Orijinalini görmek için tıklayınız : "KUR'AN (...)"
öNYARGISIZ 09.07.2005, 21:59 Merhaba,
"PROFESÖR DOKTOR" ÜNVANI ALMI$ HATTA "DiYANET i$LERi BA$KANLIGI" YAPMI$ BiRiNiN YORUMU...
Kur'an kendinden önceki kutsal kitapları doğrular
http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gifSORU: Kur'ân'dan önceki kutsal kitaplardan Tevrat, Zebur ve incil'in akıbeti ne olmuştur? Bu kutsal kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmiş midir? (Özden Tok)
20.06.2005
http://www.vatanim.com.tr/pics/yazarlar/31.jpg SORU: Kur'ân'dan önceki kutsal kitaplardan Tevrat, Zebur ve incil'in akıbeti ne olmuştur? Bu kutsal kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmiş midir? (Özden Tok)
CEVAP: Kur'ân, kendinden önceki kutsal kitapları doğrulamakta ve kendisinin anlattıklarının, Tevrat ve incil'de de mevcut olduğunu belirtmektedir. inanmayanlara Tevrat'a bakmalarını, bu anlatılanların o kitapta da bulunduğunu bildirmektedir.
Ayrıca Tevrat bağlılarının Tevrat'ın, ?ncil sahiplerinin de ncil'in hükümlerini uygulamalarını, kitaplarının hükümlerini uygulayanlann mutluluk, bolluk ve bereket içinde yaşatılacaklarını, kitaplarının hükümleri uyarınca giden kitap ehlinin de cennete gideceğini bildirmektedir.
Kur'ân bu kadar açık biçimde o kitapları doğrularken ve bağlılarına, kitaplarının hükümlerini uygulamalarını vurgularken o kitapların tahrif edildiğini söylemek Kur'ân'in söylediğini kabul etmemek olur.
Nitekim "ibn Haldun" da Tevrat ve incil'in tahrif edildiğini söylemenin küfür olacağını ifade etmiştir.
Kur'ân o kitapları değil, yorumlarıyla o kitapların özünü çarpıtmış, dine, tevhide aykırı inançları sokmuş olanların davranışını kınamaktadır.
Kur'ân'in temel misyonu, önce muhatabı olan ve bir kitapları bulunmayan Araplara ilahi mesajı iletmek, sonra önceki kutsal kitapların çarpıtılmış yorumlarını, onların ruhuna aykırı inançlan düzeltmektir. Ama dinlerinin ruhuna bağlı iyi niyetli kitap ehlinin cennete gideceğini her vesileyle vurgulamaktadır. Bu konuda ayrıntı için "Kur'ân Ansiklopedisi" adlı eserimizde "Tahrif" maddesine bakınız.
Eski Diyanet ?şleri Başkanı
Prof. Dr. Süleyman Ateş
Fax: 0212 356 26 81
E-Mail: suleymanates@gazetevatan.com (suleymanates@gazetevatan.com)
GERçEKTEN "SAMiMi" BiR YAZI!
Ho$çakalin...
Sayın Önyargısız.,
Süleyman Ateş kendisinin yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyor çünkü;Şahıs Cennette kendine çoktan yer bulmuş.Herhalde bu dünyada temiz bir ismi olduğuna inandığı için "Mahşerde" adı okununca göreceğiz o zaman cennette olup olmayacağını.
Ama bence yazıyı ya çarpıtmışlar yada düşünmeden böyle bir cevap vermiş..Çünkü;İncil yada Tevratın günümüze nasıl geldiği ayan beyan ortadadır.Bu kuranı kerim içinde geçerlidir.Mutlaka kitaplar birbirlerini tasdikleyecek,lakin hepsi değişime uğramış bu yüzden hiç biri %100 doğru değil bana göre..
Burda size karşı bir tafrım yok..bu şekilde soru sorulunca bir Diyanet başkanının başkalarının eline nasıl koz verdiğini göstermek istedim.
