ahmeterdogan
15.04.2006, 18:05
T.C. Başbakanı Paul …. Olabilir mi?
Yazmasak olacak ama, şeytan dürtüyor, yazıyoruz. Pardon yalan söyledik. İnsanlar iyi olmayan şeyler yaptıklarında “şeytana uydum hakim bey” diye kendilerini savunmaya çalışırlar. “Ama hakim bey, başı TÜRK ile başlayan bir kurumun genel müdürünün ismi PAUL olunca tahrik oluyoruz, tahrik olunca kendi kendimizi tatmin ederek, orgazm oluyoruz. Yasalara göre kendi kendini tatmin etmek suç mudur hakim bey?”
Diye başladık yazıya. Bakalım nasıl devam edecek?
Efendim haberin başlığı “TÜRK TELEKOM GENEL MÜDÜRÜ PAUL DOANY, TÜRK halkına müjdeli haber verdi” diye başlıyor. Herkes göbek atıyordur herhalde müjdeli haber var diye değil mi? Göbek atmaya devam edin. Oh yandan, oh yandan. Ohhhhhhh yarasın. Helaliniz var.
Türkiye’de her şey doğru, biz yanlışız onu biliyoruz. Büyüklerimiz her şeyin en doğrusunu mutlaka bilirler. Biz aciz kulların her şeye akılları pek ermez, onu da biliriz. Sayın genel müdürüm müjde verdiyse vermiştir. Sayın genel müdürümüz müjde verecekte biz almayacağız, olur mu hiç. Telekom hizmetleri ucuzlayacak, yeni yeni hizmetler devreye sokulacak, hatta giderek tüm hizmetler bedava olacak, kullanıcılar Allah razı olsun dediler mi yetecek. Maksat TÜRK halkına hizmet olsun. Biz TÜRK TELEKOM’un YÜZDE 55 hissesini boşuna mı aldık. Geyikler sıktı mı yoksa sizi?
Gerçeklere dönmek ve gerçeklerle yüzleşmek mi istiyorsunuz yoksa? Çok mu cesaretliniz? Tamam öyle olsun. Yüzleşelim… Ünvan “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Paul Doany” olsaydı ne yapardınız? “Maliye Bakanı Paul Doany, Genelkurmay başkanı Paul Doany Karayolları Genel müdürü Paul Doany, İlimiz valisi Paul Doany, ilçemizin kaymakamı Paul Doany” gibi ünvanları kafanızda kendinizce harmanlayın ve fotokopi yapın bakalım, nasıl bir görüntü çıkacak ortaya? Efendim, duyamıyorum, az yüksek sesle konuşur musunuz. Televizyonun sesini kısarsanız daha iyi anlaşacağız herhalde! Yoksa “Yok olmaz öyle şey, sen ütopya takılıyorsun” mu demek istiyorsunuz bize. Peki başında TÜRK kelimesi olan bir kurumun genel müdürünün ismini Paul Doany olarak kabul ediyorsunuz da, diğer ünvanları niye kabul etmiyorsunuz kardeşim?... Örneğin Başbakanımız ismi Paul olsa çok mu fark eder veya çok mu rahatsız olurdunuz? Yoksa milliyetçilik duygularınız kabarır, “Her şeye tamam ama ülkemin başbakanının isminin Paul olmasını istemiyorum” mu dersiniz? Gerçekten der misiniz veya diyebilir misiniz?
