Orijinalini görmek için tıklayınız : atatürk hakkında çok ilginç bilgiler


iyidost69
30.03.2006, 14:06
Atatürk hakkında aşağıdakilerden hangisini biliyorsunuz? (Araştırmacı Yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı`nın `İçimizden Biri Atatürk` adlı yazısından alıntıdır)

















%

Adet









50,00

41

Atatürk`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu







37,80

31

Bir geometri kitabı yazdığını. Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasını bu yazdığı kitapla bizzat Mustafa Kemal olduğunu







30,49

25

Bir röportajda "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?" diye sorulur, Atatürk: "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz". BM yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke biz oluruz







25,61

21

Yıl 1938, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı dönemi. Birden çok sıkılır ve yanında duran yüz yirmiden fazla kişiye döner ve aynen şöyle der: "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim"







24,39

20

Yıl 2000, ABD Başkanı`nın milenyum mesajından bir alıntı : "Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk' tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir"







21,95

18

Yıl 1938, Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiir`den alıntı : "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir"







19,51

16

Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu







18,29

15

Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok kadın askerlerimiz var. Ama dünya tarihine geçen tek bir üsteğmenimiz var; 700 erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin reiseliğine bizzat Atatürk tarafından atanmış Üstteğmen Kara Fatma







18,29

15

`Atatürk çiçeği`nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satıldığını







17,07

14

Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu







15,85

13

`Mimber` adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan gazetede ilk defa sansür kelimesi geçtiğini







15,85

13

Yıl 1996, Haiti Cumhurbaşkanı vasiyetinde mezar taşına yazılmasını istediği metni bırakmıştır. Diyor ki: "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri Mustafa Kemal Atatürk'ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm"







14,63

12

Yıl 2005, Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns`un önerisi "Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk' ü örnek alsın yeter"

Urfalı
30.03.2006, 14:10
Muhteşem bilgiler,
Minnetle...

(Aradaki rakamlar nedir dostum, anlamadım?)

Serkan_Devrim
30.03.2006, 14:11
sanırım ufuk44 veya cellal bu konuyu daha önce açmıştı. :yamukgul:

Yakapınarlı
30.03.2006, 14:12
daha önce de verildi bu kou yazı ama defalarca okunması gerekir ve anlamaya çalışmak gerekir.
saolasın iyidost mükemmel bir yazı için

iyidost69
30.03.2006, 14:20
Atatürk gerçekten çok büyük bir lider.
Son zamanlarda, Atatürk ile olan gönül bağımızı koparmaya çalışıyorlar.
Dikkatli olmak ve oyuna gelmemek lazım.

Sevgiler,
Saygılar.

alamut
30.03.2006, 14:46
Atatürk görüldüğü gibi yanlız Türk değil dünya lideri

onu ve ilkelerini hiçbir zaman unutmamak ümidiyle bunca unutturmaya çalışanların arasında....

celalkocairi
30.03.2006, 21:23
diyorum abi dünya bile onu tanırken türklerde tanımayan çok...
çok sağolasın...teşekkürler... daha öncekini varsa hatırlamıyorm ben açmamıştım...
olsun bi daha açılsın. hepsi 1000 kere okunacak şeylerdi...

alihaydar_22
01.04.2006, 01:49
Peki siz atanizin hep övülen taraflarini yaziyorsunuz.
Hic yazilmadi yukarda dersim katliamiyla ilgili.
DOGU VE GUNEYDOGUDA YAPTIGI KATLIAMLAR NEDEN YAZILMIYOR?
hepinize OBJEKTIV oldugunuuz icin tesekkurler.
kendinize yakisani yapiyorsunuz?

Dogan24
01.04.2006, 02:25
eline sağlık can sağolasın bu güzel bilgilerin için .....

Ercan
01.04.2006, 02:31
Peki siz atanizin hep övülen taraflarini yaziyorsunuz.
Hic yazilmadi yukarda dersim katliamiyla ilgili.
DOGU VE GUNEYDOGUDA YAPTIGI KATLIAMLAR NEDEN YAZILMIYOR?
hepinize OBJEKTIV oldugunuuz icin tesekkurler.
kendinize yakisani yapiyorsunuz?

Dersim katliami,Cumhuriyet döneminde osmanlinin devam ettrdigi alevi katliamidir.Hala osmanli gelenegi devam ettigi icin,osmanlinin sucunu Mustafa kemal´e yüklemek istiyorsunuz.
2.Mahmut kim acaba ?
Suud,bitlis,Yavuz Sultan filan..

OBJEKTIV? Hangi manada?
Aciklama yaparsaniz bilgi ediniriz.

alihaydar_22
01.04.2006, 02:43
YUH YANI!!!!
DERSIM KATLIAMI NE ZAMAN YAPILDI BILIYORMUSUN SEVGILI KARDESIM ercan??
YANILMIYORSAM CUMHURIYETIN KURULLUSUNDAN YAKLASIK 10--12 YIL SONRA OLDU

Ercan
01.04.2006, 02:54
YUH YANI!!!!
DERSIM KATLIAMI NE ZAMAN YAPILDI BILIYORMUSUN SEVGILI KARDESIM ercan??
YANILMIYORSAM CUMHURIYETIN KURULLUSUNDAN YAKLASIK 10--12 YIL SONRA OLDU

yuh cekme filan iyi degil.
Anlatmak istediginizi söyleyiniz.

alihaydar_22
01.04.2006, 03:03
söyleyecek sözüm yok ercan kardes takdir senin:)

Hüseyin69
01.04.2006, 03:23
Dersim katliami,Cumhuriyet döneminde osmanlinin devam ettrdigi alevi katliamidir.Hala osmanli gelenegi devam ettigi icin,osmanlinin sucunu Mustafa kemal´e yüklemek istiyorsunuz.


