LiberalistiC
10.07.2005, 08:55
J?TEM'in faili 'meçhul' uygulaması sadece toplumdaki muhalif kesimlere yönelik değildi. Bir dönem muhbir olarak kullandığı ?dris Yıldırım, PKK'nin af çağrısına uyup J?TEM'le ilişkisini kesince, boğularak öldürüldü ve bir çuvala koyularak yakıldı.
Gittikçe pervasızlaşan ve uyuşturucu trafiğini de yönlendirmeye başlayan, haraç toplayıp paylaşım savaşına giren J?TEM'in faili meçhul cinayetleri, yalnızca toplumda muhalif kesimlere yönelik değildi. Özel Harekatçıların ve J?TEM sorun yaşadığı kendi elemanları ya da kendilerine çalışan kişilere yönelik de kurbanlarına uyguladığı yöntemleri uyguluyordu. Bunlardan biri de ?dris Yıldırım'dı. Dizinin bu bölümünde 'boğularak öldürüldüğü ve bir çuvala konularak Elazığ-Baskil yolunda yakılışı'na yer veriliyor.
Uzun yıllar J?TEM'e istihbarati bilgi sağlayan Yıldırım, Uzungeçit Köyü'nde yaşıyordu. 6'sı kız 4'ü erkek olmak üzere 10 çocuklu bir ailenin oğlu olan Yıldırım'ın ailesi köyde ticaretle uğraşıyordu. Yıldırım, babasının ölümünden sonra 1990'lı yıllarda korucu oldu. 2 yıl boyunca koruculuk yapan Yıldırım, aynı zamanda devletle bire bir ilişkiye geçerek, istihbarati bilgi topluyordu. 1993 yılında PKK'nin bölgede etkinliğini arttırması üzerine Uzungeçit Köyü'nde görev yapan askerler, köyden geri çekilmek zorunda kaldı. Yıldırım bu süre içerisinde sadece istihbarati bilgi akışını sağlıyordu.
Muhbirliği sürdürdü
PKK gerillalarının sık sık köylerine girip çıkmasından dolayı tedirgin olan ?dris Yıldırım köyden çıkmak zorunda kaldı. Komşu köylerde kalan Yıldırım'ın 2-3 ay boyunca eve gelmediği oluyordu. Ailesi gidip onu görüyordu. Yıldırım, ailesi ve çevresinin tüm baskılarına rağmen J?TEM için PKK'ye yönelik istihbarati bilgi toplamaya devam ediyordu. PKK gerillalarının ?dris Yıldırım'ı birçok kez uyararak yaptığı işten vazgeçmesini istemesi üzerine, Yıldırım kısa bir süre sonra koruculuğu bıraktı. Koruculuğu bırakan Yıldırım, hem Kuzey Irak'a gidip gelerek ticaret yapıyor, hem de muhbirliğe devam ediyordu.
PKK'nin af çağrısına uydu
?dris Yıldırım'ın bu dönemde korucu olan kardeşi Mehmet Yıldırım, ?dris Yıldırım'ın J?TEM'le ilişkisine tanık olmadığını, fakat bazı akrabalarının onu Silopi'deki J?TEM elemanlarıyla birlikte gördüğünü söyledi. Yıldırım'ın Habur Sınır Kapısı'nda J?TEM elemanlarıyla olan görüşmesine eniştesi ve diğer kardeşleri de bir defa tanık olmuştu. Pasaportu olmamasına rağmen sınır kapısından çok rahat bir şekilde elini kolunu sallayarak girip çıkan ?dris Yıldırım, devlete ait araçlarla Zaxo'ya gidip geliyordu. Mehmet Yıldırım, kardeşiyle ilgili şunları anlattı:
"Türkiye Devleti ?dris'i kullanıyordu, yani kardeşim devlete Irak'tan bilgi getiriyordu. Ona söylediğimizde inkar etti. 'Siz karışmayın' dedi. Üzerine gidemiyorduk. Bir şey söylediğimizde evden gidiyordu ve aylarca gelmiyordu."
