ALPerenShad
02.04.2006, 03:20
KöyüN isminin ‘IGDELI’ olmasinin nedeni;
1- Bugün Kayseri-Pinarbasi (Aziziye) ilçesine bagli ‘Igdeli’ köyünden buraya gelmesi sebebiyle,
2- Eski yerlesim yeri olan yukari köy, yerlestigi zamanlarda tamamen ormanla kapli, ormanin içerisinde ufak bir igde agacinin yaninda az bir su bulunmasi nedeniyle, buraya yerlesiyorlar suyu çesme yapiyorlar ve ‘IGDELI’ ismini veriyorlar. Böylece köyümüzün ismi ‘IGDELI’ oluyor.
O tarihlerde çevremizdeki köyler tamamen Pinarbasi’na (Aziziye’ye) bagli çevre komsu köylerimiz: Kadili, Ebulhayir, Kizilpinar, Karaözü gibi köyler bizlere Avsarlar veya Asiretler derler. Özellikle sunu belirteyim Karaözü köyü bizim bu Avsar köylerine Asiretler dedigi gibi ‘Türkmenler’ diye söylerler.
1957 yilinda Yelliburun Köyü ile Körkuyu köyleri birlesti, tek muhtarlik oldu ve ismi ‘YERLIKUYU’ köyü oldu.
Bu köylere 7 Bucak Avsarlari denmesinin nedeni:
7 Bucak Avsarlari denen köylerimiz 1500 veya daha önceki yillarda Halep yöresinde yasayan Kuzey-Suriye Avsarlarinin 3’ncü kolu olan Kut-Beyi ogullari Avsarindandir. Derledigim kisilerden aldigim bilgilere göre;
1- Halep’in ‘Bucak’ denilen yerlesim yerinden geldiklerinden,
2- Asi irmaginin kiyisindan geldiklerinden dolayi 7 Bucak Avsarlari diyorlar. Bilindigi gibi nehir (irmak) kiyilarina Bucak denir.
7 Bucak Avsarlari, Halep dolaylarinda ve Asi nehrinin çevresinde konar-göçer hayat geçirerek yasamini sürdürürler. Geçimleri hayvanciliktir. Yazin Halep’in yüksek yayla yerlerinde, kisin irmak kiyisinda yasamlarini sürdürürler.
7 Bucak Avsarlari (Obalari) Alevi’dir. Bu 7 Obanin ‘Ebu Seyf’ isminde bir reisleri vardir. Bu reis yigit, cesur bir kisi olmasina ragmen hosgörülü, mütevazi ve komsulariyla iyi geçinen, kendine güvenilir bir kisidir.
Bu komsuluk iliskileri Çaldiran Savasindan (1514) sonra sona erer, nedeni de; 7 Bucak Avsarlari Alevi, digerleri Sünni’dir. Çaldiran Savasina kadar aralarindan su sizmayan her iki Oguz (Türkmen) Boylari mezhep ayriligi nedeniyle bozusurlar.
Faruk SÜMER’in Oguzlar (Türkmenler) kitabinda Avsarlarin Alevilige daha yakin görüslü ve Aleviligi benimsemelerini, Avsarlarin reisi Nadir Sah’in Uzun Hasan’a daha yakin oldugunu, ayrica Kuzey Suriye Avsarlarinin reisi Mansur Bey’in 1505 tarihinde Kizilbas Tacini giyerek Aleviligi benimsedigini ve Aleviligi kabul ettigini yaziyor. Bu nedenle 7 Oba Bucak Avsarlari da diger Avsar Obalari gibi Alevi’dirler.
Yavuz Sultan Selim Misir seferine (Ridaniye Savasi 1517) giderken yolu Halep’ten geçiyor. Kendilerini Yavuz Sultan Selim yanlisi seven Sunni Oguzlar (Türkmenler), 7 Oba Bucak Avsarlari Sah Ismail yanlisi ve Alevi olduklarini Yavuz Sultan Selim’e bildiriyorlar. Yavuz Selim sikayet edenlere ‘Siz hiç seslenmeyin, ben seferden döndükten sonra, o Bucak Avsarlarini imha ederim’ der.
Bu arada avlanmakta olan Bucak Avsarlarinin reisi Ebu Seyf Yavuz Sultan Selim’in ordularini görür ve obasindan kirk (40) atli kusandirip Yavuz Sultan Selim’in huzuruna varir. ‘Padisahim bizde Oguzlarin (Türkmenlerin) Bozoklarin Avsar Boyundaniz, emret kirk (40) atlimla ordunuza karisip sefere (savasa) gidelim’ dediyse de Yavuz Selim ‘Siz geri çadirlariniza dönün benim askerim bana yeter’ der.
