mineyik
29.04.2006, 21:34
7 ULU OZAN
SEYYID NESIMI (1369 – 1417)
Bağdat’ın Nesim Kasabası’nda yetişmiş, Diyarbakır bölgesine yerleşen Türkmenlerdendir. Halep'te Hallac-i Mansur'un düşüncelerinin iz sürücüsü olduğu için kafir sayılıp derisi yüzülerek öldürülmüştür.
Nesimi, Hurufi'dir. Fazlullah Hurifi' nin görüşlerini benimsemiştir. Varlık birliği görüsünü savunan, kişi ile tanrı arasında bir nitelik yükleyen inanç arasında bağlantı kurar. Tanrının yetkin (Kamil) insanda görüldüğü tasavvufi görüsünü benimser.
Baslıca eserleri Türkçe ve Farsça divanlardır. Azeri asilli Türkmenlerdendir. Katledilme sırasında rivayete göre derisi eline verilip giderken, Halep'in 12 kapısından ayni anda çıktığı görülmüştür. Yolda birisine “Gerçek Kabe'nin yolcusuyuz.” Elinde yüzülmüş derisini göstererek “İhramımız budur” dediği beyti meşhurdur.
SAH HATAYI (Sah İsmail) (1487 – 1524)
Yedi Ulu'lardan Sah Hatayi; 1487 yılında Iran-Erdebil'de doğdu. Anadolu'daki Alevi cemlerinde nefesleri en *** yer alan ululardandır. Babası Şeyh Haydar, anası Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemsah Halime Begüm Sultan’dır.
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'le 19 Mart 1514'de yaptığı Çaldiran'daki savaşı kaybetti. Bu onun için sonun başlangıcı oldu. 1524'de 37 yaşında iken Azerbaycan'da Hakk'a yürüdü. Cenazesi Erdebil'e götürülerek, dedesi Şeyh Safiyüddi'nin türbesi yanında toprağa verildi.
Sah Hatayi çok iyi bir eğitim almıştır. Hz. Ali ve Hacı Bektas Veli üstüne pek çok içtenlikli nefesler yazmıştır.
FUZULI (1504 – 1556 )
Asil adi Mehmet olan Fuzuli; 1504 ‘de Kerkük'te doğdu. Kerkük'te Bayat Türkmen boyunun Karyagdi soyundan gelmektedir.
Şiirlerini hem Türkçe, hem Arapça hem de Farsça yazan Fuzuli'nin en basarili eserleri Türkçe yazılmış olanlarıdır. Fuzuli; yalnızca Türk ve Fars edebiyatında değil, dünya klasikleri arasında da saygın bir yer almış ozandır.
Bir gönül eri olan Fuzuli; yasamı süresince Kerbela ve Bağdat çevresinden ayrılmamış, bir süre Hz. Ali'nin türbesinde türbedarlık yapmıştır.
Kitaplar Fuzuli'nin en büyük dileğinin Kerbela'da ölmek olduğunu yazar. Fuzuli yakın çevresine Hz. Hüseyin'in türbesinin yanında toprağa verilmeyi ve mezarına tas konulmamasını vasiyet etmiştir. Kendisi veba hastalığı salgınında Hakk'a yürümüş ve vasiyeti yerine getirilmiştir.
Kerbela Olayı’nı anlatan “Hadikat-ü Süeda” (Mutluların Bahçesi) en önemli eserlerindendir.
YEMINI (15. yüzyıl sonu-16 yüzyıl başı)
Yemini 15. yüzyilin sonu ile 16. yüzyilin ilk yarısında Tuna Irmağı yörelerinde yaşadı. Çeşitli kaynaklar tarafından asil adinin Ali olduğunu, Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiğini ve “Yemini” mahlasını kullandığını yazar. Demir Baba Velayetnamesi'nde adi “Hafız Kelam Yemini” olarak geçer. Bundan da Kuran’ı ezbere okuduğu anlaşılır.
Hz. Ali'nin mitolojik yaşamını konu edinen Faziletname adli kitabi 7300 beyitten oluşmaktadır. Kitap bir erdem kitabidir. Bu kitap, Hz. Ali'nin yaşamının, Ehlibeyt ve Ali sevgisinin yoğun islendiği temel eserlerinden biridir. Bu eseri Kitab-i Erdem (iyi ahlak kitabi) olarak niteleyenler kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü, alçak gönüllülüğü yasam biçimi ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayı Yemini'ye daha bir saygı duyarlar.
VIRANI (16.yüzyıl)
Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan Virani'nin; 16. yüzyılda Egriboz adasında doğduğu söylenir. Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi ozanı olan Virani; bir süre Necef'te Hz.Ali'nin türbesinde türbedarlık hizmeti vermiştir.
Virani; Balkanlarda Demir Baba'dan babalık icazeti almış, Hz. Ali tutkusunu dile getiren çok sayıda şiir yazmıştır.
Bazı araştırmacılar, yazılarında Virani'nin aruz vezni ile 300'e yakın şiir söylediğini ve koca bir divan oluşturduğunu bildirerek Ozan’ın az çok öğrenim görmüş olduğunu belirtirler.
