Orijinalini görmek için tıklayınız : Behiç Aşçı ölüm orucuna devam ediyor
dionysos 05.04.2006, 10:35 http://www.halkinsesi-tv.com/images/BehicAsciAG040406_1.jpg
Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukatlarından Behiç Aşçı, F tipi hapishanelerinde uygulanan tecrit politikasına karşı 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü'nde ölüm orucuna başlıyor. Avukat Behiç Aşçı konuya ilişkin 4 Nisan günü yazılı bir açıklama yaptı. 5 Nisan Dünya Avukatlar Gününde saat 13.00'de Abide-i Hürriyet Cad. Pay Apt. No:133/135 Kat:4 Daire: 9 ŞİŞLİ/İSTANBUL adresinde yapacağı basın açıklamasının ardından ölüm orucuna başlayacak. Behiç Aşçı'ya bir grup avukatta açlık grevi yaparak destek verecek. Behiç Aşçı tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle, "Yarın 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü. Bugün birçok yerde törenler yapılacak. Hamasi nutuklar atılacak. Ancak bu nutuklar ülkemiz gerçeklerini örtemeyecek. Ülkemiz hapishanelerinde, dışarıda, hayatın her alanında siyasi iktidarın uyguladığı tecrit ve sansürü hepimiz yaşıyoruz.
Tecrit saldırısının temel hedefi hapishanelerdir. 19 Aralık 2000 yılındaki HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU ile açılan F tipi hapishaneler tecridin en yoğun yaşandığı yerler olmuştur. Bu hapishanelerdeki tecride karşı başlatılan Ölüm Orucu eyleminde bugüne kadar 121 insan öldü, toprağa verildi. Ancak siyasi iktidarlar tecridi çözme konusunda adım atmadıkları gibi var olan tecridi daha da ağırlaştırdılar.
Siyasi iktidar 121 ölüm gerçeğini sansür ile örtmeye çalıştı. Açıktır ki daha da insanlar ölmeye devam edecekler. Bu nedenle ben Av. Behiç AŞCI, insan olmanın, Devrimci Avukat olmanın zorunlu sonucu olarak kendi özgür iradem ve tercihimle ölüm orucuna başlıyorum. Talebim hapishanelerde uygulanan tecrit politikalarına son verilmesi ve bunun için yetkililerin tutuklu ve hükümlü temsilcileri ile görüşmesi ve anlaşmasıdır.
Avukat olmam nedeniyle ölüm orucuna başlama tarihi olarak 5 Nisan 2006 tarihini belirledim. Evet, bir Avukat ölüm orucuna başlıyor. Bakalım Barolar, Adalet Bakanlığı 5 Nisan Dünya Avukatlar Gününü nasıl kutlayacaklar?
Ölüm Orucu eylemine başlamam nedeniyle 5 Nisan 2006 günü ölüm orucu eylemini yapacağım aşağıda adresi belirtilen evde, saat 13.00'de yapacağım basın açıklamasına sizleri davet ediyorum.
Abide-i Hürriyet Cad. Pay Apt. No:133-135 Kat 4 Daire 9 Şişli/İstanbul"
Halkın Sesi TV
http://www.halkinsesi-tv.com/
dionysos 05.04.2006, 10:38 http://istanbul.indymedia.org/uploads/behicasci.gif
Halkın Hukuk Bürosu avukutlarından Behiç Aşçı yarın Ölüm Orucu'na başlayacağını açıkladı.
Bugün tüm kamuyona yazılı bir açıklamada bulunan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Behiç Aşçı hapishanelerde tecritin halen devam ettiğini belirterek buna karşı 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü'nde Ölüm Orucu'na başlaycağını duyurdu.
Açıklamada içerde dışarda uygulanan tecrit ve sansür politikasının sonuçlarını bütün herkesin yaşadığını belirten Avukat Behiç Aşçı, tecrit politikasın temel hedefinin hapishaneler olduğunu ifade etti. 19 Aralık 2000 tarihinde adına Hayata Dönüş denilen operasyon ile açılan F Tipi Hapishaneler'in tecritin en yoğun yaşandığı yerler olduğunu iddia eden Aşçı bugüne kadar tecrite karşı başlatılan Ölüm Orucu'nda 121 insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Buna rağmen siyasi iktidarın tecrit sorununa çözüm bulmadığı gibi tecriti daha da ağırlaştırdığını öne sürdü. Aşçı, siyasi iktidarın 121 ölüm gerçeğini sansür ile gizlemeye çalıştığını, bu yüzden insanların ölmeye devam edeceğnin açık olduğunu vurguladı. "Bu nedenle ben Avukat Behiç Aşçı, insan olmanın, devrimci avuukat olmanın zorunlu sonucu olarak kendi özgür iradem ve tercihimle ölüm orucuna başlıyorum. Talebim hapishanelerde uygulanan tecrnit politikalarına son verilmesi ve bunun için yetkililerin tutuklu ve hükümlü temsilcileri ile görüşmesi ve anlaşmasındır." diyen aşçı avukat olması nedeniyle Ölüm Orcu'nu başlama tarihini Dünya Avukatlar Günü olan 5 Nisan olarak belirlediğini söyledi.
Avukat Aşçı son olarak yarın saat 13:00'de ölüm orucu yapacağı evde bir basın açıklaması yapacağını belirtti. Verilen adres ise şöyle:
Abide-i Hürriyet Cad. Pay Apt. No:133-135 Kat 4 Daire 9 Şişli/İstanbul
İstanbul Indymedia
http://istanbul.indymedia.org/
deniz gibi 16.04.2006, 23:32 Kendimi aciz hissettim.Düşünmek yetmiyor dostlar.
3 kere ölüm oruçları ve tecridin kaldırılması için eyleme katıldım ama hala
vicdanım sızlıyor.
onlara saygı duyuyorum ve önlerinde eğiliyorum.İnsanın hissettiği gibi yaşaması ne demek...
Bunu bize ilettiğin ve burda yayınladığın için saol dost...
neyin ölüm orucunu yapıyo askerimizew polisimize kurşun sıkanların rahatı için mi sevsinler cok komik cokkkkkkk
neyin ölüm orucunu yapıyo askerimizew polisimize kurşun sıkanların
rahatı için mi sevsinler cok komik cokkkkkkk
aslinda sen yanlis adres secmisin mhp lilerin sitesine girsen daha faydali olusun
bu duyarli davranisin icin seni kuluyorum keske herkes senin gibi duyarli olabilse... saygilar
Zuhal-44 19.04.2006, 04:01 Duygularimi ifade edemiyorum,his ettigim,üzüntü,saygilar KIZILKILISE.
tuncerbio 19.04.2006, 21:01 Devrimci düşüncelerin gelişmesini tecritle önleyeceklerini düşünenlere bir cevaptır düşenlerimiz ve düşmeye devam edecektir yiğitlerimiz zaferi getirene dek!
20 Eylül'de başlayan direniş 19 Aralık müdahalesiyle sekteye uğratılmaya çalışılsada gerek içerde gerekse dışarda yapılan direnişlerle bugüne gelmiştir birçok devrimciyi yitirsekte biliğimiz birşey var devrimciler ölür ama devrim asla!..
ve hep onlarla olacağız bu savaşta hücrelerine kendilerini tıkana dek!
candost60 20.04.2006, 13:42 ben bu mantığı anlamıyorum işte,tamam direnelim,karşı gelelim bu haksızlıklara,hiç yılmayalım ama kendimizi hiç ederek değil...ölüm oruçlarına yatıp kendimizi öldürerek değil.unutmayın bize düşünen,iş yapan insanlar beyinler lazım...ölüm orucuna yatılıyor ne fayda bir düşünce ve yola aitsen o yol için işler yapmalısın...bu kadar ölüm orucuna yatıp ölen insanlarımız oldu,kim umursadı,kim bişey dedi...neye karşı gelindi yada düzen yoluna girdi...ölüm ölüm ölüm...başka birşey oldu mu???
tabi ki bu insanlara saygımız var ama bizim daha beyine güce ihtiyacımız var...
manifesto 20.04.2006, 13:56 Bu gidişle alevi vatandaşlarımız açlıkdan ölecek.
Yahu nedir bu ölüm orucu. Bir insan kendi canına nasıl kıyar , kendi canını siyasete nasıl alet eder.Can üzerinden nasıl siyaset yapılır.
Anlayamadım gitti. Kahrolsun F Tipi ee sonra ben aç olacam ölecem
eee hayırlı olsun.Helvasına geliriz.
Ölmeden sağ kalıp hakkını ara demezler mi adama?
Ayrıca o kafalardaki kızıl kuşak da ne anlamadım gitti.Hepsinin kafasında var.Terörist cenazesini kaldıranlarda kırmızı kuşaklıydı.Kızılbaşlığı mı temsil ediyor?
Serkan_Devrim 20.04.2006, 14:01 Bu gidişle alevi vatandaşlarımız açlıkdan ölecek.
Yahu nedir bu ölüm orucu. Bir insan kendi canına nasıl kıyar , kendi canını siyasete nasıl alet eder.Can üzerinden nasıl siyaset yapılır.
Anlayamadım gitti. Kahrolsun F Tipi ee sonra ben aç olacam ölecem
eee hayırlı olsun.Helvasına geliriz.
Ölmeden sağ kalıp hakkını ara demezler mi adama?
Ayrıca o kafalardaki kızıl kuşak da ne anlamadım gitti.Hepsinin kafasında var.Terörist cenazesini kaldıranlarda kırmızı kuşaklıydı.Kızılbaşlığı mı temsil ediyor?öncelikle ölüm orucunda olanlara sonsuz saygım var. ama ben yaşamak direnmektir diyenlerdenim. yalnız manifestonun anlayamadığı taraf F tipi cezaevinde direniş mümkün değil. tabi F tipini biliyorsanız sayın manifesto. amaçta zaten onların direnişini kırmak. bu sebeple F tipi yaratıldı. ayrıca kişilerin kendini öldürmelerine takılmayın. asıl önemli nokta F tipi ve tecritlerin yalnışlığıdır.
deniz gibi 20.04.2006, 14:05 O kafadaki kızıl bant sosyalizmin kızıllığını temsil ediyor.Kızılbaşlığı değil yani.
Ölüm orucuna giden insanlar siyasal yaşamında da zaten kendi canını ve bütün birikimlerini halka sunmuş ve gerçekten halk için savaşmışlardır.
Hepsi alevi değildir yani sosyalizm=alevilik değil yani.Gerçekleri anlamak için alevi olmak gerekmiyor herşey ortada.Ölüm orucuna giren yoldaşlar yaptıkları olayın farkındalar,korkmayın yani bunlar kafayımı yemiş felan diye çünkü onlar ölümü bile yenecek güçteler.Bencilliklerini yenmişler.Benim gibi sosyalistim deyip kapitalist geçinenlerden değiller.
Yaşamış sayılmaz zaten yurdu için ölmesini bilmeyen...
manifesto 20.04.2006, 14:06 asıl önemli nokta F tipi ve tecritlerin yalnışlığıdır
Nedir F tipi Sn.Ali Ekber burada açık açık yazarmısınız
Koğus siteminden vazgeçip ikili üçerli oadalara geçmek değil mi?
Sizin Avrupada ki cezaevlerinden haberiniz varmıdır_?
Bu ülkede geçmişde teröristler ceza evlerinden yönetiliyordu.
Ceza evi değil örgüt yuvası gibi faaliyet gösteriyordu.İsyanları ölümleri rehin almaları ne çabuk unuttunuz.İçeride olanların değil dışarıda olanların hakkını savunmak gerekir bence.
Sn.Deniz gibi sizi anlıyorum çünkü deniz gezmişide anlamışdım.
Millet için ölmeyenler f tipi için ölüyor demek buda devrim oluyor
Bu gidişle alevi vatandaşlarımız açlıkdan ölecek.
Yahu nedir bu ölüm orucu. Bir insan kendi canına nasıl kıyar , kendi canını siyasete nasıl alet eder.Can üzerinden nasıl siyaset yapılır.
Anlayamadım gitti. Kahrolsun F Tipi ee sonra ben aç olacam ölecem
eee hayırlı olsun.Helvasına geliriz.
Ölmeden sağ kalıp hakkını ara demezler mi adama?
Ayrıca o kafalardaki kızıl kuşak da ne anlamadım gitti.Hepsinin kafasında var.Terörist cenazesini kaldıranlarda kırmızı kuşaklıydı.Kızılbaşlığı mı temsil ediyor?
size kelimelerimi harcamak istemiyorum.ama konu okadar çok hassas ki yazmak zorundayımm bunu ilk önce insan ve sosyalist olduğum için mecburum.bu yazdılkarını direnişçiler bilmiyormu kaldı ki bu eylemleri yapan direnişçiler eğitimli insanlar zeka seviyelerinin düşük olduğunu mu sanıyorsun.
yaşam eğer sana ve çevrendeki kişilere eğer anlam katabiliyorsa;yaşarken çevrendeki insanlara katkıların oluyorsa bir anlam kazanır.yoksa yaşayıp yaşamamak çok önemli değil.ha ot ha o tarz bir yaşam
Serkan_Devrim 20.04.2006, 14:14 Nedir F tipi Sn.Ali Ekber burada açık açık yazarmısınız
Koğus siteminden vazgeçip ikili üçerli oadalara geçmek değil mi?
Sizin Avrupada ki cezaevlerinden haberiniz varmıdır_?
Bu ülkede geçmişde teröristler ceza evlerinden yönetiliyordu.
Ceza evi değil örgüt yuvası gibi faaliyet gösteriyordu.İsyanları ölümleri rehin almaları ne çabuk unuttunuz.İçeride olanların değil dışarıda olanların hakkını savunmak gerekir bence.
Sn.Deniz gibi sizi anlıyorum çünkü deniz gezmişide anlamışdım.
Millet için ölmeyenler f tipi için ölüyor demek buda devrim oluyorkişileri tek yada çok nadir ikişerli koşuşlara atmadır. dışarı çıkmak ve konuşmak yasaktır. bu sistemi ilk getiren ABD ülkesidir ki o bile vazgeçti. verdiğin örnekte çok aciz. cezaevinden örgüt yönetenler f tipine konulmuyor. düşünce suçluları f tipine konuluyor. bu ülkede hala düşünmek suç. başörtüsü savunurken insan hakkı, özgürlük diyipte bu durumda f tipini savunursan her zaman dediğim gibi şeriatçıların sadece kendilerine özgürlük demokrasi istediğini ve iktidara gelince de bu hakların onda birini insanlara vermediğini kanıtlamış olursun. tecrit için ne diyeceksin?
manifesto 20.04.2006, 14:14 yaşarken çevrendeki insanlara katkıların oluyorsa bir anlam kazanır.yoksa yaşayıp yaşamamak çok önemli değil.ha ot ha o tarz bir yaşam
Ne imiş bu yaşama katkısı olan kimselerin katkısı.F tipini protesto ediyorum diye masum insanların camını çerçevesini aşağı almakmıdır katkı?
