Orijinalini görmek için tıklayınız : Can Yücel ve William Sheakspere


PirO_62
15.04.2006, 12:21
ALİNTIDIR (Ali IŞInGör)
http://resimyukle.net/v1/uploads/40a62400ed.jpg (http://resimyukle.net/v1)


Şairliğinin, bohem hayatının, güzel küfürlerinin "gölgesinde kalmış", ama bence onun asıl dehasını gösteren yanından bahsetmek istiyorum sizlere...

Yanılmıyorsam Jean Cocteau'nun ünlü bir lafıydı: "Şiir öylesine ayrı, öylesine apayrı bir dildir ki, başka herhangi bir dile çevirilemez. Hatta yazılmış olduğu kendi diline bile..." Bu nedenle şiir kitaplarının çevirileri çoğunlukla bir hüsranla sonuçlanır. İtalyanca bilmeyen bir insan için Dante "Dante değildir"; İspanyolca gürlemeyen bir Pablo Neruda "Neruda'nın kötü bir taklididir"; Farsça okunmayan Mesnevi de Mevlana'yı anlamamak* demektir!

Can Yücel, Türk edebiyatında bu aşılmaz dağı aşmak için en çok çaba gösterenlerden biridir. Çevirilerinde serbest davranmış, kendi deyimiyle, şiirleri "Türkçe söylemiştir". Bir örnekle anlatmak gerekirse, Shakespeare'in 66. sonesini Can Baba şöyle "söyler":
Vazgeçtim bu dünyadan
Tek ölüm paklar beni
Değmez bu yangın yeri
Avuç açmaya değmez

Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz
Ezilmiş hor görülmüş el emeği göz nuru
Ödlekler geçmiş başa derken mertlik bozulmuş

Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e

Vazgeçtim bu dünyadan
Dünyamdan geçtim ama
Seni yalnız komak var
O koyuyor adama
Peki, Shakespeare'in ne söylediğini merak ediyor musunuz? Satırına dokunmadan, aşağı alıntılıyorum:

Tired with all these, for restful death I cry,
As to behold desert a beggar born,
And needy nothing trimm'd in jollity,
And purest faith unhappily forsworn,
And gilded honour shamefully misplac'd,
And maiden virtue rudely strumpeted,
And right perfection wrongfully disgrac'd,
And strength by limping sway disabled
And art made tongue-tied by authority,
And folly, doctor-like, controlling skill,
And simple truth miscall'd simplicity,
And captive good attending captain ill:
Tir'd with all these, from these would I be gone,
Save that, to die, I leave my love alone...


[COLOR=blue]Can Yücel'in "çevirisine" baktığımızda, 16 . yüzyıl İngilizcesiyle yazılmış metnin içindeki imgelerin "yeniden keşfedildiğini" görmemek mümkün değil. "And captive good attending captain ill"in bir anda "Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e"ye dönüşmesi ya da "mertliğin bozulması" gibi imgelerle, Can Yücel, Shakespeare'in dizelerini, Türk okurlar için anlamını ve ağırlığını kaybetmeyecek bir yere taşır. Bir başka deyişle, "Türkçe söyler"...

Shakespeare'in Hamlet'indeki ünlü "To be or not to be. That is the question!" repliğinin Can Yücel tarafından Türkçe'ye çevrilişi ise bence çok daha mükemmeldir: "Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin!"

[FONT=Verdana]...Eh be Can Baba! Senin gibi bir adamın ölmesi, ne hain bir ihtimaldir!

puduhepa
19.04.2006, 16:13
18. SONE


Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.

W.Shakespeare

PirO_62
23.04.2007, 03:10
Sesli Dinlemek İçin,

Gültekinler - Değilmi ki Tıklayın (http://www.speedyshare.com/389467928.html)


Bence Çok güzel Dinlemeyenler için Tavsiyemdir. En Sonunda Kimin Söylediğini Buldum. LaDY'me teşekkürler.

Gültekinler Hakkında Daha Geniş Bilgi İçin Forumdaki Topiğimizi Ziyaret Edebilirsiniz.
Buraya Tıklayın (http://www.aleviforum.com/showthread.php?p=413525#post413525)

İyi Forumlar.

meymane_usari
23.04.2007, 09:34
Onur abi bana söyleseydin ben sana albümü yollardım bea ;)

asıl yorum..: gerçekten değil mi ki ? adlı ezgiyi dinlerken başka bir aleme gidiyorsunuz sanki değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz beni çok etkiliyor genel olarak......


teşekkürler onur abi sevdim seni :D

EfTeLYaNuR
23.04.2007, 09:38
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz
Ezilmiş hor görülmüş el emeği göz nuru
Ödlekler geçmiş başa derken mertlik bozulmuş

marenostrum23
23.04.2007, 20:34
yüreğine eline sağlık piro. can bab apayrı bi idol. yaptıkları, söyledikleri, yazdıkları ve küfürleri can babayı hep hatırlacaktır. başka birine yakışmazdı zaten. çünkü O bir Can baba gerçekten...

dedeinan
25.04.2007, 11:44
sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi


CAN YÜCEL

Asii
18.04.2008, 00:19
ÖZLEDİM SENİ..


özledim seni
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir
beynimi uyuşturuyor özlemin
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum
oynaşmalarımızı
yürüyüşlerimizi
sevimli haşarılığını
çocuksu küskünlüğünü
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....


Can Yücel

EfTeLYaNuR
18.06.2008, 13:01
Sonsöz

Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttüm
Değdi yorgunluğuma
Bi ölüm kaldıydı onu da gördüm
Beni pişman etmedi doğduğuma

EfTeLYaNuR
18.06.2008, 13:07
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim


Bilmezdi ki oturduğumuz semti
geldimide gideci
hep hep hep acele işi
çağın engüzel gözlü marif müfettişi.
..........
..........
..........
..........

bigerançınar
18.06.2008, 13:16
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim

Bilmezdi ki oturduğumuz semti
geldimide gideci
hep hep hep acele işi
çağın engüzel gözlü marif müfettişi.
..........
..........

yarım kalmış,devamınıda yazsan bence daha iyi olacak.