iyidost69
20.04.2006, 14:34
İlerde tarihler bugünkü türban kavgasını nasıl yazacaklar?..
Fes kavgası gibi yazacaklar...
Ve okuyanlar gülümseyecekler...
Baş örtmek İslamda ne erkek için zorunludur ne de kadın için...
Ama kör olası irticayla şaşı gelenekler kol kola girdiler mi, kadın da başını örtüyor, erkek de...
Osmanlı''da Müslüman erkek başını bir türlü açamadı; bugün Müslüman coğrafyasının çoğu haritasında kadının başı da tesettür hatırına örtülüyor, erkeğin başı da...
**
Kaptan-ı derya Koca Hüsrev Paşa Fas''a gittiğinde yerel başlık olan fesi görmüş; askerine giydirmiş..
İkinci Mahmut da bir genelge yayımlayarak bütün askerin fes giymesini emretmiş...
Tanzimat döneminde sivil-asker tüm devlet memurlarının fes giymeleri öngörülmüş...
Sarık ise yalnız ilmiye ve tarikat üyelerine özgü bir başlık olarak kalmış...
Ancak sarık ya da kavuğun kaldırılarak yeni icat fesin benimsenmesi kolay olmamış, sert tartışmalara yol açmış..
Halk ikiye ayrılmış..
Sarıklılar..
Fesliler..
Fese karşı tepkiler büyümüş..
Fes Nazırlığı kurulmuş..
Fes Nizamnamesi çıkarılmış..
Sarıktan vazgeçmeyen esnaf, uzun süre sarığını fese sararak durumu idare etmiş...
*
Ankara''da Meclis 23 Nisan 1920''de açılmıştır; altı gün sonra ''''milli serpuş'''' olarak kalpak önerildiğinde Bolu mebusu Tunalı Hilmi Bey ne demiş:
''''- Fes, Türk''ün ruhuna yerleşmiştir...''''
Sıvas mebusu Mustafa Taki Efendi nasıl tepki göstermiş:
''''- İslam âlemi için fes alâmeti farikadır...''''
**
Müslüman erkek başını kolay açmadı; bugün herkes başı açık geziyor...
Fes tartışması tarihte kaldı..
Türban tartışması da hiç kuşkusuz tarih olacak; ama, bugün dincilerin, daha başka deyişle mürtecilerin siyasada, sandıkta, iktidar tezgâhında işlerine yarıyor...
Erkekten sonra kadının başı kesinlikle özgürleşecek..
Türkiye''de erkek tesettürü kalmadı..
Kadın tesettürü de kalmayacak; ama, bu faslın ceremesini bugün hepimiz çekiyoruz.
İlhan Selçuk
Fes kavgası gibi yazacaklar...
Ve okuyanlar gülümseyecekler...
Baş örtmek İslamda ne erkek için zorunludur ne de kadın için...
Ama kör olası irticayla şaşı gelenekler kol kola girdiler mi, kadın da başını örtüyor, erkek de...
Osmanlı''da Müslüman erkek başını bir türlü açamadı; bugün Müslüman coğrafyasının çoğu haritasında kadının başı da tesettür hatırına örtülüyor, erkeğin başı da...
**
Kaptan-ı derya Koca Hüsrev Paşa Fas''a gittiğinde yerel başlık olan fesi görmüş; askerine giydirmiş..
İkinci Mahmut da bir genelge yayımlayarak bütün askerin fes giymesini emretmiş...
Tanzimat döneminde sivil-asker tüm devlet memurlarının fes giymeleri öngörülmüş...
Sarık ise yalnız ilmiye ve tarikat üyelerine özgü bir başlık olarak kalmış...
Ancak sarık ya da kavuğun kaldırılarak yeni icat fesin benimsenmesi kolay olmamış, sert tartışmalara yol açmış..
Halk ikiye ayrılmış..
Sarıklılar..
Fesliler..
Fese karşı tepkiler büyümüş..
Fes Nazırlığı kurulmuş..
Fes Nizamnamesi çıkarılmış..
Sarıktan vazgeçmeyen esnaf, uzun süre sarığını fese sararak durumu idare etmiş...
*
Ankara''da Meclis 23 Nisan 1920''de açılmıştır; altı gün sonra ''''milli serpuş'''' olarak kalpak önerildiğinde Bolu mebusu Tunalı Hilmi Bey ne demiş:
''''- Fes, Türk''ün ruhuna yerleşmiştir...''''
Sıvas mebusu Mustafa Taki Efendi nasıl tepki göstermiş:
''''- İslam âlemi için fes alâmeti farikadır...''''
**
Müslüman erkek başını kolay açmadı; bugün herkes başı açık geziyor...
Fes tartışması tarihte kaldı..
Türban tartışması da hiç kuşkusuz tarih olacak; ama, bugün dincilerin, daha başka deyişle mürtecilerin siyasada, sandıkta, iktidar tezgâhında işlerine yarıyor...
Erkekten sonra kadının başı kesinlikle özgürleşecek..
Türkiye''de erkek tesettürü kalmadı..
Kadın tesettürü de kalmayacak; ama, bu faslın ceremesini bugün hepimiz çekiyoruz.
İlhan Selçuk