Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğuda Petrol ve Devletin acizliği


müttaki
30.03.2006, 14:05
SONUNA KADAR OKUYUN VE OKUTUN
GAZETECİ VEDAT
YENERER'İN YAZISI.....


Petrol yoksa çıkartma ruhsatı neden vermiyorsunuz

?!..
Değerli okurlar, geçenlerde Türkiye-Suriye sınırında
uydu


verilerine göre petrol denizi olduğu iddiasını
yazmıştım. Yazı sonrasında Silopi'de madencilik yapan
Beşir Yılmaz
aradı.


Yazacaklarımı lütfen iyi okuyun!...

Beşir Yılmaz telefonda .. "Vedat bey, gelin Silopi'
de Cudi

eteklerine sizi götüreyim de petrolü kendi
gözünüzle görün!.."diyerek feryat ediyordu. "Nasıl
yani!.." diye
sorduğumda anlatmaya başladı.. "Biz aileden madenciyiz.Irak
sınırında yaklaşık 300 km ya da bir başka deyişle yaklaşık 150
milyon ton asfaltit madeni buldum.. Bu madeni bir süre resmi
olarak işlettikten sonra devlet 1978 yılında kamulaştırıyoruz"
diyerek el koydu. Rezervin de 50 milyon ton olduğu iddia
edildi.Madem asfaltit rezervi az, neden el koyuyorsunuz.

Dünyanın neresine
giderseniz gidin asfaltit maddesi bulunan her


yerin altında petrol vardır.Silopi 'nin altı
da petrol denizidir.Yaz aylarında etraftaki
ocaklardan resmen petrol
akar ve Hezil çayına karışır. Gelin görün! Sadece petrol değil,
burada çok zengin uranyum Ve nikel madeni de var"


Nereden biliyorsunuz? "Türkiye'deki analizlere
güvenmediğim


için madenin her tarafından örnekler alarak
Almanya'ya bizzat götürdüm ve analiz yaptırdım.
Raporları gönderdim
size ( Sonuçlar elimde Yatağan ve Tunçbilek''egöre ikimisli rakamlar
var) dünyanın en önemli uranyum madenlerinden birisi buradadır ve
aktif haldedir.." Beşir Yılmaz'ın anlatacak o kadar çok şeyi var ki
makineli tüfek gibi art arda sıralıyor. Ben de zaman zaman araya
girip soru

soruyorum-Petrol olduğunu nereden
biliyorsunuz?


"Bu
bölgede İngilizler 1967-87de petrol aramışlar.Açılan

kuyulardan gökyüzüne doğru 100 metre kadar
petrol fışkırmış.Ardından kapatmışlar ve
betonlamışlar.. Benim
madenimin yanında da bu kuyudan var ve vanasını gelin birlikte
açalım eğer beton ve civa basıp tıkamadılarsa bakalım ne kadar
petrol fışkıracak.Dönemin köylüleri arasında hâlâ yaşayan görgü
tanıkları var ve petrolün 100 metre kadar fışkırdığını görenler var.
"Beşir Yılmaz konuştukça pür dikkat dinlemeye devam ediyorum.."


Vedat bey, asfaltit maddesi olan her yerde petrol
vardır.


Eğer petrol yoksa bana neden petrol çıkartma
ruhsatı vermiyorlar? Musul ve Kerkük' ün rakımı
80-100 metre civarındadır.Cudi Dağı'ndaki petrolümüz resmen Irak'a
doğru akıyor
ve başta İngilizler ve ABD bunu biliyor.." Beşir Yılmaz bugünlerde
Silopi' ye bile zor gider hale gelmiş. Devlet kamulaştırılacak diye
el koyduğu madeni şimdi Turgay Ciner'in sahibi olduğu Park Holding'e
devretmiş. Durum böyle olunca, Yılmaz da dava üstüne dava açmış ve
yürütmeyi durdurma kararı aldırmış.


Eğer
tekrar el konulursa AİHM''ye başvuracakmış. Kısacası


madeninin peşini bırakmıyor ama artık
bölgedeki aşiret ağaları da onun peşini bırakmaz hale
getirilmiş.. Bütün dava tutanakları elimde okudukça dehşete
kapılıyorum. Şimdi
sıkı durun... Beşir Yılmaz Başbakan Tayyip Erdoğan' a bu durum
üzerine başvurmuş ve dilekçe vermiş dilekçede aynen şöyle yazıyor..

