siyasiyabend
15.04.2006, 21:00
Herkesin bir şiiri vardır elbet.
|
Orijinalini görmek için tıklayınız : Şiir Yazalım.Kendi Şiirlerimizi. siyasiyabend 15.04.2006, 21:00 Herkesin bir şiiri vardır elbet. siyasiyabend 15.04.2006, 21:01 Aynada yine küskün bir yatak, bir yastık İkilem dünyadaki tek varlıkları bu ayna ve Kendileri bile inanamazken gördüklerine, Bir adamın duldasında ölü bir gölge olarak kalırlar. Kül olan bir evin anahtarı gibi anlamsız, ve Bir okadar da saklanacak kadar anlamlı bir kurgudur. Geri dizginlerin son haline baktığında bir kemancı, Göreceği ve duyacağı tonları iyi hesap etmesiyle bütünlük kazandırıyor cızırtıya, Kendim ki, bende ki beni sorgulamaya gücü yetmeyen,(iz) Kendin ki, sende ki seni ortaya dökmekte zorlanan,(ız) Kendimiz ki içimizdekileri bildiğimiz halde dile dökmeyenler(iz) Bir farktır ki o, ben, Ben bildiklerimi susmam... Bil’indikleri de sen susma. siyasiyabend 16.04.2006, 12:51 Şarap tadında yaşıyorum anı ve Şarabın kanıdır içtiğim kasede. Ne fazladır, ne azdır. Benim için ha Şarap, ha Ab-ı Hayat Aşk sesimizi duyan olmasada O ses çıkmıştır, O ses akustik bakışımız, o ses Optik duyuşumuzdur. Bir keman ağlamasında raks edeceksin iç hayatında, Sen ki, eziyetim var diyensin, Eziyeti çeken bilir de bilmezden gelir. Bilmezden gelmesi, onun suskun kalmasıdır. Suskun kalması yaşadım, gördüm demesidir Yaşadım,gördüm demesi bir daha çamura basmam demesidir. Bende ki bu iyi niyet seni hep bu şekilde var edecek emin ol! Sense kalpsizlerin acısındasın, Bense kalbi olmayanlara kalpsiz kalp icat edenlerdenim. Bizse bir oldu,bir olmadı... Teninle gelme bana Tensizsiz Tabi Sen Sen Se ... Alpha_Phonixis 16.04.2006, 13:04 Sevmek sanat gibi anlatıldı bize. Salak gibi inandık ilah dediğimiz insanların sözlerine .. Öyle geliyodu ; Sanki arkada klasik tarzda bir fon müziği eşliğinde bi gölge konuşuyo.. Hiçbir estetiği yoktu halbuki o çamurların .. Misal hiçbirinden bi çömlek yapamazdım ben .. Yeteneğimin olmadığından değil .. Olmazdı .. Hani denir ya; Toprak kabul etmezdi yaptıklarımı .. Anlattım sonra bu çamurları o gölgeye .. Dedim ki gölgeye : " Bu nasıl sanattır ki , bir güzelliği yok içinde.. Duygularıma neden hitab etmıyor ?? " Dediki gölge bana : " Sanatın sırrı budur .. Çirkini güzel gördüğün zaman üstat diyecekler sana .." manifesto 16.04.2006, 13:18 Bilirmisin bir gül neden kızarır? Sevgilinin elinde sevgisinden utanır, Varlığına eremeyen aşık ney gibi sızlansa Bülbül gibi kanıp gülistana aldanır İy inci mercan!,ey bahar çiçeğim! Uğruna mecnun olup kendimden geçtiğim Varlığıyla ruhuma hayat üfleyen cannn! Bilsen ki sensiz kurumuş toprak benim Zamana sığmaz seninle geçen anım, Sensiz yuvasız kalmış göçmen kuşlarım, Ne olur!,güneş ol doğ ebedi semama, Vatan ol al yurduna bitsin artık vuslatım. manifesto siyasiyabend 16.04.2006, 14:21 Altı boş kaseden içilen şarap Ebediyete açılan