OBJEKTIV? Hangi manada?
.






dersimde osmanlilar savas ucaklariyla dersimi bombalarken atatürk agir hasta idi hic birseyden haberi yoktu dersimde atatürkün manevi kizi sabiha ablamiz ucakla dersim degil innsani tas üstünde tas birakmadi lakin atatürk hasta idi
haa unutmadan bir hatirlatmada buluniyim cumhuriyet1929 degil 1950-60 arasinda kuruldu 1938 osmanli varligi olduguna göre cumhuriyetin bu yilda kurulmasi tezini cürütüyor
her seferinde kendime söz veririm bir daha böyle bir basliga mesaj yazmim diye ama ne yaparsin iste dersim nasilki insanlarin beynini birseyler yikar ya benimde beynimi dersim in munzuru yikamis

ufuk44
01.04.2006, 04:57
sevgili arkadaşım

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=7270

forumunda gözünden kaçmış sanırım.

ama yine de ellerine sağlık

Ercan
01.04.2006, 05:09
Sayin Canerzincan,
Atatürk ve Dersim konusu dikkatle üzerinde durdugum bir konu.Internet sayfalarinda veya cesitli kaynaklari inceledigimde genellikle tarafli yazilar okuyorum.Ben en sonunda su karara vardim.
Dersimlileri dersimlilerden ögrenmek.
Cevremde oldukca dersimli dostlarim var.Onlarla simdiye kadar hicbir zaman etnik köken hakkinda konusmadik.Cünkü bu devrimcilige yakismazdi.Hala eskiden mücadele ettigim arkadaslarin hangi kökenden ya da alevi mi sünni mi oldugunu bilmem.Onlarinda benim hangi köken ya da mezhepden oldugumu arastirdklarini sanmiyorum.
Cünkü biz insaniz.
Dünyali insanlariz

celalkocairi
02.04.2006, 13:46
haa unutmadan bir hatirlatmada buluniyim cumhuriyet1929 degil 1950-60 arasinda kuruldu 1938 osmanli varligi olduguna göre cumhuriyetin bu yilda kurulmasi tezini cürütüyor


ooooo iyi ya bunca yıldır bize yanlış öğretmişler(!),
halifeliğin ve hilafetin kaldırılmasıyla osmanlının da ortadan kaldırıldığına dair bilgileri... ben de osmanlı yıkılıp cumhuriyet kuruldu zannediyodum...

unjustified
02.04.2006, 17:32
güzel bi çalışma olmuş okullarda yeterince atatürk öğretilmiyor...hiç kimsenin ulu önderi karalamaya hakkı yok.ATAM İZİNDEYİZ.

Erolcan
02.04.2006, 17:54
Merhaba Arkadaslar,

Bu foruma yeni katildim. Nerdeyse butun hayatimi Almnaya'da yasadim ve su anda Turkiye'nin dogusunda insan haklari alaninda gorev yapmaktayim. Gecen yilar icinde burada yasadiklarim ve gorduklerim insanlik disi ve Anadolu kulturune yakismayan eylemler cahilikten ve Ataturk'u anlamamktan kaynaklanan haksizliklardir. Ataturk hakkinda ovguler yagdirmak onemli degil, artik onu gecelim. Bence onun cagdas, yapici ve ozguven taraflarini anlamak ve bu yolda devam etmek, hem Ataturk'e, ama ondan once yasamis olan Hz. Ali, Imam Huseyin'e gosterecegimiz en buyuk saygidir. Onlari gercekte anlamismiyiz. Humanist ve hosgorulu olmak, ama bir o kadarda dusmanlarimiza karsi keskin ve sert olmak. Kaldi ki kimler bizim asil dusmanimiz, kimler dostlarimiz, bunu hala anlamis degiliz, yoksa biz Alevi olarak Terroristlerin oyununa gelmeyiz daha humanist eylemler ile hakkimizi arariz.

Hz. Alin'nin su sozlerini size hatirlatmak isterim, izininizle:

Ovunc duyacagi bir soyu varsa bilgisiz kulun
Bilsin ki camurdan ve sudandir ozu soyunun
Dunyada ehli beytin deger olcegi guzelliktir.
Bilim, dogruluk, sevgidir soyu insanoglunun.

Katlanilmaz bir kotuluk gelirse eger basina
Suskun kayalar gibi dur ve dire tek basina
Rahat gunler de gelir gecer, zor gunler de
Sabirli ol, dunya karci degmez goz yasina

Kanat ger dostuna, her dem pekistir sevgini
Icten arzula onu, hastanin ilac istegi gibi
Ama her dost goruneni de dost sanma sakin
Yalan dostluklar herkese sicratir pisligini

En bilge insan, eksigini kusurunu bilen kisidir
Sozunu tutan, bencil tutkulari silen kisidir
Kotuluklere yuz vermeyen, iyliklerle guzellesen
Dunya yikilsa, oz degerini soyleyen kisidir!