öNYARGISIZ 18.02.2006, 19:12 Merhaba "$AH-MAT",
----- " Ama bence yazıyı ya çarpıtmışlar (...) "
Buyurun bakin!
http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=55574&Categoryid=4&wid=31
----- " (...) yada düşünmeden böyle bir cevap vermiş "
Buyurun sorun!
Eski Diyanet Işleri Başkanı
Prof. Dr. Süleyman Ateş
Fax: 0212 356 26 81
E-Mail: suleymanates@gazetevatan.com (suleymanates@gazetevatan.com)
Ho$çakalin...
TheGodfather 19.02.2006, 02:04 Tamamda Önyargısız Kuranda Allah katından gönderilen incil, tevrat, Zebur gibi kitapların sonradan değiştirildiğini kuranda açık açık belirtmesede bu üç kitaptaki ayetleri hahamların ve papazların az bir para karşılığı kendi menfaatleri doğrultusunda değiştirdiklerini söyler... Kuranda bahsedilen incil, tevrat ve zebur değiştirilmemiş halidir..Değiştirilen incilde ve tevratta gerçekleri arayamayız...Senin aklın ve mantığın 3 şekilli bir tanrıyı algılayabiliyormu..Sence Allahın bir kitabı ''Allah birdir ve hiç bir şey ona denk değildir'' derken..Diğer bir kitabında Allah'ın oğlu İsadır, üzeyirdir diye bir ibare geçebilir mi?:sarkazm
SivanA SimyacI 19.02.2006, 10:40 ya bu heriflerden ne beklicen ya yorum yapmaya gerek yok be boş boş konuşur güyya dini bütün herifler......
manifesto 19.02.2006, 17:33 47- Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
12- Kur'ân'dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı Tevrat vardı. Bu Kur'ân ise zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanları müjdelemek için Arap lisanı ile indirilen ve kendinden öncekileri tasdik eden bir kitaptır...
Yani bu ayetlerin ışığında Kur'an nın kendinden önce gelen tüm kitapları kabul ettiğini kolayca anlayabiliriz.
Hırıstiyan İlahiyatçıların bir çoğunun da kabul ettiği gibi Bu günkü incili tam anlamıyla Hz. İsanın sözleri olarak düşünemeyiz. Zira incillerin en erken yazılanı Hz.İsanın ölümünde 30 yıl sonradır.Bu hırıstiyan müslüman yada yahudi kaynaklarının ittifak ettiği bir olaydır.Ve incilin Pavlusun söleri ile dolu olduğunu görmek için incili olumak kafi zira pazvus ne bir havaridir nede Hz.İsayı görmüş nede onun sözlerini zatından işintiştir. Dolayısıyla incili bugünkü hırıstyanların birçoğu İslam için Kur'an nın ömen taşkil ettiği noktada değerlendirmezler.
İncil’de Allah’ın bir olduğu, Hz. İsa’nın, Allah’ın kulu ve Resulü olduğu yazılı idi. Hz. İsa’nın hak olan dini, az zaman sonra Yahudiler tarafından sinsice değiştirildi. Yahudi Bolüs [pavlos], İsevi görünerek, hakiki İncil’i yok etti. Sayısız İncillerin yazılmasına sebep oldu. Büyük Kostantin, bütün İncilleri birleştirmek için, miladi 325’te, İznik’te 319 papazı toplayıp, yazdırdığı yeni İncil’e eski dini olan putperestlikten de birçok şey sokturmuş, yeni bir Hıristiyanlık dini kurmuştu. Hz. İsa’nın ve Barnabas’ın yazdığı İncil’de Allah’ın bir olduğu bildirilmişti. Eflatun’un 3 tanrı fikri de yeni İncil’e kondu. Papaz Arius, bu yeni İncillerin yanlış olduğunu, bildirince aforoz edildi. Yeni Hıristiyanlık Arius’ün mezhebinden farklı idi. 6 defa meclis kurulup, yeni İnciller ortaya çıktı. Papaz Luther Martin ve Calvin son değişiklikleri yaptı. Bu yeni İncil’e inanan Hıristiyanlara Protestan denildi. Böylece, Hıristiyanlık, iyice değişti.
