Orijinalini görmek için tıklayınız : Sunniler neden cem evine gitmezler
Sevgili songül takdirinize şayandır ki camiler özellikle osmanlının son dönemlerinden itibaren siyasi oyunlara alet edilmiş ve çıkar olaylarına karıştırılmıştır her cami kendine göre cemaat oluşturmaya çalışmış ve zevklerine göre fetva yayıp hüküm vermişlerdir.Bu tarz olaylar peygamberin ölümünden sonra islam devleti rüyasıyla yanıp tutuşan emevi soylarında ve devamındada sık sık görülmüştür bu tarz oyunlara alet olmamak için islamiyetin ilk yıllarından bu yana alevi toplumu gerek kendi rızaları ile gerekse önder ve pirlerinin yöneltmesiyle bu olayların dışında kalmak için camilerden uzaklaşmıştır yakın tarihtede hatırlarsınki madımak ı yakanlar camiden çıkan cemaatti bu demek değildir tabii ki camiler hep bunlarla dolu fakat genellikle camileri yuva eden bu tarz insanlardan uzak durmak istenmiştir fakat alevi inancı hiç bir kitleye veya mekana ayrım yapmayacağı için alevi olupta camiye giden insanlarda vardır kesinlikle yasaktır diye bir kural yok umarım aydınlatıcı olabilmişimdir
ayrica bizim yada onların dogruları veya yanlışları örtüşmediginin tüm toplum farkindadir.
yeterli cevaptır diye düşünüyorum
sevgili okan;
sende takdir edersinki bizim bu düşüncelerimiz onlara göre yanlış onların cami die adlandırdıkları ibadet evleri onlar icin kutsal hic bi yanlis amac güdülmemiş yanlişı içinde barindirmamis alandir nasilki cem evleri bizim için öyleyse bizim gördügümüz bu gercekler onlara yalan dolan yada bu gercekler belkide cemevinde gerceklesmis olarak bilindigi düşüncesindeyim. nasılki biz camiler hakkida bu inanctayiz onlarda nitekim cem evleri hakkinda yanlis inanclarda olduklarindan cemevlerine gelmiyolar die düşünüyorum
yeterli cevaptır diye düşünüyorum :)
saygılar...
Dostlar Sİz Hep Kendİ GörüŞlerİnİzİ YazmiŞsini Hİç Bu Konuyu Sünnİlere Sordunuzmu Allah Kelaminin GeçtİĞİ Resulullah Kelaminin GeçtİĞİ Hz Alİefendİmİzİn Kelaminin GeçtİĞİ Her Yerde Olmak Bütün Müslüman Lar İçİn Bİ Şerefdİr Ya Allah Ya Muhammet Ya Alİ Ya Selamet
herkesin inancı kendine özgüdür ibadetler farklı ama ibadete giden yol hak yoludur. ister camiide ister cem evinde ister kilisede en son ağızdan çıkan kelime allah ,hak , yezdan ,rabbim ,tanrım dır yollar ayrılır ama tek bir yerde birleşir hak yolunda...
saygılar..
cancan_erzincan 07.11.2007, 20:16 biz niye camiye gitmiyorsak ne düşünüyorsak Onlarda o yüzden cem evine gitmiyorlar.Birde kimse alevilerin varlığından ve aleviliğin nasıl bir mezhep olduğunu bilmiyorki cem evleriide bilsinler ve gitsinler.
zeynep28 07.11.2007, 22:30 arkadaşlar bartınlı bir arkdaş edindim bugün bir hastanede.kızcağız sünni ve alevi bir çocukla evleniyor bartından istanbula gelirken kızın arkadaşları kıza hadi artık mum söndürdü yaparsınız diyor.bu zihniyetteki örümcek beyinli insanlar ceme gelse ne olur gelmese ne olur.zaten aklı başında araştırmayı seven sünniler aramızda.onlar bize yeterler
cengiz35 17.11.2007, 14:31 cok karisik bir anket,
* aleviligin ne oldugunu bilmiyorlarki cem evine gitsinler
* alevi olmayanin cem evinde ne isi var?
5 yıl kadar semah ekibi çalıştırdım, zakirlik yaptım ve her gittiğimiz etkinlikte, katıldığımız cemde, aşure günlerinde benim sünni kökenli olduğumu biliyorlardı. ilkin bazı sıkıntılar oldu, niyetlerimle ilgili olarak şüpheler oluştu. çünkü sünni bakış açısının ve tavrın farkında idiler Alevi canlar. Ben de bu nedenle hep anladım ve hoşgördüm. Ama zaman içerisinde benim sadece Alevilere değil Aleviliğe karşı da derin bir bağlılık ve sevgi duyduğumu anlama anlatma fırsatı verdiler bana.
İnanılmaz manevi bir hazdır cem etkinlikleri ve cemevleri Aleviler için büyük bir fırsattır.