Sevgiler, Erolcan

ozann
03.04.2006, 10:05
pkk yandaşlarının aramızda yeri yok..
türk kanıyla sulanmış toprakların üzerinde , sizin gibilerin yaşamaya hakkı yok..
midemi bulandırıyorsunuz..

Cleric
03.04.2006, 11:17
Çok güzel bir paylaşım olmuş Ellerine sağlık Can ..

KURŞUNveli
20.04.2006, 22:21
[quote=iyidost69]
Yıl 2000, ABD Başkanı`nın milenyum mesajından bir alıntı : "Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk' tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir"
/quote]


başka söze gerek varmı adamlar söylemiş yani....

decar
11.05.2006, 19:35
herkes istediğini düşünsün Atatürk 100 yılın önderi tarihi boyunca hiç bir devletin himayesine girmemiş bir milleti himaye altına girmekten kurtardı. dünya bile anlamış Atatürk'ün ne kadar büyük bir önder olduğunu ama halen güzel ülkemde Atatürk'e hakarete varan sözler söyleniyor. Atatürk'e saygım sonsuz her Türkiye Cumhuriyet'i vatandaşı Atatürk'e olan vefa borcunu ona saygı duyup inkilaplarına uyarak gösterse

dilemma
14.06.2006, 14:10
arkadaşım çok teşekkürler saolasın bunu bizimle payleştığın için . ya 1az araştırmacı olun ya atatürk nasıl olur da alevi karıtı olur da katliam yapar bizim cemlere 1 bak cem evlerini 1 gez bize kıyım ugulayanlar n iyi yapmışlar da 1 resmini mi asalım demişiz ya sanki .. nie böle kulaktan dolma yaşıyosunuz ya araştır da bak ataürk mü o kıyımı yapmış başkalarımı ya böle başkalarının dediği lafla kışkırmayla işte asıl sizin yüzünüzden bu memleket bu hale geldi sizin cehaletinizden ne diyeyim:olmadi yazık ya yazık
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
arkadaşım çok teşekkürler saolasın bunu bizimle payleştığın için . ya 1az araştırmacı olun ya atatürk nasıl olur da alevi katliamı yapar bizim cemlere 1 bak cem evlerini 1 gez bize kıyım ugulayanlar n iyi yapmışlar da 1 resmini mi asalım demişiz ya sanki .. nie böle kulaktan dolma yaşıyosunuz ya araştır da bak ataürk mü o kıyımı yapmış başkalarımı ya böle başkalarının dediği lafla kışkırmayla bağnazlıkla işte asıl sizin yüzünüzden bu memleket bu hale geldi sizin cehaletinizden ne diyeyim:olmadi yazık ya yazık

alican19
17.02.2008, 22:59
milenyum mesajında bush bu asırın tek lideri MUSTAFA KEMAL ATATÜRKTÜR demiş bush salağı bile anladı bazıları anlamadı
Devleti Aliyye yıkılacak.Batıdan uzun boylu,mavi gözlü bir adam gelecek.
Baktığı zaman karşısındaki insanı eritecek.Serbest Fırka kuracak.
Adına da Serbest Cumhuriyet denilecek.
Dünyaya milletini tanıtacak ve 15 sene hükümdarlık sürecek”

ESRARENGİZ HİNTLİ MİHRACE ‘NİN SIRRI HALA ÇÖZÜLEMEDİ…
Bilindiği gibi Hint halkı,Kurtuluş Savaşı’nda,Atatürk’ü ve Türk halkını yalnız bırakmamış ve maddi-manevi olarak ,Türk halkının yanında yer almışlardı. Kurtuluş Savaşı'ndan yıllar sonra ,1929 yılında,Bir Hintli Mihrace,Atatürk’ü Pera Palas’taki(ayrıntılı bilgi için medya yorumlarına bakabilirsiniz) 101 no’lu odasında ziyaret etmeye gelmişti…

Ne amaçla ziyaret ettiği bilinmemesiyle birlikte bir başka nokta da,Mihrace’nin kim olduğudur.Mihrace’nin ,Atatürk’e sunduğu hediyenin kendisinde de bir sır gizliydi… Bu hediye altın sırmalı Hint işi bir ipek seccadeydi.

Seccadenin üzerindeki desende,bir şamdanın asılı olduğu bir düz kemeri;her iki yanında birer güvercini bulunan,beş kubbeli bir diğer kemerin çevrildiği görülüyordu.Bordür motifi,fillerden oluşuyordu. Desenin en ilginç unsuru ise,her iki kemerin arasındaki,dal kıvrımı ve gül motifleriyle süslü boşlukta yer alan romen rakamlı bir saat kadranıydı: Bu saat 09.08’i gösteriyordu. Seccade halen Perapalas’da bulunmaktadır.

