Orijinalini görmek için tıklayınız : simdiki zaman, ne kadar suruyok ?
Ben, zise konusurken, dedim kelimeler, geçmisdir, ve daha soylemedimler, gélégekden dir. O zaman, simdiki zaman, ne kadar suruyor ? Yoksa, sadece geçmis ve gelegek mi var insanlar için ?
Açaba, simdiki zaman, aslinda, hiç bitmiyen bir zamanmidir ? Sadece, yasamiz bitinde mi, o zaman her zaman suren simdiki zamani mi anliyoruz ?
Alevimen 20.07.2005, 17:53 Merhaba urun
Zaman tek yönlü boyuttur. Zaman hakkında yorum yapıldığında çoğu zaman illuzyonla sonuçlanıyor yani demek istediğim bir kum saatini dengede tutarak kumların akışını engelleyebilirsiniz ama zamanın akışını engelleyemezsiniz.
hareket bir yerde başladı ve devam ediyor. zaman bir nehre benzetilebilir çünkü baktığımız noktası her en küçük anda değişiktir ve hiç bir zaman aynı olmaz. zamanı durdurmak hareketi durdurmaktır zamanı durmuş bir madde diğer maddelerle hiç bir etkileşimde bulunamaz ve belki de varolamaz. einstein bu konudaki bütün yol gösterici fikirleri birikimi ve mükemmel ilhamı sayesinde yaratmıştır bu gelişmiş çağda bile elimizde bu konuda deney yapacak daha yeni bir yardımcımız yok. belki de zaman son ya da sonsuza dek bir sır olarak kalacaktır.
Aslinda, burda ikinci konu dokunuyor : bizim sonsuzlugun görüntüsü... Insane,onu, yasadikça, kavriyamaz.
bence, bu ölçugu (aslinda ölcuzullugu demek lazim) bize yaban kalir. Zamanin kavurmasi iste yasamla çok bagali, sadeçe biolojik çerçeveler inçin bir zaman vardir : bir önce ve bir sonra...
Iste surda bizi en korkutan soru : zamanin ölçusünün eksikligi, burda bizim en buyuk metafisik surumuz
ErdalNET 20.07.2005, 21:12 Zaman, yüzyıllardır insanların karşı koymaya çalıştığı birşeydir. İnsanlar zamanı yenip ölümsüz olmaya çalışmışlardır ancak başarılı olamamışlardır. Ancak hızır peygamber için zaman yolcusu dendiğini duymuştum çünkü o her zaman herherde olarak insanlara yardımcı oluyordu. Hızır gibi yetişmek deyimide bundan çıkmıştır. Şuan bende zaman üzerinde çalışmalar yapıyorum ve fikirlerimin bazılarını burada yayınlamaya çalışıyorum. Amacım insanları bu konuda daha çok bilgilendirmek.
munzur_hozat 20.07.2005, 22:53 zaman diye bir şey yok zaman , beynimizde oluturduğumuz, yaşadığımız olaylar arasındaki oluş sırası farkıdır.Hangi olay daha önce oldu gibi şeyleri daha iyi anlayalım diye zaman terimini kullanıyoruz oysaki hayat sadece bir film karesinde olup bitmektedir herşey birbirinin üstüne devamlı süregeliyor.Konu edebiyat dimi sadece bir tense olmalı oda the simple present tense.....
ErdalNET 20.07.2005, 22:58 Kuran da iki doğudan ve iki batıdan bahsedilir. dünyada doğu ve batı kavramının göreceli olduğunu varsayarsak, yani ülkemiz azerbaycan a göre batı avrupaya göre doğudur. Kuranda bahsedilen doğu ve batı kavramları sanırım zamandaki doğu ve batıyı kastediyor
munzur_hozat 20.07.2005, 23:09 ben zaman yok dedikçe sen zaman diyorsun zaman deme bana time de daha iyi.Zaman diye bir şey yok.Bahsettiğin Kurandaki ayeti inceleyeceğim ilgimi çekti okumuştum ama, zamanla bir bağlantı kurmak bakim bi.
