umut_121
12.04.2006, 23:17
Emperyalizmin İran Kuşatmasıhttp://www.yuruyus.com/www/images/dot.gif</IMG>BM Kararı Gayri-meşrudur
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin emperyalist ülkeleri, İran konusunda uzlaşmaya vardılar. Özellikle Rusya ve Çin'in itirazları sonucu pazarlık bir aya yakındır sürüyordu. Sonuçta İran'a 14 yerine 30 gün süre tanınması kararlaştırıldı. BM Güvenlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, "İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması" istenirken, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), İran'ın boyun eğip eğmediğini 30 gün içinde rapor edecek.
İran, kararı "baskı ve tehdit" olarak değerlendirerek, "İsrail'in nükleer silah gücünü görmezden gelen" BM Güvenlik Konseyi'ni, "çifte standart uygulamakla" suçladı ve İran'ın nükleer silah değil nükleer enerji üretme hakkından vazgeçmeyeceği belirtildi.
İran'a tehdit içerikli süre kim adına verildi?
Bu sorunun cevabı, asla BM üyesi tüm ülkeler, halklar değildir. Karar, BM'nin son yıllardaki misyonuna uygun olmuştur. BM, Afganistan'da, Irak'ta olduğu gibi Amerikan emperyalizminin kuklası olarak, saldırgan politikaların meşrulaştırılmasında kullanılmak istenmektedir.
Gerek BM, gerekse UAEK gibi bağlı kuruluşları, ülkeleri tehdidin, teslim almanın ve tecrit etmenin araçları durumundadır.
BM, emperyalistlerin halklara karşı savaşında kullandıkları bombalar, füzeler ne ise, o işlevi görmektedir. "Dünya barışının" değil, emperyalizmin dünya hakimiyetinin platformudur.
Bu nedenle kararlarının hiçbir meşruiyeti yoktur. ABD emperyalizminin, konseyin daimi üyeleri İngiltere, Almanya ve Fransa'nın desteğini alarak, Çin ve Rusya ile bir noktada çıkarları temelinde uzlaşarak ortaya çıkardığı karar, meşru olabilir mi? Bu bir avuç ülkenin, halkların geleceğini belirleme, birilerini tehdit etmesi, birilerine boyun eğdirmek için yaptırımlara başvurması meşru kabul edilemez. Sadece İsrail'in değil, Amerika'dan İngiltere'ye tüm emperyalist ülkelerin kitle imha silahlarına, nükleer gücüne sesi çıkmayan BM, ne İran ne de başka bir ülke hakkında bu konuda karar alma hakkına sahip değildir.
Ancak, emperyalizmin egemenliğindeki dünya düzeni, bütün halklara bu hukuksuzluk sisteminin "hukuk" adına kabul edilmesini dayatmaktadır. Teslimiyeti dayatan bir hukuksuzluğa karşı her türlü direniş ise meşrudur, haklıdır.
***
ABD'den AKP'ye;
Kendi kendinize gelin güvey
olmayın, verilen rolü oynayın!
İran sorununda "arabulucuk" yapabileceklerini söyleyen AKP iktidarına cevap, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'dan geldi.
Wilson; "Ne biz ne de başkaları İran konusunda aracı arıyor. Zaten mevcut durumda İran'a açık bir mesaj iletiliyor. Türkiye'nin aracı rolü oynaması arayışında değiliz" dedi.
Türkiye iktidarının "büyük devlet... Lider ülke" gibi havalara girmesine bu sözlerle cevap veren Amerikalı, iktidara düşeni de şu sözlerle özetledi:
"Türk hükümeti İran'ın uluslararası toplumla uzlaşması gerektiği yönünde son zamanlarda ardarda açıklamalar yaptı. Bu durum İran'ın izolasyonunun altını çizdi. Türkiye'den bu açıklamaları sürdürmesini bekliyoruz."
Mesele bu kadar basit. Siz verilen görevi yerine getirin, İran'ın tecritine ortak olun, politikalarımız doğrultusunda açıklamalar yapın!
AKP de zaten bunu yapmayı sürdürüyor.
***
İngiliz Emperyalizminin
Komünistler İçin İşkence Kampı
İngiltere'nin "Soğuk Savaş" yılları başlangıcında, Almanya'da komünistler için işkence kampı kurduğu ortaya çıktı.
İngiliz The Guardian Gazetesi'nin haberinde, bu kampta çekilen bir işkence kurbanının fotoğrafı da yeraldı. İngiliz emperyalizminin burada bir işkence programı uyguladığı bilgisi verilen haberde, kamptaki kişilerin aç ve uykusuz bırakılmak, dövülmek ve soğukta bırakılmak gibi işkencelere maruz kaldıkları kaydedildi.
1946 yılında açık olan kampta, 2. Paylaşım Savaşı'nda Sovyetler'e destek verdiğinden şüphelenilen komünistlerin tutulduğu ve SSCB ile emperyalistler arası olası bir savaşta da bu kişilerden bilgi alınmasının amaçlandığı belirtildi.
60 yıldır gizlenen belgelerin ilk kez ortaya çıktığını kaydeden gazete, kampa ilişkin rapor yazan bir bakanlık çalışanının "Uygulamalarımız adeta, Nazi Almanyası toplama kamplarını andırıyor" sözlerine de yer verdi.
2. Paylaşım Savaşı'nda faşizmi ezerek Avrupa'yı kurtaran komünistlere, emperyalistlerin "teşekkürü" işkence kampı!
Bugün Irak'ta işkence kampları kuran emperyalistler, onyıllardır aynı yöntemlerle, anti-emperyalistlere, komünistlere karşı savaşıyorlar.
alıntıdır...