?dris Yıldırım son olarak 1994 yılında Irak'a gitti. ?dris Yıldırım ağabeyi Nasır Yıldırım o dönem Maxmur Kampı'nda kalıyordu. Maxmur Kampı'na ağabeyi Nasır Yıldırım'ı görmek amacıyla giden ?dris Yıldırım, burada PKK'nin yaptığı af çağrısına olumlu yanıt verdi. Bu yanıt ?dris Yıldırım ve ailesinin kaderini değiştirdi.
J?TEM'le ilişkisini kesince...
Yıldırım, 1994 yılında Irak'ta bilinmeyen bir nedenden dolayı peşmergeler tarafından tutuklandı. Daha sonra Türkiye'den yetkililerin devreye girmesiyle serbest bırakıldı. Yıldırım, cezaevinden çıktıktan sonra Habur Sınır Kapısı'ndan geçmek isterken, eşi ile birlikte gözaltına alındı. Eşinin anlatımına göre, onları J?TEM'e götürüldüler. Bodrum bir katta tutulduklarını anlatan Sabah Yıldırım, Türkçe bilmediğinden konuşmaları anlamadığını ve o gün aklında kalan tek şeyin eşinin çığlıkları olduğunu söyledi. Bir gün gözaltında kalan Yıldırım ve eşi sabaha doğru serbest bırakıldı. Bu olayın ardından tedirgin olan ?dris Yıldırım, Milli ?stihbarat Teşkilatı'ndaki (M?T) bir yetkili görüşmek için Diyarbakır'a gitti. Eşiyle Diyarbakır'da 2 gün kalan Yıldırım, muhbirlik yaptığı zamanda ilişkiye geçtiği bu kişiyle görüşememesi üzerine tekrar Silopi'ye döndü.
Kahvehaneden aldılar
Buradan Irak'a yerleşmek için hazırlık yapan Yıldırım, o gece Silopi'de bulunan kuzeni Salih Yıldız'ın evinde kaldı. Yıldırım, sabah saatlerinde, eşine "Çarşıya gidiyorum, dönüşte buradan gideceğiz" diyerek kuzeninin evinden çıktı. Bir süre sonra dönmesi beklenen Yıldırım, akşam saatlerine kadar eve gelmedi.
Telaşlanan eşi Sabah Yıldırım, eşinin kuzeni Salih'i arayarak, ?dris Yıldırım'ın eve gelmediğini söyledi. Salih Yıldız, çarsıda ?dris Yıldırım'ı aramaya başladı. Yıldırım'ın en son uğradığı kahvehaneye giderek, O'nu sordu. Kahvehanenin sahibi, Yıldız'a Yıldırım'ın kahvehaneye geldiğini ve 4 kişi tarafından bir arabaya bindirilerek götürüldüğünü anlattı.
Ellerinde telsiz olan bu kişiler, Yıldırım'ı götürürken polis kimliği de göstermişti. Bunun üzerine Yıldız, karakola giderek, Yıldırım'ın gözaltına alınıp alınmadığını sordu ancak hiçbir cevap alamadı. Akşam saatlerine doğru Yıldırım'ın ailesinin bu olaydan haberi oldu. Silopi'de polis ve jandarmaya başvurdular fakat bir yanıt alamadılar.
