Orijinalini görmek için tıklayınız : ashab-ı kehf


alyeşil
23.04.2006, 20:28
4917

M.S. 250 Yılında Roma tahtında İmparator Decius oturuyordu Hükümdar aynı zamanda koyu bir Hıristiyanlık düşmanıydı. Oysa , bu din o yıllarda büyük bir hızla yayılıyordu.

Bu yayılışı durdurmak Decius'un en büyük amacıydı. Hıristiyanları inançlarından vazgeçirecek ve onları tekrar puta taptıracaktı.

Yakalanan Hristiyanları ateşte diri diri yaktırdı , kazıklara oturttu , türlü işkencelerle öldürttü.İmparatorun şerrinden bazı hristiyanlar çok uzaklara kaçtılar.Bunların içinde 7 arkadaş bir de köpekleri vardı.

Bu 7 arkadaş Efesliydiler. Romalı askerlerin ellerinden kurtularak Efes'te Panayır Dağı'nda bir mağara buldular ve oraya saklandılar.

http://photos3.worldisround.com/photos/0/13/561.jpg

Amaçları bir zaman burada saklanıp kendilerini unutturmaktı. Korku ve üzüntüden yorgun düşmüşlerdi. Sürekli dua ettiler . Tanrı'nın kendilerini kurtarmasını dilediler. Bu arada Efes İmparatoru saklandıklarını haber aldı. Derhal adamlarını göndererek mağaranın ağzını koca koca taşlarla ördürdü ve onları içeride açlık ve susuzuktan ölüme bıraktı.

Sonraları bu olay unutulur.

Aradan geçen uzun zaman sonra magranın önündeki taşlari yıkarlar. Buraya koyunlar için ağıl yaparlar, çalışan işçiler ise uyuyan gençleri farketmezler .

7 arkadaş uyandıklarında adı Yemliha olan genç yiyecek almak üzere Efes'e doğru korka korka yola koyuluyor. Yemliha kente girince hemen bir fırıncıya gidiyor ve ekmek istiyor. Karşılık olarak da cebindeki paralardan veriyor.

Fırıncı paraları görünce şaşırıyor. Yemliha'ya bunları nereden bulduğunu soruyor. Yemliha ise daha çok şaşırıyor. Bunun üzerine fırıncı bunların 200 yıl evvel kullanılan İmparator Decius dönemine ait paralar olduklarını söylüyor. Şimdi Roma tahtında İmparator Theodosius'un bulunduğunu anlatıyor.

Yemliha hayretle "Nasıl olur? Ben dün uyudum bugünse uyandım " diyor .

Hemen mağaraya dönüyor ve durumu arkadaşlarına anlatıyor.

Bunun üzerine tekrar yatıp uyumaya karar veriyorlar. Bir daha da uyanmıyorlar.

İmparator Theodosius durumu öğrenince adamlarıyla birlikte hemen mağaraya koşuyor ve onları uyurken görüyor. Anlatılanlara göre yüzleri pırıl pırıl parlıyormuş.

*Gerek İslam gerekse Hıristiyan kaynaklarındaki 7 uyurlar öyküsü pek fazla farklı değil. Anadolu'da Yedi Uyurlar Mağarası olarak bilinen onlarca mağara ve öyküleri var.

Bunlardan biri de Tarsus'daki mağara.

Tarsus da anlatılan Yedi Uyuyanlar Öyküsünün başlangıcı aynı 7 genç ve köpekleri Şehrin dışında Benelüs adındaki bir dağda mağaraya saklanıyorlar. İçlerinden biri hergün dilenci kılığında şehre gidiyor ve erzak alıp geliyor. Kral onları arıyor bulamayınca babalarını çağırtıyor .Babalar oğullarının mallarını dağıtıp dağa kaçtıklarını söylüyorlar. O gün kente inen Yemliha, durumu öğrenince korkuyla mağaraya koşup arkadaşlarına olanları anlatıyor.

Sabaha kadar dua ediyorlar ve üzerlerine bir uyku hali geliyor.

Yiyecekleri başuçlarında olduğu halde uyuyakalıyorlar.

Kral adamlarına mağaranın ağzını kapattırıyorBu arada yine kralın adamlarından olan iki inançlı kişi gençlerin isimlerinin ve öykülerinin yazılı olduğu iki kurşun levhayı gizlice duvarın içine koyuyor.

Bu levhalarda onların gözleri açık ve uyanıkmış gibi yattıkları ama uykuda oldukları anlatılıyor.

*Kuran'da Kehf suresindeki 18. ayette şöyle yazıyor: "Onları uyanık sanırdın, uyuyorlardı, onları sağa ve sola çevirirdik, köpekleri eşikte ayaklarını uzatmıştı. Eğer onları görmüş olsaydın, geri dönüp kaçardın. İçin korkuyla dolardı."

*Eshab-ı Kehf ya da Yedi Uyurlar Öyküsünün devamı aynı. Yani 309 yıl sonra uyanıyorlar ve bir gün geçmiş sanıyorlar. Sonra yine yatıp uyumaya devam ediyorlar.

*Bir başka kaynak Muhammed İbn-i İshak öyküyü anlatırken kentin adını "Efsus" dağın adını da "Encelüs" olarak belirtiyor.

Bir diğer İslam bilgini olan Veheb İbn-i Münebeh , daha ilginç bir yaklaşımda bulunarak şöyle diyor :

"Efsus halkından Ollias adlı birinin içine mağaranın kapısını açmak düşüncesi doğdu.Kapıyı açtırttı. İşte o anda Yedi Uyurlar kalkıp oturdular.Yüzyıllara rağmen hiçbiryerleri değişmemişti "

Aynı kaynak sonra tekrar yatıp uyuduklarını ve öldüklerini de belirtiyor .