BULGAR IVAN MANELOF’A SÖYLEDİĞİ KEHANETLER…
Mustafa Kemal başından beri Türk Milleti’nin yaşadığı zor koşullardan sıyırıp çıkaracağını biliyordu.1906’da Bulgar Ivan Manelof ile Selanik’de yaptığı konuşmalardır:

“Bir gün gelecek,ben,hayal olarak kabul ettiğiniz bu inkilapları başaracağım.Mensup olduğum Türk Milleti bana inanacaktır. Düşündüklerim demogoji mahsülü değildir.Bu millet gerçeği görünce arkasından yürür.Saltanat ortadan kalkacaktır.Devlet mütecanis(tek çeşit) bir unsura dayanamayacaktır.Din ve devlet işleri birbirinden ayrılacaktır.Batı medeniyetine döneceğiz.Batı medeniyetine girmemize engel olan yazıyı atarak,Latin kökünden alfabe seçilecektir.Kadın ve erkek arasındaki farklar kalkacaktır.Emin olunuz ki hepsi bir bir olacaktır…”

Atatürk bu konuşmayı yaptığı sırada Abdülhamit ülkenin tek hakimiydi.Ve padişahlık kuvvetli ve kutsal bir kurumdu.
ÖNCEDEN YAPILAN BİR UYARI AMA….
Çanakkale Savaş sırasında Mustafa Kemal Nablus Karargahı ‘nda ikinci defa 7 nci Kolordu Kumandanı olduğu yıllarda yaşanan bu olayı kendisi daha sonra şöyle anlatmıştır:

-“Bir gün Erkanı Harbiye Reisi bana o günkü raporlarını okudu.Basit raporlardı,her zamanki gibi…Yalnız bu raporlarlar içinde bir nokta dikkatimi çekti…”

Evet görünürde hiç bir sonuç çıkartılamayacak bu rapordan Mustafa Kemal inanılmaz bir sonuç çıkartmış ve çok değil bir veya iki gün sonra İngilizler’in büyük taaruzu başlamıştır.Bundan sonrası Mustafa Kemal’in kendi ağzından:

“Yataktan kalktım,giyindim.İş odasına girerek bir muharebe emri yazdım."
Emirde şunlar yazıyodu:

“Düşmam 19 Eylül akşamı taaruz edecektir.” “Sonra bu emre alınması gereken tedbirleri ilave ettim.Bu emri Grup kumandanı olan Liman Fon Sanders Paşa’ya da gönderdimÇok hürmet ettiğim bu zat,benim raporuma gülmüş ve ‘ihtiyattan zarar gelmez” diye bana da bir şey söylemeye lüzum görmemiş”

19 Eylül gecesi kolordu kumandanları telefon başında çağırarak verdiği emirlerin ve alınması gereken tedbirlerin yerine getirilip getirilmediğini sordu.Kendisine tüm tedbirlerin alındığı bildirildi.Ancak ne yazık ki,kolordu kumandanları da böyle bir emri ciddiye almamışlar ve gerekli hiç bir önlemi almamışlardı. Mustafa Kemal gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını öğrenmek için bir müddet sonra telefon açtı… Olayın sonucunu yine Mustafa Kemal’den dinleyelim:

“Ben daha telefon konuşmamı bitirmeden,düşman topçusu muharebe hattımız üzerine ateş etmeye başladı.Gece muharebe ile geçti.Benim ordumun sağ cenahındaki ordu yarıldı,esir oldu ve boş kalan cepheden geçen düşman süvarileri Leyman Fon Sanders’in karargahına bastı.Hakikat anlaşılmıştı.Fakat neye yarar…”

DÜŞMAN DONANMASI İLE İLGİLİ KEHANETİ…
Almanya ile birlikte,Birinci Dünya Savaşı’na giren Osmanlı İmparatorluğu her şeyini kaybetmiş durumda idi. 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros mütarekesi ile Türk topraklarını kaybettiği gibi yavaş yavaş tarih sahnesinden de silinmeye başlamıştı… İstanbul’un işgal edildiği günlerde,İstanbul’a dönen Mustafa Kemal düşman zırhlılarını Dolmabahçe önünde gördüğü zaman üzüntüyle:
“Geldikleri gibi gidecekler..”
Daha sonrasını zaten biliyoruz.Sonuç olarak geldikleri gibi gittiler. İşin ilginç tarafı Nostradamus’un da bu konuyla ilgili bir kehanetinin bulumasıdır.”Centurien” adlı kitabdaki kehanet şu şekildedir:

Kongre başkanını tutan devlet adamları
İşgal kuvvetlerince sürülecek Malta’ya
Girilmiş İstanbul’a alınmış Rodos Adası
Ama geldikleri gibi gidecekler

4 Eylül 1919’da hatırlanacağı gibi Sivas Kongresi toplanmıştı.Kongre Başkanlığı’na, işgal kuvvetlerine karşı açıkça tavır alan Mustafa Kemal seçilmişti.Kurtuluş Savaşı’nı ve Atatürk’ü destekleyen İstanbul’daki mecliste olan milletvekilleri de işgal kuvvetlerince Malta Adası’na sürgüne gönderilmişti.Bu hatırlatmanın ışığında dörtlük bir kere daha okunursa ,durum daha iyi anlaşılacaktır.