bir kapıdır. Bir poşeti büzüştürmek için, ilkin germek gerekir Bir aşkıda anlamak için, ilkin anlamamak gerekir. İşte bu gizli bilgidir. Yaptığımı yapıyorum... Buna monotonluk mu dersiniz Yoksa, Deneyim mi... İlerlemek için gerilemek gerekir. Gelecek için geçmiş gerek... siyasiyabend 16.04.2006, 14:22 Biz seninle, Herşey’in içinde yaşıyoruz Bir gün gelecek, Herşey’in dışında olacak İn...an Durmaksızın dur orda, An şimdiki an, Ya Şu an... Bir...an öncesi, Şunu da duy, görme O, bilmeyen o, bilen O bilmeyenlerde o bilenlerdir. siyasiyabend 16.04.2006, 19:54 Yüklemi başta bir ’dir bu yazacağım. ’’ bakışıksızbirkedikara ’’ Söyleyen güzel söylemiş. **************************************** Yakamozların dili pertekte feribotta çözülür. Sen hiç gecenin 1 sonlarında feribotla karşıya geçtinmi kaleye inat... Yansımaya yansıya yansıya alışırsın. Bir üşür bin düşünürsün. -Nasıl bir AN’dır bu böyle? -Ben cevap vereyim. -An kadar öncesi bir andır. -An’ladın mı? Kim çalıyor biliyormusun... Yıldız İbrahimova-Yalnız... **************************************** Agop 16.04.2006, 20:48 TABİKİ BİR ÇOK KONUDA BİR ÇOK ŞİİRİM VAR HATTA KISMET OLURSA YAKINDA ŞAHA DOĞRU GİDEN KERVAN İSİMLİ KİTABIMIDA ÇIKARACAĞIM ARTIK OKURSUNUZ :) ARTIK BENİ BEKLEME ANNE MAVİ BAKKALIN SARI BANKETİNDE GELMEYECEĞİM ARTIK BEN GEÇ KALDIĞIM SAATLERDE OKULUN ÖNÜNDEKİ ÇUKURDA BACAKALAIM UZADI ANNE YÜKSEK KALDIM ÇUKURDA YÜRÜYEMEZ OLDUM ANNE ALÇAK KALDIRIMLARDA ORDA SARAY VAR ANNE BİZDE EV ARTIĞI SARAYI İSTİYORUM ANNE İÇİNDEDE BOY AYNASI ARTIK BENİ BEKLEME ANNE ÇÜNKÜ BEN TERK EDİYORUM ORTACA'YI MAVİ DÜŞLERİN SARI YOLCULUĞUNDA siyasiyabend 17.04.2006, 11:40 Bak sabah olacak, ben tütün saracağım Tanların uyanacağı günler yakın, Güneşin ilk ışıklarına biz etek altından bakanlarız. Kötü niyetimiz bundan ibarettir. Sıraladık mı rüyalarımızı, hayallerimizi çocuk oluruz... Gülersin, deli dersin, Yaşamadık,görmedik, İmanımız zayıftır bizim, aç karnına yemin etmeyiz... Aşkına eşlik ettiğimin dilberi, Dilin sürçer,ah açıklık bende ki Ya sendeki nedir... Suskunluğunu dinleyenim ben Anlarım sen konuşmasanda içini... Haberlerden haberdarım... Topraktan az biraz fışkırdı Fısıldandı sana... Şimdi kes diyor kendi başını Açık konuş diyor fidana... Fidan sana kes diyor başımı Biliyorum içini, İçin yanacak... ve bir cevap geliyor. Git.............................................. Susuzluktan ölümü düşlerken fidan Başını kesiyor... Fidanın acısı o acısı işte, o acısı O acısı tez diner... yaraLiCeyLan 17.04.2006, 14:24 siyasiyabend, yazdigin siirler cok güzelmis yüregine saglik. siyasiyabend 17.04.2006, 14:53 Zifire batırılmış dilim, Saçın göle dönük Yüzün karanlığa ve Ben Seni görüntülüyorum içimde ti’si az cümleler kurmak için Çok sesli Az görültülü Cümleler bunlar İniltileri duyuyor musun? Niçin geldiğimi bilmiyorum ki Nasıl gideceğimi bileyim der bir upan. Nilüfer