Orijinalini görmek için tıklayınız : Irk??lar?n ve i?birlik?ilerin y?netme tarz?, ezmek ve yok etmektir!


LiberalistiC
02.07.2005, 08:38
Mersin’de iki çocuğun Türkiye Cumhuriyeti bayrağını yere atması üzerine oligarşik devlet yeni bir şovenist kampanya başlattı. ?lk iki gün hükümetin, hiç bir düzen partisinin, hiç bir burjuva basın yayın organının bu tepkiyi göstermediği olay, Genelkurmay’ın talimatıyla ülke çapında bir şovenist kampanyanın bahanesine dönüştürüldü.
Tabloya bakın; iki cahil çocuk bir harekette bulunuyor; hükümet, genelkurmay, ırkçı partiler, sendikalar, polis mahkemeler iki çocuğa karşı! Sıradan, çocuk işi, belki de kendilerinin tertiplediği bir olay bahane edilerek, Kürt halkının hak ve özgürlük taleplerini sindirmek için seferber olunmuştur.
Bastır, sindir, ez, yoket!
Oligarşinin hükümetleri, onyıllardır halkın hak ve özgürlük talepleri karşısında bu politikaya başvuruyorlar. Açık terör, zulüm yetmezse, komplolara, provokasyonlara başvuruyorlar.
Bugün de yapılan budur. AKP iktidarı işbaşına geldiğinden bu yana, önceki iktidarlar gibi, açlık, yoksulluk, işsizlik üretmiş; Kürt, Türk, Arap, Laz, Çerkez, Boşnak, hiç bir halkın sorununu çözmemiş, haklarını vermemiştir. Haklarını almak için mücadele edenleri bastırmak, ezmek ise, asıl işi olmuştur. Fakat daha bazılarımız bunun farkında değiller .
Kürt halkının hak ve özgürlükleri de bu politikaya uygun olarak “sorunu yok sayarsanız yok olur!” mantığıyla duymazlıktan gelinmiş, Kürt halkı taleplerini duyurmak için sesini yükselttiğinde ise, terörle karşılaşmıştır.

Oligarşik devlet, bağımlılık, ırkçılık, açlık, yoksulluk ve zulüm üretir.
Oligarşik devlet, ABD’den her gün tokat yeyip önünde el pençe duruyor; Avrupa Birliği’nden günlük talimatlar alıp, önünde yine el pençe duruyor. Kafalarına çuval geçirilir, susarlar. Emperyalizm karşısında hiç bir ulusal onuru, gururu kalmamış, ulusal sınırları, kurumları, değerleri çiğnenmiş bir işbirlikçi iktidar yönetiyor ülkemizi. ?şbirlikçiliklerini, emperyalizme boyun eğişlerini perdelemek için hiç bir kıymeti olmayan demeçler veriyor, “Çanakkale zaferi” şovları yapıyor, şovenizmi kışkırtıyorlar.
Emperyalizm karşısında her türlü aşağılanmaya uşakça boyun eğen bu işbirlikçilik, halka karşı ise “aslan” kesiliyor. Bağımsızlık isteyenlere, demokrasi isteyenlere, dilini, inanç özgürlüğü isteyenlere terör uyguluyor. Demokrasinin lafını edip, demokrasiyle ilgisi olmadan yönetmek istiyorlar. ?iddetsiz, terörsüz iktidar olmayı bilmiyorlar. Halkın her kesimimin her hak arayışı karşısında akıllarına gelen ilk “çare” de şiddet oluyor.
Oligarşik devlet, bağımlılık, ırkçılık, açlık, yoksulluk ve zulüm üretir. Halkı birbirine karşı kışkırtır, ulusal, dini farklılıkları kullanır, gerek duyarlarsa birbirine kırdırırlar. ?ktidarlarını güçlendirmek, halkı bölmek, zayıflatmak için bunu da denerler. Ki daha önce defalarca yapmışlardır.
Bayrak şovenizmi bunun sonucudur. Bu olayda eğer bir provokatör aranacaksa, provokatör oligarşidir. Oligarşinin denetiminde, merkezi olarak, genelkurmay eliyle kışkırtılan bir provokasyon sözkonusudur.
Emperyalistler ve işbirlikçi iktidarlar, egemenliklerini pekiştirmek için halkı birbirine karşı kışkırtmak ve kırdırmakta gözlerini kırpmazlar. Bu tehlikeli bir oyundur ve halka, halktan yana olan tüm güçlere, devrimci, demokrat örgütlere düşen görev, bu oyuna izin vermemektir.