Sünnilerin cemevine gelmek gibi bir kaygısı yok, kiliseye de gitmezler sinagog a da. gidenler farklı merak duygularıyla giderler ama toplumsal bir dayanışma bir hoşgörü ve kardeşlik-diyalog ortamının oluşması gibi bir kaygıları yoktur çoğunlukla.
ve bence ALEVİLİĞİN TARİHSEL KAYNAKLARINI, FELSEFESİNİ, ÖĞRETİSİNİ, DEĞERLERİNİ, DERİNLİĞİNİ, TEMEL BİLEŞENLERİNİ bilmeyen, anlamayan, farında olmayan ve Aleviliğin özgünlüğüne saygı duymayan kişilerin cemevlerine gelmemesi cemlere katılmaması daha doğru. Müthiş bir ikiyüzlülük var toplumumuzda. Sünnilerin cem törenlerine katılmasından memnun olanlara da bir eleştiri yapayım,
Sünni kesim, çoğunlukla, Aleviliği Sünni itikadın bir parçası görüyor ve onu temel değerlerinden arındırarak kendi görmek istediği şekilde değerlendiriyor. Yani onların sözümona benimsediği Alevilik ile gerçek Alevilik arasında hiçbir alaka bağlantı ilişki yoktur.
Aleviliği, farklılıkları, özgünlükleri ile özümseyemiyorlar.
Namazı orucu haccı zekatı cennet cehennem inancını ramazanı camiyi zorunlu kılıyorlar ve içlerinde Alevilerin bir SAPKINLIK içerisinde olduklarını düşünüyorlar.
4 kapı 40 makam...
Sünniler ŞERİAT kapısından ileri gidemiyorlar çoğunlukla yaşamda. Sonrasına ilerisine geçtiklerinde Aleviliğin dayandığı inanç ve yol esaslarını anlamakta güçlük çekiyorlar.
Katılanlar, kendilerince bir Alevilik algılamasına giriyorlar. Derin bir tartışmada temel ayrım noktaları açığa çıktığında tahammülsüzlükleri hemen ortaya çıkıyor. En ileri görüşlü sünnide bile bu çelişkiyi ve tutarsızlığı görürsünüz biraz zorlarsanız.
En iyisi LAİK-DEMOKRATİK-ÇOĞULCU-EŞİTLİKÇİ bir toplumsal devrim olana kadar bu konuları fazla irdelememek. Çünkü eşitsizliklerin olduğu bir ortamda güçlü ve hakim olan, zayıf ezilen durumda bulunan kültür kimlik ve inançları asimile etmeye çalışmaktan başka birşe6y yapmaz. Bu bilimsel bir sonuçtur.
Eşit-adil ve demokratik bir düşünce sistemi gelişene kadar ve insani değerler etrafında bir toplumsal ahlak sistemi oluşana kadar FARKLILIKLARA SAYGI beklemek safdillikten başka bir anlam taşımaz...
sevgiler...
Beşiktaşli58 17.11.2007, 15:08 Biz neden camiye gitmiyoruz?
Biz cami'ye gitmeyiz, onlar cem'e. Sünnilerin ne isi var cem'de?
Sünniler cemevlerinin ne oldugunu nasıl ibadet edildigini bilmiyorlarki.Onların çogu yani biz aleviler hakkında ileri geri konuşan yobazların hepsi bilmedikleri için ögrenmedikleri için yorum yaptıklarından dolayı ben onlara örümcek kafalılar diyorum.Hem onların yeri cemevleri degil biz onları layık görmeyiz onlar cemevine girmeye asla erişemez.Cemevleri özü sözü bir olanın,içinde art niyet ve fesatlık olmayanların yeridir yani biz alevilerin.
Saygılar
AnGeNehM 17.11.2007, 15:56 Sünniler cemevlerinin ne oldugunu nasıl ibadet edildigini bilmiyorlarki.Onların çogu yani biz aleviler hakkında ileri geri konuşan yobazların hepsi bilmedikleri için ögrenmedikleri için yorum yaptıklarından dolayı ben onlara örümcek kafalılar diyorum.Hem onların yeri cemevleri degil biz onları layık görmeyiz onlar cemevine girmeye asla erişemez.Cemevleri özü sözü bir olanın,içinde art niyet ve fesatlık olmayanların yeridir yani biz alevilerin.
Saygılar
Cemevlerine aslında bakarsanız herkes girebilir...
Aleviliği öğrenmek isteyen,alevilerden rahatsız olmayan,alevileri seven herkes.(Dikkat ederseniz herkes diyorum.)
Ama sizde haklısınız genelde iftira atmakla karalama yapmakla uğraşırlar,genel itibariyle böyle durum.
Mesela geçenlerde açtığımız cemevimizin açılışına bir arkadaşım katıldı.Kendisi sünni idi,bütün açılış boyunca bizimle beraberdi.Kendisi çok sevindiğini çok güzel olduğunu açılış boyunca 10 kez söylemiştir en azından.
Bize saygılı insanlara,kendi inancından baska inanca sahip insalara ve o kültüre saygısı olanı asla geri çevirmeyiz,yeterki öğrenmek gezmek görmek istesin...
bir Sünni vatandasimizin ibadet yeri Camii'dir..
Alevi vatandasimizin ibadet yeri de Cemevi'dir..
biz nasil ki Camiiye gitmiyorsak, onlar neden gelip ibadetlerini Cemevinde yapsinlar ki?.. hem Cem'e girmek için Alevi olmak sart degil mi? ikrar vermek lazim, Müsahibi olmasi lazim.. ama artik kimse pek takmiyor bu detaylari, yani katilmak isteyen katiliyor Cem'lere!
saygilar
Cemevlerine aslında bakarsanız herkes girebilir...
Aleviliği öğrenmek isteyen,alevilerden rahatsız olmayan,alevileri seven herkes.(Dikkat ederseniz herkes diyorum.)
Ama sizde haklısınız genelde iftira atmakla karalama yapmakla uğraşırlar,genel itibariyle böyle durum.