Virani'ye göre, evrende ve bütün nesnel varlıklarda görünen Hz. Ali'dir.
PIR SULTAN ABDAL (16. yüzyıl)
Pir Sultan Abdal’ın 1500 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğduğu yeri ise kendisi şiirlerinde, “Benim Aslim Horasan'dan Hoy'dandir” diyerek belirtiyor.
Asil adi Haydar olan Pir Sultan Abdal’ın Sivas’ın Yıldızeli’ne bağlı Banaz Köyü'nden olduğu söylenir. Pir Sultan’ın yaşamı Alevi Bektaşi toplumunun söylencelerine dayanır.
Şiirlerinden ise Safevi Devleti hükümdarı Sah İsmail’in oğlu olan Sah Tahmasb zamanında yaşadığı anlaşılır.
Pir Sultan Abdal, döneminin toplumsal sorunlarına eğilmiş, bunları kendisine konu edinmiş, çıkış yolları aramış, yer yer şiirini sanatını da bu uğurda aracı yapmış bir ozandır. Bu nedenle halkla, halkın sorunlarıyla özdeşleşmiş ve bütünleşmiştir.
Pir Sultan Abdal, Osmanlı zulmüne karşı Anadolu halkının sıkılmış yumruğudur. Haksiz gidişe “dur” diyen bir haykırıştır.
KUL HIMMET (16. yüzyılın ikinci yarısı)
Kul Himmet; Tokat'a bağlı Almus ilçesinin bugünkü adi Görümlü Kasabası olan Varsil Köyü'ndendir. 16. yüzyilin ikinci yarısında yasamıştır. Kul Himmet bütün nefeslerinde Hz.Ali, 12 İmamlar ve Hacı Bektas Veli'yi büyük bir içtenlikle anlatır.
Kul Himmet'in nefesleri de diğer ulu ozanların nefesleri gibi her Alevi ceminin vazgeçilmez nefesleri arasındadır.
İyi bir tekke ve tarikat eğitimi gören Kul Himmet'in, Pir Sultan Abdal'a bağlı olduğu, onun çevresinde yetiştiği, müridi olup O'nu izlediği şiirlerinde açıkça ortaya çıkar.
Halk ozanlarında Alevi Bektaşi olmayanlar bile onun etkisinde kalmış, ona yakınlık göstermiştir.
Kul Himmet; tarikat ışığında beliren insan sevgisini Hacı Bektas Veli üzerinde yoğunlaştırarak nesnel duruma getirmiş, tanrı kavramını bir varlık olan insanla özdeşleştirmiştir
SEYYID NESIMI (1369 – 1417)
Bağdat’ın Nesim Kasabası’nda yetişmiş, Diyarbakır bölgesine yerleşen Türkmenlerdendir. Halep'te Hallac-i Mansur'un düşüncelerinin iz sürücüsü olduğu için kafir sayılıp derisi yüzülerek öldürülmüştür.
Nesimi, Hurufi'dir. Fazlullah Hurifi' nin görüşlerini benimsemiştir. Varlık birliği görüsünü savunan, kişi ile tanrı arasında bir nitelik yükleyen inanç arasında bağlantı kurar. Tanrının yetkin (Kamil) insanda görüldüğü tasavvufi görüsünü benimser.
Baslıca eserleri Türkçe ve Farsça divanlardır. Azeri asilli Türkmenlerdendir. Katledilme sırasında rivayete göre derisi eline verilip giderken, Halep'in 12 kapısından ayni anda çıktığı görülmüştür. Yolda birisine “Gerçek Kabe'nin yolcusuyuz.” Elinde yüzülmüş derisini göstererek “İhramımız budur” dediği beyti meşhurdur.
SAH HATAYI (Sah İsmail) (1487 – 1524)
Yedi Ulu'lardan Sah Hatayi; 1487 yılında Iran-Erdebil'de doğdu. Anadolu'daki Alevi cemlerinde nefesleri en *** yer alan ululardandır. Babası Şeyh Haydar, anası Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemsah Halime Begüm Sultan’dır.
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'le 19 Mart 1514'de yaptığı Çaldiran'daki savaşı kaybetti. Bu onun için sonun başlangıcı oldu. 1524'de 37 yaşında iken Azerbaycan'da Hakk'a yürüdü. Cenazesi Erdebil'e götürülerek, dedesi Şeyh Safiyüddi'nin türbesi yanında toprağa verildi.
Sah Hatayi çok iyi bir eğitim almıştır. Hz. Ali ve Hacı Bektas Veli üstüne pek çok içtenlikli nefesler yazmıştır.
FUZULI (1504 – 1556 )
Asil adi Mehmet olan Fuzuli; 1504 ‘de Kerkük'te doğdu. Kerkük'te Bayat Türkmen boyunun Karyagdi soyundan gelmektedir.
Şiirlerini hem Türkçe, hem Arapça hem de Farsça yazan Fuzuli'nin en basarili eserleri Türkçe yazılmış olanlarıdır. Fuzuli; yalnızca Türk ve Fars edebiyatında değil, dünya klasikleri arasında da saygın bir yer almış ozandır.