Yahudiler, Hz. İsa’yı katletmek isteyince, İncil’i yakıp, ortadan kaldırdılar. O zaman, İncil yayılmamış idi. Çünkü, Hz. İsa’nın peygamberlik zamanı 3 yıl olup, iman edenler de pek az idi, çoğu da, okur yazar değildi. 325’te birbirine uymayan 40-50 İncil vardı. Arius mahkeme edilirken, dördü hariç diğer İncillerin yasaklandığı kilise tarihlerinde yazılıdır. Matta İncili’nin 15. fıkrasında, (Milletler yoluna gitmeyin ve Samiriyelilerin şehirlerine girmeyin) denildiği halde, 24. babın 14. fıkrasında, (İncil, bütün milletlere vaaz edilecektir) demektedir. Bunun gibi sayısız tenakuz vardır. Hıristiyan bilginleri, dört incildeki tezatlar yüzünden şaşkınlık içinde kalıp, Ekharn, Kiser, Haysi, Ghabuth, Wither, Fursen gibi araştırmacılar, (İncillerde ihtilaf çoktur) dediler.
Joseph Barnabas’ın yazdığı İncil, miladi 325’e kadar İskenderiye kiliselerinde okunuyordu. Papa 5. Sixtus, 1585-1590’daki papalık zamanında, bunu İbranice’den İtalyanca’ya tercüme ettirdi. Prusya kralının müşaviri J.F. Gramer, bunu bulup prens Öjene [Eugen’e] hediye etti. Bu ölünce kitaplar Hofbibliyotheke kondu. Bu el yazma İncil, Viyana imparatorluk kütüphanesinde, hâlâ mevcuttur. Bu İncilde Hz. İsa diyor ki:
Ben günah affedemem, günahları ancak Allah affeder. (Bab 71), Ben, Allah’ın resulünün yolunu hazırlamak için geldim. Bu Resul, bir müddet sonra, İncil tahrif edilip inananların 30 kişi kadar kalacağı bir zamanda gelir. O zaman, Allah elçisini gönderir. Onun başının üzerinde beyaz bir bulut bulunur. O, putları kırar. Onun sayesinde, insanlar Allah’ı tanır. Ben de hakiki olarak tanınırım. (Bab 72), O resul güneyden gelir. (Bab 96), O resulün adı Ahmeddir. ((Bab 97)
Barnabas İncili Allah’ın bir olduğunu bildirmekte ve teslisi yalanlamaktadır. Bugünkü İncillerde ve Ahd-i atikte de, bütün tahriflere rağmen, Hz. İsa’dan sonra bir Peygamber geleceği yazılıdır. Yuhanna İncili’nin bu yazısı, 1886’da İstanbul’da Boyacıyan Agob matbaasında basılan Kitab-ı Mukaddesin Türkçe tercümesinin s.885’te, (O, gelince dünyayı günah, salah ve hüküm hususlarında ilzam edecektir) deniyor. Buradaki “O”nun Latince aslında, (Paraclet) yazılıdır. Bu kelime, “teselli edici” demektir. Papazlar her şeye rağmen, (benden sonra bir teselli edici gelecektir) ibaresini İncil’den kaldıramadı. Pavlos’un yazdığı ve Hıristiyanların Kitab-ı mukaddesten kabul ettikleri mektuplardan “Korintoslulara 1. mektubun, 13/ 8’de, (Peygamberler sona erecek, diller de kaybolacak [Latince gibi], ilim iptal olacak [Ortaçağ ilmi gibi], ama O kâmil gelince, yarım kalan ve kusurlu olan bilgiler ortadan kalkacaktır) deniliyor. [Bu yazı Türkçe Kitab-ı Mukaddeste de vardır.]
