Orijinalini görmek için tıklayınız : Bak şu suçlayana!


iyidost69
29.03.2006, 09:43
Bak şu suçlayana!Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "80 yıllık bedeli bu iktidar ödüyor. Bunun ciddi ekseriyetinde CHP var" iddiasına CHP Genel Başkanı Deniz Baykal dün cevap verdi. Baykal, CHP'nin 1950 yılında DP'ye denk bir bütçe ile iç ve dış borcu olmayan ama 146 ton altın stoku bulunan bir ülke bıraktığını hatırlattıktan sonra şöyle devam etti:
"Devlet İstatistik Enstitüsü 2000 yılında Türkiye'nin geleceğine yönelik bir projeksiyon çalışması yapmıştı... Buna göre Türkiye eğer Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki yıllık ortalama yüzde 20'lik kalkınma hızını daha sonraki yıllarda da sürdürebilseydi 2000 yılında kişi başına ulusal gelir 19 bin dolar, yani bugünkü İngiltere seviyesinde olacaktı. İşte senin kötülediğin, bedelini ödüyoruz dediğin miras budur ve bu mirasın sahibi iftiharla söylüyoruz ki CHP'dir."
Bedel konusuna küçük bir ekleme de biz yapalım izninizle... Kaynak, TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın rakamları... Tayyip Erdoğan iktidara geldiğinde, yani 2002 yılında Türkiye'nin iç ve dış borçlarının toplamı 148.5 milyar dolar. Peki bugün mü? Tam 253 milyar dolar. Yani, neredeyse tamamında sağ partilerin iktidar olduğu 1950 - 2002 arası 52 yılda 148 milyar dolarlık borç stoku oluşmuş... Ama Tayyip Erdoğan'ın sadece 3 yıllık iktidarında borç stoku yüzde 70 artarak 253 milyar doları bulmuş.... Bunun bedelini kim ödeyecek? Tabii halk...

manifesto
29.03.2006, 18:44
Toplam dış borç stoku, 2005 Mart sonu itibariyle 159,9 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kısa vadeli borçların toplam dış borç stoku içerisindeki payı yüzde 20,2 ve Orta-Uzun Vadeli Dış Borçların payı ise yüzde 79,8’dir.
ve
2005 eylül ayı itibariyle 165,3 milyar dolar olan toplam dış borç stokunun 46,2 milyar doları özel sektörün orta ve uzun vadeli dış borcu. Bu borcun yüzde 29,2'si finansal kesime (özel bankalar ve özel bankacılık dışı mali kuruluşlar) ait. Geri kalanı diğer sektörlerin.

Bu rakamlar merkez bankasının internet sitesinden öyle uydurma rakamları oraya yazmamak lazım.

Bu çerçevede, 2004 Aralık – 2005 Mart döneminde dış borç stoku, döviz kuru değişikliklerinden dolayı yaklaşık 3,4 milyar ABD doları tutarında azalış göstermiştir. Bu değişimdeki en büyük etken, 2005 Mart sonu itibariyle 2004 yıl sonuna göre ABD dolarının Euro, SDR ve Japon Yeni karşısında değer kazanmasıdır

2002 yılı dahil olmak üzere bugüne kadar kullanılan net kredi tutarı 16,5 milyar doları buldu. Bu rakam, aynı dönemde bankacılık kesiminin kullandığı kredilerle 32 milyar doları geçiyor. En büyük sıçrama 2005 yılında gerçekleşti. Bankacılık sektörünün yurtdışından kullandığı net kredi tutarı 2004'e oranla yüzde 59,7 artarak 9 milyar 116 milyon dolar olurken, diğer sektörlerin kullandığı net kredi yüzde 98,7 yükselerek 10 milyar 80 milyon dolara ulaştı.

iyidost69
30.03.2006, 09:50
Toplam dış borç stoku, 2005 Mart sonu itibariyle 159,9 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kısa vadeli borçların toplam dış borç stoku içerisindeki payı yüzde 20,2 ve Orta-Uzun Vadeli Dış Borçların payı ise yüzde 79,8’dir.
ve
2005 eylül ayı itibariyle 165,3 milyar dolar olan toplam dış borç stokunun 46,2 milyar doları özel sektörün orta ve uzun vadeli dış borcu. Bu borcun yüzde 29,2'si finansal kesime (özel bankalar ve özel bankacılık dışı mali kuruluşlar) ait. Geri kalanı diğer sektörlerin.

Bu rakamlar merkez bankasının internet sitesinden öyle uydurma rakamları oraya yazmamak lazım.

