Orijinalini görmek için tıklayınız : İçki Alevilikte Günah mıdır?
Serkan_Devrim 02.10.2006, 10:54 bak arkadaşım,tamam ben cahilim.öyle kabul edelim.sen tümkaynakları okumuşsun.bende gençlik yıllarımda okusamda,şuan ayrıntılar hafızamda yok.önemlide değil.alıl denen bişey var.allah bu aklı sanada banada kullanalım diye verdi.şimdiilk cahil diyen siz oldunuz. ben size hakaret etmeden siz ettiniz. ayrıca burda yarışmada değiliz. sadece hem bilgi eksikliği hem sabit fikirli olup hemde bana cahil demenize içerledim.
1-allah kuranı,sadece ehlibeyt bilsin diyemi indirdi.tüm insanlığamı indirdi.tüm insanlığa indirdiyse,imamlar neden halka ,değiştirildiğini iddia ettiğin kuranı öğretmedi,inen ayetleri kelime kelime, sure sure öğretmedi,.siz kuranı anlamazsınız,sadece biz öğretebiliriz görüşünemi sahiptiler.bu kuranı ve dini tekeline almak değilmi.nasıl imamlara bunu ima edici iftira atabiliyorsun. Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
kuranda müteşabbih ayetler vardır. ve genelde kuranın dörtte üçünü oluşturur. kuranın bir zahiri birde batıni anlamları vardır.
zahir=görünen anlam
batın=gizli anlam
işte kuranın batınını ve müteşabbih ayetlerin anlamını insanlara vasiyler bildirir. her peygamber ile bir vasiy gelmiştir. peygamberin vasiyyi Ali'dir. ondan sonrada diğer 11 imam gelir. kuranı insanlara imamlar açıklar. tevilini onlar yapar. tevratın değişmiş olması ve Allah'ın buna müsade vermesi bunun kuran içinde olabileceği anlamına gelir. ben sadece tarihi olaylar kuranın değişmiş olması yönünde ipuçları gösteriyor dedim. sen ise iman kahramanı gibi bana saldırıyorsun. hakarete gerek yok. yok çocukça sorular, yok cahilsin. ne ki bunlar? bilgin ile cevap ver bana.
2-sence,şiiler,nusayriler,caferiler,ve tüm aleviler kuranın değiştiği görüşündelermi.hayır. farklı görüşler var bu konuda. bende sana kesin değişti demiyorum. ben değiştiğini düşünüyorum dedim. çünkü değişmiş olması muhtemmel. dört dönüm noktası yaşadı Kuran. işte bir dönüm noktası;
kuranın ilk yazıldığı zamanda harekeler(arapça yazının seslerini oluştururlar) ve noktalar yoktu. sadece be harfinde nokta vardı. haccacı zalim(çok zalim biriydi. Ali yanlılarını öldürme meraklısıydı. sünni kaynaklar bile onu sevmez) kurana harekeler getirdi. ayn ve lam harlerini yanyana getirip harekeler ile oynarsan kelime değişir. Ali, Ala, İla, İli, Ulu vb kısacası kuran değişmiş olabilir. sende sabit bakmaktan vazgeç.
3-hz ali ve 12 imamlar,nedn kuran değiştiğine dair,hadis bırakmadılar.neden hiçbir kaynakta,kuran deşiştirldiği için,falancayla falanca tartıştı,hz aliyle halifeler,kuran ayetlerini değiştirdikleri için tartıştı,kuran değişti,bazı müslümanlar birbiriyle çatıştı,gibi küçüde olsa hadis ve rivayetler yok.kaldıki,kuran islamın kitabıyken,onun ayetlerine yapılacak küçük bir müdahaleyle ,samimi müslümanlarla,kuranı değişrrenler arasında kan gözdeyi götürmesi gerekirken.neden böyle olaylar olmadı.Abdullah bin Ömer'in hadisi var ya. yetmez mi? ayrıca unutma ki tarihi zorbalar yazar. emevi ve abbasi iktidarı izin verirmiydi sanıyorsun? ebu hanife bile hz Ali'nin iki oğlunun öldürülmesine karşı geldiği için kırbaçlanarak öldü. tarih bunu yazar. hadis rivayetini 150 yıl boyunca ilk üç halife yasakladı.(çünkü hadisler Ali gerçeğini ortaya koyuyordu.) daha sonra emeviler yalan hadisler uydurmay başladı. tarihi zorbalar yazar.
4--hz ali halife olduğunda,değiştirlmiş bir kuran varsa eğer,neden en azından yandaşlarına,isterse yandaşı beş kişi olsun,bu beş kişiye doğru kuranı neden öğretmedi,nedn kuranın değiştirldiğini müslümanlara bildirmedi,neden kendisi karşı çıkmadı,o allahın arslanı ,islamın ve kuranın koruyucusu değilmi,allah adına gözünü bile kırpmadan canını feda edcek bir insan değilmi.hz Ali kurnın değiştiğini söylemeseydi bizde de bu inanç ortaya çıkmazdı. neden müslümanlara bildirmedi sorusu tarihi bilmemekten doğar. hz Ali dinleniyormuydu? ona karşı savaşmadılar mı? o hilafette ki beş yılı boyunca iç savaşlar ile uğraşmadı mı? sonra da öldürülmedi mi? hz Ali ve ehlibeyt imamlık görevini devam ettirmişlerdir.
senin iddian gibi gerçek kuranı sadece ehlibeytine miras bırakıp,aman müslmanlar yanlış kurana inansınlar,düşüncesine sahip olacak karakterde birimi.iddia ettiğin gibi değiştirilenbir kuran varsa.gerçeğini bildiği halde müslümanlardan saklamak,hz aliye yakıştırdığın bir etikmi.bumu o mübarek insanı koyduğun makam.kuran tümüyle yalan değildir. ve tümüyle değişti demedik. bölüm bölüm değiştirildi. İlk Kur'an Tefsiri Olarak Hz. Ali'nin Mushafı (http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=5418)
allahın ayetinde biz apaçık bir kuran indirdik dediği halde,müslümanlara,yok siz sahte kuranla idare edin,gerçek kuranı sadece ben ve ehlibeytim size,öğretecek,bizden ayetleri değil,manayı öğreneceksiniz sadece ,diyebilecek,böyle düşünebilecek birimi hz ali.bu kadarmı küçümsüyorsun hz aliyi.apaçık kurandan kasıt müşriklere söylenenlerdir. tek tanrı inancı. başka bir ayette;
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
günah diye bişey yoktur.. sadece içki degil günah diye bir olguyu kabul etmenin hiçbir akli tarafı yoktur..
içmeyi bilene helaldirde cok siyasi bir cevaptır... içen içer günah nedir?
yaratanın içenlede içmeyenlede bu tarz bir hesabı yoktur. olamazda..
gunes_87 02.10.2006, 11:44 hazreti kelimesini sadece peygamberlere ithafen mi kullanıyoruz.siz hz. ali demiyor musunuz hiç?öyleyse hz ali de mi peygamber oluyor?hz. ALLAH lafını da mı duymadınız hiç?:lol: güldürmeyin Allah aşkına yaa....
:hopala :hopala bak arkadaşım hz.ali demişsek o bizim için uludur ondan demişizidir. onlar sadece kur'an a hz demeni tuhaf gördüler senin kıyaslamana bak.... hz=ulu yada yüce yada efendi manasınyla kullanılıyor.sakın bidaha o kıyaslamayı yapmaaaaa.... sizde ömere osmana hz diosunuz onlarki dış kapının mandalı hz.aliki muhammedin amcasının oğlu ona demiyeceğizde kalkıp osmanla ömeremi dicez:cursing: :yaw2
:hopala :hopala bak arkadaşım hz.ali demişsek o bizim için uludur ondan demişizidir. onlar sadece kur'an a hz demeni tuhaf gördüler senin kıyaslamana bak.... hz=ulu yada yüce yada efendi manasınyla kullanılıyor.sakın bidaha o kıyaslamayı yapmaaaaa.... sizde ömere osmana hz diosunuz onlarki dış kapının mandalı hz.aliki muhammedin amcasının oğlu ona demiyeceğizde kalkıp osmanla ömeremi dicez:cursing: :yaw2
ya sen ne diyorsun tabii ki aliyede osmana da ömere de ebubekire de "HZ" diyoruz.ne farkı var???ayrımcılığın alasını siz yapıyorsunuz asıl.sen çıkıpta yok ömer aliden üstün yok ali ebubekirden üstün DİYEMEZSİN!!! bunu demeye bizim hakkımızın olmadığı gibi kimsenin de hakkı yoktur.onların hepsi cennetle müjdelenen sahabilerdir.onlar 4 BÜYÜK halifedir.Onlar HZ MUHAMMED(SAV)İN en sevdikleridir.."DıŞ KAPININ MANDALI"YMIŞ pehh..bu konuda kimseye söz düşmez haddini bil...:excl: :excl: :excl:
ilk cahil diyen siz oldunuz. ben size hakaret etmeden siz ettiniz. ayrıca burda yarışmada değiliz. sadece hem bilgi eksikliği hem sabit fikirli olup hemde bana cahil demenize içerledim.
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
kuranda müteşabbih ayetler vardır. ve genelde kuranın dörtte üçünü oluşturur. kuranın bir zahiri birde batıni anlamları vardır.
zahir=görünen anlam
batın=gizli anlam
işte kuranın batınını ve müteşabbih ayetlerin anlamını insanlara vasiyler bildirir. her peygamber ile bir vasiy gelmiştir. peygamberin vasiyyi Ali'dir. ondan sonrada diğer 11 imam gelir. kuranı insanlara imamlar açıklar. tevilini onlar yapar. tevratın değişmiş olması ve Allah'ın buna müsade vermesi bunun kuran içinde olabileceği anlamına gelir. ben sadece tarihi olaylar kuranın değişmiş olması yönünde ipuçları gösteriyor dedim. sen ise iman kahramanı gibi bana saldırıyorsun. hakarete gerek yok. yok çocukça sorular, yok cahilsin. ne ki bunlar? bilgin ile cevap ver bana.
hayır. farklı görüşler var bu konuda. bende sana kesin değişti demiyorum. ben değiştiğini düşünüyorum dedim. çünkü değişmiş olması muhtemmel. dört dönüm noktası yaşadı Kuran. işte bir dönüm noktası;
kuranın ilk yazıldığı zamanda harekeler(arapça yazının seslerini oluştururlar) ve noktalar yoktu. sadece be harfinde nokta vardı. haccacı zalim(çok zalim biriydi. Ali yanlılarını öldürme meraklısıydı. sünni kaynaklar bile onu sevmez) kurana harekeler getirdi. ayn ve lam harlerini yanyana getirip harekeler ile oynarsan kelime değişir. Ali, Ala, İla, İli, Ulu vb kısacası kuran değişmiş olabilir. sende sabit bakmaktan vazgeç.
Abdullah bin Ömer'in hadisi var ya. yetmez mi? ayrıca unutma ki tarihi zorbalar yazar. emevi ve abbasi iktidarı izin verirmiydi sanıyorsun? ebu hanife bile hz Ali'nin iki oğlunun öldürülmesine karşı geldiği için kırbaçlanarak öldü. tarih bunu yazar. hadis rivayetini 150 yıl boyunca ilk üç halife yasakladı.(çünkü hadisler Ali gerçeğini ortaya koyuyordu.) daha sonra emeviler yalan hadisler uydurmay başladı. tarihi zorbalar yazar.
hz Ali kurnın değiştiğini söylemeseydi bizde de bu inanç ortaya çıkmazdı. neden müslümanlara bildirmedi sorusu tarihi bilmemekten doğar. hz Ali dinleniyormuydu? ona karşı savaşmadılar mı? o hilafette ki beş yılı boyunca iç savaşlar ile uğraşmadı mı? sonra da öldürülmedi mi? hz Ali ve ehlibeyt imamlık görevini devam ettirmişlerdir.
kuran tümüyle yalan değildir. ve tümüyle değişti demedik. bölüm bölüm değiştirildi. İlk Kur'an Tefsiri Olarak Hz. Ali'nin Mushafı (http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=5418)
apaçık kurandan kasıt müşriklere söylenenlerdir. tek tanrı inancı. başka bir ayette;
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
ya bunlara inanamıyorum ben yaa.demek kur'an değiştirildi size göre ???pardon nacizane sorum olacak:hadi diyelim sizin dediğiniz gibi kur'an değiştirildi.o zaman şu ayet ne olacak:
"Hiç şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik ve O'nu kesinlikle koruyacak olan da biziz!"
Haşa Allah bize yalan mı söylüyor o zaman.yada verdiği sözü yerine getiremeyecek kadar aciz mi?tövbe tövbee
ALLAH KUR'ANIN KIYAMETE KADAR KORUNACAĞININ SÖZÜNÜ VERMİŞ ÖYLEYSE KUR'ANIN DEĞİŞMİŞ OLMA İHTİMALİ YOKTUR..KIYAMETE KADAR DA OLMAYACAKTIR!!!:excl:
Lütfen biraz mantıklı olalım.kuran değiştirildiyse,zaten hadislerin çoğununda şüpheli olduğunu iddia ediyorsanız o zaman biz ne ile amel edeceğiz:excl: dinimizi nerden öğreneceğiz???:excl:
:excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl:
Biz inanıyoruz ki: Bugün dünya Müslümanlarının elinde bulunan Kur'an, Hz. Resulullah'a (s.a.a) nazil olan Kur'an'ın ta kendisi olup, zerrece ekleme veya eksiltmeye uğramamıştır.
Nazil olduğu ilk günlerden itibaren vahy katipleri bütün ayetleri yazmış, bütün Müslümanlar bunları gece gündüz okumakla görevlendirilmiş ve günlük beş vakit namazlarda tekrarlamışlardır. Yine kalabalık bir hafızlar grubu bütün ayetleri muntazam bir şekilde ezberlemekte, Kur'an hafız ve kaarileri (okuyanları) Müslüman topluluklar arasında özel bir itibar ve prestij görmekteydiler ki, bu durum bugün de geçerliliğini korumaktadır.
Bütün bunlar ve daha sayamadığımız nice tedbir ve etkenler, Kur'an'ın zerrece tahrife uğramaksızın olduğu gibi günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır.
Bunlar bir yana, Alah Teâla hazretleri Kur'an'ı kıyamete değin bizzat koruyacağını vaadetmiştir ki, bu garantiden sonra Kur'an'da zerrece tahrif yaratmaya hiçbir gücün muktedir olamayacağı apaçık ortadadır:
"Hiç şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik ve O'nu kesinlikle koruyacak olan da biziz!"