Bugünkü Hıristiyanlığın esasları
Hz. İsa 30 yaşında iken, Benî İsrail’e peygamber olarak gönderildi. Bozulan Yahudiliğin hükümlerini neshedip yürürlükten kaldırdı. Hz. İsa’ya inanmayan Yahudiler, onu Romalılara şikayet etti. Kudüs’teki Romalıların Yahudi valisi Pilatus, Hz. İsa’nın yakalanıp çarmıha gerilmesini emretti. Havarilerden biri olan Yehuda, onu Romalılara ihbar etti. Askerlerle beraber yerini göstermeye gidince, Allahü teâlâ Yehuda’yı Hz. İsa’nın şekline çevirdi. Askerler aradıkları İsa’nın bu olduğunu sanarak, Yehuda’yı çarmıha gerdiler. O anda Allahü teâlâ Hz. İsa’yı göğe çıkardı.
Hak din olan İsevilik yayılmaya başlayınca, Yahudiler ile Yunanlılar ve Romalılar karşı çıktılar. Bolüs [Pavlos] adındaki bir Yahudi; İsa’ya inandığını söyleyerek asıl İncil’i yok etti. Ortaya çıkan kişiler 12 havariden ve Bolüs’ten işittiklerini yazdılar. Böylece birçok incil meydana geldi. Yunan felsefesi ile yetişen Bolüs, Havarilerden Barnabas’ın yakın arkadaşı idi. Bozuk fikirlerini ona da aşılamak istedi, başaramayınca, açıkça düşmanlığa başladı. Bolüs, İsevi görünüp kendisini din âlimi tanıtarak; “İsa, Allah’ın oğludur” gibi birçok şeyler uydurdu. Şarabın ve domuzun helal olduğunu söyledi. Bolüs’ün “İsa’nın haça gerilmesi, hikmet ve kurtuluştur” diyerek ortaya attığı anlamsız iddia; bugünkü Hıristiyanlığın esas felsefesini teşkil etti. Müslümanların kitaplarından alarak dünyanın güneş etrafında döndüğünü söyleyen Galile, incillerdeki yanlış bilgiye göre, Engizisyonca müebbet hapse mahkum edildi ve gözleri kör olarak öldü. Bugünkü Hıristiyanlıkta:
1- Her çocuk günahkâr doğar. 2- Hz. İsa, oğul Allah’tır. 3- Allah, insanların günahını affettirmek için, kendi oğlunu haçta öldürtmüştür. 4- İnsanlar, Allaha dua edemez. Ancak papazlar dua edebilir ve insanların günahını affedebilirler. 5- Papa günahsızdır. Onun her yaptığı iş doğrudur.
Hıristiyanlığın tekrar doğru yola girmesi için, çeşitli çalışmalar yapılmış, reformlar meydana gelmiştir. Papaz Luther, Protestanlığı kurarak bazı düzeltmeler yapacağım derken, Hıristiyanlığı büsbütün bozmuştur. Kilise, toplumun maddi, manevi bütün hayatına hakim olmuştur:
a) Kilise günahları itiraf ettirir ve papazlar günah çıkarır. b) Hıristiyanlıkta baba, oğul ve kutsal ruh adına vaftiz olmak kilisenin emridir. c) Nikah kilisede kıyılır. Kilise dışında yapılan nikah geçersizdir.
Son zamanlarda Hıristiyanlıkta Allah inancı hususunda önemli gelişmeler olmaktadır. Katolik Kilisesinin ve Vatikan’ın ileri gelenleri ve bilim adamlarından meydana gelen bir heyetin 7 yıllık bir araştırma sonucunda hazırladığı Evrensel Kateşizm adlı el kitabında, Katoliklerin de İslamiyet’teki gibi “Tek Allah” inancında olmaları gerektiği belirtildi. Papalığın direktifi ile hazırlanan bu kitap 1992’de Fransa’da piyasaya çıktı. Hıristiyanların bu yeni el kitabının, şimdiye kadar bu amaçla hazırlanan diğer papalık yayınları arasındaki en önemli farkı, Allah inancının “Baba-oğul-Ruhül-Kudüs” şeklinde olmaması gerektiğinin açıkça belirtilmesidir. Kitapta (Allah’a yaratılmış varlıkların sıfat ve suretlerinin hiçbirisi yakıştırılamaz; çünkü Allah, tek yaratıcı olup ne erkek, ne kadın ne de insandı) denmekte, bu yeni inancın İslamiyet’teki Allah inancı gibi olması gerektiği açıkça belirtilmektedir.
