Dogan24
22.03.2006, 01:11
MEKTUPLAR VE EVRENSEL BEYANNAME
Hz. Ali’nin gerek Mısır’a Vali tayin ettiği Mali Ejder’e ve gerekse Basra Valisi Abdullah bin Abbas’a gönderdikleri mektuplar dikkatle incelendiğinde, içeriği ve kapsamı itibarıyla insanlık için olağan üstü birer belgedir. Bu mektupların, özellikle Mısır Valisine gönderdikleri mektup birer önemli sertifika olarak alınıp her erdemli insanın ve yöneticinin evlerinin veya dairelerinin duvarlarına asmaları gerekir.
Batı dünyası yüzyıllarca Rönesans ile övündü. Hristiyan batı dünyası, Katolik Kilise feodalizminin devlet ve toplum tarafından kontrol altına alınıp müsaade edildiği alanda tutulmasının batı dünyasına büyük bir nimet kazandırdığını, dolayısı ile batı dünyasında dinin kontrol altına alınması ile birlikte Fen’de, Astroloji’de, Matematik’te, Kültür’de, Sanat’ta büyük bir atılım yaşandığını vurguladı.
Rönesans ve sonrası Hristiyan batının bilhassa teknoloji ve onun katkısı ile gelişen bir coğrafya oluşturdukları doğrudur. Bu coğrafyanın pek çok ilmi katkısının dünyaya yarar sağladığı da doğrudur. Ancak Rönesans hareketi 15. Yüzyılda başlamıştır. Bunun batı öncülüğünde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine dönüşmesi ise 1948 yılını bulmuştur. Batının bunu İnsan Hakları kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda tescil ettirmesi, gene aynı batının çıkardığı ve milyonlarca insanın ölümüne, doğanın büyük çapta tahrip edilmesine, enerji kaynağının insanoğlunun alehine sebep olduğu 2 büyük Dünya savaşı çıkarması ve bundan kısmi ders çıkarması sonrasına tekabül eder.
Bugün dikkatle baktığımızda batının bu Evrensel Beyannameyi zaman zaman büyük oranda ihlal ve suistimal ettiğini görürüz.
Teknolojide, bilimde, sanatta, üretimde, zenginlikte ve benzeri pek çok alanda dünyanın diğer geri bölgeleri ile karşılaştırıldığında oldukça ileri durumda olan batının, gelinen noktada gerek yasama ve gerekse yürütme de yaptığı uygulamalarının, 1400 yıl önce yaşayan Hz. Ali’nin bakışının ve uyguladıklarının çok gerisinde olduğunu rahatlıkla görebiliriz.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini incelediğimizde, bu beyannamenin önemli bir kısmının Hz. Ali’nin Mısır Valisine göderdiği mektupta ki öneri ve tavsiyelerle örtüştüğünü görürüz. Beyanname de belirtilen “Hiç bir kimse, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin eşittir ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir” bakış açısının adeta Hz. Ali’den kopya edildiği görülür. Bildirgenin yarısından fazlası Hz. Ali’den alınma veya onun görüşleri ile örtüşen maddelerle doludur. Bu beyanname bile Hz. Ali’nin dünya çapında ne kadar büyük bir alim, insan hakları konusunda ne kadar büyük adalet sahibi olduğu konusunda fikir verebilir
Hz. Ali’nin gerek Mısır’a Vali tayin ettiği Mali Ejder’e ve gerekse Basra Valisi Abdullah bin Abbas’a gönderdikleri mektuplar dikkatle incelendiğinde, içeriği ve kapsamı itibarıyla insanlık için olağan üstü birer belgedir. Bu mektupların, özellikle Mısır Valisine gönderdikleri mektup birer önemli sertifika olarak alınıp her erdemli insanın ve yöneticinin evlerinin veya dairelerinin duvarlarına asmaları gerekir.
Batı dünyası yüzyıllarca Rönesans ile övündü. Hristiyan batı dünyası, Katolik Kilise feodalizminin devlet ve toplum tarafından kontrol altına alınıp müsaade edildiği alanda tutulmasının batı dünyasına büyük bir nimet kazandırdığını, dolayısı ile batı dünyasında dinin kontrol altına alınması ile birlikte Fen’de, Astroloji’de, Matematik’te, Kültür’de, Sanat’ta büyük bir atılım yaşandığını vurguladı.
Rönesans ve sonrası Hristiyan batının bilhassa teknoloji ve onun katkısı ile gelişen bir coğrafya oluşturdukları doğrudur. Bu coğrafyanın pek çok ilmi katkısının dünyaya yarar sağladığı da doğrudur. Ancak Rönesans hareketi 15. Yüzyılda başlamıştır. Bunun batı öncülüğünde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine dönüşmesi ise 1948 yılını bulmuştur. Batının bunu İnsan Hakları kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda tescil ettirmesi, gene aynı batının çıkardığı ve milyonlarca insanın ölümüne, doğanın büyük çapta tahrip edilmesine, enerji kaynağının insanoğlunun alehine sebep olduğu 2 büyük Dünya savaşı çıkarması ve bundan kısmi ders çıkarması sonrasına tekabül eder.
Bugün dikkatle baktığımızda batının bu Evrensel Beyannameyi zaman zaman büyük oranda ihlal ve suistimal ettiğini görürüz.
Teknolojide, bilimde, sanatta, üretimde, zenginlikte ve benzeri pek çok alanda dünyanın diğer geri bölgeleri ile karşılaştırıldığında oldukça ileri durumda olan batının, gelinen noktada gerek yasama ve gerekse yürütme de yaptığı uygulamalarının, 1400 yıl önce yaşayan Hz. Ali’nin bakışının ve uyguladıklarının çok gerisinde olduğunu rahatlıkla görebiliriz.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini incelediğimizde, bu beyannamenin önemli bir kısmının Hz. Ali’nin Mısır Valisine göderdiği mektupta ki öneri ve tavsiyelerle örtüştüğünü görürüz. Beyanname de belirtilen “Hiç bir kimse, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin eşittir ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir” bakış açısının adeta Hz. Ali’den kopya edildiği görülür. Bildirgenin yarısından fazlası Hz. Ali’den alınma veya onun görüşleri ile örtüşen maddelerle doludur. Bu beyanname bile Hz. Ali’nin dünya çapında ne kadar büyük bir alim, insan hakları konusunda ne kadar büyük adalet sahibi olduğu konusunda fikir verebilir