Orijinalini görmek için tıklayınız : Hacıbektaş Görmeyenler İçin


Cleric
15.03.2006, 14:04
İlçemiz Coğrafi Yapısı:


İç Anadolu Bölgesi’nde, Nevşehir iline bağlı bir ilçedir. Yüzölçümü 666 km2 dir. Kuzeydoğuda Kozaklı, doğuda Avanos, güneyde Gülşehir ilçeleri, batı, kuzeybatı ve kuzeyde de Kırşehir iliyle çevrilidir. Kızılırmak Havzasının orta bölümünde yer alır ve ortalama yüksekliği 1.250 metre olan platolardan oluşur. Nevşehir'e 45 km., Kırşehir'e 42 km., Kayseri'ye 90 km., Ankara'ya 230 km. uzaklıktadır. İlçenin en büyük yükseltisini, 1720 metre yüksekliği ile Kırlangıç dağı oluşturur. Doğusunda ve 100 km.lik mesafede Erciyes ve güneyinde Hasandağı sönmüş birer volkanik dağ olarak yerlerini almıştır. Aloğlu ve Çayırbağ Çiftliklerinde bulunan küçük derelerin oluşturduğu Kızılöz Çayı üzerinde yapılan Kumtepe Göleti yöre köylülerince arazi sulamasında kullanılmaktadır. İlçeye bağlı Karaburna kasabasında yapılan su göletide sebze ve bahçe işiyle uğraşanlarca sulama amaçlı kullanılmaktadır. İklimi tipik karasal özellik gösterir; yazlar sıcak ve kurak, kışları sert, soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçemiz arazisinin büyük bir kısmında tarım yapılmakta olup, son yıllardaki ağaçlandırma çalışmaları neticesinde yeşil alan yüzölçümü de her gün biraz daha artmaktadır.

Ekonomik Yapı:


İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. İlçe sınırları içerisindeki Kumtepe göleti ve Karaburna beldesindeki su göleti sulu tarım yapma imkanını yaratmıştır. Sırasıyla buğday, arpa, mercimek, nohut, şeker pancarı en çok ekimi yapılan ürünlerdir. Ağırlıklı olarak Karaburna kasabasındaki bağcılık ve şarap üretimi de ilçenin önemli ekonomik değerleridir. Kavaklıdere Şaraplarını üreten firmanın, üzüm üretimi konusunda bölgede yaptıkları çalışma ve yatırımlarda, her geçen gün üzüm üreticiliğinin ve bağcılığın gelişmesine katkı sağlamaktadır. İlçemiz ekonomisine, tarımdan sonra önemli bir katkı sunan bir diğer ekonomik sektör ise hayvancılıktır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
Turizm:


Hacıbektaş'ın turizm potansiyeli yeterince değerlendirilememiştir. Uzun yıllardır iç turizme ve özellikle de inanç turizmine dayalı turizm anlayışı gelişmemiş ve değişmemiştir. Konaklama tesislerindeki eksiklik; turistin yeme-içme ve dinlenme ihtiyaçlarına cevap verecek lokanta-çay bahçesi tesislerindeki yetersizlik; bunların yanı sıra çağımızın turizm anlayışını kavrayamayan ve kendini gelişime kapalı tutan ticari anlayış ilçenin turizm pastasından payına düşeni alamamasının temel nedenlerindendir. Bu saydığımız eksiklikler, 16 Ağustos Hacı Bektaş Veli'yi Anma ve Kültür, Sanat Etkinlikleri sırasında artan turist sayısı nedeni ile daha yoğun hissedilmektedir. Bu dönemde artan ziyaretçilerin konaklama ihtiyaçlarını, mevcut otel ve pansiyonlar karşılayamamaktadır. Evlere konuk kabul etme ve üç gün için Kızılay'dan temin edilen çadırlarla konaklama ihtiyacı karşılanmaya çalışılırken, Kızılay'ın 16 Ağustos 2004 yılı için çadır vermeme kararı ile sorun daha da büyümüştür. Bu dönemde ilçe dışından gelen seyyar satıcıların, hırsızlık amaçlı gelen gurupların artması; etkin denetim ve güvenlik tedbirlerinin alınmaması da ilçe turizmini olumsuz yönde etkilemektedir.

Son yıllarda, turizm turlarının Kapadokya gezilerine Hacıbektaş'ı da dahil etmeleri; ilçe esnafının turizm gerçeğini yeni yeni algılamaya başlaması ve kendilerini yenileme çabası içerisine girmeleri; konaklama ihtiyacı için 2005 yılı içerisinde yapımına başlanan otel inşaatı; turizmin, gerçek anlamı ile Hacıbektaş'ta kendini hissettirmesinin ilk adımları olduğunu düşündürtmektedir.

Cleric
15.03.2006, 14:04
İlçemiz Tarihi


http://www.hacibektas.com/clear.gif
İlçemizin tarihini, Türklerin Anadolu'yu yurt edinmelerinden önceki ve sonraki dönem diye aktarmak daha doğru olacaktır. Türklerin Anadolu'ya yerleşmeden önceki Hacıbektaş ve çevresinin tarihini anlatmaya çalışırsak;

Anadolu'nun tarihi incelendiğinde sayısız medeniyetlere beşiklik yapmış, dünyanın en zengin tarihine, kültürüne sahip olduğu görülür. Bölge, büyük ve eşsiz doğal bir müze özelliği taşır. Hacıbektaş ilçesinin de Anadolu yarımadası'nın merkezinde bulunduğu, ilçenin ve yöresinin çok çeşitli medeniyetlere sahne olduğu ve çok zengin tarihe sahip olduğu görülmektedir.

