Naz
23.04.2006, 23:45
uykulari bolen cigliklar vardir hani, ter kan icinde uyaniriz... boyle uzerimize bir agirlik coker de hani haykiriyoruz sanirizda sesimiz cikmaz... iste oyle bir kabusun eteginden siyrildi yine genc kiz...
hemen siyrildi yatagindan, terler icinde pencereye kostu, cami acti... tas sokak sessizdi, evsiz, sahipsiz kediler bile yoktu sokaklarda... tek cit, tek ses, tek seda yoktu... soguk hava yuzune carparken kendi solugunu dinledi bir sure... sonra aniden yukselen hickirarak aglama sesi geldi kulaklarina... etrafina bakindi, sonra yanaklarindan suzulen yasi hissetti, aglayan kendisiydi oysa, bunu camdaki aksini gorunce fark etti... karanlik sokagi izledi uzunca bir sure, sokak lambasinin isigini sanki ilk kez goruyormus gibi, bunu kendi kesf etmiscesine dikkatle inceledi, gozlerinden suzulen yaslari hic umursamadan oylece kala kaldi...
neden sonra, birden gozlerindeki yaslarin durmadigini fark etti, neden aktiklarini dusundu bir an... ama hic bir anlam veremedi.. gordugu kabusuda unutmustu... peki neydi onu boylesine aglatan... bogazini dugum dugum yapan ? bir sure kendine daldi... dunu dusundu, bugunu, yarini... ve yasadigin an'i... aslinda biliyordu bircok cevabi vardi... ama onu en cok acitan hangisiydi secemiyordu...
sabah ayazi baslamisti, urperdi bir an, zaten sokakta bombostu, ona bakacak hic bir sey birakmamisti... kapatti pencereyi, perdelerini cekti. kosedeki sandalyeye ilisti, iki buklum oturdu, dizlerini karnina kadar cekti icine, elleriyle kendi bededini kendine haps etmisti artik... evet simdi uzunca dusune- kendini sorgulayabilirdi... ve basladi...
belki yanlizlikti... babasini kaybettikten sonra annesinin yeniden evlenmesini kaldiramamisti. bir gecede karar alip evden ayrilmis, kendine ev kiralayip yanliz yasamaya baslamisti. her ne kadar annesi ve annesinin kocasi onu geri dondurmek icin cabalasada bir ise yaramamis eve donmemisti. annesiyle arasindaki kopruleri oyle bir yikmistiki, bunlari yeniden birlestirmek imkansiz gibiydi. ve bugun annesi geldi aklina... ona ihtiyaci vardi, omuzuna yaslanip aglamak, onun saclarini oksamasina ihtiyaci vardi cocuklugundaki gibi.. ama yoktu... ne annesi, nede cocuklugu...
birden gozyaslarinin hizlandigini, bogazindaki dugumun onu cektigini hissetti, toparlandi... aglamamaliydi... annesi secimini yapmisti... herkes kendi hayatini yasamayi secmisti... sucta yoktu sucluda...
yada ozlemdi... kolay degil emek vermisti o kadar... bes sene ask'a emek vermisti, ve emeginin karsiligi bir sabaha karsi sessiz sedasiz terk edilmek olmustu... ona odul olarak verilen tek hediye, bes sene sonra ilk kez dogrulari ortaya cikaran kucuk not olmustu... ' seni seviyorum, ama bir karar vermem gerekti, belki sen bunu zaten anlamistin... evliyim, ve karimdan cocuklarimdan kopmam imkansiz'... bir hoscakal bile olmadan gecelerce bu notu tekrar etmisti kendine... iliklerine kadar ezberlemisti... o zamanlar kabul etmiyordu ya, belkide evet oda farkindaydi, ama gormek istemiyordu bu gercegi, taki gercekler kendini onun onune cirilciplak serene kadar...
birden gozyaslarinin hizlandigini, kalp atislarinin sizladigini fark etti, toparlandi... aglamamaliydi... sevdigi secimini yapmisti... herkes kendi hayatini yasamayi secmisti... sucta yoktu sucluda...