İnsan hakları, yaratılış esasları ile cinsiyet konuları üzerinde durulan, Vatikan’ın bu yeni eserinde; “Huzurlu yaşamanın anahtarı Yaratan’ı benimsemek ve Tek Allah’ın varlığına inanmaktır” denilmektedir. Bu eser, bilim adamlarınca bir yaratıcıya inanma açısından çok önemli bir gelişme olarak kabul edilmektedir.
sinan boztepe 23.03.2006, 20:35 değeli canlar hepinizi aşkı muhabbet ile selamlarım
öncelikle kuran üzerine yorum yapan arkadaşlara şunu söylemek isterim: kuranı yorumlamak ancak mana ehline vrilen bir ayrıcalıktır.. kimdir mana ehli?? mana ehli dünyevi tüm arzuları öldürmüş kişidir.. yani nefsi olmayan kişidir.. hanginiz nefsinizi öldürdünüz??
imam alinin bir cengi aynen şöyle rivayet edilir: ima ali bir kuyuya girdi. o kuyuki bir zindan bir dipsiz karanlıktı.. göz gözü görmemekte.. kuyuya daldı, yedi başlı ejder imamın yolunu kesti.. imam ali zülfükarını çekti, zülfükar anda 40 arşın uzadı.. teberra ile ejderhanın yedi boynuna bir hamle kıldı.. bir vuruşta ejdarhanın yedi boynu birden kesildi.. ve o zindan vifir karnlık kuyuya ay ile güneş doldu.. la feta illa ali la seyfa illa zülfikar..
şimdi bu imam ali cengi duyulduğunda nedir: pir bir kuyuya dalmış yedi başlı ejdarhayı öldürmüş.. işte maan ehli olmayan bunu böyle anlar.. kuranı bakıpta okuduğu gibi.. ama asıl verilmekl istenen,, asıl anlatılan şudur: imam ali kendi kuyusuna kaldı.. insanın kuyusu kalbidir.. orası eğer arındırılmamışsa zifiri karanlıktır.. allah ne diyor ne yere ne göğe sığdım,,ancak kamil kulumunkalbine sığdım.. işte allahın olmadığı bir kalp zifiri karanlıktır.. buradaki ejderha nefsimizdiz, onunda yedi başı vardır.. nedir bunlar: kin,kibir, nefret, buğuz, goy, kıybey, şehvet.. işte imam ali kalbine daldı ve yedi başlı nefsini öldürdü.. o ölünce kalbine nur iman doğdu, doldu..
kuranı anlamak içinde sadece okumak yetmiyor.. asıl anlatılmak istenen üzerinde yoğunlaşmak gerek.. o kuranki bir deryadır.. biz ise o deryada bir zerreyiz..
kuranda diyorki kurban olarak deve kesiniz: allah eyvallah.. işte okudun ne yapacan allah emir ediyor kurban olarak deve kesecen.. ama allahın asıl emir ettiği şu. deve dünyadaki en kindar hayvandır. eğer bir deveye zarar verip incittiysen seni asırlar geçse dahi unutmaz ve ilk fırsatta sana zarar verir.. işte deve kesin diyerek aslında kininizi, nefretinizi kesin diyor.. onun bizim dökeceğimizne kana nede ete ihtiyacı var...
