özcan gülüm
18.03.2006, 15:32
ssssssssssssssssssssssssss
|
Orijinalini görmek için tıklayınız : F Tİpİ Ceza Evİnden Gelen Bİr Mektup özcan gülüm 18.03.2006, 15:32 ssssssssssssssssssssssssss Balta 18.03.2006, 15:39 Değerli Can; daha önce bende Ölüm oruçları ve Tecrit konulu bir forum açmışi ve buna benzer bir mektubu yayınlamıştım. Duyarlı olmamız gereken bir konu diye düşünüyorum. Bu insanlar bizim insanlarımız ama onları insansızlaştırmaya çalışanlara karşı olmalıyız. özcan gülüm 18.03.2006, 15:45 evet aynen ama insanalrımız çok duyarsız Balta 18.03.2006, 15:47 evet aynen ama insanalrımız çok duyarsız Sabırlı ol, ama belli konuda katılıyorum çünkü kavramlar o kadar değişti ki insanlar şu anda dostu düşmanı birbirine karıştırıyor. manifesto 18.03.2006, 15:48 Allah Kurtarsın, F tipi E tipi yada A tipi oralarda yatanlar Mahkumlar masum insanlar değil. Ama her insanın dramı vardır, dışarıda daha çok dıram yaşanıyor bilmem farkındamısınız..... özcan gülüm 18.03.2006, 15:53 f tipi ceza evlerinden yatanlar düşünceleri yani taşıdığı idolojisi için yatıyorlar yani hırsız tecavüzcü değiller yani onalrı diğer yatan mahkumlarla karışma dost cafer ceyhan 18.03.2006, 21:35 [quote=Balta]Değerli Can; daha önce bende Ölüm oruçları ve Tecrit konulu bir forum açmışi ve buna benzer bir mektubu yayınlamıştım. Duyarlı olmamız gereken bir konu diye düşünüyorum. Bu insanlar bizim insanlarımız ama o nları ins ansızlaştırmaya çalışanlara karşı olmalıyız.[/quo te] aynen sana katiliyorum gercekten ölüm oruclari gündemden cikti yüzlerce gencimiz ölüyor bunlara nassil yardimci olabiliriz bilmiyorum saygilar özcan gülüm 19.03.2006, 18:52 belki az cok tanıyorsunuz, belki de hicbir fikriniz yok. belki de yasamınızın bir doneminde bizlerle kesisti yollarınız, belki bir arkadasınızdan biliyorsunuz ya da bir akrabanızdan dolayı tanıyorsunuz bizleri. bu mektupta asıl yazacaklarımıza gecmeden once bir de biz kısaca tanıtalım kendimizi. kimimiz onsekizindeyiz, kimimiz elli yasını gectik. kimimiz issizdik, kimimiz mühendis; kimimiz isci, memur; kimimiz ogrenci, isportacı, esnafız. neden burada yattıgımızı da, neden hapishanede oldugumuzu, "suc"umuzu da bilmek hakkınız. kimimiz sendikalarda, derneklerde, meslek odalarında orgütlendik; kimimiz gecekondu yıkımlarına direndik; kimimiz polisin terorüne, baskısına, hukuksuzluguna karsı boyun egmedik, karsı koyduk. ancak hepimiz, imf'nin, dünya bankası'nın somürü politikalarına, ab'nin ve abd'nin kuklası haline gelen, ulusal onurumuzu ayaklar altına alan iktidarlara karsı cıktık. haklarımız ve ozgürlüklerimiz icin mücadele ettik. sonucta buradayız. asıl konumuza gelelim. f tiplerini ne kadar biliyorsunuz? tecrit iskencesi nedir, hic duydunuz mu? bilmiyoruz... ama almanya'daki nazi kamplarını duymussunuzdur. ya da bugünün dünyasında abd'nin guantanamo'daki hapishanesini veya irak'taki ebu gureyb hapishanesi'ni mutlaka duymus olmalısınız. iste ülkemizdeki f tiplerinin de o nazi kamplarından, guantanamo