Orijinalini görmek için tıklayınız : K?z? gerilla diyerek ka??r?p ?ld?rd?ler


LiberalistiC
06.07.2005, 08:24
Hakkı Kaya, itirafçı Muhsin Gül'ün ihbarı ile gerillada Gülistan diye bir kızı olduğu için kaçırılarak kaybedildi. Oysa Hakkı Kaya'nın Gülistan adında bir kızı yoktu. Hiçbir çocuğu da PKK saflarına katılmamıştı. Gülistan ise Kaya'nın eşiydi ve ev hanımıydı.



J?TEM tetikçisi olduğunu açıklayan Aygan'ın itiraflarında Gülistan adlı gerillanın babası olduğu gerekçesiyle kaybedildiği belirtilen Hakkı Kaya, 8 çocuk babasıydı. ?tirafçı Muhsin Gül'ün, Kaya'nın gerilla kızı olduğu ve onunla irtibata geçtiği yönündeki ihbarı üzerine kaçırılarak kaybedildi. Hakkı Kaya'nın öyküsünü araştırdığımızda çarpıcı gerçeklerle karşılaştık. Hakkı Kaya'nın Gülistan adlı bir kızı yoktu ve daha da önemlisi hiçbir çocuğu PKK içinde değildi. ?tirafçı Muhsin Gül'ün verdiği Gülistan ismi Hakkı Kaya'nın eşiydi ve Kaya'nın eşi bir ev hanımı idi.
Çatışmaların en yoğun yaşandığı alanlardan biri, Lice'de yaşıyordu Kaya Ailesi. Hakkı Kaya ve ailesi de baskılardan en fazla nasiplerini alanlardandı. Lice'nin Hedik Köyü Manisor Mezrası'nda dünyaya gelen Hakkı Kaya, çevresindekilere yardım etmesiyle tanınıyordu. 1990 yılından itibaren "yardım ve yataklık" yaptığı iddiasıyla sürekli baskılarla karşılaşan Kaya, birkaç kez jandarma tarafından gözaltına alındı. Her defasında gözaltına alındıktan kısa bir süre sonra serbest bırakılıyordu.

Ağabeyi öldürüldü

Kaya Ailesi'nin yaşadığı büyük acılar, Hakkı Kaya'nın en büyük ağabeyi ?efik Kaya'nın köyde vurulmasıyla başladı. Hakkı Kaya'nın en büyük oğlu Efendi Kaya, amcasının jandarma karakolu komutanı tarafından öldürüldüğünü söyledi. Efendi Kaya'nın anlatımlarına göre, ?efik Kaya, karakol komutanı cesedin nerede olduğunu bilmesine rağmen cenaze 70 gün boyunca aileye verilmedi. Sürekli baskılarla yüz yüze kalan Kaya Ailesi, binlerce aile gibi 1994 yılında Diyarbakır'a göç etmek zorunda kaldı. Kaya Ailesi'nin yaşadığı 9 hanelik Manisor Mezrası'nda önce evler ateşe verildi, sonra bağ ve bahçeler yakıldı. Mezra boşaltılırken sakinleri göç etmek zorunda kaldı. Diyarbakır'da asıl mesleği olan nakliyatçılık işini devam ettiren Kaya, Seyrantepe Semti'nde bir nakliyatçılık şirketi kurdu. Köyde maddi durumları iyi olan Kaya Ailesi, Diyarbakır'da büyük sıkıntılar içerisine düşmüştü.

Polis sormuştu

Nakliyatçılık yapan Hakkı Kaya, uluslararası işler nedeniyle, pasaport aldı. Bir hafta sonra Kaya, bir arkadaşına polisin kendisini sorduğunu, bunun için savcılığa gideceğini söyledi. Hacı adlı arkadaşı ise Kaya'ya, kendisi şimdi uygun olmadığı için daha sonra birlikte gitmeyi önerdi. Kaya, bu öneriyi kabul etti. O gün Hacı isimli kişi Lice'ye gitti. Kaya ise nakliye işleri için Çevre ve Orman ?l Müdürlüğü'ne gitti. Burada işini bitiren Kaya, Ahmet Yaşar ve onun Metin adlı bir arkadaşı ile birlikte bir çay ocağına gidip oturdu. Çaylarını içerek, sohbet ettiler. Odun Pazarı'na gitmek üzere çay ocağından kalktılar. Saat 14.30-15.00 sularında Kaya ve 2 kişi, Ziya Gökalp Lisesi'nin civarından Tekkapı'ya doğru yürümeye başladı. 06 EKN 22 plakalı beyaz renkli Renault Toros Station marka bir otomobil yanlarına yanaşarak durdu. Araçtan 3 sivil giyimli kişi inerek polis olduklarını söyledi.