((( evet cemler de kurban keseriz.. kurban bayramında da, abdal musa birlik ceminde de; ama ne için kestiğimizin bilinci ile keseriz.. o kurban ki ibrahimin elinde ismail oldu, üç defa kıçak boynuna sürüldü ama kesilmedi.. ve gökten koçu indirdi.. işte kurban budur.. sırf kan akıtmak için kesiyorsan hiç kesme.. asıl verilen mesaja bakın)))
sizlere tek ricam şu olacak, mana ehli olmadan kuranı anlamaya çalışmayın.. çünkü anlamak yerine sorgulama makamına oturuyorsunuz.. buda allah kelamını sorgulamak demek.. haşa biz neyizki allahın emirlerini sorgulayalım..
bülentişcan 23.03.2006, 22:10 Sinan Boztepeden Alıntı
kuranda diyorki kurban olarak deve kesiniz: allah eyvallah.. işte okudun ne yapacan allah emir ediyor kurban olarak deve kesecen.. ama allahın asıl emir ettiği şu. deve dünyadaki en kindar hayvandır. eğer bir deveye zarar verip incittiysen seni asırlar geçse dahi unutmaz ve ilk fırsatta sana zarar verir.. işte deve kesin diyerek aslında kininizi, nefretinizi kesin diyor.. onun bizim dökeceğimizne kana nede ete ihtiyacı var...
Sevgili sinan Boztepe
İlginç bir yorum
1.O Zaman KURBAN kesmememli mi?
2.Cemlerde niçin kurban kesiyoruz, tanrının ete ihtiyacı yoksa
3.Dede olduğunuzu yazılarınızdan okuyoruz,yörenizde KURBANSIZ CEM yapmayaı düşünürmüsünüz.
DOSTCA KALIN
derviscemal 23.03.2006, 22:24 Sinan Boztepeden Alıntı
Sevgili sinan Boztepe
İlginç bir yorum
1.O Zaman KURBAN kesmememli mi?
2.Cemlerde niçin kurban kesiyoruz, tanrının ete ihtiyacı yoksa
3.Dede olduğunuzu yazılarınızdan okuyoruz,yörenizde KURBANSIZ CEM yapmayaı düşünürmüsünüz.
DOSTCA KALIN
sayın bülentişcan,
görülüyorki sainan dede nin yazdıklarından hiç birşey anlamamışsınız olay kuraban olaryı değildir bir örenk vermiştir. ama siz kurban lafını tutmuş soru sormuşsunuz..
manifesto 23.03.2006, 23:19 kuranı anlamak içinde sadece okumak yetmiyor.. asıl anlatılmak istenen üzerinde yoğunlaşmak gerek.. o kuranki bir deryadır.. biz ise o deryada bir zerreyiz
Evet Sn.Sinan boztepe Kur'an bir derya onu tam anlamıyla idrak insan-k kamil ve kalbi ervah alemine açık olanlara dahi çoğu kez kendini tam açmaz.
Ama herkez bu deryada elindeki kaşığı kepçesi veya tası kadar nasip alır ama mutlaka nasip alır.
Tıpkı yüksekçe bir ağaçtan meyve yiyen insanlar gibi boyu kısa olanlar en alt dallardan yer biraz uzun olanlar daha yüksekdeki dallardan boyu iyice uzun olanlar en üstteki meyvelere kadar uzanır yani kimse boş dönmez.
Yoksa Kur'an anlaşılamaz bir kitap değildir ki gönderilişi onu insanlar okusun ve rehber edinsindir.
bülentişcan 24.03.2006, 09:39 sayın bülentişcan,
görülüyorki sainan dede nin yazdıklarından hiç birşey anlamamışsınız olay kuraban olaryı değildir bir örenk vermiştir. ama siz kurban lafını tutmuş soru sormuşsunuz..
Sevgili Dervişcemal
Ben anladım konuyu sende benim sorumu anlamamışssın
mana ehli olmadan kuranı anlamaya çalışmayın
Kurban ornegine bir yorum getirmiş(İçsel derlerya) bu yoruma ıstınaden bu ayetı bu şekilde yorumlayıp anladıktan sonra acaba KURBAN kesmeyi bırakrtı mı?kurbamsız CEM yapacak mı ? merak ettim hepsı o.
