Alevimen
24.02.2005, 05:13
Hızır Paşa Sıvas'la Hafik arasında bulunan Sofular köyündenmiş. Bu köy eskiden Alevi köyü imiş sonra ahalisi azmış.
Hızır Paşa köyünden Banaz'a gelmiş. Pir Sultan'ın 'azabı' sonrada müridi olarak bir zaman Banaz'da kalmış.
Pir Sultan' demiş ki: 'Pirim, bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.'
Pir Sultan da: 'Ulan Hızır ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın!', demiş.
Sözün kısasyıla anlatması gerekirse Pir Sultan'ın himmetiyle Hızır ?stanbul'a gitmiş, orada kendini terakki etmiş, nihayet paşa olmuş ve Sıvas'a vali gelmiş. ?lk işi Pir Sultan'ı Sıvas'a huzuruna çağırmak olmuş.
Hızır Paşa eski şeyhine hürmette kusur etmemiş, nefis yemekler ikram etmiş. Pir Sulan bunları yememiş. Paşa bunun sebebini sorunca, Pir Sultan: 'Sen zina ettin, haram yedin, yetimlerin ahını aldın haram para ile yapılmış yemeklerini ben değil, köpeklerim bile yemez.'
Pir Sultan Sıvas'tan, paşanın konağından Banaz'daki iki köpeğine seslenmiş, köpekler gelmişler önlerine Pir Sultan yemek tepsisini sürmüş, köpekler dokunmamışlar bile. Bu hakarete Paşa çok kızmış. Pir Sultan'ı Sıvas'ın Toprakkal'sine hapsetmiş.
Lakin yine olsa, eski şeyhine kıymak istememiş, ona haber göndermiş, huzura çağrmış. 'Eğer içinde ?ah'ın adı geçmeyen üç deme söylersen seni affedeceğim', demiş. Pir Sultan 'peki' demiş ve aşağıdaki üç şiiri söylemiş:
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Gönül çıkmak ister ?ah'in köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali, On iki ?mam aşkına
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd ü amandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım çiğerciğim dağlarım
Yad kaldım şu arada ağlarım
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Ilgın ılgın eser seher yelleri
Yare sleam eyle Urum Erleri
Bize peyik geldi ?ah bülbülleri
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Pir Sultan'ım eydür, mürvetli ?ah'ım
Yaram baş verdi sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılın Kapılar ?ah'a gidelim
--
Kul olayım kalem tutan eline
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
?ekerler ezeyim şirin diline
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Allahı seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol ?ah'a eylerim niyaz
Umarım yıkılsın kanlı Sıvas
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Sıvas illerinde zilim çalınır
Çamlı Beller bölük bölük bölünür
Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir
Kaitp ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Münafıkın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararuban soluyor
Gidi Mervan şad oluban gülüyor
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa!
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasred koydu bizi kavım kardaşa
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
--
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ala gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
?u halkın diline destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Dost elinden dolu içmiş deliyim
Üstü kan köpüklü meşe seliyim
Ben bir yol oğluyum, yol sefiliyim
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış niyazımı kıldırırlarsa
Sizde ?ah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz
Gitti giden ömür, geri dönülmez
Gözlerim de ?ah yolundan ayrılmaz
BEn de bu yayladan ?ah'a giderim
Pir Sultanın'ın böyle meydan okuması Hızır Paşa'yı büsbütün gazaba getirmiş, Pir Sultan'ın asılmasını emretmiş.
Bir gece Pir Sultan'ı asmaya götürmüşler. Darağacına giderken şu şiiri söylemiş:
Bize�de Banaz�da Pir Sultan derler
Bizi�de kem kişi bellemesinler
Paşa hademine tenbih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar
Hüseyin Gazi Sultan binsin atına
Dayanılmaz çarh-ı felek işine
Bizden selam söylen ev halkına
Çıkıp ele karşı ağlamasınlar
Ala gözlüm zülfüm kelep eylesin
Döksün mah yüzüne nikap eylesin
Ali Baba Hak�tan dilek dilesin
Bizi dar dibinde eğlemesinler
Ali Baba eğer söze uyarsa
Emir Hüda�nındır, beyler kıyarsa
Ala gözlü yavrularım duyarsa
Alın çözüp kara bağlamasınlar
Talihim yar olmadı kaddim büküldü
Beyaz vücudumun bendi söküldü
Önüm sıra Kırklar Pirler çekildi
Daha beyler bizi dillemesinler
Ertesi sabah ahali kahvede toplanmış konuşuyorlarmış. Biri demişki: 'Bu gece Pir Sultan'ı Hızır Paşa astırdı.' Başka biri atılmış: '?mkanı yok', demiş 'çünkü ben bu sabah onu Koçhisar yolunda Seyfi-Beli�nde gördüm.'
Diğer biri 'Senin yanlışın var, ben onu Malatya yolunda Kardeşler Gediği'nde gördüm.'
Bir üçüncüsü: 'Yeni-Han yolunda, ?ahna Gediği'nde gördüm'.
Bir dördüncüsüde: �Ben Tavra Boğazı'nda gördüm', demiş. Herkez şaşırmış.
Darağacının bulunduğu yere gitmişler, bakmışlar ki Pir Sultan hırkasını darağacına asmış, kendisi kaybolmuş.
Darağacından inip yola düzülen Pir Sultan�ın peşine 'kasas' (ases)lar düşmüş, onu yakalamak istemişler. O sırada Pir Sultan Kızılırmak üstündeki köprünün öte başına geçmiş bulunuyormuş. 'Eğil köprü' demiş, köprü eğilmiş, suya batmış, asesler köprünün beri yanında şaşa kalmışlar ve bu kerameti gördükten sonra daha bir yapacakları kalmamış, dönmüşler.
