biralevi
25.04.2006, 23:48
Slm;
Ahiret yada öteki dünya yada berzahla başlayan sonsuz alemle ilgili Alevi bilgilerini bölüm bölüm yazmaya çalışacağım,düşünenler için faydalı olacağına inanıyorum.
1-GİDİPTE GELEN VAR MI?
Bu konu gündeme geldiğinde en sık rastlanan soru budur,soruyu soran iyiniyetli ise konuyla ilgili nesnel bilgi edinmek ister doğru bir sorudur,bilgi edinmek amaçlıdır.
Bizlerin bir olguya inanmamız için bu olgunun 5 (şimdilik 5 sayısıyla yetinelim)duyumuzdan en az birine hitap etmesi gerekir değil mi?
Ya görmeli,ya tatmalı,ya işitmeli ,ya dokunmalı yada koklamalıyız,
Şahsen Ahireti görmedim,tatmadım,koklamadım ve de dokunmadım. Ama DUYDUM.Yani inanmam için yada değerlendirme yapmam için en az bir sebebim var.Peki bu duyduğum neden doğru olsun ki? Yalan olamaz mı? Kandırılmış olamaz mıyım ?Yada bu duyum beni uyuşturmak için söylenmiş olamaz mı? Neden olmasın ,tabi ki buda mümkündür.Ama mademki böyle bir duyum yada haber yada bilgi edindim bu haberi,bilgiyi yada duyumu her yönüyle değerlendirmem gerekmez mi?YA DOĞRUYSA !
Size birisi bir haber getirdiğinde ne düşünürsünüz? Eğer size haberi getiren kişiyi güvenilir,dürüst,doğru sözlü olarak biliyor ve kabul ediyorsanız getirdiği habere inanırsınız değil mi? Ama size haberi getiren yalanlarıyla yada hayalleriyle meşhur birisiyse yada her türlü olayı çıkarı için kullanan birisiyse onun getirdiği habere şüpheyle bakmaz mısınız?Bu haberle sizi yönlendirmek istediğini düşünür ve habere en azından ilk aşamada soğuk yaklaşırsınız.O halde haberi getiren kişide en az haberin kendisi kadar önemlidir,bu durumda habercinin kişisel durumuyla da yakından ilgilenmemiz gereklidir.
Şimdi düşünün insanlık Ahiret haberini kimden kimlerden duymuştur?Kendisinin haberci olduğunu söyleyen tüm haberciler bu haberi aynı şekilde duyurmuş ve insanları uyarmıştır.Yani Hz.Adem’den Son peygamberimize kadar tüm Peygamberler insanlara “Ölümden sonra yaşamın varlığını”haber olarak duyurmuştur.Bu haberi duyanlar bu haberi bizlere kadarda aktarmışlardır.
Yani biz bu haberi duyduk,hem de öyle kişilerden duyduk ki bu kişiler hayatlarında hiç yalan söylemeyen kişilerdi,bu kişilerin isimleri dünyanın her tarafında inanan kişilerce kutsal biliniyordu ve bu kişiler bu haberi canları,malları pahasına bütün ömürleri boyunca bize aktarmak için çabaladılar.Ve bu kişilerin haberlerinin bazıları eğrilip bükülerek,çarpıtılıp tahrif edilerek gelse bile bu haber tüm dinlerin ortak haberlerinden birisiydi ve bu haber; “ÖLÜMDEN SONRADA YAŞAYACAKSIN”şeklinde ulaştırılmıştı.
O halde Ademin,Nuhun,Davutun,Musa’nın,İsa’nın ve Muhammed’in(sav) getirdiği bu habere neden kuşkuyla yaklaşalım ?
Televizyonda,Radyoda,gazetelerde duyduğumuz haberlere bile inanma eğilimi gösteren bizler bütün yaşamları boyunca her türlü bela ve musibete göğüs germiş ama yinede sözlerinden dönmemiş peygamberlerin bildirdiği haberi neden ilk aşamada inkar ediyoruz?En azından bu haberi tüm boyutlarıyla hiç olmazsa bir kere incelememiz gerekmez mi?
Evet gidipte gelen var mı? sorunun cevabı çok açık :
HABER VERENLER VAR…………………
Ve bu haberi duyanlar ,duymazlıktan gelemezler!