1967 yılında, Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kemal BALKAN başkanlığındaki bir heyet tarafından, Hacıbektaş ilçe merkezinde bulunan Suluca Karahöyük'te yapılan kazı çalışmaları sonucunda, çeşitli kültür kalıntıları bulunmuş; elde edilen arkeolojik buluntuların M.Ö. yıllara dayandığı anlaşılmıştır. Bu kültür kalıntıları tarihi sırasına göre: Eski Tunç Çağı: M.Ö. 3000-2000, Asur Ticaret Kolonileri Çağı M.Ö. 1950-1800, Hitit Çağı M.Ö. 1800-1200,Firig Medeniyeti: M.Ö. 1200-650, Geç Hitit-Helenistik-Galat Çağı: M.Ö. 620-200, Geç Roma Devri: M.Ö. 2. yüzyıl- M.S. 4. yüzyıl olarak tesbit edilmiş ve buradan çıkarılan arkeolojik buluntular, bu merkezin ne kadar zengin ve köklü medeniyetlere ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Hacı Bektaş Veli'nin Hacım Köy'e (Suluca Karahöyük) gelmeden önceki ilçenin tarihini böylece kısaca özetledikten sonra, Türklerin Anadolu'yu yurt edindikten sonraki Hacıbektaş İlçesinin tarihini şöyle özetleyebiliriz.

Hacıbektaş İlçesi XIII. yüzyılın ilk yarısında 7 hanelik küçük bir köydür. Hacı Bektaş Veli'nin Anadolu'ya ulaştığı tarihlerde Anadolu Selçuklu Devletinin kötü yönetimi sonunda Türk birlik ve beraberliği bozulma durumuna gelmiştir. Anadolu Selçukluların 1243 yılında Moğollar tarafından yıkılması nedeniyle Hacıbektaş ve çevresi, Kırşehir, Nevşehir bölgesi Moğol hakimiyetine geçmiştir. Moğollarla uzlaştırıcı konumda bulunan Nurettin Çaça bu bölgeye tayin edilmiş, Yunus Mukremin adında Barak aşiretinden bir zata Hacıbektaş ve yöresi otlakiye olarak verilmiş, daha sonra 7 hanelik Hacim Köy, Yunus Mukremin tarafından kurulmuştur.

İlçenin bulunduğu yer ve yöresine, Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Dulkadiroğulları, Eretna ve Karamanoğulları Beyliklerinin çeşitli zamanlarda birbirinden el değiştirerek hakim oldukları, tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Bölge daha sonra Osmanlı Devleti hakimiyetine dahil olmuştur.

Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin, Seyahatnamesi (c.5.,s.54)'de bahsettiğine göre; "Hacı Bektaş Veli'nin" izniyle devlet Ertuğrul'a doğrulup, nice fetih ve fütuhat ederek, az müddette "Söğütçük" nam kasabada devlet oğlu "Osman Han" teveccüh etmiş, sikke ve hutbe ile "Padişah-i Müstakil" olmuştur. cümlesinden, Hacı Bektaş Veli ve düşüncesinin o dönemdeki etkinliği ortaya çıkmaktadır.

Ünlü düşünür Hacı Bektaş Veli'nin gelmesiyle Suluca Karahöyük'ün çehresi değişir, önemi artar. Dergahını burada kurması ve düşüncelerini buradan yayması Suluca Karahöyük'ün önemini gittikçe artırmış, felsefesi yurt sınırlarını aşmıştır. Hacı Bektaş Veli'nin ölümü ile, Suluca Karahöyük'ün ismi Hacıbektaş olarak değişir. Hacıbektaş daha sonra önemli bir tarih ve kültür merkezi haline gelmiştir.

Hacıbektaş, 1541 yılında Niğde'ye bağlı bir nahiye merkezidir. 19.yüzyıl sonlarında ise Ankara vilayetinin Kırşehir sancağına bağlı bir nahiye merkeziydi. Bakanlar Kurulu'nun 12.12.1947 tarih ve 21454 sayılı kararı ile 01.01.1948 tarihinde ilçe yapılarak Kırşehir iline bağlanmıştır. Daha sonra Kırşehir'in Demokrat Partiyi desteklememesi nedeniyle ilçe yapılarak cezalandırılması neticesinde, Hacıbektaş 1954’de il yapılan Nevşehir’e bağlandı.

İlçenin bugün hala ayakta kalan tarihi yapılarından Hacıbektaş Veli Dergahı, Kadıncık Ana Evi, Bektaş Efendi Türbesi Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünce müze olarak kullanılmaktadır. Karahöyük kazılarından çıkan eski çağlara ait eserler Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
Hacıbektaş Bölgesi Kronolojisi



http://www.hacibektas.com/clear.gif
DÖNEM: ÖNEMLİ GELİŞMELER: M.Ö. 1650 - 1460 Hitit Krallik Dönemi M.Ö. 1460 - 1200 Hitit İmparatorluk Dönemi M.Ö. 1200 Ege Göç Kavimlerinin Anadolu'ya Gelmesi M.Ö. 676 Kimmer İskit Akınları M.Ö. 680 - 610 Asur Egemenliği M.Ö. 610 - 550 Med Egemenliği M.Ö. 550 - 332 Persler Dönemi M.Ö. 323 - M.S.170 Kapadokya Krallığı Dönemi M.S. 170 - 395 Romalılar Dönemi M.S. 395 Bizans Egemenliği Başlaması M.S. 1097 I. Haclı Seferi Sırasında Yörenin Zarar Gormesi M.S. 1186 Bölgenin Yönetiminin Nurettin Sultanşah'a Bırakılması M.S. 1195 Kubeddin Melikşah'ın, Nureddin Sultanşahın öldürülerek idareyi ele alması M.S. 1318 Orta Anadoluy'la birlikte bölgenin, İlhanlıların Valisi Timurta'ca yönetilmesi M.S. 1340 Nevşehir ve bölgenin bağımsız devlet olan Eratna Beyliğine kalmasi M.S. 1365 Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey'in yöreyi almasi M.S. 1402 Timur'un Nevşehir ve yöresini Karamanoşularına geri vermesi M.S. 1466 Bu bölgenin kesin olarak Osmanli ülkesine katılması