Mesela geçenlerde açtığımız cemevimizin açılışına bir arkadaşım katıldı.Kendisi sünni idi,bütün açılış boyunca bizimle beraberdi.Kendisi çok sevindiğini çok güzel olduğunu açılış boyunca 10 kez söylemiştir en azından.
Bize saygılı insanlara,kendi inancından baska inanca sahip insalara ve o kültüre saygısı olanı asla geri çevirmeyiz,yeterki öğrenmek gezmek görmek istesin...
Ya evet biraz katı düşündügümün farkındayım aslında ama seninde dedigin gibi anlatmak istedigim buydu yani kendini bilmez çok ve gereksiz o kadar çok şey konuşuyorlarki yani duyunca çıldırıyorum resmen iftira atıyrlar yaaa ee bu iftirayı atan kim sünniler genelde konuşmak istemiyorum ama her ne kadar sünni olsada aydın bir çok kişi var.İşte bu yüzden gelmesinler onların bizim aramızda yeri yok diye düşündüm ama sanada katılıyorum.
bu topiği açman gercekten entresan olmuş çünkü bence soru hatalı ve cevabı gercekten ortada.sunnilerin ibadet anlayışıyla alevilerin ki farklı. gidipte bir aleviye sen niye camide cem yapmıyrsun demek gibi bişey sormuşsun.artık insanlar biraz daha bilinçli bu konularda.kiliseye bile giderken insanlar biz hala niyelerle kafamızı dolduruyoruz.bırakalım da herkes istediği yerde istediği ibadeti yapsın yada yapmasınnn
alidendir 17.11.2007, 18:30 sevinç25 sana katılmıyorum. eğer cemevlerini merak ediyorlar ve ilgi duyorlarsa neden giremesinler ki?
ne kadar çok katılırlarsa o kadar çok öğrenirler ve bir kültürü bilmek öğrenmek gerekir onun hakkında doğru yorum yapabilmek için...
bilgisiz insan çok koşur ve çok saçmalar diye düşünüyorum.
kuzensin diye torpil yok:):):)
lavinyam 17.11.2007, 20:58 ibadetlerimizi camide yapmadığımız için bizi kınıyorlar ve inançlarımıza saygı duymuyorlar bu yüzden de ibadetin cami dışında yapılamayacağını savunuyorlar ama emin olsunlar ki biz aleviler onlardan daha iyi ibadetlerimizi yerine getiriyoruz
Aleviler niye camiye gitmiyorlar??
Aleviler niye camiye gitmiyorlar??
Siz cemevine gitmediğiniz için :yamukgul:
Alevilik nedir din mi? dinsizlik mi? felsefi bir akım mı? Kime gönderilmiştir? Sizleri tanımıyorum. Tanımaya çalışıyorum. Kiminiz müslümanım diyorsunuz o halde neden camiye gelmiyorsunuz ramazan orucunu tutmuyorsunuz? Kiminiz Aleviligi din ilan etmiş bunun kaynagı nedir? Hz. Ali'yi Hz. Muhammet'ten üstün mü görüyorsunuz? İslamiyeti red mi ediyorsunuz? Yoksa bir mezhep misiniz? İbadet kurallarınızın kaynagı nereden kimin vasıtasıyla geliyor. Eger müslümansanız ibadetlerimiz neden farklı? açıkçası hiç bir şey bilmiyorum ve sadece internetten alevilik diye aratıp hakkınızda bilgi edinmeye calışıyorum, sizlerden iyi kaynakta olmaz sanırım Alevi forum arkadaslarımdan sorularımın cevaplarını bekliyorum.
Alevilik nedir din mi? dinsizlik mi? felsefi bir akım mı? Kime gönderilmiştir? Sizleri tanımıyorum. Tanımaya çalışıyorum. Kiminiz müslümanım diyorsunuz o halde neden camiye gelmiyorsunuz ramazan orucunu tutmuyorsunuz? Kiminiz Aleviligi din ilan etmiş bunun kaynagı nedir? Hz. Ali'yi Hz. Muhammet'ten üstün mü görüyorsunuz? İslamiyeti red mi ediyorsunuz? Yoksa bir mezhep misiniz? İbadet kurallarınızın kaynagı nereden kimin vasıtasıyla geliyor. Eger müslümansanız ibadetlerimiz neden farklı? açıkçası hiç bir şey bilmiyorum ve sadece internetten alevilik diye aratıp hakkınızda bilgi edinmeye calışıyorum, sizlerden iyi kaynakta olmaz sanırım Alevi forum arkadaslarımdan sorularımın cevaplarını bekliyorum.
Sevgili kardeşim, dindar bir vatandaş olarak aleviliği anlamak istiyorsanız doğru adrestesiniz. Dikkat ettiyseniz forumda üst tarafta bir arama motoru mevcuttur. Bunların hepsini cevaplarını oraya istediğiniz kelimeyi yazarak bulabilirsiniz.
Peki arar bulurum. Sormamdaki amaç tek seferde genel bir bilgiye ulaşmaktı.