"Bürokrasi ve çeteler milletin hak ve hukukunu
aramaktan

bezdirmiştir. Televizyonda ve basındaki
konuşmalarınızda "hortumcu çetelerin ve bürokrasinin
üstüne gidilecektir" diyorsunuz . Millet buna çok seviniyor.. 25
yıldır
gasp edilen madenimiz çete ve bürokratların, anayasa, kanunlar ve
insan hakları hiçe sayılarak ihale yolu ile peşkeş çekiliyor.
Allah'a ve sizin yüksek adaletinize sığınıyorum." Beşir Yılmaz
devlet tarafından el konulan mallarını ve bunun karşılığında
devletin verdiği parayı yazıya eklemiş..


1- 35 km yol yaptım.
2- 500 bin ton hazır çıkarılmış kömürüm var.
3- 3,5 milyon metreküp hafriyat yapılmış.
4- Mazot tankları.
5- Dinamit ambarı.
6- Kantar ve kantar binası. Resmi olarak bana ait olan ve
vergisini ödediği madenimde Bugüne kadar
yaptığım işler vehalen bulunan demirbaş ve çıkarılmış
maden içinde
5.800.800 TL. (Buna resmen gasp ve devlet terörü denir!) Beşir
Yılmaz Başbakan Erdoğan'a yazdığı dilekçede devam ediyor. "Bu para
halen bankada duruyor. Buna rağmen Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleyi
adamlarına ve hortumculara peşkeş çekiyor" Beşir Yılmaz' ın bu
başvurusuna Başbakan Erdoğan bugüne kadar cevap vermemiş. Beşir
Yılmaz'dan al ve ABD bağlantılı şirketlere ver. Uranyum konusu da
bir başka skandal. Güneydoğu resmen petrol denizi üzerinde ve
Türkiye ABD Firmalarının peşinde "bize petrol bul" diye
yalvarıyor... İddialar devam ediyor:.6 mühendisin kafaları kesildi..
TPİK diye Türkiye Petrolleri'nin kurduğu bir kurum yurt dışına
petrol arama işlerine giriyor ve bugüne kadar milyar dolar zarar
ediyor. Beşir Yılmaz diyor ki: "Kimin hain kimin işbirlikçi olduğunu
anlamak çok kolay! Eğer bölgede petrol yok ise neden bana petrol
çıkartma ruhsatı verilmiyor. Ruhsat verin 800 metreden petrolü
çıkartmazsam ben bu ülkeyi terk ederim.
MTA
yıllar önce sondaj yaptı 480 metrede su bulundu ve
ardından delici aletin ucu kırıldığı için
sondaja son verildi.Herkes bilirsudan sonra petrol
gelir. Biz
yerli teknoloji ile 1200 metreye kadar sondaj yapabiliriz kimseye
ihtiyacımız yok. İzni versinler siz görün petrol nasıl
fışkıracak..


" Bu görüşmemizden bir gün
sonra Beşir Yılmaz tekrar aradı ve

Soma'da görevli bir mühendis ile görüşmemi
isteyerek telefon numarasını verdi. Adını burada
yazmak
istemiyor.Mühendis ile görüşmemde daha da çarpıcı gerçekler çıktı
ortaya.Altı ay kadar önce Cudi dağları eteklerinde bulanan 6 insan
iskeletinin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu. Ben de "bilmiyorum"
dedim. Mühendis ekledi "Bu iskeletler 18 Yıl önce Cudi Dağı'nda
kaybolan 6 Türk petrol mühendisinin iskeletleri. Kafaları kesilerek
öldürülmüş.." Dondum kaldım. Ne diyeyim.Kendisi de mühendis
olduğu için yalan




söylemiyordur diye düşündüm..Ardından devam
etti.. "Vedat bey Türkiye maden bakımından dünyanın
en zengin
ülkesi. Siz Ödemiş yakınlarındaki Bozdağ'ın dünyanın en büyük altın
rezervi olan dağlarından biri olduğunu biliyor musunuz?




Ama bu
madenleri kimse çıkaramaz. Hatta bu konunun üzerine




giden gazeteciler öldürüldü.

