iyidost69
21.04.2006, 15:35
Dün de, başkent Ankara ''da ve nasıl bir rastlantıysa, yine Gazi Üniversitesi ''nde ''''uzun saçlı ve sol görüşlü'''' olduğu gerekçesi ile bir öğrenci dövülmüş. 20 kişiden oluşan saldırganlar, Makine-Resim Bölümü öğrencisi Cengiz Dülger ''in iki kolunu kıracak kadar ağır bir şiddet kullanmışlar. Kolları alçıya alınan genç öğrenciden önce, yine aynı üniversitede, uzun saçlı bir öğretim görevlisi de benzer bir saldırının hedefi olmuştu.
Başkentte bu tür hazımsızlıklar olur mu, diye düşünenler, lütfen aşağıdaki haberi de okusunlar:
''''Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Ana Sanat Dalı son sınıf öğrencilerinin, aralarında nü tabloların da yer aldığı sergisi, bir hafta önce Büyükşehir Belediyesi Sanat Galeri''sinde sanatseverlerin beğenisine sunulmuştu. Sergiyi değerlendiren ve ''Torun nü ressamı, anneanne model'' başlıklı bir haberin Hürriyet Ankara''da yayımlanmasından hemen sonra, haberde ''torun'' olarak adından söz edilen Damla Can ''ın üç nü tablosu sergiden çıkartıldı.''''
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve özellikle Melih Gökçek ''in bu konuda 12 yıl önce ''''sanatın içine tükürmek'''' le simgelenen bir sabıkaları vardı. Demek artık, resim öğrenimi gören öğrencilerin ''''nü'''' tablolarının sansürüne ya da yasaklanmasına kadar uzanan bir aşama kaydediyor AKP''nin ülkemizde estirdiği özgürlükler rüzgârı.
İktidarın yarı resmi sözcüsü Yeni Şafak gazetesi, İstanbul Üniversitesi''nin eğitim fakültesinden bir grup öğrencinin 31 Mart''ın yıldönümü diye yola çıkarak yaptıkları zorbalığın tevili için günlerdir seferber olmuş. Başka bir gazetede yer alan haber asılsız ise gerçeğini ortaya koyacak ilgililerin açıklamalarına başka bir medya organı da elbette yer verebilir.
Ama bunu bir yalanlama kampanyasına döndürmeye çalışmanın tek izahı, minareye kılıf arama çabasıdır. O da gazetecinin görevi değildir.
Bırakınız ilgili kuruluşlardaki basın danışmanları yapsın açıklama görevlerini. Sizin yüklenmek istediğiniz işleve Batı ''''embedit '''' yani iliştirilmiş gazetecilik adını veriyor.
Biz mi İranlaşıyoruz? İran mı?..
Aslında, hiçbir tevil, ülkenin hızla sürüklendiği o bilinen limanı gizleyecek kadar güçlü ve inandırıcı olamıyor. Son yazımda, Ahmedinejad İran''ında bugün, yani 21 Nisan kutsal cuma günü kadınlar için yürürlüğe girecek yeni önlemlerden söz etmiştim.
Tahran Polis Komutanı''nın önerdiği o örtünme biçimi, Türkiye''de Bayan Emine Erdoğan tarafından özenle sergilenmekte değil midir?
Şah rejiminin yolsuzluğundan ve despotizminden bıkmış olan İran halkı, ABD''nin ve uluslararası petrol devlerinin ''''7 kardeşler'''' , desteklediği Humeyni ''nin iktidarını çılgınlar gibi alkışladı. Tahranlı işadamları bayram yaptı.
Örtünen İranlı kadınlar, biraz nefes alabilir miyiz diye başörtülerini bir iki parmak açmak mı istediler? Tahran polisinin yasaklar listesi bugün uygulanmaya başlayacak ve İranlı hanımlar, tıpkı Emine Erdoğan ya da yeni Merkez Bankası Başkanımızın eşi Duriye Yılmaz gibi giyinmek zorunda kalacak.
Siz bana bakmayın...
Anneler, bacılar, eşler... Çok mu içinizi karartacak şeyler yazıyorum?
Siz bana bakmayın. Boş verin bir iflah olmaz Cumhuriyet dinozorunu.. Yarın değil ama pazar günü 23 Nisan,
O bize çocukluğumuzda öğretilen marşı okursunuz pazar günü. ''''Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insaann'''' diye başlayan. Sonra televizyonların başına geçer Başbakan''ın ''''ulusa sesleniş" konuşmalarından bir yenisini daha dinlemeye hazırlanırsınız.
Ya da Milli Eğitim Bakanı Çelik ''in Ankara''da Anıtkabir''i ziyaret ederek ''''Büyük Devrimci'''' için neler neler yazdığını öğrenirsiniz.