İster Şia, ister sünni olsun bütün büyük İslam alimleri, Kur'an'ın zerrece tahrife uğramadan korunmuş olduğuna ve kıyamete kadar da böyle kalacağına inanırlar. Her iki grup arasında oldukça azınlık denilebilecek bir kesim birtakım uyduruk tahrif rivayetlerine kanmış, ancak her iki grubun da bilinçli ve aydın uleması bunun çirkin ve asılsız bir karalama olduğunu, bu tür rivayetlerin kesinlikle uydurulduğunu ya da bu rivayetlerdeki söz konusu tahrifin, ayetlerle ilgili olarak yapılan yanlış yorumlama ve tefsire yönelik olduğunu veyahut Kur'an'ın açıklamasıyla ilgili tabirlerin Kur'an'ın orjinal metni olarak algılanmasının birer örnekleri olduğunu sürekli hatırlatmışlardır. (Bu noktaya bilhassa dikkat edilmelidir.-
Şiâ ve sünni kesimin büyük alimleri tarafından sarahatle reddedilmiş olan Kur'an'ın tahrifi, iddiası hangi kesim ve kim tarafından gelirse gelsin gerçekte Kur'an'a bir saldırı sayılmakta ve o kesimlerin de içinde bulunduğu bütün bir İslam ümmetine zarar vermekte ve bu tür kör taassuplar o yüce Kitab'ı sorular altında bırakarak Allah'ın dinine düşman olanların değirmenine su döküp, neticede onların ekmeğine yağ sürmekten başka hiçbir işe yaramamaktadır.
Hz. Peygamber (s.a.a) döneminden itibaren Kur'an'ın derlenmesi ve toplanmasında gösterilen fevkalâde ihtimam, Kitab'ın korunması, telaveti, nüsha yazımları ve özellikle ilk günden itibaren görevlendirilen vahy katiplerinin vazifesi gözönünde bulundurulacak olursa, Kur'an'ın tahrifinin gerçekten niçin imkansız olduğu kolayca anlaşılmış olur.
Aynı şekilde, bugünkü maruf ve bilinen Kur'an'dan başka bir Kur'an'ın varlığı da sözkonusu değildir. Bunun nedeni gayet açık olup incelenmesi herkesçe mümkündür, çünkü bugün hemen hemen her Müslümanın evinde, işyerinde, kütüphanelerde ve bütün camilerde en azından bir Kur'an vardır. Hatta asırlar önce yazılmış olan elyazması Kur'an'lar da bugün müzelerde ihtimamla korunmaktadır. Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere, meselâ bizim ülkemizdeki bütün Kur'an'larla diğer İslam ülkelerindeki bütün Kur'an'lar harfiyen aynı ve birdir. Geçmişte inceleme imkânları bunca kolay değildiyse de bugün yapılacak basit bir incelemeyle bu tür yakışıksız iftiraların aslı astarı olmadığını kolaylıkla anlamak mümkündür.
"Kullarıma müjde ver, ki onlar sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdikleridir ve onlar temiz akıl sahipleridir."
Bugün bizim dinî-ilmiye medreselerimizde, Kur'an bilimleri çok yaygın ve geniş bir şekilde öğretilmektedir. Bu derslerde öğretilen temel mevzulardan biri de Kur'an'ın zerrece tahrif edilmediği ve esasen edilemeyeceğidir.
:excl: :excl: :excl:
ThassosIsland 02.10.2006, 17:51 Evet oyle buyuklerdırkı Gül hanım Hz Muhammed ölür olmez taht!! kavgasına girişmısler. Hz Muhammed tarafından Hz Aliye bırakılmıs olan Halifelığı turlu oyunlarla Hz Ali yi son sıraya atarak kendı ellerıne gecırmıslerdır. Bu 3 buyuk!! halife oyle buyuk Muslumanlarki ne olduysa birden Islam alemıne kral olmak ıstedıler. Madem o kadar hazretlerı bırıler neden Hz Muhammedın sozunu dınlemedıler?
Gül hanım?
kısa ve net yazı ıstıyorum uzun yazı okuma alıskanlıgım yok.. ayrıca burda uzatacak bir durumda yok..
hafikakpinar 02.10.2006, 18:00 ya bunlara inanamıyorum ben yaa.demek kur'an değiştirildi size göre ???pardon nacizane sorum olacak:hadi diyelim sizin dediğiniz gibi kur'an değiştirildi.o zaman şu ayet ne olacak:
"Hiç şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik ve O'nu kesinlikle koruyacak olan da biziz!"
Bence sizin bu yaptığınıza bağnazlık, tutuculuk denir.. Dediğiniz ayet sakın sonradan kurana eklenen hurafelerden biri olmasın,değiştirdikleri kuranın ortaya çıkmaması için :) .. ? Yahu dini sadece kendi malınız sanıyorsunuz kimileri de bizi dinsiz olarak biliyordur .. Bilsinler hiç önemli değil, bana göre Allahın verdiği akılı kullanamamak en büyük günahtır .. Bağzı şeylerin arkasına takılıp bağnazca hiç bişey düşünmeden , yargılamadan onun arkasına takılmakta bence aklını kullanamakla ilgili bişeydir..
Düşünsenize Kuran'da kadının adı bile yok .. Bir erkeğe dört kadın düşüyor :)
Kadın herzaman hizmetçilik yapmak zorunda ... Erkek sıcak yaz günlerinde şortuyla dolaşabilirken kadın "TÜRBAN" denilen sonradan uydurma siyasi bir simgeyle dolaşmak zorunda.. Şimdilik bunlar geliyor aklıma vb vb vb.. :) :)
Ya hu ben kadın olsam isyan ederim :) :) :ilgili:
Bu mudur değiştirilmemiş kuran ? :)
Bu nacizane sorunuzun cevabını vermiştik zaten :)
ThassosIsland 02.10.2006, 18:08 Muhammed aleyhisselam evinde oturuyor. yemek yiyecek. içinden diliyor "Allahım bu yemeği benden sonra en çok kimi seviyorsan onunla paylaşayım"
o sırada kapı açılıyor içeri Hz Ali giriyor.
"açım. yemek var mı ?"
Hazreti Muhammedin Hz Ali için sözleri..
"ya ali! sen bana musa'nın kardeşi harun kadar yakınsın. musa, tur'a giderken kavmine kardeşi harun'u vekil bıraktığı gibi ben de seni vekil bırakıyorum. ancak musa'dan sonra peygamberlik vardı. benden sonra peygamberlik yoktur. sen halife olacaksın."
"ali'yi ben seçmedim. onu allah seçti."
"ya ali! cehennem ateşinden başka, her üzüntünün sonu gelir."
"ali, benim vücuduma nispetle başım kadar kıymetlidir."
"kıyamet gününde arşın içinden " ya muhammed! atan ibrahim, ne güzel baba; kardeşin ali, ne güzel kardeştir" sadası gelir.
" ya amr! işte sana yemek yer, su içer, sokaklarda gezer cennetlik biri: talip oğlu ali."
"adem aleyhisselam'ın güzel ahlakını görüp gönlünü ferahlandırmak isteyenler; talip oğlu ali'ye baksınlar. onda bunun hepsini bulurlar."
diyor..
1)Peki sizin hazretlerı dedıgın ınsanlar en basta Hz Muhammede ihanet etmemismidir?
2)Bunun yanında bu yaptıkları yuzunden Islam da ılk ayrımcılıgı ortaya cıkarmamıslarmıdır..
3) Muslumanı Muslumana düşürmemıslermıdır?
gül hanım?
keklikoluk 02.10.2006, 18:25 hz aliyi kimseye anlatmaya gerek yok çünkü o zaten büyük bir insan bunu bilmeyenlerle tartışmak bile yersiz
ya sen ne diyorsun tabii ki aliyede osmana da ömere de ebubekire de "HZ" diyoruz.ne farkı var???ayrımcılığın alasını siz yapıyorsunuz asıl.sen çıkıpta yok ömer aliden üstün yok ali ebubekirden üstün DİYEMEZSİN!!! bunu demeye bizim hakkımızın olmadığı gibi kimsenin de hakkı yoktur.onların hepsi cennetle müjdelenen sahabilerdir.onlar 4 BÜYÜK halifedir.Onlar HZ MUHAMMED(SAV)İN en sevdikleridir.."DıŞ KAPININ MANDALI"YMIŞ pehh..bu konuda kimseye söz düşmez haddini bil...:excl: :excl: :excl:
bilmem bilkiyomusun peygamer efendimiz vefaat etmeden önce halife olarak Hz ali secmişti ve buna karsı cıkan ömer ebubekir olaylar cıkararak alinin sonucu halife olmasına neden olmuslardır...
1)Peki sizin hazretlerı dedıgın ınsanlar en basta Hz Muhammede ihanet etmemismidir?
2)Bunun yanında bu yaptıkları yuzunden Islam da ılk ayrımcılıgı ortaya cıkarmamıslarmıdır..
3) Muslumanı Muslumana düşürmemıslermıdır?
gül hanım?
1- pardon kim HZ MUHAMMEDE ihanet etmiş HZ ebubekir mi ömer mi osman mı?ne diyorsunuz.Ebubekire sıddık ta denir.neden biliyor musunuz?peygamber efendimiz(sav)e bağlılığından dolayı." o dediyse doğrudur" diye onu desteklemesinden dolayı.
Kur'ân-ı Kerim'de hicret sırasında Rasûlullah'la beraber olmasından dolayı, "...mağarada bulunan iki kişiden biri..." (et-Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir.
gerçi size göre kuran değişti ama...
İslâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lâkabıyla anılmıştır.:excl:
Hazreti Ebû Bekir hayatı boyunca Rasûlullah'ın yanından ayrılmamış, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulmuştur. Rasûlullah birçok hususlarda onun görüşünü tercih ederdi. Umûmî ve husûsî olan önemli işlerde ashâbıyla müşavere eden Peygamber (s.a.s.) bazı hususlarda özellikle Ebû Bekir'e danışırdı. (Ibn Haldun, Mukaddime, 206). Araplar ona "Peygamber'in veziri" derlerdi.
Hazreti Ebû Bekir, Hira dağından dönen Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.) ile karsılaştığında, Rasûlullah (s.a.s.) ona, "Allah’ın elçisi" olduğunu söyleyip "Yaratan Rabbi'nin adıyla oku" (el-Alâk, 96/1) diye başlayan âyetleri bildirdiği zaman hemen ona: "Allah’ın birliğine ve senin O'nun rasûlü olduğuna iman ettim" demiştir. Hazreti Hatice'den sonra Rasûlullah'a ilk iman eden odur. Hazreti Peygamber (s.a.s.) İslâm’ı tebliğinin ilk zamanlarında kiminle konuştuysa en azından bir tereddüt görmüş, ancak Ebû Bekir seksiz ve tereddütsüz bir şekilde kabul etmiştir. Hatta Hazreti Peygamber (s.a.s.), "Bütün insanların imanı bir kefeye, Ebû Bekir'in ki bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı " diye lâtif bir benzetme de yapmıştır. Mü'min Ebû Bekir, hayatının sonuna kadar tüm varlığını İslâm’a adamış, bütün hayırlı işlerde en basta gelmiştir.
mirac olayını bilir misiniz bilmiyorum ama
Hazreti Peygamber'in bir gecede Mekke'den Kudüs'e oradan Sidretü'l Münteha'ya gittiği isrâ ve Mirâc hâdisesini duyan müşrikler bunu Hazreti Ebû Bekir'e yetiştirdikleri zaman; "O dediyse doğrudur." demiştir. Bu sözünden sonra Ebu Bekir'e; ihlâslı, asla yalan söylemeyen, özü doğru, itikadında şüphe olmayan anlamında, "Sıddîk" lâkabı verildi. Kur'an tâbiriyle, "O, ne iyi arkadaştı " (en-Nisâ, 4/69) denilebilir.
Hicrî on birinci yılda hastalanan Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.)13 Rebiyülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632) vefât etti. Onun vefâtını duyan müslümanlar büyük bir üzüntüye kapıldılar ve ilk anda ne yapmaları gerektiğine karar veremediler. Ama o da bir ölümlüydü. Hazreti Ömer, onun Hazreti Musa gibi Rabbi ile buluşmaya gittiğini, O'nun için "öldü" diyen olursa ellerini keseceğini söylüyordu. Ebû Bekir, Rasûlullah'ın iyi olduğu bir sırada ondan izin alarak kızının yanına gitmişti. Vefât haberini duyar duymaz hemen geldi, Rasûlullah'ı alnından öptü ve "Babam ve anam sana fedâ olsun ya Rasûlullah. Ölümünde de yaşamındaki kadar güzelsin. Senin ölümünle peygamberlik son bulmuştur. şânın ve şerefin o kadar büyük ki, üzerinde ağlamaktan münezzehsin. Yâ Muhammed, Rabbinin katında bizi unutma; hatırında olalım ..." dedi.
Sonra dışarı çıkıp Ömer'i susturdu ve; "Ey insanlar, Allah birdir, O'ndan başka ilâh yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah apaçık hakikattir. Muhammed'e kulluk eden varsa, bilsin ki o ölmüştür. Allah'a kulluk edenlere gelince, şüphesiz Allah diri, bâkî ve ebedîdir. Size Allah’ın şu buyruğunu hatırlatırım: "Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır" (Âl-u imrân, 3/144). Allah’ın kitabı ve Rasûlullah'ın sünnetine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Şeytan, peygamberimizin ölümü ile sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanın size ulaşmasına fırsat vermeyiniz" (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 335; Taberî, Târih, III, 197,198).
Hazreti Ebû Bekir bu konuşmasıyla orada bulunanları teskin ettikten sonra Rasûlullah'ın teçhiziyle uğraşırken, Ensâr, Benû Sâide sakifesinde toplanarak Hazrec'in reisi olan Sa'd b Uhâde'yi Rasûlullah'tan sonra halife tayini için bir araya gelmişlerdir. Ebû Bekir, Hazreti Ömer, Ebû Ubeyde ve Muhacirlerden bir grup hemen Benû Saîde'ye gittiler. Orada Ensâr ile konuşulduktan ve hilâfet hakkında çeşitli müzakereler yapıldıktan sonra Hazreti Ebû Bekir, Ömer ile Ebû Ubeyde'nin ortasında durdu ve her ikisinin ellerinden tutarak ikisinden birine bey'at edilmesini istedi. O, kendisini halife olarak öne sürmedi.
Hazreti Ebû Bekir'in konuşmasından sonra Hazreti Ömer atılarak hemen Ebû Bekir'e bey'at etti ve, "Ey Ebû Bekir, müslümanlara sen Rasûlullah'ın emriyle namaz kıldırdın. Sen onun halifesisin ve biz sana bey'at ediyoruz. Rasûlullah'a hepimizden daha sevgili olan sana bey'at ediyoruz" dedi. Hazreti Ömer'in bu âni davranışı ile orada bulunanların hepsi Ebû Bekir'e bey'at ettiler. Bu özel bey'attan sonra ertesi gün Mescid-i Nebî'de Hazreti Ebû Bekir bütün halka hutbe okudu ve resmen ona bey'at edildi. Rasûlullah'ın defni salı günü gerçekleşirken, onun nereye defnedileceği hakkında da bir ihtilâf meydana geldiğinde Hazreti Ebû Bekir yine firasetini ortaya koydu ve "Her peygamber öldüğü yere defnedilir" hadisini ashaba hatırlatarak bu ihtilâfı giderdi.
