Orijinalini görmek için tıklayınız : Akan kan yerde, çalınan para cepte kalır.


iyidost69
06.04.2006, 18:09
CUMHURİYET'in 50. yılında Osmanlı Bankası'nın bir sloganı vardı:
"Aslında yok farkımız ama biz Osmanlı Bankası'yız!"
Bir toplumu bundan daha iyi anlatan bir özdeyiş olur mu?
Herkes bir ama markalar değişik...
Fabrikadan aynı mal çıkıyor, aynı deterjan, ama markalar ve ambalajlar değişik...
Markanın ve ambalajın değişik olması, deterjanın niteliğini değiştirir mi?
Bize göre hayır!
***
TOPLUM yıllardan beri her gün bir yolsuzluk haberiyle yatıyor, hırsızlık haberiyle kalkıyor.
İlk günkü heyecanı bir hatırlayın; şimdi kimsede o heyecan kaldı mı?
Eskilerin deyimiyle, "vukuat-ı adiye"den sayılır oldu...
***
BU ülkenin ileride cumhurbaşkanı olacak başbakanları "Verdimse verdim!" derse, diğeri "Benim memurum işini bilir!" diye rüşvetin, yolsuzluğun, hırsızlığın fetvasını verirse...
Ne oldu, her gün gazetelerde takma adlı polis "operasyonları"ndan geçilmiyordu? "Balina" operasyonu, "Kartal" operasyonu "Çiçek" operasyonu, "Neşter" operasyonu...
***
TARİHE karıştı onlar, polisin elinde tek bir operasyon kaldı:
"Fuhuş operasyonu!"
Ne yapsınlar, üç sıra şarkıcısını, üç manken bozuntusunu yakalayıp, gündeme getirecekler ki, namları, şanları yürüsün...
Bankayı soymuşmuş, ihale kapmışmış, rüşvet almışmış...
Geçin bunları bir kalemde.
***
NE demiştik yazının başında:
"Aslında yok farkımız ama biz Osmanlı Bankası'yız!"
Ya Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki slogan:
"Biz bize benzeriz!"
***
BUYRUN size bir emekli hikâyesi...
Eşi, 1988'de ölüyor, Emekli Sandığı'ndan dul maaşı almaya başlıyor.
1993'te ikinci defa evleniyor, Emekli Sandığı'na başvurup dul aylığını kestirmesi gerekiyor, hayır kestirmiyor. Hem evli, hem de rahmetli kocasından dul aylığı alıyor.
***
İKİNCİ koca da 1998'de ölüyor...
Yine Emekli Sandığı'na başvuruyor, dul aylığı istiyor. Emekli Sandığı "Dur hanım, sen eşinden dul aylığı alıyorsun!" demiyor, ikinci dul aylığı da bağlanıyor.
Haaa, unuttuk, iki kocadan dul aylığı alan kadın, üstelik, çalışıyor.
***
2003 yılına geliniyor, kadın herhalde "Allah'ın hakkı üçtür!" demiş olacak ki, bir daha evleniyor.
Ama bu son evliliğini Emekli Sandığı'na bildirmiyor, birinci ve ikinci kocalarından aldığı dul aylığını yeni kocasıyla afiyetle yiyor.
AA'nın haberine göre, böyle sahtekârlıklarla alınan paranın aylık toplamı 3.6 milyon dolar.
***
DİYECEKSİNİZ Kİ "Şimdi yakalandılar, burunlarından fitil fitil getiriyorlar."
Siz öyle sanın!
Önümüzde seçim var, bir af gelir, hepsi silinir, üstüne de bir bardak soğuk su içilir.
Siz bu memlekette çalanın yakalandığında çaldıklarını ödediğini gördünüz mü?
Burası Türkiye...
Akan kan yerde, çalınan para cepte kalır.

Melih Aşık'tan güzel bir yazı.
Paylaşmak istedim.