Unutmayın lütfen. 23 Nisan 2006 Sayın Ahmet Necdet Sezer ''in de cumhurbaşkanı olarak son Egemenlik Bayramı''dır. Gelecek yıl 23 Nisan''da Çankaya''da kimin oturacağını düşünerek birbirinize sorunuz:
''''Tehlikenin farkında mısınız?'''' O halde, bu 23 Nisan''da ulusal bayrağımızı evlerimize, işyerlerimize mutlaka asarak caddelerimizi gelincik tarlasına çeviriniz.
Orhan Birgit ten
Başkentte bu tür hazımsızlıklar olur mu, diye düşünenler, lütfen aşağıdaki haberi de okusunlar:
''''Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Ana Sanat Dalı son sınıf öğrencilerinin, aralarında nü tabloların da yer aldığı sergisi, bir hafta önce Büyükşehir Belediyesi Sanat Galeri''sinde sanatseverlerin beğenisine sunulmuştu. Sergiyi değerlendiren ve ''Torun nü ressamı, anneanne model'' başlıklı bir haberin Hürriyet Ankara''da yayımlanmasından hemen sonra, haberde ''torun'' olarak adından söz edilen Damla Can ''ın üç nü tablosu sergiden çıkartıldı.''''
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve özellikle Melih Gökçek ''in bu konuda 12 yıl önce ''''sanatın içine tükürmek'''' le simgelenen bir sabıkaları vardı. Demek artık, resim öğrenimi gören öğrencilerin ''''nü'''' tablolarının sansürüne ya da yasaklanmasına kadar uzanan bir aşama kaydediyor AKP''nin ülkemizde estirdiği özgürlükler rüzgârı.
İktidarın yarı resmi sözcüsü Yeni Şafak gazetesi, İstanbul Üniversitesi''nin eğitim fakültesinden bir grup öğrencinin 31 Mart''ın yıldönümü diye yola çıkarak yaptıkları zorbalığın tevili için günlerdir seferber olmuş. Başka bir gazetede yer alan haber asılsız ise gerçeğini ortaya koyacak ilgililerin açıklamalarına başka bir medya organı da elbette yer verebilir.
Ama bunu bir yalanlama kampanyasına döndürmeye çalışmanın tek izahı, minareye kılıf arama çabasıdır. O da gazetecinin görevi değildir.
Bırakınız ilgili kuruluşlardaki basın danışmanları yapsın açıklama görevlerini. Sizin yüklenmek istediğiniz işleve Batı ''''embedit '''' yani iliştirilmiş gazetecilik adını veriyor.
Biz mi İranlaşıyoruz? İran mı?..
Aslında, hiçbir tevil, ülkenin hızla sürüklendiği o bilinen limanı gizleyecek kadar güçlü ve inandırıcı olamıyor. Son yazımda, Ahmedinejad İran''ında bugün, yani 21 Nisan kutsal cuma günü kadınlar için yürürlüğe girecek yeni önlemlerden söz etmiştim.
Tahran Polis Komutanı''nın önerdiği o örtünme biçimi, Türkiye''de Bayan Emine Erdoğan tarafından özenle sergilenmekte değil midir?
Şah rejiminin yolsuzluğundan ve despotizminden bıkmış olan İran halkı, ABD''nin ve uluslararası petrol devlerinin ''''7 kardeşler'''' , desteklediği Humeyni ''nin iktidarını çılgınlar gibi alkışladı. Tahranlı işadamları bayram yaptı.
Örtünen İranlı kadınlar, biraz nefes alabilir miyiz diye başörtülerini bir iki parmak açmak mı istediler? Tahran polisinin yasaklar listesi bugün uygulanmaya başlayacak ve İranlı hanımlar, tıpkı Emine Erdoğan ya da yeni Merkez Bankası Başkanımızın eşi Duriye Yılmaz gibi giyinmek zorunda kalacak.
Siz bana bakmayın...
Anneler, bacılar, eşler... Çok mu içinizi karartacak şeyler yazıyorum?
Siz bana bakmayın. Boş verin bir iflah olmaz Cumhuriyet dinozorunu.. Yarın değil ama pazar günü 23 Nisan,
O bize çocukluğumuzda öğretilen marşı okursunuz pazar günü. ''''Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insaann'''' diye başlayan. Sonra televizyonların başına geçer Başbakan''ın ''''ulusa sesleniş" konuşmalarından bir yenisini daha dinlemeye hazırlanırsınız.
Ya da Milli Eğitim Bakanı Çelik ''in Ankara''da Anıtkabir''i ziyaret ederek ''''Büyük Devrimci'''' için neler neler yazdığını öğrenirsiniz.
Unutmayın lütfen. 23 Nisan 2006 Sayın Ahmet Necdet Sezer ''in de cumhurbaşkanı olarak son Egemenlik Bayramı''dır. Gelecek yıl 23 Nisan''da Çankaya''da kimin oturacağını düşünerek birbirinize sorunuz:
''''Tehlikenin farkında mısınız?'''' O halde, bu 23 Nisan''da ulusal bayrağımızı evlerimize, işyerlerimize mutlaka asarak caddelerimizi gelincik tarlasına çeviriniz.
Orhan Birgit ten