Cleric
15.03.2006, 14:07
<H3>http://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/e9cc55e83f.jpg



Atatürk’ün Hacıbektaş’a Gelişi:


Mustafa Kemal Paşa ve bağımsızlık savaşını yürüten arkadaşları, Alevilerin sayıca ne kadar önemli olduğunun ve yüzyıllardır Osmanlı idaresine olan muhalefetlerinin bilincindeydiler. Bu amaçla onları kazanmak için girişimlere başladılar. Mustafa Kemal Paşa, 26 Haziran 1919 tarihinde Konya II. Ordu Müfettişliğine şu şifreyi yolladı:

Tokat ve çevresinin İslam nüfusunun % 80'i, Amasya çevresinin de önemli bir bölümü Alevi mezhepli ve Kırşehir'de Baba Efendi hazretlerine çok bağlıdırlar. Baba Efendi, ülkenin ve ulusal bağımsızlığın bugünkü güçlüklerini görmekte ve yargılamakta gerçekten yeteneklidir. Bu nedenle, güvenli kimseleri görüştürerek kendilerinin uygun gördüğü "Ulusal hakları koruma" ve "Başka ülkeye bağlanmama" derneklerini destekleyecek birkaç mektup yazdırılarak buralardaki etkili Alevilerin Sivas'a gönderilmesini pek yararlı görüyorum. Bu konuda içten yardımlarınızı dilerim.

3. Ordu Müfettişi Fahri Yaver
Mustafa Kemal

Sivas Kongresi sonrası bağımsızlık savaşına merkez olarak Ankara seçilmişti. Bu kongrenin yürütme organı durumunda olan Temsil Heyeti Ankara'ya gitmeden Hacıbektaş'a uğrayıp bu nüfuzlu merkezin kesin desteğini sağlamak istiyordu. Atatürk'ün yanında Hüseyin Rauf, Mazhar Müfit, Hakkı Behiç, Ahmet Rüstem Beyler vardı. 21 Aralık'ta Mucur'a gelen heyet Mucur Kaymakamı Cevat Bey'i de alarak 22 Aralık 1919 günü Hacıbektaş'a geldi.

Hacı Bektaş Dergahı, Mustafa Kemal ve diğer heyet üyelerine çok sıcak davrandı. Daha önce İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin güçlü isimleri Enver ve Talat Paşalar da Hacı Bektaş Dergahı'nı ziyaret etmişler ve Çelebi onları Dergah Selamlığı'nda karşılamıştı.

Cemalettin Çelebi, Atatürk'ü Beştaşlar'da karşıladı. Atatürk Hacıbektaş'da bir gece kaldı. O sırada Dedebaba postunda oturan Salih Niyazi Baba ve Dergah ziyaret edildi. Dergahta Atatürk, Cemalettin Efendi, Salih Niyazi Baba ve diğer ileri gelenlerle özel bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda bağımsızlık savaşı konuşuldu. Hacıbektaş görüşmesindeki en ilginç konuşmayı sonradan Veliyettin Çelebi şöyle aktarmıştır:

Çelebi Cemalettin Efendi Mustafa Kemal Paşa'ya "Paşa Hazretleri cesaretli ve basiretli idarenizde Türk Milletinin düşmanı kahredeceğine inancım sonsuz. Yüce Allahın milletimize müyesser edeceği zaferden sonra Cumhuriyet ilanı düşünüyor musunuz?" diye sordu. Mustafa Kemal Paşa bunun üzerine "O mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri " diye yanıtladı.

Atatürk’ün Hacıbektaş'ı ziyaretine ilişkin veriler içeren bir başka telgrafa ait detaylar aşağıdadır.
Kaynak: Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921 Tarihleri Arasına Ait 106 Belge), T. C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın No: 1, Gn. No: 060, Ankara 1982, sayfa 77. BELGE - 78/a ; B. E. O. ; Siyasî Kısım ; Karton No: 34 ; Dosya No: 60; Belge No: 343585; BAB-I ALİ DAHİLİYE NEZARETİ; Kalem-i Mahsus, ANKARA VİLAYETİNDEN GELEN 28 ARALIK 1919 TARİHLİ ŞİFRE TELGRAFIN SURETİDİR.

