söylediklerinizdir. "Kürtler yollara tükürüyor.", "Kürtler, Alevi olamaz" gibi bir ırkı aşağılayan tavırlarınızdan dolayı eleştiriyoruz sizi. Ve bu tür bir ırkı üstün, bir ırkı aşağılayan dünya görüşüne de "ırkçılık" dendiğini söylüyoruz. Benim için sizin fikirleriniz önemli, kişiliğiniz değil. Ve bu yüzden söylediklerinize bakarım; oy verdiğiniz parti beni ilgilendirmiyor. Ama düşüncelerinizi de MHP-BBP gibi partilerden daha tehlikeli bulduğumu da belirtmek isterim, kusura bakmazsanız. Parçalayıcı-ırkçı değil, bütünleştirici olmanızı öneriyorum size, kendimce.

munzur_hozat
01.07.2005, 21:46
uzun bir tartışma oldu neyse eğer birilerini incittiysek af ola.Olabildiğince benzer yönlerimizi ortaya çıkarmalı ve paylaşmalıyız.Farklılıklarımızın olması zenginliğimizdir.saygılar

DiyaR_02
01.07.2005, 21:59
bencede uzun bir tartisma oldu bak munzur sana burda katiliyorum iste :))) ben kimseye kolay kolay kirilmam kirilan varsada özür dilerim ondan... Gunal'a da katiliyorum ayni zamanda ayristici degil birlestirici olalim herkese iyiaksamlar dilerim...

LiberalistiC
02.07.2005, 08:26
Söz konusu olan ayrımcılık TÜRK-KÜRT ayrımcılığı bu ayrım insanların bir ayıpıdır ve hep öyle kalıcak çok kişi bu yolda öldü çok can yandı bu konular bu acı kanayan yaramız dinmedikçe bitmez.

Yıllardan beri eziyet gören kürt diye öldürülen ve hep 2.sınıf insan konumunda görülen kürtleri verdikleri mücadele için gerçekten kutluyorum yıllardan beri baş eğmediler hep savaştılar sonunda belki öldüler belki öldürdüler ama onlar gelecekleri için savaştı ve savaşmaya devam edecek hep bana sorarsınız chatlakalper nasıl direneceğiz nasıl mücadele vereceğiz kürt kardeşlerimiz sizlere örnek olsun .


Barışın ve özgürlüğün dağlarına yürüyorum yiğitsen uslandır beni ..

DiyaR_02
02.07.2005, 09:54
insan eger hayatta oluyorsa onuru, serefe icin varligini sürdürmelidir. kürdleri yollara tüküren cahil gören insanlar kendilerini sorgulayamayan insanlardir...
tarihte nasil özgürlüklerimiz icin savastiksa bundan sonrada ölene kadar savasmak bizim icin bir onurdur...

LiberalistiC
02.07.2005, 10:34
doğru diyorsun diyar 02 bundan sonra ölene kadar savaşmak bizim için bir onuRdur..

VE BORCUMUZUDUR.

DiyaR_02
02.07.2005, 10:52
Yonetenlerin Halki Bir Koyun Surusu Gibi Gormelerinin Onunun Artik Kesilmesi Gerekir..korkmamaliyiz Gelecek Bizler Icin Vardir!!..

LiberalistiC
02.07.2005, 11:11
Yöneten halki bir koyun gibi sürüsü gibi görmemli diyoruz iyi ama halkımıda da suç var
Koyun gibi davranırlarsa haklarını aramazlarsa bazı şeylere itiraz etmezlerse herşeye boyun eğerlerse Yöneten de kullanır .
Yani demek istediğim halkımızdada ( hepsi için söylemiyorum ) suç var .


korkmamaliyiz Gelecek Bizler Icin Vardir!!..

Korkacak birşey yok yarın bizimdir umudu büyütüyoruz.

DiyaR_02
02.07.2005, 11:20
evet seni cok iyi anliyorum haklisin tabi ki halkin top yekün birlik beraberlik düsüncesinden haraketli ilerlemeleri en dogru yoldur... insanlara anlatmaliyiz sonuna kadar gittigimiz yolu..

LiberalistiC
02.07.2005, 11:27
Elimizden geldiği kadarıyla yolumuzu öğretiyoruz, anlatıyoruz .

DiyaR_02
02.07.2005, 11:47
O Zaman Ne Guzel Liberalistic

onurtt
11.07.2005, 14:58
sadece türkler uzerine kurulu bir devlet olamaz asla..


?u memleketi yöneten Türk ya da Türkmen kökenlileri bana bir yazabilirsen sevineceğim...Ben topluyorum çıkarıyorum çarpıyorum hep ülkemizdeki diğer etnik guruplara mensup vatandaşlarımız çıkıyor...Olmasın mı tabiki olacak ancak bana Arap,Çerkez,Kürt ve Laz kökenli vatandaşlarımız ağırlıklı gibi geliyor...