Râsulullah’ın en yakın ashâbı arasında -hattâ Ebû Bekir ile Ömer arasında- zaman zaman ihtilâflar, görüş ayrılıkları meydana gelmişse de ilk iki halife zamanında da görüldüğü gibi daima birliktelik devam ettirilmiştir. Anlaşmazlık gibi görünen hâdiselerin birçoğunda huy ve karakter farklılığı rol oynuyordu. Meselâ Ebû Bekir yumuşak ve sâkin davranırken, Ömer sertlik yanlısıydı. Ama her zaman birlikte hareket ettiler. Ebû Bekir'in yönetiminde, Hazreti Ali ve Zübeyr ibn-i Avvam Ridde savaşlarında kararların içinde, namazlarda Ebû Bekir'in arkasında yer almışlardır (İbn Kesir, el-Bidâye ve'n Nihâye, V, 249). Hazreti Ali, Rasûlullah'in bir vasiyeti olsaydı ölünceye kadar onu yerine getireceğini söylemiş (Taberî, a.g.e., IV, 236) ancak, İbn Abbas'ın Rasûlullah hastalandığı zaman ona gidip hilâfet işini sormak istemesini geri çevirmiştir. Yani Hazreti Ebû Bekir'in halifeliğine karşı kimseden bir çıkış olmamıştır.:excl: Zaten tabii, fıtrî, akli ve maslahata uygun olan da onun halifeliğidir.
Hazreti Peygamber ölmeden önce yazılı bir ahitname bırakmamış, ancak Hazreti Ebû Bekir'in faziletine dair Mescid'de konuşmuş, hasta yatağındayken onu ısrarla çağırtmış ve yerine imam tâyin etmiştir. :excl:
Hazreti Ebû Bekir "Rasûlullah’ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203).
diğer sorularınızıda müsait olduğumda cvplayacağım hiç şüpheniz olmasın...
ThassosIsland 02.10.2006, 18:38 1- pardon kim HZ MUHAMMEDE ihanet etmiş HZ ebubekir mi ömer mi osman mı?ne diyorsunuz.Ebubekire sıddık ta denir.neden biliyor musunuz?peygamber efendimiz(sav)e bağlılığından dolayı." o dediyse doğrudur" diye onu desteklemesinden dolayı.
Kur'ân-ı Kerim'de hicret sırasında Rasûlullah'la beraber olmasından dolayı, "...mağarada bulunan iki kişiden biri..." (et-Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir.
gerçi size göre kuran değişti ama...
İslâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lâkabıyla anılmıştır.:excl:
Hazreti Ebû Bekir hayatı boyunca Rasûlullah'ın yanından ayrılmamış, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulmuştur. Rasûlullah birçok hususlarda onun görüşünü tercih ederdi. Umûmî ve husûsî olan önemli işlerde ashâbıyla müşavere eden Peygamber (s.a.s.) bazı hususlarda özellikle Ebû Bekir'e danışırdı. (Ibn Haldun, Mukaddime, 206). Araplar ona "Peygamber'in veziri" derlerdi.
Hazreti Ebû Bekir, Hira dağından dönen Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.) ile karsılaştığında, Rasûlullah (s.a.s.) ona, "Allah’ın elçisi" olduğunu söyleyip "Yaratan Rabbi'nin adıyla oku" (el-Alâk, 96/1) diye başlayan âyetleri bildirdiği zaman hemen ona: "Allah’ın birliğine ve senin O'nun rasûlü olduğuna iman ettim" demiştir. Hazreti Hatice'den sonra Rasûlullah'a ilk iman eden odur. Hazreti Peygamber (s.a.s.) İslâm’ı tebliğinin ilk zamanlarında kiminle konuştuysa en azından bir tereddüt görmüş, ancak Ebû Bekir seksiz ve tereddütsüz bir şekilde kabul etmiştir. Hatta Hazreti Peygamber (s.a.s.), "Bütün insanların imanı bir kefeye, Ebû Bekir'in ki bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı " diye lâtif bir benzetme de yapmıştır. Mü'min Ebû Bekir, hayatının sonuna kadar tüm varlığını İslâm’a adamış, bütün hayırlı işlerde en basta gelmiştir.
mirac olayını bilir misiniz bilmiyorum ama
Hazreti Peygamber'in bir gecede Mekke'den Kudüs'e oradan Sidretü'l Münteha'ya gittiği isrâ ve Mirâc hâdisesini duyan müşrikler bunu Hazreti Ebû Bekir'e yetiştirdikleri zaman; "O dediyse doğrudur." demiştir. Bu sözünden sonra Ebu Bekir'e; ihlâslı, asla yalan söylemeyen, özü doğru, itikadında şüphe olmayan anlamında, "Sıddîk" lâkabı verildi. Kur'an tâbiriyle, "O, ne iyi arkadaştı " (en-Nisâ, 4/69) denilebilir.
Hicrî on birinci yılda hastalanan Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.)13 Rebiyülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632) vefât etti. Onun vefâtını duyan müslümanlar büyük bir üzüntüye kapıldılar ve ilk anda ne yapmaları gerektiğine karar veremediler. Ama o da bir ölümlüydü. Hazreti Ömer, onun Hazreti Musa gibi Rabbi ile buluşmaya gittiğini, O'nun için "öldü" diyen olursa ellerini keseceğini söylüyordu. Ebû Bekir, Rasûlullah'ın iyi olduğu bir sırada ondan izin alarak kızının yanına gitmişti. Vefât haberini duyar duymaz hemen geldi, Rasûlullah'ı alnından öptü ve "Babam ve anam sana fedâ olsun ya Rasûlullah. Ölümünde de yaşamındaki kadar güzelsin. Senin ölümünle peygamberlik son bulmuştur. şânın ve şerefin o kadar büyük ki, üzerinde ağlamaktan münezzehsin. Yâ Muhammed, Rabbinin katında bizi unutma; hatırında olalım ..." dedi.
Sonra dışarı çıkıp Ömer'i susturdu ve; "Ey insanlar, Allah birdir, O'ndan başka ilâh yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah apaçık hakikattir. Muhammed'e kulluk eden varsa, bilsin ki o ölmüştür. Allah'a kulluk edenlere gelince, şüphesiz Allah diri, bâkî ve ebedîdir. Size Allah’ın şu buyruğunu hatırlatırım: "Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır" (Âl-u imrân, 3/144). Allah’ın kitabı ve Rasûlullah'ın sünnetine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Şeytan, peygamberimizin ölümü ile sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanın size ulaşmasına fırsat vermeyiniz" (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 335; Taberî, Târih, III, 197,198).
Hazreti Ebû Bekir bu konuşmasıyla orada bulunanları teskin ettikten sonra Rasûlullah'ın teçhiziyle uğraşırken, Ensâr, Benû Sâide sakifesinde toplanarak Hazrec'in reisi olan Sa'd b Uhâde'yi Rasûlullah'tan sonra halife tayini için bir araya gelmişlerdir. Ebû Bekir, Hazreti Ömer, Ebû Ubeyde ve Muhacirlerden bir grup hemen Benû Saîde'ye gittiler. Orada Ensâr ile konuşulduktan ve hilâfet hakkında çeşitli müzakereler yapıldıktan sonra Hazreti Ebû Bekir, Ömer ile Ebû Ubeyde'nin ortasında durdu ve her ikisinin ellerinden tutarak ikisinden birine bey'at edilmesini istedi. O, kendisini halife olarak öne sürmedi.
Hazreti Ebû Bekir'in konuşmasından sonra Hazreti Ömer atılarak hemen Ebû Bekir'e bey'at etti ve, "Ey Ebû Bekir, müslümanlara sen Rasûlullah'ın emriyle namaz kıldırdın. Sen onun halifesisin ve biz sana bey'at ediyoruz. Rasûlullah'a hepimizden daha sevgili olan sana bey'at ediyoruz" dedi. Hazreti Ömer'in bu âni davranışı ile orada bulunanların hepsi Ebû Bekir'e bey'at ettiler. Bu özel bey'attan sonra ertesi gün Mescid-i Nebî'de Hazreti Ebû Bekir bütün halka hutbe okudu ve resmen ona bey'at edildi. Rasûlullah'ın defni salı günü gerçekleşirken, onun nereye defnedileceği hakkında da bir ihtilâf meydana geldiğinde Hazreti Ebû Bekir yine firasetini ortaya koydu ve "Her peygamber öldüğü yere defnedilir" hadisini ashaba hatırlatarak bu ihtilâfı giderdi.
Râsulullah’ın en yakın ashâbı arasında -hattâ Ebû Bekir ile Ömer arasında- zaman zaman ihtilâflar, görüş ayrılıkları meydana gelmişse de ilk iki halife zamanında da görüldüğü gibi daima birliktelik devam ettirilmiştir. Anlaşmazlık gibi görünen hâdiselerin birçoğunda huy ve karakter farklılığı rol oynuyordu. Meselâ Ebû Bekir yumuşak ve sâkin davranırken, Ömer sertlik yanlısıydı. Ama her zaman birlikte hareket ettiler. Ebû Bekir'in yönetiminde, Hazreti Ali ve Zübeyr ibn-i Avvam Ridde savaşlarında kararların içinde, namazlarda Ebû Bekir'in arkasında yer almışlardır (İbn Kesir, el-Bidâye ve'n Nihâye, V, 249). Hazreti Ali, Rasûlullah'in bir vasiyeti olsaydı ölünceye kadar onu yerine getireceğini söylemiş (Taberî, a.g.e., IV, 236) ancak, İbn Abbas'ın Rasûlullah hastalandığı zaman ona gidip hilâfet işini sormak istemesini geri çevirmiştir. Yani Hazreti Ebû Bekir'in halifeliğine karşı kimseden bir çıkış olmamıştır.:excl: Zaten tabii, fıtrî, akli ve maslahata uygun olan da onun halifeliğidir.
Hazreti Peygamber ölmeden önce yazılı bir ahitname bırakmamış, ancak Hazreti Ebû Bekir'in faziletine dair Mescid'de konuşmuş, hasta yatağındayken onu ısrarla çağırtmış ve yerine imam tâyin etmiştir. :excl:
Hazreti Ebû Bekir "Rasûlullah’ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203).
diğer sorularınızıda müsait olduğumda cvplayacağım hiç şüpheniz olmasın...
hebele gubele cappulu cubbuk cubılı hurlı hattuk.. aynı lafları geveleyıp durmayın.. hep aynı hıkaye bana su acıklayın kelıme karmasası yapmayın..
"ya ali! sen bana musa'nın kardeşi harun kadar yakınsın. musa, tur'a giderken kavmine kardeşi harun'u vekil bıraktığı gibi ben de seni vekil bırakıyorum. ancak musa'dan sonra peygamberlik vardı. benden sonra peygamberlik yoktur. sen halife olacaksın."
sorularınıza zamanım olunca cevap yazacam demıssın ya. soyle bakalım hangı akıl hocana danısmaya gideceksın...
sadece bana sunu soyle Hz Aliye mıras bırakılan halıfelıgi neden Ebubekır aldı.
uzun uzun karmasa yaratma ben sana kısa ve net dedım.. yıne kopyala yapıstır roman yapmıssın..
ayrıyetten
demıssınkı
Hazreti Ebû Bekir "Rasûlullah’ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203).
demıstırde bak ne demıs sızın ıcın en hayırlısı ben degılım. Yanı dıyorkı bu makam Hz Ali nin hakkı ya ben gasp ettım kusura bakmayın..
Arkadaşlar bilmem konu başlığından haberiniz varmı?
Halife sorunu diye ayrı bir başlık açıp ordan devam edin. Konu başlığında sabit kalın.
ThassosIsland 02.10.2006, 18:51 Arkadaşlar bilmem konu başlığından haberiniz varmı?
Halife sorunu diye ayrı bir başlık açıp ordan devam edin. Konu başlığında sabit kalın.
özur dılerım..
ben geldıgımde zaten konu o yöne kaymıstı bende dahada kaydırdım :) tamam daha yapmam..
sımdı ıckı gunahmıdır degılmidir. bu konuda herkes fıkrımı ıyı bılıyor bence gunahtır.. ama cogunluga göre ıcmesını bılene degıldır... :surrender
gunes_87 02.10.2006, 21:08 :yaw ya sen ne diyorsun tabii ki aliyede osmana da ömere de ebubekire de "HZ" diyoruz.ne farkı var???ayrımcılığın alasını siz yapıyorsunuz asıl.sen çıkıpta yok ömer aliden üstün yok ali ebubekirden üstün DİYEMEZSİN!!! bunu demeye bizim hakkımızın olmadığı gibi kimsenin de hakkı yoktur.onların hepsi cennetle müjdelenen sahabilerdir.onlar 4 BÜYÜK halifedir.Onlar HZ MUHAMMED(SAV)İN en sevdikleridir.."DıŞ KAPININ MANDALI"YMIŞ pehh..bu konuda kimseye söz düşmez haddini bil...:excl: :excl: :excl:
alla alla.... haddimi bilmemi sağlamak sanamı düşmüş...muhahahaaaa buarada cennetle ödülledirilmiş diyorsun hayrola yanlarındanmı geldin...? ayrım yapan sizsiniz diyerekte konuşma burda ayrım yapan benim sen diyerek konuş....:olmadi :olmadi :excl: :excl: :excl:
hebele gubele cappulu cubbuk cubılı hurlı hattuk.. aynı lafları geveleyıp durmayın.. hep aynı hıkaye bana su acıklayın kelıme karmasası yapmayın..
sorularınıza zamanım olunca cevap yazacam demıssın ya. soyle bakalım hangı akıl hocana danısmaya gideceksın...
sadece bana sunu soyle Hz Aliye mıras bırakılan halıfelıgi neden Ebubekır aldı.
uzun uzun karmasa yaratma ben sana kısa ve net dedım.. yıne kopyala yapıstır roman yapmıssın..
ayrıyetten
demıssınkı
Hazreti Ebû Bekir "Rasûlullah’ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203).
demıstırde bak ne demıs sızın ıcın en hayırlısı ben degılım. Yanı dıyorkı bu makam Hz Ali nin hakkı ya ben gasp ettım kusura bakmayın..
akıl danışmıyorum orucumu açmaya gitmiştim bu birincisi...
ikincisi ben yazdığım hadislerde kaynak vererek yazıyorum ya siz??peki ben nerden bileceğim hz.Muhammed(sav)in hz aliye öyle söylediğini??lütfen yazdığınız şeylerin kaynağını verin de uydurma olmadığı ortaya çıksın.biz de faydalanalım o kaynaklardan...
üçüncüsü eğer hz ali geçseydi "evet cemaat sizin en hayırlınız benim" mi diyecekti.islam da böbürlenme yoktur.eminim hz ali de geçseydi sizin en hayırlınız belki de ben değilim diyecekti...