AnGeNehM 16.12.2007, 02:48 Alevilik nedir din mi? dinsizlik mi? felsefi bir akım mı? Kime gönderilmiştir? Sizleri tanımıyorum. Tanımaya çalışıyorum. Kiminiz müslümanım diyorsunuz o halde neden camiye gelmiyorsunuz ramazan orucunu tutmuyorsunuz? Kiminiz Aleviligi din ilan etmiş bunun kaynagı nedir? Hz. Ali'yi Hz. Muhammet'ten üstün mü görüyorsunuz? İslamiyeti red mi ediyorsunuz? Yoksa bir mezhep misiniz? İbadet kurallarınızın kaynagı nereden kimin vasıtasıyla geliyor. Eger müslümansanız ibadetlerimiz neden farklı? açıkçası hiç bir şey bilmiyorum ve sadece internetten alevilik diye aratıp hakkınızda bilgi edinmeye calışıyorum, sizlerden iyi kaynakta olmaz sanırım Alevi forum arkadaslarımdan sorularımın cevaplarını bekliyorum.
Merhaba Syn ezooo,
Ben birkaç cümleyle sadece bu msj ınıza istinaden bir cevap yazayım.
Öncelikle aleviliği araştırmak istemiş olmanızın yanısıra bunu herhangi bir yazıdan değilde alevilerin bizzat kendisinden öğrenme isteğiniz daha olgun bir hamledir.Öncelikle bunu uvurgulamak istedim.
Şöyle başlıyayım.Ben aleviliği evrensel bir yaşayış ve inanış biçimi olarak yorumluyorum.Dini motifler içerdiği bir gerçektir aynı zamanda (bence) (dikkat ederseniz sürekli bence yazıyorum.Çünkü herkesin kendi yorumudur bana katılmayanlar olursa bir sorun olmasın diye).
Ama bizler alevilik İslamiyetin içindemidir sorusuyla artık çok sıkça karşılaşmaktayız.İslamiyetin içinde Alevilik varmıdır diye sorsak bu soruyu dahada mantıklı bir soru olmuş olur.
Neden camiiye gitmiyorsunuz.Forumumuzda camii ve namaz adı altında konuda mevcut Syn CanCa nın dediği gibi olmayan konu yoktur aşağı yukarı.
Bizlerin ibadetleri sizlerinkinden farklı.Müslümanlıktada bazı mezhepler vardır.Sünnilik şiilik gibi.Biz alevilerde kendimizi her ne kadar islamla kıyaslamasakta islamiyeti doğru yaşadığı önesürülen sünniler gibi olmasakta aleviliğinde kendine göre inanış,yaşayış ve ibadet şekilleri vardır.
Cami bilmeyiz,hoca bilmeyiz
Cem ev biliriz,cem dedesi biliriz.
Ramazan bilmeyiz,oruç bilmeyiz
Muharrem biliriz,yas tutarız kerbela olayları için.
Sünni arkadaşlarımdan sıkça duyduğum bir soruda şu yönde siz Muhammedi tanımazmısınız.Hz Alimi sizin peygamberiniz?Hz Ali ye olan aşkımız insanları bu sorulara itiyor.Bizim soyumuz Hz Ali ye dayanıyor ve Hz Ali nin aşkıyla yaşıyoruz,Hüseyin'in aşkıyla yaşıyoruz.
Alevilik Hz Ali nin yaşadıklarını yaşamaksa bizde aleviyiz demezsiniz umarım :)
zülfikares 16.12.2007, 05:12 kayseride yok ben sünniyim olsa giderdim
Merhaba Syn ezooo,
Ben birkaç cümleyle sadece bu msj ınıza istinaden bir cevap yazayım.
Öncelikle aleviliği araştırmak istemiş olmanızın yanısıra bunu herhangi bir yazıdan değilde alevilerin bizzat kendisinden öğrenme isteğiniz daha olgun bir hamledir.Öncelikle bunu uvurgulamak istedim.
Şöyle başlıyayım.Ben aleviliği evrensel bir yaşayış ve inanış biçimi olarak yorumluyorum.Dini motifler içerdiği bir gerçektir aynı zamanda (bence) (dikkat ederseniz sürekli bence yazıyorum.Çünkü herkesin kendi yorumudur bana katılmayanlar olursa bir sorun olmasın diye).
Ama bizler alevilik İslamiyetin içindemidir sorusuyla artık çok sıkça karşılaşmaktayız.İslamiyetin içinde Alevilik varmıdır diye sorsak bu soruyu dahada mantıklı bir soru olmuş olur.
Neden camiiye gitmiyorsunuz.Forumumuzda camii ve namaz adı altında konuda mevcut Syn CanCa nın dediği gibi olmayan konu yoktur aşağı yukarı.
Bizlerin ibadetleri sizlerinkinden farklı.Müslümanlıktada bazı mezhepler vardır.Sünnilik şiilik gibi.Biz alevilerde kendimizi her ne kadar islamla kıyaslamasakta islamiyeti doğru yaşadığı önesürülen sünniler gibi olmasakta aleviliğinde kendine göre inanış,yaşayış ve ibadet şekilleri vardır.
Cami bilmeyiz,hoca bilmeyiz
Cem ev biliriz,cem dedesi biliriz.
Ramazan bilmeyiz,oruç bilmeyiz
Muharrem biliriz,yas tutarız kerbela olayları için.
Sünni arkadaşlarımdan sıkça duyduğum bir soruda şu yönde siz Muhammedi tanımazmısınız.Hz Alimi sizin peygamberiniz?Hz Ali ye olan aşkımız insanları bu sorulara itiyor.Bizim soyumuz Hz Ali ye dayanıyor ve Hz Ali nin aşkıyla yaşıyoruz,Hüseyin'in aşkıyla yaşıyoruz.
Alevilik Hz Ali nin yaşadıklarını yaşamaksa bizde aleviyiz demezsiniz umarım :)
Merhaba Sayın AnGeNehM; cevabınız için öncelikle teşekkür ederim.