Bunun üzerine Ebu Seyf obalarini toplayarak ‘Yavuz Selim seferden dönüste bizi imha eder, çünkü komsularimiz bizi Sah Ismail yanlisi yani Alevi demislerdir hemen Diyari Rum’a (Anadolu’ya) gidelim’ der. 7 Oba Bucak Avsarlari yerlesim yerlerinden ayrilirlar. (1517)
Iste çikis o çikis. Anadolu topraklarinda uzun müddet konar göçer hayati geçirirler. Hayvancilikla geçimlerini saglarlar. Yazin serin ve yayla yerlere kisin ise ilik yerlerde yasamlarini sürdürürler. Gaziantep, Kahramanmaras, Adana-Kozan’da konar-göçer olarak uzun müddet kalirlar.
Yavuz Sultan Selim Ridaniye Seferinden (1517) döndükten sonra ne görsün 7 Bucak Avsarlari bulunduklari yerlerde yok, hemen Yavuz Selim’e Avsarlarin Diyari Rum’a (Anadolu’ya) kaçtigini söyleselerde bizim Avsarlar böylelikle ölümden kurtulmus olurlar.
Yukarida ismini yazmis oldugum 6 Avsar köyüne 7 Bucar Avsarlari deniliyor. Bu bucak Avsarlarindan 6’si burada 7’cisi yok. 7’nci obanin nereye gittigi bilinmiyor
Osmanlilarin eline Halifelikte geçtikten sonra Anadolu’da mezhep ayrimi kendisini gösterir. 1517 yilindan sonra Osmanlilar Alevi olan Oguzlara (Türkmenlere) yaptiklari iskence kalmamistir.
Alevi toplumlarini yerlerinden kaçirip kus uçmaz, kervan geçmez yerlere, daglara orman aralarina gitmelerini ve yerlesmelerini saglamislardir. Kendi anlayislarina göre ‘fetva’ çikartip insanliga yakismayan kiyimlar yaptiriyorlar. Bilhassa Yavuz Sultan Selim döneminde Avsar Alevileri çogunlukla Toros Daglarina yerlesiyor.
Avsar Sairlerinden esas ismi Asik Veli olan Dadaloglu (1785-1868) bir siirinde;
“Devlet vermis hakkimizda fermani,
Ferman Padisahinsa daglar bizimdir” der.
1- Bugün Kayseri-Pinarbasi (Aziziye) ilçesine bagli ‘Igdeli’ köyünden buraya gelmesi sebebiyle,
2- Eski yerlesim yeri olan yukari köy, yerlestigi zamanlarda tamamen ormanla kapli, ormanin içerisinde ufak bir igde agacinin yaninda az bir su bulunmasi nedeniyle, buraya yerlesiyorlar suyu çesme yapiyorlar ve ‘IGDELI’ ismini veriyorlar. Böylece köyümüzün ismi ‘IGDELI’ oluyor.
O tarihlerde çevremizdeki köyler tamamen Pinarbasi’na (Aziziye’ye) bagli çevre komsu köylerimiz: Kadili, Ebulhayir, Kizilpinar, Karaözü gibi köyler bizlere Avsarlar veya Asiretler derler. Özellikle sunu belirteyim Karaözü köyü bizim bu Avsar köylerine Asiretler dedigi gibi ‘Türkmenler’ diye söylerler.
1957 yilinda Yelliburun Köyü ile Körkuyu köyleri birlesti, tek muhtarlik oldu ve ismi ‘YERLIKUYU’ köyü oldu.
Bu köylere 7 Bucak Avsarlari denmesinin nedeni:
7 Bucak Avsarlari denen köylerimiz 1500 veya daha önceki yillarda Halep yöresinde yasayan Kuzey-Suriye Avsarlarinin 3’ncü kolu olan Kut-Beyi ogullari Avsarindandir. Derledigim kisilerden aldigim bilgilere göre;
1- Halep’in ‘Bucak’ denilen yerlesim yerinden geldiklerinden,
2- Asi irmaginin kiyisindan geldiklerinden dolayi 7 Bucak Avsarlari diyorlar. Bilindigi gibi nehir (irmak) kiyilarina Bucak denir.
7 Bucak Avsarlari, Halep dolaylarinda ve Asi nehrinin çevresinde konar-göçer hayat geçirerek yasamini sürdürürler. Geçimleri hayvanciliktir. Yazin Halep’in yüksek yayla yerlerinde, kisin irmak kiyisinda yasamlarini sürdürürler.