*Katolikler 7 Temmuz'u anı günü olarak kutluyorlar

Ortodokslara göre ise Yedi Uyurlar 4 Ağustos'ta mağaraya girip , yüzyıllar sonra 22 Ekim'de uyanmışlardır.

*Tarsus'daki Eshab-ı Kehf mağarasına girildikten sonra sonunu bulabilmenin olanaksız olduğu söyleniyor. Çünkü gittikçe daralan kayalar, sonunda daracık geçitlere dönüşüyor.Bölge halkinin anlattıkları ise daha ilginç: Çünkü Tarsus'ta bulunan bazı mağara ve inlerden girilirse Kehf mağarasından çıkılacağına inanılıyor. Hatta bu denenmiş ama giren kişiler bir daha ortada görülmemişler yeraltında kayboldukları sanılıyor.

http://www.flat3.co.uk/levant/full_size/011020.jpg

*Bazı doğu kaynakları mağara ehlinin adlarını şöyle sıralamışlardır : Yemliha , Mislina , Mekselina , Mernuş ,Debarnus , Şaznuş , Kefeştatyuş ve köpekleri Kıtmir.
4918

alyeşil
23.04.2006, 20:33
. (Rasûlüm!) Yoksa sen (sadece) Kehf ve Rakîm (1) sahiplerinin ibrete şayan olduklarını mı sandın?
10. O yiğit gençler mağaraya sığınmışlar ve "Rabbimiz! bize kendi katından rahmet ver ve bizim için şu durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" demişlerdi.
11. Bunun üzerine biz de onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık).
12. Sonra da iki grubtan (Eshâb-ı Kehf ve hasımlarından) hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesab edeceğini görelim diye onları uyandırdık.
13. (Şimdi) Sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatalım. Hakikaten onlar, Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.
14. Onların kalplerini metin ve sağlam kıldık. O yiğitler (Kralın önünde) ayağa kalkarak dediler ki, "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına ilah demeyiz. Yoksa hakikatten ve dinden uzaklaşmış oluruz.
15. Şu bizim kavmimiz Allahtan başka tanrılar edindiler. Bari bu tanrılar konusunda açık bir delil getirseler ya; (ama ne mümkün!). Öyleyse Allah hakkında yalan uydurandan daha zâlim var mı?
16. (İçlerinden biri şöyle demişti: ) "Madem ki siz, onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın."
17. (Rasûlüm! orada bulunsaydın) Güneşi, doğduğu zaman mağaranın sağına meyleder; batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçer görürdün. Böylece onlar (güneş ışığından rahatsız olmaksızın) mağaranın bir köşesinde uyurlardı. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o hakka ulaşmıştır; kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın.
18. Kendileri uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırdın. Onları (yanları incinmesi diye) sağa sola çevirirdik. Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatmaktaydı. Eğer onları görseydin (heybetlerinden dolayı) dönüp kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.
19. Sonra da biz aralarında kendi hallerini birbirlerine sormaları için onları uyandırdık. İçlerinden biri "ne kadar yata kaldınız?" dedi. (Kimi) "Bir gün ya da günün bir bölümü kadar yata kaldık" dediler; (Kimi de) Şöyle dediler: "Rabbiniz kaldığınız müddeti daha iyi bilir." Şimdi siz, içinizden birini şu gümüş para ile şehre (Tarsus'a) gönderin de baksın, şehrin hangi yiyeceği daha temiz ise ondan erzak getirsin; ayrıca, temkinli davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.
20. Çünkü onlar eğer size muttali olurlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler va da kendi dinlerine çevirirler ki, bu takdirde ebediyyen kurtulamazsınız.
21. Böylece (insanları) onlardan haberdar ettik ki, Allah'ın (öldükten sonra tekrar dirilteceğine dair) va'dinin hak olduğunu kesinlikle bilsinler. Hani onlar aralarında Eshâb-ı Kehf'in durumunu tartışıyorlardı. Dediler ki, üzerlerine bir bina yapın. Çünkü Rableri onları daha iyi bilir. Onların durumuna vâkıf olanlar ise, "bizler kesinlikle onların yanıbaşlarına bir mescit yapacağız" dediler.
22. (İnsanların kimi: ) "Onlar üç kişidir, dördüncüleri de köpekleridir." diyecekler; yine bir kısmı "beş kişidir, altıncıları köpekleridir, "diyecekler. (Bunlar), bilinmeyen bir şey hakkında tahmin yürütmektir. (Kimileri de) "Onlar yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir" derler. De ki : "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.". Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Öyleyse Eshâb-ı Kehf hakkında, delillerin açık olması hali haricinde bir münakaşaya girişme ve onlar hakkında (ileri-geri konuşan) kimselerin hiç birinden malumat isteme!
23-24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşaallah demedikçe) hiçbir şey için "bunu yarın yapacağım " deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve "umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir" de.
25. Onlar mağaralarında üçyüz yıl kaldılar ve buna dokuz yıl daha ilâve ettiler (Yani üçyüz dokuz yıl: Güneş takvimine göre üçyüz yıl, ay takvimine göre üçyüz dokuz yıl kaldılar). (2)
26. De ki : "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir". Göklerin ve yerin gizli bilgisi ona aittir. O, öyle görür öyle işitir ki! Onlara (göklerde ve yerlerde olanlara) O'ndan başka velayet eden yoktur. O, kimseyi hükmüne ortak da etmez." (3)

Alpha_Phonixis
23.04.2006, 20:34
Bu mağarayı ilk Yılmaz Erdoğan' ın şiirinde sonra "Dabbe" dilmınde tanıdım ..