MUSTAFA SAGİR’İN CASUS OLDUĞUNU İLK KONUŞMADA BİLMESİ…
16 MART 1920’de İstanbul’un işgal edilmesi üzerine ,Kemalettin Sami Paşa Anadolu’ya Geçerken gemide bir Hintli ile tanışır.Bu adam Mustafa Sağır’dir. Milli Harekete yardım için Hint müslümanlarını’nın kendisini gönderdiklerini söyler.Böylelikle paşayı etkilemiştir.Ankara’ya telgraf çeken Sami Paşa,Mustafa Sagir’e ilgi gösterilmesini ister.Bir süre sonra Sami Paşa Atatürk’e Hintliyi anlatır ve görüşmesini rica eder.Ertesi gün Atatürk ,Mustafa Sagir’i kabul eder. Bu görüşme uzun sürer.Hintli gönderilir.İki paşa yalnız kalınca Atatürk:
“Bana bak Kemal bu adam casus!…” der Sami paşa:”Aman paşam siz de çok şüphecisiniz” diyerek Atatürk’e inanmaz. Atatürk konuşmayı keserek yaveri Hayati Bey’i çağırır ve şu emri verir:

-“Bu Hintli İngiliz Casusu olacak..Kendisini takip etsinler.Mektuplarını da sansürde çok dikkatli okusunlar...”

Bundan sonra mektuplar o zamanlar kimya hocası olan Avni Refik Bey’e verilir.Bir iki tecrübeden sonra gizli yazılar bulunur.Mustafa Sagir yakalanarak suçu itiraf ettirilir ve idam edilir.

GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERİ BİLMESİ….
Sakarya Savaşı’ndan sonra bir subay cepheden alınan bilgileri Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal’e okuyordu.Kağıttaki notta cephe komutanlarından biri ,Seyit Gazi’nin kuzey-doğu tarafında bir düşman fırkasının göründüğünden bahsediyordu… Bunun üzerinde Mustafa Kemal kaşlarını çatarak:
“ Hayır!..Orada düşman yoktur..İyi baksınlar..”
Subay öğle yemeğinde geri geldi.Biraz da sıkılarak: -
“Haber aldım komutanım.Bahsedilen yerde düşman yoktur.”




BU KEHANETİNE DÜŞMAN GÜÇLERİ DE İNANMAMIŞTI…
Düşman Ordusu’nu tamamıyla yoketmek amacıyla başlatılan Büyük Taaruz amacına ulaşmıştı.Ordularını korkunç sondan kurtarmak isteyecek olan itilaf devletlerinden durumu gizleme amacı güden fakat bu başarıları haber alan itilaf devletleri kendisinden görüşmek üzere randevu istedikleri zaman.ATATÜRK elçilere:
“Sizinle 9 Eylül 1922 Nif(Kemalpaşa) kasabasında görüşebilirim.”
İşin ilginç tarafı,bu sırada Türk Orduları Nif’den çok uzakta bulunuyordu.Ve 9 Eylül’e kadar oraya çarpışarak varmak çok zor,hatta imkansız gibi görülmekteydi.Çünkü bu bir savaştı.Yani kesin tarih verilmesi norma şartlarda hiç bir şekilde mümkün değildi.Savaş sırasında neler olabileceğini kim önceden kestirebilirdi ki? Aradan 10 gün geçti.Bu olayı daha sonra ünlü Nutku’nda kaleme alarak şöyle demiştir:
“Dediğim gün Nif’te idim.Fakat benden randevu isteyenler orada yoktu…”

BAŞKENT ANKARA
Atatürk’ün Ankara’yı Başkent yapmasının ardındaki sebep hayli ilginçti: -

“Ben Türk’ün imkansızı imkan haline getiren kudretini bütün dünyaya göstermek için Ankara’yı istedimBir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villalar arasından uzanan yeşil sahalar,asfaltlar ve binalarla bezenecek.Hem bunu hepimiz göreceğiz,yakında olacak…”

Ankara 13 Ekim’de başkent oldu.Bazı Batılı devletler Ankara’nın nüfusu ve kırsallığı yüzünden büyükelçi göndermeyeceklerini açıklamalarına rağmen karar değişmedi.

RADYO VE SİNEMA HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ
Atatürk’ün radyo ve sinema hakkındaki sözleri onun “ileri görüşlü”lüğünü bir kez daha kanıtlıyor. -

“Sinema,gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır.Şimdi bize basit bir eğlence gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini değiştirecektir.Japonya’daki kadın,Amerika’daki zenci,Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır.Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa,barut,Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nispetinde kalacaktır.”

Bu sözler radyonun emekleme,sinemada ise yeni yeni çalışmalar yapıldığı bir dönemde ifade edilmiştir. Bir diğer önemli nokta ise “Tek ve Birleşik Dünya “ düzeninden bahsetmesidir.Bana kalırsa herkesin İnternet’i tanıması bu olayı kavraması için bile yeterlidir.