Ahiret yada öteki dünya yada berzahla başlayan sonsuz alemle ilgili Alevi bilgilerini bölüm bölüm yazmaya çalışacağım,düşünenler için faydalı olacağına inanıyorum.
1-GİDİPTE GELEN VAR MI?
Bu konu gündeme geldiğinde en sık rastlanan soru budur,soruyu soran iyiniyetli ise konuyla ilgili nesnel bilgi edinmek ister doğru bir sorudur,bilgi edinmek amaçlıdır.
Bizlerin bir olguya inanmamız için bu olgunun 5 (şimdilik 5 sayısıyla yetinelim)duyumuzdan en az birine hitap etmesi gerekir değil mi?
Ya görmeli,ya tatmalı,ya işitmeli ,ya dokunmalı yada koklamalıyız,
Şahsen Ahireti görmedim,tatmadım,koklamadım ve de dokunmadım. Ama DUYDUM.Yani inanmam için yada değerlendirme yapmam için en az bir sebebim var.Peki bu duyduğum neden doğru olsun ki? Yalan olamaz mı? Kandırılmış olamaz mıyım ?Yada bu duyum beni uyuşturmak için söylenmiş olamaz mı? Neden olmasın ,tabi ki buda mümkündür.Ama mademki böyle bir duyum yada haber yada bilgi edindim bu haberi,bilgiyi yada duyumu her yönüyle değerlendirmem gerekmez mi?YA DOĞRUYSA !
Size birisi bir haber getirdiğinde ne düşünürsünüz? Eğer size haberi getiren kişiyi güvenilir,dürüst,doğru sözlü olarak biliyor ve kabul ediyorsanız getirdiği habere inanırsınız değil mi? Ama size haberi getiren yalanlarıyla yada hayalleriyle meşhur birisiyse yada her türlü olayı çıkarı için kullanan birisiyse onun getirdiği habere şüpheyle bakmaz mısınız?Bu haberle sizi yönlendirmek istediğini düşünür ve habere en azından ilk aşamada soğuk yaklaşırsınız.O halde haberi getiren kişide en az haberin kendisi kadar önemlidir,bu durumda habercinin kişisel durumuyla da yakından ilgilenmemiz gereklidir.
Şimdi düşünün insanlık Ahiret haberini kimden kimlerden duymuştur?Kendisinin haberci olduğunu söyleyen tüm haberciler bu haberi aynı şekilde duyurmuş ve insanları uyarmıştır.Yani Hz.Adem’den Son peygamberimize kadar tüm Peygamberler insanlara “Ölümden sonra yaşamın varlığını”haber olarak duyurmuştur.Bu haberi duyanlar bu haberi bizlere kadarda aktarmışlardır.
Yani biz bu haberi duyduk,hem de öyle kişilerden duyduk ki bu kişiler hayatlarında hiç yalan söylemeyen kişilerdi,bu kişilerin isimleri dünyanın her tarafında inanan kişilerce kutsal biliniyordu ve bu kişiler bu haberi canları,malları pahasına bütün ömürleri boyunca bize aktarmak için çabaladılar.Ve bu kişilerin haberlerinin bazıları eğrilip bükülerek,çarpıtılıp tahrif edilerek gelse bile bu haber tüm dinlerin ortak haberlerinden birisiydi ve bu haber; “ÖLÜMDEN SONRADA YAŞAYACAKSIN”şeklinde ulaştırılmıştı.
O halde Ademin,Nuhun,Davutun,Musa’nın,İsa’nın ve Muhammed’in(sav) getirdiği bu habere neden kuşkuyla yaklaşalım ?
Televizyonda,Radyoda,gazetelerde duyduğumuz haberlere bile inanma eğilimi gösteren bizler bütün yaşamları boyunca her türlü bela ve musibete göğüs germiş ama yinede sözlerinden dönmemiş peygamberlerin bildirdiği haberi neden ilk aşamada inkar ediyoruz?En azından bu haberi tüm boyutlarıyla hiç olmazsa bir kere incelememiz gerekmez mi?
Evet gidipte gelen var mı? sorunun cevabı çok açık :
HABER VERENLER VAR…………………
Ve bu haberi duyanlar ,duymazlıktan gelemezler!