Kardeşinin girişimleri
Ağabeyinden bir haber alamayan Mehmet Yıldırım, korucu olduğu için ağabeyini aramak için izin bile alamıyordu. Yıldırım ağabeyini bulmak için yaptığı girişimleri şöyle anlattı: "Ağabeyimin kaybedilişinin ikinci gününde, bu kez ben girişimlerde bulunmak için ?ırnak'a giderek Alay Komutanlığı'ndaki bir yetkili ile görüştüm. O zaman bir yıllık korucuydum. Oradaki yetkiliye, 'ağabeyim Silopi'de kaybolmuş. Haberiniz var mı?' diye sordum ve ondan bu konuyu araştırmalarını istedim. O da bana 'Haberimiz yok, araştıracağız' yanıtını verdi. Bunun üzerine Silopi'ye gitmek için izin istedim. Korucu olduğum için, bunun sakıncalı olacağını belirterek izin vermedi. Ben onun emirlerini dinlemeyerek Silopi'ye gittim. Silopi ?lçe Jandarma Komutanlığı'na görüşmek için 2 kez haber gönderdim. Fakat olumlu bir yanıt alamadım. Üçüncü kez ben hiç sormadan kendi başıma Jandarma Komutanlığı'na gittim. ?dris Yıldırım'ın kardeşi olduğumu söyledim. Kayıp olduğunu anlattım. ?ki gün önce buraya geldiğini söyledim. Bu konu hakkında bilgi istedim. Bana bilgi vermediler. Bunun üzerine ben de ?lçe Emniyet Müdürlüğü'ne gittim. Oraya da dilekçe ile başvuruda bulundum."
Aile parçalandı
Mehmet Yıldırım, olaydan kısa bir süre sonra askerlik yapmaya karar verdi. Askerliğinin ardından koruculuğu bırakarak, köyden ayrıldı ve Adana'ya göç etti. Olaydan sonra Yıldırım ailesi parçalandı. Köyde koruculuk yapan büyük ağabeyleri ailenin Abdülkadir Aygan'ın itiraflarından sonra ailenin ?HD'ye başvurması üzerine koruculuktan atıldı. Ağabeyinin öldürüldüğüne ilişkin birçok söylenti yayıldığını söyleyen Mehmet Yıldırım, abisinin izine rastlamadı. 11 yıldır olayla ilgili birçok söylenti duyduğunu belirten Mehmet Yıldırım, geçen yıl Abdülkadir Aygan'ın yaptığı itiraflardan sonra ?dris Yıldırım'ın J?TEM tarafından öldürüldüğünün netleştiğini söyledi. Bunun üzerine ?HD Adana ve Diyarbakır şubelerine başvuru yapan Mehmet Yıldırım, "Biz arayışlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Başımıza ne geldiyse, olayları her zaman saklamaktan geldi. Tek isteğimiz haksızlığa son verilmesi. Allah kimseye böyle göstermesin. Ailem tamamen parçalandı. 11 senedir bu acıyı yaşıyoruz. Bir abim Kuzey Irak'ta, bir abim şırnak'ta, ben buradayım ve bir abim kayıp. Bizden ne istiyorlar. Umarım buna son verilir" dedi.
'Yüreğim dayanmıyor'
Yaşanan bu olaylar nedeniyle belki de en fazla acı çeken anne Hazal Yıldırım (64) oldu. Tamamen parçalanan bir aile karşısında çaresiz bir şekilde 11 yıldan bu yana evlat acısıyla yaşayan Hazal Yıldırım'ın en büyük isteği oğluna bir mezar yaptırmak. Kuzey Irak, Silopi ve Adana arasında sıkışıp kalan Hazal Yıldırım, "Bir oğlumun yanına gidip de, diğerinin yanına gitmezsem olmuyor. Her biri bir yerde. Artık yüreğim dayanmıyor. Bu acıyla ne zamana kadar yaşayabileceğim bilemiyorum" dedi. Aile bu olayları yaşarken, ?dris Yıldırım'ın kaçırılmasından kısa bir süre sonra eşi Sabah Yıldırım, bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Irak'taki ailesinin yanına yerleşen Sabah Yıldırım, daha sonra Cizreli biriyle evlendi.
AYGAN: YAKILDI
Abdülkadir Aygan', itiraflarında ?dris Yıldırım'ın öldürülüşünü şu şekilde anlatmıştı: "Bu şahıs Silopi'de alınıp Elazığ timine götürüldü. Orada boğularak öldürüldü ve bir çuvala konuldu. Elazığ-Baskil yolu kenarında bir ufak dere içerisinde yakıldı. Bu olayda grup komutanı Kemal Emlük, ben ve Elazığ timi vardı.