Faşistler, emperyalizm karşısındaki zavallılıklarını, teslimiyetçiliklerini gizlemek için şovenizme sarılıyor
Türk Halkı! ?ovenizm kışkırtıcılığına kapılmayın. “Bayrağını kapıp” milliyetçilik şovu yapan güçlere iyi bakın. MHP’li, DYP’li faşistler, Kamu-Sen gibi gerici faşist sendikalar... Bunların ulusal onur ve gurur için emperyalistlere karşı bir kez olsun yürüyüş yapmadıklarını hatırlayın. ABD ve AB emperyalizmine tepki duymak, hatta tepki duymanın ötesine geçip savaşmak, her vatanseverin görevidir ( munzur_hozat eğer bana dediğin gibi vatanını o kadar çok seviyorsan abd ve ab emperyalizme karşı savaşmalısın ) Emperyalistler, sadece kendi tekellerinin çıkarları için ülkemizde faaliyet halindedirler. Yaptıkları her işte, politik, ekonomik, attıkları her adımda, sadece kendi çıkar hesapları vardır. Ülkemize ABD’yi, AB’yi sokanlar, “bayrak” kampanyası yapan AKP’den, Genelkurmay’dan, MHP, DYP gibilerinden başkası değildir. Ulusal değerlerimizi korumak için bir yere yürüyeceksek, bu işbirlikçilerin üzerine yürümeliyiz.
?ovenizm, halkın ulusal duygularını, emperyalistlere ve işbirlikçilere karşı değil de, başka halklara karşı yönlendirmeye çalışıyor. Bu oyuna gelmeyelim. Bu topraklarda yaşayan herkes bilir ki, Türk halkı dışındaki tüm ulusların, azınlıkların dili, kültürü, ulusal hakları 80 yıldır yasaklanmıştır. Bunları talep etmeleri en doğal haklarıdır. En basitinden Kürt’ün Kürtçe konuşması, Türk’ün Türkçe konuşması kadar doğal ve haktır. TÜRK ve KÜRT halkını birbirine düşman edenler, bu sömürü düzeninin sürmesini isteyenlerdir. Emperyalizmin işbirlikçileridir. ?ki çocuğun belki de kontrgerillanın provokasyonu olan, ama öyle olmasa bile cahilce olduğu açık olan hareketinden dolayı, Kürt halkına düşmanlık geliştirmek, Susurlukçuların isteğidir. Biz, bu topraklarda yaşayan tüm halkların düşmanlığını değil, kardeşliğini geliştirelim. Faşistlerin, Susurlukçuların oyununa gelmeyelim.

Tüm milliyetlerden halkımız;
Birlikte yaşamak; birlikte mücadele etmek, birlikte yönetmektir!

Ülkemizin bağımsızlığı ve demokrasisi yalandır. Halkımız aç, işsiz, yoksuldur.

Ülkemiz işgal altındadır. Halkın hak ve özgürlükleri, polis devletinin keyfiliği ve sultası altındadır. ?şkenceler, F Tipleri, coplar, panzerler, yasaklar zulmün sürekli araçları olarak hiç gündemden çıkmamaktadır. ?şçiler, memurlar, tüm emekçiler IMF programlarının durdurulmasını, aydınlar, çeşitli inançlara sahip kesimler, düşünce ve inanç özgürlüğü, Kürt halkı ulusal hak ve özgürlüklerini istemektedir.

Oligarşik devletse bütün bu talepler karşısında halka karşı şiddete, demagojilere ve böl-parçala-yönet politikalarına başvurmaktadır.
Bunun karşısında yapmamız gereken tek şey, birleşmektir.
Bütün halkların kurtuluşunun yolu, birlikte mücadele etmek, birlikte örgütlenmek ve birlikte halkın iktidarını kurmaktır. Bölmeyecek birleştirecek, zayıflatmayıp güçlendirecek olan budur.
Oligarşinin oyununu ancak böylesi bir mücadele ve örgütlenme tarzıyla bozabiliriz.
Biz bunu başardığımız ölçüde, emperyalizme karşı çıkmayan sahte milliyetçilik, ulusal duyguları istismar eden şovenizm ters tepecektir.
Halkı bölecek, parçalayacak hiç bir oyuna izin vermemeliyiz.
Oligarşik düzen, on yıllardır açlıktan, yoksulluktan, kitle katliamlarından, işkenceden, yasaklardan, zulümden başka bir şey üretmiyor. Onlarca yıllık tecrübe sabittir; bu düzen içinde halkın hiç bir kesiminin ne ekonomik, ne ulusal, ne sosyal, siyasal sorunlarının çözümü mümkün değildir. Çözüm, her milliyetten ve inançtan halkın ortak iktidarını kurmamızı sağlayacak bir DEVR?M den geçer.
Birlikte yaşamak, birlikte mücadele etmek, ve birlikte yönetmek, halkların tek çözümüdür.



ÜRETEN B?ZLER YÖNETEN'DE B?ZLER OLACA?IZ .:3D_NG (27