İTALYANLARIN HABEŞİSTANA SALDIRMASI.KİM BİLEBİLİRDİ Kİ?
Bu olayı aktaran Atatürk’ün yakın arkadaşı Münir Hayri Egeli’dir.Egeli’nin ağzından naklediliyorum: Habeşistan Savaşı başlamadan önce İtalya’nın Rodos’a askeri harekatta bulunduğu günlerdi…Bir akşam Atatürk’ün sofrasına davet edilenler onu balkonda gezinirken buldular.Atatürk:”Tevfik Rüştü” nerde?” Diye sordu.Ankara Palas’da bazı sefirlere ziyaret veriyorlar,dediler. Daha sonra hep birlikte davetin verildiği Ankara Palas’a gidildi. Atatürk Arnavutluk Elçisi Asaf Bey’in yakınında giriş ve çıkış kapısını iyi görebileceği bir yere oturdu. Atatürk:
”Asaf Bey,gazetelerde bir takım resimler görüyorum.Arnavutluk’da operet mi oynanıyor?”.
Bu sözleri ile Kral Zogo’nun sorguçlu resimlerini kastettiğini anlayan elçi şaşırıyor…Atatürk devam ediyor: -
“Cumhuriyet’de ne zarar görüldü ki,krallık ilan edildi.Hem takip edilen politika tehlikelidir.İtalya’nın Arnavutluk’u Balkanlar’da bir basamak yapması muhtemeldir.”

alican19
17.02.2008, 23:00
Müdahaleye kalkan İtalyan sefirine Ata:
“Haber aldığımıza göre Roma’da bazı öğrenciler elçilik önünde gösteri yaparak Antalya’tı istemişler.Antalya sigara paketi midir ki sefir cebinden çıkarıp versin.Antalya buradadır.Buyurun alın.Hem benim bir teklifim var.Hakikaten böyle bir şey düşünüyorsa,Musolini’ye müdahale edelim.Antalya’ya asker çıkarsın.Bütün ihracaat tamam olunca harp ederiz.Mağlup eden hakkına razı olur.”

Bu sözleri duyan İtalyan elçisi atılıyor:”Bu bir harp ilanı mıdır?”
Atatürk:
”Hayır ben burada bir fert olarak konuşuyorum.Türkiye de harp ancak Türkiye Büyük Millet Meclis’nin yetkileri içindedir.”
Bu durum üzerine Başbakan İsmet Paşa’ya haber verilir telefonla.Ve Ankara Palas’a çağrılır. Atatürk bunu haber alınca:
“Hükümet geliyor,biz gidelim” der. Çankaya’ya döndüğü zaman şunları söyler:
“İtalya ile harp tehlikesi yoktur.Rodos’a yapılan hareket Habeşistan’a yönelecektir.”

O yıllarda İtalya’daki faşist yönetim kendine yeni sömürgeler arıyordu.Avrupa gazetelerinde zaman zaman İtalya’nın Rodos Adası’na yakın Anadolu topraklarını işgale hazırlandığına ilişkin haberler yayınlanıyordu.Türk hükümeti de her ihtimale karşı bütün tedbiri almıştı.Ancak Atatürk’ün söylediği yine gerçekleşti ve İtalya Türkiye yerine Habeşistan’a saldırdı.
RUSYA’NIN GELECEĞİ
Kurtuluş Savaşı sırasında en büyük desteği Rusya’dan alan Mustafa Kemal,savaş sonrasında ise ilişkileri belli bir düzeyde sürdürüyordu.Çünkü Lenin’den sonra iktidarı ele geçiren Stalin Rusya’yı keyfi bir şekilde yönetiyordu… 1936 yılında Atatürk her zamanki gibi Çankaya’daki akşam yemeklerinde ülkenin sorunlarını konuşurken,masadakiler sık sık Paşam,Ruslar şöyle ileri adımlar atıyor,ekonomide,sanayide,askeri alanda şöyle başarılı oluyorlar diye anlatıyordu. Atatürk’ün bunun üzerine yemeği bırakıp masanın üzerindeki içinde meyvelerin bulunduğu tabağı alıyor ve yere atacakmış gibi yapıyor.Masadakilere :
”Eğer bunu yere bıraksam kaç parça olur?” diye soruyor. “40 parça olurdu Paşam”diyorlar. “Hayır..” diyor Atatürk,soruyu yine tekrar ediyorlar,aynı cevabı alıyor.Bunun üzerine "Bilemediniz…” diyor. Ve devam ediyor:

“Biraz sabredin…Yurtta Sulh,Cihan’da Sulha sarılın.Çünkü 60 yıl sonra Rusya 60 parça olucak.Bu nesil Bolşevik ihtilali yaptı.Kan kussa,kızılcık yedim der.Oğulları da babalarının istikametinde gider.Ama ondan sonraki nesil Rusya’yı 60 parçadan böler…”