Kafaya kırmızı bandlar sarıp teröristleri ve bombacıları alkışlamakmıdır bu katkı.
Aramızda ince ve kırmızı bir hat var sizde bende o hattın farkındayız.
Dışardan Rus yoldaşlarınızın kulaklarınıza 100 yıl önce fısıldadığı şeyleri savunuyorsunuz.Milletin canını yakmakdan başka ne işe yaradı bu arayışlar.
Teröristleri bile devrimci diye alkışlıyorsunuz.
Bende kelimelerimi israf etmem, benim için vatan kutsaldır kurda kuşa kızıla yem ettirmem.
bu ülkede hala düşünmek suç
Bana düşünce suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişdeydi artık yok
sevgili manifesto sanırımın unuttun deniz gezmiş ve arkadaşları tutuklu ve idama mahkum olduklarını bildikleri halde cezaevindeki sistemi protesto etmek için arkadaşlarıyla onlar da grevdeydiler
deniz gibi 20.04.2006, 14:17 Millet için ölmeyenler f tipi için olüyor ve bunun adı devrim oluyor.
Bak güzel kardeşim şimdi bu yukarda ifade ettiğin cümlenin anlamı nedir.Ya arkadaş sen neden tek kitap üzerine yoğunlaştın veya tek fikir diyelim.Ben Marx da okudum ama Sait Nursi de okudum
Halkın savaşçıları kimdir; Kendi çıkarı olmaksızın eşit bir sistemi savunanlardır.Yani devrimcilerdir.Bu dünya da insanların demokratik bir ortamda eşit şekilde yaşamaları için kendini bu mücadeleye adamış kişilerdir devrimciler.Yani alnını secdeye koyduğunda
cennetten nimetler bekleyen bir zihniyet değil.Kendi egoistliğini kırmış insanlardır devrimciler.Onlar halkiçin yaparlar herşeyi.Bunları kafana sok artık kabullen.
Oturduğun yerden insanları eleştirmek kolay değilmi.Kolay olanı seçme onlar zor olanı başarmak için uğraş veriyorlar saygı duy bari.
Saygıyla kal arkadaşım.Fazla uzatmayalım.Altta kalmaktan korkma
kimsenin eylemlerde olan bir takım taşkınlılara alkış tuttuğu yok kaldı ki o eylemlerde bilinçli olan herkes bu tür olayları engellemeye çalışıyor.sanırım sen sadece camları çerveleri kıranları görüyorsun onlara engel olmaya çalışanları görmüyorsun.
senin o hafife aldığın solcu devrimciler bu ülkede adını tarihe yazmışlardırr.
manifesto 20.04.2006, 14:52 Yani alnını secdeye koyduğunda
cennetten nimetler bekleyen bir zihniyet değil
Sizin din yorumunuz bukadar, fazlasını sizden bekleyemem zaten.Ağa babalarınızın ilk işi rusyada bütün kilise camii sinagok yada başka hangi ibadet hane varsa mallarına el koyup kapısına kilit vurmak olmuşdur.Din adamlarını tıplayım kamplara sürmek olmuşdur öyleyaaa devrim yaşanmıştı.Din de neymiş.
Sonra çık halk için sloganını at komik yaa, önce halkın inançlarına saygılı olmayı bir öğren demezler mi adama?
Adı tarihe geçmiş birsürü insan var herkez kendi tarafına yontar
Sizin din yorumunuz bukadar, fazlasını sizden bekleyemem zaten.
Din adına yapılan sömürüleride katliamlarıda unutmuyoruz.üstelik ülkemizin yakın tarihinde yaşanmış olan maraşlar çorumlar ve sivaslar
Adı tarihe geçmiş birsürü insan var herkez kendi tarafına yontar
evet doğru söylüyorsun herkes kendi tarafına yorumluyorr tıpkı senin yaptığın gibi
ya arkadaşlar ben bu alıntılarla cevap veremiyorum bir türlüü üstte yazılan kırmızı yerler bana aitttttt
manifesto 20.04.2006, 15:08 evet doğru söylüyorsun herkes kendi tarafına yorumluyorr tıpkı senin yaptığın gibi
Ben yaptığımdan hiç pişman olmadım.Dinim inancımdır dedim.Dinsizliği ise büyük bir fitne ve insanın şahsiyetsizleştirilmesi olarak gördüm.Milletin değerlerine fil dişi kulelerden bakmadım onun içinden geldim.
Bin yıllık ahlaki geleneğimize sırt çevirmedim, ahlaksızlığın her türlüsünün toplumları nasıl yıktığını gördüm.Kominizmmin Marksizmin Ataizmin Darwinizmin bu millete ve dünya insanlığına nekadar pahalıya mal olduğunu gördüm.Dün prag sokaklarında tanklar ile ezilenleri, azerbaycanda yaşanana kıyımı türkistandaki vahşeti gördüm.Kızıl orduların afganistan dağlarına bomba yağdırdığı günleri gördüm evet ben gçrdüm çünkü ben ayda yaşamıyorum.
İnsanlık bu beladan kurtulmuştur birdaha ebedi olarak geride bırakmışdır ama bazı kalıntıları var bu kıyamete kadar da devam edecek.
Dün MAO MAO diye Lenin Lenin diye duvarlra slogan yazanların kimler olduğunu gayet iyi biliyoruz milletde biliyor.Onlar bugünün APOCULARI.
Terösistleri devletine ve milletine silah çekenleri orduda camii yi bombalamaya çalışırken melun canından olanları millet bunları asla affetmiycek!!!!
Ne imiş bu yaşama katkısı olan kimselerin katkısı.F tipini protesto ediyorum diye masum insanların camını çerçevesini aşağı almakmıdır katkı?
Kafaya kırmızı bandlar sarıp teröristleri ve bombacıları alkışlamakmıdır bu katkı.
Aramızda ince ve kırmızı bir hat var sizde bende o hattın farkındayız.
Dışardan Rus yoldaşlarınızın kulaklarınıza 100 yıl önce fısıldadığı şeyleri savunuyorsunuz.Milletin canını yakmakdan başka ne işe yaradı bu arayışlar.
Teröristleri bile devrimci diye alkışlıyorsunuz.
Bende kelimelerimi israf etmem, benim için vatan kutsaldır kurda kuşa kızıla yem ettirmem.
Bana düşünce suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişdeydi artık yok
Ne imiş bu yaşama katkısı olan kimselerin katkısı. Türbanyasağını protesto ediyorum diye masum insanların giyimiyle kuşamıyla alay etmekmidir katkı?
Kafaya yeşil bandlar sarıp hizb-u teröristleri ve ölüm çukurcuları alkışlamakmıdır bu katkı.
Aramızda ince ve kırmızı bir hat var sizde bende o hattın farkındayız.
Dışardan İrticai yoldaşlarınızın kulaklarınıza 1400 yıl önce fısıldadığı şeyleri savunuyorsunuz.Milletin canını yakmakdan başka ne işe yaradı bu arayışlar.
Hizbu Teröristleri bile Müslüman diye alkışlıyorsunuz.
Bende kelimelerimi israf etmem, benim için vatan kutsaldır kurda kuşa yeşile yem ettirmem.
Alıntı:
bu ülkede hala Türban takmak suç
Bana türban suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişte nede şimdi yok
deniz gibi 20.04.2006, 15:15 Ya Sn. Manifesto Burda oturmuş öylece sana gülüyorum iki saattir.
Sen ne alem adamsın ya.Allah sana cennet ihsan eylesin.
Mekanın cennet olsun ya:buyukgoz:
Büyük adamsın...
Sen bu foruma bizi anlamaya değil boş boş eleştirmeye gelmişsin.Benim üniversitedeyken İPDC li çok arkadaşım vardı ama.Sen onların cahil fraksıyonusun anladım.Onlar akıllı ve hoş görülü adamlardı.
Sen bunları yapamadın.Biz seni affettik karalamayı bırak...
Alıntı:
bu ülkede hala Türban takmak suç
Bana türban suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişte nede şimdi yok[/quote]
hay ağzını pardonn ellerini öpeyim seninn
sevgili manifesto
bahsettiğin ülkelerde gerici güçlerin insanlara nasıl eziyet ettiklerini gördük bizde.hem burda kimse kimsenin inancını yargılamıyor ki sen kaptırmışsınn tam sanal yaşıyorsun.valla sen kabul etsende etmesende bizim inanana da+ inanmayana da saygımız ve sevgimiz vardır bizden olmasa bile.sosyalizm rejim olarak benimseyenler gerçekten sosyalist gibi yönetebilselerdi ülkelerini bu kadar haksızlık ve zulumler olmayacaktıı.
manifesto 20.04.2006, 15:23 Türbanyasağını protesto ediyorum diye masum insanların giyimiyle kuşamıyla alay etmekmidir katkı?
Hayır!, katkı hertürlü insani değeri yüceltmekdir.
Kafaya yeşil bandlar sarıp hizb-u teröristleri ve ölüm çukurcuları alkışlamakmıdır bu katkı
Bana hizbutahrir deme çünkü senden daha çok nefret ediyorum, piyon onlar ,dün nasıl aczimendiler kalkancılar fadime şahinler kullanıldı canlı yayınlarda yatak odası baskınları düzenlendi şimdide onlar sahneye itiliyor ama YEMEZLER.Bir oyuna birkez kanarız biz.
Dışardan İrticai yoldaşlarınızın kulaklarınıza 1400 yıl önce fısıldadığı şeyleri savunuyorsunuz
Aramızdaki fark bu olsun ben o 1400 yıllık İslama herşeyimi veririm.Peyganberin davasından başka bir dava bilmem.EVET aramızdaki fark bu.Siz bunu beğenmeyecek irtica diyeceksiniz siz bilirsiniz islam irtica değil bunu size anlatmak zorunda değilim herkez birgün bunların hesabını vericek çünkü.
"Hem madem ölüm öldürülemiyor ve ahiret kapısı kapatılamıyor o halde sorgu sula gerçekleşir"
Hizbu Teröristleri bile Müslüman diye alkışlıyorsunuz
Onları ve diğer teröristleri alkışlayanlar siz ve sizin gibi düşünenler farkımız bu.
İşinize geliyor değilmi İstiyorsunuz ki etafınızda sürekli karalayabileceğiniz Aczimendiler Kalkancılar bulunsun onların ne mal olduğunu biliyoruz bize anlatmayın onun için.
Bana türban suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişte nede şimdi yok
Yakında oda olur merak etmeyin dün tek tek sarıklıları sakallıları cübbelileri 28 şubatta caddelerden toplayanlar bunuda yaparlar -millet olmasa- ama millet var.
Alıntı:
manifesto´isimli üyeden Alıntı
Ne imiş bu yaşama katkısı olan kimselerin katkısı.F tipini protesto ediyorum diye masum insanların camını çerçevesini aşağı almakmıdır katkı?
Kafaya kırmızı bandlar sarıp teröristleri ve bombacıları alkışlamakmıdır bu katkı.
Aramızda ince ve kırmızı bir hat var sizde bende o hattın farkındayız.
Dışardan Rus yoldaşlarınızın kulaklarınıza 100 yıl önce fısıldadığı şeyleri savunuyorsunuz.Milletin canını yakmakdan başka ne işe yaradı bu arayışlar.
Teröristleri bile devrimci diye alkışlıyorsunuz.
Bende kelimelerimi israf etmem, benim için vatan kutsaldır kurda kuşa kızıla yem ettirmem.
Bana düşünce suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişdeydi artık yok
Ne imiş bu yaşama katkısı olan kimselerin katkısı. Türbanyasağını protesto ediyorum diye masum insanların giyimiyle kuşamıyla alay etmekmidir katkı?
Kafaya yeşil bandlar sarıp hizb-u teröristleri ve ölüm çukurcuları alkışlamakmıdır bu katkı.
Aramızda ince ve kırmızı bir hat var sizde bende o hattın farkındayız.
Dışardan İrticai yoldaşlarınızın kulaklarınıza 1400 yıl önce fısıldadığı şeyleri savunuyorsunuz.Milletin canını yakmakdan başka ne işe yaradı bu arayışlar.
Hizbu Teröristleri bile Müslüman diye alkışlıyorsunuz.
Bende kelimelerimi israf etmem, benim için vatan kutsaldır kurda kuşa yeşile yem ettirmem.
Alıntı:
bu ülkede hala Türban takmak suç
Bana türban suçundan yatan bir kimseyi gösterin ceza evlerinde o geçmişte nede şimdi yok
İşte Manifesto senin saldırıpta insanların savunmaya düşürdüğün oyunu sana uygulayınca nasılda savunma silahlarını kuşandın bir önceki mesajda aslında benim düşüncelerim değil sadece senin saldırdığın değerlerle savunduğun değerleri yer değiştirdim.
Anla artık herkesin savunduğu değerler vardır ve hepside kişiye göre haklıdır.
Tabii Anlayana, Kusura bakma senin yazdıklarını sadece kopyalamak ve bir kaç kelime değiştirmek dışında bir emeğim yok aslında yazının tamamı sana ait. Bu senin emeğin.
manifesto 20.04.2006, 15:38 4831
Sn.Batla gözün hizbulardan başkasını görmüyor heralde bu resimdeki kırmızı kafalılar la orada ölüm orucunda olduğunu söyleyen kırmızı kafalılar bana pek yabancı gelmediler.
Bu terörist Orduda bir camii ye bomba koyarken havaya uçtu.Hain leşi omuzlarda taşındı.O teröristi vatan ve millet düşmanın omuzlarda taşıyanları değilde beni suçluyorsunuz
Bravoooo.İşte sizin adaletiniz.
4831
Sn.Batla gözün hizbulardan başkasını görmüyor heralde bu resimdeki kırmızı kafalılar la orada ölüm orucunda olduğunu söyleyen kırmızı kafalılar bana pek yabancı gelmediler.
Bu terörist Orduda bir camii ye bomba koyarken havaya uçtu.Hain leşi omuzlarda taşındı.O teröristi vatan ve millet düşmanın omuzlarda taşıyanları değilde beni suçluyorsunuz
Bravoooo.İşte sizin adaletiniz.
Sayın Manifesto bizde semahlarda kırmızı takarız bizdemi bu kızıl kafalılardanız.