Anladıgım kadarıyla aleviligin genel bir tanımı yok. Degilmi? Altı çizilecek yer ise evrensel olması. Peki ama herkesin kendine göre bir alevilik tanımının olması da sizin için gelmesi muhtemel bir asimilasyonun habercisi degilmidir?
Peki ateist alevilerde inançlı aleviler gibi Hz. Ali'yi gönülden seviyor mu? Yoksa alevilerin de kendi arasında kolları mı var? Ateistler ve İnananlar diye.
Aynı zamanda ibadetlerinizi size kim tayin etti? Şu durumda aleviligi bir din olarak görmüş oluruz veya islamiyetin bir parçası olmadıgı bazı cümlelerinizden apaçık ortaya çıkıyor.
Örnek aldıgınız Hz. Ali'nin dinini yaşamıyorsunuz buda büyük bir çelişki. Neyini örnek alıp aşkıyla yaşamanıza sebep görüyorsunuz. Sadece kan bagımı?
Hz.Ali'nin dinini yaşayıp yaşamadığımızı neye göre söylüyorsunuz ki?
Her alevinin Hz.Ali ile kan bağı olacak hali yok sadece dede soyundan gelenler onun soyundan gelirler.
Alevilik sadece ibadette şekillere takılmayı reddeder sayın ezoo hanım.Ateist olan bir kişinin kendisine sormak lazım onu seviyor mu sevmiyor mu diye ancak saygı duyduklarını görüyorum ben genel anlamda.Ben ise İslamiyet in bir parçası olduğumuzu hatta en doğru yorum şekli olduğumuzu düşünüyorum sayın ezoo abla.Yine de size çok teşekkür ediyorum önyargılar yapmayı tercih etmeyip,gelip olayı birebir ortamından bilgiler alarak araştırdığınız için.
Saygılar!
Hz.Ali'nin dinini yaşayıp yaşamadığımızı neye göre söylüyorsunuz ki?
Her alevinin Hz.Ali ile kan bağı olacak hali yok sadece dede soyundan gelenler onun soyundan gelirler.
Alevilik sadece ibadette şekillere takılmayı reddeder sayın ezoo hanım.Ateist olan bir kişinin kendisine sormak lazım onu seviyor mu sevmiyor mu diye ancak saygı duyduklarını görüyorum ben genel anlamda.Ben ise İslamiyet in bir parçası olduğumuzu hatta en doğru yorum şekli olduğumuzu düşünüyorum sayın ezoo abla.Yine de size çok teşekkür ediyorum önyargılar yapmayı tercih etmeyip,gelip olayı birebir ortamından bilgiler alarak araştırdığınız için.
Saygılar!
Sayın lion12; benim yaptıgım tek şey sizlerin yorumlarını okuyarak Aleviligi anlamaya çalışmak çünkü bazı forumlarda alevi oldugunu ancak sizler gibi yaşamayan kişiler farklı seyler anlatılıyor bu foruma üye olarak genel tanımları ögrenmek istedigim çok dogru.
Yazdıgım açıklamaların hepsi bana anlatılan alevi görüsün yorumudur. İslamiyetin parçası olup ateist alevillerin olmasıda beni şaşırtıyor o halde. Alevilik evrensel diyorsunuz tamam ama Hem müslümanlıgın parcası hem ateistlik nasıl oluyor kafamı karıştırıyorsunuz?? Yada aleviligin kaç kolu vardır diyeyim?
Sayın lion12; benim yaptıgım tek şey sizlerin yorumlarını okuyarak Aleviligi anlamaya çalışmak çünkü bazı forumlarda alevi oldugunu ancak sizler gibi yaşamayan kişiler farklı seyler anlatılıyor bu foruma üye olarak genel tanımları ögrenmek istedigim çok dogru.
Yazdıgım açıklamaların hepsi bana anlatılan alevi görüsün yorumudur. İslamiyetin parçası olup ateist alevillerin olmasıda beni şaşırtıyor o halde. Alevilik evrensel diyorsunuz tamam ama Hem müslümanlıgın parcası hem ateistlik nasıl oluyor kafamı karıştırıyorsunuz?? Yada aleviligin kaç kolu vardır diyeyim?
Sevgili ezoo hanım;
Aleviliği anlamaya çalışma çabanızı takdir ediyorum:thumbup:
Şimdi ateist birisinin ben alevi olabileceğine inanmıyorum.Sap ile samanı birbirine karıştırmamak lazım.Alevilik ayrı bir olaydır,Allah a inanmamak ayrı bir olaydır.Tabi ki de inanmayana saygımız sonsuz olacaktır ancak dediğim gibi alevilik ayrı bir olgudur.Ateist olan bir insan belki hz.Ali ye karşı bir saygı duyuyordur bu olabilir ancak sünnilerde Hz.Ali yi sevdiklerini söylerler ama bu alevi olmak için yetmez.Her inançta olduğu gibi,bu inançta da bazı esaslar vardır.
Alevilik genelde Anadolu'da köylerde yaşanmış bir inançtır.Şehirleşme ve kasabalara başlayan göçler ile Bektaşilik adını almıştır.Bektaşilik Balkan ülkelerinde de zaten oldukça yaygındır.Birde Arap Aleviliği vardır ki genelde Çukurova bölgesinde yani Adana Hatay Mersin yöresinde yaşayan birçok vatandaşımız böyledir.O kesimde Suriye asıllı insanlar arasındaki bir alevilik şeklidir ancak birbirleri arasında asla derin ayrılıklar ya da derin farklar yoktur.