Bu sözler 1936 yıllarını şöyle bir hatırlayalım..Henüz daha II.Dünya Savaşı çıkmamış ve Rusya büyük bir güç olmamışken,bu söz söylenmiştir.Anlattığı şeyler 64 yıl sonra gerçekleşmiştir.Atatürk devam etmiştir: -
“Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur,komşumuzdur,müttefikimizdir.Bu dostluğa ihtiyacımız vardır.Fakat,yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez.Tıpkı Osmanlı gibi,tıpkı Avusturya Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir,ufalanabilir.Bu gün Rusya’nın elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler.Dünya yeni dengeye ulaşabilir.İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir.Bizim,bu dostumuzun idaresinde dili bir,inancı bir,özü bir kardeşlerimiz vardır.Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız.Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir.Hazırlanmak lazımdır.Milletler buna nasıl hazırlanır?Manevi köprüleri sağlam tutarak..Dil bir köprüdür.İnanç bir köprüdür.Tarih bir köprüdür.Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz.Onların bize yaklaşmasını beklemeliyiz,bizim onlara yaklaşmamız gerekliliğidir.Rusya bir gün dağılacaktır.O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktır.”diyen Atatürk :
”Türkiye 21 nci Yüzyılı şekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadır.Onlar bizi örnek alacaklardır.” diye görüşünü bildiriyor. Atatürk’ün ileri görüşünü 1999 yılından 2000 yılına girerken gözlem yapan ve gazeteleri televizyonları yani kısacası dünyayı takip eden herkes şu an bile anlayabilir.

alican19
17.02.2008, 23:01
AVRUPA BİRLİĞİNİN KURULUCAĞINI BİLİYORDU…
Atatürk dış politikaya da önem verilmesini çok iyi biliyordu.Türkiye’nin komşularında meydana gelebilecek olaylardan etkilenebileceğini savunan Atatürk bir akşam Çankaya Köşkü’nde çocukluk ve mahalle arkadaşı Asaf İlbay’ın da aralarında bulunduğu dostlarına dış siyaset hakkında dış siyaset hakkında şunları anlatır: -

“Bir Balkan Birliği’ne lüzum vardır.Beni bırakınız ki fırkamın lideri olarak Balkanlar’da bir seyahat yapayım.Balkan devlet adamlarıyla konuşayım ve efkarı umumiyeyi hazırlayayım.Dünyanın ufuklarında kara bulutlar görüyorum.Balkan Birliği kurulabilirse,bir Avrupa Birliği’ne yol açılabilir.Batı devletleri de er geç birleşmiş olacaklardır."

Avrupa Birliği düşüncesi ilk olarak ancak II.Dünya savaşı sonrasında ortaya çıkabilmiştir.1960’ların başında Batı ülkeleri tarafından üzerinde konuşulmaya başlanmış olan bu düşünce,1980’lere gelindiğinde ancak genişlemeye başlayabilmiştir. Oysa ki,Atatürk bakışlarını bir noktada yoğunlaştırarak dalgın bir halde ısrarla şunları şunları söylüyordu:

“..Evet,bir Balkan Birliği ve sonra da Batı Devletleri Birliği beşeriyeti ve ulusları,görünür görünmez felaketlerden koruyabilir.Yoksa insanlığın başına gelecek sefalet ve ıstıraplara ölçü yoktur.Dünya bir uçurama doğru gidiyor…”

UÇAKLARLA İLGİLİ KEHANETİ
Atatürk uçakların henüz daha bırakın savaşlarda kullanılmasını normal günlerde bile kullanılmadığını ve birçok kimse için ölüm kutusundan başka bir şey olmayan günlerde ,Fransa’da Abidin Daver’e söylediği uçaklarla ilgili şöyle demiştir:
“Teyyareler gün gelecek savaşlarda önemli roller oynayacaktır.”
1908 yılında söylenen bu söz ,Abidin Daver’in hiç aklına yatmadığını itiraf etmiştir.Çünkü o yıllarda uçağı savaşta kullanılması akıllarda dahi yok gibi bir şeydi.

ANNESİNİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ GÖRDÜĞÜ RÜYA…
Zübeyde Hanım rahatsızlığı artığından Uşşakizadeler ‘in evinde oğluna hasret vefat eder.Ancak bu haber Paşa’ya nasıl haber vereceklerini düşünüyorlardı. Annesinin ölümünden habersiz olan Mustafa Kemal ,aynı saatlerde trenle çıktığı Yurt gezisinde uyumaktaydı. Gecenin ilerleyen saatlerinde gördüğü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanır..Bir sigara yakar ve zile basarak kompartımanındaki hizmetine bakan Ali Çavuş’u çağırıp: -“Gördüğüm rüya canımı sıktı…”der. Ali Çavuş :

”Hayırdır Paşam” deyince Atatürk de rüyasını anlatır: -“Pek hayır olacağa benzemiyor.Kırlık bir yerdeymişiz.Her taraf yeşillik.Birden bire sel geliyor,annemi alıp götürüyor.Endişe ediyorum.Yaverlere söyle,İzmir’e telgraf çekip annemin sağlık durumunu sorsunlar…”
Acı haber tez gelir derler…Kısa bir süre sonra Yaver Salih’in yolladığı şifreli telgraf le gelir.Atatürk telgrafın şifreli olduğunu derhal anlayarak: -“Annem öldü mü?” Ali Çavuş üzgün bir şekilde telgrafı uzatır: -
“Başınız sağ olsun Paşam.” Gözleri yaşla dolan Atatürk :
“Bana malum oldu..Bana malum oldu…Bunun kabusunu gördüm ben..Anam..Zavallı çilekeş anam..Benim anam öldü başka analar sağ olsun..”
diyerek koltuğuna çöker. Vatan hizmetinin zorunluluğu yüzünden annesinin cenaze törenine katılamaz.