çiçeğindeki renklerin alaşımıdır bu yazı sana. Rengi yazıya döktük Kirletmeyi göze alarak Koklayınca zifiri çekiyorum içime Yakıyor O’nlar ve Hala ama hala Saçın güle dönük Yüzün karanlığa ve Ben Seni görüntülüyorum içimde... izem 17.04.2006, 15:00 sormadım dünü.. yaşadım mı bilmem?.. yarından haber varsa söyleme.. sus.. yarınlar korkutur beni.. yarınlar.. bilmem.. şu dakka yazdım..vatana millete hayırlı olsun.. coskun46 17.04.2006, 15:01 ADİLOŞ BEBENİN NİNNİSİ Doğdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem, Hasta düşmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldır şimdi memeye, Saldır da büyü... Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara Sarıl da büyü. AHMED ARİF siyasiyabend 17.04.2006, 15:02 Gamzeler oluşuyordu Çukurlara nergis ekiyorduk Kavanoz dünyana girdim mi bilmiyorum. Girdiysem ricamdır Camı parlak olanı seç ki Seni daha iyi görebileyim o kavanozdan. Yırtık pantolunundan elim tenine değdi Fakirsin biliyorum pantolon alamıyorsun. Çene üstü Dudak altı Gel öp beni o-aram-dan Öz-üme dokunan dudağın Kan-ımla dolu şimdi. ’’ İnsan Yavrusu Hatunum ’’ Sana sözüm var şimdi Vanda kahvaltımızı sahil boyunca yapacağız. Elinde gonca çiçeği ve Tabakamın arka yüzü olacaktır. Güneşi goncaya yansıtacaksın o ayna ile. Güneş diyecek ki. Seni goncanın içindeki kırmızıdan beyaz seçtim. coskun46 17.04.2006, 15:02 ANADOLU Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun ? Utanırım, Utanırım fukaralıktan, Ele, güne karşı çıplak... Üşür fidelerim, Harmanım kesat. Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom güllerinin katmer açtığı, Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun ? Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar Nazlı, seher-sabah uykularımı Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar, Haraç salmışlar üstüme. Ne İskender takmışım, Ne şah ne sultan Göçüp gitmişler, gölgesiz! Selam etmişim dostuma Ve dayatmışım... Görüyor musun ? Nasıl severim bir bilsen. Köroğlu'yu, Karayılanı, Meçhul Askeri... Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini. Sonra kalem yazmaz, Bir nice sevda... Bir bilsen, Onlar beni nasıl severdi. Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı Minareden, barikattan, Selvi dalından, Ölüme nasıl gülerdi. Bilmeni mutlak isterim, Duyuyor musun ? Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni. Gör, nasıl yeniden yaratılırım, Namuslu, genç ellerinle. Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Herbiri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin koncası, Gözlerinden, Gözlerinden öperim, Bir umudum sende, Anlıyor musun ? AHMED ARİF izem 17.04.2006, 15:04 ADİLOŞ BEBENİN NİNNİSİ Doğdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem, Hasta düşmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldır şimdi memeye, Saldır da büyü... Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara Sarıl da büyü. AHMED ARİF Ahmed Üstadım vefat etmedi mi yav..:yapmabe Abi bu bölüm kendi yazdığınız şiirler olacak.. Ama teşekkür ederim, ben bu şiiri çok çok severim..:yapmabe İyki paylaştın bizimle.. *Kızılırmakdan dinleyin bi de bunu.. coskun46 17.04.2006, 15:04 YURDUM BENİM ŞAHDAMARIM Engereğin dişlerine işledim, Ağu dişlerine Oluklu, çentik... Ve vurgun, Gözleri bir çift cehennem Burnuna kan tütmüş Pars bıyığına... Dağın pulat yüreğine işledim, Şimşeğin masmavi usturasına Sevdanı usul-usul Sevdanı mısra-mısra Lo ben seni hapislerde sevmişim, Ben seni sürgünlerde. Yurdum benim şahdamarım... Yücende buzul Ve kar, Maviş dağ tavşanları Gün vuranda alaran Zemheri yılanları Ve yahut bir hışımla Öyle çakılan Sonsuzluğun yakışığı kartallar. ........... Başım gözüm üstünesin Suskum, avazım üstüne... Adından başka silah Yazgından başka günah Daha yazmamış Hiçbir gizli dosyada Hiçbir açık kitapta. AHMED ARİF coskun46 17.04.2006, 15:08 Yağmurun toprağa vuruşundaki Duyarsızlık Ve peşpeşe çıkan Çığlık sesleri Yani toprağın sesi Sonra hayat yenik düşer Teslim olmuştur artık yağmura Hele gece Bir de loş ışık varsa tepende Ve bir elinde sigara Bir elinde bira Tadı başka olur yağmurun Yaşanan o an Bir efsanedir artık Aynı Sen gibi 25.10.1994 coskun46 17.04.2006, 15:11 Sabahın ilk ışığıyla Dökülüyorum yola Şimdi saat 06.26 Dünden kalma Güzel anılarım Umutlandırıyor beni Bugün işe Büyük bir istekle Gidiyorum Ayaklarımda bütün Bir haftadan kalma Ağrılarım sürüyor Sessizlik gezegenindeyim Geçmişimle baş başa Geleceğimi tasarlıyorum Uzun süredir de hani Şiir karalamamıştım Kendimce çatışmalar İçerisindeyim Hava ağır Demir misali Güneş saklanmış Ötelere Bulutlar kuşatmış Gökyüzünü Ve bitmek bilmeyen Sevdam Umudumun gözbebeği Saat 17:18 Derinden derinden Çarpıyor beni Dalgaların vuruşu Saat 17:45 İnsanlarda eve gitme Çabası Ben de de öyle 13.07.1995 coskun46 17.04.2006, 15:28 VASİYETİMDİR Öldüğümde bir gün Ki ölümlüyüm öleceğim Ardımda Ne ağıtlar Ne de sevda türküleri Yakılsın isterim Ve de kinli bakışlar İstemem hani Ölümden de korkmuyorum ya Ölesiye kadar çok işler yapmak istiyorum İnsanlar için Sevdiklerim için Bu gün 24 Ekim 1995 Şu an saat 8.30 Ve başımda belirli belirsiz ağrılar Gözlerimin içi yanmakta Yutkunmakta zorlanıyorum Düğümleniveriyor boğazımın bir yanı! Daha ne bekleyebilirim ki Yalnızlıktan Kurtulma çabalarım boşa çıkarken Sıradanlığın ötesinde Ama yine de İçimin derinliklerinde Bir umut taşıyorum! Belki de bir gün Oda bitecek Bir son olacak! Ölüm şu anda Elimi uzattığımda yakalayabileceğim Parmak uçlarımda saklı Yaşamsa dolu dizgincesine Benim için Ufuklarım ötesinde! 