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, dün akşam saat üç sıralarında Ankara’ya giderek doğruca Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin mübarek türbelerini ziyaret ettikten sonra hükümet önünde toplanan binlerce halk tarafından sevinç içinde, alkışlarla ortaya alınıp kurbanlar kesilmiş, halifelik ve Padişah efendimiz hazretleriyle devlet ve milletimizin mutluluğu için dualar edildikten sonra, Mustafa Kemal Paşa tarafından da aynı anlamda bir konuşma yapılmış, vilayet makamında ve Kolordu Kumandanlığı dairesinde kendilerine çay ve kahve ikram edilmiştir. Daha sonra iki seneden beri boş olan ve ikametlerine ayrılan Ziraat Okulu’na gitmişlerdir. Karşılamaya, şehre üç saatlik mesafeden bütün Ankara halkı ile çevre ilçelerin ileri gelenleri, yönetici durumunda bulunan şahıslar ve Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye idare heyetleriyle, yine çevre ilçelerden gelen binlerce Kuva-yi Milliye atlılarının katıldıkları, yüzbinlerce halk, kadın ve çocuklar da olduğu halde bir saatlik mesafeden başlayarak, hükümete kadar iki yakalı olarak karşılamaya koştukları, heyetin pek sıcak ve samimi alkışlar arasında geçtiği, Ankara zeybekleri tarafından kılıç ve kalkan oyunları oynandığı, karşılayıcıların mühim bir kısmının silahlı olduğu halde en ufak bir uygunsuzluk bile kesinlikle meydana gelmediği, Heyetin Hacı Bektaş köyünde Çelebi Cemalettin Efendi tarafından misafir edildiği, dergahın dedeleri tarafından kendilerine ziyafet verildiği, Bektaşi tarikatı ileri gelenleriyle Alevilerin Kuva-yi Milliye’ye girdikleri ve yine Kırşehir’de şiddetli yağmur yağmasına rağmen, pek büyük bir merasim yapıldığı, mutasarrıflık vekaletinden alınan telgraftan açıkça anlaşılmakla ilave olarak arz olunur.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/3e5087b1ef.jpg (http://www.hacibektas.com/ataturk_hacibektas.0.html#)

Savaş sırasında ayni yardımların yanı sıra Dergah kasasında bulunan 1800 altın lira da verilmiştir. Bağımsızlık Savaşı sırasında Alevi-Bektaşi kitleler tam destek vermişlerdir. M. Kemal Paşa'nın Hacıbektaş'ı ziyaretleri, her yıl 22 Aralık tarihinde düzenlenen etkinliklerle hatırlanmaktadır. M. Kemal Paşa'nın 22 Aralık 1919 tarihinde Hacıbektaş'ı ziyaretlerinde ağırlanmış olduğu Ulusoy ailesine ait ev de "Atatürk Evi" olarak düzenlenmiştir.
</H3>

Cleric
15.03.2006, 14:11
ÇİLEHANE:


İlçe merkezinin 3 km. doğusunda meyilli bir tepededir. Çilehane, tepenin üzerinde giriş ve çıkışı bulunan küçük bir mağaradır. Hacı Bektaş Veli'nin bu mağarada zaman zaman halvete kaldığı söylenmektedir. Delikli taş da denilen Çilehane en çok ziyaret edilen yerlerdendir. Mağaraya girildiğinde, içeride yüksekçe bir yerde dışarı açılan, bir insanın zorlukla geçebileceği ufak bir delik vardır. Yaygın bir inanışa göre, günahı olan, zayıf dahi olsa bu delikten geçemez, delik onu sıkarmış. Bir adak adayınca serbest bırakırmış. Günahsız olanlar rahatça geçermiş.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gif[/URL]

http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gif[URL="http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#"] (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)
Çilehane'nin yakınında, mitolojik yönden Hacı Bektaş Veli ile ilgisi olduğuna inanılan Minder Kaya ve Kulunç Kaya vardır. Mindere benzeyen bir kaya ve arka tarafında sırt dayamak için ikinci bir kayadan oluşan bu kayaya, Hacı Bektaş Veli'nin oturduğu söylenmektedir. Kulunç Kaya ise yine bu bölgede, hafif meyilli bir kayadır. Sırt ağrısına iyi geldiği söylenen ve sırt üstü yatarak aşağı doğru kayılan kaya cilalanmış gibi pırıl pırıl olmuştur. Çilehane'nin biraz aşağısında kesme taştan yapılmış, kemerli bir çeşme vardır. Çeşmenin 1559 ve 1908 tarihlerini taşıyan iki kitabesi vardır. Kitabelerden, çeşmenin Fevzi Baba zamanında Çakıranlı Kahraman tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Bu çeşmenin suyunun şifalı olduğuna inanılmaktadır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/f085c17957.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/dafe185c6c.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/0ec70dbab8.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/1f59491dc7.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/0cc9860d4b.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)

http://www.hacibektas.com/clear.gif
Çilehane tepesinde ayrıca, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Aşık Veysel heykelleri ile birlikte 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta, Madımak Otelinin yakılmasında hayatlarını kaybedenler anısına dikilmiş Ozanlar Anıtı vardır.
Ozanlar yolunun devamında Radyo Barış tarafından yaptırılan, 4 kişinin semah dönüşünü tasvir eden heykeller bulunmaktadır. Bu tepede, 17 Mayıs 2002 tarihinde kaybettiğimiz büyük ozan Aşık Mahzuni Şerif'in mezarı ve anıtı da bulunmaktadır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/71761371e6.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)

Cleric
15.03.2006, 14:12
BEŞTAŞLAR:


İlçenin kuzeyinde, 5 km. uzaklıkta, Çivril köyü yakınlarında beş adet büyükçe taşın bulunduğu yerdir. Hacı Bektaş Veli hayatta iken, bu taşların konuştukları, yürüdükleri, şahitlik yaptıkları söylencesi anlatılagelmektedir. Vilayetname de aktarılan söylence şöyledir:

O zaman otlaktaki sığırlara, köyden her gün bir kişi nöbetle bakarmış. İdris Hoca'nın otlaktaki sığırlara bakma sırası geldiği bir gün önemli bir işi olmuş. Hacı Bektaş Veli hayvanlara bakma işini üstlenmiş. Hayvanlar otlayarak Mucur istikametine doğru yayılırlarken, İdris'in kardeşi Sarı, öküzleri getirip bunlara katmış. Hacı Bektaş Veli de "ben bunları görüp, gözetemem, bir zarar gelirse karışmam" demiş. Sarı dinlememiş, bırakmakta israr etmiş. Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli, çevredeki beş tane büyük taşa hitaben "Siz tanık olun, Hacet vaktında şehadet edersiniz" demiş. Sarı'nın öküzlerini kurt parçalamış. İş Kadı'ya düşmüş. Hacı Bektaş Veli, beş tane şahidim var demiş. Onları otlak yerine götürüp, taşlara seslenince hepsi yuvarlana yuvarlana huzura gelmiş ve tanıklık etmişler.
http://www.hacibektas.com/clear.gif


http://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/b30f3fa4e9.jpg (http://www.hacibektas.com/tarihi_yerler.0.html#)



BEKTAŞ EFENDİ TÜRBESİ:


Müze dışında ve 150 metre kadar güneyindedir.Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Bektaş Efendi'nin Türbesi üzerindeki kitabeden 1603 yılında öldüğü anlaşılmaktadır.Türbe yapı itibari ile Balım Sultan Türbesine benzemektedir.Balım Sultan Türbesi'nde bulunan öndeki kemerli kısım bu türbede yoktur.

Cleric
15.03.2006, 14:13
HACI BEKTAŞ VELİ MÜZESİ:


http://www.hacibektas.com/clear.gif
Bugünkü mimari yapının çekirdeğini teşkil eden ve Hacı Bektaş Veli zamanında yapılan Çilehane'ye, (KIZILCA HALVET) 14.yüzyıldan itibaren eklenen bina ve yapılarla, 16. yüzyılda Hacı Bektaş Veli Dergahı tamamlanmıştır. Ayrıca Hacı Bektaş Veli Dergahı ve Türbesi, 1807 yılında padişah IV. Mustafa, 1862 yılında Abdülaziz ve 1895 yılında da II. Abdülhamid tarafından tamir ettirilip, zaman zaman yapılan değişikliklerle bugünkü halini almıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce 1958-1964 yılları arasında büyük bir kısmı restore edilen Hacı Bektaş Veli Külliyesi, 16 Ağustos 1964 tarihinde Hacı Bektaş Veli Müzesi olarak açılmıştır.

Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasına dair 25 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan yasa ile Hacıbektaş'ta bulunan Hacı Bektaş Veli Dergahı da kapatılmıştır. Hacı Bektaş Veli Dergahında bulunan eserler, Milli Eğitim Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü'nce gönderilen bir heyet tarafından saptanarak, önemli ve taşınabilir durumda olanları Ankara Etnografya Müzesi'ne götürülmüştür. Götürülen bu eserler, 1964 yılında açılan Hacı Bektaş Veli Müzesinde sergilenmeye başlanmıştır.

http://www.hacibektas.com/clear.gif
BÖLÜMLERİ:


http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/9c5ce8f11e.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/e054423122.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
BİRİNCİ AVLU (Nadar Avusu):
Birinci Avluya, 1963 yılında eskisine uyularak yeniden restore edilen, tonozlu büyükçe kapıdan girilir. Anadolu sanat eserlerinin güzel bir örneğini oluşturan kapı, oldukça geniş ve yüksektir. Ön cephesi bir dik prizmayı, iç kısmı ise bir tünel çatısını andıran kemeri, oldukça büyüktür. Külliyenin ana girişi olan bu kapıdan girince, geniş bir bahçe ile karşılaşırız. Bu bölümde, eskiden kapının sol tarafında mevcut olan at evi ile sağ taraftaki ekmek evinden hiçbir eser kalmamıştır. Bir üçgene benzeyen avlunun doğusunda Fevzi Baba Çeşmesi bulunmaktadır. Bu çeşmeye Üçler Çeşmesi de denilmektedir. Bu çeşmeyi 1897 yılında Fevzi Dedebaba yaptırmıştır. Çeşmenin etrafı renkli taşlar ile süslenmiş olup, üzerinde Arapça bir yazıt yer almaktadır. Yazıtın aşağı kısmında ise 6 çıkıntılı bir yıldız işlenmiştir. Üçler Çeşmesinin biraz ilerisindeki kapıdan, bugün mevcut olmayan, ancak izi kalan Ekmek Evi'ne girilmektedir. Avlunun kuzey tarafında, giriş kapısının tam karşısında, ikinci avluya girişi sağlayan Üçler Kapısı bulunmaktadır. Bu kapı ile aynı hizada, Dergahın hamam ve çamaşırhanelerinin giriş kapıları vardır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
İKİNCİ AVLU (Dergah Avlusu):
Üçler Kapısından girilen bu avluya "Dergah Avlusu" da denilmektedir. Eskiden Tekke teşkilatı binalarını etrafında toplayan, dikdörtgen biçiminde taş döşemeli olan avlunun güneyinde bir havuz bulunmaktadır. Havuzun Üçler Kapısına bakan duvarı üçgen alınlık biçimindedir. Üçgenin tepesine mermerden 12 dilimli Hüseyni bir taç yerleştirilmiştir. Üçgenin havuza bakan yüzü üzerindeki 12 mısralık kitabeden, havuzun 1906-1908 yılları arasında Beyrut Valisi olan Halil Paşa'nın eşi tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Avlunun doğusunda ve batısında kesme taşlar ile yapılan kemerler vardır. Üstü örtülü ve önü açık kemerlerin ortasında küçük beyaz mermer taşlarla yazılmış, dergah ile ilgili tamir yazıtları vardır. İlk kemerdeki birinci sütun yazıtının, Aslanlı Çeşme'nin eski yazıtı olduğu, 1853 yılında çeşmeye "Arslan" takıldıktan sonra yeni yazıt konulduğu, çeşmenin eski yazıtının ise şimdiki yerine konulduğu anlaşılmaktadır. Yazıtın üzerinde şu yazılar yer almaktadır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/696b634a12.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/c8139e3efb.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
Malkoç Bali İbn-i Ali Hazretleri,
Gaziler Serdarı ol din eri.
Hacı Bektaş-ı Velî'nin aşkına,
Eyledi cari bu ayn-i kevseri.
Tarihi dokuz yüz altmış ikide,
Teşnelikten oldu abdâlân beri