Yakında oda olur merak etmeyin dün tek tek sarıklıları sakallıları cübbelileri 28 şubatta caddelerden toplayanlar bunuda yaparlar -millet olmasa- ama millet var.
ne kıymetli canınız var öle deil mii siz ey islamın mirasçıları :)
sen ve sana benzeyenler yüzünden artık ALLAH-u EKBER sözünden korkar oldum ki bu allaha sölenebilecek en güzel sözlerden biridir belki ve benim bu güzel laftan korkmamı sağlayan millet -millet olmasa- iyiki var....
bizi gayri muslım belleyip kırk türlü dalevere çeviren seninkine benzeyen kafalar, inanç hürriyetini hiçe sayıp sokağımıza cami yapan ve yavuz sultan ismini koyan millet -millet olmasa- iyiki var....
28 şubatta toplanan sarıklı yobazlara hala uzulende Hz. Muhammed mustafa efendimize ve onun gözbebeği ehl-i beytine sahip çıkmaya çalışanlara hala yuh çekip dinsiz diyen millet -millet olmasa- iyiki var
sevgili haksızdan yana ve hertürlü değeri yükseltme çabasında olan değerli arkadaşımız; neden sadece türban konusunda kukruyorsunuz da her defasında başka şeylere gelince millet -millet olmasa- yı sus pus bürüyor.. buda mı islamın şartlarından biri yoksa bizim bilmediğimiz. nerde islamın adelet duygusu, nerde hoşgörüsü... din kardeşleriniz yokta şu devirde sadece mezhep kardeşleriniz mi var?
yaw kardeşim nedir bu bir arkadaşımız agzına geleni sayıyor ne bu yani insanların düşüncelerine ve yaptıklarına hıçmı saygısı yoktur . bi kırmızı bant takmışlar kafalarına demek ne oluyor bukadarda saygısız olmasak .F_tipi ceza evlerini gördünüzmü hiç yaşaya bilir misiniz ve neden sıyasetten girenler genelde bu tıp ceza evlerine koyuluyor .bu konu bu arkadaşı aşar hıç konuşmasın kimi manifesto..........
manifesto 20.04.2006, 15:45 Sayın Manifesto bizde semahlarda kırmızı takarız bizdemi bu kızıl kafalılardanız.
O soruya kendinin cevap vermelisin.Kızıl kafalı olmak marifet değilmiş demek ki.
Her gördüğüm kızıl kafalıyı elimde kızıl ölçer yok, terörist mi alevi mi yoksa başka birşeymi diye ayıramam.Eylemleri fiilleri ne ise ona göre karar verilir.
Etrafda cam çerçeve indirip sağı solu bombalayanları heralde ayırt edebiliriz.
Hepimizin içinde habis bir ur var söküp atmadan hiçbirimiz rahat edemeyiz.
O soruya kendinin cevap vermelisin.Kızıl kafalı olmak marifet değilmiş demek ki.
Her gördüğüm kızıl kafalıyı elimde kızıl ölçer yok, terörist mi alevi mi yoksa başka birşeymi diye ayıramam.Eylemleri fiilleri ne ise ona göre karar verilir.
Etrafda cam çerçeve indirip sağı solu bombalayanları heralde ayırt edebiliriz.
Hepimizin içinde habis bir ur var söküp atmadan hiçbirimiz rahat edemeyiz.
Daha önceki herkese slogan atıyorsun derken bakıyorum sende bayagı slogan öğrnmişsin. Manifesto bu konuları din kitaplarında yazmaz o nedenle anlamayada çalışma çünkü sen tiryakisin. Bu sigarayı kolay bırakamazsın ama bu tiryakilik sana çok zarar verir unutma.
Burda bunu tartışmayalım çünkü sana cevap vermeği artık lüks sayıyorum kendime amacım seninle tartışmakta değildi sadece empati için anlaman için senin msjnı değiştirdim. Ha bu ilk ama son olmayacak kısım kısm empati yaşaman için sana böyle süprizlerim olabilir.
O soruya kendinin cevap vermelisin.Kızıl kafalı olmak marifet değilmiş demek ki.
Her gördüğüm kızıl kafalıyı elimde kızıl ölçer yok, terörist mi alevi mi yoksa başka birşeymi diye ayıramam.Eylemleri fiilleri ne ise ona göre karar verilir.
Etrafda cam çerçeve indirip sağı solu bombalayanları heralde ayırt edebiliriz.
Hepimizin içinde habis bir ur var söküp atmadan hiçbirimiz rahat edemeyiz.
okurken senin yazdıklarını seni bir topluluğun önünde vaaz veriyor olarak canlandırıyorum kusura bakma bana bu hiissi sen veriyorsun.
valla biz kızıl kafalarımızla gurur duyuyoruz.bu ülkede insanlar sisteme baş kaldırdıysa sorunlar sadece topraklarımızın bir yerinde filizleniyorsa sorunu rejimde aramak lazım.
şimdi bizde her yeşil bandlıyı irtacacı diyerekmi mimliyelim
niyazimavi 20.04.2006, 18:32 Bu gidişle alevi vatandaşlarımız açlıkdan ölecek.
Yahu nedir bu ölüm orucu. Bir insan kendi canına nasıl kıyar , kendi canını siyasete nasıl alet eder.Can üzerinden nasıl siyaset yapılır.
Anlayamadım gitti. Kahrolsun F Tipi ee sonra ben aç olacam ölecem
eee hayırlı olsun.Helvasına geliriz.
Ölmeden sağ kalıp hakkını ara demezler mi adama?
Ayrıca o kafalardaki kızıl kuşak da ne anlamadım gitti.Hepsinin kafasında var.Terörist cenazesini kaldıranlarda kırmızı kuşaklıydı.Kızılbaşlığı mı temsil ediyor?
saçlarının beyazına mı sakladın alevini,
yoksa güneş sende mi batıyor geceleri,
ölüm toplasada çiçekleri,
çiçekte tohum biter mi
insanların ölmesi acı verici
Dün bir arkadasimi gördüm.Gözleri doluydu.
Ne oldugunu sordum.
Fatma Koyupinar Aclik Grevinde ölmüs dedi.
Cocukluklarinin beraber gectigini söyledi.
Cenazesi Antep e götürülecekmis...
güldestim 29.04.2006, 11:40 ben bu mantığı anlamıyorum işte,tamam direnelim,karşı gelelim bu haksızlıklara,hiç yılmayalım ama kendimizi hiç ederek değil...ölüm oruçlarına yatıp kendimizi öldürerek değil.unutmayın bize düşünen,iş yapan insanlar beyinler lazım...ölüm orucuna yatılıyor ne fayda bir düşünce ve yola aitsen o yol için işler yapmalısın...bu kadar ölüm orucuna yatıp ölen insanlarımız oldu,kim umursadı,kim bişey dedi...neye karşı gelindi yada düzen yoluna girdi...ölüm ölüm ölüm...başka birşey oldu mu???
tabi ki bu insanlara saygımız var ama bizim daha beyine güce ihtiyacımız var...
Yazdıklarına kesinlikle katılıyorum can.
duyarliligin icin tesekkürler keskem herkese senin kadar duyarli olabilse
saygilar
Kader GÜNGÖR 12.05.2006, 22:30 ben bu mantığı anlamıyorum işte,tamam direnelim,karşı gelelim bu haksızlıklara,hiç yılmayalım ama kendimizi hiç ederek değil...ölüm oruçlarına yatıp kendimizi öldürerek değil.unutmayın bize düşünen,iş yapan insanlar beyinler lazım...ölüm orucuna yatılıyor ne fayda bir düşünce ve yola aitsen o yol için işler yapmalısın...bu kadar ölüm orucuna yatıp ölen insanlarımız oldu,kim umursadı,kim bişey dedi...neye karşı gelindi yada düzen yoluna girdi...ölüm ölüm ölüm...başka birşey oldu mu???
tabi ki bu insanlara saygımız var ama bizim daha beyine güce ihtiyacımız var...
selam sana katılıyorum bize düşünen iş yapan insanlar lazım.olan sadece ölenlere oluyor.ölerek onların işine geliyor biri daha gitti mantığı hakim üzüleceklerini sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Boran_58 24.06.2006, 01:26 Manifestoya
F tipi demek tecrit demek yanlızlaştırılmak bugün ülkemizde f tipi hücrelerinde insanlar ölüm orucundalar ve dışarıda o insanlara destek olmak için ölüm orucuna yatan insanlar var bunlardan birisi avukat ve diğeride bir Anne. Birde bu insan canları üzerinden siyaset yapmıyorlar diyorsun. Bu gün bu insanlar niye ölüyorlar biliyormusun bugün hapishanelerden başlayan f tipi uygulaması hayatımıza kadar geldi mesela tv programları sende diyorsun helvasını yemeye gideriz bu ne demek ya böyle o insanlar bugün ölüme yatırdılarsa benlerini senin, benin ve bütün insanlar için bunu bilesin biraz duyarlı olmanı isterim vede insan olan herkesten bu konu için duyarlı olsun
Can üzerinden nasıl siyaset yapılır.
Anlayamadım gitti. Kahrolsun F Tipi ee sonra ben aç olacam ölecem
Ölmeden sağ kalıp hakkını ara demezler mi adama?
Eski bir konu ama bende açlık grevinin mantığını anlamış değilim...
Farklı eylem yapılabilinir..
Eski bir konu ama bende açlık grevinin mantığını anlamış değilim...
Farklı eylem yapılabilinir..
Katiliyorum, sisteme bir seyler anlatmak icin ölmeyi secmek, ortacag skolastik düsünce yapisindn kaynaklanir.
F tipi ceza evlerindeki ölüm oruçların eylemine destek olarak ceza evi dışında yapılan ölüm oruçu eylemi duyarlı her insan desteklemesi gereken bir eylemdir,cezaevin içindeki yaşam koşulları insanlık adına utanç vericidir f tipi ceza evlerin mimari emperyelist zihniyetlerdir,o zihniyete karşı gelmek suçtur ve yerin F tipi ceza evidir 0 zihniyetin içinde olmak ne olursanız olun ne büyük suçu işleseniz bile yeriniz F tipi cezeevinde olmaz olsa olsa sayın erbaken gibi villanızda evinizde olursunuz,sayın erbakan din adına islamiyet adına milyarlarca parayı bosna herseke yardım amacıyla topliyarak yan cebine indirmiştir,tabi başkalarıyla paylaşarak fakır fukara parası amacına ulaşmadan amaçlı insanların cebine inmiştir.
yaptığı suc deyil sadece para yerini deyiştirmiştir,buyuk meclis bile kurtarma oparasyonu içinde olmuştur,insanlar açliktan sefaletten kıvranırken onları düşünen yoktur,toplum içten çökmeye yönelmiş orman yasası gundemini kururken,basın ve görsel yayın sankitte bu durumdan haberi yokmuş gibi insanları suc işlemeye teşvik eder gibi olmuştur.
bazı arkadaşlarımız sadece yazayım adına hareket edip olumsuz tabloyu olumlu gibi göstermek ne kadar kendi içlerinde barişik oldukları şüphe uyandıryor.
işte geniş düşünmekle dar düşünmek arasındaki fark budur,emperyaslist ABD yönetiçileri yüz yılılk bir pilan üzerinde çalişmalar yaparken ,bizde baş örtüsü konusuyla çekişyoruz,yarınlarımız mechul.
sayın menifasto o eleşitirdiyin insanları hiç bir zaman kendi çıkarları için iş yapmadılar insanlık için insanlar için kendilerini bu yola koyuldular,kapitelizimden yararlanmak isteseydiler kapitalis düzenin kaymağıyla yaşarlardı.
bir çok yazında sosyelıstleri hedef aliyorsun sosyalislerle ilgili bilgini merak ediyorum tanımadığın insanları nasıl eleştiryorsun onlar için duyduğun bilgilerle mi düşman kesilmissin,arkadaşım sosyalis bir kişilikte herkes olamaz çok engebeli bir yoldur temeli dürüstlüktür hiç bir çıkara dayalı olmiyan insan sevgisiyle doludur.
bir yazında 1400 yıllık bir tarihtan övünyorsun dar bir düşünceyle konulara giryorsun senin o dediyin tarih köleci toplumdan feodel topluma geçiştir asırlar boyunca verdiyi hizmet çıkarcı kesimlerin çıkarını kurumaktan başka bişeye yaramamıştır,tarihler boyunca feodel düzeni koruma adına inançları kulanarak insan katliamı yapılmıştır bunda övünelecek bir durummu var.
bir insan lehine veya aleyhine her konuyu sorguluyabilyorsa o insana saygı duyarım tek taraflı ise çikar amaçlıdır.
tarafsız bir düşünceyle insanlar yargılanıp verilecek kararlara saygılıyım bunun dışında olan kararlar hukukla bir tarafı yoktur,bir insanın demokratik bir düzende demokratik hakını talebi kaba kuvetle karşılık verirsen,başka bir yolun seçimine zorlanmiş oluyorsun, o insan'mı anerşis?yoksa bu yola zorluyanlar'mı anerşist?.
1870 yılarında fransada kadınlar haklarını alabilmeleri için toplu şekilde meydanlarda kendilerini yanıcı madelerle ateşle yakarak eylemlerler gerçekleştirdiler.düzenin boyun eymesine neden oldular,toplumun eleştirmedi uyanmasına neden oldukları için destek verdiler,o eylemi yapanlar kınanmadı adları ölümsüzleştirildi.
bizde her türlü eylemi nedir sorgulama gereyi duyulmadan,eylemciler anerşist ilan edilyorlar.
bu zihniyetle her zaman bağımlı olmaya mahkum bir toplumuz hiç bir zaman bağımsız bir kimliyimiz olmiyacaktır,yine bu ulkeyi kim yönetmeye talıp olacaksa önce beyaz saraydan vize alacaktır,yine inançları kulanarak insanları sömürmeye davam edecekler.
saygılarımla...
manifesto 24.06.2006, 13:30 sayın menifasto o eleşitirdiyin insanları hiç bir zaman kendi çıkarları için iş yapmadılar insanlık için insanlar için kendilerini bu yola koyuldular,
Bu kanıya nasıl vardınız...F Tipini dolduran suçluların ekserini kendi düşüncelerindeki insanlar değil mi? Bu tepki gene kendi çıkarları için değil mi?
Tayadlıları izliyoruz yurdun değişik yerlerinde 10 15 kişilik guruplar ile adeta mayın gibi dolaşıyorlar ortalıkda.Çoluk çocuğu ön saflara sürerek propaganda yaptırıyorlar.Bu provakasyonlar neticesinde neyi amaçlıyorlar??? Birgün bir yerde halk tarafından linç edilirlerse ülkeye ne gibi bela açabileceklerinin farkındalar mı?