ve ebu gureyb'lerden farkı yoktur. türkiye'deki f tipleri 19 aralık 2000'de 28 tutuklunun yakılarak, kursunlanarak oldürüldügü, yüzlercesinin yaralandıgı "hayata donüs" operasyonunun ardından acıldı. besinci yılına giren f tiplerindeki uygulamalar soyle: - f tiplerine gelen herkes daha once elle ve elektronik cihazlarla defalarca aramadan gecirilmesine ragmen giriste atlet ve külotunuz da üzerinizde kalmayacak sekilde cırıl cıplak soyulur. dayatılan bu onursuz ve ahlaksız aramaya direnirseniz, dayak yersiniz. - hastane ya da mahkemeye gidip gelirken daha hapishaneden cıkmadan gidiste bes, donüste bes kez olmak üzere tam on kez aramadan gecirilirsiniz. - kaldıgınız hücreler tek ya da üc kisiliktir. tek kalıyorsanız hic kimseyle, üc kisi kalıyorsanız yanınızdaki iki kisi dısında - gardiyanlar haric- kimseyle konusamaz, kimsenin yüzünü bile goremezsiniz. hastane ve mahkemelere götürülürken bile hücrelere bolünmüs araclarla götürülürsünüz. - mahkemeye sunacagınız el yazısı savunmanız once hukuki bir bilgi ve yetkiye sahip olmayan gardiyanlar tarafından denetlenir. gardiyanlar tarafından "sakıncalı" bulunmaz ve "olur" denilirse dilekcenizi mahkemeye ulastırabilirsiniz. yoksa el konulur. - avukatınızla gorüsmeye giderken yanınıza kagıt kalem almanız yasaktır. hücrenizden en fazla elli adım uzaklıktaki avukat gorüsüne giderken, gidis ve donüste tam üc kez aranırsınız. - bir haksızlıga ugradıgınızda verdiginiz dilekcenin akıbetini bilemezsiniz. isleme konulup konulmadıgını ogrenmek icin bile dilekce üstüne dilekce yazmak zorundasınız. (ek bilgi; dort yıldır f tiplerinden verilen onbinlerce suc duyurusu dilekcelerine ragmen ne uygulamalar degismistir, ne de keyfi dayatmalarda bulunan tek bir gorevli cezalandırılmıstır. keza gelen ve giden mektuplarımızın da akıbeti belli olmaz, tıpkı dilekcelerimiz gibi... - acil ve hayati rahatsızlıkları nedeniyle revire cıkmak isteyip de "doktor carsıda", "doktor uzmanlık sınavlarını kazanıp gitti" cevaplarıyla doktor yüzü gormeden olenler veya bizzat "doktor" tarafından hastaların kovulması f tiplerinin "sıradan" olaylarıdır. f tiplerindeki tecrit uygulamalarını daha da uzatabiliriz. hem de sayfalarca. ama gerek yok. sanırız aktardıgımız bu birkac madde bile yeterince anlatıyor tecriti. ve simdi yeni ceza infaz kanunu (cik) ile bütün bu yasadıklarımız, maruz kaldıgımız tecrit iskencesiyle sessiz sedasız hücrelerimize gomülmek istemiyoruz. yeni cik'in tek bir maddesi degil, bastan sona bütün maddeleri incelendiginde tecrit iskencesinin, hukuksuzlugunun yasal uygulamalar haline getirildigi gorülecektir. bu mektubu, bilmediginiz, duymadıgınız ya da simdiye kadar da yanlıs bilgilendirildiginiz f tipleri, tecrit ve yeni cik konusunda gercekleri bir de bizden ogrenin diye yazdık. ama sadece bu gercekleri bilesiniz, ogrenesiniz diye degil. bu gercekleri baskalarına da aktarmanızı istiyoruz. f tiplerindeki tecrite ve bu tecriti yasal bir uygulama haline getirecek olan