Bu çerçevede, 2004 Aralık – 2005 Mart döneminde dış borç stoku, döviz kuru değişikliklerinden dolayı yaklaşık 3,4 milyar ABD doları tutarında azalış göstermiştir. Bu değişimdeki en büyük etken, 2005 Mart sonu itibariyle 2004 yıl sonuna göre ABD dolarının Euro, SDR ve Japon Yeni karşısında değer kazanmasıdır

2002 yılı dahil olmak üzere bugüne kadar kullanılan net kredi tutarı 16,5 milyar doları buldu. Bu rakam, aynı dönemde bankacılık kesiminin kullandığı kredilerle 32 milyar doları geçiyor. En büyük sıçrama 2005 yılında gerçekleşti. Bankacılık sektörünün yurtdışından kullandığı net kredi tutarı 2004'e oranla yüzde 59,7 artarak 9 milyar 116 milyon dolar olurken, diğer sektörlerin kullandığı net kredi yüzde 98,7 yükselerek 10 milyar 80 milyon dolara ulaştı.

Sevgili manifesto,
Yukarıdaki yazının tamamını okumadın galiba, ben toplam İÇ+DIŞ borç stoğundan bahsediyorum. Senin yazındaki ise SADECE DIŞ borç stoğunu gösteriyor.

Bi kere daha oku.

biraopil
30.03.2006, 10:17
"Ama Tayyip Erdoðan'ýn sadece 3 yýllýk iktidarýnda borç stoku yüzde 70 artarak 253 milyar dolarý bulmuþ.... Bunun bedelini kim ödeyecek? Tabii halk..."

Sevgili iyidost,
Burada kimsenin avukatligini yapmaya ihtiyacim yok...Varsayalim yazdiklariniz dogru 3 yil icinde dis borc % 70 artmistir.Bu cok iyi bir durum.Bu demektirki Türkiye mali disiplini uygularsa uzun vadeli borclarindan kurtulabilir...Bilmem hatirlarmisiniz Türkiye 2001 de bir ayda borcunu % 100 arttiriyordu.% 300-500 lü faizleri gördü bu memleket ve Kemal Dervisin dedigine göre bir ara iflas cekmeye bile yeltenmisler....

Yigidi öldürelim fakat hakkini verelim....Gerek faiz ve dövizin düsmesi Borc ödemede cok büyük kolayliklar saglamistir...Yaptigin hesap karsilastirmali olmadigi icin yaniliyorsunuz.Ekonomiden fazla anlamam fakat faizdeki birkac puan yillik milyarlarca dolar götürmektedir.....
Bu hükümet(birazda sansli oldugu icin) dört ayak üzerine düstü ve ekonomiyi (iyilestirme demiyorum) batmaktan kurtardi,yani simdilik.....

iyidost69
30.03.2006, 10:25
Sevgili biraopil dostum,

Tayyibi yiğit olarak betimlemişsin ya, yazacak başka birşey bulamıyorum.
Yavuzdan sonraki 1 numaralı alevi düşmanı, şeriatçı Tayyibi burada savunmanı doğrusu çok yadırgadım. Tayyip şu anda ekonomiyi filan düzletmiyor. sadece kendi yandaşlarının durumunu düzeltiyor.

Kısa Not: Ben ekonomi mezunuyum.

Sevgiler,
Saygılar..

biraopil
30.03.2006, 10:44
Sevgili iyidost,,
üzerine basa basa birilerini savunmak icin degil gercekleri yazmak istedigimi yazdigim halde bana böyle karsilik verirseniz iyidost oldugunuzdan kusku duymaya baslarim..

Yazdigim bir atasözüydü kimseyi yigit olarak algilamadim...(Zaten toplumun yigitlere ihtiyacinin olmadigini düsünüyorum)

Tayyip'in Yavuzdan sonra bir numarali alevi düsmani oldugunu nasil anladiniz(elinizde düsmanlik ölcen bir düsmanometremi var) Biraz önyargili olmuyormu?
Bende diyorumki AB'nin de etkisiyle Alevilerin kendisini en kolay ifade ettigi dönem Tayyip dönemidir(Tabii gene Tayyip'i övdügümü düsünürsünüz,fakat gercek olani yazdim)

Tayyip'in niyeti beni kesinlikle irgalamaz,kisi olarak alevilere sicak bakmayabilir fakat döneminde alevilerin nasil muamele gördügü önemlidir.En azindan sol partilerin her iktidari dönemindeki bir iki katliam cok sükür yasanmadi....Bu bile bir kazanimdir...
Hangi ekonomi bölümünü bitirdiginizi acikcasi merak ediyorum....Iktisatcilar reel durum degerlendirmesini yaparlar (eger iktisat bir bilimse) sizinle iktisat tartismasina girmeyecegim(bu konudaki bilgim yetersiz) fakat iki soru soracagim.1.Faizlerdeki düsüs reel borcu nasil olurda yükseltir.2.Reel sektör son iki yildir eskiye göre büyük karlar etmeye basladi bu sizin icin ne anlama geliyor......

saygilar.

iyidost69
30.03.2006, 13:38
Sevgili Biraopil Can,

Polemiği sevmediğimden dolayı, son noktayı Pir Sultan Abdal'dan alıntı yaparak koyuyorum.

Pir Sultan Abdal’ım can göğe ağmaz
Hak’tan emrolmazsa ırahmet yağmaz
Şu ellerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaraler beni

Sevgiler..