Ceza evleri SUÇLULAR içindir..Orada masum insanlar yoktur..Dolayısıyla onların islahı için en ağır şartlar gerekli..Bu en gelişmiş ülkelerde de aynı işleyişdedir..
bir yazında 1400 yıllık bir tarihtan övünyorsun dar bir düşünceyle konulara giryorsun senin o dediyin tarih köleci toplumdan feodel topluma geçiştir asırlar boyunca verdiyi hizmet çıkarcı kesimlerin çıkarını kurumaktan başka bişeye yaramamıştır,tarihler boyunca feodel düzeni koruma adına inançları kulanarak insan katliamı yapılmıştır bunda övünelecek bir durummu var.
Benim inancım kimseyi inançları için öldürmemişdir..Kişiler eylemlerinden dolayı kişisel değerlendirilir..İnanmayana zorlama yoktur.Ama inançlar ile alay ederek onları tahrik etmek baruta kibrit çakmak ile eşdeğerdir.Biz buna fitne diyoruz ki toplumu felakete sürükleyen şeytan hilesidir.1400 yıllık islam tarihinde soykırımdan , yağmadan,katliamdan bahsetmek mümkün değildir..Kıralcı,demokratik veya feodal mühim olan sistemin adının ne olduğu değil.Adil ve huzurlu bir toplum inşaa etmekdir...
Serkan_Devrim 24.06.2006, 15:50 Tayadlıları izliyoruz yurdun değişik yerlerinde 10 15 kişilik guruplar ile adeta mayın gibi dolaşıyorlar ortalıkda.Çoluk çocuğu ön saflara sürerek propaganda yaptırıyorlar.Bu provakasyonlar neticesinde neyi amaçlıyorlar??? Birgün bir yerde halk tarafından linç edilirlerse ülkeye ne gibi bela açabileceklerinin farkındalar mı?
bu nası bir mantık anlamadım. tayadlılar mayın gibi dolaşıyormuş. ne yapıyorlar? özgürlük diye bağırıyorlar. vay kafirler!
aklıma birden Fazıl Hüsnü Dağlarcanın şiirir geldi
SORGU'DA
Seni alçak
Seni yabanın domuzu
Seviyorsun ha
Köroğlu’n da pir sultandaki sazı
Sana ne açın çıplağın
Ekmeği tuzu
Niye dilinden düşmüyor
ulusal gelirin çoğu azı
senin omzun ağrırmış öylemi
sancırsa ta uzaktaki birinin omzu
de bakalım ne yılanlıklar taşımakta
şu elindeki yazı
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
manifesto 24.06.2006, 15:57 bu nası bir mantık anlamadım. tayadlılar mayın gibi dolaşıyormuş. ne yapıyorlar? özgürlük diye bağırıyorlar. vay kafirler
Evet tayadlıları hararetle savunmandan anlaşılıyor.
Her yerde polisle çatışanlar onlar
Her yerde gittikleri yörenin insanından tepki alanlar onlar unuttun mu?
Ne için özgürlükmüş bu? Bu ülkede düşüncesinden dolayı hapis yatanlar oldu ama artık suç değil dolayısıyla düşüncelerinden dolayı hapis yattıklarından mı bahsedicez?
kafir yada değil beni ilgilendirmiyor,kafirde olsa insan insandır ama halkı provake etmekden vazgeçsinler..hepimizin canı yanar..
Serkan_Devrim 24.06.2006, 16:11 Evet tayadlıları hararetle savunmandan anlaşılıyor.
Her yerde polisle çatışanlar onlar
Her yerde gittikleri yörenin insanından tepki alanlar onlar unuttun mu?
Ne için özgürlükmüş bu? Bu ülkede düşüncesinden dolayı hapis yatanlar oldu ama artık suç değil dolayısıyla düşüncelerinden dolayı hapis yattıklarından mı bahsedicez?
kafir yada değil beni ilgilendirmiyor,kafirde olsa insan insandır ama halkı provake etmekden vazgeçsinler..hepimizin canı yanar..
manifesto ,
adamlar kendi yoldaşlarından birinin cenazesine veya ölüm yıldönümünde kabir ziyaretine bile gidemiyorlar. ne özgürlüğünden bahsediyorsun. insan dilinini tutsak edeceksin, sonrada bu ülkede özgürlük var diyeceksin. olurmu? tayatlılar monotof kokteyl atmazlar, cam kırmazlar vs. tek yaptıkları slogan atmak. ben tayadlı değilim ama insan slogan atamayacaksa vah ülkemin haline. vede o çok savunduğun sayın Erdoğan bile bu konuda halkın linç girişimini kınamış ve tayadlılara yapılanları doğru bulmadığını belirtmişti. sayın Erdoğanın bu yaptığı çok hoşumada gitmişti.
Bu kanıya nasıl vardınız...F Tipini dolduran suçluların ekserini kendi düşüncelerindeki insanlar değil mi? Bu tepki gene kendi çıkarları için değil mi?
sayın menifasto,o cezaevindeki insanların hepsine suclu diyemessin o insanlar ülkenin bağımsızlığı için kapitelist düzene karşı oldukları için,taraflı bir yargı karariyla suçlu ilan edilyorlar,oysa o insanlar kendi kişisel çıkarlarını düşünyor olsaydılar bu durumda olamiyacaklarını sende bilyorsun.
tepkileri bireysel çıkara dayalı olmadığı,halkın çıkarını düşünerek kapitelist düzene karşı zindanlarda bile başkaldırmanın gürürü içinde olduklarını ilan ediyorlar.
Ceza evleri SUÇLULAR içindir..Orada masum insanlar yoktur..Dolayısıyla onların islahı için en ağır şartlar gerekli..Bu en gelişmiş ülkelerde de aynı işleyişdedir.
suçluları birbirleriyle karıştıryorsun düşüncelerinden dolayı suçlu ilan edilenler sana göre suçlu iseler,bana göre suçlu deyiller onlar bilnçli şekilde bu yola koyuldular bu bayrağı götürebildikleri kadar görtürüp devir edecekleri ,yürekleri insan sevgisiyle dolu devir alacak çok insan vardır.
islah edilecek onlar deyil halkımızı çikmaz yolara sürükliyenlar islah edilmesi gerekir,bir ekmeye bile halkımız muhtaç edilmiş duruma düşürdüler diş emperyalis güçlerin üşaklığı yaparak ülke bölünme durumla karşı karşıya getirdiler.
yasalara göre yaşı küçük çocukları bile gece yarısında yaşı büyütülüp idam sephasına götürdüler,fikir suçlusu diye.
burnumuzun dibinde olan irak ne durumda olduğunu hepimiz tanık oluyoruz.
Benim inancım kimseyi inançları için öldürmemişdir..Kişiler eylemlerinden dolayı kişisel değerlendirilir..İnanmayana zorlama yoktur.Ama inançlar ile alay ederek onları tahrik etmek baruta kibrit çakmak ile eşdeğerdir.Biz buna fitne diyoruz ki toplumu felakete sürükleyen şeytan hilesidir.1400 yıllık islam tarihinde soykırımdan , yağmadan,katliamdan bahsetmek mümkün değildir..Kıralcı,demokratik veya feodal mühim olan sistemin adının ne olduğu değil.Adil ve huzurlu bir toplum inşaa etmekdir...
inançlarla alıp vereceyim yok, insanların bariş bir ortamda olmaları için ilke edinmiş tüm inançlara ve fikirlere saygım sonsuzdur,hiç bir zaman insanların inancıyla alay edilecek bir durum yaratmadım ve yaratmam,sadece o inançları çıkar doğrultusunda kulanılmasına karşıyım.
size göre inançlarınınızı sorguliyan olursa fitne diyorsunuz , hatanız burda, hatanızı örenmek istemiyorsunuz veya buna tahamulunuz yoktur.
bir az tarih okumanızı tevsiye ederim 1400 yılılık islam tarihinde inançlarından dolayı yapılan soykırımlar tarih sayfalarında mevcuttur,yavuz sultan selimin yaptığı soykırımlardanda haberin yoktur, türklerin, islamiyeti ne şartlar altında kabul etiklerinden de haberin yoktur.
baskıyla ve zorla yaptırılan her şey karşı bir tepkiye gebedir,oysa islam dini(eldiynu yüsran valhuva üsran) barıştır sevgidir, engebeli deyildir,bunun tam aksi yaratılmıştır,bu hata günümüzün hatası deyil çok eski bir hatadır hale o yolla davam edilyor,islam dinin içindeki çıkar çatışmaların nedenleri sorgulanması yerine bireysel çıkar uğruna kulanılmasına sağlanmıştır,hiç bir zaman adil ve huzur bir toplum inşa edilmemiştir,çünkü böyle bir toplum inşa edilirse bireysel çıkarların ekmeyi kalmaz,günümüzdeki emperyalist güçlarin ekmeyine yağ süren islamiyetin içindeki hüzürsüzluktur,yüzeysel olarak amarika emperyalizme karşı gösterillen tepki amarikan çıkarını korumaya yaramaktadır..
saygılarmla...
manifesto 25.06.2006, 12:55 ali_ekber : F tipini protesto etmek neyin mücadelesi? yada neyin hak arayışı..
ceza evi işte F tipi E tipi N tipi ne farkeder..tabi hapishaneleri örgüt evi gibi kullanamıyorlar oralardan yasadışı eylemler için talimat veremiyorlar onun acısı ben böyle düşünüyorum..
Ayrıca halkın linç girişimini savunmuyorum,mesele bu tip olaylara sebebiyet vermemek..
Her tepki vereni ülkücü ilan ederek vatandaşın tepkisini ülkücülermiş gibi hafife alamazsınız..Oranın esnafı,satıcısı işbortacısı vesair insanı..
Kapitalist düzene karşı mücadele mi edilecek..bunun yolu bellidir meşru yollar ve hukukun imkan verdiği çerçeveler..başka türlü yollara saparsan haklı davanda haksızlığa düşersin.Ben F tipini bu ülkede protesto eden başka bir kimse bilmiyorum,o insanların olması tesadüf mü?
Serkan_Devrim 25.06.2006, 15:35 ali_ekber : F tipini protesto etmek neyin mücadelesi? yada neyin hak arayışı..
ceza evi işte F tipi E tipi N tipi ne farkeder..tabi hapishaneleri örgüt evi gibi kullanamıyorlar oralardan yasadışı eylemler için talimat veremiyorlar onun acısı ben böyle düşünüyorum..
Ayrıca halkın linç girişimini savunmuyorum,mesele bu tip olaylara sebebiyet vermemek..
Her tepki vereni ülkücü ilan ederek vatandaşın tepkisini ülkücülermiş gibi hafife alamazsınız..Oranın esnafı,satıcısı işbortacısı vesair insanı..
Kapitalist düzene karşı mücadele mi edilecek..bunun yolu bellidir meşru yollar ve hukukun imkan verdiği çerçeveler..başka türlü yollara saparsan haklı davanda haksızlığa düşersin.Ben F tipini bu ülkede protesto eden başka bir kimse bilmiyorum,o insanların olması tesadüf mü?birincisi bu mahkumlar adi birer katil veya hırsız değil. devleti dolandıran, bankaları hortumlayan da değiller. bu insanlar fikirlerinden dolayı mahkum olmuş insanlardır. F tipi ise tecridlerin yapılışıdır. amaç bu kişileri sindirmek.
manifesto 25.06.2006, 19:23 insanlar fikirlerinden dolayı mahkum olmuş insanlardır
? fikir mi? hangi fikir? düşünce nin suç olmakdan çıktığını sende iyi biliyorsun...
Onlar üzerinden genel konuşucam hemen hemen hepsi yasadığı sol veya sağ örgüt üyeleri..bunu biliyorsundur heralde...
Ülkede rejimi yıkmaya dönük faaliyetler heralde fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez...
canazerbaycan 25.06.2006, 20:55 Ali Ekber kardeş,
Bu insanlar sadece fikirlerinden dolayı mahkum olmadılar. Türkiye'de Marksist-Leninist düşünceyi savunmak yasak değil. DSİP, TKP, EMEP, ÖDP gibi bir sürü sosyalist, marksist-leninist siyasi parti var. Bunlardan hangisinin üyeleri hapiste. Söz konusu mahkumlar; DHKP/C, TKP/ML TİKKO, TKİP vs. gibi düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkan birtakım örgütlerin üyeleridir. Kendileri de silahlı mücadele içinde olduklarını inkar etmiyorlar zaten. Bunlar siyasi mahkumdur. Fikir mahkumu değildir. Marksist düşüncelerinden dolayı değil bu düşüncelerini silah zoruyla iktidara taşımak gayelerinden ötürü mahkum olmuşlardır.
:)
Sonrada tabela ile oynamış..kim olduğunu merak etmiyorum ama Trabzonda ki vatandaşın tepkilerini daha nekadar yoklayacaklar onu merak ediyorum..
Sonunda illaki birilerinin linç edilmesine mi sebep olmak lazım.
Kimse F tipi E tipi deyim mahkumları savunmasın..
Hayattan tecrit etmek için tabiki,suçlular en azından bukadarını hakediyorlar...
Bu düşünce bana insani yargılardan uzak üstelik dini bir yaklaşım içinde kendini savunan ama böyle düşünen birisi yaratılanı sevmedikten sonra neye yararki neyse bu konuya girmeden işin yasalar ve insan hakları tarafından bahsetmemle yetineceğim.
Bir Kere Trabzon Halkının sabrı ne demek. Tayad öyle yada böyle yasaların kabul ettiği yasal bir dernektir. Yasal Derneklerinde istediği bölgede istediği yerde şube açma ve örgütlenme hakkı vardır ve yasaların güvencesi altındadır. Kaldı ki yasa koyucular Trabzonda yasaları uygulayacağı yerde halkı kışkırtıp yasalsızlıkları meşrulaştırma sizinde çok yabancı olmadığını hani meşhur "Tahrik" unsuruyla çalışmış çabalamışlardır gelinen noktada yine yasalarda yargılanmayan hiçbir insana ceza kesilemez hele devletin yasalarıyla suçlu ilan edilmedikçe kimse şuçlu damgası vurulamaz ve fiili yaptırımlarda bulunamaz der.
Ve adeta linçi destekler yaklaşımınız zaten fazla yorumuda gerektirmiyor.
Ali Ekber kardeş,
Bu insanlar sadece fikirlerinden dolayı mahkum olmadılar. Türkiye'de Marksist-Leninist düşünceyi savunmak yasak değil. DSİP, TKP, EMEP, ÖDP gibi bir sürü sosyalist, marksist-leninist siyasi parti var. Bunlardan hangisinin üyeleri hapiste. Söz konusu mahkumlar; DHKP/C, TKP/ML TİKKO, TKİP vs. gibi düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkan birtakım örgütlerin üyeleridir. Kendileri de silahlı mücadele içinde olduklarını inkar etmiyorlar zaten. Bunlar siyasi mahkumdur. Fikir mahkumu değildir. Marksist düşüncelerinden dolayı değil bu düşüncelerini silah zoruyla iktidara taşımak gayelerinden ötürü mahkum olmuşlardır.
