Orijinalini görmek için tıklayınız : Laİk Devlet,dİndar İnsan...


EŞİTLİK PARTİSİ
26.04.2006, 17:02
Değerli Arkadaşlar...

Bilinen bir gerçektir ki,yada çoğu insan bilir ki,devletlerin dini olmaz ama çeşitli DİNİ inanca mensup ve hiç bir dine inanmayan vatandaşları olması nedeni ile laik olmak zorundadır...
Bu bağlamda da bilerek yaratılan kavram kargaşasının amacı bilimsel tanımın sırasını karıştırıp tanımı tanımısız hale getirmek...
Her konuda olduğu gibi bu gün dünyaya hakim olan emperyalist düşünce sistemi ülkelerdeki işbirlikçileri aracılığıyla konuyu zaman zaman ısıtıp ısıtıp gündeme taşımaktadır.
Peki modern LAİK devletin bu konuda ki görevi ne olmalıdır,elbetteki tüm dini anlayışlara EŞİT mesafede ve eşit olanaklar tanımalıdır,ama bu gün bu uygulamayı pek görmediğimiz gibi,üstüne üstlük ve bilerek EŞİTSİZLİK yaratarak kaos ortamına zemin hazırlamaktadır...
Vatandaşları yararına hiç bir doğru şey yapmamak üzere göreve gelmiş olanlardan bu anlamda doğru uygulama beklemek,yaptıkları açıklamaları CİDDİYE almak yaratılan kaosa çanak tutmaktır diye düşünüyoruz...
Bu demek değilki insanlar kendi görüşlerini açıklamayacaklar,elbette açıklayacaklar ama bu karıştırmak adına değil,şimdiye kadar bu konuda sanki hiçbir TARİF yapılmamış gibi yeniden keşiflere kalkmak suyun akışını tersine çevirmeye kalkmaktır ki bu mümkün değildir...
Diğer bir yandan HAYATIN devam ettğini ret etmek gibi anlamsız,manasız tez ileri sürmeye benzer...
İşbirlikçilerin temel görevi budur,bilime ve insan mantığına ters gelen her konuyu gündeme taşıyıp KAFA BULANDIRMAK,bu bulandırma sonunda da bulanık suda balık avlamak...
Birde DEVLET ADAMLAIĞI denen bir olgu vardır,siz bu gün hangi partiden olursanız olun DEVLET YÖNETME olanağına sahip olmuşsanız tüm vatandaşlara yanlız DİNİ konuda değil her konuda EŞİT MESAFEDE durmak zorundasınız,bunu yapmıyorsanız,bu yönde DÜZENLEMELER yapıyorsanız,siz ancak ve ancak bir PARTİ yetkilisi olursunuz ki,DEVLET YÖNETME yeteğeniz olmadığını bir anlam da DEKLERE etmiş olursunuz...
Nasip olursa bizlerin nasıl bir uygulama yapacağını yakında göreceksiniz,tek bir VATANDAŞIN görüşü dahi bizim için önemli olacaktır,diğer bir yandan yanlış anlaşılan bir konu,ben çoğunluğu sağladım,o halde geriye kalanlar bana uymak zorundadır gibi bir anlayış çağdışı kalmış FAŞİST bir anlayıştır ki,bu sadece ve sadece EMPERYALİZME hizmet anlamına gelir...
İşte dünyada yapılan son seçimler bu gidişata dur demeye başlamıştır ve TÜRKİYE'de de bu gerçekleşecektir...
O nedenle tekrarlayalım ki,
-DEVLETİN DİNİ OLMAZ...
-LAİK DEVLET OLUR...
-DEVLETİ YÖNETME YETKİSİ ALMIŞ siyasi kadrolar,o andan itibaren SİYASİ anlayışının yaratacağı EŞİTSİZLİĞE set çekmelidir ve DİNİ İNANCI NE OLURSA OLSUN,İNANÇSIZLIĞI ne olursa olsun her vatandaşa EŞİT mesafede olmalıdır diyor saygılar sunuyorum.

Bektaş ÇELEBİ

müttaki
26.04.2006, 17:13
sevgili Bektaş abi

ya Laik devlet Laik insan olalım
yada dindar devlet dindar İnsan olalım

çünkü Laik devlet dindar İnsan modelinde Laiklik dinsizlik tanımına gelir buda sınırlamalara sebebiyet verir.

gerçi benim dindarlığım Laiktir. benim açımdan bir sorum yokta bu Laiklikte Din anlayışı gibi kişiden kişiye değişince problem olmaya başladı :)

EŞİTLİK PARTİSİ
27.04.2006, 14:40
Sevgili müttaki...

