Orijinalini görmek için tıklayınız : Fransa da hükümet iş yasasında geri adım attı...


seheryeli
11.04.2006, 12:33
Fransa'da yer yerinden oynadı ama insan ölmedi

Fransa'da hükümet iş yasasında geri adım attı ve haftalardır sokaklarda gösteri yapan öğrenciler bir zafer kazanmış oldu.

Zaten Fransız ihtilalinin çocukları, hoşlarına gitmeyen herhangi bir kararı protesto etmek için sokaklara dökülmeleriyle ünlüdür.

Bu kez de sokak, hükümete sesini duyurmayı başardı.

Ama benim asıl dikkatimi çeken konu bu değil.
Fransa'da yer yerinden oynadı, milyonlarca kişi polisle çatıştı, sis bombaları, göz yaşartıcı bombalar birbirini kovaladı, yüzlerce kişi gözaltına alındı ama hiç ölen olmadı.
Ne gösterici öldü ne de polis.

Bundan önceki "getto" isyanında da yanlışlıkla elektriğe kapılan iki genç dışında yine ölen olmamıştı.

Ünlü 68 olayları da kurban vermeden kapanmıştı.
Mala verilen zararın haddi hesabı yok ama cana kastedilmiyor.

Ne yazık ki bizde aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Geçenlerde patlak veren Diyarbakır olaylarında üç günde aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu on kişi öldü.

Kanlı çizgi devam edip gidiyor.

Asker, sivil, çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden her gün insan öldürülüyor.

Türkiye'de toplumsal bir olay patlasın da ölü verilmesin! Mümkün değil!
Gazi Mahallesi 18 ölü, Sivas 37 ölü, 1 Mayıs 35 ölü.

Sayın sayabildiğiniz kadar.

Demek ki biz toplum olarak bir "öldürme kültürü" içinde yetişmişiz, dünyanın hiçbir bölgesinde olmayan şiddet bizim genlerimize işlemiş.

Fransız ihtilalinde onca kelle düşürmüş olan halk zamanla olgunlaşmış, insan canına saygı gösterir hale gelmiş ama biz gelememişiz.

Üzerinde düşünmemiz gereken temel mesele bu.
Eğer şiddet sadece güvenlik kuvvetlerinin uyguladığı bir yöntem olsaydı iş daha kolaydı.
Zalim uygulamalara karşı hep birlikte sesimizi yükseltir ve sonuç alabilirdik.

Ama ne yazık ki şiddet hayatımızın her alanını kaplamış durumda.

Şiddet olgusunda özel alan kamusal alan tanımıyoruz.

Maçta, düğünde, şenlikte, kutlamada, yürüyüşte öldürüp duruyoruz.

Baksanıza 17 yaşında genç kız fuhuş yapmak istemedi diye ormanda boğazını kestiler.

İstanbul'da bir hafta içinde dört taksi şoförü öldürüldü.

Bir belediye otobüsü ateşe verildi, üç yurttaşımız gitti.

Güneydoğu sürekli kanayan yara!
***
İşimiz zor kardeşler, çok zor!
Bu kadar çok öldürmenin olduğu ve cinayetin giderek sıradanlaştığı bir ülkede işimiz sahiden çok zor!

Bir kan deryası içinde yaşayıp da deryayı bilmeyen piranhalar gibiyiz.

11/04/2006 Vatan / Zülfü Livaneli

manifesto
11.04.2006, 12:59
Eğer şiddet sadece güvenlik kuvvetlerinin uyguladığı bir yöntem olsaydı iş daha kolaydı

Bu bir hakaret, polisimizin doğumunun 161. yılında bu ona bir saygısızlık polis tedbir alır gerekirse şiddetde kullanır kusura bakmasın kimsenin kimsenin dükkanını taşlamaya sokaklambalarını kırıp dökmeye hakkı yok.
Fransada ölenler olmamış ne büyük kazanım? yaa mallarına zarar verilen binlerce insan onların ne suçu var bu olayları birde onların ağzından dinlesek.
Hak ararken haksızlık yapılmaz bu yasa elbette haksız elbette protesto edilecek ama bu vatandaşa zarar vermeden yapılır.

Bir belediye otobüsü ateşe verildi, üç yurttaşımız gitti.

İşte türkiyede hak arayanlar herkeze anladığı dilden anlatılır...