Birinci kemerdeki ikinci yazıtta ise şu yazılar yer almaktadır:
Ey günah-kar ötter yüzün kara,
Ne yüz ile Hazrete karşu vara. 951 (1544)

Aş Evi önündeki sundurmanın üzerindeki yazıtın, bir tamir yazıtı olduğu yazılı bilgilerden anlaşılmaktadır.
Tecdid kıldı bin iki yüz seksen altıda,
Aşhaneyi bu tak-u revak-ı Hasan Dede. 1286 (1869)

İkinci Avlu'da havuz ve Arslanlı Çeşmeden başka, Tekke Camii, Aş Evi, Mihman Evi, Kiler Evi, Meydan Evi ve Dedebaba köşkleri bulunmaktadır.

Cleric
15.03.2006, 14:15
AŞ EVİ:
Aş Evi'ne iki kanatlı genişçe bir kapıdan girilir. Birbirinin devamı olan iki koridordan geçilerek, asıl Aş Evi salonuna geçilir. Birinci koridorun sağ tarafındaki küçük odada Aş Evi babasının mezarı bulunmaktadır. İkinci koridora açılan kapı üzerinde Arapça metinli 1560 (Hicri:968) tarihli bir kitabe ile karşılaşırız. ikinci kapıdan ikinci bir koridora geçilir. Bu koridorun solunda kiler odaları vardır. Koridorun sonundaki üçüncü kapıdan geçilerek asıl aşhaneye girilir.

Giriş kapısının tam karşısında bulunan büyük ocak üzerinde, Hacı Bektaş Veli'ye gönül verenler ve Yeniçeri Ocağı'nca kutsal sayılan Kara Kazan yer almaktadır. Salonun kuzeybatısındaki bulaşık yıkama yeri ile, bunun yanında bulunan özel tesisatlı Et Soğutma yeri, Aş Evi'nin gözden kaçırılmaması gereken bölümleridir.Giriş kapısının sağ tarafında Aşevi Baba'sının oturduğu ve işlere gözcülük ettiği, geniş oda bulunmaktadır. Aş Evi salonundaki vitrinlerde, aş evi ile ilgili eşyalar sergilenmektedir. Bu eserlerin çoğu Hacı Bektaş Veli Dergahı'nın orijinal eserleridir.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/ea2580f9d1.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/26ac66ccd5.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/f8b76a43bd.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)

http://www.hacibektas.com/clear.gif

CAMİ:
II.Mahmut'un 1826'da Yeniçeri Ocağı'nı kaldırıp, Alevi-Bektaşi Tekkelerini kapatarak, Hacıbektaş'a Nakşibendi Şeyhi atadıkdan sonra 1834 yılında yapılmıştır. Fakat buraya gelen Nakşi şeyhleri daima Bektaşi olmuşlardır. Bunlardan birisi Yahya efendidir. Nakşi şeyhi Said efendi de, Sivas'lı Nebi Dedebaba zamanında, dergaha gelişinden altı ay sonra bektaşi olmuştur.

MİHMAN EVİ (Konuk Evi):
Eskiden tekkeye gelen misafirlerin ağırlandığı yer olarak kullanılmıştır. Mihman Evi iki odalıdır. Birinci oda dikdörtgen biçiminde, olup yüksek küçük pencereleri, gömme dolapları ve bir ocağı bulunmaktadır. İkinci oda girişin sağında tek penceresi ve ocağı bulunan bir odadır. Bugün müze deposu olarak kullanılmaktadır.

http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/33826a9e98.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/1e519c5307.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
MEYDAN EVİ:
İkinci avluya girişin solundaki kemerlerin tam ortasındaki kapıdan Meydan Evi'ne girilir. Giriş kapısı üzerinde bulunan, Hacı Bektaş Veli Dergahının en eski tarihli Arapça kitabesinin tarihi 1367 (Hicri:769)'dir.

Tarikata girme, ikrar verme, nasip alma merasimi ve cem ayinleri bu evde yapılmıştır. Giriş kapısından içeri girilince, iki büyük sekisi olan bir oda ile karşılaşılır. Sekilerin üzerinde halı ve kilimler ile kenarlarda yastıklar; duvarlarda ise, eski yazılı levhalar vardır.