Sanırım bir başka başlıkta konuyu kısaca açıklamıştım...tekrarlayalım,mesele sizin koyduğunuz çekincelerin nasıl aşılacağı,yani DAYATMALI LAİKLİK konusunu...bu gün uygulanan biraz bu,DİYANETİN yapısı ÇOĞULCULUK anlayışıyla ve OY BİRLİĞİ esası,olmazsa HALK OYLAMASI şekline dömüştürülünce...HALK yeter ki bu yetkiyi eline alsın her şeyi en iyi şekilde düzenler...bilgilendirecek yeterli sayıda ve NİTELİKTE her İNANÇ gurubundan insanımız MEVCUT...tabiri caizse EVDEKİ eşler arasına kimse karışmaz,kışkırtanlar olmazsa KAVGADA olmaz...
Tabi bu,ancak ve ancak SİYASİ otoritenin KENDİSİNDEN korkmamasıyla mümkün,kayıkçı kavgası görüntüsü vermemesiyle mümkün...DEVLET OLANAKLARININ EŞİT,gereğinde KURA ve SIRAYLA dağıtılmasıyla mümkün,diyeceksiniz LAİKLKLE bunun ne alakası var...insan İHTİYAÇLARINI karşılama korkusuyla veya birine tabi olarak karşılama ihtiyacını hissetmezse İNANCI o denli SAĞLAM şekillerniz diye düşünüyor,saygılar sunuyorum.

Bektaş ÇELEBİ

müttaki
27.04.2006, 14:59
Sevgili müttaki...

Sanırım bir başka başlıkta konuyu kısaca açıklamıştım...tekrarlayalım,mesele sizin koyduğunuz çekincelerin nasıl aşılacağı,yani DAYATMALI LAİKLİK konusunu...

zaten hükümetin anladığım kadarıyla Laiklikle değil Dayatmalı Laikliğe karşı bir sitemi var ve muhafazakar kesiminde öyle. tanımda yer alan Laik Devlet, Dindar İnsan anlayışında Laik Devlet ancak Dayatmalı Laiklik olur.

aslında Türkiyenin ve Türk Halkının önceliği ne Laikliktir nede ekonomidir. bir milletin ilk önceliği Egemenliktir ve Halkın mutlak olarak yönetimde egemen olmasıdır.

bugünkü hükümet ne kadar tüm ülke adına tek başına hükmetsede % 34 küsürlük bir oy oranı kadar halkı temsil etmelidir. ama Anayasaya baktığımızda suçlu hükümet değil, sistemdedir. şimdi Cumhurbaşkanını hükümet ve bu meclis seçerse ki Hakkıdır. ama bu Hak Halktan değil sistemin hükümete verdiği bir Haktır. yani Salatanatın, Padişah olan Devletin verdiği Hak. Halka rağmen Hak veriliyorsa burada Halkın Egemenliği söz konusu değildir.

bu ne demek oluyor. sistem Halkın EGEMENLİĞİNE sınır koyuyor ve müdahalede bulunabiliyor ki bu sisteme Devlet diyoruz. bu konuda da Cumhuriyetten söz etmek zorlaşıyor. bir nevi salatanatı andırıyor. Devlet padişahlığı kontrolünde bir Meclis ve Hükümet anlayışı.

1938'den bu yana Halkı Egemen kılacak bir Lider yetiştiremeyişimiz gerçekten çok acı bir gerçek. Egemenliği kendi karakterinde toplayıp onu Halka devredebilecek yüksek karakterli bir İnsan yetiştirememek ülkem adına bir utanç sebebi.

bu Lider ortaya çıkmadığı müddetçe Halkın derdine çarede bulunması zordur. RTE' yi yükselten değer ne Türban, nede dinci olmasıdır. onun sisteme başkaldırısı ve sistemdeki Halkın Egemenliğini Halka tekrar iade edebilme cüretkarlığının bulunmasıydı.

ama ne oldu. RTE bıraktı en önemli gerçeği. Egemenlik gerçeğini unutup Ekonomi ile AB ile uğraşınca SİSTEME çarptı. arkasında ki Halkta onda bu cüretkarlığı göremeyince iş işten geçmiş oldu.

daha çok bekleyeceğiz anlaşılan. ama gelecek eskisi gibi karanlık değil. yakındır diyoruz İnşallah :)

saygılar