Peki fikir olmadan silahlı mücadele olur mu? Kavramları bu kadar yanlış kullanmayalım. Hiçbir şiddetin meşruluğuna inamıyorum ama ister yasal ister yasadışı ama bu denlide yanlı bakış açısıyla onlar kafası boş sadece silah kullanıyorlar gibi bir yaklaşım doğmatik geliyor.
Ayrıca ÖRGÜT ÜYELİĞİ nden birçoğu yargılanmış ve mahkum olmuştur. Bir fikri savunmak tek başına yeterli bir sebeptir yazılı olmayan kanunlara göre ve hiçbir örgütle alakası olmayan binlerce insan bu memlekette örgüt üyesi adı altında yıollarca hapis yattı yıllarca katledildi ve aylarca işkenceden geçirildi.
Peki şu kanun niçin çıkarılmıştır hiç sorguladınız mı? Örgüt Üyesi olamk suçundan şu kadar yıla makum haberlerini yıllarca duyduk duymaya ve kullanmayada devam ediyoruz. Peki hangi örgüt üyesine sicil kaydı tutuyor yada noter tasdikli üyeliğini onaylatıyor. Olmayan bir sistemve uygulama yüzünden insanlar çok rahat suçlanıp ve çok rahat antidemokratik bir şekilde yargılanıp yıllarca mahkum edilmesi katledilmesi işkence yapılması size çokmu mantıklı geliyor.
Oysaki silah zoruyla olan birçok yapılanma vardır Türkiyede ve bugün silah zorunu kullanan ırkçı ve milliyetçi cephe yıllarca bu mücadeleyi sürdürdü onlara neden örgüt yada üyelik suçlaması ile yargılanma yapılmadı.
O nedenle görüş açımızı biraz değiştirmemiz gerekli madem ÖDP EMEP ve diğerlerini fikir kapsamına sokuyorsunuz o zaman sizde bir çelişki yaşıyorsunuz demektir. ÖDP ve EMEP olmadan önce başka adlarda onlarda silahlı mücadeleyi savunan bir kuşaktan gelmişlerdir. Ama gelinen noktada bu bakış açısı ile şu anki Tecrit yasalarını savunmak ve Tecriti meşrulaştırmak insan haklarını savunan hiçbir insanın kabul edeceği bir gerçeklik olamaz. Dünya Uluslar arası İnsan Hakları sözleşmesi ilede mahkumlarında hakları olduğunu birkez daha hatırlatmam gereklidir. Şu tespitlere iyi bakın;
1) Yapılan F-tipi herhangi bir bilimsel araştırma sonucu yapılmamış. Bilimsel bilgilere dayanmıyor. Uzmanlara danışılmamıs, görüş
alınmamış ya da uzman görüşleri dikkate alınmamıştır.
2) TMY'nin 16. maddesine dayanarak yapılıyor.
3) Türkiye'de 71 bin tutuklu ve hükümlü var. Halbuki yapılacak F-tipi cezaevinin toplam sayısı 11 olacak ve ancak 4 bin civarı kişiyi barındırabilecek. Olay bakanlığın açıkladığı gibi koğuş sisteminden vazgeçilmesi nasıl mümkün olabilir, şüpheli. TMY'nin 16. maddesinin gereği ve kimler konulacağı belli. (Henüz mahkemesi süren tutuklular. Hükümlüler. Pankart asanlar, bildiri dağıtanlar, mitinglerde gözaltına alınanalar vs!!!)
4) F-tipi dünyada 1800'lerin düşüncesinin ürünüdür.
5) Bugün Avrupa'da F-tipi benzeri cezaevleri vardır. Fakat Avrupa'da mahkum hakları diye yasalar da vardır, yani tutuklu ve mahkumlar en ince ayrıntısına kadar yasalarla belirlenmiş güvenceler altındadır buda yıllarca verilen mücadele sonunda kazanılmış haklardır. (Avrupa'da yasa demek uygulanıyor demektir, ya Türkiye'de?). Ayrıca Avrupa'daki F-tipi benzeri cezaevlerinde odalar sadece akşam yatmak icin kullanılıyor. Gündüz ortak mekanlar kullanılıyor. Türkiye'deki F-tipi bu durumda tamamen hücre, izolasyon oluyor, mekan çok kısıtlı ve her şey, suyun akması, elektrik merkezi kontrol altındadır. Yani işkenceye elverişli haldeler.
6) Cezaevi ve infaz uzmanı gördüğü üç kişilik odada 12 sakıncalı durum tespit etmiş. Örneğin bir afet ya da yangın durumunda odalardan insaların çabuk tahliye edilebilmesi için bir mekanizma yokmuş, tam tersi tahliye oldukça zor ya da mümkün değildir denmektedir.
7) Türkiye'deki F-tipi yalnızlaştırma, tecrit amacı güdülüyor. Bunun vahim sonucu intihar ya da çıldırma benzeri durumudur.
8) Şu anda dünyadaki eğilim koguş sistemidir. Avrupa ve Amerika F-tipi benzeri cezaevlerinden vazgeçiyor. 10-15 kişilik koğuş sistemine yoneliyorlar. Araştırmalar ve daha önce birçok ülkede uygulanan doğal sonuçlarda oraya çikan durum budur.
9) Avrupa birliği işkenceyi ve kötü muameleyi önleme komisyonunun F-tipi cezaevleriyle ilgili verdiği ilk raporda bazı düzenlemeler koşuluyla (bu düzenlemeler üsttekiler çerçevesinde, tutuklu ve mahkumların da istediği düzenlemeler aslında) ancak olumlu görulmüştür.
10) Avrupa Birligi'den son çağrılan iki kişilik heyet Oral Çalışlar ve diğer aydın grubu elemanlarıyla görüşmüş, dikkat çekilen olumsuzluklar konusunda hem fikir olmuşlar ve dünyadaki eğilimin koğuş sistemi olduğu konusunda da hem fikirmişler. Ama şu ana kadar tek bir adım atan olmaması sanırım bu süreçte planlanan yoketme girişimidir.
11) Unutulmaması gereken bir nokta ise, Avrupa ülkelerinde Türkiye'deki gibi 12 bin civarı siyasi tutuklu ve hükümlünün olmadığıdır. F-tipi cezaevine konacak tutuklu ve hükümlüler'in belki yüzde 90'ı Avrupa ülkerindeki yasalara göre suçlu değildir.12 bin civarı siyasi tutuklu ve hükümlünün (terör kapsamı altına girenlerin) 11 bin civarının hiçbir şiddet eylemine karışmadığını söyleniyor.
Hal böyle iken F Tipi uygulaması bir işkencedir ve İnsana yapılan işkencede nerden bakarsanız bakın İnsanlık Suçudur.
Bu işin Sosyal yanı Dindar olduğunu söyleyen insanlarımızında öncelikle inandıkları dinin esirlerle ve kötü muamelerle ilgili olan ayetlerini tekrar okumasını isterim.
Siya Saperen 26.06.2006, 04:32 -Mışlar -muşlar varsayımlar...
Anayasayı bilen arkadaşlarımız muhakkak ki vardır. Bunu gözönünde bulundurarak (varsayımsız) hangi konularda ihlal oldugunu açıklayabilecek bir arkadaşımız varmı?
Peki bu durumda linç girişimlerini nasıl açıklayacaksınız. Halkın inançlarına saygısızlık mı? Önce konunun özüne inip bunları tesbit etmeye ne dersiniz?
Eger ülkede varolan anayasaya inanan insanlar isek bunu gözardı etmeden konuşmalıyız. Malum dernek üyeleri anayasa dogrultusunda kişisel haklarını aramaktadırlar. Protesto (her ne kadar yazılı kurallar ve uygulamalar farklı olsada) her bireyin temel hakkıdır. Bu dogrultuda anayasaya uymayan eylemleri bir bir sıralamak durumundayız.
Malum dernek üyelerinin halkı provake ettigi söyleniyor. Hangi konular bunlar? Kişisel hakkını aramaya karşı nasıl da tepki durumundayız. Hiç düşünen oldumu anayasa, devlet diye nutuk atanlar kişisel haklarını arayanlara karşı yapılan saldırıları nasıl yorumluyor? Peki anayasal düzeni saglamakla görevli kolluk kuvvetlerinin bu duruma karşı tavırları nedir?
Şunu çok açıkça söyleyebilirim ki; Sivas'ta otel yangınını çıkaran gerici zihniyet ile malum dernek üyelerine yapılan saldırılarda bulunan zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Kendi görüşlerine uymayan, aynı şekilde davranmayan gruplara karşı hep bir kin ve öfke hüküm sürmektedir. Bunun en büyük nedeni oluşturulan yanlı basındır. Nasıl ki geçenlerde anayasa mahkemesi baskınında ismi lazım degil bir yayın organı kimi avukatları hedef gösterdi ise aynı durum malum dernek üyeleri içinde geçerlidir. Basın kendi provakasyonunu kendisi yapmaktadır!..
F tipi hücreler ise insanlık adına bir suçtur. Her şeyden önce insan sosyal bir varlıktır. Buna karşılık tecrit, insanın düşünme yeteneğinin zaman içerisinde törpülenerek insanlıktan çıkarılması sürecidir.
Tecrit kör bir kuyudur. Uzun süreli tecrit kişiyi, fiziki, psikolojik ve biyolojik olarak yıkıma uğratır.
Tecrit, kişiye çözümsüzlüğün kabul edilmesinin dayatılmasıdır.
Tecrit, zora dayalı kişiliksizleştirme programıdır.
Tecrit sessiz imhadır.
Bu durumda tecriti hala savunmak insanın dogasına karşı gelmek, yapılan işkenceye destek vermek demektir!..
Destek vermek zorunda degilsiniz. Bu kişisel bir tercihtir. Fakat protesto eden, hakkını arayan dernek üyeleri için psikolojik saldırıda bulunmak bir suçtur! Kişilerin kendi isteklerini, taleplerini dile getirmesine engel olmak suçtur! Malum şahıslara fiziksel tepkide bulunmak suçtur! Kolluk kuvvetlerinin olaylara seyirci kalması suçtur! Vs. vs.
Peki bunca suçun işlendigi bir ortamda (aksi isbat edilene kadar her birey masumdur!) demokratik bir şekilde hakkını aramaya çalışan gruplara verilen tepki ve buna destek vermek hangi zihniyetin ürünüdür?
TAYAD'lı degilim. Fakat oluşturulan bu hava ve kişisel haklarını arayan gruplara karşı yaratılan bu reaksiyon antidemokratik bir çizgidedir. Bireyler her ne kadar farklı çagrışımlar yapsada cezai infazları uygulanırken dahi insani bir boyutta yapılması zorunlulugu vardır. Buna riayet edilmedigi bir ortamda anayasa, demokrasi, hukuk ve adalet gibi tanımların kullanılması komediden başka bir şey degildir. Zira ortada insan haklarının çignenmesi üstelik bu anayasal zıtlıga ramen devam edilmesi gibi bir gerçek sözkonusudur.
Saygılar...
manifesto 27.06.2006, 15:27 canazerbaycan ; DHKP/C, TKP/ML TİKKO, TKİP vs. gibi düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkan birtakım örgütlerin üyeleridir. Kendileri de silahlı mücadele içinde olduklarını inkar etmiyorlar zaten. Bunlar siyasi mahkumdur. Fikir mahkumu değildir. Marksist düşüncelerinden dolayı değil bu düşüncelerini silah zoruyla iktidara taşımak gayelerinden ötürü mahkum olmuşlardır
Bu söylediklerinize aynen katılıyorum..meşru örgütlerin meşru üyeler hür ve özgür olarak düşüncelerini ifade ediyorlar...
Tayad'lıların ikinci Trabzon seferine gelince bence bir sorun yok...her defasında polis onları linçden kurtarıyor ama birgün bunu muaffak olamazsa yine asıldık kesildik zılgıtları duymayız inşallah..
Balta ; Hiçbir şiddetin meşruluğuna inamıyorum ama ister yasal ister yasadışı ama bu denlide yanlı bakış açısıyla onlar kafası boş sadece silah kullanıyorlar gibi bir yaklaşım doğmatik geliyor.
:) kafalarının boş olmadığı aşikar zaten mesele hukuk meselesi , yani yasal mı değil mi.? eğer yasal değil ise onları yasalmış gibi mi farzedicez???
Şİmdi DHKPC yasal mı değil mi??? yasadışı örgüt mü değil mi??? üyeleri suçlumu değil mi??? buna açık ve net cevap vermeliyiz...
4) F-tipi dünyada 1800'lerin düşüncesinin ürünüdür.
? suçluları ve örgüt üyelerini hapishanede pasifize etmek için gayet muntazam bir yol gibi geldi bana..ayrıca bu tip hapishaneler sadece bizim ülkemizde yok.
Peki bu durumda linç girişimlerini nasıl açıklayacaksınız
Siyah Martı ; Linçlerin mantıklı açıklamaları olmaz...Yani mantıksız ve reflekssel bir tepkidir sorun da o zaten...
Malum dernek üyeleri anayasa dogrultusunda kişisel haklarını aramaktadırlar
? Mesela bir Rum yada yunan vatandaşımız anayasal hakkını kullanmak için mesele Ruhban okulunun açılması için etrasındaki kişiler ile muhafazakar ve dindar olduğu bilinen bir çevrede gösteri yapmaya kalksa ne olur sonuç???
Yani yaptığı yasalara uygundur ama yasalara uygunluğu yaptığı eylemin doğruluğu için yeterli mi? uygun zemin ve mekanın hiç mi önemi yok??
Ben hapisanelerin kontrol altında tutulması gerektiğine inanıyorum,aksi halde geçmişde yaşanan isyanlar ve ölümler gene tekrarlarınır.Her ay Venezuelada hapsihanelerde isyanlar ölümler oluyor..devlet elbette oradaki insanları kontrol altında tutmak için yöntem geliştirme hakkına sahiptir...
Ben bir hapisane koğuşu fotoprafı görmüşdüm sol görüşlü kimler orayı örgüt evine çevirmiş,sağ görüşlü mahkumlar da aynı şekilde ... bunlar doğru durumlar ve neticeler değil...
karakartal 06.07.2006, 19:14 yazıların çoğunu okudum ve ben manifesto ya bazı konularda hak veriyorum. Alevilik objelerinin siyasi amaçlarda boy göstermesi içimi sızlatıyor. Sadece bu konuda yazmak istiyorum. Bu çok önemli bir konu ve beni çok üzüyor. Kendime alevi kimliği yakıştırdığımda, kendimi otomatikmen sosyalizm yada devrimin içinde buluyorum. Keşke sadece alevilik (4 hece 8 harf) davasında savaşabilsek.