Cumhurbaşkanımız:Çerkez
Başbakan:Laz kökenli
Dışişleri Bakanı:Arap Kökenli
?çişleri Bakanı:Kürt Kökenli (Hatta Diyarbakırlı)
Milli Eğitim Bakanı:Kürt Kökenli

Konu başlığındaki soru eki olan -mi? -mu?-mü? ayrı yazılır, sadece küçük bir hatırlatma LiberastiC'e...

DiyaR_02
11.07.2005, 19:40
sadece kökenle is bitiyormu adam aslini kökünü inkar ediyor sense onu baska bir tarafa cekmeye calisiyorsun günlük dilinde kürdcemi konusuyor abdulkadir aksu sivas valisiyken sivasta ölen insanalrdan sorumlu olan kisi degil mi ayni zamanda bir cok kürdü öldürülmesine haberdar olan kendisidir isin boyutlarini farkli yerlere cekme

munzur_hozat
11.07.2005, 20:44
sayın onurtt duyarlılığında dolayı teşekkür ediyorum keşke her alevi asıl alevi düşmalarına karşı böyle tepki gösterse o zaman yazılarında bu kadar ileri gidemezler bugün alevi toplumunu sistemenden uzaklaştırarak terörist ve canlıbomba gibi beyin yıkayıcı faaliyetlere sürüklüyerek alevileri yok etmeye çalışıyorlar bunların kuklası olmayalım.Diyar 02 düşüncene saygım var ama seni bir kere daha kınıyorum.
Herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum.Türk olmak demek yobazlarla ve ülkücülerle aynı kefede olmak değil asıl türk biziz.

onurtt
11.07.2005, 21:49
Nasil ki ?slamın Sünni ya da diğer mezheplerini kullanarak siyaset yapanlar varsa ya da diğer dinler üzerinden, benzer şekilde Alevilik üzerinden de işin siyasetini yapmaya çalışanlar olacaktır..Ben önümüzdeki on yılın Alevi dünyasında böyle geçeceğini düşünüyorum ancak sonunda gerçek de ortaya çıkacaktır birilerinin maskesi düşecektir çünkü,

GÜNE? BALÇIKLA SIVANMAZ!!!

munzur_hozat
11.07.2005, 23:04
Size katılıyorum forumda örnekleri mevcut aleviliğin gidişatı hakkında bendede pek iyi şeyler uyandırmıyorlar.Allah hepimizi doğru olana kavuştursun.

DiyaR_02
12.07.2005, 11:47
bakiniz arkadaslar alevilik simdimi siyasete girdi? alevileri kandiran oyalayan chp kullanmadimi? sivas katliaminda chp hukumet kurucularindan degilmiydi hani simdi sivas katliaminin failleri nerde? hangisi hak ettigi cezayi aldilar söylermisiniz bana artik kandirilmaktan kendimi alabilelim. gecmistede alevilik ugrani öldürülen canlar olmadimi
forumlarda en cok konusulan konular hep alevilik ve kürdlük oldu bunun nedeni nedir? kürdler alevilerin bas düsmanimi ki nedir bu? demin sevgili onurtt beni provokasyonlukla sucladi peki bu yapilanlara ne ad vermeli bunlar sadece tartismami ? bence bunlar sadece tartisma olamaz. ben bunlarin altinda baska birseyler ararim maalesef.yeter birakin bu irk soy sop meselelerini alevilik hangi irka ait olursa olsun böyle birsey asla olamaz. ne var bunda alevi türküde olabilir alevi kürdüde alevi bilmem neside olabilir hepimizin ortak noktasi alevi olmamiz degilmidir daha fazla kendimizi böyle ayirma türünden konularina neden girisme hevesi icindeyiz yoksa bölmek icin mi calisiyorsunuz nedir bunlar *?
kardesim ben alevi kürdüyüm buna itiraz edebilecek kim olabilir ?kökümde kürddür bunuda burada benden iyi kimse bilemez benim varligimi kabul edemeyecekmisiniz beni dislayacaksaniz buna kimsenin gücüde yetmez
hepimizin ortak noktasi neyse orda birleselim birakin artik bu irklari SIKILDIM BEN

munzur_hozat
12.07.2005, 11:56
haklısın sırf bu topikte 49 mesaj yazılmış sayın mod ve yöneticiler birbirimizi kırmadan konuyu kapatabilirlerse iyi olur birden fazla topikte sadece bu husus tartışılıyor.Başka konularda yoğunlaşalım.Saygılar.

DiyaR_02
12.07.2005, 12:02
bencede artik kapatilmasi lazim cunku bu bize zarar verecek türden milliyetler üstü bir inanissa alevilik milliyetlerimiz arka planda kalmali. cunku hicbir inanis miliyete bagli olamaz olursa cok yanlis bir durum ortaya cikar
ortak noktamiz alevilik orda görüselim