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
:yaw
alla alla.... haddimi bilmemi sağlamak sanamı düşmüş...muhahahaaaa buarada cennetle ödülledirilmiş diyorsun hayrola yanlarındanmı geldin...? ayrım yapan sizsiniz diyerekte konuşma burda ayrım yapan benim sen diyerek konuş....:olmadi :olmadi :excl: :excl: :excl:
bu durumda gülme sırası bende sanırım:yamukgul: :sas dini bilginizin ne kadar zayıf olduğunu gördük.hiç mi duymadınız cennetle müjdelenen 10 sahabiyi.Allah,peygamber efendimiz(sav)e cennete gireceğine dair 10 sahabi müjdelemiştir:
Hz. Ebubekir
Hz. Ömer
Hz. Osman
Hz. Ali
Hz. Abdurrahman b. Avf
Hz. Ebu Ubeyde b. Cerrah
Hz. Sa’d b. Ebi Vakkas
Hz. Said b. Zeyd
Hz. Talha b. Ubeydullah
Hz. Zübeyr b. Avvam
ayrıca da nezaket icabı sizli bizli konuştuk.anlamadıysan o da senin sorunun.:blink: ben terbiyemden taviz vermem...:olmadi
Hüseyin69 02.10.2006, 22:01 degerli üyelerimiz yorum yazmadan önce isterseniz tekrar konu basligina göz atin. ayrica
gül nickli üyemize fazlasiyla yüklenmeler belirginligini iyice su yüzüne cikarmis. isterseniz konuya dönelim ve konuya iliskin sadece karsit inanclidir diye hep bir üyemiz üzerinden yorumlar cevaplar vs yazmayalim,
sn gül hanim sizin moralinizi bozacak veya sinirlerinizi gercek her hangi bir yorumda lütfen özel mesaj yolu ile ya forum yönetimine bildirin yada kendi özel mesaj panonuzda devam ediniz
NOT.konu bu sekilde ,konu basliginin disina cikmaya ve kisisellesmeye devam ederse malesef
belirli bir süreligine kapatmamiz zorunlu hale gelecektir
saygilar sevgiler
Arkadslr yorumlardan anladığım kadarıyla cogu kişi ickinin haram olmadı yönünde neden tartısıyoruzki daha...
valla arkadaşlar siz tartışa durun ben şuan rakımıda içmişim mahsuni babayıda dinlemişim muhabbetimide yapmışım göl kenarında yakomozlarıda izlemişim siz devam edin saygılar
valla arkadaşlar siz tartışa durun ben şuan rakımıda içmişim mahsuni babayıda dinlemişim muhabbetimide yapmışım göl kenarında yakomozlarıda izlemişim siz devam edin saygılar
Ohhh be...
Aynen... (Ama yakamoz eksik, göl de eksik) Gerisi tas tamam...
(Aziz Nesin Vakfı için yapılan yemekli bir gecede içmenin ayrı bir yeri de var hani...)
Ruhu şad olsun diyecem ama dilim varmıyor. :p
lamekan bawo 03.10.2006, 01:13 bence azı karar cogu zarar... doktor arkadasım hep der yemekte alınan bir duble rakı kanı durultur.. bu demekkı kal krızı ve damar tıkanıklıgı onlenıo..
Serkan_Devrim 03.10.2006, 12:50 ya bunlara inanamıyorum ben yaa.demek kur'an değiştirildi size göre ???pardon nacizane sorum olacak:hadi diyelim sizin dediğiniz gibi kur'an değiştirildi.o zaman şu ayet ne olacak:
"Hiç şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik ve O'nu kesinlikle koruyacak olan da biziz!"ya bu ayetide değiştiren kişi kimse şüphelenmesin diye yazmışsa? ayrıca Ali musafı gereği kuran korunmuş olabilir. yani bu ayet delil olmaz.
Haşa Allah bize yalan mı söylüyor o zaman.yada verdiği sözü yerine getiremeyecek kadar aciz mi?tövbe tövbeeAllah değilde münafıklar yalancı. yani islamı kılıç zoruyla kabul eden ve kuranı değiştiren emeviler.
ALLAH KUR'ANIN KIYAMETE KADAR KORUNACAĞININ SÖZÜNÜ VERMİŞ ÖYLEYSE KUR'ANIN DEĞİŞMİŞ OLMA İHTİMALİ YOKTUR..KIYAMETE KADAR DA OLMAYACAKTIR!!!:excl:
Lütfen biraz mantıklı olalım.kuran değiştirildiyse,zaten hadislerin çoğununda şüpheli olduğunu iddia ediyorsanız o zaman biz ne ile amel edeceğiz:excl: dinimizi nerden öğreneceğiz???:excl:
:excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: :excl: aklınızla. Allah onu boşuna vermemiş.
Biz inanıyoruz ki: Bugün dünya Müslümanlarının elinde bulunan Kur'an, Hz. Resulullah'a (s.a.a) nazil olan Kur'an'ın ta kendisi olup, zerrece ekleme veya eksiltmeye uğramamıştır.
Nazil olduğu ilk günlerden itibaren vahy katipleri bütün ayetleri yazmış, bütün Müslümanlar bunları gece gündüz okumakla görevlendirilmiş ve günlük beş vakit namazlarda tekrarlamışlardır. Yine kalabalık bir hafızlar grubu bütün ayetleri muntazam bir şekilde ezberlemekte, Kur'an hafız ve kaarileri (okuyanları) Müslüman topluluklar arasında özel bir itibar ve prestij görmekteydiler ki, bu durum bugün de geçerliliğini korumaktadır.kendi alimlerinizin yazdığına göre peygamber öldüğünde kuranı ezbere bilen sadece dört kişiydi. İkinci hadis: Enes anlatıyor: "Peygamber öldüğünde, dört kişiden başka Kuran'ı tümüyle ezberlemiş olan yoktu. Ebu'd-Derda, Muaz Ibn Cebel, Zeyd Ibn Sabit ve Ebu Zeyd." (Buhari.)
ayrıca kuranın nasıl bir araya geldiğini okuyun. forumda var. bunu bilmeden konuşamayız. o yazıları tekrardan buraya aktarmak istemiyorum.
Bütün bunlar ve daha sayamadığımız nice tedbir ve etkenler, Kur'an'ın zerrece tahrife uğramaksızın olduğu gibi günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır.iyi ama sevgili Ömer'inizin sevgili oğlu Abdullah diyor ki;
Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)
Bunlar bir yana, Alah Teâla hazretleri Kur'an'ı kıyamete değin bizzat koruyacağını vaadetmiştir ki, bu garantiden sonra Kur'an'da zerrece tahrif yaratmaya hiçbir gücün muktedir olamayacağı apaçık ortadadır:
"Hiç şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik ve O'nu kesinlikle koruyacak olan da biziz!" aynı sözler. yukarıdaki hadisleri okuyun.
İster Şia, ister sünni olsun bütün büyük İslam alimleri, Kur'an'ın zerrece tahrife uğramadan korunmuş olduğuna ve kıyamete kadar da böyle kalacağına inanırlar. Her iki grup arasında oldukça azınlık denilebilecek bir kesim birtakım uyduruk tahrif rivayetlerine kanmış, ancak her iki grubun da bilinçli ve aydın uleması bunun çirkin ve asılsız bir karalama olduğunu, bu tür rivayetlerin kesinlikle uydurulduğunu ya da bu rivayetlerdeki söz konusu tahrifin, ayetlerle ilgili olarak yapılan yanlış yorumlama ve tefsire yönelik olduğunu veyahut Kur'an'ın açıklamasıyla ilgili tabirlerin Kur'an'ın orjinal metni olarak algılanmasının birer örnekleri olduğunu sürekli hatırlatmışlardır. (Bu noktaya bilhassa dikkat edilmelidir.-iyi ama sizin alimleriniz ve Ömer'inizin biricik oğlu neden böyle demiş;Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)
Şiâ ve sünni kesimin büyük alimleri tarafından sarahatle reddedilmiş olan Kur'an'ın tahrifi, iddiası hangi kesim ve kim tarafından gelirse gelsin gerçekte Kur'an'a bir saldırı sayılmakta ve o kesimlerin de içinde bulunduğu bütün bir İslam ümmetine zarar vermekte ve bu tür kör taassuplar o yüce Kitab'ı sorular altında bırakarak Allah'ın dinine düşman olanların değirmenine su döküp, neticede onların ekmeğine yağ sürmekten başka hiçbir işe yaramamaktadır.
Hz. Peygamber (s.a.a) döneminden itibaren Kur'an'ın derlenmesi ve toplanmasında gösterilen fevkalâde ihtimam, Kitab'ın korunması, telaveti, nüsha yazımları ve özellikle ilk günden itibaren görevlendirilen vahy katiplerinin vazifesi gözönünde bulundurulacak olursa, Kur'an'ın tahrifinin gerçekten niçin imkansız olduğu kolayca anlaşılmış olur.bunlar sizin sözleriniz. tarih değil. kuranın nasıl derlendiğini dünya alem biliyor. bir siz iman kahramanları kendi alimlerini,ze rağmen kabul etmiyorsunuz.
Aynı şekilde, bugünkü maruf ve bilinen Kur'an'dan başka bir Kur'an'ın varlığı da sözkonusu değildir. Bunun nedeni gayet açık olup incelenmesi herkesçe mümkündür, çünkü bugün hemen hemen her Müslümanın evinde, işyerinde, kütüphanelerde ve bütün camilerde en azından bir Kur'an vardır. Hatta asırlar önce yazılmış olan elyazması Kur'an'lar da bugün müzelerde ihtimamla korunmaktadır. Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere, meselâ bizim ülkemizdeki bütün Kur'an'larla diğer İslam ülkelerindeki bütün Kur'an'lar harfiyen aynı ve birdir. Geçmişte inceleme imkânları bunca kolay değildiyse de bugün yapılacak basit bir incelemeyle bu tür yakışıksız iftiraların aslı astarı olmadığını kolaylıkla anlamak mümkündür.kuranı emevi iktidarı daha kuran sadece yedi tane iken değiştirdi. o zaman yaygın değildi. yani o zaman değiştirildi ve değişmiş hali bugün heryerdedir.
"Kullarıma müjde ver, ki onlar sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdikleridir ve onlar temiz akıl sahipleridir."
Bugün bizim dinî-ilmiye medreselerimizde, Kur'an bilimleri çok yaygın ve geniş bir şekilde öğretilmektedir. Bu derslerde öğretilen temel mevzulardan biri de Kur'an'ın zerrece tahrif edilmediği ve esasen edilemeyeceğidir.
:excl: :excl: :excl:yine iman kahramanı sözleri. tarihi gerçekler yok. bilim yok. belge kanıt yok. ne yazıkki. başka pencerelerden bakabilmeniz ümidiyle.
saygılar.
Serkan_Devrim 03.10.2006, 13:12 1- pardon kim HZ MUHAMMEDE ihanet etmiş HZ ebubekir mi ömer mi osman mı?ne diyorsunuz.Ebubekire sıddık ta denir.neden biliyor musunuz?peygamber efendimiz(sav)e bağlılığından dolayı." o dediyse doğrudur" diye onu desteklemesinden dolayı.memnun oldum ama sıddık-ı ekber Ali'dir. Ömer ise peygamberin vasiyet yazmasına engel olmuş. peygamberin kızının evini yakmaya kalmış. ilk üç halife Allah'ın ve peygamberin emrine karşı gelerek Ali'nin hakkını gaspetmişlerdir.
Kur'ân-ı Kerim'de hicret sırasında Rasûlullah'la beraber olmasından dolayı, "...mağarada bulunan iki kişiden biri..." (et-Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir.
gerçi size göre kuran değişti ama...
İslâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lâkabıyla anılmıştır.:excl: aynı anda ebubekir peygamber ile kaçarken Ali peygamberin yatağına yatmış ve ölümü göze alarak peygamberin kaçmasına olanak sağlamıştır. bunu unutmayın.
Hazreti Ebû Bekir hayatı boyunca Rasûlullah'ın yanından ayrılmamış, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulmuştur. Rasûlullah birçok hususlarda onun görüşünü tercih ederdi. Umûmî ve husûsî olan önemli işlerde ashâbıyla müşavere eden Peygamber (s.a.s.) bazı hususlarda özellikle Ebû Bekir'e danışırdı. (Ibn Haldun, Mukaddime, 206). Araplar ona "Peygamber'in veziri" derlerdi. Allah bu yalanı uyduranlara lanet etsin. peygamberin veziri Ali idi. maide 55 Ali için inmiştir. ibni Haldun ehlibeyte sapık diyecek kadar aşşağılık biridir.
Hazreti Ebû Bekir, Hira dağından dönen Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.) ile karsılaştığında, Rasûlullah (s.a.s.) ona, "Allah’ın elçisi" olduğunu söyleyip "Yaratan Rabbi'nin adıyla oku" (el-Alâk, 96/1) diye başlayan âyetleri bildirdiği zaman hemen ona: "Allah’ın birliğine ve senin O'nun rasûlü olduğuna iman ettim" demiştir. Hazreti Hatice'den sonra Rasûlullah'a ilk iman eden odur. yalanlar üstüne yalanlar. sizin sünni alimlerinizde bilkir ki ilk iman eden Alidir Ali. yazık gerçekten yazık.
Hazreti Peygamber (s.a.s.) İslâm’ı tebliğinin ilk zamanlarında kiminle konuştuysa en azından bir tereddüt görmüş, ancak Ebû Bekir seksiz ve tereddütsüz bir şekilde kabul etmiştir. Hatta Hazreti Peygamber (s.a.s.), "Bütün insanların imanı bir kefeye, Ebû Bekir'in ki bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı " diye lâtif bir benzetme de yapmıştır. Mü'min Ebû Bekir, hayatının sonuna kadar tüm varlığını İslâm’a adamış, bütün hayırlı işlerde en basta gelmiştir. uydurma bir hadis daha. ama hendek savaşı sonrası peygamber dedi ki;
bugün Ali'nin bir kılıç darbesi ümmetimin kıyamete kadarki bütün ammellerinden daha üstündür.
mirac olayını bilir misiniz bilmiyorum amasizden iyi biliriz.
Hazreti Peygamber'in bir gecede Mekke'den Kudüs'e oradan Sidretü'l Münteha'ya gittiği isrâ ve Mirâc hâdisesini duyan müşrikler bunu Hazreti Ebû Bekir'e yetiştirdikleri zaman; "O dediyse doğrudur." demiştir. Bu sözünden sonra Ebu Bekir'e; ihlâslı, asla yalan söylemeyen, özü doğru, itikadında şüphe olmayan anlamında, "Sıddîk" lâkabı verildi. Kur'an tâbiriyle, "O, ne iyi arkadaştı " (en-Nisâ, 4/69) denilebilir. aynı miraç olayında peygamberin yolunu bir Aslan keser. peygamber yüzüğünü aslana verince aslan yol verir. daha sonra olayı anlatırken Ali ağzından yüzüğü çıkarır. siz sadece ebubekiri anlkatır ama Ali'yi es geçersiniz. Allah zalimlere rahmetini ulaştırmaz.
Hicrî on birinci yılda hastalanan Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.)13 Rebiyülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632) vefât etti. Onun vefâtını duyan müslümanlar büyük bir üzüntüye kapıldılar ve ilk anda ne yapmaları gerektiğine karar veremediler. Ama o da bir ölümlüydü. Hazreti Ömer, onun Hazreti Musa gibi Rabbi ile buluşmaya gittiğini, O'nun için "öldü" diyen olursa ellerini keseceğini söylüyordu. Ebû Bekir, Rasûlullah'ın iyi olduğu bir sırada ondan izin alarak kızının yanına gitmişti. Vefât haberini duyar duymaz hemen geldi, Rasûlullah'ı alnından öptü ve "Babam ve anam sana fedâ olsun ya Rasûlullah. Ölümünde de yaşamındaki kadar güzelsin. Senin ölümünle peygamberlik son bulmuştur. şânın ve şerefin o kadar büyük ki, üzerinde ağlamaktan münezzehsin. Yâ Muhammed, Rabbinin katında bizi unutma; hatırında olalım ..." dedi. ve peygamberin vefatından hemen sonra ehlibeyte danışmadan kendini halife ilan etmiştir. üstelik ölmeden önce peygamberin vasiyet etmesine Ömer engel olmuştu. birazda objektif tarih okuyun. yararınıza.