yeni cik'e karsı cıkmanızı istiyoruz. isterseniz once dile getirdigimiz bu gercekleri arastırın, sorusturun; biz burada soyledigimiz her cümleyi dilerseniz belgelerle, tanıklarla kanıtlayabiliriz. bize yazmanız, sormanız yeterli. ancak bu soylediklerimizin gercek olduguna inanır, ikna olursanız bir sorumluluk da yüklenmis olacaksınız. her seyden once vicdanen, adalet duygunuza karsı bir sorumluluktur bu. kendinize karsı duydugunuz ya da duyulmasını istediginiz saygının zedelenmemesi icin bu sorumlulugu yerine getirmelisiniz. "bana ne" dediginizde bilin ki, en basta insanlıgınızdan bir seyler kaybetmis olacaksınız. biliyoruz, belki agır bir itham oldu ama ne yazık ki boyle olacaktır. düsünün... ve unutmayın, 20 ekim 2000'de f tipleri ve tecrite karsı baslatılan olüm orucunda simdiye kadar 119 insan oldü. 600'den fazla insan sakat kaldı. ve besinci yılında halen sürüyor bu direnis. halen olüm doseginde tecritin kaldırılması icin direnenler var. belki ilk defa duydunuz, belki de gormek, duymak istemediginiz bu gercekle bir kez daha karsılasmıs oldunuz bu satırlarla. sonuc olarak istesek de istemesek de, bir direnis yontemi olarak dogru ya da yanlıs da bulsanız, olümlerin yasandıgı ve devam ettigi gercek'tir. ve bilirsiniz ki, kimse durduk yerde olmez, olemez. tecrit denilen politikanın nasıl bir sey oldugunu anlamanız icin hatırlatmak istedik bunu da. bu mektubumuzla bir zincir olusturmak istiyoruz. tecrit denilen karanlık kuyuda bogulmak istenenleri bogdurmamak icin uzatılan bir zincir olsun bu. bu zinciri olusturmak icin; mektubumuzun fotokopilerini cekerek tanıdıklarınıza, esinize dostunuza postalayabilirsiniz; mektubumuzu internet ortamında dagıtabilirsiniz; sendikacıysanız ya da bir dernekteyseniz panonuza asabilirsiniz; gazeteciyseniz kosenizde yer verebilirsiniz, haber yaptırabilirsiniz; ev kadınıysanız misafirlerinize okutabilirsiniz; esnafsanız isyerinize asabilirsiniz; milletvekiliyseniz meclis kürsüsünden okuyabilirsiniz; bu mektubu bir gazete ya da dergide okuduysanız küpürü kesip cüzdanınıza koyup yakınlarınıza okutabilirsiniz... kısacası sozlü ya da bu haliyle yazılı olarak elden ele, kulaktan kulaga bir zincir olup ulasmalı bu gercekler. insan düsüncesinin baskı ve zorla yokedilmesine karsıysanız, iskenceye, haksızlıklara ve adaletsizliklere karsıysanız, insanın sadece mezarda yalnız kalabilecegine inanıyorsanız ve tecrit denilen bu silahın bir gün size de yonelmesini istemiyorsanız bu zincire bir halka da siz ekleyin! f tiplerinde tecritin kaldırıldıgı, olümlerin durduruldugu günlerde gorüsmek umuduyla hoscakalın. barış60 12.04.2006, 22:26 Arkadaşlar bırakın bunları bunlar cok mu masum insanlar, benim askerime, benim polisime, benim iş adamıma, benim sırdan vatandaşıma kurşun sıkan bunlar değil mi???Hangi çagda yaşıyoruz ki fikirler artık silahla, kanla, kurşunla başkalarına empoze edilsin...Bu benim şahsi fikrim katılan katılır katılmayan katılmaz bunlara f tipi cezaevi bile cok