Yarın hanımlar “Ahmet’ten, Mehmet’te Hasan’dan, Hüseyin’den sıkıldık. Bizde Paul falan istiyoruz” derlerse ülke olarak ne yaparız, önlemini nasıl alırız diye düşünenler oldu mu acaba? “Bir ağaçtan milyonlarca kibrit çıkar, bir kibrit milyonlarca ağacı yakabilir” der çevreciler. Bu pozisyonda kibrit kim, ağaç kim? Oynat Uğurcuğum, bir daha bakalım pozisyona. Olay bu hocam, ağaçlar burada, kibrit orda, olay tamamen net bir penaltı. Hakem olayı kaçırmış…
Tam bu ulvi düşünceler içindeyken, “Finansbank’a Yunan damat” başlıklı haber imdadımıza yetişti. Başlığa bakar mısınız: YUNAN DAMAT… Bizim kızı şey mi edecekte damat diyoruz, ortağımıza? Finansbank’ın yüzde 46 hissesini satın alan Yunanistan'ın en büyük bankası Ethniki'nin Yönetim Kurulu Başkanı Tasos Arapoğlu (soyisimde ilginç:arapoğlu) Finansbank'ın çok önemli bir stratejik ortak olduğunu söylemiş. Ağzına sağlık Arapoğlu… Finansbank’a 2.77 milyar Dolar ödeyeceklerini de vurgulamış sayın Arapoğlu. Bir sevindik, bir sevindik ki, sormayın. Boru mu lan bu, 2.77 milyar dolar. Say say bitmez. Eşek yüküyle para demek bu. Siz bu kadar parayı rüyanızda bile göremezsiniz. Hasetlik yapmayın, Nasrettin Hocamız ne demiş: PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR…
Genel müdürümüz Paul, ortağımız Arapoğlu, büyük patron Bush… Medeniyetler arası grup yapıyoruz sanki… Sonra da geliyorlar bize birlik beraberlik nutukları atıyorlar: “Et ile tırnak gibiyiz” diye. Sen halkını bankalara soydur, sen ülkenin değerlerini yabancılarla paylaş, sen ülkenin geleceğini ipoteklere bağla, sonra gel bana “aman birlik beraberliğimizi bozmayalım” de. Olur mu hocam, olay tamamen net bir penaltı, görmüyorsun, vermiyorsun, emeğimize yazık ama.
Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
demiş Necip Fazıl “Sakarya Türküsü”nde, biz başka ne diyelim, ne yapalım..
İktidarın kestiği parmak acır mı, acımaz mı? Hep birlikte göreceğiz…
Ahmet Erdoğan
Dursunbey-Balıkesir
uceylulgazetesi@dursunbey.com (uceylulgazetesi@dursunbey.com)
Yazmasak olacak ama, şeytan dürtüyor, yazıyoruz. Pardon yalan söyledik. İnsanlar iyi olmayan şeyler yaptıklarında “şeytana uydum hakim bey” diye kendilerini savunmaya çalışırlar. “Ama hakim bey, başı TÜRK ile başlayan bir kurumun genel müdürünün ismi PAUL olunca tahrik oluyoruz, tahrik olunca kendi kendimizi tatmin ederek, orgazm oluyoruz. Yasalara göre kendi kendini tatmin etmek suç mudur hakim bey?”
Diye başladık yazıya. Bakalım nasıl devam edecek?
Efendim haberin başlığı “TÜRK TELEKOM GENEL MÜDÜRÜ PAUL DOANY, TÜRK halkına müjdeli haber verdi” diye başlıyor. Herkes göbek atıyordur herhalde müjdeli haber var diye değil mi? Göbek atmaya devam edin. Oh yandan, oh yandan. Ohhhhhhh yarasın. Helaliniz var.
Türkiye’de her şey doğru, biz yanlışız onu biliyoruz. Büyüklerimiz her şeyin en doğrusunu mutlaka bilirler. Biz aciz kulların her şeye akılları pek ermez, onu da biliriz. Sayın genel müdürüm müjde verdiyse vermiştir. Sayın genel müdürümüz müjde verecekte biz almayacağız, olur mu hiç. Telekom hizmetleri ucuzlayacak, yeni yeni hizmetler devreye sokulacak, hatta giderek tüm hizmetler bedava olacak, kullanıcılar Allah razı olsun dediler mi yetecek. Maksat TÜRK halkına hizmet olsun. Biz TÜRK TELEKOM’un YÜZDE 55 hissesini boşuna mı aldık. Geyikler sıktı mı yoksa sizi?