Dostca Kal
sinan boztepe 24.03.2006, 12:30 sevgili bülentişcan ben kuranın verdiği anlamı sana anlattım ama malesef sen o manadan dahi bi habersin..
biz kurban keseriz: ama niçin kestiğimizi biliriz.. kurbanın asıl veriği mesajı biliriz.. bu bilinçle keseriz.. tabiki cemlerde kurban kesiyorum... sen kalkmış bizi sorguluyorsun.. eğer manasını bilmeden bir iş yaparsan boşa ibadet olur.. oruçlu iken sadece midesini boş bırakıp, fitne ve fesada devam eden birinin orucu ne kadar kabul olur??? asıl orucun ne amaçla tutulduğunu bilmek gerekir.. affınıza sığınarak bir örnek verecem: orucu sadece açlık olarak gören biri şuna benzer: sabahtan akşama kadar ipinden kazığa bağlanıp aç bırakılan hayvana........... işte oruç.. midenle tutuyorsan devam et... sakın şimdide beni rencide ediyor deme.. sözüm sana değil.. yaptığı ibadetten ders alamayanlaradır....
işte kuranda verdiği mesajlar ile büyük bir ulviyet taşır.. bu manayı ancak mürşidi kamiller anlar.. bakmakla görmek aynı şey değildir..
hacca gidipte kabeye bakanlara hacı; görenlere ise derviş derler...........
bakmakla görmek arsındaki farkı ben anlattım.. sen niye niçin diye sorguluyorsun.. verdiğim bir örneği dahi anlamamışsın... kalkmış sen dedesin cemde kurban kesmiyormusun diyorsun... eğer ben o kurbanın altında yatan asıl amacı bilmeden talipleime kestiriyorsam, sırf et yemek için lanet olsun bana... yaptığım ibadet geçersizdir.. ben san asıl vurgulanmak istenen mesajı yazdım... içinde kin, kibir, şiddet, yalan, dolan, şehvet, kıybet olan biri kurban kesse ne kadar kabul olur???? daha önce yazdığım yazıyı bir kez daha oku... sonra değerlendirelim...
Alıntı
Sevgili sinan Boztepe
İlginç bir yorum
1.O Zaman KURBAN kesmememli mi?
2.Cemlerde niçin kurban kesiyoruz, tanrının ete ihtiyacı yoksa
3.Dede olduğunuzu yazılarınızdan okuyoruz,yörenizde KURBANSIZ CEM yapmayaı düşünürmüsünüz.
DOSTCA KALIN
srdr_ist 24.03.2006, 13:25 Her şeye şüphe vede önyar ile baktığımız her durumda karanlığa yakın aydınlığa uzak oluruz.
Sinan dedem senin çekeceğin çok anlaşılan anlamıyorlar.İstemiyorlarda bildikleri yetiyor. Bu sözümü tehzih ettiğim çok can var.
1. yahudiler üzeyir allahın oğlu dediler. Dinden çıktılar. Allah melekleriyle birleşip NEFİLİM diye adlandırılan dev canavarları doğurdu dediler allah ın birliğini bozdular.Tevrat bu inanıi içinde kaldı. Gerçeği içinde barındırsada onlar batuıla gitti.
2. Hristiyanlar allah ın tekliğine oğul takıntısı verdiler. Mahşer meydanında hak soracak sen baba dedin Hz isa hayur ta rabbilalemin sen yaratansın ben sana baba demedim diyerek herkesin önünde hedap verecek.
Halbu ki incilde mesih içeri girdiğinde Siz babamın evine ne yaptınız diye bağırdı. Olayı yazar.