ErdalNET 20.07.2005, 23:16 Benimde labaratuar kurma gibi bir fikrim vardı ama insanların ne kadar duyarsız olduğunu görünce vazgeçtim.
munzur_hozat 20.07.2005, 23:19 nasıl yani evdemi ayrı bir yerde mi kuruyorsun sen nerde yaşıyorsun istanbulmu
ErdalNET 20.07.2005, 23:23 bir yer kiralayıp kuracaktım. 2 bilgisayar ve 2 mikroskop ile kart programlayıcı ce diğer gerekli alet ve edevatları düşünmüştüm. izmirde oturuyorum
munzur_hozat 20.07.2005, 23:50 hı uzaktasın asistan falan olurduk dermişim.Havaya uçuruduk labı.
Event zamani biz kendi systemize göre yarattik (veya yaratildi), bisim organik makina kendi organisasionu saglamak için kendisine zaman doctrini kulaniyor. Metafisik sorun, ölunçe, bu organisasion suz, bizim yok olmamiz, yane yok olmak, zaman olmiyan bir dimonsiona giriyoruz (yok olmak) ve ozaman Allahin sonsuzluga (her zaman ve hic zaman) bakiyoruz. Belki dunyanin sonnu (yada gine dogumu) yok onlunça bize tez geliyordur (sunku bizi yavaslatan dusunce ve vuçut yok) ?
Simdi burda matteye geliyoruz : "ben olmayinca ve bunlari gözumle görmesem ve dusungemle ölçmesem ne fark eder" dusunmek yanlistir, bisim taraftan dogru ama dunya taraftan yanlis. Bu dunyada herseyin bir rolu vardir (FIBONACCI nin sékansu 1+1=2 1+2=3 2+3=5 5+3=8 5+8=21 etc, bu chiffreler her sheyde bulursunuz : adn, doctorluk, arsitektur blablabla...), bizim mattemizin de bir rolu vardir ki bize doga bir zaman doctrini kendimizi hareketlemek için bize verdi.
Baska taraftan, zaman olarak degil ama dunyanin areketigle ölçebiliriz, simdi herkez diyor ki dunya areket ediyor, ama angi tezle, ve ne biçimde tam bilinmiyoruz. Bu arekete, biz ona zaman adimi verdikmi ? Bu areket bitéçekmi ? Veya içmi durmagicakmi, veya geri arkiya gelecekmi ? Sniyorum ki sadeçe bizim matte onu görecek, esprimiz görmeyeçek, hikayenin sonu bilmiyeçek...
ErdalNET 21.07.2005, 10:09 Finonacci methodu dogada bircok yerde mevvuttur. Pire popülasyonu fibanocci methoduna göre gelişir. Birçok ağaç yaprağıda aynı şekilde yani ağacın topraktan yukarı çıktığı ilk yerdeki dallar veya yapraklar ilk önce 2 dal veya yaprak ardında 1+2=3, 2+3=5 ve 3+5=8 şeklinde devam eder. Bunun gibi Spiraller yardimiyla küçük cisimlerin büyük cisimleri oluşturması doğanın heryerinde mevcuttur.
Atom modeli evrendeki sistemlerin prototipi gibidir yani küçültülmüş hali ve durum böyle olunca onunda kendine göre bir zamanı olacaktır. Yoksa bunların hareketlerini açıklamamızın bir yolu yoktur. Cisimler küçüldükçe zaman akışıda değişecektir. Einsteinin dedği gibi zaman eğilmesi kavramı mevcut ise biz elektronların oluşturduğu arkların içindeki zamanı kullanarak parelel evrenler ve sicim zaman-evren teorisini açıklayabiliriz. Bunun yapmak için maddenin kütle çekimini güneşten kat kat fazla yapmamız gerekir. Bu şekilde madde içine çöker ve madde atom boyutuna ve hatta daha küçük bir boyuta küçülür. Bu şekilde hem zaman ötesi bir kavrama geçebiliriz hemde evrendeki enerji dalgalarıyla hareket ederek hiçbir güç harcamadan evrenin herköşesine seyehatlerde buluna biliriz. Zaman kavramı değişeceği için gidiş gelişimiz arasında zaman farkı olmaz vede yaşlanmış olarak geri dönmeyiz.