Bir gönül eri olan Fuzuli; yasamı süresince Kerbela ve Bağdat çevresinden ayrılmamış, bir süre Hz. Ali'nin türbesinde türbedarlık yapmıştır.
Kitaplar Fuzuli'nin en büyük dileğinin Kerbela'da ölmek olduğunu yazar. Fuzuli yakın çevresine Hz. Hüseyin'in türbesinin yanında toprağa verilmeyi ve mezarına tas konulmamasını vasiyet etmiştir. Kendisi veba hastalığı salgınında Hakk'a yürümüş ve vasiyeti yerine getirilmiştir.
Kerbela Olayı’nı anlatan “Hadikat-ü Süeda” (Mutluların Bahçesi) en önemli eserlerindendir.
YEMINI (15. yüzyıl sonu-16 yüzyıl başı)
Yemini 15. yüzyilin sonu ile 16. yüzyilin ilk yarısında Tuna Irmağı yörelerinde yaşadı. Çeşitli kaynaklar tarafından asil adinin Ali olduğunu, Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiğini ve “Yemini” mahlasını kullandığını yazar. Demir Baba Velayetnamesi'nde adi “Hafız Kelam Yemini” olarak geçer. Bundan da Kuran’ı ezbere okuduğu anlaşılır.
Hz. Ali'nin mitolojik yaşamını konu edinen Faziletname adli kitabi 7300 beyitten oluşmaktadır. Kitap bir erdem kitabidir. Bu kitap, Hz. Ali'nin yaşamının, Ehlibeyt ve Ali sevgisinin yoğun islendiği temel eserlerinden biridir. Bu eseri Kitab-i Erdem (iyi ahlak kitabi) olarak niteleyenler kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü, alçak gönüllülüğü yasam biçimi ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayı Yemini'ye daha bir saygı duyarlar.
VIRANI (16.yüzyıl)
Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan Virani'nin; 16. yüzyılda Egriboz adasında doğduğu söylenir. Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi ozanı olan Virani; bir süre Necef'te Hz.Ali'nin türbesinde türbedarlık hizmeti vermiştir.
Virani; Balkanlarda Demir Baba'dan babalık icazeti almış, Hz. Ali tutkusunu dile getiren çok sayıda şiir yazmıştır.
Bazı araştırmacılar, yazılarında Virani'nin aruz vezni ile 300'e yakın şiir söylediğini ve koca bir divan oluşturduğunu bildirerek Ozan’ın az çok öğrenim görmüş olduğunu belirtirler.
Virani'ye göre, evrende ve bütün nesnel varlıklarda görünen Hz. Ali'dir.
PIR SULTAN ABDAL (16. yüzyıl)
Pir Sultan Abdal’ın 1500 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğduğu yeri ise kendisi şiirlerinde, “Benim Aslim Horasan'dan Hoy'dandir” diyerek belirtiyor.
Asil adi Haydar olan Pir Sultan Abdal’ın Sivas’ın Yıldızeli’ne bağlı Banaz Köyü'nden olduğu söylenir. Pir Sultan’ın yaşamı Alevi Bektaşi toplumunun söylencelerine dayanır.
Şiirlerinden ise Safevi Devleti hükümdarı Sah İsmail’in oğlu olan Sah Tahmasb zamanında yaşadığı anlaşılır.
Pir Sultan Abdal, döneminin toplumsal sorunlarına eğilmiş, bunları kendisine konu edinmiş, çıkış yolları aramış, yer yer şiirini sanatını da bu uğurda aracı yapmış bir ozandır. Bu nedenle halkla, halkın sorunlarıyla özdeşleşmiş ve bütünleşmiştir.
Pir Sultan Abdal, Osmanlı zulmüne karşı Anadolu halkının sıkılmış yumruğudur. Haksiz gidişe “dur” diyen bir haykırıştır.
KUL HIMMET (16. yüzyılın ikinci yarısı)
Kul Himmet; Tokat'a bağlı Almus ilçesinin bugünkü adi Görümlü Kasabası olan Varsil Köyü'ndendir. 16. yüzyilin ikinci yarısında yasamıştır. Kul Himmet bütün nefeslerinde Hz.Ali, 12 İmamlar ve Hacı Bektas Veli'yi büyük bir içtenlikle anlatır.
Kul Himmet'in nefesleri de diğer ulu ozanların nefesleri gibi her Alevi ceminin vazgeçilmez nefesleri arasındadır.
İyi bir tekke ve tarikat eğitimi gören Kul Himmet'in, Pir Sultan Abdal'a bağlı olduğu, onun çevresinde yetiştiği, müridi olup O'nu izlediği şiirlerinde açıkça ortaya çıkar.
Halk ozanlarında Alevi Bektaşi olmayanlar bile onun etkisinde kalmış, ona yakınlık göstermiştir.
Kul Himmet; tarikat ışığında beliren insan sevgisini Hacı Bektas Veli üzerinde yoğunlaştırarak nesnel duruma getirmiş, tanrı kavramını bir varlık olan insanla özdeşleştirmiştir