Sonra dışarı çıkıp Ömer'i susturdu ve; "Ey insanlar, Allah birdir, O'ndan başka ilâh yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah apaçık hakikattir. Muhammed'e kulluk eden varsa, bilsin ki o ölmüştür. Allah'a kulluk edenlere gelince, şüphesiz Allah diri, bâkî ve ebedîdir. Size Allah’ın şu buyruğunu hatırlatırım: "Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır" (Âl-u imrân, 3/144). Allah’ın kitabı ve Rasûlullah'ın sünnetine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Şeytan, peygamberimizin ölümü ile sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanın size ulaşmasına fırsat vermeyiniz" (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 335; Taberî, Târih, III, 197,198).
Hazreti Ebû Bekir bu konuşmasıyla orada bulunanları teskin ettikten sonra Rasûlullah'ın teçhiziyle uğraşırken, Ensâr, Benû Sâide sakifesinde toplanarak Hazrec'in reisi olan Sa'd b Uhâde'yi Rasûlullah'tan sonra halife tayini için bir araya gelmişlerdir. Ebû Bekir, Hazreti Ömer, Ebû Ubeyde ve Muhacirlerden bir grup hemen Benû Saîde'ye gittiler. Orada Ensâr ile konuşulduktan ve hilâfet hakkında çeşitli müzakereler yapıldıktan sonra Hazreti Ebû Bekir, Ömer ile Ebû Ubeyde'nin ortasında durdu ve her ikisinin ellerinden tutarak ikisinden birine bey'at edilmesini istedi. O, kendisini halife olarak öne sürmedi. güzel oyundu. önceden hazırlanmış. neden acaba orada bulunan ubeyde ve Ömer de orada bulunmayan Ali hadi Ali olmadı, Osman, Talha, Zübeyr, Selman vb değilde sadece orada bulunan iki kişi? yazık size gerçekten yazık. okumak ne güzel bir şey. okumayanlar yalanlara inanmaya devam ediyor.
Hazreti Ebû Bekir'in konuşmasından sonra Hazreti Ömer atılarak hemen Ebû Bekir'e bey'at etti ve, "Ey Ebû Bekir, müslümanlara sen Rasûlullah'ın emriyle namaz kıldırdın. Sen onun halifesisin ve biz sana bey'at ediyoruz. Rasûlullah'a hepimizden daha sevgili olan sana bey'at ediyoruz" dedi. Hazreti Ömer'in bu âni davranışı ile orada bulunanların hepsi Ebû Bekir'e bey'at ettiler. Bu özel bey'attan sonra ertesi gün Mescid-i Nebî'de Hazreti Ebû Bekir bütün halka hutbe okudu ve resmen ona bey'at edildi. Rasûlullah'ın defni salı günü gerçekleşirken, onun nereye defnedileceği hakkında da bir ihtilâf meydana geldiğinde Hazreti Ebû Bekir yine firasetini ortaya koydu ve "Her peygamber öldüğü yere defnedilir" hadisini ashaba hatırlatarak bu ihtilâfı giderdi. sünni tarihi için teşekkürler. biliyorduk gerçi. pkumuştuk bu masallları. ebubekiri bize anlatmayın. ne halt olduğunu biliyoruz. Ali'nin hakkını gaspetmiş biri.
Râsulullah’ın en yakın ashâbı arasında -hattâ Ebû Bekir ile Ömer arasında- zaman zaman ihtilâflar, görüş ayrılıkları meydana gelmişse de ilk iki halife zamanında da görüldüğü gibi daima birliktelik devam ettirilmiştir. Anlaşmazlık gibi görünen hâdiselerin birçoğunda huy ve karakter farklılığı rol oynuyordu. Meselâ Ebû Bekir yumuşak ve sâkin davranırken, Ömer sertlik yanlısıydı. Ama her zaman birlikte hareket ettiler. Ebû Bekir'in yönetiminde, Hazreti Ali ve Zübeyr ibn-i Avvam Ridde savaşlarında kararların içinde, namazlarda Ebû Bekir'in arkasında yer almışlardır (İbn Kesir, el-Bidâye ve'n Nihâye, V, 249). Hazreti Ali, Rasûlullah'in bir vasiyeti olsaydı ölünceye kadar onu yerine getireceğini söylemiş (Taberî, a.g.e., IV, 236) ancak, İbn Abbas'ın Rasûlullah hastalandığı zaman ona gidip hilâfet işini sormak istemesini geri çevirmiştir. Yani Hazreti Ebû Bekir'in halifeliğine karşı kimseden bir çıkış olmamıştır.:excl: Zaten tabii, fıtrî, akli ve maslahata uygun olan da onun halifeliğidir.
yalan üstüne yalan. neden Ali altı ay biat etmedi öyleyse? neden Ömer peygamberin vasiyet yazmasına engel oldu?
Hazreti Peygamber ölmeden önce yazılı bir ahitname bırakmamış, ancak Hazreti Ebû Bekir'in faziletine dair Mescid'de konuşmuş, hasta yatağındayken onu ısrarla çağırtmış ve yerine imam tâyin etmiştir. :excl:
ne ilginçtir ki peygamberin vasiyet yazmasına engel olundu ama ebubekir vasiyetle halife tayin etti.
Hazreti Ebû Bekir "Rasûlullah’ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203).
diğer sorularınızıda müsait olduğumda cvplayacağım hiç şüpheniz olmasın...bildiğimiz şeyleri tekrarladığınız için teşekkürler. 13 yaşımdan beri bu yalnları okurum. elinize sağlık ama sizde biraz bizim kitaplarımızı okusanızda karşılaştırsanız?
Serkan_Devrim 03.10.2006, 13:19 bu durumda gülme sırası bende sanırım dini bilginizin ne kadar zayıf olduğunu gördük.hiç mi duymadınız cennetle müjdelenen 10 sahabiyi.Allah,peygamber efendimiz(sav)e cennete gireceğine dair 10 sahabi müjdelemiştir:
Hz. Ebubekir
Hz. Ömer
Hz. Osman
Hz. Ali
Hz. Abdurrahman b. Avf
Hz. Ebu Ubeyde b. Cerrah
Hz. Sa’d b. Ebi Vakkas
Hz. Said b. Zeyd
Hz. Talha b. Ubeydullah
Hz. Zübeyr b. Avvam
gülümeyin boşuna. yaln hadislerle bende cennetle müjdeliyim. :yamukgul: cennetten arazi satmayın kafanızdan.
arkadaslar bence konu farklı yerlere kaydı benim düsünceme göre kapatılmalı...
tokatlı önder 03.10.2006, 15:04 ya arkadaşlar konuyu nerden nerelere götürmüşsünüz ne oluyo böyle sadece alevilerde içki günahmıdır bu soruya cevap yazalım içki ehline helal naehle haramdır alevilikte taki kırklar ceminin yapıldığı günlerden bu yana içki aşk_ı muhabbetle dem olarak içilirmiş bunu çoğumuz biliriz içki içipte çevresine ,ailesine eşine dostuna zarar veren ve çevresini rahatsız eden insanlara günahtır yani kısacası içki içmeyi bilenle içildiği sürece hiç bi günahı yoktur bence ha zararı vardır tabi insan sağlığına buda kişinin kendi sorunu diğer tartıştığınız konulara gelince burda yorum yapmıyorum ama gül arkadaşa sesleniyorum profilimde msn adresim var alıp eklerse fikirleri tartışabiliriz sayggılarımla
memnun oldum ama sıddık-ı ekber Ali'dir. Ömer ise peygamberin vasiyet yazmasına engel olmuş. peygamberin kızının evini yakmaya kalmış. ilk üç halife Allah'ın ve peygamberin emrine karşı gelerek Ali'nin hakkını gaspetmişlerdir.
yuh artık yaa bu kadar olur.ebubekirin sıddık ismini de ali ye uyarladınız ya sizen ne diyeyim daha yaaa
aynı anda ebubekir peygamber ile kaçarken Ali peygamberin yatağına yatmış ve ölümü göze alarak peygamberin kaçmasına olanak sağlamıştır. bunu unutmayın.
Allah bu yalanı uyduranlara lanet etsin. peygamberin veziri Ali idi. maide 55 Ali için inmiştir. ibni Haldun ehlibeyte sapık diyecek kadar aşşağılık biridir.
unutmayın ki kur'an değiştirildi -size göre-.nerden bileceğiz maide 55. ayetin doğru olduğunu????
yalanlar üstüne yalanlar. sizin sünni alimlerinizde bilkir ki ilk iman eden Alidir Ali. yazık gerçekten yazık.
lütfen yani cehaletin bu kadarı.hz ali,efendimize(sav) 5 yaşında iman etmiştir.ebubekir den de sonraydı...
uydurma bir hadis daha. ama hendek savaşı sonrası peygamber dedi ki;
bugün Ali'nin bir kılıç darbesi ümmetimin kıyamete kadarki bütün ammellerinden daha üstündür.
sizden iyi biliriz.
hiç zannetmiyorum..
aynı miraç olayında peygamberin yolunu bir Aslan keser. peygamber yüzüğünü aslana verince aslan yol verir. daha sonra olayı anlatırken Ali ağzından yüzüğü çıkarır. siz sadece ebubekiri anlkatır ama Ali'yi es geçersiniz. Allah zalimlere rahmetini ulaştırmaz.
ve peygamberin vefatından hemen sonra ehlibeyte danışmadan kendini halife ilan etmiştir. üstelik ölmeden önce peygamberin vasiyet etmesine Ömer engel olmuştu. birazda objektif tarih okuyun. yararınıza.
ehlibeyte danışmadan öyle mi.kargalar bile güler buna:lol: :lol: :lol:
güzel oyundu. önceden hazırlanmış. neden acaba orada bulunan ubeyde ve Ömer de orada bulunmayan Ali hadi Ali olmadı, Osman, Talha, Zübeyr, Selman vb değilde sadece orada bulunan iki kişi? yazık size gerçekten yazık. okumak ne güzel bir şey. okumayanlar yalanlara inanmaya devam ediyor.
sünni tarihi için teşekkürler. biliyorduk gerçi. pkumuştuk bu masallları. ebubekiri bize anlatmayın. ne halt olduğunu biliyoruz. Ali'nin hakkını gaspetmiş biri.
yalan üstüne yalan. neden Ali altı ay biat etmedi öyleyse? neden Ömer peygamberin vasiyet yazmasına engel oldu?
ne ilginçtir ki peygamberin vasiyet yazmasına engel olundu ama ebubekir vasiyetle halife tayin etti.
bildiğimiz şeyleri tekrarladığınız için teşekkürler. 13 yaşımdan beri bu yalnları okurum. elinize sağlık ama sizde biraz bizim kitaplarımızı okusanızda karşılaştırsanız?
yazık yaa yazık.iğrenç bir sapıklık içerisindesiniz.saygısızlık desen diz boyu.DİLERİM RABBİMDEN SİZİ HİDAYETE ERİŞTİRSİN...
sünni arkadaşlarımın neden alevilere karşı ön yargılı olduklarını şimdi öğrendim.alevilikten ve alevilerden soğuttunuz beni...:olmadi :olmadi
hep bu at gözlükleriyle dolaşmaya devam edin siz....:mad:
bu siteye bir daha girmeyeceğim.
kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum..
umarım bir gün gerçekleri görürsünüz.ve bu çok geç olmaz...
yazık yaa yazık.iğrenç bir sapıklık içerisindesiniz.saygısızlık desen diz boyu.DİLERİM RABBİMDEN SİZİ HİDAYETE ERİŞTİRSİN...
sünni arkadaşlarımın neden alevilere karşı ön yargılı olduklarını şimdi öğrendim.alevilikten ve alevilerden soğuttunuz beni...:olmadi :olmadi
hep bu at gözlükleriyle dolaşmaya devam edin siz....:mad:
bu siteye bir daha girmeyeceğim.
kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum..
umarım bir gün gerçekleri görürsünüz.ve bu çok geç olmaz...
öncelikle söylediğin sözlere dikat et sapıklık demekle asıl sapıklık size ait siz o saygıyı coktan kaybetmisiniz sayın gül hanım birkere
sen aleviliğin ne oldugunu arastırmadan direk olarak bu konuda yazdığın mesajlara bak öncce aleviliği arastır ve ögren sonra gel
ThassosIsland 03.10.2006, 18:58 yazık yaa yazık.iğrenç bir sapıklık içerisindesiniz.saygısızlık desen diz boyu.DİLERİM RABBİMDEN SİZİ HİDAYETE ERİŞTİRSİN...
sünni arkadaşlarımın neden alevilere karşı ön yargılı olduklarını şimdi öğrendim.alevilikten ve alevilerden soğuttunuz beni...:olmadi :olmadi
hep bu at gözlükleriyle dolaşmaya devam edin siz....:mad:
bu siteye bir daha girmeyeceğim.
kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum..
umarım bir gün gerçekleri görürsünüz.ve bu çok geç olmaz...
Sapıklık ne demek?
sapkınlık olmasın anlatmak ıstedıgın...
ağzından cıkanı kulagın duysun. Allah senı bır sapıkla karsı karsıya getırmesın..
ek= ayrıca sunnı arkadasların sıze neden onyargılı baktıgını falan fılan deyıp sacmalama bir takım yobazın sıze neden onyargılı baktıgını anladım cunku sız bızım dın ustunde oynadıgımız oyunları bozuyorsunuz de..
de babam de kendı fıkırlerınıde empoze edemeyıncede sıkısınca verecek cevabın kalamayıncada cek git..
gule gule canım..
allah allah sapıklık neymiş senin putlarına tapmamakmı
ne olmuş ya burda kan gövdeyi götürmüş...neyse bu arada ben geldim..hoş geldim.:rolleyes: :rolleyes: ....