Siya Saperen 06.07.2006, 20:03 ? Mesela bir Rum yada yunan vatandaşımız anayasal hakkını kullanmak için mesele Ruhban okulunun açılması için etrasındaki kişiler ile muhafazakar ve dindar olduğu bilinen bir çevrede gösteri yapmaya kalksa ne olur sonuç???
Sn. Manifesto;
Sebep ve sonuç ilişkisinden çok irdelememiz gereken yönlerin sosyal yaşam içerisindeki verilmiş haklar ve bunların kullanımı oldugunu düşünüyorum. Sizin verdiginiz örnekteki reaksiyon sadece toplumun medeniyet seviyesinin bir ibaresi olabilir. Ayrıca mevcut rejim buna müsade ediyor. Bu dogrultuda bölge insanının verdigi tepki (etki) dogrultusunda degil kimi çevrelerin kışkırtması sonucunda oluşacagını söyleyebilirim. Sorunların sadece kabakuvvetle çözülemiyecegine inanan insanların varoldugu gerçegide yadsınamaz. Bildigim kadarıyla muhafazakar diye nitelendirdiginiz çevrelerin inançsal bakış açıları nedeni ile olaya kabakuvvet ile yaklaşmak yerine diyalogu seçmeleri gerektigini sanıyordum. Benmi yanlış yorumluyorum yoksa sizmi?
Ben hapisanelerin kontrol altında tutulması gerektiğine inanıyorum,aksi halde geçmişde yaşanan isyanlar ve ölümler gene tekrarlarınır.Her ay Venezuelada hapsihanelerde isyanlar ölümler oluyor..devlet elbette oradaki insanları kontrol altında tutmak için yöntem geliştirme hakkına sahiptir...
Ben bir hapisane koğuşu fotoprafı görmüşdüm sol görüşlü kimler orayı örgüt evine çevirmiş,sağ görüşlü mahkumlar da aynı şekilde ... bunlar doğru durumlar ve neticeler değil...
Elbekteki cezaevleri kontrol altında tutulmalı. Fakat bu içerde bulunan canlıların insan oldukları gerçegini degiştirmemeli. Sorunun çözümünü kapalı kutu bir tecritte aramak yerine daha insancıl ıslah çalışmaları yürütülebilir. Geçen gün bir makale okudum. Bir psikanaliz uzmanı cezaevlerinde psikolog destekli ıslah çalışmaları sonucunda topluma kazandırılan bireylerin digerlerine oranla çok daha fazla hayata tutundukları ve çevrelerine yararlı bireyler haline geldiklerinden söz ediyordu. (Çok ısrar ederseniz kaynak gösterebilirim.)
Böyle yapıcı bir tablo sözkonusuyken hala insanlık suçu olan tecrit edilmeye karşı destek verilmesinin altında farklı bir neden aranması gerektigi kanısındayım. Bunun adı siyasi nedenler olabilir. (Korku, kin, düşmanlık ve varyasyonları. Bunlar benim varsayımlarım)
Anlamayan arkadaşlar için bir kez daha tekrar etmek istiyorum. Her ne olursa olsun tecrit insanlık suçudur. Bu suça iştirak edenler düşünsel veya uhrevi inançlarını tekrar gözden geçirmeliler. Eger sözüne ettikleri gibiyse tabi...
karakartal; yazıların çoğunu okudum ve ben manifesto ya bazı konularda hak veriyorum. Alevilik objelerinin siyasi amaçlarda boy göstermesi içimi sızlatıyor. Sadece bu konuda yazmak istiyorum. Bu çok önemli bir konu ve beni çok üzüyor. Kendime alevi kimliği yakıştırdığımda, kendimi otomatikmen sosyalizm yada devrimin içinde buluyorum. Keşke sadece alevilik (4 hece 8 harf) davasında savaşabilsek.
Merhaba karakartal;
Hassasiyetinizi anlayabiliyorum. Bir çok zaman bende sizin bu tepkinize benzer tepkiler gösterebiliyorum. Fakat bazı noktalarda haklı olmayabilirsiniz. Herhangi bir eylem içerisinde bulunan şahısların kendi inançları dogrultusunda hareket etmeleri o ınancı baglamaz. Her ne kadar içerisinde bulundugumuz toplum dışlamak için neden arasada bu sebepten dolayı insanların hakları adına savaşmalarını bırakmalarını istemek veya inançlarından soyutlanmalarını beklemek yanlış olur. Bu toplumun algıları ile ilgilidir. Toplumun büyük bir kısmı belirli bir kalıba oturtmuşsa bu önyargıyı yıkmak çok zordur. Özellikle Alevi'lere bakış açıları konusunda...
dewrano62 06.07.2006, 20:57 ben bu mantığı anlamıyorum işte,tamam direnelim,karşı gelelim bu haksızlıklara,hiç yılmayalım ama kendimizi hiç ederek değil...ölüm oruçlarına yatıp kendimizi öldürerek değil.unutmayın bize düşünen,iş yapan insanlar beyinler lazım...ölüm orucuna yatılıyor ne fayda bir düşünce ve yola aitsen o yol için işler yapmalısın...bu kadar ölüm orucuna yatıp ölen insanlarımız oldu,kim umursadı,kim bişey dedi...neye karşı gelindi yada düzen yoluna girdi...ölüm ölüm ölüm...başka birşey oldu mu???
tabi ki bu insanlara saygımız var ama bizim daha beyine güce ihtiyacımız var...
evet soleyım guzel arkadasım onlarda bırer fehrıye erdal olup yada canlı bomba olup bır yerlerı vurabılır yada baska bsıey dusunsene bır ınsan olumu goze almıssa neler yapar aklına bıle getıremessınnn evet bız bunu ıstemıyoruzzz adaletle cozmeye calısıyoruz kımseye zarar vermeden sesımızı halka sesımızı dewlete herkese bole duyurmak ıstıyoruzz 96 da olum orucu dırenısımız kazandı 2002 ıkıye kadar tecrıt yoktu ve sımdı tekrardan oldu bır zafer kazanacagız olerek yada dırılerek can ama kazanacagızzz yerı gelır zor kullanırız yerı gelır sılah tutarız yerı gelırde beyınlerımızı yada bedenımızı sıper ederızzzz tanklara toplara karsı ama bızım suanda legal olarak baska bır seyımız yok yanı yapacagımız bsıey yok he dersınkı ıllegal ozaman degısır ısler her turlu dewletın bellı baslı adamla oldurulur hemde bız zarar gormeyız ama kısmeye zarar vermeden sadece bu secenegımız vardırrr daha bın bır cesıt seyler vardır ama sımdı burada solıyemem ama okadar coook ogrenmek ısteyen arkadaslarım varsa buyursunlar istanbultemelhaklar@hotmail.com
buyursun eklesınler ve ogrenmek ıstedıkelrını ogrenebılırler ama sımdılık legal olarak bundan baska caremız yokdurr:uhhm:
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Ali Ekber kardeş,
Bu insanlar sadece fikirlerinden dolayı mahkum olmadılar. Türkiye'de Marksist-Leninist düşünceyi savunmak yasak değil. DSİP, TKP, EMEP, ÖDP gibi bir sürü sosyalist, marksist-leninist siyasi parti var. Bunlardan hangisinin üyeleri hapiste. Söz konusu mahkumlar; DHKP/C, TKP/ML TİKKO, TKİP vs. gibi düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkan birtakım örgütlerin üyeleridir. Kendileri de silahlı mücadele içinde olduklarını inkar etmiyorlar zaten. Bunlar siyasi mahkumdur. Fikir mahkumu değildir. Marksist düşüncelerinden dolayı değil bu düşüncelerini silah zoruyla iktidara taşımak gayelerinden ötürü mahkum olmuşlardır.
arkadasım ne dıyon sen ya tkp emep ödp bunalrın ıcınde chpde var tkp bınlerce sempatızenı var ne yapabılıyor sole hıc bırsey hemde koskoca hıcbırseyyy yapamıyor sadece goz boyar afıs yada bır mıtıng olursa toplanırlar senın o dhkp/c tıkko yada mlkp her neyse bunlar turkıyede olmasa sen ınankı yasıyamassın bılıyomusun dagdakı 3 5 kısının sayesınde adam gıbı yasıyosun bunada ınan 3 5 kısı den korkkarak bu dewlet belkıde kısıtlı bıseyler yapamıyordur yoksa esının kafasında turban yada kara carsaf neyse ıste osmanlılar gıbı kole gıbı yasarsın helekı bırde alevıysen bıttın sen senın yerınde olsam bırdaha dhkp/c yada dıger partılere ıllegal partılere laf atmaam bırde dhkp/c nınde legal dernekelrı avrdır temelhaklar ıdıl genclık yuruyus her neyse bır suru legal derneklerı avrdır buradada calısmalar vardır bana tkp deme yada odp deme tammmı onlara saygım vardır evet ama ıllegallerede laf atma saygılar
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
yaŞasin Olum Orucu DirenİŞİmİz....
yazıların çoğunu okudum ve ben manifesto ya bazı konularda hak veriyorum. Alevilik objelerinin siyasi amaçlarda boy göstermesi içimi sızlatıyor. Sadece bu konuda yazmak istiyorum. Bu çok önemli bir konu ve beni çok üzüyor. Kendime alevi kimliği yakıştırdığımda, kendimi otomatikmen sosyalizm yada devrimin içinde buluyorum. Keşke sadece alevilik (4 hece 8 harf) davasında savaşabilsek.
arkadaş,ben bir alevi olarak sosyalist olabilyorsam bundan mutluluk duyarım gönul isterki tüm aleviler sosyalıst olabilselerdi,sosyalıst tanımını bilmeden körüğ körüne düşman kesilmenize bu konuda bilinçli olmadığınızı göstermektedir,oysa alevi felsefesi bir sosyalist felsefesidir,eşitçe kardeşce sevgi ve saygıya dayalı tüm insanların eşitliyine dayanan temel ilkeler aleviliyin ve sosyalızmin ortak temel ilkeleridir .
aleviler her zaman çikarcı düzenlere karşin koyan tavırları ve ilkeleriyle tarih yazmışlar bunun için sermaye' duzenleri alevileri asmilasyon siyasetiyle bitirmeye çalışmaktadırlar,
sermaye düzenleri dediklerinden etkilenip içini sızlatma arkadaş,onlar çıkarını korumak için insanların en zayıf noktalarını kulanmayı'kapıtalıst duzenın ilkesidir,sorun inanç sorunu deyildir,yaşam sorunu ekmek sorunu,
insanca yaşama isteyi baltalamak için inançları bir kalkan gibi kullanıp sorunu inanıp inanmama konuma getiren kapitelist duzenler,halkları birbirine kışkırtma araçlarıdır.
arkadaş hangi konuda menifastoyu haklı bulyorsun,oysa menifastonun tüm yazıları birleri hizmet eder gibi izlenimleri vardır herşeyde inanç kültürünü etkin göstermeye çalişyor, bu durumuyla başka inançlara karşı saldırı niteliyi vardır,buda bir çıkar amaçlıdır,recep erdoğanın bir konuşmasında söylediyi sözlere dikatinizi çekmek isterim diyorki ben lise örenimdeyken avrupa birliyine karşıydım, şimdi karşı deyilim inançları kulanarak başbakan olan bir insan çikar nerede inanç ordadır bir amlam taşıyor sözleri. kapitalist düzenlerde her zaman dini inancı bir amaç doğrultusunda geliştirip kulanırlar,oysa sosyalizimde boyle bir sorun yoktur sosyalizmin insanca yaşamak kardeşlik saygı sevgi ve barış sistemidir.
saygılarımla.
KızılBant 03.08.2006, 17:25 İstanbul Şişli'deki evinde ölüm orucu eylemi yapan Avukat Behiç Aşçı bugün direnişinin 120. gününde. Behiç Aşçı bugün yaptığı yazılı açıklama ile direnişinin 120. gününe ilişkin ve sağlık durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan 27 nolu açıklamayı sizlere sunuyoruz;
http://www.halkinsesi-tv.com/images/SisliDE020801_1.gif
ÖLÜM ORUCU EYLEMİM 120. GÜNÜNDE
Adaletin ve hukukun olmadığı yerde yaşama hakkı için direniyorum. F tipi hapishanelerin hücrelerinde yaşama hakları ellerinden alınan müvekkillerim için 120 gündür Ölüm Orucundayım. 120 gündür onları açlığımla savunuyorum.
“Ülkemde ve dünyada bu değişmeli. Değişmeli. İnsanca demiyorum. İşkenceyi uyguladığı ortada.” (Gülsen Tuncer)
“Tecrit' denen alçaklığın ne anlama geldiği hakkında 5 saat öncesinden daha fazla fikrim var.” (Metin Coşkun)
“F tipi cezaevi ve ‘tecrit' uygulamasının farkındaydım. Ama bu farkındalığım, şu anda bizzat yaşadıklarımla soyuttan daha somuta dönüştü. Gerçekten bu uygulama ‘insanlık onuruna' aykırı. Slogandan öte çok somut olarak böyle.” (Yalçın Ergündoğan)
“Tecrit insanları yalnızlaştırmak ve haklı talebinden uzaklaştırmaktır. Yani insanları yok etmenin bir başka biçimidir. Burada ısrar etmek ve savunmak, karanlığı, zoru ve baskıyı savunmaktır. Aydınlığa karşı çıkmaktır. Zaten tecritten yana olanların aydınlık geleceği olamaz.” (Mehmet Gümüş)
“Geçmişte tecriti yaşamış ve bugün ne yazık ki hala yaşamakta olan kardeşlerimizden özür diliyoruz.” (Vedat Sakman)
“İnsan bakmadan yaşamak, onlar yokmuş gibi hareket etmek ve eşya gibi görmek insanlık dışı bir uygulama.” (Tülin güven)
“Bu alanda çalışan bir hekim olarak hastalarımla empati yapabildiğimi sanıyordum, yanılıyormuşum. Bu bir oyun içinde dahi olsa, yaşamak tanıklık etmekten çok başka, çok daha ağır. Tecrit bir işkence ve bu işkencenin yeryüzünden silinmesi için elbirliği, yürek birliği yapmaktan başka çaremiz yok.” (Dr. Şebnem Korur Fincancı)
http://www.halkinsesi-tv.com/images/SisliDE020801_2.gif
Bu sözler ülkemizin ilerici, aydın, sanatçılarından bir kısmına ait. Tecriti anlatmak için yaşadıkları 12 saatlik bir performans sonrası söylenen sözler. Hepsinin ortaklaştığı nokta tecritin insanlık dışı bir politika olduğu ve kaldırılması için birlikte mücadele etmenin zorunlu olduğudur.
