Oli
19.03.2006, 16:52
Forumda daha çok ayrıldığımız hususları tartışıyoruz.. mesela islamın içinde miyiz, dışında mıyız? konusunda sürekli bir ayrılık var... Tv de olsun başka ortamlarda olsun daha çok bu yöne vurgu yapılıp siz daha kendi içinizde birlik değilsiniz devletten ne istiyorsunuz deniyor. Bu durum Aleviforumda da bazı sünnilerce sizin aranızda çok fazla ayrılık var diye düşünülmesine olanak veriyor. Daha doğrusu devlet ve sünni bakış açısında Aleviler kendi içinde dahi ayrılıklar nedeniyle biraraya gelemez olarak tarif ediliyor. Bu durum Kürtler içinde hep söylene geldi... mesela sizin diliniz yok kendi içinizde bir değilsiniz denildi. Bu durum bence normal çünkü aleviliği temsil edecek resmi bir kurum bir devlet hiç olmadı.
Aslına bakarsak Aleviler temel alevilik değerlerinde hiçbir ayrılık yaşamamaktadır. Ayrıldığımız noktalar daha çok inancı oluşturan gelenekleri, ibadetleri, yaşayışı tek tek ele aldığımızda değilde bu inançları tümevarım yöntemiyle ele aldığımızda ortaya çıkıyor. Yoksa alevilikte hac vardır, sünnilerdeki gibi namaz vardır diyen kişi sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Cem ibadeti konusunda tereddütsüz tüm aleviler paralel görüştedirler. Yine Hz.Ali ve Ehlibeyt hususunda aleviler yüzde yüz birleşmektedir.
Tümevarım-tümdengelim metotları ile aleviliği değerlendirirken bazı arkadaşlar tümdengelim'i kullanıp müslümanız o halde alevilik müslümanlık gibi olmalı diyerek aleviliği müslümanlığa veya sünniliğe yaklaştırma niyetinde.
Tümevarım'ı kullananlar ise ya tek tek islama uyan yönlerimizi genelleme gayretinde veya islamla bağdaşmayan yönlerimizi genellemekte.
Bu yaklaşımlar aramızda ayrılık varmış gibi anlaşılmasına sebep olmakta. Yoksa aleviler alevi gibi yaşayıp ne tümevarım ne de tümdengelim yöntemleri ile aleviliğin teorisini kurmaya çalışmasa bu tür bir sorunla karşılaşmayacağız.
bu konuda en tipik hata cem vakfının kuruluşu olan ALEVİ-İSLAM diye başlayan kuruluşu ile daha fazla su yüzüne çıkıyor. Tek tek islamız veya islam değiliz diye düşünüyorsak bile ALEVİLİK diye tanımladığımız inancı sadece ALEVİLİK diye kullanmamak en kritik hatadır. Bu yaklaşım ayrılıkları körüklemekten başka bir vazife göremez.
Atalarımız Aleviliği bir yaşam biçimi ve inanç bütünü olarak sürdürken hiçbir zaman içiyiz-dışıyız gibi ayrımlardan hareket etmedi sadece bu inancı günümüze taşıma yöntemlerini geliştirdi.
Sadede gelirsem...Alevilerin ayrıldığı noktaların daha çok genelleme sorunlarından kaynaklandığı açık. Sünnilerin arasındada türlü türlü fraksiyonlar olmasına rağmen belkide Aleviler Sünnilerden daha az bölünmüş olsada haksız olarak Alevilik çok parçalıymış gibi değerlendirmek hata olur. Dediğim gibi aleviliğin yegane sorunu genelleme sorunlarıdır.
Bu konuya yazacak arkadaşlardan ricam ayrıldığımız noktaları değilde birleştiğimiz noktaları yazmalarıdır.
NOT: 1-yazıda tam ifade edemediğim noktaları tartışma ortamı olursa ifade edicem...
2-alevilerin aleviler ile birleştiği noktalardan bahsediyorum, sünniler ile değil (zaten sünniler ile birleşmek ne mümkün:sas )
Aslına bakarsak Aleviler temel alevilik değerlerinde hiçbir ayrılık yaşamamaktadır. Ayrıldığımız noktalar daha çok inancı oluşturan gelenekleri, ibadetleri, yaşayışı tek tek ele aldığımızda değilde bu inançları tümevarım yöntemiyle ele aldığımızda ortaya çıkıyor. Yoksa alevilikte hac vardır, sünnilerdeki gibi namaz vardır diyen kişi sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Cem ibadeti konusunda tereddütsüz tüm aleviler paralel görüştedirler. Yine Hz.Ali ve Ehlibeyt hususunda aleviler yüzde yüz birleşmektedir.
Tümevarım-tümdengelim metotları ile aleviliği değerlendirirken bazı arkadaşlar tümdengelim'i kullanıp müslümanız o halde alevilik müslümanlık gibi olmalı diyerek aleviliği müslümanlığa veya sünniliğe yaklaştırma niyetinde.
Tümevarım'ı kullananlar ise ya tek tek islama uyan yönlerimizi genelleme gayretinde veya islamla bağdaşmayan yönlerimizi genellemekte.
Bu yaklaşımlar aramızda ayrılık varmış gibi anlaşılmasına sebep olmakta. Yoksa aleviler alevi gibi yaşayıp ne tümevarım ne de tümdengelim yöntemleri ile aleviliğin teorisini kurmaya çalışmasa bu tür bir sorunla karşılaşmayacağız.
bu konuda en tipik hata cem vakfının kuruluşu olan ALEVİ-İSLAM diye başlayan kuruluşu ile daha fazla su yüzüne çıkıyor. Tek tek islamız veya islam değiliz diye düşünüyorsak bile ALEVİLİK diye tanımladığımız inancı sadece ALEVİLİK diye kullanmamak en kritik hatadır. Bu yaklaşım ayrılıkları körüklemekten başka bir vazife göremez.
Atalarımız Aleviliği bir yaşam biçimi ve inanç bütünü olarak sürdürken hiçbir zaman içiyiz-dışıyız gibi ayrımlardan hareket etmedi sadece bu inancı günümüze taşıma yöntemlerini geliştirdi.
Sadede gelirsem...Alevilerin ayrıldığı noktaların daha çok genelleme sorunlarından kaynaklandığı açık. Sünnilerin arasındada türlü türlü fraksiyonlar olmasına rağmen belkide Aleviler Sünnilerden daha az bölünmüş olsada haksız olarak Alevilik çok parçalıymış gibi değerlendirmek hata olur. Dediğim gibi aleviliğin yegane sorunu genelleme sorunlarıdır.
Bu konuya yazacak arkadaşlardan ricam ayrıldığımız noktaları değilde birleştiğimiz noktaları yazmalarıdır.
NOT: 1-yazıda tam ifade edemediğim noktaları tartışma ortamı olursa ifade edicem...
2-alevilerin aleviler ile birleştiği noktalardan bahsediyorum, sünniler ile değil (zaten sünniler ile birleşmek ne mümkün:sas )