Neyse zaten ablacım bir anda her konuya vakıf olmanız beklenemez şöyle 5-10 gün daha foruma bakın,bilgi dağarcığınızın gittikçe arttığını sizde görürsünüz.
AnGeNehM 16.12.2007, 15:17 Merhaba Sayın AnGeNehM; cevabınız için öncelikle teşekkür ederim.
Anladıgım kadarıyla aleviligin genel bir tanımı yok. Degilmi? Altı çizilecek yer ise evrensel olması. Peki ama herkesin kendine göre bir alevilik tanımının olması da sizin için gelmesi muhtemel bir asimilasyonun habercisi degilmidir?
Peki ateist alevilerde inançlı aleviler gibi Hz. Ali'yi gönülden seviyor mu? Yoksa alevilerin de kendi arasında kolları mı var? Ateistler ve İnananlar diye.
Aynı zamanda ibadetlerinizi size kim tayin etti? Şu durumda aleviligi bir din olarak görmüş oluruz veya islamiyetin bir parçası olmadıgı bazı cümlelerinizden apaçık ortaya çıkıyor.
Örnek aldıgınız Hz. Ali'nin dinini yaşamıyorsunuz buda büyük bir çelişki. Neyini örnek alıp aşkıyla yaşamanıza sebep görüyorsunuz. Sadece kan bagımı?
Merhaba Syn Ezooo
Aleviliğin genel bir tanımı vardır.Alevilik bizlerin yaşadığı aleviliktir.Bizlerden duyduklarınızla Aleviliği öğrenmenizde dediğim gibi en doğru olan.Evet farklı yorumlar olabiliyor aleviler arasında.Hatta forumumuzdada geçtiğimiz günlerde böyle bir konu açıldı.Ben oraya yazdığım msj ı tam olarak kestiremiyorum ama hatırladığım kadarını burayada yazabilirimsizin için.
Evet Aleviler arasında aleviliği hiç yaşamayanlarda olduğu gibi,inanışlarına kültürlerine bağlı yaşayanda bir çok Alevi var.Hiç bir toplumda kusursuzluk olmaması gibi bir örnek teşkil etmesi için söyledim bunu.Aleviliği sadece ibadet şekilleri olarak değilde kültür olarak yaşayış olarakta yaşamak gerekir.Bizlerdede ibadetlerini yapmayanlar oladursun.
Biz 72 millete tek gözle baktıktan sonra
Halkların kardeşliğinden yana olduktan sonra
Svaşa hayır,insanlar ölmesin dedikten sonra,
Bu hoşgörü bu sıcaklık,insanları sevmemiz olduktan sonra
Bence aleviler aleviliğini bir nebzede olsa yaşamaya devam ediyor olacaklardır.
Alevileri ise asimile edecek tek tehdit vardır.Bizim kendi içimizdeki bu tür görüş farklılıkları bizi asla asimilasyona götürmez.Bizi asimilasyona uğratmaya yüzyıllardır uğraşıyorlar.Bunun son hamlesini geçtiğimiz günlerde sözde AK Partinin alevi açılımı ve iftar! yapacak olmalarıdır.
Lion12 canında dediği gibi onu atesit olan kişinin kendisine sormak lazım.Dünyanın %kaçı müslüman yada hristiyan?Ateist olan biri müslümanlıktan gelmede olabilir.Bu ateist olmasına engel değildir.Kişinin kendi tercihidir.
Son söyledikleriniz ise bizleri namaz konusuna götürüyor gibi sezdim.Burda namazı tartışmayacağım.Eğer başka msj larınızıda görürsem o konularda oralarada gelmeye çalışacağımdan şüpheniz olmasın.Başka arkadaşlarda gereken cevapları verirler.
Teşekkürler Ezoo abla iyi forumlar.
Sayın Lion12;
Hz. Ali bizim için 4. halife sizin için peygamber mi peki?
Aleviligin bir din oldugunu kendi dilinile söylüyorsun ama yinede islamiyetin içindeyim diyorsun anlam veremiyorum. İbadetlerimizin farklılıgı aynı dini paylaşmadıgımızın ispatı degil midir?
Ben Hz. İsa'yıda seviyor ve inanıyorum nasıl bundan dolayı hristiyan olmuyorsam elbetteki Hz. Ali'yi severek ve ona inanarak alevi olmam imkasız. Çok haklısın.
Sayın AnGeNehM; Müslüman biri ateist olmuşsa dinden çıkmıştır. Ancak sizde öyle degil hem evrensel bir dünya görüsünü hemde bir dini temsil etmek bana garip geliyor. Belki bunu ilerleyen günlerde daha iyi anlayacagım. Teşekkürler.
Hz. Ali bizim için 4. halife sizin için peygamber mi peki?
Aleviligin bir din oldugunu kendi dilinile söylüyorsun ama yinede islamiyetin içindeyim diyorsun anlam veremiyorum. İbadetlerimizin farklılıgı aynı dini paylaşmadıgımızın ispatı degil midir?
Ben Hz. İsa'yıda seviyor ve inanıyorum nasıl bundan dolayı hristiyan olmuyorsam elbetteki Hz. Ali'yi severek ve ona inanarak alevi olmam imkasız. Çok haklısın.