24.10.1995 coskun46 17.04.2006, 15:30 Katledici düşlerken Dünyanın güzelliklerini Birdenbire açılıyor Umut kapıları Adım atmakta korkuyorum Kapıdan içeriye! Bir de dostum Geçmişin tahlilinden Yola çıkarken Geleceğe Düşünüyorum Saat 10.54 Tarih 21 kasım 1995 Yaşama sevincim Uykularımı bölüyor Uykusuz kalıyorum Apansızcasına zorluyor beni Yaşamım tümüyle alt üst Karmakarışık düşüncelerdeyim Hangisini düşüneceğimi Ne yapacağımı bilmiyorum Geçen dakikalar Dehşet saçıyor her tarafa alnımın her kırışıklığını elimdeki izleri ziyade yorumlarken dışarıda ağaç dallarında ötüşen kuşların sesi çekiyor beni alıp götürüyor yaşamın noktasına 21 Kasım 1995 siyasiyabend 17.04.2006, 20:39 Kadın son aşk kaçamağını, tütün dumanına sarılarak yapacak... Kadın ki, o kadın adını bile hatırlamaz olacak... Aşk budur ki kendi kendini yaratacak... Tanrılar içindeki bir eksiği, kadına üfleyecek... Olacak, doğacak, tadacak... Kadın,son merdivenin son basamağında kadın olduğunu anlayıp geri dönecek Kadın,parmaklarını kanatan korkuluklara tutunmadan inecek Kadın, inerken son merdivenin son basamağında kadın olduğunu anlayıp geri dönecek Kadın, ortalıklarda durulacak ve Kadın, kör basıp, sağır duyacak Öylece kör... Öylece sağır... ve birde Öylece bak-ışık-sız... siyasiyabend 17.04.2006, 20:40 Pimi çekilmiş bir bomba tebessümü nasıl yüzleri geriyorsa, Kadının da çaresizliği o kadar, can yakıyor. Can, canandan Canan da can’ından habersiz. Cananlar hep benci olurlar... izem 18.04.2006, 08:57 yüreğine sağlık.. siyasiyabend 18.04.2006, 12:51 Kadın, ’’La ilâhe illel Aşk’’ diyor... (Fahrettin Iraki’den alıntıdır.) siyasiyabend 18.04.2006, 12:51 Rahminin kaşıntısındadır kadının kırıklıkları, Dokuz boğumluk boğazındadır sesinin neyi, Harflerin alfebetik sırasını unutmuş olan kadının, Son acı kelimeleridir bunlar, Karşısına geçtimi sözcüklerini öpüştürmesini bilmesede, O, Sadece olmak olandır. O, Sadece kimlik arayışı içindeki olandır. O, Hüviyetini ana rahminde unutmuştur. Ey tanrılar tanrısı, seni bir piç gibi sokakta bulduk biz. siyasiyabend 18.04.2006, 13:16 O andaki bendir, Beni o ana yükselten, O andaki sendir, Seni o ana yücelten, Andaki benler, senler o’dur O ise nedir diyecek olursa, Ne bendir, ne sendir. O olduğu yerde duran, O olduğu yerde spin atan, O olduğu yerde olandır... O’nunla oynamak, Dengeleri bozmaktır. Denge denkliklerle kuruludur ki adı dengedir.. Düşün, Bir tahtaravalli, Bir ucunda Sen... Bir ucunda Ben... manifesto 19.04.2006, 00:42 Kurulsan tahtına süleymanın bir anlık Zümrütden saraylar emrinde bütün varlık Yaradan biliyor sen bilmesen ne olur Sündüs libaslı inci gözlü Belkıs niçin? manifesto manifesto 19.04.2006, 13:29 Bu vatan ki uğruna yüzbin canım feda, Bu vatan ki bağrında yatmakda nice ecdad-ı şuheda Bu vatan ki sancağı ekberi dir ol nebinin Sana selamı var,iste dinle peyganberin Selam olsun o vefa gözleyen şanlı ecdada, Selam olsun vefasız kalmayan vefalı evlada İşte budur gelen o gelmesi beklenen Selam olsun nura karanlıklar elveda. manifesto gizemli7575 20.04.2006, 22:49 yüreğinize sağlık gerçekten harika şiirler. |