Orijinalini görmek için tıklayınız : ATATÜRK'ün Birleştirici, Bütünleştirici ve Kaynaştırıcı Nitelikleri


izem
25.03.2006, 14:49
ATATÜRK'ün Birleştirici, Bütünleştirici ve Kaynaştırıcı Nitelikleri :


Ulusal birlik ve beraberlik kavramı Atatürk’ün her zaman ö n planda tuttuğu bir esas olmuştur. Bunun en iyi yansımasını Milliyetçilik ilkesinde görmek mümkündür. Bilindiği üzere Atatürk Milliyetçiliğinin en önemli özelliklerinden biri, birleştirici ve milli birliği temin edici nitelikte oluşudur.

Atatürk’e göre “Millet dil, kültür ve mefkure birliği ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir siyasi ve içtimai heyettir.(19) “ “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” Şeklinde de ifade ettiği gibi Atatürkçülüğün birlik ve beraberlik yaratma hususundaki ilk temel ilkesi Milliyetçilik ilkesi olmuştur.

Atatürk gerek milleti tanımlarken, gerekse milliyetçiliğin genel prensiplerini ortaya koyarken hiçbir zaman ırk ve din birliğinin zorunlu olduğunu ifade etmemiştir. Bu iki unsura yer vermemesinin nedeni, Türkiye’deki insanların dini ve etnik durumlarıdır.

Yüce önder’in “Türkiye halkı ırksal veya dinsel ve kültürel yönden birleşmiş, bir diğerine karşı karşılıklı hürmet ve fedekarlık hisleriyle dolu ve kaderi, geleceği ve çıkarları ortak olan bir toplumdur.” “Millet, dil kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğubir siyasi ve sosyal toplumdur.” Şeklindeki sözleri ile milli sınırlar içindeki dil, duygu ve kültür birliğinin Türk Milleti için zorunluluğunu (20) ve gerekliliğini açıkça belirtmiştir.

Atatürkçü düşünce sisteminin birleştiricilik ve dayanışma öngörüsünü Halkçılık ilkesinde de görmek mümkündür. Atatürk’ün “ Biz memleket halkı fertlerinin ve muhtelif sınıf mensuplarının birbirlerine yardımlarını, aynı kıymet ve mahiyette görürüz ; hepsinin menfaatlerini aynı derecede ve aynı eşitseverlik hissiyle temine çalışmak isteriz... Bizim nazarımızda çiftçi, çoban, işçi,tüccar, sanatkar, asker, doktor, velhasıl herhangi bir sosyal kurumda faal bir vatandaşın hak, menfaat ve hürriyeti eşittir.(21)” Burada da açıkça ifade edildiği gibi bu ilkeyle bireylerin eşitliği, sınıf mücadelesinin reddi, ulusal elirlerin dağıtılmasında eşitlik gibi esasları içerdiğinden toplumun birlik ve beraberliği amaçlanmıştır.

Toplumsal dayanışmayı hedeflediğini Atatürk’ün şu özdeyişlerinde de görmek mümkündür : “ Türkiye Cumhuriyeti halkını; ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat içinde iş bölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir.(22)” bu ifadeden de anlaşıldığı üzere amaç sınıf mücadelesi değil, toplumdaki bireyler arasında dayanışmayı sağlamaktır.

Atatürk’ün de çeşitli sözlerinde görüldüğü üzere birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyen, karşılıklı sevgi, saygı ve dayanışma içinde olmayan toplumların hiçbir zaman çağdaş ve dünya ulusları içinde yer alamayacağı ve bir millet olarak varolamayacağı kesindir.