acaba sirtindan vurulmakmiydi...onca yil nasilda guvenmisti, oysa hic hak etmemis... dosttan oteydi kardes gibiydiler... gonul baglarini celikten sanirken, ince pamuk ipliginden oldugunu anlamisti... dostum, kardesim dedigi, onu en kotu gunlerinde yanliz birakmisti... kusura bakma ailem senle gorusmemi istemiyor diyip kestirip atmisti... neymis annesi bu yastan sonra baska adamla evlenmis, bir kiz yanliz yasarmiymis, sevgilisini evine alirmiymis... dostuna gore ailesi hakliymis, megerse o hic birini onaylamamis... sadece onaylar gibi yapmis... evet oyle hayatindan cikip gitmisti... onun en zor doneminde, ona sirt cevirmisti.. birdahada hic gelmedi...
birden gozyaslarinin hizlandigini, ellerinin titredigini hissetti, toparlandi... aglamamaliydi... dostu secimini yapmisti... herkes kendi hayatini yasamayi secmisti... sucta yoktu sucluda...
ve bir sure dusundukten sonra aklindaki herseyi, herkesi sorguladiktan sonra... neden agladigini anladi... kabusu geldi birden gozunun onune...
upuzun, bembeyaz ciceklerle donatilmis bir yolda, bembeyaz bir elbise icinde yuruyordu... agliyordu... yolun sonu yokmus gibiydi.. ama o sonunu biliyordu... ciglikla uyanmisti tam bu yuruyusun ortasinda...
agliyordu... cunku gocuyordu... uzun suredir savastigi kanser zaferlerine bir zafer daha eklemis... onunda vucuduna hukmetmeyi basarmisti... doktorlar acili bir gulumsemeyle... hayatin tadini cikarmaya bakin, kendinize sevdiklerinize harcayin bu zamani demisti...
ha unutmadan, birde inanilmaz bir sogukkanlilikla, onun yasamina 3 hafta bicmislerdi... ikisi gitmis... genc kiz son bir haftaya girmisti...
-------------------------------------------
olumun yasi yoktur... yasanan her anin kiymetini bilelim...
sevgiler naz {yagmur cini}
hemen siyrildi yatagindan, terler icinde pencereye kostu, cami acti... tas sokak sessizdi, evsiz, sahipsiz kediler bile yoktu sokaklarda... tek cit, tek ses, tek seda yoktu... soguk hava yuzune carparken kendi solugunu dinledi bir sure... sonra aniden yukselen hickirarak aglama sesi geldi kulaklarina... etrafina bakindi, sonra yanaklarindan suzulen yasi hissetti, aglayan kendisiydi oysa, bunu camdaki aksini gorunce fark etti... karanlik sokagi izledi uzunca bir sure, sokak lambasinin isigini sanki ilk kez goruyormus gibi, bunu kendi kesf etmiscesine dikkatle inceledi, gozlerinden suzulen yaslari hic umursamadan oylece kala kaldi...
neden sonra, birden gozlerindeki yaslarin durmadigini fark etti, neden aktiklarini dusundu bir an... ama hic bir anlam veremedi.. gordugu kabusuda unutmustu... peki neydi onu boylesine aglatan... bogazini dugum dugum yapan ? bir sure kendine daldi... dunu dusundu, bugunu, yarini... ve yasadigin an'i... aslinda biliyordu bircok cevabi vardi... ama onu en cok acitan hangisiydi secemiyordu...
sabah ayazi baslamisti, urperdi bir an, zaten sokakta bombostu, ona bakacak hic bir sey birakmamisti... kapatti pencereyi, perdelerini cekti. kosedeki sandalyeye ilisti, iki buklum oturdu, dizlerini karnina kadar cekti icine, elleriyle kendi bededini kendine haps etmisti artik... evet simdi uzunca dusune- kendini sorgulayabilirdi... ve basladi...