Bu ilk odadan, geniş dört köşe planlı, dört tarafı ahşap sedirli olan esas Meydan Evi odasına girilir. Odanın giriş kapısı karşısında bir ocak vardır. Meydan odasının tavanı, köşeleri bir alttakinin kenarının ortasına gelecek şekilde içiçe kareler şeklindedir. Yontulmuş kalın kirişlerden yapılan ve Kırlangıç Kanadı denilen bu yapı tarzı tavana bir nevi kubbe biçimi vermiştir. Bu şekilde, eski tasavvuf inanışındaki yedi kat gök sembolize edilmiştir. Odanın sedirleri üzerinde desenli kilimler, kilimlerin üzerinde 12 adet makam postu vardır. Horasan postu ile niyaz taşı giriş kapısının sol tarafındadır. Ocağın sağ tarafında "Bektaşi Tahtı" vardır. Ocağın üzerinde, 15. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Hacı Bektaş Veli'nin resmi vardır. Kök boya ile yapılmış olan tabloda, Hacı Bektaş Veli'nin kucağında ceylan ve arslan yan yana bulunmaktadır. Bu tablo Hacı Bektaş Veli'nin barışcı felsefesini yansıtmaktadır. Duvar üzerinde ayrıca Veysel Karani, Hacı Bektaş Veli ve halifeleri, BalımSultan, Sarı İsmail ve Kaygusuz Abdal ile Kazak Abdal'a ait resimler ve çeşitli levhalar asılıdır.

Meydan Evi odasının güney tarafından açılan bir kapıdan, Meydan Evi babasının makam odasına geçilir. Ağır konukların ağırlandığı bu odanın ahşap sedirleri ve dolapları vardır. Tavan Meydan Evi odasının tavanı gibidir. Bu odadan açılan bir diğer kapı ile, ana giriş kapısına kadar uzanan koridora çıkılır. Bu koridorda Bektaşilikle ilgili eserler sergilenmektedir.

Cleric
15.03.2006, 14:20
KİLER EVİ:
Kiler Evi'ne Meydan Evi girişinin sağındaki kapıdan girilir. İki katlı olan Kiler Evi'nin alt katında eskiden Dergahın kasası, kıymetli eşyaları ile yiyecek ve kullanılacak eşyaları muhafaza edilmiştir. İkinci katı ise Dedebaba köşkü olarak kullanılmıştır. Bir süre Kütüphane olarak kullanılan Kiler Evi, günümüzde depo olarak kullanılmaktadır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/279e33f012.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
ÜÇÜNCÜ AVLU:
Bu avluya Altılar Kapısı denilen çift kanatlı bir kapıdan girilir. Kapıdan girilince sağ taraftaki sekiye, Atatürk'ün 23 Aralık 1919 da Dergahı ziyareti esnasında ilk dinlenme yeri olmasının anısına Atatürk büstü konulmuştur. Üçüncü Avluya girince tam karşıda Hacı bektaş Veli Türbesi vardır. Sağ tarafta ise Balım Sultan Türbesi ile derviş ve baba mezarları bulunmaktadır.

http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/45f5cf68de.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/e928b6d9c3.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
PİR EVİ:
Türbenin cephesi, yan yana üç kemer görüntüsündedir. Pir Evi'ne girişi sağlayan ortadaki kemerin üzerinde yan yana üç motif, (Çarkı felek, oniki imamları temsil eden altın yıldız, hilal ortasında teslim taşı) bu motiflerin altında da yine bir teslim taşı bulunmaktadır. Kapıdan, sekiz basamaklı bir merdivenle giriş yapılmaktadır. Merdivenlerden sonraki düzlük kısım sonunda, Pir Evi giriş kapısı önünde, eşik hizasında, Türbenin yapı kalfası Yanko Medyan'ın mezarı olduğu söylenmektedir. Yanko Medyan'ın, çatıda çalışırken ayağı kayarak düştüğü, düşerken de "Yetiş Ya Hz.Pir" diye bağırdığı; bu sırada sanki birisi tarafından tutulmuş gibi yere rahat indiği; Hacı Bektaş Veli'ye bağlandığı ve onun yoluna girdiği; ölünce türbeyi ziyarete gelenlerin çiğneyerek geçecekleri biçimde Pir'in kapısının eşiği altına gömülmeyi vasiyet ettiği söylencesi anlatılır.

Pir Evi girişinin sağ ve solundaki sekilerde, Dergahta hizmet görmüş Babaların mezarları bulunmaktadır. Altı tanesi sağ sekide, altı tanesi de sol sekide bulunan mezarların üstü harç ve sanduka şeklinde yapılmıştır. Sol sekideki mezarlar Hacı Mehmet Baba, Şair Turabi Ali Dedebaba, Kara Baba, Sersem Ali Dedebaba, Vahdeti Baba, Ak Baba'ya; sağ sekideki mezarlar ise Hacı Feyzullah Baba, Halil Dede, Mahmut Baba, Nebi Dede'ye aittir. İki mezarın ise kime ait olduğu bilinmemektedir.

Cleric
15.03.2006, 14:20
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/635545c60d.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
Pir Evi giriş kapısına Ak Kapı'da denmektedir. Selçuklu devrinin motifleri ile süslenmiş mermer bir yapıdır. Kapının üst başı sarkıtlıdır. İki yanında küçük hücreler vardır. Kapı kemerinin yukarı tarafında, kilit taşı üzerine oyulmuş, Selçuklu arması olan çift başlı bir kartal vardır. Onun altına boya ile, ibrik şeklinde, yazıdan bir motif işlenmiştir. Ak Kapıdan iki basamaklı bir merdivenle, sağ tarafında Çilehane (Kızılca Halvet) bulunan loş bir koridora girilir.


http://www.hacibektas.com/clear.gif
ÇİLEHANE (Kızılca Halvet):