Serkan_Devrim 03.10.2006, 22:23 yazık yaa yazık.iğrenç bir sapıklık içerisindesiniz.saygısızlık desen diz boyu.ben size hakaret etmememe rağmen bana sapık deyipte benimi saygısızlıkla suçluyorsunuz? bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
DİLERİM RABBİMDEN SİZİ HİDAYETE ERİŞTİRSİN...dilerim rabbimden size terbiye öğretsiz. başkasına sapık diyeceğpinize kendi sapıklığınızla ilgilenin. dört kadın, cennette kadın hediye edilmesi, kadını örtüye tıkmak bende değil sizde var.
sünni arkadaşlarımın neden alevilere karşı ön yargılı olduklarını şimdi öğrendim.alevilikten ve alevilerden soğuttunuz beni...:olmadi :olmadi şaşırmadım. kendiniz gibi düşlünmeyen herkese önyargılı bakarsınız.
hep bu at gözlükleriyle dolaşmaya devam edin siz....:mad: gülsem mi ağlasam mı? tarihi belgeler sunmuşum ama bana at gözlülü diyorsunuz.
bu siteye bir daha girmeyeceğim.
kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum..
umarım bir gün gerçekleri görürsünüz.ve bu çok geç olmaz...size hakaret etmememe rağmen bana sapık diyen bir terbiyesizsiniz. çok büyük bir kayıp değilsiniz. güle güle. Allah size akıl fikir versin.
içen içer içmeyen içmez bu içkiyi niye bu kadar büyütüldü ki bu mesele. günahsa günahı içene içmeyene ne oluyor anlamadım. gül denen kişide saçmalamış zaten bir sürü ben bunu daha önce niye görmedim. içende kendine içer içmeyende içki günahsa o zaman her şey günah. ne var sanki şarap üzüm suyu, pira arpa suyu, üzümü yiyeceğimize içiyoruz işte ne farkı var.
sanki içki içmesek ölmeyeceğiz oda allahın verdiği bir nimet bizde faydalanıyoruz işte.
içen içer içmeyen içmez bu içkiyi niye bu kadar büyütüldü ki bu mesele. günahsa günahı içene içmeyene ne oluyor anlamadım. gül denen kişide saçmalamış zaten bir sürü ben bunu daha önce niye görmedim. içende kendine içer içmeyende içki günahsa o zaman her şey günah. ne var sanki şarap üzüm suyu, pira arpa suyu, üzümü yiyeceğimize içiyoruz işte ne farkı var.
sanki içki içmesek ölmeyeceğiz oda allahın verdiği bir nimet bizde faydalanıyoruz işte.
sana katılmamak mümkünmü öznur ne güzel söylemişsin :thumbup1:
Hüseyin69 03.10.2006, 22:56 yazık yaa yazık.iğrenç bir sapıklık içerisindesiniz.
cok büyük bir igrenclik af edilir bir yani yok bu cümlenin neyseki simdi biraz aklini toparlamasi icin üyemizin uzmanlar denetiminde kontrol altina alinmasi yerinde ve dogru bir karar oldugunu vurgulamakta yarar var
yazık yaa yazık.iğrenç bir sapıklık içerisindesiniz.saygısızlık desen diz boyu.DİLERİM RABBİMDEN SİZİ HİDAYETE ERİŞTİRSİN...
sünni arkadaşlarımın neden alevilere karşı ön yargılı olduklarını şimdi öğrendim.alevilikten ve alevilerden soğuttunuz beni...:olmadi :olmadi
hep bu at gözlükleriyle dolaşmaya devam edin siz....:mad:
bu siteye bir daha girmeyeceğim.
kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum..
umarım bir gün gerçekleri görürsünüz.ve bu çok geç olmaz...
Aaaaa Delimi ne ??? Yazık sana...!!! sizin düşüncelerinizi biliyoruz zaten söylemene gerek yok.. Bu sitede sana muhtaç zaten aman ne olur yine gel :kiss: :kiss: :kiss:
Senin için dua edicem Allah seni ıslah etsin
arkadaşlar bence günah falan değilde, içipte kimliğini, kişiliğini içenler için çok sakıncalıdır.maalesef toplumumuzdaki bazı içki içen şahıslar,içki içerken rezil olup,kimliğini,kişiliğinide içmiş oluyor ve bitip,tükenen sadece alkol şisesi olmuyor..her neyse haftalardır bir yudum bile içmedim,bu topiği görünce canım alkol çekti şimdi.
yusufçukgecegez 03.10.2006, 23:33 Neden günah olsun içki. İçip sapıtmadıkça muhabbetlerde içki olmalı. İçmesini bilene helaldir.
Ayrıca sunni kesim Ramazanda içmezler ama Ramazan bitsin içenleri memlekette içki bırakmaz :) Bizimkilerin içenleri her zaman içer. Dürüstlüğü seviyorum.
sn kızıl kilise.senin dürüstlüğüne diyecek bişeyim yok.çünkü inancına göre içki içmekte bir mahzur yok.fakat,ramazanda içmeyip sonradan içen insanlar için düşüncen hatalı sanırım.o içen kişide dürüst.çünkü içtiğinin islama göre haram olduğunu biliyor.ve içtiği için,islamda içki haram değildir demiyor.içkiyi çok sevmesine rağmen,ramazanda nefsine bir müddette olsa hakim oluyor,allah rızası için.elinden geleni yapıyor.ki yaptığı kul ile allah rasındadır.başkalarına içkiyi sevdirmeye çalışmadıkça,özendirmedikçe,inancına göre haram olduğu gerçeğini inkar etmedikçe buda dürüstlüktür.size göre öyle olmasa bile.bunuda gözönünde bulundurmanı temenni ederim.
yusufçukgecegez 03.10.2006, 23:48 içki alevilikte günahmı,konusunda bana yapılan değerlendirmeler.
---tam bir örümcak kafalı.Ali_Yolcusu
---sallıuyosun herşeyi...hiç mantıklı yazın yok..eksi verem bari
bana yukardaki değerlendirmeleri yapan arkadaşlara teşekkürler ederim.örümcek kafalığımı belirten arkadaşa öncelikli teşekkür ediyorum.böyle muhteşem bir tesbiti yapabildiği için.bende senelerdir kafamdaki ağların kaynağınımerak ediyordum,bu tesbitiyle örümcekkafalı olduğumu öğrenmiş bulunuyorum.ve tüm arkadaşlarda öğrensinler mahrum kalmasınlar,en azından,yazılarında bir örümcek kafalı ile muhatap olduklarını bilirler.
bana eksi puan veren arkadaşımada ayrıca teşekkürlerimi bildiririm.kim olduğunu bilsem bende ona artı puan vermek isterim.yada birileri benim yerime versin.böyle arkadaşların artı puanlara ihtiyacı var.nede olsa bu forumda örümcek kafalılar ra değil,böyle aydın arkadaşlara ihtiyaç var.
kızılkilise can valla ben sunniyim doğal olarak babamda sunni ama babam için ramazan filan fark etmiyor canı ne zaman isterse içiyor. hem oruç tutuyor hem içiyor. yani sunniler ramazanda içmiyor diye bişey yok aralarında da içenler var babam gibi :biggrin:
D-e-v-r-i-m 04.10.2006, 00:04 Aleviliğin en büyük farkı budur ki ; hiç bir konu veya yaşamsal düzen kuralları için ''günah'' gibi bir yaptırım uygulaması içine girmez.
Ah bu günah korkusu olmasa kimbilir daha neler yapardı bu millet...
şeriatla en zıt yanılarından biri bu bence Aleviliğin kişilere inançları üzerinde bir yaptırım uygulanmaması.
Ali_Yolcusu 04.10.2006, 00:07 içki alevilikte günahmı,konusunda bana yapılan değerlendirmeler.
---tam bir örümcak kafalı.Ali_Yolcusu
---sallıuyosun herşeyi...hiç mantıklı yazın yok..eksi verem bari
bana yukardaki değerlendirmeleri yapan arkadaşlara teşekkürler ederim.örümcek kafalığımı belirten arkadaşa öncelikli teşekkür ediyorum.böyle muhteşem bir tesbiti yapabildiği için.bende senelerdir kafamdaki ağların kaynağınımerak ediyordum,bu tesbitiyle örümcekkafalı olduğumu öğrenmiş bulunuyorum.ve tüm arkadaşlarda öğrensinler mahrum kalmasınlar,en azından,yazılarında bir örümcek kafalı ile muhatap olduklarını bilirler.
bana eksi puan veren arkadaşımada ayrıca teşekkürlerimi bildiririm.kim olduğunu bilsem bende ona artı puan vermek isterim.yada birileri benim yerime versin.böyle arkadaşların artı puanlara ihtiyacı var.nede olsa bu forumda örümcek kafalılar ra değil,böyle aydın arkadaşlara ihtiyaç var.
ben sana eksi verirken içki hakkındaki düşüncen için vermedim,Hz Ali hakkındaki yorumların için verdim. ben zaten nickimi yazmışım eksi verirken.bunları buraya yazmaktaki amacın nedir ki duygu sömürüsü mü?bana bilginle cevap ver.duygularınla değil.
yusufçukgecegez 04.10.2006, 00:15 Evet oyle buyuklerdırkı Gül hanım Hz Muhammed ölür olmez taht!! kavgasına girişmısler. Hz Muhammed tarafından Hz Aliye bırakılmıs olan Halifelığı turlu oyunlarla Hz Ali yi son sıraya atarak kendı ellerıne gecırmıslerdır. Bu 3 buyuk!! halife oyle buyuk Muslumanlarki ne olduysa birden Islam alemıne kral olmak ıstedıler. Madem o kadar hazretlerı bırıler neden Hz Muhammedın sozunu dınlemedıler?
Gül hanım?
kısa ve net yazı ıstıyorum uzun yazı okuma alıskanlıgım yok.. ayrıca burda uzatacak bir durumda yok..
sn thassosısland.aslında cevap çok basit.bu bahsettiğiniz,sadece sizin inancınız.biz ise bu kanatte değiliz.halifelik makamına dört halifede layıktı.halifelik soyla sopla ilgili değildir.halifelik makamına müslümanların seçimiyle oturtulur.biz buna kısaca demokrasi diyoruz.islam demokrasisi.müslümanlar kimi uygun görürse onu halife yaparlar.bu kuralı ilk bozanda ,oğlu yezidi,bu makamı haketmediği halde,yerine halfe yapan muaviyedir.işte ilk bozguncu odur.içki ve eğlence alışkanlığı ile halife makamına oturan tezid ise,yaptığı kıyımlar bir tarafa,ilk ayyaş halifedir.ne muaviye,nede yezid halife olarak görülmezler.her nekadar sünnileri yezid soyu kabul etsenizde.
ThassosIsland 04.10.2006, 00:20 sn thassosısland.aslında cevap çok basit.bu bahsettiğiniz,sadece sizin inancınız.biz ise bu kanatte değiliz.halifelik makamına dört halifede layıktı.halifelik soyla sopla ilgili değildir.halifelik makamına müslümanların seçimiyle oturtulur.biz buna kısaca demokrasi diyoruz.islam demokrasisi.müslümanlar kimi uygun görürse onu halife yaparlar.bu kuralı ilk bozanda ,oğlu yezidi,bu makamı haketmediği halde,yerine halfe yapan muaviyedir.işte ilk bozguncu odur.içki ve eğlence alışkanlığı ile halife makamına oturan tezid ise,yaptığı kıyımlar bir tarafa,ilk ayyaş halifedir.ne muaviye,nede yezid halife olarak görülmezler.her nekadar sünnileri yezid soyu kabul etsenizde.
tamam ama bence bu secım adıl degıldı. Yoksa halk bızzat Hz Muhammed tarafından secılen Hz Ali yimi secerdı yoksa Ebubekırımı...
Ali_Yolcusu 04.10.2006, 00:22 sn thassosısland.aslında cevap çok basit.bu bahsettiğiniz,sadece sizin inancınız.biz ise bu kanatte değiliz.halifelik makamına dört halifede layıktı.halifelik soyla sopla ilgili değildir.halifelik makamına müslümanların seçimiyle oturtulur.biz buna kısaca demokrasi diyoruz.islam demokrasisi.müslümanlar kimi uygun görürse onu halife yaparlar.bu kuralı ilk bozanda ,oğlu yezidi,bu makamı haketmediği halde,yerine halfe yapan muaviyedir.işte ilk bozguncu odur.içki ve eğlence alışkanlığı ile halife makamına oturan tezid ise,yaptığı kıyımlar bir tarafa,ilk ayyaş halifedir.ne muaviye,nede yezid halife olarak görülmezler.her nekadar sünnileri yezid soyu kabul etsenizde.
de-mok-ra-si mi ??? :sook
sen hz muhammedin lafını hiçe sayıyosun yani:
Ey Allah’ın kulları, Ali’nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır.
Her kim Ali’yi severse, beni sever beni seven de Allah’ı sevmiş olur.
Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur.
yusufçukgecegez 04.10.2006, 03:30 [QUOTE=Serkan_Devrim]ilk cahil diyen siz oldunuz. ben size hakaret etmeden siz ettiniz. ayrıca burda yarışmada değiliz. sadece hem bilgi eksikliği hem sabit fikirli olup hemde bana cahil demenize içerledim. bazı şeyleri açıklığa kavuşturalım.öncelikle ,kuran değiştirilde demeniz hakarettir.onun allah katından inmiş ve tek harfi bile değiştirilmemiş bir kitap olduğuna gönülden inanırız.fakat bir musevi,hristiyan ateist bunu iddia edebilir normaldir.fakat bir müslüman bunu iddia ettiği zaman bu çok anormaldir.müslümansan değişmediğine iman ederisin zaten.veya en kötü ihtimalle değişmiş olabilirmi diye sorgulayabilirsin.fakat senin yorumların kesinlikle değişti şeklindeydi.müslümanım diyenbir insana bunu hiç yakıştıramadım.şimdi,nekadar örümcekkafalısın sorgulamayacakmıyız diyeceksin.müslüman zaten bu sorgudaki şüpheleri giderip,kitabın doğruluğuna iman etmiş kişidir.imandan sonraki sorgulama iyi niyetli olmayan bir sorgulama olarak algılanır.bunu bil.benim kasdettiğim cahillik bilgiyle alakalı değildir.istersen dünyanın tüm kitaplarını oku.canı gönülden inamış,müslüman olmuş biri,kuranın hak katından bozulmamış bir kitap olduğunu,buna zaten imkan olmadığını kalben bilir.mantıken araştırsada çıkarabileceği tek sonuç,değişmediğidir.ancak,olaylar art niyetli bakıldığında,bazı şeyler görmezden gelindiğinde,değiştirilmiş olma ihtimalini veriri.birde böyle inanmak isteyene tabi.