belki yanlizlikti... babasini kaybettikten sonra annesinin yeniden evlenmesini kaldiramamisti. bir gecede karar alip evden ayrilmis, kendine ev kiralayip yanliz yasamaya baslamisti. her ne kadar annesi ve annesinin kocasi onu geri dondurmek icin cabalasada bir ise yaramamis eve donmemisti. annesiyle arasindaki kopruleri oyle bir yikmistiki, bunlari yeniden birlestirmek imkansiz gibiydi. ve bugun annesi geldi aklina... ona ihtiyaci vardi, omuzuna yaslanip aglamak, onun saclarini oksamasina ihtiyaci vardi cocuklugundaki gibi.. ama yoktu... ne annesi, nede cocuklugu...
birden gozyaslarinin hizlandigini, bogazindaki dugumun onu cektigini hissetti, toparlandi... aglamamaliydi... annesi secimini yapmisti... herkes kendi hayatini yasamayi secmisti... sucta yoktu sucluda...
yada ozlemdi... kolay degil emek vermisti o kadar... bes sene ask'a emek vermisti, ve emeginin karsiligi bir sabaha karsi sessiz sedasiz terk edilmek olmustu... ona odul olarak verilen tek hediye, bes sene sonra ilk kez dogrulari ortaya cikaran kucuk not olmustu... ' seni seviyorum, ama bir karar vermem gerekti, belki sen bunu zaten anlamistin... evliyim, ve karimdan cocuklarimdan kopmam imkansiz'... bir hoscakal bile olmadan gecelerce bu notu tekrar etmisti kendine... iliklerine kadar ezberlemisti... o zamanlar kabul etmiyordu ya, belkide evet oda farkindaydi, ama gormek istemiyordu bu gercegi, taki gercekler kendini onun onune cirilciplak serene kadar...
birden gozyaslarinin hizlandigini, kalp atislarinin sizladigini fark etti, toparlandi... aglamamaliydi... sevdigi secimini yapmisti... herkes kendi hayatini yasamayi secmisti... sucta yoktu sucluda...
acaba sirtindan vurulmakmiydi...onca yil nasilda guvenmisti, oysa hic hak etmemis... dosttan oteydi kardes gibiydiler... gonul baglarini celikten sanirken, ince pamuk ipliginden oldugunu anlamisti... dostum, kardesim dedigi, onu en kotu gunlerinde yanliz birakmisti... kusura bakma ailem senle gorusmemi istemiyor diyip kestirip atmisti... neymis annesi bu yastan sonra baska adamla evlenmis, bir kiz yanliz yasarmiymis, sevgilisini evine alirmiymis... dostuna gore ailesi hakliymis, megerse o hic birini onaylamamis... sadece onaylar gibi yapmis... evet oyle hayatindan cikip gitmisti... onun en zor doneminde, ona sirt cevirmisti.. birdahada hic gelmedi...
birden gozyaslarinin hizlandigini, ellerinin titredigini hissetti, toparlandi... aglamamaliydi... dostu secimini yapmisti... herkes kendi hayatini yasamayi secmisti... sucta yoktu sucluda...
ve bir sure dusundukten sonra aklindaki herseyi, herkesi sorguladiktan sonra... neden agladigini anladi... kabusu geldi birden gozunun onune...
upuzun, bembeyaz ciceklerle donatilmis bir yolda, bembeyaz bir elbise icinde yuruyordu... agliyordu... yolun sonu yokmus gibiydi.. ama o sonunu biliyordu... ciglikla uyanmisti tam bu yuruyusun ortasinda...
agliyordu... cunku gocuyordu... uzun suredir savastigi kanser zaferlerine bir zafer daha eklemis... onunda vucuduna hukmetmeyi basarmisti... doktorlar acili bir gulumsemeyle... hayatin tadini cikarmaya bakin, kendinize sevdiklerinize harcayin bu zamani demisti...
ha unutmadan, birde inanilmaz bir sogukkanlilikla, onun yasamina 3 hafta bicmislerdi... ikisi gitmis... genc kiz son bir haftaya girmisti...
-------------------------------------------
olumun yasi yoktur... yasanan her anin kiymetini bilelim...
sevgiler naz {yagmur cini}