Bunlar ve bundan daha fazlası kehanet Atatürk’ün düşüncelerinde belirmiştir.Daha sonra bunları çeşitli olaylardan sonra dile getirerek parapsikolojik yeteneğini görmemize neden oluyor.Daha fazla bilgilenmek için Gazeteci Ali Bektan’ın 18 yıllık alın teriyle çıkardığı “ATATÜRK’ÜN KEHANETLERİ” adlı kitabını alabilirsiniz.Gerçekten bizim için bir “Kader” diyebileceğimiz Atatürk sözleri,fikirleri ve düşüncerini TÜRK HALKINA her zaman önüne sunmuştur.Bize düşen böyle bir kişiliğe sahip olduğumuzla övünmek yerine,bize kalan mirasları olan ülkemiz ve düşüncelerini geliştirip yeni neslin çocuklarına “net bir “ TÜRKİYE bırakmak için çalışmamız gerekecektir

alican19
17.02.2008, 23:01
atatürk ve 19
Atatürk, 1881'de 19'uncu yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğdu. ( 19 x 99 = 1881 )

Atatürk, 19'uncu yüzyılda 19 yıl yaşamıştır.

Atatürk, Selanik'te doğdu.
( Selanik sözcüğünün "ebced" hesabıyla değeri 171'dir. 9 x 19 = 171 )

1881, Rumi takvime göre 1297'dir. ( 1 + 2 + 9 + 7 = 19 )

Atatürk'ün nüfus cüzdanı numarası : 993814 ( 19 x 52306 = 993814 )

Atatürk, 1902'de Harp Okulu'ndan teğmen rütbesi ile mezun oldu. 19 yıl sonra, 19 Eylül 1921'de son rütbesi verildi, mareşal oldu ve "gazi" ünvanını aldı.

Atatürk, Harp Okulu'nu 20'nci olarak bitirdi. Subaylardan birisi yabancı olduğu için mezun olan 19 subaydan biri oldu.

Atatürk, Harp Akademisi'nin 57'nci dönemine kaydoldu. ( 19 x 3 = 57 )

Atatürk, 19 Nisan 1909'da Hareket Ordusu ile İstanbul'a girdi.

Atatürk, 19 Aralık 1915'te albay oldu.

Atatürk, 19 Mart 1916'da tuğgeneral oldu.

Atatürk, Çanakkale Savaşı'nda 57'nci Alay'ın konutanlığını üstlendi. ( 3 x 19 = 57 )

Atatürk, Çanakkale Savaşı'nda 19'uncu Tümen'i komuta etti.

Atatürk, 30 Nisan 1919'da 9'uncu Ordu Müfettişliği'ne atandı, 19 gün sonra Samsun'a çıktı.

Atatürk, 19 Mayıs 1919'da 19 kişiyle birlikte Samsun'a çıktı. ( Bazı kaynaklarda, bu sayı 20 olarak da geçmektedir. )

Atatürk, Samsun'a çıktığında 38 yaşındaydı. ( 19 x 2 = 38 )

Atatürk, Samsun'da 19 gün kaldı.

Atatürk, 4 Temmuz 1919'da Erzurum'a gitti. 19 gün sonra 23 Temmuz'da Erzurum Kongresi'ni topladı.

Atatürk, 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi'nden 114 gün sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gitti. ( 19 x 6 = 114 )

Atatürk, İstanbul'a toplam 19 kez geldi.

Atatürk'ün Latife Hanım ile olan evliliği 912 gün sürdü. ( 19 x 48 = 912 )

TBMM'nin ilk kütüğündeki sıra numarası 19'dur.

Atatürk, 1938'de vefat etmiştir.
( 19 x 102 = 1938 --------- 19 ve 38 ; 19 x 2 = 38 , 19 + 38 = 57 )

Atatürk, vefat ettiğinde 57 yaşındaydı. ( 19 x 3 = 57 )

Atatürk'ün cenaze töreninde Chopin'in 19 notalı 19'uncu Marşı çalındı.

Atatürk'e verilen madalyaların toplamı 19'dur.

Atatürk, 19.000 TL nakit miras bıraktı.

Atatürk'ün, İstanbul Akaretler Yokuşu'nda oturduğu evinin numarası 76 idi.
( 19 x 4 = 76 )

"Mustafa Kemal Atatürk" sözcüklerinin harf toplamı 19'dur.

Atatürk'ün tarihe geçmiş iki önemli sözü; "Ne mutlu Türküm diyene" ve
"İstikbal göklerdedir" cümlelerinin harf toplamları 19'ar harften oluşmaktadır.

halilibrahim83
17.02.2008, 23:40
çok saol bu bilgiler içinnnnn

özcan1
18.02.2008, 00:08
yüregine saglik alican19 kardeş

inno
18.02.2008, 00:39
Ona tüm dünya hayran ama ne yazık ki onun qücünün farkına varamayan bir çok şahsiyetsiz var... Atatürkün qeride bıraktığı qençlikten biri olduğum için qurur duyuyorum İYİ Kİ VARSIN PAŞAM...