fazla... SAYGILARIMLA deniz gibi 12.04.2006, 22:44 şu alaycı tavrını değiştirmeni öneririm e tipi f tipi a tipi ceza evleri benzetmen hiç hoş değil sapla samanı bir birinden ayırmalısın. kimin neyi ne için yaptığı önemlidir. benimsemezsen bile saygı duy... saygılar. umut_121 12.04.2006, 23:31 Allah Kurtarsın, F tipi E tipi yada A tipi oralarda yatanlar Mahkumlar masum insanlar değil. Ama her insanın dramı vardır, dışarıda daha çok dıram yaşanıyor bilmem farkındamısınız..... Sayın Manifesto, Masumiyet görecelidir yani Birilerine ters geldiği için en doğal hakkını bile savunan bi insanın davası masumane görülmeye bilir hiçbir şekilde işlediği şuç ne olursa olsun F tipi insanlık suçudur. izolasyonlar, tecritler, insanları susturmaya çalışma, yok etmeye çalışma, ölüme terketmeye çalışma, insalık suçudur ve olmaya devam eddecektir. İnsalık suçu işleniyor ama İnsanlık uyuyor sanırım tek sorun orda hasandağı 13.04.2006, 14:02 Ölüm hücrelerini yıkıp tutsakları özgür bırakmalıyız. " O duvar, duvarınız vız gelir bize vız." sevilkipirti 13.04.2006, 14:19 Allah Kurtarsın, F tipi E tipi yada A tipi oralarda yatanlar Mahkumlar masum insanlar değil. Ama her insanın dramı vardır, dışarıda daha çok dıram yaşanıyor bilmem farkındamısınız..... sevgili arkadaşım; bahsettiğiniz mahkumların birçoğu dışarıdaki dramın farkında olan, bu dramın engellenebilmesi için çaba sarfeden insanlardır. f tipindeki yanlış uygulamalarda bu insanları susturabilmek içindir. bilmem farkındamısınız.... Azrail 13.04.2006, 21:15 Allah Kurtarsın, F tipi E tipi yada A tipi oralarda yatanlar Mahkumlar masum insanlar değil. Ama her insanın dramı vardır, dışarıda daha çok dıram yaşanıyor bilmem farkındamısınız.....haklısın manifesto, sana katılıyorum dostlar 14.04.2006, 09:45 Özgürlüğün Ferhatıyız sevdamız kalmaz yarına Zindanıda dağlarıda delip gecen yürek bizim.... kızılgüneş 05.06.2007, 11:34 Gencecİk İnsanlarimiz DüŞünen İnsanlarimiz Orada Yok Edİlİrken Sİndİrİlİrken Bu ülkeyİ Soyanlar Katlİamlar Yapanlar KöŞklerde Yada KöŞke Cevrİlen Hüçrelerİnde YaŞiyorlar Bu çelİŞkİ Düzenİ Yikilmalidir F Tİpİndekİlere Suçlu Dİyenler Yillarca Katlİam Yapanlar ödüllendİrİldİ Buna Nasil Bİr Tepkİ Verdİnİz Oradakİ İnsanlar ülkelerİnİ ,halklari KarŞiliksiz Sevdİ Tek Suçlari Kapİtİlİst Düzene Alet Olmamak, DüŞünmek, üretmek... cansivaslım 05.06.2007, 11:42 Bizim Mahalleyi Teroristler Bastı, Ya Sizinkini? Bizim mahallemizi teröristler bastı. Sultan Abla'yı Barış Abiyi öldürdü. Hakkı'yı Eylem'i ise ateşlerle yakmışlar. İnsan yakılır mı? Ama onlar insanları yakmışlar. Arzu abla dumandan boğularak ölmüş. Hani upuzun sakalları olan Dursun Abi var ya o bayılmış. Az daha o da ölüyormuş dumandan. Evde yangın çıkmış. Ben gidecektim Sultan Abla'nın yanına ama annem göndermedi. Benim kocaman silahım vardı. Bi vurdum mu... Onlar ölünce ben çok ağladım o kadar çok ağladım ki... Sultan Abla'mın başından kan sızıyordu. Ben gidecektim kurtarmaya ama annem göndermedi. Biz o yaktıkları