Gittikçe pervasızlaşan ve uyuşturucu trafiğini de yönlendirmeye başlayan, haraç toplayıp paylaşım savaşına giren J?TEM'in faili meçhul cinayetleri, yalnızca toplumda muhalif kesimlere yönelik değildi. Özel Harekatçıların ve J?TEM sorun yaşadığı kendi elemanları ya da kendilerine çalışan kişilere yönelik de kurbanlarına uyguladığı yöntemleri uyguluyordu. Bunlardan biri de ?dris Yıldırım'dı. Dizinin bu bölümünde 'boğularak öldürüldüğü ve bir çuvala konularak Elazığ-Baskil yolunda yakılışı'na yer veriliyor.
Uzun yıllar J?TEM'e istihbarati bilgi sağlayan Yıldırım, Uzungeçit Köyü'nde yaşıyordu. 6'sı kız 4'ü erkek olmak üzere 10 çocuklu bir ailenin oğlu olan Yıldırım'ın ailesi köyde ticaretle uğraşıyordu. Yıldırım, babasının ölümünden sonra 1990'lı yıllarda korucu oldu. 2 yıl boyunca koruculuk yapan Yıldırım, aynı zamanda devletle bire bir ilişkiye geçerek, istihbarati bilgi topluyordu. 1993 yılında PKK'nin bölgede etkinliğini arttırması üzerine Uzungeçit Köyü'nde görev yapan askerler, köyden geri çekilmek zorunda kaldı. Yıldırım bu süre içerisinde sadece istihbarati bilgi akışını sağlıyordu.
Muhbirliği sürdürdü
PKK gerillalarının sık sık köylerine girip çıkmasından dolayı tedirgin olan ?dris Yıldırım köyden çıkmak zorunda kaldı. Komşu köylerde kalan Yıldırım'ın 2-3 ay boyunca eve gelmediği oluyordu. Ailesi gidip onu görüyordu. Yıldırım, ailesi ve çevresinin tüm baskılarına rağmen J?TEM için PKK'ye yönelik istihbarati bilgi toplamaya devam ediyordu. PKK gerillalarının ?dris Yıldırım'ı birçok kez uyararak yaptığı işten vazgeçmesini istemesi üzerine, Yıldırım kısa bir süre sonra koruculuğu bıraktı. Koruculuğu bırakan Yıldırım, hem Kuzey Irak'a gidip gelerek ticaret yapıyor, hem de muhbirliğe devam ediyordu.
PKK'nin af çağrısına uydu
?dris Yıldırım'ın bu dönemde korucu olan kardeşi Mehmet Yıldırım, ?dris Yıldırım'ın J?TEM'le ilişkisine tanık olmadığını, fakat bazı akrabalarının onu Silopi'deki J?TEM elemanlarıyla birlikte gördüğünü söyledi. Yıldırım'ın Habur Sınır Kapısı'nda J?TEM elemanlarıyla olan görüşmesine eniştesi ve diğer kardeşleri de bir defa tanık olmuştu. Pasaportu olmamasına rağmen sınır kapısından çok rahat bir şekilde elini kolunu sallayarak girip çıkan ?dris Yıldırım, devlete ait araçlarla Zaxo'ya gidip geliyordu. Mehmet Yıldırım, kardeşiyle ilgili şunları anlattı:
"Türkiye Devleti ?dris'i kullanıyordu, yani kardeşim devlete Irak'tan bilgi getiriyordu. Ona söylediğimizde inkar etti. 'Siz karışmayın' dedi. Üzerine gidemiyorduk. Bir şey söylediğimizde evden gidiyordu ve aylarca gelmiyordu."