Hz.Ali sizin için nasıl ki 4.halife ise,bizler içinde 12.İmamların başı,velayet makamının sahibidir.Peygamberin Gadir Hum da vasiyeten kendisinden sonra İslam dünyasına önder olarak atadığı imamdır.4 Halife olayı Alevi toplumunda meşru değildir 4 halifeye inanılmaz.Çünkü ilk 3 halife hak sahibi değillerdir alevi inancına göre.bunun sebebi de dini peygamberdeb sonra kimin yöneteceğini halk değil,peygamber belirtler.Sizce hiçbir peygamber ben öldükten sonra din ne olursa olsun,insanlar kendisi karar versin der mi?
İbadetimizin farklılığı aynı dini paylaşmadığımız anlamına gelmez.O zaman şiiler de ayrı bir dinden,sünniler de alevilerde öyle şey olmaz.İbadetlerimizin farklılıkları İslamı farklı yorumlayışlarımızdandır.
Hz.Ali sizin için nasıl ki 4.halife ise,bizler içinde 12.İmamların başı,velayet makamının sahibidir.Peygamberin Gadir Hum da vasiyeten kendisinden sonra İslam dünyasına önder olarak atadığı imamdır.4 Halife olayı Alevi toplumunda meşru değildir 4 halifeye inanılmaz.Çünkü ilk 3 halife hak sahibi değillerdir alevi inancına göre.bunun sebebi de dini peygamberdeb sonra kimin yöneteceğini halk değil,peygamber belirtler.Sizce hiçbir peygamber ben öldükten sonra din ne olursa olsun,insanlar kendisi karar versin der mi?
İbadetimizin farklılığı aynı dini paylaşmadığımız anlamına gelmez.O zaman şiiler de ayrı bir dinden,sünniler de alevilerde öyle şey olmaz.İbadetlerimizin farklılıkları İslamı farklı yorumlayışlarımızdandır.
Sayın lion12; dinimiz 4 halifeyi tanıtmakta ve siz 3 halifeyi inkar etmektesiniz farkındamısınız? İnsanlar dediginiz müslümanları yönetmek için seçilmiş 4 halife. Yanlış bunun neresinde pardon?
İslamın şartları mezhebi ne olursa olsun tüm müslümanlara farzdır ve siz bu farzları da inkar ediyorsunuz yanlış mıyım?
O halde biz nasıl oluyorda sizle aynı dine inanıyor olabiliriz?
Sayın lion12; dinimiz 4 halifeyi tanıtmakta ve siz inkar etmektesiniz farkındamısınız? İnsanlar dediginiz müslümanları yönetmek için seçilmiş 4 halife. Yanlış bunun neresinde pardon?
İslamın şartları mezhebi ne olursa olsun tüm müslümanlara farzdır ve siz bu farzları da inkar ediyorsunuz yanlış mıyım?
O halde biz nasıl oluyorda sizle aynı dine inanıyor olabiliriz?
Sayın ezooo abla;
4 halifeyi dinimiz tanıtmaktadır diyorsunuzda,kaynağınız nedir acaba onu söyler misiniz?Peygamberimizin vefatından 150-200 sene sonra hazırlanan hadis kitapları ise onları geçiniz lütfen.He yok Kuran diyecek olursanız,Kuran 4 halife olayı hakkında birşey yazmaz.Ancak ehlibeyt ile ilgili birçok ayetin mevcut olduğunu sizde göreceksinizdir.Bakınız 4 halife meşru değildir bizim inancımızca çünkü 4 halife insanların seçimi ile gelmişlerdir.Oysa ki seçimle devletin başına yönetici tayin etmiyorsunuz,bir dinin peygamberden sonraki dönemde önderliğini kimin yapacağını seçiyorsunuz hatırlatırım.Böylesi bir şeyi insanlar seçmemeli.Kaldı ki peygamber asla benden sonra İSlamiyet in ne olacağına insanlar kendi aralarında karar versinler demez asla.Bunu sizde düz mantık kullanarak anlayabilirsiniz.
İslamın şartlarını bizler inkar etmiyoruz,size daha önceki mesajımda da belirttiğim gibi sadece namazı orucu sizlerden farklı yorumluyoruz hepsi bu.
Bu ara biz sizin ile nasıl aynı dine inanabiliyoruz sorusunun cevabını ben sizden bekliyorum çünkü o sorunun muhattabı sizsiniz.Eğer bizim ile aynı dini paylaşmaktan utanıyorsanız siz bilirsiniz ona ben birşey diyemem.
Sizde bizde Allaha peygambere kurana inanıyoruz ee o zaman demek ki böyle oluyormuş aynı dine inanıyor olmamız sayın ezoo hanım...Saygılar!
zulfukar 16.12.2007, 22:29 Ezo hanima diyecegim suki once kendi yolunu arastirda ondan sonra Aleviligi arastir ve sorgula lutfen!!!
dort halifeyi hangi islam kabul ediyor ogrenebilirmiyim?
neye dayanarak onlari kabul etmemiz gerektigini idda ediyorsunuz?Eger delilleriniz varsa buyurun yoksa lutfen Alevileri yargilamaktan vazgecin!
cevabinizi bekliyorum!bende size neden dort halifeyi kabul etmedigimizi anlatacam gucumun yettigi kadar!
saygilarimla...
rozerin62 16.12.2007, 22:53 Aslında samimi olarak bizi tanımak isteyenler gelir bugüne kadar bir arkadaşımı götürdüm kendisi istedi.Bugünde apartmana yeni taşınan sünni komşumuz annemden rica etmiş görmek istiyorum diye annemde götürdü demekki iyi niyetle yaklaşılsa herkes görebilir nasıl bir yer olduğunu.yeni taşınan komşumuzun sorduğu soru ilginçti biz sünniyiz bizi alırlarmı içeri dedi.Annemde dediki her inanca açık bir yerdir cemevi.Kadında çok mutlu oldu hayatında ilk defa cemevi görecek diye.