eve hep giderdik. Orada oruç tutuyorlardı. Zehra Abla o evde öldü, Şenay Teyze ve Gülsüman Teyze de o evde öldü. Pınar'la Erdem'in annesiydi Şenay Teyze. Erdem benim arkadaşım. Galatasaray'ı tutuyor, ben Fenerliyim. Bazen maç ederdik mahallede. Biz onları yenerdik hep. Erdem duysa bu söylediğimi bana yine 'Atma oğluuum, biz sizi yendik' der. Ama siz ona inanmayın biz onları yendik maç yaparken. Şenay Teyze öldükten sonra da Erdem'le Pınar hep evlerine gittiler. Benim annem ölse ben her gün ağlardım. Onlar çok ağlamadılar. Bir keresinde annesi ölüm orucundayken Erdem bahçedeki bütün lahanaları yolmuştu. 'Madem yemiyorsunuz ben de hepsini yolarım' demişti. Erdem'in bisikleti var. Beni de bindirdi. Devrim olduktan sonra bütün çocuklara bisiklet alacaklarmış. Hakkı Abi bir keresinde öyle söyledi. Bütün çocuklar doya doya süt içeceklermiş. Ben sütü hiç sevmem. İçmemki ben süt. Bana bisiklet alsınlar devrim olunca. Ama Devrim öyle kolay olmazmış. Cephe vuracakmış sonra devrim olacakmış. Çok büyük bir şeymiş devrim kocaman... Benim bir arkadaşım var, adı Devrim. Koşu yapınca ben onu geçiyorum. Pınar'la Erdem Anneleri öldükten sonra diğer Abla ve abilerinin yanından hiç ayrılmadılar. Şenay Teyze öyle istermiş. O evde bir de Hülya Teyze vardı. O da öldü açlıktan. Yani oruçtan. Hülya Teyze mahallenin bütün çocuklarını çok severdi. Bize hep eti puf, bisküvi ve gofret dağıtırlardı. Bunları hep Hülya Teyze dağıttırırmış. Ama hiç dondurma dağıtmadılar. Dağıtırlar diye bekledim ama hiç dağıtmadılar. Hülya Teyze'den istesem bana alırdı ama onunda canı ister diye söylemedim. Çünkü onlar oruç tutarken hiçbir şey yemiyorlar. Bizim mahallemize polisler geldi o gün biliyor musunuz? Babam evde yoktu. Annem de komşuya gitmiş. Ben de sokakta top oynayacaktım. Barikatçıların yanına gittim. Akşamları ateş yakıp türkü söylerdi barikatçılar. Hep çevre evlerden barikatçılara yemek götürürlerdi. Biz ne zaman evin önünde oynasak bize gürültü yapmayın direnişçiler sesten rahatsız oluyor derlerdi. O gün polisler geldi işte. Yüzlerinde maskeler vardı terörislerin. Ben korktum. Korktum ama kimseye korktuğumu söylemedim. Ben barikatçıların yanındayken terörislerin mahalleye geldiğini anlayan annem koşa koşa geldi ve beni hemen eve götürdü. Kapıyı da üzerimden kilitledi sonra kendisi barikatların oraya gitti. 'Korkma' dedi giderken. 'Dışarı çıkarsan bacaklarını kırarım' dedi bir de. Dışarıya çıkamadım. öyle bir siren çaldıki arabalar, sanki kulaklarımı delecekti o ses. Divanın altına saklandım ama bunu kimseye söylemedim siz de söylemeyin. Sonra bizim barikatçılar slogan attılar. Hep bağırdılar. Polise taş attılar. Bir de molotof. Ama polis onlara silah sıktı. Bir de eve bir sürü bomba atmışlar. İşte o yüzden yangın çıkmış. Bizim mahallemiz çok güzeldi, onlar gelmeden önce. Her yerde oynar her sokakta koşar, top oynar, maç ederdik. Böyle her tarafta polisler yoktu. Bize hadi evinize gidin deyip küfür edenler yoktu. Ben polisleri