Orijinalini görmek için tıklayınız : Köy Enstitüleri ...!!!
Köy Enstitüleri Ne Zaman Kuruldu?
Cumhuriyeti kuran çağdaş aydın kadrolar eğitimin öncelikle köylerden başlaması gerektiğini belirleyerek, eğitimi köylere indirgemeyi benimsemişlerdir. En büyük eserleri ise Köy Enstitüleri’nin kuruluşu idi. Çok değişik ve çarpıcı bir girişim olan Köy Enstitüleri hareketi belki de dünyaya örnek bir projedir. Ne yazık ki halen önemi yeterince anlaşılamadı. Köy Enstitüleri’nin başlıca amacı kırsal alanı kalkındırmak, köylüyü eğitmek ve eğitmenlerle köylüyü üretici duruma getirmekti. Çünkü Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ülkemizde okuryazar oranı neredeyse yok denecek kadar düşüktür. Özellikle kadınlarda ve köylerde durum daha da kötüdür. Bu tablo karşısında Atatürk ve arkadaşları yeni rejimin ruhunu ve düşüncesini köye de ulaştıracak bir eğitsel devrim hareketini başlatırlar. Gerçek anlamda devrimci bir hareket olan Köy Enstitüleri hareketi yalnızca köyün maddi kalkınmasını değil, aynı zamanda ve daha önemli olarak köy insanını bilinçlendirmeyi, onu hiçbir kuvvetin istismar edemeyeceği modern bir kırsal yaşam biçimine kavuşturmayı amaçlar. 17 Nisan 1940'da "Köy Enstitüleri" kurulmaya başlanır
Amaç Neydi?
Köy Enstitüleri’nde yaşam, dönemin öğretmen ve öğrencilerinin anlatımı ile tam "birliktelik, katılım, yetki" ve "sorumluluk" eksenlerine oturtulmuştur. Enstitülerde kararlar yönetici-öğretici-öğrenci üçlüsünün katkı ve onayıyla alınır. Okul yöneticileri ile öğrenciler her konuyu tartışabilirler. Enstitüleri’nin kuruluşunda Atatürk politikası uygulanır, tarıma elverişli arazilerin seçilmesine özellikle özen gösterilir. Eğitim anlayışı açısından Köy Enstitüleri’yle diğer okullar arasında çok önemli nitelik farkı bulunmaktadır. Köy Enstitüleri’ne eğitim anlamında yüklenen sorumluluk ağır ve anlamlıdır. Köy Enstitüleri’ndeki anlayış o dönemde "Eğitim, Üretim içindedir" şiarıdır. Hep beraber ülkeyi kalkındırmak için üretmek ve hayata birlikte bakmaktır.
Cumhuriyeti kuran genç kadro, büyük çoğunluğu köylü olan ve aynı oranda okuma yazma bilmeyen toplumu kısa yoldan okuryazar yapmak istiyordu. Bu proje aynı zamanda ülkemizin çağdaşlaşma ve modernleşme projesi idi. Yine genç cumhuriyet kadrosu, demokrasiyi altın tepside sunmuştu ve yaşaması için altının doldurulması gerektiğinin farkındaydı. Onun için demokratik bir yapılanmanın zorunlu olduğunun farkındaydılar. Bunun başarılması için de çok yönlü yetişmiş, özgüveni gelişmiş, karşılaştığı sorunu çözebilen yetenekli ve zeki köy çocukları ile işe başladılar. Eğitim ve öğretim sorun çözmeye yönelikti. Özellikle Türkiye gibi halen köy kökenli ve tarıma dayalı yapılarda modelin önemi çok sonradan daha iyi anlaşılmıştır. Çünkü köy çocukları bu modelde hem eğitiliyor hem de geleceklerini hazırlıyorlardı. Küçücük çocuk köyünden geldiği gibi üretimin içerisine giriyor, kendi okulunu kendisi yapıyor, koyun güdüyor, müzik yapıyor, klasik eserler okuyor. Kendisine koyun gütmesi söylenen çocuk artık sorumluluk almış olmakta ve kendi sorumluluğunu ve bilincini oluşturmak zorunda. İsmet İnönü Hasanoğlan’da yol kenarında koyun güden çocukların azıklarında ekmek parçasının yanında klasikler görünce aradığını bulduğunu ve gelecekten umutlu olduğunu belirtir. Duvar ören, tarım yapan, marangozluk, demircilik yapan, aynı zamanda dünya klasiklerini okuyan ve müzik yaparak ruhunu güzelleştiren mutlu insanları yetiştiriyordu. Bilindiği gibi bu şekilde yetişen çocuklar kendilerine güveni olan, mutlu ve üretken insanlardır. Ancak bugün özgüveni eksik, çok sayıda insanın mutlu olmadığı ve kimseye güvenmediği bilinmektedir. Karşısındakine güvenmeyen kendisine de güvenemez. Kendine ve karşısındakine güvenmeyen de demokrat olamaz (Erdal Atabek). İşte Cumhuriyetin genç kuşağı üreten, paylaşan ve dönüştüren demokrat insanlar yetiştirerek ülkenin modernizasyonunu hedefliyorlardı. Bu, onların ülkenin geleceğine ilişkin temel felsefeleri idi.