LiberalistiC
06.07.2005, 08:25
'Karakola götürdükten sonra bırakacağız'

Kaya ve 2 arkadaşının üstünü arayarak sorular soran sivil giyimli kişiler, Kaya ve 2 arkadaşını araçlarına bindirdi. Araç Endüstri Meslek Lisesi istikametine doğru hareket etti. Kaya ve 2 arkadaşını araçlarına alan kişiler, biraz sonra Ahmet Yaşar ve Metin adlı kişilerden araçtan inmelerini istedi. Ahmet Yaşar ve Metin, Hakkı Kaya'nın da bırakılmasını istedi. Sivil giyimli kişiler, küfür ederek, Ahmet Yaşar ve Metin adlı kişilere hakaretler yağdırdı. Hırpaladıkları Hakkı Kaya'nın arkadaşlarına doğru kimliklerini fırlatan 3 kişi, "Karakola götürdükten sonra bırakacağız" dedi. Serbest bırakılanlardan Metin, Ahmet Yaşar'a, "Hakkı'nın ailesine söyleme üzülmesin. ?stihbaratta bir binbaşı var. O'nu bulup bıraktıracağız" dedi. Bunun üzerine o gün ailesine haber verilmedi.

Bir gün sonra öğrendiler
Babalarının gelmemesinden endişelenen Kaya ailesinin, olaydan bir gün sonra haberdar oldu. Babasıyla birlikte olan Ahmet Yaşar'a ulaşan Kaya'nın oğlu Efendi, olay ile ilgili bilgi aldı ve Metin adlı kişiyle de görüşmek istediğini söyledi. Efendi Kaya, gelişmeleri şöyle aktardı:

"Sonunda Metin adlı kişiyle görüştüm. Onunla kavga ettim. Haber vermedikleri için haklarında soruşturma açtıracağımı söyledim. O bana, '?ki gün müsaade edin. Ankara'da istihbaratta bir tanıdığım var. Size söz veriyorum ki, onu bıraktıracağım' dedi. O adam Ankara'ya gitti. Fakat Diyarbakır'a doğru geri dönerken kaza veya vurularak yaşamını yitirdiğini duyduk."

Efendi Kaya, birçok yetkili kuruma dilekçeler vererek başvurularda bulunuyor ancak, hiçbirinden yanıt alamıyordu.

Af Örgütü'nden acil eylem çağırısı

Ailenin endişeli bekleyişi sürerken, Uluslararası Af Örgütü (ai) harekete geçti. ai, kayıp olan Hakkı Kaya için Adalet Bakanlığı'na "Kaya nerede?" diye sorarak, acil eylem çağrısı yaptı ve gözaltında infazlar konusunda Türkiye'yi uyardı. Efendi Kaya'nın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuruya bir yıl sonra yanıt verildi. Başsavcılığa giden Efendi Kaya'ya bir yazı verilerek, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurmaları istendi. Adıyaman'da 5 ceset bulunmuştu. Efendi Kaya, cesetlerden birinin babasına ait olabileceği korkusuyla Adıyaman'a gitti. Başsavcılık, 5 ceset değil, 3 ceset bulunduğunu ve bunların da yakınlarınca teşhis edilerek, teslim alındığını bildirdi.

Nerede bir ceset çıksa oraya...

Efendi Kaya, Diyarbakır'a döndükten sonra tekrar Başsavcılığa dilekçeyle başvurdu. Efendi Kaya, babasının ölümüyle ilgili soruşturma dosyası savcılıkta beklerken, kendisi şehir şehir dolaşarak babasının cenazesi bile olsa bulmak istiyordu. Efendi Kaya, bu girişimlerini şöyle anlattı: "Nerede bir ceset ortaya çıksa oraya gidiyorduk. Hakk‰ri'den tutun, Siirt'e kadar nerede ceset çıktıysa oraya gittim. Ama bir sonuç elde edemedim."