hiç sevmem. Onlar Sultan Abla'yı öldürdüler. Bizim barikatçılar da hiç sevmez polisleri. Bir keresinde ben de polise taş attım. Yine atacağım. Geçen gün bir tanesi bana çukulata verdi almadım. Sevmek istedi gitmedim. Ona hıyar dedim annem bu lafa çok kızdı. Biz bu mahalleye taşındığımızda ben daha doğmamışım. Ablam ve abim daha küçükmüş o zaman. Ben bu mahallede doğmuşum. Bizim evimizi annem ve babam kendileri yapmış. önce bir oda yapmışlar sonra diğer odaları yapmışlar. Bizim köyümüz buradan çok uzakmış. Ben daha küçükken köye gittim. Bir daha gitmedim. Ben mahallemizi çok seviyorum. Mahallemizde bir eve karakol yaptılar. Karakol polislerin evi demekmiş. Babam öyle dedi. Ama bu karakollarda insanları dövüyorlar, işkence ediyorlar. Biz evimize geleni dövmüyoruz... Mahallemize o karakolu açtıkları zaman bir tane şişko adam gelip evin önündeki sandalyeye oturdu. Gazetecilere bir şeyler anlattı. Bu adamı daha önce hiç görmemiştim. Bize yardım edeceğini bundan sonra mahallemize hizmetler getireceğini söylüyor. Mesela çocuklar için park ve spor tesisi yapacakmış. Üstemem. Hakkı abi bana devrimden sonra bisiklet alacak. Bende Erdem'i bindireceğim bisikletime çünkü o da beni bindirdi. Adam diyor ki size hizmet getiririz, bu evlerin tapusunu size veririz. Ama bundan sonra terör örgütlerine yardım yapmayın diyor. Ben o güne kadar bizim mahallede hiç teröris görmedim. Ama terörisler herhalde bizim barikatçılara kurşun atan adamlardır. Terörisler kan döker diyordu o adam. Doğru söylüyor. İşte o gün mahallemizi basan maskeli ve eli silahlı adamlar o şişko adamın bahsettiği terörisler olmalı. Biz onlara yardım eder miyiz hiç... Geçen gün annemden su istediler annem su vermedi. Onlar da bakkaldan şişe suyu aldılar. Polislerin bir de panzerleri var. Bundan yıllar önce yine böyle bu panzerlerinden biriyle benim kadar bir çocuğu ezmişler polisler. Çocuğun adı Sevcan'mış. öldüğünde yedi yaşındaymış. Sevcan da benim gibi burada doğmuş. Sevcan'ı panzer dedikleri polis arabası ezmiş. Bizim barikatçıların polis arabasına molotof atmalarının nedeni buymuş. çocukları ezmesin diyeymiş. Sevcan ölmüş panzer ezince. O zaman yine karakol yapmışlar mahallede. İşte bu panzer dedikleri o karakolun bahçesinde dururmuş. Sevcan'ın şarkısı bile var. Şişko adam çayı höpürdeterek içiyor. Ben yemek yerken ağzımı şapırdatsam babam kızar. Şişko adama kimse kızmıyor herhalde. Ben çok kızıyorum. Bizim mahallemizi terörisler bastı. Her mahallede var mı? Sizin mahallenizde de var mı terörisler? Varsa siz de kovun onları mahallenizden. Şişko adam öyle söylüyor. Ekmek vermeyin onlara. Çünkü o terörisler panzerleriyle çocukları eziyor, silahlarıyla adam öldürüyorlar... Dikkat edin yüzlerinde maskeleri var. Hemen tanırsınız görünce... Onlara sakın mı sakın yardım etmeyin emi? komunal.net // eylemm 'den alintidir İNANCIMIZ SONSUZ KARARIMIZ KESİNDİR. Özgür tutsaklar olarak, her birimiz devrim için yola çıktığımızda, bir söz verdik: Son nefesimize