İnsan ruhunu şuan algılayamamızın sebebi ruhun çok küçük bir frekansa sahip olmasıdır yani ışıktan çok küçük bu nedenle maddesel algılama dışındadır. Çünkü maddenin en küçük yapısı ışık olduğuna göre bizim madde dışı bir şey keşfetmemiz gerekir ki ruhu gözlemleyebilelim. Zor ama imkansız değil çünkü bunu düşünebiliyorsak yapabilirizde.
Bu gibi araştırmaları kapitalist düzenin herşeye bir bedel getirmesi nedeniyle ilerletemiyoruz çünkü çok büyük maliyetler ortaya çıkıyor. Sosyalist düzende de bir bedel geçerli olduğu için aynı şekilde yapamıyoruz. Hem Sosyalist hem kapitalist düzende bunu yapabilsek büyük ihtimalle devlet el koymaya çalışacak ve bunu silah olarak kullancaktır. Bu nedenle bu araştırmalar genelde devlet tekelinde yapılmaktadır.
Dökumanlarımızı paylaşırsak daha çok ilerleriz.
Capitalist ulkeler, daha çok "quantum" "(super)cordes" théoryleri arastiriyor , ve zaman degil ama mattenin kendi gravitasion agarligini ölçmek istiyorlar.
Yane, "ipler" olmasi için, 26 dimonsion lazim (Kaluza-Klein). Bizim sadeçe 4 dimonsionumuz var, ama diger dimonsionlar çok kuçuk ve kendide göre bukulmusler...
Eskiden butun bu dimonsionlar vardi, ama bizimle sadeçe 4 tane bize açildi.
Bizim asil sorun : bu "iplerin" théorisini mattenin userine arastirmak için, yan yana 10e20 (Plank) lazim, ve sadege 1 proton buyuklunde arastirmak için, bu enerjigi dokunmak için bizim dunkadan daha buyuk bik partikul hizlantiran çerceve lazim...simki sadeçe bir kaç kilometrede yapilmisdir. Bu teori, particulerin çizgi halinde degil ama 2dimonsion halinder (yaprak veya tub sekilinde) hareket ediyor, gravitasion biçimide bu theory anlatabilir, diger dimonsionlara isiklama de mumkunmus...
ErdalNET 21.07.2005, 17:34 Zaten partikülleri dairesel hareket ettirmek gerekiyor yoksa o kadar büyük bir alan bulamazsın. Yani çizgi halinde bir hızlandırıcı imkansız şu aşamada. Ancak gravitasyon ağırlığı çok yüksek olursa madde içine çöker ve karadelik oluşabilir. İsviçre cern de parçacık hızlandırıcı var şuan orada araştırmalar sürüyor. Bu araştırmalar için çok büyük yatırımlar gerekiyor.
Ben bir ufo içindeki canlılarla iletişim kuran birisinin açıklamasında, bu varlıkların uzay gemisine bindiğini söylüyor ve ufo hareket halindeyken atomların seslerini duyduğunu belirtiyor. Artık doğru yanlış olduğu tartışılır ama sanırım maddenin dairesel hareketi sonucunda cisim merkeze çöküyor (bir diğer sonucuda ivmeden dolayı cismin havalanması).
Böyle bir teknoloji olmadan nekadar teori üretilirse üretilsin sonuca ulaşamazsın.
Burda bir önemli yeni bir nokta var : plank ölçunun ulasimi, iplerin particulleri anlamak ve terçubelemek, mikrologinin en son sinirina dokunuyor. Yane, daha kuçu bir ölçu yok, o sekilde en kuçuk ölcuyule en buyuk leri daha kolay anlamakdir, butun mikrologinin yapimi anlarsan, teori olarak çok sey getirmesi lazim. Bu particuler, beli bir hizda, aharligi "nul" oluyor, aharliksiz, ayni zamanda 2 noktadan geçebiliyor ("onde" olmus artik) : yane Quantum teoride tek "reality" yok, busuru var. Bizim dimonsionda bir kutu alarsan, içine zehir ve kedi korsan : 50% sansin var kedi ölmesi için. Ama bu teoriye göre, kedi hem ölmus hem ölmemis, baktin noktaya bagali...