Hızır Paşa köyünden Banaz'a gelmiş. Pir Sultan'ın 'azabı' sonrada müridi olarak bir zaman Banaz'da kalmış.
Pir Sultan' demiş ki: 'Pirim, bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.'
Pir Sultan da: 'Ulan Hızır ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın!', demiş.
Sözün kısasyıla anlatması gerekirse Pir Sultan'ın himmetiyle Hızır ?stanbul'a gitmiş, orada kendini terakki etmiş, nihayet paşa olmuş ve Sıvas'a vali gelmiş. ?lk işi Pir Sultan'ı Sıvas'a huzuruna çağırmak olmuş.
Hızır Paşa eski şeyhine hürmette kusur etmemiş, nefis yemekler ikram etmiş. Pir Sulan bunları yememiş. Paşa bunun sebebini sorunca, Pir Sultan: 'Sen zina ettin, haram yedin, yetimlerin ahını aldın haram para ile yapılmış yemeklerini ben değil, köpeklerim bile yemez.'
Pir Sultan Sıvas'tan, paşanın konağından Banaz'daki iki köpeğine seslenmiş, köpekler gelmişler önlerine Pir Sultan yemek tepsisini sürmüş, köpekler dokunmamışlar bile. Bu hakarete Paşa çok kızmış. Pir Sultan'ı Sıvas'ın Toprakkal'sine hapsetmiş.
Lakin yine olsa, eski şeyhine kıymak istememiş, ona haber göndermiş, huzura çağrmış. 'Eğer içinde ?ah'ın adı geçmeyen üç deme söylersen seni affedeceğim', demiş. Pir Sultan 'peki' demiş ve aşağıdaki üç şiiri söylemiş:
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Gönül çıkmak ister ?ah'in köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali, On iki ?mam aşkına
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd ü amandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım çiğerciğim dağlarım
Yad kaldım şu arada ağlarım
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Ilgın ılgın eser seher yelleri
Yare sleam eyle Urum Erleri
Bize peyik geldi ?ah bülbülleri
Açılın kapılar ?ah'a gidelim
Pir Sultan'ım eydür, mürvetli ?ah'ım
Yaram baş verdi sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılın Kapılar ?ah'a gidelim
--
Kul olayım kalem tutan eline
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
?ekerler ezeyim şirin diline
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Allahı seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol ?ah'a eylerim niyaz
Umarım yıkılsın kanlı Sıvas
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Sıvas illerinde zilim çalınır
Çamlı Beller bölük bölük bölünür
Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir
Kaitp ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Münafıkın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararuban soluyor
Gidi Mervan şad oluban gülüyor
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa!
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasred koydu bizi kavım kardaşa
Katip ahvalimi ?ah'a böyle yaz
--
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ala gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
?u halkın diline destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Dost elinden dolu içmiş deliyim
Üstü kan köpüklü meşe seliyim
Ben bir yol oğluyum, yol sefiliyim
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış niyazımı kıldırırlarsa
Sizde ?ah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan ?ah'a giderim
Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz
Gitti giden ömür, geri dönülmez
Gözlerim de ?ah yolundan ayrılmaz
BEn de bu yayladan ?ah'a giderim
Pir Sultanın'ın böyle meydan okuması Hızır Paşa'yı büsbütün gazaba getirmiş, Pir Sultan'ın asılmasını emretmiş.
Bir gece Pir Sultan'ı asmaya götürmüşler. Darağacına giderken şu şiiri söylemiş:
Bize�de Banaz�da Pir Sultan derler
Bizi�de kem kişi bellemesinler
Paşa hademine tenbih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar
Hüseyin Gazi Sultan binsin atına
Dayanılmaz çarh-ı felek işine
Bizden selam söylen ev halkına
Çıkıp ele karşı ağlamasınlar
Ala gözlüm zülfüm kelep eylesin
Döksün mah yüzüne nikap eylesin
Ali Baba Hak�tan dilek dilesin
Bizi dar dibinde eğlemesinler
Ali Baba eğer söze uyarsa
Emir Hüda�nındır, beyler kıyarsa
Ala gözlü yavrularım duyarsa
Alın çözüp kara bağlamasınlar
Talihim yar olmadı kaddim büküldü
Beyaz vücudumun bendi söküldü
Önüm sıra Kırklar Pirler çekildi
Daha beyler bizi dillemesinler
Ertesi sabah ahali kahvede toplanmış konuşuyorlarmış. Biri demişki: 'Bu gece Pir Sultan'ı Hızır Paşa astırdı.' Başka biri atılmış: '?mkanı yok', demiş 'çünkü ben bu sabah onu Koçhisar yolunda Seyfi-Beli�nde gördüm.'
Diğer biri 'Senin yanlışın var, ben onu Malatya yolunda Kardeşler Gediği'nde gördüm.'
Bir üçüncüsü: 'Yeni-Han yolunda, ?ahna Gediği'nde gördüm'.
Bir dördüncüsüde: �Ben Tavra Boğazı'nda gördüm', demiş. Herkez şaşırmış.
Darağacının bulunduğu yere gitmişler, bakmışlar ki Pir Sultan hırkasını darağacına asmış, kendisi kaybolmuş.
Darağacından inip yola düzülen Pir Sultan�ın peşine 'kasas' (ases)lar düşmüş, onu yakalamak istemişler. O sırada Pir Sultan Kızılırmak üstündeki köprünün öte başına geçmiş bulunuyormuş. 'Eğil köprü' demiş, köprü eğilmiş, suya batmış, asesler köprünün beri yanında şaşa kalmışlar ve bu kerameti gördükten sonra daha bir yapacakları kalmamış, dönmüşler.