3. Kurban meselesi:
Hz ibrahim rüyasında oğlunu kurban ederken gördü. Gördüğü gibide yapmaya çalıştı. Halbu ki yorumlasaydı hak ondan bir kurban istediğini çözebilirdi. Lakin verdiği söz ile hemen ön yargı ile oğlunu kurban etmeye hazırdı. Yaptıda ama hak ondan istediği kurbanı istediği şekilde yanında zuhur edince onu kesti.
Koç nasıl geldi:
Hz musa dağda çobanlık ederken kurt şekline girmiş melekler geldi. Hz musa dan bir koç istedi. Hz musa ise bu mallar benim değil sahibine sormam lazım dedi. Kurtlarda biz bekleriz sen git izin iste dediler. Hz musa ya geldiğimde sürüm yok edilmiş olursa onllarda eğer bişey yaparsak nasipsiz genc kızlar gibi olalım. Allah bize dertten başka bişeyler vermesin gibi bir sürü yeminler ederler.
Hz musa gider vede izni alır gelir koçu verir.İşte bu koç o koçtur.
Her dinde Allah a bişey adanır biz kurban keseriz.
Buda allah için olsada et yiyemeyen birine küçük parça verseniz hakkın istediği olduğundan kurban kesmenin amacı yerine gelmiş olur.Siz sevdiğinize ne sunuyorsunuz. Allah sizden canınızı yakmadan kurban istemişse neden bukadar çok düşündünüz.
Bu anlattıklarımın hepsi kuranda çözülmüş gerçeklerdir.İnanmayanlar buyrun itiraz edin.
bülentişcan 03.04.2006, 10:27 Sinan Boztepe
24.3.2006 tarihli yazını bugün okudum
Yine aynı küfürbaz çirkin uslupla cevap vermişssin,
senin gibi tutan hayvanlarda var
Bu ne terbiyesizlik,edepsizlik,seviyesizlik.
Sen nasıl dedesin,insnlara kötü söz söylerek,kırarak dökerek, nasıl pir huzurunda GÖRÜLECEKSİN ben senden davacıyım, hadi yurekliysen pirine görülürken,ben bir insana küfrettim oda benden davacı de ve benim RIZAMI alıp ceme gir.
Ve sen ahirete inansında senden bu dünyada pir huzurunda,olamz ise ahirette davcıyım ve KUL RIZSI OLMADAN aleviler Cem ve İbadet edemzler Alevi isen Pirinle beni yüzleştir.
Bunasıl anla-yış böyle kim bir şey derse edepsizce saldırmak
Alevilik EDEP üzerine yol alır sende o yok
senin İçinde KİN VER NEFRET VAR ve çıkmışssın burada ahkam kesiyorsun.
Ve her yazında bir şey soranlar böyle çirkin,kötü uslaupla yanıt veriyorsun
alevinin önce Cemali güzel olmalı,güleryüzlü olmalı,sözü sohbeti tatlı şen olmalı.
Ne o Öyle Cebellut gibi,cehennem zebanileri,Medrese molları gibi habire saldırıyorsun
Kebdine gel bizelrde en az senin kadar kötü,çirkin,iğrenç cümleler kurarız.
Sen sorulan sorulara yanıt ver ne saçmalıyorsun.
Kurbam kesmedeki manayı anlatıyorsun amma senin içinde hala nefis ver kin var,nefret var,benlik,bencillik var.
Sen sorulan soruya yanıt ver.
gerisini ben değerlendiririm.
derviscemal 03.04.2006, 11:05 Arkadaşlar lütfen konuyu birbirinize hakerete varacak bir boyuta getirmeyiniz.
Serkan_Devrim 03.04.2006, 12:59 senin gibi tutan hayvanlarda var.sayın Sinan Boztepe, sayın dedem;
siz bir dedesiniz ve burası okumaya açık bir alan. siz bu açık alanda bu tür sçzlerle bizi rencide ederek aleviliği dışarıya yalnış tanıtıyorsunuz. sizden ricam daha sakin ve saygılı yazmanızır. yukarıda ki sözü hiç yakıştaramadım.
saygılar
|
|