Bence kosmolojiye bagali (ama duyalarin ve multiveni strukturunu anlatan tek bir teori olarak tamamlinacak), bu teori 4 tane desik teorinin birlesimi, zamanin ölcusu A.E. dedi gibi, isigin hizi tek oldu için mumkun, ve bu hiz, en buhuk hiz, ve nerne olsan degesmiyen bir hiz.
Fakat, ilk sorum degesmiyor, ben ben olmaktan bitince, zaman doctrini benden kopunca (ben yokum) nekadar zaman gecerse hikayenin sonu gelmek için, onu benim mattem hisetmiyecek, sadece, açaba, çok uzun bir surede baska bir hikaye gide niye olmasin ? Hani matteler yok olmiyor, ve yasamin factorlar beli, bu sadege bir molecul combinezon, bir statistik, bir sanse, kaçtane hikaye oldu, ve kaç tane daha olaçak ?
ErdalNET 21.07.2005, 20:20 Enerji quantumları, Plank sabiti 6.62x10-34 ile ışığın frekansının çarpımının sonucu ise ışığın frekansının artması ile enerji mikarı yükselecektir. Yani biz bizim mutlak sıfıra ulaşmamız için çok büyük enerjiler harcamamız gerekiyor. Bunun sonucunda oluşan yüksek enerji paketleri ile uzay-zaman geçişleri yapabiliriz. Burada plank sabitinin sebebini bulabilirsek ışığın frekansı ile oynamadan sadece plank sabiti ile oynayarak amacımıza ulaşabiliriz.
ErdalNET 21.07.2005, 20:52 Işık hem dalga(wave) hem parçacıktır(particle). Bu dalga ve parçacık arasındaki geçiş anını nasıl tanımlayabiliriz. Eğer parçacık dalgaya dönüşüyorsa, nasıl dalga bitiminde tekrar parçacık olabiliyor. O zaman dalganın orta noktası geçiş noktası ve dalganın alt ve üst dilimleri ise madde ve dalgayı temsil ediyor.
Işık hem dalga(wave) hem parçacıktır(particle). Bu dalga ve parçacık arasındaki geçiş anını nasıl tanımlayabiliriz. Eğer parçacık dalgaya dönüşüyorsa, nasıl dalga bitiminde tekrar parçacık olabiliyor. O zaman dalganın orta noktası geçiş noktası ve dalganın alt ve üst dilimleri ise madde ve dalgayı temsil ediyor.
Evet, iste dedigin su çumleler, particulerin ve dalgalarin (onde/wawe) iliskisini anlatiyor : bisim gördümüz renkleri ilustre ediyor : isik wawe olarak particulere gördumuz rengiye bagali =>sadece isikin dalga frékensi gördugun rengi yaratmiyor, her partikuler onu degisik sekilde emmiyok, ve rengi o 2 factorlerle (wawe / particle) bize geliyor. Ama unutmamalik ki bu 3+1 dimonsionda (bizim) diger dimonsionda renk yok, mesela bazi supersymetrik dimonsionda 5*5 = -5*-5 ve bunu bizim için anlamak zor. çok sientifikler fazla önem vermiyor sunku bizim için sadece 3+1 dimonsion önemlidir diyorlar (alsinda çok yanis degil) ve diger dimonsionla zaten hem çok kuçuk, hem yxz ölçulerde y kin içinde bir daha silendir seklinde dimonsion var ama bizim yasamizin içine fazla etkilemez...burda sadece 4 guçu yanyana koyup birbirlerini conbine ediyor : electromenietsm , "low interaction", "strong interaction", "gravitation", yane daha çok teorik bir sey :/
munzur_hozat 22.07.2005, 01:08 Işık hem dalga(wave) hem parçacıktır(particle). Bu dalga ve parçacık arasındaki geçiş anını nasıl tanımlayabiliriz. Eğer parçacık dalgaya dönüşüyorsa, nasıl dalga bitiminde tekrar parçacık olabiliyor. O zaman dalganın orta noktası geçiş noktası ve dalganın alt ve üst dilimleri ise madde ve dalgayı temsil ediyor.
__________________
anlamıyorum geçiş noktası da ne ışık hem dalga hemde kuanta özelliğini aynı anda göstermekte.
ErdalNET 22.07.2005, 08:35 Hocam bu geçiş noktasının matematiksel bir hesabı yapılamaz mı yada yapmak için ne gerekir.
|
|