Hüseyin69
06.04.2006, 18:51
CUMHURİYET'in 50. yılında Osmanlı Bankası'nın bir sloganı vardı:
"Aslında yok farkımız ama biz Osmanlı Bankası'yız!"
Bir toplumu bundan daha iyi anlatan bir özdeyiş olur mu?
Herkes bir ama markalar değişik...
Fabrikadan aynı mal çıkıyor, aynı deterjan, ama markalar ve ambalajlar değişik...
Markanın ve ambalajın değişik olması, deterjanın niteliğini değiştirir mi?
Bize göre hayır!
***
TOPLUM yıllardan beri her gün bir yolsuzluk haberiyle yatıyor, hırsızlık haberiyle kalkıyor.
İlk günkü heyecanı bir hatırlayın; şimdi kimsede o heyecan kaldı mı?
Eskilerin deyimiyle, "vukuat-ı adiye"den sayılır oldu...
***
BU ülkenin ileride cumhurbaşkanı olacak başbakanları "Verdimse verdim!" derse, diğeri "Benim memurum işini bilir!" diye rüşvetin, yolsuzluğun, hırsızlığın fetvasını verirse...
Ne oldu, her gün gazetelerde takma adlı polis "operasyonları"ndan geçilmiyordu? "Balina" operasyonu, "Kartal" operasyonu "Çiçek" operasyonu, "Neşter" operasyonu...
***
TARİHE karıştı onlar, polisin elinde tek bir operasyon kaldı:
"Fuhuş operasyonu!"
Ne yapsınlar, üç sıra şarkıcısını, üç manken bozuntusunu yakalayıp, gündeme getirecekler ki, namları, şanları yürüsün...
Bankayı soymuşmuş, ihale kapmışmış, rüşvet almışmış...
Geçin bunları bir kalemde.
***
NE demiştik yazının başında:
"Aslında yok farkımız ama biz Osmanlı Bankası'yız!"
Ya Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki slogan:
"Biz bize benzeriz!"
***
BUYRUN size bir emekli hikâyesi...
Eşi, 1988'de ölüyor, Emekli Sandığı'ndan dul maaşı almaya başlıyor.
1993'te ikinci defa evleniyor, Emekli Sandığı'na başvurup dul aylığını kestirmesi gerekiyor, hayır kestirmiyor. Hem evli, hem de rahmetli kocasından dul aylığı alıyor.
***
İKİNCİ koca da 1998'de ölüyor...
Yine Emekli Sandığı'na başvuruyor, dul aylığı istiyor. Emekli Sandığı "Dur hanım, sen eşinden dul aylığı alıyorsun!" demiyor, ikinci dul aylığı da bağlanıyor.
Haaa, unuttuk, iki kocadan dul aylığı alan kadın, üstelik, çalışıyor.
***
2003 yılına geliniyor, kadın herhalde "Allah'ın hakkı üçtür!" demiş olacak ki, bir daha evleniyor.
Ama bu son evliliğini Emekli Sandığı'na bildirmiyor, birinci ve ikinci kocalarından aldığı dul aylığını yeni kocasıyla afiyetle yiyor.
AA'nın haberine göre, böyle sahtekârlıklarla alınan paranın aylık toplamı 3.6 milyon dolar.
***
DİYECEKSİNİZ Kİ "Şimdi yakalandılar, burunlarından fitil fitil getiriyorlar."
Siz öyle sanın!
Önümüzde seçim var, bir af gelir, hepsi silinir, üstüne de bir bardak soğuk su içilir.
Siz bu memlekette çalanın yakalandığında çaldıklarını ödediğini gördünüz mü?
Burası Türkiye...
Akan kan yerde, çalınan para cepte kalır.

Melih Aşık'tan güzel bir yazı.
Paylaşmak istedim.



made in turkey :3:

güldestim
07.04.2006, 12:15
Akan kan yerde,çalınan para cepte kalır...
Türkiye için kullanılan doğru bir söz.Paylaşımın için Teşekkürler.

izem
07.04.2006, 13:28
Melih Aşık' a ve sevgili hemşoma teşekkürler..
Aydınlarımız var oldukça dökülen kanlarımız yerde kalmayacaktır :D