Arkadaşlar köy enstitüleri hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum
devamı için ;
http://www.elyadal.org/pivolka/17/koyens.htm
1940 lı Yıllarda Kurulmaya Başlayan Eğitim Enstitiüleri Türkiye Genelinde 26 Okulla eğitime devam etmiştir.Siyasi oyunlarla kapatılan bu okulların bir kısmı tamamen lağvedilmiş olup,bır kısmıda aşağıda belirtilen listedeki gibi Anadolu öğretmen lisesi ve Eğitim Fakultesi olarak eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmekteler.
Orta öğrenimimi bu okulların birisinde tamamladığımı ve burda "Eğitim Enstitülerinin" son kalıntılarını yaşadığımı, atölyeleri,fırınları,sinema salonları,tarlaları,öğrencilerin et,süt ihtiyaçlarını karşılamak üzere ahırlarında yetiştirdikleri hayvanları, okullar kapandıktan sonra Lise 2.Sınıfların 15-20 günlük yaz çalışmaları Eğitim Enstitüsü geleneğinden geldiğini gördüm
Ayrıca okulun panosunda Türkiye de Kurulan 26 Eğitim Enstitüsünün Listesi asılıydı.Hatırladıklarımı paylaşmak istedim
1.Kazım Karabekir A.Ö.Lisesi (Suzuz-Kars)
2.Demirci Eğitim Fakultei (Demirci-Manisa)
3. Pamukpınar A.Ö.Lisesi (Yıldızeli-Sivas)
4.Kepirtepe A.Ö.Lisesi (Lüleburgaz-Kırklareli)
5.Hasanoğlan A.Ö.Lisesi (Elmadağ-Ankara)
6.Ortaklar A.Ö.Lisesi (Germencik-Aydın)
7.Savaştepe A.Ö.L (Savaştepe-Balıkesir)
8.Yunus Emre A.Ö.Lisesi (Mahmudiye-Eskişehir)
9.Gökçeada A.Ö.Lisesi (Gökçeada-Çanakkale)
10.Meraşal Fevzi Çakmak A.Ö.Lisesi (Gümüşhane)
11.Göl A.Ö.Lisesi (Kastamonu)
12.Mimar Sinan A.Ö.Lisesi (Pınarbaşı-Kayseri)
13.Akpınar A.Ö.Lisesi (Ladik-Samsun)
14.Beşikdüzü A.Ö.Lisesi (Beşikdüzü-Trabzon)
15.Alpaslan A.Ö.Lisesi (Muradiye-Van)
16.Aksu A.Ö.Lisesi (Aksu-Antalya)
17.Gönen Anadolu Öğretmen Lisesi (Gönen-Isparta)
eylüleren 01.11.2006, 23:27 köy enstitüleri zamanında ülkenin gelişmesi açısından çok büyük katkılar sağlamıştır.ülkemizin okur yazar oranını yükselterek eğitimli insan açığını gidermiştir.malesefeki siyasilerin siyaset malzemesi haline getirilerek kapatılmıştır.ülkemizin kaçırdığı en büyük eğitim projesidir.bu konuda pek çok şey yazılabilir aslında net olarak söylenecek söz siyasilerin el attığı her kurumu etkisiz hale getirirek yıprattıkları asıl amacından saptırdıkları olabilir...
sidarta54 02.11.2006, 17:51 köy enstütüleri demokrat parti ve onun destekleyicisi olan toprak ağalarının çıkarlarını zedelediği için komünist yetiştiriyor iddasıyla kapatılmıştır.Ancak gerçek sebep köylünün aydınlanması ve kendi kendine yetmesiydi bu çıkar gruplarının işine gelmedi.Zaten bizim gelişemeyip kendi kendimize yetemememizin nedeni köy enstütülerinin kapanması ve bu zihniyetin ölmesidir.
tuncerbio 02.11.2006, 18:21 köy enstitüleri bu ülke eğitimi açısından ciddi bir şanstı fakat birilerinin işine gelmediği için karşı devrim sürecinde halkevleriyle beraber kapatıldılar...köy enstütüleri kapatıldı ama enstitülüler haka aramızda ve yenikuşak köy enstütülüler dernekleriyle yeni nesile kendilerini anlatıyor ve geleneğin yaşaması adına çaba gösteriyorlar ayrıca imece adında birde dergileri var ulaşabilirseniz okumanızı isterim...ayrıca Süleyman Demirel üniversitesi rektörü de enstitüye ve eğitim şekline duyduğu saygıyı ifade etmek için eğitim fakültesinin adını Köy Enstitüsü eğitim fakülştesi olarak değiştirdi ve eski bir enstitü binasını onatrarak şuanda öğrencilerin kullanımına açtı kendisine teşekkür ediyorum...