Bu söylenenleri anlatabilmek için bugüne kadar 122 insan öldü, 600'ü sakat kaldı. Daha fazla ölümlerin olmasını istemiyorsak, yaşanan tecrit zulmünü bir an önce ortadan kaldırabilmek için hemen harekete geçmek zorunludur. Bu, insan olmanın zorunluluğudur. Kendisine insanım diyen hiç kimse bu zorunluluktan kaçamayacaktır.
120. günde süren eylemimde destek veren 10. destek açlık grevi ekibine “9 Temmuz günü Dursun Karakuş 9 günlük, 30 Temmuz günü Selman Tökü 3 günlük, 1 Ağustos günü Bulut Yayla 3 günlük, 1 Ağustos günü DİSK/Emekli-Sen'den 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Kaşkır ve 4 No'lu Şube Başkanı Emir Babakuş 1'er günlük açlık grevleriyle katıldılar.
120. gün itibariyle sağlık durumum ise şöyledir: Nabız: 64, Tansiyon: 90-60, Ateş: 36.5 Kilo: 65
Tecrit ortadan kalkmasını, ölümlerin durdurulmasını isteyen herkesi direnişin bir yanında yer almaya, direnişe omuz vermeye çağırıyoruz.
http://www.halkinsesi-tv.com/images/EmekliSenAsciZiya0108_3.gif
Ziyaret saatlerimiz;
11.00 – 15.00
18.00 – 21.00
Abide-i Hürriyet Cad. Pay Apt. No:133 Kat:4 Daire:6
ŞİŞLİ/ İST
Tel-Faks:0212 343 46 33
E-Posta: avukatbehic@mynet.com
Av. Behiç Aşcı
Evet Arkadaşlar Ölüm oruçları sürüyor bu güne kadar 122 insan bu yolda hayatını feda etti lütfen duyarlı olalım görüşlerinizi yazınız lütfen
KızılBant 03.08.2006, 18:04 www.halkinsesi-tv.com
bedel verdik her kavgamızda ama yenilmedik yenilmiyecez
Sizide kaybedeceğiz biliyorum:34: Ama sizler gerçek anlamda Şah Hüseyin ve Pir Sultan yolundan gidenlersiniz..
Onurlu yaşayan insanlara saygı duymak gerekiyor gerçekten.
Konular birleştirilmiştir.
tuncerbio 11.11.2006, 14:57 ''Tayadlıları izliyoruz yurdun değişik yerlerinde 10 15 kişilik guruplar ile adeta mayın gibi dolaşıyorlar ortalıkda.Çoluk çocuğu ön saflara sürerek propaganda yaptırıyorlar.Bu provakasyonlar neticesinde neyi amaçlıyorlar??? Birgün bir yerde halk tarafından linç edilirlerse ülkeye ne gibi bela açabileceklerinin farkındalar mı?''
Söz konusu dernek tutuklu aileleri tarafından kurulmuş ve üyeleri tutsak yakınlarından oluşmaktadır … bu dernek içindeki insanların asıl amacı politik nitelikler taşımakla beraber daha çok duygusal nitelikler taşımaktadır …insanların amacı cocuklarının yada kardeşlerinin şartlarının düzeltilmesi ve tecritin kaldırılması gibi insani bir taleptir …
''Ceza evleri SUÇLULAR içindir''
Suç nedir ? öyleyse …düşünmek düşündüğünü ifade etmek suçmudur ?cezaevleri suçlular ise suç işlediğini düşündüğünüz için neden farklı cezaevleri tipilerine gerek duyuyorsunuz nede olsa hepsi suçlu değil mi?''Her yerde gittikleri yörenin insanından tepki alanlar onlar unuttun mu?''
Acaba o insanlar gittikleri yerlerin yerlisi olan insanlardan mı tepki alıyorlar yoksa faşistlerin olayı farklı lanse edip halkı kışkırtması sonucunda mı saldırıya uğruyorlar ?birde buna bölgedeki yerel yöneticilerin ve bürakratların saçma ve kıskırtıcı açıklamalarını eklersek …neredeyse linç i resmi bir politika haline getirip suç olmaktan öıkaracaklar …DSİP, TKP, EMEP, ÖDP gibi bir sürü sosyalist, marksist-leninist siyasi parti var. Bunlardan hangisinin üyeleri hapiste. Söz konusu mahkumlar; xxxxx, xxxxxxx, xxxx vs. gibi düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkan birtakım örgütlerin üyeleridir.
Marksist Leninist partilerin hepsinin devrime uzanma noktasında farklı yöntemleri vardır…cezaevinde tkp emep ödp gibi partilere üye insanlarda bulunmaktadır (en azından bu geleneklerin geçmişini savunan )…suçlamada bulunduğun yapıların pratiğinden haberin olmadığı açık heraldeki xxxx i bile silah kullanmakla itham etmişsin..
Mesela bir Rum yada yunan vatandaşımız anayasal hakkını kullanmak için mesele Ruhban okulunun açılması için etrasındaki kişiler ile muhafazakar ve dindar olduğu bilinen bir çevrede gösteri yapmaya kalksa ne olur sonuç???
Yani yaptığı yasalara uygundur ama yasalara uygunluğu yaptığı eylemin doğruluğu için yeterli mi? uygun zemin ve mekanın hiç mi önemi yok??
Bu insanların böyle bir talepte bulunmaları tamamen doğal dır …neden yapmasınlar?Müslümanlar Avrupa ülkelerinde cami yapabiliyorsa okul açabiliyorsa onlar neden yapamasın?
Konunun aslına dönersek geçmişte taksimde ,armutluda ve alibeyköyde devam eden dışardan ölüm orucu eylemine bugün avukat Behiç Aşçı devam etmektedir ve son ziyaretine gittiğim gündeki durumu kendisinin artık çok kritik bir dönemeçte olduğunun devletin bu konuda bir takım çözüm yolları üretmesinin gerektiğinin ortada olduğunu göstermiştir tabiki ortaya konması gereken çözüm 19 aralıkta yaptıkları gibi bir çözüm olmamalıdır ( f tipi cezaevlerini açan h sami türk bile buradaki koşulların gerçekten ağır olduğunu kabul etmiştir )….devrimcilerin talepleri tecritin kaldırılmasıdır …f tiplerinin şuanki yapısı itibariyle atılacak ilk adım 9 ar kişinin ortak avlu kullanımı ve elektrik ve su vanalarının içerden açılıp kapatılan bir sisteme dönüştürülmesi içeri alınacak kitap ve yayın sayısında esneklik göstermesi olacaktır…ancak bugün yapılmakta olan L tipi cezaevlerinin tamamlanıp yürürlüğe sokulması gündemdedir ki bu da bizi daha ciddi sorunların beklediğinin göstergesidir …
Herodotus 11.11.2006, 21:42 Ben uzun yıllardan beri türkiye sosyalist hareketini akademik anlamda (anlamaya) çalışan biriyiym. Yazılanalrı okudum. Herkes kendince fikir belirtmiş herkesin diline sağlık.
Ancak sizlere belki daha öncede farklı versiyonlarını duyduğunuz bir fıkrayı anlatmak istiyorum. Çünkü Türkiye ve Kürtistan solunu bundan daha iyi özetleyen birşey yoktur.
Cehennemde solcular için bir kısım ayrılmış. Her ülkenin solunun bulunduğu ateş çukurlarının başıan binlerce zabani görevlendirilmiş. Ateşten çıkmak isteyeni vururp aşağı atıyorlarmış. Türkiye solnun olduğu çukurda ise zabani fgalan yokmuş. Sormuşlar neden? diye Cevap ise zaten biri çıkmaya çalışsa diğeri çekip aşağı indiriyor.
Türkie soluyla ilgili diğer bir mesele ise örgüt tutmak takım tutmak gibidir. Eğer sizin takımdan değilse boş ver unut gitsin. Ya da daha kötüsü bas küfürü. Bu ikinci kısım daha da güçlü sanırım.
Hapisanaler meselesi de böyle birşey oldu. Yazılardan anladığım kadarıyla siyasi geçmişleri ve de yönleri olanlar yine takımalrının dışında kalanlara basıyor küfürü. DHKP/C diyue başlayan cümleler ne kadar parlak fikirler ve de edebi sözlerle süslenmiş olsada tek kelimeyle "küfür"dür. Tersini Onlarda yapmıyor değil.
Onun içinde hala ülke gerçekliğinden uzak ve siyaset alanına müdahale edemeycek, var olan sürecin rüzgarından bile kurtulamaycak bir sol.
Buyrun devam edin bakalım kimin takımı Şampiyon olacak.
deniz olmak 11.11.2006, 23:20 hissettiği gibi yaşayan bütün insanları saygıyla selamlıyorum...
farkındamısınız bilmem dünyanın her yerinde haksılıklara,adeletsizliğe en büyük direnci gösteren hep devrimciler...
Benim tek sınıfım var babam işçi sınıfım proleterya...
Önemli olan mükemmel bir devrimci olmak değil önemli olan bulunduğun ortamda ve zamanda proleterya için birşeyler yapmak...
Direnen bütün yoldaşları yürekten destekliyorum
insanlar neden ölüm orucuna giriyorlar pek anlamıyorum....anlamama nedenimde ölüm orucuna giren birinin nedeni talep ettiği hakların olmaması nedeniyle taleplerini elde etmek için değilmi....talep ettiği kişininde amacıda zaten o insanları bir nevi o haktan mahrum bırakmak değilmi bu insanda diyorki sen beni haklarımdan mahrum bırakıyorsun bende bu istediğim senin vermediğin talepten daha ağır bişeyle kendimi cezalandırıyorum diyor ve ölüm orucuna giriyor(tabiki ölüm orucuna girenlerin amacı bu değil ama farklı bi bakış açısından böyle gözüküyor)böylece hem adamdan istediği hakları alamadığı gibi hemde adamın yapmak isteyipte yapamadığı bişeyi kişi kendi kendine en acı bi şekilde yapmış oluyor.sonuç ne uğruna ölümü göze alınmış hakkın elde edilmesi nede başka bişey kendine verdiğin ölüm....dediğim gibi bu farklı bi bakış açısı insanlara saygımız var inandıkları yolda ölümü bile göze aldıkları için....cuntadan talep ettikleri hakları alamasalarda gönlümüzdeki şeyleri ne cuntanın ne de başka kişilerin veremeyeceği şeyleri aldıkları bi gercek....
[QUOTE=sonerk;285795]anlamama nedenimde ölüm orucuna giren birinin nedeni talep ettiği hakların olmaması nedeniyle taleplerini elde etmek için değilmi....QUOTE]
işte anlamama nedenin bu sözde gizli zaten.ölüm orucu gibi eylemler bireysel olarak yapılmaz,yani şu an behiç aşçı kendisine verilmemiş bir hak için eylemde değil...bunlar sosyal eylemlerdir...amacı,toplumda ses getirebilmektir...burada kendini adayan insanın kutsallaşmasının nedeni ise -biz görmedik sen görürsün yavrum yavrum,kulun kula kul olmadığı bir yarın,kuramadık kurarsınız mutlaka -demesidir...
[QUOTE=sonerk;285795]anlamama nedenimde ölüm orucuna giren birinin nedeni talep ettiği hakların olmaması nedeniyle taleplerini elde etmek için değilmi....QUOTE]
işte anlamama nedenin bu sözde gizli zaten.ölüm orucu gibi eylemler bireysel olarak yapılmaz,yani şu an behiç aşçı kendisine verilmemiş bir hak için eylemde değil...bunlar sosyal eylemlerdir...amacı,toplumda ses getirebilmektir...burada kendini adayan insanın kutsallaşmasının nedeni ise -biz görmedik sen görürsün yavrum yavrum,kulun kula kul olmadığı bir yarın,kuramadık kurarsınız mutlaka -demesidir...
Aynı soruyu bireysel anlamdan çıkarıp toplumsal düşünceye sokarsak sorunun yapısının çokta değişeçeğini düşünmüyorum...
Aynı soruyu bireysel anlamdan çıkarıp toplumsal düşünceye sokarsak sorunun yapısının çokta değişeçeğini düşünmüyorum...
en duyarlısıyla da duyarsız bir toplumuz demek istiyorsan katılıyorum buna.daha duyarlı bir toplumda çok daha farklı bir ses getirebilirdi.
F tipine karsı yapilan aclik grevinde cok kisi öldü. Kadro kolay kazanilmiyor ama bu kadar da kolay kaybedilmemesi lazim...
bir orgut kendi kadrosunu bu sekilde kendi kendini öldürme emri vermesi yerine daha büyük bir eylemle dikkatileri bu noktaya cekebilirdi...
Tecrite karsiyim ama bu eylem bicimini tasvip etmiyorum...
tuncerbio 12.11.2006, 14:06 eylemin biçimi zaten ölüm orucu öncesi gerek cezaevlerindeki tutsaklar gereksede siyasi grupların tüm kadroları tarafından çokça tartışılmıştır...eylem henüz başlamadan f tipi cezaevlerinin açılacağının adalet bakanlığınca duyurulmasının ardından birçok demokratik kitle örgütü ve siyasal grup bu konuyu gündeme getirmek için yerel-bölgesel ve genel platformlar oluşturarak basın açıklamaları-mitingler ve benzeri demoktratik eylemlerle konuyu gündeme taşımış ,duyarlı yazarlar kalemlerini kullanarak bu konuyu basın yoluyla halka arz etmiştir ....fakat bunları dikkate almayan faşist devlet yapısı hergün biryenisinin inşasına başlamıştır...nihayetinde kandıra ,tekirdağ ve kırıklar f tiplerini tamamladıklarında avrupadan gelen heyet bu cezaevlerinin insan yaşamını olumsuz etkileyceği raporunu vermiş yine türkiyedeki sivil toplum kuruluşlarının oluştırduğu heyette aynı raporu vermiş ama devlet bunuda ciddiye almamıştır...bunun üzerine devrimciler ellerinde olan tek silahı bedenlerini kullanmak konusunda karar almış ve ölüm orucu na gönüllü olan insanların isimleri belirlenmiştir ....20 ekim de süresiz açlık gerevi şeklinde başlayan ölüm orucu 30. gün itibariyle ölüm orucuna çevrilecektir...dışarda demoktratik yolların tıkanmasıyla silahlı eylem pratiğini sergileyen bir grup gazide polis aracına ateş açmış ve daha sonra yakalanmışlardır(yakalanan Zeynel Karataş kartal f ripi cezaevinde ölüm orucu şehidi olmuştur )...artık tek çözümü içerdekilere bırakmak istemeyenler taksimde bir ressamın evinde ölüm orucu eylemine başlamış ve bir çok semtte kısa süreli dönüşümlü destek eylemleri başlamıştır,armutlu ve alibeyköyde direniş evleri açılmış ve bir çok insan kendi bedenini devrimcilerin bedeni ve savaşı için feda etmiştir ...devlet 19 aralıkta bir operasyon düzenleyerek devrimcilere saldırmış birçok devrimciyi katlederek geri kalanlarını f tipi cezaevlerine göndermiştir ( operasyondan 3-4 gün sonra halen f tipi ne götürülmeyen insanların nered olduğuna dair açıklama yapılmamıştır nerede nasıl muameleye uğradıklarını siz tahmin edin )...vebirçok devrimcinin yitirildiği ölüm orucu o günkü tavrıyla devam etmektedir ....
