DiyaR_02
18.07.2005, 23:39
Abdülkadir Aygan'ın itiraflarından sonra Aksoy ve Cingöz'ün kimsesizler mezarlığına gömüldüğü ortaya çıktı. Bunun üzerine İHD ve savcılık DNA testi için Silopi Başköy'deki kimsesizler mezarlığına gitti. Ancak görevlilerin mezarlara numara vermemesi araştırmayı zorlaştırdı.
Bir mezarda 4 ceset
Savcının ilk etapta açtırdığı bir mezarda 4 kişinin yan yana gömülmüş kemikleri bulundu. DNA testinde bu kişiler arasında Cingöz ve Aksoy'un kemikleri çıkmazsa diğer mezarlar da açılacak. Yetkililer 90'lı yıllarda çok sayıda kayıp kişiyi bu mezarlığa gömdüklerini anlattı.
Mezar açıldı içinden 4 kişi çıktı
JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın 'Edip Aksoy ve Orhan Cingöz, infaz edildiler ve gömüldüler' dediği yer kazıldı. Alınan kemik örnekleri DNA testi için İstanbul Adli Tıp'a gönderilecek. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Demirtaş, mezarlıkta çok sayıda 'sahipsiz' mezarın bulunduğunu belirterek, 'Cingöz ile Aksoy'un mezarını bulana kadar gerekirse yıllarca mezar kazacağız' dedi.
Gazetemizde 10 gün boyunca yayınlanan krokiler üzerine harekete geçen Edip Aksoy ve Orhan Cingöz'ün aileleri, 6 Temmuz'da İHD'li yetkililerle birlikte Silopi'ye gitti. Aileler, Silopi Savcılığı'ndan, '2 kişinin kaçırıldıkları tarihten 21 gün sonra 28 Haziran 1995'te bulunduğu ve cenazelerin 'örgüt üyesi' oldukları için Silopi Başköy Mezarlığı'na gömüldüklerini, konuyla ilgili soruşturmanın ise takipsizlikle sonuçlandığı' yanıtını almışlardı.
Aileler, çekilen fotoğraflardan Aksoy ve Cingöz'ü teşhis etmiş ve cenazelerin kendilerine verilmesini istemişti. Ancak Savcılık cenazelerin teslim alınabilmesi için DNA testinin gerekli olduğunu belirterek, gerekli işlemler için 14 Temmuz'a gün vermişti.
Bunun üzerine önceki gün İHD Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Demirtaş ile Şube Yöneticisi Avukat Murat Taşkıran, DNA testinin yapılması için tekrar Silopi Cumhuriyet Savcılığı'na başvurdu. Başvuru üzerine Silopi Cumhuriyet Savcısı, Silopi Belediyesi yetkilileri, Silopi Devlet Hastanesi'nde görevli bir doktor, İHD'li yetkililer ve Silopi Jandarma Komutanlığı'na bağlı bir grup askerle birlikte Başköy Mezarlığı'na gidildi. Mezarlık yerinde öncelikle mezarların yer keşfi yapılmak istendi. Ancak dönemin Silopi Belediyesi Mezarlık yetkililerinin, mezarlara 38 ve 39 numara vererek gömdükleri şeklindeki beyanlarının doğru olmadığı, bunu kağıt üstünde yaptıkları ve 'Sahipsiz mezar' olarak adlandırılan hiçbir mezara numara verilmediği anlaşıldı.
4 cenaze çıktı
Yapılan kazı sonucunda açılan mezarın 2 kişilik olmadığı, aynı yere 4 cenazenin sırayla gömüldüğü görüldü. Aksoy ve Cingöz'e 28 Haziran 1995'te yapılan otopsi raporuna göre doktor, mezardaki cenazelerin kemik incelenmesini yaptı. Bir cenazenin kafatasının arka kısmından kurşun geçtiği görülürken, mezarlıkta bulunan cenazeler numaralandırılarak kemik örnekleri alındı. Örnekler İstanbul Adli Tıp Merkezi'ne gönderilecek.
Silopi Savcısı, İHD yetkililerine, DNA işlemlerinden olumsuz bir sonuç çıkması durumunda da, diğer mezar yerlerinin açılacağını söyledi.