Muhsin Gül'ün iftirası

Babasının kaçırılma gerekçesine hiçbir zaman anlam vermediğini söyleyen Efendi Kaya, babasına ölümüne neden olan itirafçı Muhsin Gül'ün iftirasını ilk defa şöyle açıkladı: "Ailemizden kimse ne dağa gitti, ne de cezaevine girdi. Bir yıl önce Abdülkadir Aygan'ın itiraflarında babamın kaçırılış gerekçesi olarak, Gülistan isimli bir kızkardeşimin olduğu ve onun gerilla olduğuydu. Oysa bunun hiçbir gerçeklikle alakası yok. Çünkü benim Gülistan isimli bir kız kardeşim yok. Sadece annemin ismi Gülistan ve o da gerilla değil. Ev hanımıdır" diye konuştu.

'Bizim için yeni ölmüş gibi'

Kaya'nın eşi Gülistan Kaya, yıllardır eşinin hayatta olduğu umuduyla yaşadığını belirterek, trajedi içerisinde geçen 8 yılını şöyle özetledi:

"Askerler gelip köyü terk etmemizi söylediler. 'Terk etmezseniz köyle birlikte sizi de yakarız' dediler. Biz de 1994 yılında köyü terk ederek Diyarbakır'a geldik. Polislerin eşimi götürdüğünü söylediler. 8 yıldır kayıp. Her tarafta aradık. Bulamadık. şu ana kadar ölmediği, sağ olduğu umudunu taşıyorduk. Ama artık bu umut kalmadı. Bizim için o yeni ölmüş gibi. Çok zorlandık. Çok cefa çektik. Eşimi iftira atarak götürdüler. Herhangi bir suçu yoktu. Eşimi kaçırıp öldürenlerin yargılanmasını istiyorum. Devletten cenazemizi vermesini istiyoruz."

Eşi kaçırıldığında en küçük çocuklarının 2 yaşında olduğunu söyleyen Gülistan Kaya, çocuklarını bin bir zorlukla büyüttüğünü belirtti.

LiberalistiC
06.07.2005, 08:28
Yakınları da faili meçhul kurbanı

Kaya Ailesi, her gün aynı acıyı yaşadı. Bir an önce Hakkı Kaya'nın cenazesinin bulunmasını ve suçluların yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmasını istiyorlar. Hakkı Kaya gibi eniştesi Ramazan Ayhan, arkadaşı A. Baki Işık ve akrabaları Fehmi Akyürek ile Eshed Yaşar gibi yakınları failli meçhul cinayete kurban gitti.

?tiraftaki sayfa: J?TEM'de öldürüldü

Abdulkadir Aygan, daha önce yaptığı itiraflarda Hakkı Kaya'nın öldürülmesiyle ilgili şunları söylemişti: "Hakkı Kaya Gülistan adlı bir kadın gerillanın babası, Muhsin Gül adlı itirafçının ihbarı sonucu o gün şehir içerisinde tartaklanarak arabanın içerisine alındı. J?TEM'e götürüldü. Muhsin Gül, J?TEM Komutanlığı'na Kaya'nın kızının dağda olduğu ve kendisinin de onunla irtibata girdiğini, yardım yataklık ettiğini bildirmişti. Kaya, J?TEM'de sorgulanarak öldürüldü. Cenazesi çuval içerisinde atıldı. O gün oraya Kaya'nın cesedi ile birlikte bir ceset daha atıldı." (Aygan'ın kimliğini açıklamadığı bu cesedin Fethi Yıldırım'a ait olduğu sanılıyor.)

Kaya'nın gömüldüğü yerin krokisi

Aygan'ın anlatımlarında Hakkı Kaya'nın gömüldüğü yer: Diyarbakır'ın Karaçalı (Tır Elo) Köyü'nü geçince, solda bulunan (Hani istikametine doğru) toprak yoldan 2-3 kilometre gittikten sonra, yolun biraz engebeli kısmının solundaki 2-3 metrelik şarampolde, gündüz saatlerinde üzerlerine çakıl ve toprak atılarak gömüldüler.

ÖLÜMLERE SON !! ??KENCEYE SON !! YA?ASIN HALKLARIN KARDE?L??? !! Alevi_Cocuk.:3D_NG (27

DiyaR_02
06.07.2005, 21:45
Ben bunlari hergün okuyorum özellikle Abdulkadir AYGAN'in kendi ic hesaplasmasina yenik düsmesinden sonra ortaya cikti daha sonraki zamanlarda ise bunlari yaptigini anlattigini biliyorum hani demokratik hukuk devletii??????????? savundugunuz o devlet nerde bugun bir devlet görevlisi bunlarla ilgili en ufak bir aciklama yapmis degildir bu devlet kimin devleti böyle ise bu devlet benim devletim degildir!!!!!!!!!!!!nefret ettiriyor kendini