Tecriti kabul etmiyorum ama ölüm oruçlarını onaylamıyorum diyen arkadaşlar;
Bugün bu direniş olmasaydı Devlet şu an geri adım atmak üzere; en azından üç kapı üç kilite hayır dememe noktasında.
Bir sözü sözlediğimizde ölüm orucunu onaylamamak demek Tecridi kabul etmektir. Tecridi kabul etmeyen kişide Ölüm orucunu onaylamalıdır.
Nedir Ölüm orucu ölmek istediğimidir yoksa bir karşı direnişmidir. Hiçbir devrimci ölmek istemez. Fakat bedeninden başka silahı yoksada onu seve seve feda eder. Bu Gelenek tüm devrimci direnişlerde vardır. Yada şöyle açıklayayım;
Pir Sultana düzenin sözcüleri vazgeçmesini söyledi oda dönen dönsün ben dönmezem yolumdan dedi. Bunu söylerkende öleceğini çok iyi biliyordu ama o direndi hemde ölümüne. Bu Pirsultanın ölümü istediği anlamına gelir mi? Sizce bunun Ölüm orucu direnciyle bir fark varmıdır. Onlarda dayatılanları ölümüne reddettikleri için direnmemişlermidir.
Hallac-ı Mansuru Düşünün; "Enel Hak" dan geri dönmesi ve bu şekilde konuşmalara son vermesi istendi oysa son nefesine kadar ağır işkencelerden bıkıp geri adım atmadı: bu Hallac-ı Mansurun ölümü istediği anlamına gelir mi?
Bu dayantmanın Tecrit dayatmasından farkı nedir.
Nesimi ha keza öyle, Şeyh Bedrettin ve adını sayamayacağımız o kadar Alevi önderi ölümüne direnmemişmidir. Zulumun olduğu yerde direnmek Alevilerle Devrimcilerin ortak şiarıdır gerekirse bedenini ölüme yatırmak. Ölüme hoş geldin demek ama "dönen dönsün ben dönmezem" diyenlerin sahnesi değilmidir tarihimiz. Bugün Tecrid dayatması Devrimcilere dayatılan insansızlaştırma ve Apolitize etme işkencesidir. Buna karşıda olmak her devrimcinin içerde ve dışarda görevidir.
Bu anlamda lütfen birşeyin yanlışlığını biliyorsak ve birşeylere karşı mücadele ediyorsak gerektiğinde ölümü bile yenmemiz gerekiyor. Bu anlamda
TECRİDİ KABUL ETMİYORUM ÖLÜM ORUÇLARINI SELAMLIYORUM.
KomünistAlevi 13.11.2006, 09:36 Ölüm orucu bir direniştir sayın üyelerimiz...
Ölüm orucu öyle hadi bir oruç tutalımda kendi kendimize ölelim demek değildir..Ölüm orucu başeğmemedir, tamam siz güçlü kuvvetli Faşist bir Devlet olabilirsiniz evet sizin silahlarınızda bizi öldürmeye yeter ,ama sizi bizden ayıran tek bir nokta var:
Biz Devrimciyiz...
Bizim hiç sönmeyen bir İsyan ateşimiz var, bizim hiç sona ermeyen bir direniş ruhumuz var...Sizin silahlarınız varsa bizimde Devrimci ateşimiz ,ruhumuz, aşkımız, isyanımız vede onurumuz var...Bizi hiç bir şekilde elde edemezsiniz...Anca onursuzca ,pervasızca hapishanelerde ,tecritlerde, Dersimin dağlarında bizi katlederek, bizi kurşunlayarak, bize coplu tecavüzler yaparak, bizim kulaklarımızı keserek, hapishanelerde cinsel tacizde bulunurak, hapishanelerde ailelerimiz içeri girerken bile yapılmadık pisliği bırakmayarak anca bizi susturabileceğinizi yok edebileceğinizi düşünebilirsiniz...Ama yanılıyorsunuz ,
bu ülkede bu yurt topraklarında :
-Bedreddinler,
-Pir Sultanlar,
-Nesimiler,
-Hallac-ı Mansurlar,
-Denizler,
-Yusuflar,
-Hüseyinler,
-Mahirler,
-İşkencede kolları ve ayaklarına kadar kesilen Kaypakkayalar gibi
direniş tarihini yazan Devrimciler bizim önderimizdir...
-----------------------------------------------
Selam olsun ölüm orucunda şehit düşe yoldaşlarımıza!!!
Kahrolsun Faşizm,
Yaşasın Devrimciler..!
acareftelya 13.11.2006, 10:06 BEHİÇ AŞÇI ÖLÜM ORUCU EYLEMİNİ SÜRDÜRÜYOR
Şişli�de bir ev... Evde Şişli�nin gürültü ve şatafatına zıt bir dinginlik var, az sayıdaki mobilyaların konumlanışında, hatta buyur edildiğimiz salondaki sehpanın üstündeki degilerin yayılışında duyumsanan bir dinginlik. Oraya sabah gitmiş olmaklığın bir sonucu da olabilir bu, Behiç Aşçı�nın iyimser karamsarlığının ve bilgece sessizliğinin de... Her ikisi birden aslında belki ve görmediklerimizin, göremediklerimizin sessizliği evde duyumsanan usul.
Evde Behiç Aşçı�dan başka, onun sürdürmekte olduğu ölüm orucuna destek vermek için kısa süreli açlık grevinde bulunan iki kişi var. Biri artık Wernicke-Korsakoff�lu olduğu için hapsedilmeye gereksinim duyulmayan,�serbest bırakılmış� bir hükümlünün annesi. Bir diğeri Armutlu�dan bir işçi. Bizler de değişik basın kurumlarından yedi kişiyiz, önümüzde başımız adım atıyoruz yavaş yavaş açılan kapıdan salona doğru. Duvarda, gözleri olan körlerin, kulağı işiten sağırların, konuşmaya konuşmaya dilini yitirmişlerin görmekten özenle kaçınacakları bir ifade var, kocaman harflerle yazılmış: �Adaletin olmadığı yerde direnmek haktır.� Lübnan�da yaşanan vahşet için sokağa kolaylıkla dökülebilen biz Türkiyeliler, söz konusu olan f-tipi cezaevleri olunca artık lâl (mi) kesiliyoruz...
Behiç Aşçı geliyor az sonra... 130. günü dolmuş ölüm orucunda. Yüzünde ölüm orucunda geçmekte olan günlerin izleri belirgin. Gülümsüyor, o ânda daha anlaşılır oluyor evdeki dinginliğin kökeni. Bir hafta önce Türk Tabipler Birliği�nden bir ekip tepeden tırnağa muayene etmiş Behiç Bey�i, henüz yaşamsal bir tehlike söz konusu değilmiş.
Cezaevlerinde sürmekte olan tecrit işkencesinin insandışı boyutlarının ortadan kaldırılması için �önkoşulsuz� görüşme talebi aslolan; devletten muhatap istiyor Behiç Aşçı, bir hukukçu olarak böylesi bir görüşme için kurtarmalık olarak öne sürebeileceği �kendi canı�ndan başka bir şey kalmamış. Ölüm orucuna başlarken �Niçin ölüm orucuna başlıyorum? Elbette ki ölümü sevdiğim için değil. İntihar etmek de istemiyorum. Politik bir eylem biçimi olarak ele alıyorum� diyen Aşçı�nın gözlerinde kendinden emin bir ifade var. Asla eleştirelliğe kapalı olmayan bir özgüvenden kaynaklanıyor fakat bu eminlik; ne yaptığını, neyi göze aldığını bilen birinin sözleri ağzından çıkanlar... O anlatıyor, bize de, kalemimiz elverdiğince anlatılanları kaydetmek düşüyor...
�...adlî tutukluların durumu siyasilere kıyasla daha zor. Çünkü onlar örgütlü değiller...�
�Tecrit politikaları bugüe değin 122 insanın yaşamını yitirmesine, altıyüzden fazla insanın yaşamlarının kalan kısmını kalıcı fiziksel rahatsızlıklarla geçirmek zorunda kalmasına yol açtı. Birçok kez devlet birimleri açlık grevindeki insanlara onların istemleri dışında müdahale ederek, ve bu müdahalelerde bile bile yeterli özeni göstermeyerek onların sakat kalmasına yol açtı ve açmaktadır.�
�Siyasi tutuklular örgütlü oldukları için, birçok insanlıkdışı uygulamaya karşı daha güçlü bir direniş gösterebiliyor. Aslında adlî tutukluların durumu siyasilere kıyasla daha zor. Çünkü onlar örgütlü değiller ve tek başlarına olunca da cezaevi idareleri onlara karşı daha acımasızca hareket edebiliyor. Örneğin İzmir�de adlî tutuklulara elleri ve ayakları birbirine bağlanmak ve böylece hücrede bırakılmak suretiyle insan haklarına aykırı ve keyfi bir biçimde �cezalandırma� uygulanıyor, birkaç gün sonra pisliğini de kendi üzerine yapmak zorunda bırakılan tutukluya artık uslanması gerektiği söylenerek, �domuz bağı� denilen işkence ipi çözülüyor.�
�Elbette Sedat Peker, Alaattin Çakıcı gibileri de adlî tutuklu. Fakat onlar zaten ne isterlerse yapabiliyor cezaevlerinde. Yargı onlar için farklı işliyor, çünkü bir bütün olarak yönetim biçimi onlardan yana. Telefonları, silahları yanlarında oluyor onların�
�F-tipi cezaevlerinde kalanlar arasında en çok adlî tutuklular zarar görüyor. En fazla intihar girişimi adlî tutuklularda görülüyor, fakat bunlar çoğu kez basına yansımıyor. F-tipi cezaevlerine karşı direniş gösteren siyasetlerden direnişi bırakanlar oldu, bunun ardından söz konusu siyasetlerden olan tutukluluarda psikolojik rahatsızlıklar görülmeye başlandı.�
Aziz Nesinlik öyküler bunlar, ne yazık ki gerçekler...�
�Çok enteresan ve keyfî uygulamalar var. Örneğin bir f-tipi cezaevinde bir baba-oğul kalıyor tek kişilik hücrelerde. Aynı davadan yargılanmaktalar. Ben onların davasının avukatıydım ve yapacağımız görüşmelerde dahi bizi ayrı ayrı görüştürüyorlardı. Görüşmemeleri için, kurallar öyle gerektirdiği için yargılandıkları davaya bile ayrı ayrı getiriliyorlar....
Yurtdışından birine bir mektup geliyor. Cezaevinin sansür komitesi mektubu inceliyor ve uygun gördüğü sözcükleri kesip karaladıktan sonra bu mektubun tutukluya iletilmesine olur veriyor. Sonra aynı mektubu mahkum bir başka cezaevindeki arkadaşına gönderiyor. Bu başka cezaevindeki sansür heyeti ise aynı mektubun bütününü sakıncalı bularak tutukluya iletmiyor. Cezaevinden cezaevine adaletin �sakınca tartısı� değişiyor.
Bir tutukluya bir elektrikli su ısıtıcısı (kettle) geliyor, fakat sabahleyin kullanılan, kapıdaki iletim bölümüne sığmıyor. Kapıyı açmak yasak olduğu için kapıyı açıp içeri alabilecekken kapının açılmasının yasak olduğu söylenerek açılma saatine kadar kapının önünde öylece bekletiyorlar ısıtıcıyı. Akşama kadar koridorda öylece bekliyor aygıt. Aziz Nesinlik öyküler bunlar, ne yazık ki gerçekler...�
�Sırada ne idüğü henüz belli olmayan L-tipi ve D-tipi cezaevleri var.�
Tek kişilik hücrelerde kalmanıza karar verildiğinde, ki buna genellikle ağırlaştırılmış müebbet cezalarda rastlanıyor; günde bir saat havalandırma hariç, herhangi bir dış görüşme yapmanız yasak. O bir saat de, cezwevi yönetiminni insafına bağlı olarak, herhangi bir nedenle, hatta herhangi bir neden olmaksızın kısıtlanabiliyor hatta yasaklanabiliyor. F-tipi cezaevinde koridordan başkasını görmeniz dahi yasak. Sırada ne idüğü henüz belli olmayan L-tipi ve D-tipi cezaevleri var.�
Cezaevinde parasız bir biçimde ölürseniz, sizden kalan elektrik vb. borçları vasinize giderek tahsil etmeye çalışıyorlar.�
�Tutuklular ampul ve musluk suyu dışında kullanacakları her şey için para vermek zorunda. Bu durum ilaç giderleri için de geçerli. Paranız yoksa elektriğinizi de kesiyorlar. Cezaevinde parasız bir biçimde ölürseniz, sizden kalan elektrik vb. borçları vasinize giderek tahsil etmeye çalışıyorlar. Vasileri tehdit ediyorlar yazılı olarak. Onlar da çoğu kez yasal haklarından habersiz olduğu için, aslında yasal olarak tutuklu-hükümlü yakınlarına parasal bir yükümlülük getirilmemesine rağmen, boyun eğiyor bu tehditlere / şantajlara.�
�F-tipi cezaevinde yönetimin izin vereceği gazetelere, gazetenin parasını haftalık olarak, peşin verirseniz, ulaşabiliyorsunuz. Fakat o gazetelerde de, cezaevi yönetimi sakıncalı gördüğü bölümleri kesebiliyor, karalayabiliyor. Hatta bütün gazeteyi vermeyebiliyor. Cezaevinden gönderilen mektuplar çoğu kez gönderilen adrese ulaşmıyor. Bu nedenle tutuklulular daha fazla para vererek taahhütlü göndermek zounda kalıyor gönderilerini. Dışaıyla hemen tek bağı bu mektuplar oluyor F-tiplerinde kalan çoğu tutuklulunun. Paranız varsa radyo alabiliyorsunuz. Cezaevindeki merkezî radyo yayını ise çoğu kez ar |