Ak kapıdan girilen koridorun hemen sağ tarafında, kalın taşlarla çevrili ufak bir kapıdan girilen Kızılca Halvet, küçük ve karanlık denilecek kadar loş bir odadır. Kızılca Halvet'in güneyinde veoldukça yüksekteki ufak penceresi, içeriye az bir ışık vermektedir. Kızılca Halvet 2 x 3 metre ölçüsündedir. Dergahın en eski yapısı ve çekirdeğidir.
HALVET: Tenha ve kapalı yer. Tanrıya tapınmak için kapanılan hücre.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/343f2f4493.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/fcda8850fa.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)

http://www.hacibektas.com/clear.gif

KIRKLAR MEYDANI:
Genişce olan salonun yüksek tavanı üç kemer tarafından taşınmaktadır. Kemerler arasında ahşapdan yapılmış iki tam ve iki basık kubbe, güneş sembolleri ile süslenmiştir. Oldukça geniş olan Kırklar Meydanı'nı "Hacet (Mürüvet) Penceresi" aydınlatmaktadır.
Kırklar Meydanı'nın doğusunda Resul Bali'nin mezarı ile Horasan Erleri'nin mezarları bulunmaktadır. Mezarların bulunduğu bu seki üzerinde antika saatler, İran Şahı Rıza Pehlevi'nin armağanı olan İran halısı, şamdanlar, levhalar ile ipek seccade ve Kırk Budak Şamdan yer almaktadır. Meydanın Hacet Penceresi önündeki vitrinlerde, Bektaşilikle ilgili eserler sergilenmektedir. Birinci vitrinde, Hz. Ali'nin ceylan derisi üzerine Kufi yazısı ile yazmış olduğu, Kur'anın secde suresinden bir parça; diğer iki vitrinde ise Dergahla ilgili 12 dilimli teslim taşları, bele kuşanılan kamberiyeler, kemer üzerine takılan palenkler, mücerret dervişlerin kulaklarına taktıkları küpeler sergilenmektedir. Duvarlarda ve pano üzerinde ise, yine Dergahla ve Bektaşilikle ilgili levhalar bulunmaktadır. Kırklar Meydanı'nın batı tarafında ise Çelebi mezarları yer almaktadır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
HACI BEKTAŞ VELİ TÜRBESİ:
Kırklar Meydanı'na girişte sağ tarafta bulunan kapıdan Hacı Bektaş Veli Türbesi'ne girilir. Türbe, Hacı Bektaş Veli mimari manzumesinin tibik özellik gösteren kısımlarından birisidir. Kare bir plana sahip türbenin ortasında, Hacı Bektaş Veli'nin, yüksek sandukası bulunmaktadır.
http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/f0c80b1aec.jpg

Cleric
15.03.2006, 14:21
GÜVENÇ ABDAL TÜRBESİ:

Kırklar Meydanı'nın batısındaki sekiden Güvenç Abdal Türbesi'ne girilir. Türbe içinde yan yana üç tane sanduka bulunmaktadır. Bu mezarlar, Güvenç Abdal ile dünya güzeli diye anılan sevdiği kız ve bu kızın hizmetçisine aittir. Bu kısma Kızlar Kümbeti adı da verilir. Bağımsız bir özellik taşıyan türbe, aydınlık ve ferahtır.


http://www.hacibektas.com/clear.gif
http://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/clear.gifhttp://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/2090a3ad37.jpg (http://www.hacibektas.com/hacibektas_veli_muze.0.html#)





BALIM SULTAN TÜRBESİ:
Üçüncü Avlu'nun sağında, piramit külahlı klasik bir türbedir. Bektaşilikte ikinci pir olarak tanınan Balım Sultan'ın, Bektaşi Tarikatının kurulup, genişletilmesinde büyük hizmetleri olmuştur. 1462'de Dimetoka'da doğan ve 1516 yılında ölen Balım Sultan'ın türbesini, Yavuz Sultan Selim'in kumandanlarından Şehsuvaroğlu Ali Bey 1519 yılında yaptırmıştır.
Türbenin içi kare planlıdır. Kuzeyde kardeşi Şah Kalender'in mezarı bulunmaktadır. Türbenin içinde, kollarında ejderler ve buket taşıyan güvercin heykelleri bulunan büyük bir şamdan ile küçük şamdanlar ve kıymetli levhalar yer almaktadır. Türbenin üzerindeki kubbe sekiz köşeli piramit şeklinde ve sivri külahlıdır. Külahın ucuna semaya doğru uçan bir güvercin alemi yerleştirilmiştir.

Kaynak ve Daha detalı bilgi için : http://www.hacibektas.com

Lamekan
15.03.2006, 14:41
Bende bu kopyala yapıştırların sonu gelmeyecek sandım :)

Sağol paylaşım için.

Daha geniş bilgi için www....... com ' a gitmeye gerek kalmamış mübarek :)

Cleric
15.03.2006, 14:45
Bende bu kopyala yapıştırların sonu gelmeyecek sandım :)

Sağol paylaşım için.

Daha geniş bilgi için www.. (http://www..)..... com ' a gitmeye gerek kalmamış mübarek :)

Eyvallah kirve :yamukgul: Sanal olarakda gez vallaha darılırım:p

TIKLA : http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=6347

alevisefa
02.07.2006, 20:59
paylaşım için çok teşekkürler valla böyle bir kaynağa ihtiyacım var ben buraların hepsini gezdim ama birisine göstericem

£LİF
12.10.2006, 14:58
ne yaLan söyLeyim bende bir ara bunun sonu geLmiyecek sandım..Gezip görmüştüm ama uzun zaman olmuş birden o günLer akLıma geLdi.tşk.ederim payLaşımın için

canmustafa
16.10.2006, 21:38
emeğine sağlık hiç gitmedim ama sayende gitmiş kadar oldum teşekkür ederim

eren funda
21.10.2006, 10:07
İnsana GerÇekte Rahat Ve Yakinlik Ve DÜrÜslÜk Hİssİ Verİyor Orasi