Kaynak http://www.yuruyus.com/www/
Bir olalım, Hür olalım, İnsan olalım, Binlerin ölmesine göz yummayalım
Saygılar...
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin emperyalist ülkeleri, İran konusunda uzlaşmaya vardılar. Özellikle Rusya ve Çin'in itirazları sonucu pazarlık bir aya yakındır sürüyordu. Sonuçta İran'a 14 yerine 30 gün süre tanınması kararlaştırıldı. BM Güvenlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, "İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması" istenirken, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), İran'ın boyun eğip eğmediğini 30 gün içinde rapor edecek.
İran, kararı "baskı ve tehdit" olarak değerlendirerek, "İsrail'in nükleer silah gücünü görmezden gelen" BM Güvenlik Konseyi'ni, "çifte standart uygulamakla" suçladı ve İran'ın nükleer silah değil nükleer enerji üretme hakkından vazgeçmeyeceği belirtildi.
İran'a tehdit içerikli süre kim adına verildi?
Bu sorunun cevabı, asla BM üyesi tüm ülkeler, halklar değildir. Karar, BM'nin son yıllardaki misyonuna uygun olmuştur. BM, Afganistan'da, Irak'ta olduğu gibi Amerikan emperyalizminin kuklası olarak, saldırgan politikaların meşrulaştırılmasında kullanılmak istenmektedir.
Gerek BM, gerekse UAEK gibi bağlı kuruluşları, ülkeleri tehdidin, teslim almanın ve tecrit etmenin araçları durumundadır.
BM, emperyalistlerin halklara karşı savaşında kullandıkları bombalar, füzeler ne ise, o işlevi görmektedir. "Dünya barışının" değil, emperyalizmin dünya hakimiyetinin platformudur.
Bu nedenle kararlarının hiçbir meşruiyeti yoktur. ABD emperyalizminin, konseyin daimi üyeleri İngiltere, Almanya ve Fransa'nın desteğini alarak, Çin ve Rusya ile bir noktada çıkarları temelinde uzlaşarak ortaya çıkardığı karar, meşru olabilir mi? Bu bir avuç ülkenin, halkların geleceğini belirleme, birilerini tehdit etmesi, birilerine boyun eğdirmek için yaptırımlara başvurması meşru kabul edilemez. Sadece İsrail'in değil, Amerika'dan İngiltere'ye tüm emperyalist ülkelerin kitle imha silahlarına, nükleer gücüne sesi çıkmayan BM, ne İran ne de başka bir ülke hakkında bu konuda karar alma hakkına sahip değildir.
Ancak, emperyalizmin egemenliğindeki dünya düzeni, bütün halklara bu hukuksuzluk sisteminin "hukuk" adına kabul edilmesini dayatmaktadır. Teslimiyeti dayatan bir hukuksuzluğa karşı her türlü direniş ise meşrudur, haklıdır.
***
ABD'den AKP'ye;
Kendi kendinize gelin güvey
olmayın, verilen rolü oynayın!
İran sorununda "arabulucuk" yapabileceklerini söyleyen AKP iktidarına cevap, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'dan geldi.
Wilson; "Ne biz ne de başkaları İran konusunda aracı arıyor. Zaten mevcut durumda İran'a açık bir mesaj iletiliyor. Türkiye'nin aracı rolü oynaması arayışında değiliz" dedi.
Türkiye iktidarının "büyük devlet... Lider ülke" gibi havalara girmesine bu sözlerle cevap veren Amerikalı, iktidara düşeni de şu sözlerle özetledi:
"Türk hükümeti İran'ın uluslararası toplumla uzlaşması gerektiği yönünde son zamanlarda ardarda açıklamalar yaptı. Bu durum İran'ın izolasyonunun altını çizdi. Türkiye'den bu açıklamaları sürdürmesini bekliyoruz."
Mesele bu kadar basit. Siz verilen görevi yerine getirin, İran'ın tecritine ortak olun, politikalarımız doğrultusunda açıklamalar yapın!
AKP de zaten bunu yapmayı sürdürüyor.
***
İngiliz Emperyalizminin
Komünistler İçin İşkence Kampı
İngiltere'nin "Soğuk Savaş" yılları başlangıcında, Almanya'da komünistler için işkence kampı kurduğu ortaya çıktı.
İngiliz The Guardian Gazetesi'nin haberinde, bu kampta çekilen bir işkence kurbanının fotoğrafı da yeraldı. İngiliz emperyalizminin burada bir işkence programı uyguladığı bilgisi verilen haberde, kamptaki kişilerin aç ve uykusuz bırakılmak, dövülmek ve soğukta bırakılmak gibi işkencelere maruz kaldıkları kaydedildi.
1946 yılında açık olan kampta, 2. Paylaşım Savaşı'nda Sovyetler'e destek verdiğinden şüphelenilen komünistlerin tutulduğu ve SSCB ile emperyalistler arası olası bir savaşta da bu kişilerden bilgi alınmasının amaçlandığı belirtildi.
60 yıldır gizlenen belgelerin ilk kez ortaya çıktığını kaydeden gazete, kampa ilişkin rapor yazan bir bakanlık çalışanının "Uygulamalarımız adeta, Nazi Almanyası toplama kamplarını andırıyor" sözlerine de yer verdi.
2. Paylaşım Savaşı'nda faşizmi ezerek Avrupa'yı kurtaran komünistlere, emperyalistlerin "teşekkürü" işkence kampı!
Bugün Irak'ta işkence kampları kuran emperyalistler, onyıllardır aynı yöntemlerle, anti-emperyalistlere, komünistlere karşı savaşıyorlar.
alıntıdır...
Kaynak http://www.yuruyus.com/www/
Bir olalım, Hür olalım, İnsan olalım, Binlerin ölmesine göz yummayalım
Saygılar...