Gerçeklere dönmek ve gerçeklerle yüzleşmek mi istiyorsunuz yoksa? Çok mu cesaretliniz? Tamam öyle olsun. Yüzleşelim… Ünvan “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Paul Doany” olsaydı ne yapardınız? “Maliye Bakanı Paul Doany, Genelkurmay başkanı Paul Doany Karayolları Genel müdürü Paul Doany, İlimiz valisi Paul Doany, ilçemizin kaymakamı Paul Doany” gibi ünvanları kafanızda kendinizce harmanlayın ve fotokopi yapın bakalım, nasıl bir görüntü çıkacak ortaya? Efendim, duyamıyorum, az yüksek sesle konuşur musunuz. Televizyonun sesini kısarsanız daha iyi anlaşacağız herhalde! Yoksa “Yok olmaz öyle şey, sen ütopya takılıyorsun” mu demek istiyorsunuz bize. Peki başında TÜRK kelimesi olan bir kurumun genel müdürünün ismini Paul Doany olarak kabul ediyorsunuz da, diğer ünvanları niye kabul etmiyorsunuz kardeşim?... Örneğin Başbakanımız ismi Paul olsa çok mu fark eder veya çok mu rahatsız olurdunuz? Yoksa milliyetçilik duygularınız kabarır, “Her şeye tamam ama ülkemin başbakanının isminin Paul olmasını istemiyorum” mu dersiniz? Gerçekten der misiniz veya diyebilir misiniz?
Yarın hanımlar “Ahmet’ten, Mehmet’te Hasan’dan, Hüseyin’den sıkıldık. Bizde Paul falan istiyoruz” derlerse ülke olarak ne yaparız, önlemini nasıl alırız diye düşünenler oldu mu acaba? “Bir ağaçtan milyonlarca kibrit çıkar, bir kibrit milyonlarca ağacı yakabilir” der çevreciler. Bu pozisyonda kibrit kim, ağaç kim? Oynat Uğurcuğum, bir daha bakalım pozisyona. Olay bu hocam, ağaçlar burada, kibrit orda, olay tamamen net bir penaltı. Hakem olayı kaçırmış…
Tam bu ulvi düşünceler içindeyken, “Finansbank’a Yunan damat” başlıklı haber imdadımıza yetişti. Başlığa bakar mısınız: YUNAN DAMAT… Bizim kızı şey mi edecekte damat diyoruz, ortağımıza? Finansbank’ın yüzde 46 hissesini satın alan Yunanistan'ın en büyük bankası Ethniki'nin Yönetim Kurulu Başkanı Tasos Arapoğlu (soyisimde ilginç:arapoğlu) Finansbank'ın çok önemli bir stratejik ortak olduğunu söylemiş. Ağzına sağlık Arapoğlu… Finansbank’a 2.77 milyar Dolar ödeyeceklerini de vurgulamış sayın Arapoğlu. Bir sevindik, bir sevindik ki, sormayın. Boru mu lan bu, 2.77 milyar dolar. Say say bitmez. Eşek yüküyle para demek bu. Siz bu kadar parayı rüyanızda bile göremezsiniz. Hasetlik yapmayın, Nasrettin Hocamız ne demiş: PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR…
Genel müdürümüz Paul, ortağımız Arapoğlu, büyük patron Bush… Medeniyetler arası grup yapıyoruz sanki… Sonra da geliyorlar bize birlik beraberlik nutukları atıyorlar: “Et ile tırnak gibiyiz” diye. Sen halkını bankalara soydur, sen ülkenin değerlerini yabancılarla paylaş, sen ülkenin geleceğini ipoteklere bağla, sonra gel bana “aman birlik beraberliğimizi bozmayalım” de. Olur mu hocam, olay tamamen net bir penaltı, görmüyorsun, vermiyorsun, emeğimize yazık ama.
Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
demiş Necip Fazıl “Sakarya Türküsü”nde, biz başka ne diyelim, ne yapalım..
İktidarın kestiği parmak acır mı, acımaz mı? Hep birlikte göreceğiz…
Ahmet Erdoğan
Dursunbey-Balıkesir
uceylulgazetesi@dursunbey.com (uceylulgazetesi@dursunbey.com)