JITEM DENILEN ORGUTUN YANI DEVLETIN ELI SILAHLI CETESININ KANITLARIDIR!
Bir mezarda 4 ceset
Savcının ilk etapta açtırdığı bir mezarda 4 kişinin yan yana gömülmüş kemikleri bulundu. DNA testinde bu kişiler arasında Cingöz ve Aksoy'un kemikleri çıkmazsa diğer mezarlar da açılacak. Yetkililer 90'lı yıllarda çok sayıda kayıp kişiyi bu mezarlığa gömdüklerini anlattı.
Mezar açıldı içinden 4 kişi çıktı
JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın 'Edip Aksoy ve Orhan Cingöz, infaz edildiler ve gömüldüler' dediği yer kazıldı. Alınan kemik örnekleri DNA testi için İstanbul Adli Tıp'a gönderilecek. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Demirtaş, mezarlıkta çok sayıda 'sahipsiz' mezarın bulunduğunu belirterek, 'Cingöz ile Aksoy'un mezarını bulana kadar gerekirse yıllarca mezar kazacağız' dedi.
Gazetemizde 10 gün boyunca yayınlanan krokiler üzerine harekete geçen Edip Aksoy ve Orhan Cingöz'ün aileleri, 6 Temmuz'da İHD'li yetkililerle birlikte Silopi'ye gitti. Aileler, Silopi Savcılığı'ndan, '2 kişinin kaçırıldıkları tarihten 21 gün sonra 28 Haziran 1995'te bulunduğu ve cenazelerin 'örgüt üyesi' oldukları için Silopi Başköy Mezarlığı'na gömüldüklerini, konuyla ilgili soruşturmanın ise takipsizlikle sonuçlandığı' yanıtını almışlardı.
Aileler, çekilen fotoğraflardan Aksoy ve Cingöz'ü teşhis etmiş ve cenazelerin kendilerine verilmesini istemişti. Ancak Savcılık cenazelerin teslim alınabilmesi için DNA testinin gerekli olduğunu belirterek, gerekli işlemler için 14 Temmuz'a gün vermişti.
Bunun üzerine önceki gün İHD Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Demirtaş ile Şube Yöneticisi Avukat Murat Taşkıran, DNA testinin yapılması için tekrar Silopi Cumhuriyet Savcılığı'na başvurdu. Başvuru üzerine Silopi Cumhuriyet Savcısı, Silopi Belediyesi yetkilileri, Silopi Devlet Hastanesi'nde görevli bir doktor, İHD'li yetkililer ve Silopi Jandarma Komutanlığı'na bağlı bir grup askerle birlikte Başköy Mezarlığı'na gidildi. Mezarlık yerinde öncelikle mezarların yer keşfi yapılmak istendi. Ancak dönemin Silopi Belediyesi Mezarlık yetkililerinin, mezarlara 38 ve 39 numara vererek gömdükleri şeklindeki beyanlarının doğru olmadığı, bunu kağıt üstünde yaptıkları ve 'Sahipsiz mezar' olarak adlandırılan hiçbir mezara numara verilmediği anlaşıldı.
4 cenaze çıktı
Yapılan kazı sonucunda açılan mezarın 2 kişilik olmadığı, aynı yere 4 cenazenin sırayla gömüldüğü görüldü. Aksoy ve Cingöz'e 28 Haziran 1995'te yapılan otopsi raporuna göre doktor, mezardaki cenazelerin kemik incelenmesini yaptı. Bir cenazenin kafatasının arka kısmından kurşun geçtiği görülürken, mezarlıkta bulunan cenazeler numaralandırılarak kemik örnekleri alındı. Örnekler İstanbul Adli Tıp Merkezi'ne gönderilecek.
Silopi Savcısı, İHD yetkililerine, DNA işlemlerinden olumsuz bir sonuç çıkması durumunda da, diğer mezar yerlerinin açılacağını söyledi.
JITEM DENILEN ORGUTUN YANI DEVLETIN ELI SILAHLI CETESININ KANITLARIDIR!