?dris Yıldırım son olarak 1994 yılında Irak'a gitti. ?dris Yıldırım ağabeyi Nasır Yıldırım o dönem Maxmur Kampı'nda kalıyordu. Maxmur Kampı'na ağabeyi Nasır Yıldırım'ı görmek amacıyla giden ?dris Yıldırım, burada PKK'nin yaptığı af çağrısına olumlu yanıt verdi. Bu yanıt ?dris Yıldırım ve ailesinin kaderini değiştirdi.
J?TEM'le ilişkisini kesince...
Yıldırım, 1994 yılında Irak'ta bilinmeyen bir nedenden dolayı peşmergeler tarafından tutuklandı. Daha sonra Türkiye'den yetkililerin devreye girmesiyle serbest bırakıldı. Yıldırım, cezaevinden çıktıktan sonra Habur Sınır Kapısı'ndan geçmek isterken, eşi ile birlikte gözaltına alındı. Eşinin anlatımına göre, onları J?TEM'e götürüldüler. Bodrum bir katta tutulduklarını anlatan Sabah Yıldırım, Türkçe bilmediğinden konuşmaları anlamadığını ve o gün aklında kalan tek şeyin eşinin çığlıkları olduğunu söyledi. Bir gün gözaltında kalan Yıldırım ve eşi sabaha doğru serbest bırakıldı. Bu olayın ardından tedirgin olan ?dris Yıldırım, Milli ?stihbarat Teşkilatı'ndaki (M?T) bir yetkili görüşmek için Diyarbakır'a gitti. Eşiyle Diyarbakır'da 2 gün kalan Yıldırım, muhbirlik yaptığı zamanda ilişkiye geçtiği bu kişiyle görüşememesi üzerine tekrar Silopi'ye döndü.
Kahvehaneden aldılar
Buradan Irak'a yerleşmek için hazırlık yapan Yıldırım, o gece Silopi'de bulunan kuzeni Salih Yıldız'ın evinde kaldı. Yıldırım, sabah saatlerinde, eşine "Çarşıya gidiyorum, dönüşte buradan gideceğiz" diyerek kuzeninin evinden çıktı. Bir süre sonra dönmesi beklenen Yıldırım, akşam saatlerine kadar eve gelmedi.
Telaşlanan eşi Sabah Yıldırım, eşinin kuzeni Salih'i arayarak, ?dris Yıldırım'ın eve gelmediğini söyledi. Salih Yıldız, çarsıda ?dris Yıldırım'ı aramaya başladı. Yıldırım'ın en son uğradığı kahvehaneye giderek, O'nu sordu. Kahvehanenin sahibi, Yıldız'a Yıldırım'ın kahvehaneye geldiğini ve 4 kişi tarafından bir arabaya bindirilerek götürüldüğünü anlattı.
Ellerinde telsiz olan bu kişiler, Yıldırım'ı götürürken polis kimliği de göstermişti. Bunun üzerine Yıldız, karakola giderek, Yıldırım'ın gözaltına alınıp alınmadığını sordu ancak hiçbir cevap alamadı. Akşam saatlerine doğru Yıldırım'ın ailesinin bu olaydan haberi oldu. Silopi'de polis ve jandarmaya başvurdular fakat bir yanıt alamadılar.