KURŞUNveli
11.04.2006, 20:28
Fransa hükümeti gençlere yenildi

11 Nisan 2006 Salı
PARİS - Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, ülkede 10 haftadır toplumsal krize yol açan yeni istihdam kanunu yerine, gençler yararına yeni bir düzenleme getirilmesi yönünde karar aldı. Cumhurbaşkanlığı makamından yapılan açıklamada, kararın Chirac başkanlığında, başbakan Dominique de Villepin’in de hazır bulunduğu zirvede alındığı belirtildi. Açıklamada, “Başbakan’ın teklifi, parlamento grup başkanları ve çoğunluktaki yetkilileri dinledikten sonra Cumhurbaşkanı, şanslar eşitliğine ilişkin kanunun 8’inci maddesini, zorda olan gençlerin işe alınmaları yararına bir düzenlemeyle değiştirme kararı aldı” denildi.
Fransa’da Öğrenci Dernekleri Birliği (UNEF) Başkanı Julie Coudry, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın ülkede krize yol açan yeni istihdam kanunu yerine, gençler yararına yeni bir düzenleme getirilmesi yönünde karar almasından sonra, üniversite ve liselerdeki boykota son verilmesi çağrısında bulundu. France-info radyo kanalının sorularını cevaplayan Julie Coudry, “Bugün 2.5 aydır yaptığımız seferberliğin sonucu aldık. Artık derslere kaldığımız yerden devam etmemiz ve sınavlarımızda başarılı olmamız gerekir” dedi. Yeni yapılacak kanunda mutlaka görüşlerinin alınması gerektiğini savunan Coudry, öğrencilerin 1 mayıs işçi bayramında düzenlenecek gösterilere işçilerle birlikte katılması çağrısında bulundu.
Muhalefetteki Sosyalist Parti Genel Sekreteri François Hollande, kanunun geri çekilmesini memnunlukla karşıladıklarını belirterek, “Bu, muhteşem bir dayanışmanın zaferi” dedi. Başbakan Dominique de Villepin ise, gençlerin işsizlik problemine çare bulunması konusundaki niyetinin anlaşılmamasından dolayı üzgün olduğunu söyledi.

sevilkipirti
12.04.2006, 13:09
Bizim ülkemizde 10 üniversite öğrencisi yan yana gelse herkeste bi telaş başlıyor, acaba bir olay çıkar mı diye... ama bu tedirginlik niye ki biz hakkımızı aramayı unutalı çoookk uzun yıllar oldu. bizde sendikalar bile "grev" sözcüğünün anlamını unutmuşken hak aramak konusunda fazla beklenti içinde olmamamız gerekiyor galiba:)

Bu açıdan fransa daki hareketi gönülden kutluyorum ama bence hükümetin yaptığı sadece oyalama taktiği...

sevilkipirti
12.04.2006, 13:13
dünyadaki hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir!

Serkan_Devrim
12.04.2006, 13:39
konular birleştirilmiştir.

MetinK
12.04.2006, 13:44
Fransiz toplumu ve tarihi incelendigi zaman hak arama mücadelesi noktasinda ne kadar ileri oldugu göze carpar.
Yapilan haksizliklara toplumun her kesiminden insanlar tepki gösterir ve sonunda isteklerini kabül ettirirler.Sendikalar ve kitle örgütleri aktif ve katilimcidir.Ögrenciler,isciler,memurlar,köylüler kisacasi toplumun her ferdi birbirine destek olurlar.
Tepeden inme bir demokrasi ve her söyleneni emme basma tulumba gibi kafa sallayarak onaylayan bir toplum degiller.Hak arama bilinci gelismistir.
Genel grevler ülkenin her yaninda ve cok katilimlidir.

Türkiye de toplumunun genel yapisinda hak mücadelesi anlaminda kadercilik ve kendisine verilene razi olmak vardir.
Gelismis toplumlarda "hak verilmez alinir" düsüncesi yayginken gelismemis toplumlarda "ne verirlerse razi olalim"yaygindir.Sendika ve kitle örgütlerinin yetersiz ve ciliz olmalari toplumsal muhalefetin ve hak arama mücadelesinin de yavas ve ciliz olmasinin nedenlerindendir.
"Teoriyi Almanlar yapar ama devrimi Fransizlar" sözüyle Almanlarla dalga bile gecerler...