7 Bucak Avsarlari (Obalari) Alevi’dir. Bu 7 Obanin ‘Ebu Seyf’ isminde bir reisleri vardir. Bu reis yigit, cesur bir kisi olmasina ragmen hosgörülü, mütevazi ve komsulariyla iyi geçinen, kendine güvenilir bir kisidir.
Bu komsuluk iliskileri Çaldiran Savasindan (1514) sonra sona erer, nedeni de; 7 Bucak Avsarlari Alevi, digerleri Sünni’dir. Çaldiran Savasina kadar aralarindan su sizmayan her iki Oguz (Türkmen) Boylari mezhep ayriligi nedeniyle bozusurlar.
Faruk SÜMER’in Oguzlar (Türkmenler) kitabinda Avsarlarin Alevilige daha yakin görüslü ve Aleviligi benimsemelerini, Avsarlarin reisi Nadir Sah’in Uzun Hasan’a daha yakin oldugunu, ayrica Kuzey Suriye Avsarlarinin reisi Mansur Bey’in 1505 tarihinde Kizilbas Tacini giyerek Aleviligi benimsedigini ve Aleviligi kabul ettigini yaziyor. Bu nedenle 7 Oba Bucak Avsarlari da diger Avsar Obalari gibi Alevi’dirler.
Yavuz Sultan Selim Misir seferine (Ridaniye Savasi 1517) giderken yolu Halep’ten geçiyor. Kendilerini Yavuz Sultan Selim yanlisi seven Sunni Oguzlar (Türkmenler), 7 Oba Bucak Avsarlari Sah Ismail yanlisi ve Alevi olduklarini Yavuz Sultan Selim’e bildiriyorlar. Yavuz Selim sikayet edenlere ‘Siz hiç seslenmeyin, ben seferden döndükten sonra, o Bucak Avsarlarini imha ederim’ der.
Bu arada avlanmakta olan Bucak Avsarlarinin reisi Ebu Seyf Yavuz Sultan Selim’in ordularini görür ve obasindan kirk (40) atli kusandirip Yavuz Sultan Selim’in huzuruna varir. ‘Padisahim bizde Oguzlarin (Türkmenlerin) Bozoklarin Avsar Boyundaniz, emret kirk (40) atlimla ordunuza karisip sefere (savasa) gidelim’ dediyse de Yavuz Selim ‘Siz geri çadirlariniza dönün benim askerim bana yeter’ der.
Bunun üzerine Ebu Seyf obalarini toplayarak ‘Yavuz Selim seferden dönüste bizi imha eder, çünkü komsularimiz bizi Sah Ismail yanlisi yani Alevi demislerdir hemen Diyari Rum’a (Anadolu’ya) gidelim’ der. 7 Oba Bucak Avsarlari yerlesim yerlerinden ayrilirlar. (1517)
Iste çikis o çikis. Anadolu topraklarinda uzun müddet konar göçer hayati geçirirler. Hayvancilikla geçimlerini saglarlar. Yazin serin ve yayla yerlere kisin ise ilik yerlerde yasamlarini sürdürürler. Gaziantep, Kahramanmaras, Adana-Kozan’da konar-göçer olarak uzun müddet kalirlar.
Yavuz Sultan Selim Ridaniye Seferinden (1517) döndükten sonra ne görsün 7 Bucak Avsarlari bulunduklari yerlerde yok, hemen Yavuz Selim’e Avsarlarin Diyari Rum’a (Anadolu’ya) kaçtigini söyleselerde bizim Avsarlar böylelikle ölümden kurtulmus olurlar.
Yukarida ismini yazmis oldugum 6 Avsar köyüne 7 Bucar Avsarlari deniliyor. Bu bucak Avsarlarindan 6’si burada 7’cisi yok. 7’nci obanin nereye gittigi bilinmiyor
Osmanlilarin eline Halifelikte geçtikten sonra Anadolu’da mezhep ayrimi kendisini gösterir. 1517 yilindan sonra Osmanlilar Alevi olan Oguzlara (Türkmenlere) yaptiklari iskence kalmamistir.
Alevi toplumlarini yerlerinden kaçirip kus uçmaz, kervan geçmez yerlere, daglara orman aralarina gitmelerini ve yerlesmelerini saglamislardir. Kendi anlayislarina göre ‘fetva’ çikartip insanliga yakismayan kiyimlar yaptiriyorlar. Bilhassa Yavuz Sultan Selim döneminde Avsar Alevileri çogunlukla Toros Daglarina yerlesiyor.
Avsar Sairlerinden esas ismi Asik Veli olan Dadaloglu (1785-1868) bir siirinde;
“Devlet vermis hakkimizda fermani,
Ferman Padisahinsa daglar bizimdir” der.