Kardeşinin girişimleri
Ağabeyinden bir haber alamayan Mehmet Yıldırım, korucu olduğu için ağabeyini aramak için izin bile alamıyordu. Yıldırım ağabeyini bulmak için yaptığı girişimleri şöyle anlattı: "Ağabeyimin kaybedilişinin ikinci gününde, bu kez ben girişimlerde bulunmak için ?ırnak'a giderek Alay Komutanlığı'ndaki bir yetkili ile görüştüm. O zaman bir yıllık korucuydum. Oradaki yetkiliye, 'ağabeyim Silopi'de kaybolmuş. Haberiniz var mı?' diye sordum ve ondan bu konuyu araştırmalarını istedim. O da bana 'Haberimiz yok, araştıracağız' yanıtını verdi. Bunun üzerine Silopi'ye gitmek için izin istedim. Korucu olduğum için, bunun sakıncalı olacağını belirterek izin vermedi. Ben onun emirlerini dinlemeyerek Silopi'ye gittim. Silopi ?lçe Jandarma Komutanlığı'na görüşmek için 2 kez haber gönderdim. Fakat olumlu bir yanıt alamadım. Üçüncü kez ben hiç sormadan kendi başıma Jandarma Komutanlığı'na gittim. ?dris Yıldırım'ın kardeşi olduğumu söyledim. Kayıp olduğunu anlattım. ?ki gün önce buraya geldiğini söyledim. Bu konu hakkında bilgi istedim. Bana bilgi vermediler. Bunun üzerine ben de ?lçe Emniyet Müdürlüğü'ne gittim. Oraya da dilekçe ile başvuruda bulundum."
Aile parçalandı
Mehmet Yıldırım, olaydan kısa bir süre sonra askerlik yapmaya karar verdi. Askerliğinin ardından koruculuğu bırakarak, köyden ayrıldı ve Adana'ya göç etti. Olaydan sonra Yıldırım ailesi parçalandı. Köyde koruculuk yapan büyük ağabeyleri ailenin Abdülkadir Aygan'ın itiraflarından sonra ailenin ?HD'ye başvurması üzerine koruculuktan atıldı. Ağabeyinin öldürüldüğüne ilişkin birçok söylenti yayıldığını söyleyen Mehmet Yıldırım, abisinin izine rastlamadı. 11 yıldır olayla ilgili birçok söylenti duyduğunu belirten Mehmet Yıldırım, geçen yıl Abdülkadir Aygan'ın yaptığı itiraflardan sonra ?dris Yıldırım'ın J?TEM tarafından öldürüldüğünün netleştiğini söyledi. Bunun üzerine ?HD Adana ve Diyarbakır şubelerine başvuru yapan Mehmet Yıldırım, "Biz arayışlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Başımıza ne geldiyse, olayları her zaman saklamaktan geldi. Tek isteğimiz haksızlığa son verilmesi. Allah kimseye böyle göstermesin. Ailem tamamen parçalandı. 11 senedir bu acıyı yaşıyoruz. Bir abim Kuzey Irak'ta, bir abim şırnak'ta, ben buradayım ve bir abim kayıp. Bizden ne istiyorlar. Umarım buna son verilir" dedi.
'Yüreğim dayanmıyor'
Yaşanan bu olaylar nedeniyle belki de en fazla acı çeken anne Hazal Yıldırım (64) oldu. Tamamen parçalanan bir aile karşısında çaresiz bir şekilde 11 yıldan bu yana evlat acısıyla yaşayan Hazal Yıldırım'ın en büyük isteği oğluna bir mezar yaptırmak. Kuzey Irak, Silopi ve Adana arasında sıkışıp kalan Hazal Yıldırım, "Bir oğlumun yanına gidip de, diğerinin yanına gitmezsem olmuyor. Her biri bir yerde. Artık yüreğim dayanmıyor. Bu acıyla ne zamana kadar yaşayabileceğim bilemiyorum" dedi. Aile bu olayları yaşarken, ?dris Yıldırım'ın kaçırılmasından kısa bir süre sonra eşi Sabah Yıldırım, bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Irak'taki ailesinin yanına yerleşen Sabah Yıldırım, daha sonra Cizreli biriyle evlendi.
AYGAN: YAKILDI
Abdülkadir Aygan', itiraflarında ?dris Yıldırım'ın öldürülüşünü şu şekilde anlatmıştı: "Bu şahıs Silopi'de alınıp Elazığ timine götürüldü. Orada boğularak öldürüldü ve bir çuvala konuldu. Elazığ-Baskil yolu kenarında bir ufak dere içerisinde yakıldı. Bu olayda grup komutanı Kemal Emlük, ben ve Elazığ timi vardı.