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
kuranda müteşabbih ayetler vardır. ve genelde kuranın dörtte üçünü oluşturur. kuranın bir zahiri birde batıni anlamları vardır.
zahir=görünen anlam
batın=gizli anlamöncelikle ali imran 7. ayete bakalım.kuarn mucize bir kitaptır.6666 ayet,her akıl seviyesindedki insana ve tüm zamanlardaki,her bilgi seviyesindeki insana hitap eder.en cahil köylü bile kuranı büyük ölçüde anlar.kuran bir bulmaca veya şifre kitabı değildir.ibadet,ahlak,sosyal yaşam,ve kıssaları çok açık bir dille anlatır.insanların anlayamayacağı konuları ise,insanların anlayacağı şekilde anlatır.çünkü insanı yaradanda,kuranı indirende allahtır.hemde her kulununanlayacağı şekilde.fakat bazı ayetler derin yorumlar getirebilir.bunları ise ancak ilimde derinleşenler yapabilir.ama bir müslümanın sadece kurandan dinini öğrenebilmesi için alim olmasına gerek yoktur.kimsenin yardımınada.çünkü temel dini bilgiler çok açık ve nettir.mesela--onun üzerinde 19 vardır-- ayeti,cahil kişi için hiçbirşey ifade etmez.hatta alimler bile yakın zamanakadar bu ayetteki sırrı çözememişlerdir.belki halada çözülemmiştir.çünkü kuran kıyamete kadar hüküm sahibiidr.ali imran 7. ayette.aslında sen kendini sorgulamışsın.bu ayet açıkça diyorki,--kuranda anlamını tam alarak yalnızca allahın bilebileceği ayetler vardır.ilim sahibi kişiler bunlara çeşitli yorumlar geirirler,bazı kötü niyetli kişiler bu ayetleri istedikleri manaya yorarlar ve allah bunu demek istiyor diye ,kendi art niyetlerini öne sürerler,ilimde derinleşmiş olanlar ise,kuranı tamamen anlayanlar ise,onun her ayetinin rabbinin katından olduğuna hiç şüphe götürmez şekilde inanırlar,bu inceliği,ancak akıl sahipleri anlar,ayetleri okuduklarında bunun muhakkak allah katından olduğunu anlarlar diyor.''. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar '' --- hepsi rabbimiz katındandır-- derler.bu cümleye dikkat et.kimlerin böyle dediğinede dikkat et.senin ve benim,günledir ne dediğimizede dikkat et.
işte kuranın batınını ve müteşabbih ayetlerin anlamını insanlara vasiyler bildirir. her peygamber ile bir vasiy gelmiştir. peygamberin vasiyyi Ali'dir. ondan sonrada diğer 11 imam gelir. kuranı insanlara imamlar açıklar. tevilini onlar yapar. vasiy,bilinmeyenleri ,anlaşılmayanları anlatır.yanlış anlaşılanı düzeltir.ama kuranı halktan saklamaz.halkın kuranı okumasına engel olmaz.kuran sadece vasiylere inen bir kitap değildir,insanlığa inen bir kitaptır.herkesin okuyuşuna açık bir kitaptır.bunca insanın hangibirine vasiyler anlatacak kuranın tüm hükümlerini.kuranı sadece vasiylerden öğreneceksek,aklımız ne işe yarıyor.insan kuranı insan aklının anlayabileceği bir şekilde indirmedimi.kuran diğer kitaplar gibi bir halka indirilmiş bir kitap değilki,bütün insanlığa indirilmiş bir kitap.avustralyadaki,amerikadaki,kutuplardaki insanlara vasiyler nasıl anlatacaklar islamı.bu mantıklımı.bu insanların islamı kitabından öğrenmesine engel olmak değilmi.hz ali veya 12 imamların,ellerinde doğru bir kuran varsa,bunu halka yaymamaları,ayetleri kitaplar şeklinde,halkın okumasına izin vermemeleri,kendileri islamı öğretmek adına,mantıklımı.bu ne islama,nede ehlibety ahlakına yakışacak bir davranışmı,siz kuranı okumayın anlayamazsınız biz size ne dersek o düşüncesi.islamın yayılmasını engellemek değilmi.o hiç sevmediğiniz ömer,hz muhammedin islama davetiyle değil,kuran okunurken bu sözlerin bir insan tarafından yazılamayacağını anladığından müslüman oldu.kuran gibi bir islama davet aracını,uzaklardaki insanlardan esirgemek saklamak,ehlibeyte yakıştırdığınız bir hareketmi.bugün yüzlerce kişi sadece kuranı okuyarak müslüman oluyor,din adamlarının davetiyle değil.onlar müslüman olurken çok iyi araştırıyorlar kuran değiştimi değişmedimi.niye müsliman oluyorlar,sahte bir kitaba inanarakmı.tevratın değişmiş olması ve Allah'ın buna müsade vermesi bunun kuran içinde olabileceği anlamına gelir.allah hz ademden beri kitaplar indirdi.ayetler indirdi.tüm peygamberler.hepside değiştirildi.bu allahın ayetlerini koruyamadığı veya korumadığı manasınamı gelir.tabiki hayır.korumaktan bizim insan aklımız indirdiği ayetlerin değiştirlmesine engel olması gerektiğini sanıyor.oysa bu büyük hata ve insanca bir düşünce.bir laf vardır allahın sopası yok.allah ayetleri değişiyor diye birilerini çarpmaz.insanlar değiştirdikçe aynı ayetleri tekrar gönderir.zeburdaki,tevrattaki,incildeki orjinal ayetler farklımıydı sanıyorsunuz.hayır,onlarada aynı ibadet emredildi,aynı ahlak anlatıldı,sadece her sonraki kitap daha genele hitap etmek üzere genişletildi.gönderilen tüm dinlerde islandı,adı başka olsabile,ayrı bir din değil.nası bugün hz isa bize göre yalnızca bir peygamber,onlara göre allahın oğlu ise,onlara gönderilen dinde kurandan öğrendiğimize göre islamdı,onlara göre ise hristiyanlık.allah,kitabının koruyucusudur.bizim anladığımız manda değil.insanlar değiştirdikçe yeniden yolladı,zebur unutuldu,tevratı yolladı,islamı anlattı,tevrat senelerce yazıya geçirilmediğinden değiştirildi keyfiyyen,incili yolladı,islamı anlattı.incilde değiştirldi keyfiyyen kuranı yolladı islamı anlattı.şimdi kuranda değiştirldi başka kitap yollayacak diyeceksin.öyle yağma yok.başka bir peygamber gelmeyecek,kitapta.allah kitabını koruma sözünü,önson kuranı göndererek tuttu.bunu hz ademle indirlmeye başlayan kitapların son baskısı olarak kuran diyebiliriz.ama içerik hep aynıydı.aynı dindi.bugün bizin islan dediğimiz din.kuran ise değişmedi ve kıyamete kadar değişmeyecek.buda allahın sözü. ben sadece tarihi olaylar kuranın değişmiş olması yönünde ipuçları gösteriyor dedim. sen daha çok kuranın değiştiğinin tarihi bir gerçek olduğu iddiasında bulundun.bu iddiada bulunmadıysan ben haksızım ve sana karşı haksızlık ettim.sen ise iman kahramanı gibi bana saldırıyorsun. hakarete gerek yok. yok çocukça sorular, yok cahilsin. ne ki bunlar? bilgin ile cevap ver bana. senin iddia ettiğin şeyleri,daha çocukken yanlışlığını biliyordum.fakat davamda haklı olmama rağmen uslubumda hatalıyım.bunu kabul etmeliyim.
yusufçukgecegez 04.10.2006, 03:31 hayır. farklı görüşler var bu konuda. bende sana kesin değişti demiyorum. ben değiştiğini düşünüyorum dedim. çünkü değişmiş olması muhtemmel. dört dönüm noktası yaşadı Kuran. işte bir dönüm noktası;
kuranın ilk yazıldığı zamanda harekeler(arapça yazının seslerini oluştururlar) ve noktalar yoktu. sadece be harfinde nokta vardı. haccacı zalim(çok zalim biriydi. Ali yanlılarını öldürme meraklısıydı. sünni kaynaklar bile onu sevmez) kurana harekeler getirdi. ayn ve lam harlerini yanyana getirip harekeler ile oynarsan kelime değişir. Ali, Ala, İla, İli, Ulu vb kısacası kuran değişmiş olabilir. sende sabit bakmaktan vazgeç.
harekeler tabiki sonradan eklenmiştir,emeviler döneminde.fakat aynı zamanda okuma yazmada artmıştır bu dönemde.haccac zalim olduğu kadarda,bilgili ve zekiydi.ehlibeyt taraftarlarına çok zulüm yaptığı söylenir,şia kaynaklarında.hareke kurana getirilmiştir doğru.fakat bu ayrı bir mevzuu.yani,harekeler değişmesi bişey değiştirmiyor.çünkü bugün,harekelenmeden önce yazılmış kuranlar müzelerde.mesela topkarı müzesi.harekeler sadece halkın okuması içindir.kuran tefsircileri harekesiz okurlar.buna göre tefsir yaparlar.kabul gören harekelrin anlamı değiştirmediği,tartışılır bir konu.zaten kuran hz muhammet zamanında 7 lehçede okunmaktaydı.kureyş lehçesinde kitaplaştırıldı.bu kuranın kıraat sorunudur.küçük değişiklikler kelimedeki manayı değiştirir.bu yüzden kuran türkçe okunduğunda anlam değişikliğine uğrar.bunun için tükçe okunmaz.bizim tartıştığımız konu ise kuranda ayet değişip değişmediği.veya ayetlerdeki harflerin değişip değişmediği.çünkü yine kuranda allahın sözü vardır.bir harfini n benzerini bile yazamazsınız diye.sorun ayın ve lam harfinin hangi kıraatle okunacağı ayrı bir mesele.asıl mesele ise kuranda bir harfin dahi,atılıp ,eklenmesi meselesi.benim iddiam ise bir harf bile atılıp eklenmemiştir.harekeler,noktalar,ve elif yoruma açıktır.bunların eklendiği her müslümanca kabul görür zaten.birde tabi bu eklentilerin anlamı değiştirmediği inancıda kabul görürü.
Abdullah bin Ömer'in hadisi var ya. yetmez mi?
abdullah bin ömerin hangi hadisinden bahsediyorsun bilmiyorum.ayrıca o hiç sevmediğiniz ömerin oğlu.hadisini ne kadar geçerli sayıyorsun.bence bir sorun yok.
ayrıca unutma ki tarihi zorbalar yazar. emevi ve abbasi iktidarı izin verirmiydi sanıyorsun? ebu hanife bile hz Ali'nin iki oğlunun öldürülmesine karşı geldiği için kırbaçlanarak öldü.
hanefi mezhebi imamı ebu hanife ,halife mansurtarafından kırbaçlanarak öldürüldüğü kaynaklarda geçiyor,sebep olarak ise kadılık görevini kabul etmediği gösteriliyor.diyelimki ,sizin dediğiniz gibi,hz alinin iki oğlunun katline karşıgeldiği için öldürüldü.ne güzel bir ölüm.bu imamın öğretisinin ehlibeyti örnek aldığını göstermezmi.ki biz hanefiyiz,ve onun eserleri bizim için çok değerli. tarih bunu yazar. hadis rivayetini 150 yıl boyunca ilk üç halife yasakladı.
buna hz alide dahildir.onlar yalancı hadislerin ortaya çıkmaya başlaması ve,müslümanlar arasında ayrılıklar çıkmasını önlemek amaçlı,kuran harici bir yolu kabul etmemişlerdir.hz ali ,kendisi bizzat kuran ayetlerini iniş sırasına göre,tefsiriyle birlikte,yazmış olmasına rağmen,kuranın başka bir şekilde kitaplaştırılmasına ses çıkarmamıştır.sırf müslümanlar rarsına ayrılık girmesin diye.kendi halifeliği döneminde ,kendi düzenlediği kuranı dikte etmeye çalışmamıştır sırf müslümanların arasına ayrılık girmesin diye.çünkü o kitaplaştırılan kuranın,kendi elindeki kuandan tek farkının,ayetlerin iniş sırasına göre değilde,mana sırasına göre düzenlendiğini bizzat çok iyi bildiği ,ayet sırasının önemli olmadığını,zaten bir ayeti hükmünün diğer ayetlerinde bilinmesiyle verildiğini bildiği için.bu küçük ayrıntıyı önemsememiştir.tabi siz bunu hz alinin gerçek kuranı saklayıp,ehlibeytine miras bıraktığı,üç halifelerin değiştirdiği kurana halefeliği döneminde bile bişey demediğ olarak algılıyorsunuz.üç halifelerin hazırladığı kurana bir tepki duymadı ,çünkü kendi toparladığı kuranla ayet olarak birebir aynıydı.(çünkü hadisler Ali gerçeğini ortaya koyuyordu.) daha sonra emeviler yalan hadisler uydurmay başladı. tarihi zorbalar yazar.
tarihi kahramanları asanlar yazar bu doğru bir söz,ama kuranı değil.kimse her önüne gelen hadise inanmıyor zaten,ne sünni kaynaklı,ne şia kaynaklı,uydurma hadisler çok.asıl olan kuran.
hz Ali kurnın değiştiğini söylemeseydi bizde de bu inanç ortaya çıkmazdı. neden müslümanlara bildirmedi sorusu tarihi bilmemekten doğar. hz Ali dinleniyormuydu? ona karşı savaşmadılar mı? o hilafette ki beş yılı boyunca iç savaşlar ile uğraşmadı mı? sonra da öldürülmedi mi? hz Ali ve ehlibeyt imamlık görevini devam ettirmişlerdir.
hz ali islam aleminin ayrılmaması için çok çaba sarfetti.bunu inkar eden yok zaten.mesele şuki,hz ali beş yıl değil,bir gün halifelik yapsa bile,hiç yapmasa bile,kuranın değiştirilmesi halinde,tek başına olsabile,kuranı değiştirmek isteyen kafir olur,karşısında hz aliyi bulurdu.bugün biz hz aliyi -namaza giderken ,veya namza kılarken ,şehid edilen kişi olarak değil,kuranın,değiştirilme çabasına karşı,kafirlere karşı tek başına karşı koyan kişi olarak bilirdik.yalanci tarihçiler yanında,mutlaka bunu yazacak tarihçilerde olurdu.hep olmuştur.
kuran tümüyle yalan değildir. ve tümüyle değişti demedik. bölüm bölüm değiştirildi. İlk Kur'an Tefsiri Olarak Hz. Ali'nin Mushafı (http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=5418)
sen bana kim olduğunu bile bilmediğim bir adamın yorumunu lik verirsen bende sana bu alıntı ve linki öneririm.www.ehlibeytmektebi.com sitesinden alıntı,,,Ayetullah Hoyi de şöyle yazıyor: "Hz. Ali (a.s)'ın, bugünkü Kur'an'dan farklı bir düzene sahip başka bir mushafının olduğu şüphesizdir. İlim sahiplerince bu konunun kabul edilmiş olması da bu konuda delil getirmekten bizleri alıkoymaktadır. Zira bazı fazlalıkların o mushafta varlığı doğrudur. Yalnız, bunlar kesinlikle Kur'an'ın aslından bir tahrif veya eksiltmeye delalet etmemektedir. Sözün doğrusu şudur ki, bu zikredilen fazlalıklar tevil ve tefsir unvanıyla hak kelamın yorumlanmasıydı veya bazı ayetlerin açıklanması maksadıyla vahiy olunmuş sözlerdi... Buna binaen Allah (c.c) tarafından vahiy unvanıyla gelen her şey Kur'an'dan bir cüz olacak diye bir kural yoktur. Rivayetlerden elde edilen de şudur, Ali (a.s)'ın fazlalıktan yazdıkları ayetlerin tevil veya tefsiri konumundaydılar. Ama hiçbir rivayet bu fazlalıkların da ayet olduğuna delalet etmemektedir. Bazı rivayetlerde münafıkların, Hz. Ali (a.s)'ın mushafında isimleriyle zikredildiği nakledilmiş ise, bundan maksat, bu grubun isimlerinin ayetlerde değil, tefsir bölümünde zikredilmiş olduğudur."[64] Seyyid Hoyi, bu sözün devamında bu konuyla ilgili şahitler de zikretmektedir.
apaçık kurandan kasıt müşriklere söylenenlerdir. tek tanrı inancı. başka bir ayette;
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.[/QUOTE]
bu ayeti anlattım ve ben ona inandım,o eksiksiz bir biçimde allah katındandır diyorum.
yusufçukgecegez 04.10.2006, 03:42 hz aliyi kimseye anlatmaya gerek yok çünkü o zaten büyük bir insan bunu bilmeyenlerle tartışmak bile yersizhz ali çok büyük bir insan bu sonuna kadar doğru.onu bilmeyenlerle tanışmak bile doğru değil lafı ise çok büyük bir laf.bu sözün manasını bidaha düşün derim.
yusufçukgecegez 04.10.2006, 03:53 ben sana eksi verirken içki hakkındaki düşüncen için vermedim,Hz Ali hakkındaki yorumların için verdim. ben zaten nickimi yazmışım eksi verirken.bunları buraya yazmaktaki amacın nedir ki duygu sömürüsü mü?bana bilginle cevap ver.duygularınla değil. o zaman sende bana bilginle cevap ver eksinle değil.ben kimseye ne söylerse söylesin eksi falan vermiyorum.artı hz ali ile ilgili,kötü ve hakaret babında ne söylemişim onuda bulup sun lütfen bende göreyim bir.hz aliye hakaret edn ilk önce karşısında beni bulur.bütün foruma bir bak,alevilik ve hz ali hakkında ne hakaretim var eksilik.insanlara örümcek kafalı demek kolay.torba meselesi.
yusufçukgecegez 04.10.2006, 06:12 de-mok-ra-si mi ??? :sook
sen hz muhammedin lafını hiçe sayıyosun yani:
Ey Allah’ın kulları, Ali’nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır.