Sevgi Erkan 02.11.2006, 18:56 Köy enstitülerinde yetişen öğretmenler T.C. tarihinde bir daha asla o niteliği yakalayamamışlardır.Ben eğitim fakültesini bitirdim ama Köy Ens. mezunlarına gıpta ederim her zaman.Onlar mesleğin sadece pratiğini değil, bir öğretmene gerekli olabilecek her şeyin uygulamasını öğrenerek gelmişlerdir.
turhallı60 03.11.2006, 20:04 evet
köy enstitüleri, o okullarda okuyanlara gerçekten çok şeyler kattı..
köy enstitüleri bir okuldan mezun olunarak aynı zamanda hayat okulundan da mezun olunabileceğini gösterdi..öğrendikleriyle, öğrendiklerini hayata geçirmeleriyle o okulun mezunları bir başkaydı..Ecevitte zamanında köy kent projeleriyle köy enstitülerine benzer yapılar oluşturmaya çalıştı ama pek de başarılı olamadı..
özetle; KÖY Enstitülerinin kuruluş hazırlıkları 1935 yılında başladı. 1936'da eğitmen kursları açıldı. Deneme amacı ile 1937 yılında iki, 1938 ve 1939 yıllarında da birer tane 'Köy Öğretmenokulu' açıldı. Hasan Ali Yücel'in Bakanlığı döneminde 17 Nisan 1940'ta Köy Enstitüleri olarak açıldılar. Köylerin başta öğretmen, sağlık memuru yetiştirmek için kuruldu. 1952 yılında programları değiştirildi, sağlık bölümü kapandı, karma eğitime son verildi, ilköğretmen okulu haline geldi. oldu. 28 Ocak 1954 yılında çıkarılan yasa Köy Enstitüleri'ne son verildi.
Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Niyazi Altunyağ bu süreci şöyle anlatıyor: "Artık siyasi ibre sağa kaymıştı. Sağın seçim meydanlarındaki vaatlerinden biri de din eğitimini yaygınlaştırmaktı. Ardından da DP iktidara gelince din dersleri okullara koyuldu, ve imam hatip okulları açılmaya başlandı. Köy Enstitüleri hareketi çağdaşlaşma projesi, Kemalist devrimin etkinliğiydi. DP dönemi ise geleneklere dönme ağır basıyordu, dindar insan istiyordu. Çağdaşlaşma projesi terk edildi. Halkın saf talepleri zaman içinde oya dönüştürüldü. Aynı köy çocukları Köy Enstitülerinde farklı, burada farklı yetiştiler."
sevilkipirti 05.11.2006, 00:00 Eskiden köy enstitüsü mezunu bir öğretmeni gönderirlermiş bir köye, o köy ona emanet edilirmiş. Köyün herşeyi ile onlar ilgilenirmiş, köyün kalkındırılması bile onların çabalarıyla olurmuş.
Köy enstitüsünden mezun birisi derdi bizim hoca, aklınıza bile gelemeyecek meziyetlerle donatılmış olurdu. Gider okulu olmayan bi köye okul, sıra yaparlardı, tarladan, bağdan bahçeden anlarlardı ne biliyim işte bir köyde aklınıza gelebilecek her türlü ihtiyaca çözüm üretebilecek kadar bilgili insanlardı. Görevleri sadece eğitim değildi yani. Ama bu kadar meziyet korkuttu tabi bizi nemize gerek böyle insanlar bizim. Mazallah bilinçli, cumhuriyetçi insanlar falan yetişir.....
halitseyfi 05.11.2006, 00:37 cumhuriyet türkiyesinin en önemli ve en güzel projelerinden biri ve en önemlisi. bundan daha iyi bir projeyi bilmiyorum.
cumhuriyet türkiyesinin en önemli ve en güzel projelerinden biri ve en önemlisi. bundan daha iyi bir projeyi bilmiyorum.
haklısın; guzel olan, işe yarar şeyleri yok etmeyi iyi biliyoruz
|
|