Uğur Mumcu ve Çetin Emeç'in öldürülmeden kısa bir
süre önce




bu madenler üzerine gittiğini biliyorsunuz her
halde..." İlgiyle dinledim. O kadar çarpıcı şeyler
anlattı ki, yazmaya sayfalar yetmez.İddiaların hepsinin belgeli
olduğunu
söyleyen bu



mühendis,gazete ve televizyon kanallarında
hiçbir gazetecinin bu yönde bir haber yapamadığını ve
milletin resmen uyutulduğunu örneklerle anlattı. Beşir Yılmaz'a son
sözüm "
Bana anlattıklarınızı Genelkurmay''a anlatınız mı?" oldu. Aldığım
cevap da aynen şöyle.. " Vedat bey her şeyi belgeleriyle birlikte
bir kaç kez askeri büyüklerimize anlattım ama bugüne kadar bir arpa
boyu ilerleme kaydedemedik!"..

Ne diyeyim, bu milleti korumaya yemin etmiş Son
sözüm: "ABve ABD , PKK''yı boşu boşuna özellikle bu


bölgede güçlendirip milletin başına bela
etmedi. Bölgeye gelecek barış ortamı Türkiye''yi
ekonomik olarak uçuracak gelişmelere gebedir!.."

Dogan24
30.03.2006, 14:29
sayın müttaki bu türkiye gerçeğini acıklayıcı bir makale paylaşımın için sağolasın vatanın her karış toprağı birer hazine degerinde biliyoruz biliniyor ama uygulamada yok disgüçlerin tekelindeki hükümetlerin haçiz ve cılız olasından kaynaklanan b u olgular bizlerin dünya ulkeleri içindeki yerimize getirmiyor yoksa su bizde kömut bizde petrol bizde altın madenlerinden tut diğer madenlere kadar ama ellenmiyor elletilmiyor bilmem hatırlarmısınız 32 çi günde amarikalı bir albay çıkıp beyaz sarayın altında olanları aktarmıştı türkiye ve ıran ırak gibi yer altı madenleri olan ulkeler uzerinde senaryolar yapıldıgını ve geleçekde amerikanın bu ulkeleri işgal edeçeğini aksatmıştı demekki gerçekde olan bu amerika bizlere dost görunen fakat iç politikada ve ayrı bir senaryoyla doguda ayrı bir rolde önumuze geliyor asıl dehlike budurki ..
bizlere gereken atatürk gibi lider birisi masaya vuracak ve ulkamizi layık oldugu yere getirecek ama nerde degilmi evet nerde yok olmadı olmayacakta......

müttaki
30.03.2006, 14:35
sayın müttaki bu türkiye gerçeğini acıklayıcı bir makale paylaşımın için sağolasın vatanın her karış toprağı birer hazine degerinde biliyoruz biliniyor ama uygulamada yok disgüçlerin tekelindeki hükümetlerin haçiz ve cılız olasından kaynaklanan b u olgular bizlerin dünya ulkeleri içindeki yerimize getirmiyor yoksa su bizde kömut bizde petrol bizde altın madenlerinden tut diğer madenlere kadar ama ellenmiyor elletilmiyor bilmem hatırlarmısınız 32 çi günde amarikalı bir albay çıkıp beyaz sarayın altında olanları aktarmıştı türkiye ve ıran ırak gibi yer altı madenleri olan ulkeler uzerinde senaryolar yapıldıgını ve geleçekde amerikanın bu ulkeleri işgal edeçeğini aksatmıştı demekki gerçekde olan bu amerika bizlere dost görunen fakat iç politikada ve ayrı bir senaryoyla doguda ayrı bir rolde önumuze geliyor asıl dehlike budurki ..
bizlere gereken atatürk gibi lider birisi masaya vuracak ve ulkamizi layık oldugu yere getirecek ama nerde degilmi evet nerde yok olmadı olmayacakta......

biz kahramanları severiz. ama peşinden gitmeyiz doğan kardeş.

bir değil yüzlerce Atatürk olsa kim peşinden gidecek. millet hergün uyku ilkaçlarını tastamam alıyor. biraz futbol, biraz magazin, birazda siyaset tamam gün bitti uyuyarak.

ama uyanışta kaçınılmaz. olmazsa hiçbişeyimiz kalmadığında her tarafımız sarıldığında yeniden diriliriz. napalım kaybetmeden elimizdekinin değerini anlamayanlardanız galiba.