Her kim Ali’yi severse, beni sever beni seven de Allah’ı sevmiş olur.
Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur. böyle bir hadir sünni kaynaklarda yok.bu hadis bana hz isaya atfedilen şu sözünü hatırlattı....elinizdeki şarap benim kanımdır.elinizdeki ekmek benim etimdir.işte sünni kaynaklarda ehlibeyt.
4464 - İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Ebu Bekr radıyallahu anh buyurdular ki: "Muhammed aleyhissalatu vesselam'ı Ehl-i Beytinde gözetin."
Buhari, Fezailu'l-Ashab 12, 22.
4463 - Yezid İbnu Hayyan, Zeyd İbnu Erkam radıyallahu anh'tan naklen anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Haberiniz olsun! Ben size iki ağırlık bırakıyorum. Bunlardan biri Allah Teâla'nın Kitabı'dır. O, Allah'ın (sema-arz arasına uzanmış) ipi olup, kim ona tutunursa hidayet üzere olur, kim de onu terkederse dalâlete düşer. İkincisi itretim, Ehl-iBeytim'dir."
4462 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, üzerinde siyah (yünden) nakışlı bir kumaş olduğu halde sabahleyin (evden) çıktı. O sırada Hasan geldi, onu örtünün altına soktu. Sonra Hüseyin geldi onu da soktu. Sonra Fatıma geldi, onu da soktu. Sonra Ali geldi onu da örtünün altına soktu. Sonra da:
"Ey Ehl-i Beyt Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak isttiyor" (Ahzab 33) buyurdu."
Müslim, Fezailu's-Sahabe 61, (2424).
4461 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Şu ayet indiği zaman (mealen): "... Ey peygamber ailesi! Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak istiyor" (Ahzab 33), "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sabah namazına giderken, altı aya yakın bir müddette, Hz. Fatıma radıyallahu anha'nın kapısına uğrayıp:
"Namaz(a kalkın) ey Ehl-i Beyt "Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak istiyor!" buyurdu."
Tirmizi, Tefsir, Ahzab, (3204).
4460 - Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: "Ben "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın evinin kapısında iken şu ayet nazil oldu: "...Ey peygamber ailesi! Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak istiyor" (Ahzab 33). Evde "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin vardı. Onlara bir örtü bürüdü ve:
"Allahım, işte bunlar benim ehl-i beytimdir, bunlardan günahı gider ve bunları kirlerden tertemiz kıl!" buyurdu.
4458 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Nimetleriyle sizi beslediği için Allah'ı sevin. Beni de Allah sevgisi için sevin. Ehl-i Beytimi de benim sevgim için sevin."
Tirmizi, Menakıb, (3792).
Hadis
:
Yezid İbnu Hayyan, Zeyd İbnu Erkam (ra)`tan naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haberiniz olsun! Ben size iki ağırlık bırakıyorum. Bunlardan biri Allah Teala`nın Kitabı`dır. O, Allah`ın (sema-arz arasına uzanmış) ipi olup, kim ona tutunursa hidayet üzere olur, kim de onu terkederse dalalete düşer. İkincisi itretim, Ehl-i Beytim`dir." Biz, Zeyd İbnu Erkam`a sorduk: "Kadınları da Ehl-i Beyt`inden midir?" "Hayır!" dedi, Allah`a yemin olsun, kadın bir müddet erkekle beraber olur. Sonra (kocası) onu boşar, o da babasına ve kavmine döner. Resulullah (sav)`ın Ehl-i Beyt`i aslı ve kendinden sonra sadaka haram olan asabesi`dir."
1707 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhüma) anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallâhu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı rahmeti Rahmân'a kavuşturan hastalığı sırasında yanından dışarı çıktı. (Dışarıda bekleyen) halk:
"Ey Ebû'1-Hasan, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ne durumda?" diye sodular.
"Allah'a hamdolsun iyileşti!" dedi. Hz. Abbâs (radıyallâhu anh) elinden tuttu. Ve:
"Üç gün sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölecek, sen bir başkasına) me'mur olacaksın. Ben, vallahi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu hastalığından (kurtulamayıp) vefat edeceğini görüyorum. Zîra ben, Abdulmuttaliboğullarının ölüm sırasında aldığn şekli biliyorum. Gel Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gidip bu "iş" (hilafet) kimde kalacak onu soralım. Bizde kalacaksa (şimdiden) bilmiş oluruz. Bizden başkasına kalacaksa kendisiyle konuşuruz, bizi (ona) tavsiye eder" dedi.
Ali (radıyallâhu anh):
"Eger, biz onu sorsak bunun üzerine (hilafeti) bize yasaklasa, halk ondan sonra onu asla bize vermez. Vallahi ben böyle bir şey soramam!"dedi."
Buhârî, İstizân 29, Meğâzî 83.
Alî b. Ebî Tâlib (r.a.)'dan :
Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'den işitdim, buyurdu ki benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'deki yerine hazırlansın. Buhârî'ye göre: Rib'ıyy b. Hırâş, Alî b. Ebî Tâlib (r.a.)'den Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in "Benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'e girsin." buyurduğunu işittiğini kendisinden duymuş.
Ravi (r.a.): Abdullâh b. Abbâs
Hadis: Rivâyete göre Ömer radiya'llahu anh şöyle demiştir: Bizim en düzgün Kur'ân okuyanımız Übey (İbn-i Kâ'b)dır. En isâbetli hüküm verenimiz de Alî (İbn-i Ebî Tâlib) dir. Şüphesiz, biz, Übey İbn-i Kâ'b'ının usûlü kırâat ve edâsından çoğunu unutuyoruz. Bununla berâber Übey: Ben Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'den işittiğim hiç birşeyi bırakmam ve unutmam, iddiâsındadır. Halbuki Azîz ve Celîl olan Allahu Teâlâ: "Biz bir âyetten nesheder veya te'hîr edersek..." buyurmuştur.
Serkan_Devrim 04.10.2006, 10:22 ilk cahil diyen siz oldunuz. ben size hakaret etmeden siz ettiniz. ayrıca burda yarışmada değiliz. sadece hem bilgi eksikliği hem sabit fikirli olup hemde bana cahil demenize içerledim.
bazı şeyleri açıklığa kavuşturalım.öncelikle ,kuran değiştirilde demeniz hakarettir.onun allah katından inmiş ve tek harfi bile değiştirilmemiş bir kitap olduğuna gönülden inanırız.fakat bir musevi,hristiyan ateist bunu iddia edebilir normaldir.fakat bir müslüman bunu iddia ettiği zaman bu çok anormaldir.müslümansan değişmediğine iman ederisin zaten.veya en kötü ihtimalle değişmiş olabilirmi diye sorgulayabilirsin.fakat senin yorumların kesinlikle değişti şeklindeydi.müslümanım diyenbir insana bunu hiç yakıştıramadım.şimdi,nekadar örümcekkafalısın sorgulamayacakmıyız diyeceksin.müslüman zaten bu sorgudaki şüpheleri giderip,kitabın doğruluğuna iman etmiş kişidir.imandan sonraki sorgulama iyi niyetli olmayan bir sorgulama olarak algılanır.bunu bil.benim kasdettiğim cahillik bilgiyle alakalı değildir.istersen dünyanın tüm kitaplarını oku.canı gönülden inamış,müslüman olmuş biri,kuranın hak katından bozulmamış bir kitap olduğunu,buna zaten imkan olmadığını kalben bilir.mantıken araştırsada çıkarabileceği tek sonuç,değişmediğidir.ancak,olaylar art niyetli bakıldığında,bazı şeyler görmezden gelindiğinde,değiştirilmiş olma ihtimalini veriri.birde böyle inanmak isteyene tabi.yahu Yusuf kardeşim sen beni öldüreceksin. kitaba iman etmek başkadır, değiştiğini iddia etmek başkadır. ben kuranın bir insan tarafından yazıldığını, Allah katından gelmediğini iddia etmedim. imandan sonra sorulmayacak sorular bunlardır. ben Allah katından gelen kuranı insanlar İncil ve Tevrat gibi değiştirdi dedim. bu hakaret değil sizin kabullenemeyişinizdir. sizz değişmediğine inanırsınız biz değiştiğine. sizde bizim inanışımıza saygı duyun artık. illa sizin dediğiniz mi olacak. eskide olsak beni katlederdiniz bu inanışımdan dolayı. inanışlara biraz saygı.
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 7 . Ayetinde
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir.4 Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
kuranda müteşabbih ayetler vardır. ve genelde kuranın dörtte üçünü oluşturur. kuranın bir zahiri birde batıni anlamları vardır.
zahir=görünen anlam
batın=gizli anlam
öncelikle ali imran 7. ayete bakalım.kuarn mucize bir kitaptır.6666 ayet,her akıl seviyesindedki insana ve tüm zamanlardaki,her bilgi seviyesindeki insana hitap eder.en cahil köylü bile kuranı büyük ölçüde anlar.kuran bir bulmaca veya şifre kitabı değildir. ibadet,ahlak,sosyal yaşam,ve kıssaları çok açık bir dille anlatır.insanların anlayamayacağı konuları ise,insanların anlayacağı şekilde anlatır.çünkü insanı yaradanda,kuranı indirende allahtır.hemde her kulununanlayacağı şekilde.fakat bazı ayetler derin yorumlar getirebilir.bunları ise ancak ilimde derinleşenler yapabilir.ama bir müslümanın sadece kurandan dinini öğrenebilmesi için alim olmasına gerek yoktur.kimsenin yardımınada.çünkü temel dini bilgiler çok açık ve nettir.mesela--onun üzerinde 19 vardır-- ayeti,cahil kişi için hiçbirşey ifade etmez.hatta alimler bile yakın zamanakadar bu ayetteki sırrı çözememişlerdir.belki halada çözülemmiştir.çünkü kuran kıyamete kadar hüküm sahibiidr.ali imran 7. ayette.aslında sen kendini sorgulamışsın.bu ayet açıkça diyorki,--kuranda anlamını tam alarak yalnızca allahın bilebileceği ayetler vardır.ilim sahibi kişiler bunlara çeşitli yorumlar geirirler,bazı kötü niyetli kişiler bu ayetleri istedikleri manaya yorarlar ve allah bunu demek istiyor diye ,kendi art niyetlerini öne sürerler,ilimde derinleşmiş olanlar ise,kuranı tamamen anlayanlar ise,onun her ayetinin rabbinin katından olduğuna hiç şüphe götürmez şekilde inanırlar,bu inceliği,ancak akıl sahipleri anlar,ayetleri okuduklarında bunun muhakkak allah katından olduğunu anlarlar diyor.''. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. Birde ilimde derinleşmiş olanlar bilir, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar '' --- hepsi rabbimiz katındandır-- derler.bu cümleye dikkat et.kimlerin böyle dediğinede dikkat et.senin ve benim,günledir ne dediğimizede dikkat et.sen illa beni kurana inanmayan göstermeye mi çalışıyorsun? aklın orada hep. çünkü sizin gibi dsüşünmeyen dinsizdir size göre. ali imranı da kendi tevilini yaptın ya helal olsun. müteşabbih ayetler bulunur ve bunu Allah bilir birde ilimde derinleşmiş olanlar. burası ehlibeyti işaret eder. Ali ilmin kapısıdır çünkü. kuranı köylü bile anlarmış. müteşabbih ayetler kuranın dörtte üöçüdür diyorum sana. araştır görürsün. apaçık kuran kuranın dilidir. arapça inmesi anlatılır.
işte kuranın batınını ve müteşabbih ayetlerin anlamını insanlara vasiyler bildirir. her peygamber ile bir vasiy gelmiştir. peygamberin vasiyyi Ali'dir. ondan sonrada diğer 11 imam gelir. kuranı insanlara imamlar açıklar. tevilini onlar yapar.
vasiy,bilinmeyenleri ,anlaşılmayanları anlatır.yanlış anlaşılanı düzeltir.ama kuranı halktan saklamaz.halkın kuranı okumasına engel olmaz.kuran sadece vasiylere inen bir kitap değildir,insanlığa inen bir kitaptır.vasi kuranı size takdim etti ama siz kabul etmediniz. bu tarihi bilmeden konuşmak olmaz. Ali vasi ise zaten onu takip etmen lazımdı. peygamber diyor ki; Ali ile kuran birliktedir. onlar kıyamete kadar ayrılmazlar.
kuranın saklanması olmadı. açıklandı ama sadece vasiye inananlara. vasiy kendine tabi olanlara anlattı.
herkesin okuyuşuna açık bir kitaptır.bunca insanın hangibirine vasiyler anlatacak kuranın tüm hükümlerini.kuranı sadece vasiylerden öğreneceksek,aklımız ne işe yarıyor.vasiyler kuranı açıklayabilirlerdi. 12 imam insanlarla 500 yıldan fazla kaldı. aklınıza gelince. aklınızı kullanacak olsaydınız, yani iman gözlüğünü çıkaracak olsaydınız Ali'ye yapılan haksızlıkları, alimlerinizin çelişkilerini, sünniliğin Muaviye savunuculuğunu vb görürdünüz. bakın alimleriniz lanet Muaviye ve Amr hakkında ne diyor, Muaviye ve Amr ibnül As(islamın iki belası) (http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=10670) ve siz hala bu ikisini savunursunuz. aklınızı zaten kullanmıyorsunuz. benim dediğimde bu zaten. aklınızı kullanın ve sorgulayın. artık emevi yalanlarına inanmaktan vazgeçin.
insan kuranı insan aklının anlayabileceği bir şekilde indirmedimi.kuran diğer kitaplar gibi bir halka indirilmiş bir kitap değilki,bütün insanlığa indirilmiş bir kitap.avustralyadaki,amerikadaki,kutuplardaki insanlara vasiyler nasıl anlatacaklar islamı.bu mantıklımı.bu insanların islamı kitabından öğrenmesine engel olmak değilmi.kuranın bütün insanlığa indiği iddiası size aittir. kuran ortadoğu halklarına inmiştir. amerikadaki ve avustralyada ki adam zaten şimdide islam olamıyor. olanlarda(Yusuf İslam vb) ne olduklarının farkında bile değil. sanki islam sünnilikmiş gibi algılanıyor. vasiyler siz onları katletmeseydiniz her daim bizimle olacaktı. ama siz onların soylarını tüketmeye çalıştınız. biz hala ehlibeyti bulundurup |