kadar halkımızın kurtuluşu için mücadele edeceğimize, son nefesimize kadar devrim ve sosyalizme bağlı kalacağımıza and içtik. F Tipi Hapishaneler ve TECRİT politikasıyla, bize bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizmi savunmaktan vazgeçmemizi dayattılar. Kabul etmedik. Bizi teslim almak, düşüncelerimizi inkar etmemizi sağlamak için katliam düzenlediler. Düşüncelerimizden vazgeçmedik. F Tipi Hapishaneler ve TECRİT’e karşı direnşlerde yanınızdayız. özcan gülüm 27.04.2008, 15:51 bu sitede bana dair hiçbir yazı kalmasını istemiyorum ondan hepsini sildim hepsini kazana at Bakır 27.04.2008, 15:57 bu sitede bana dair hiçbir yazı kalmasını istemiyorum ondan hepsini sildim hepsini kazana at neden tüm yazılarını siliyorsun ki.... bunları sana yaptıran bir sebep olsa dahi bu şekilde muhalefet edilmez..... kocaseyid 27.04.2008, 17:18 selam erenlere olsun yüce ALLAH insanı en şerefli yaratık olarak yaratmıştır ben 3 yılyattım aylarca hücrede kaldım insan kendi belibir müddet sonra insan insan olduğunu unutuyor ey insanlar müslüman müslümanı öldüremez müslümanın müslümana kanı malı namusu haramdır onun için derimki gelin canlar bir olalım kafiri bertaraf edlim alican19 27.04.2008, 18:31 f tipi ceza evleri teröristlerin vede organize suç işleyen kişilerin konulduğu ve mahkumlarla vede ceza infazcılarla konuşmasını engelleyen ceza evi sistemi f tipi cezaevleri yapılış sebebi ceza evlerinde yapılan işkencenin durdurulması zira koğuş sisteminde elini kolunu sallıyarak infazcı suçluyu alıp götürebilirken f tipi sistemde bu kadar basit gerçekleşmemekte f tipi sistem ceza evi güvenliğini bozan isyanları önlemek için türkiye de uygulanmıştır avrupanın neredeyse tüm ceza evlerinde bu sistem bulunmaktadır türkiyedede bu sistemin uygulandığı cezaevlerinde isyanlar çok düşmüştür buda can kaybını engellemiştir kısacası ben bunda bir hata göremedim Bakır 27.04.2008, 21:14 f tipi ceza evleri teröristlerin vede organize suç işleyen kişilerin konulduğu ve mahkumlarla vede ceza infazcılarla konuşmasını engelleyen ceza evi sistemi f tipi cezaevleri yapılış sebebi ceza evlerinde yapılan işkencenin durdurulması zira koğuş sisteminde elini kolunu sallıyarak infazcı suçluyu alıp götürebilirken f tipi sistemde bu kadar basit gerçekleşmemekte f tipi sistem ceza evi güvenliğini bozan isyanları önlemek için türkiye de uygulanmıştır avrupanın neredeyse tüm ceza evlerinde bu sistem bulunmaktadır türkiyedede bu sistemin uygulandığı cezaevlerinde isyanlar çok düşmüştür buda can kaybını engellemiştir kısacası ben bunda bir hata göremedim senin gibi düzen sevdalıları,faşist,kapitalist uşakları f tiplerinde hata görmemeniz normal.çünkü siz barbarlık yanlıları,barbarlık haricinde gözleriniz birşey görmüyor.siz f tipi hapishane avukatları oradaki barbarlığı da görmemeniz normal.tüm avrupada varmış.f tipi hapishaneyi överken içindeki insanları ve yaşadıklarınıda bilsen ya..tabi senin için duvar,tel örgü insanlardan daha değerli... |