Şahsen ben çok takdir ettim çevresindekinin inancını görmek isteyen doğru fikir sahibi olmak isteyen biri olduğu için.Görmek isteyene kapımız her daim açıktır.
Lazoşa_62 16.12.2007, 23:32 Ezo hanima diyecegim suki once kendi yolunu arastirda ondan sonra Aleviligi arastir ve sorgula lutfen!!!
dort halifeyi hangi islam kabul ediyor ogrenebilirmiyim?
neye dayanarak onlari kabul etmemiz gerektigini idda ediyorsunuz?Eger delilleriniz varsa buyurun yoksa lutfen Alevileri yargilamaktan vazgecin!
cevabinizi bekliyorum!bende size neden dort halifeyi kabul etmedigimizi anlatacam gucumun yettigi kadar!
saygilarimla...
Zulfukar kardeşim. Ezooo hanım bazı soruları soruyor sağolsun arkadaşlar çok güzel ve açık sekilde cevap veriyorlar.Çevremizde tüm suni insanlar bazı soruları sorarlar.Çevremdeki suni arkadaşlarımda kafasındaki bazı boruları sorurlar.
Şimdi bunlara "önce kendi yolunuzu arastırında ondan sonra aleviligi araştırın " diyemeyiz. Sizinde bu konuda yazdığınız yukarıdaki mesajı uygun görmüyorum.Tabi kendi kişisel düşünceniz. Ön yargıları,alevilik hakkında ;aleviler hakında suni kardeşlerimize empoze edilmiş o kadar çok yalan ve yanlış varkı hadi hesabı yoktur.
Ezoo arkadaşımız yargılamıyor .Dikkat edersen bazı konuları neden ve niçinini ögrenmeye çalışıyor.Diger taraftanda kendisine ögretilenleri ileri sürüyor. Kendisine ögretilen islamiyetle Alevilerin yaşadığı islamiyet arasındaki çelişkileri sorguluyor.Buda bu arkadaşın hakkı.
zulfukar 17.12.2007, 02:31 Benim demek istedigim ezo hanimin kendi yolunun beslendigi kaynaklardan bi haber olmasi onun icindirki bazi konularda yanlisliklara dusuyor!
mesela dort halifenin tum islam alemi tarafindan kabul edildigi ve edilmesi gerektigi!
Bende sahsen sunni inanci kabul etmesemde sunnilerle kisisel bir sorunum yok!Hangi inanca sahip olursa olsunlar bana saygi duyana benimde sagi duymam gerekir!
Uyariniz icin tesekkur ederim!
saygilarimla..
Arkadaslar peki o halde söyle diyeyim benim mezhebim 4 halifeyi içinde barındırıyor. Alevilik hakkında ise hiç bir fikrim yok.
Arkadaslar peki o halde söyle diyeyim benim mezhebim 4 halifeyi içinde barındırıyor. Alevilik hakkında ise hiç bir fikrim yok.
Alevilikte genellikle; Hz. Ali dışında halife olarak adlandırılmış kişilere itibar edilmez ve biz onları hak'ın halifeleri olarak kabul etmeyiz. Çeşitli dalaverelerle oralara getirtilip, Hz Ali'nin son halife olarak göstermeleride bununla bağlanır.
Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın vefatından önce hep halefi olarak bilinen ve o yüce vasıflara sahip olan Hz. Ali dışlanmış ve islam'ın içerisinde resmen bir çeteleşme durumu hakim olarak bu halife olarak kabul ettiğiniz isimler birbir tahta geçirilmişlerdir.
evet değerli canca dost dediklerinize harfiyen katılıyorum:thumbup:
zulfukar 17.12.2007, 03:21 Ezo hanima imam Ali (a.s) nin velayeti ve halifelik hakkinin en buyuk delili olan Gadiri hum olayini anlatalim:
Zilhicce ayının 18. Günü öğle üzeri Resulullah(sav) veda Haccandan dönerken Maide suresinin 67. Ayeti nazil oldu. Yüce Allah(cc) şöyle buyuruyordu: “EY PEYGAMBER SANA RABBİNDEN GÖNDERİLMİŞ OLAN EMRİ BİLDİR. BUNU YAPMAZSAN, ONUN ELÇİLİĞİNİ YAPMAMIŞ OLURSUN.”
Bu ayeti kerime yolda hareket halinde iken nazil oldu. Bu sırada hac kafilesi mekke ile Medine arasında Cuhve vadisindeki Kadiri Humm denen su birikintisinin kıyısına gelmişti. Bu bölge çeşitli bölgelere gidecek hacılar için kesişim ve ayrım noktasıydı.
Hz.Peygamber(sav) önde gidenleri çağırdı ve arkadan gelenleride bekledi. Halk tamamıylada toplanınca namaz kıldırdı. Deve hamutlarından üç basamaklı ve yüksekçe bir mimber yaptırdı. Çeşitli rivayetlere göre yüzbini aşkın müslüman toplanmıştı. Allah’a iman ve kendi peygamberliklerine şahadet edici, birlik ve beraberlikle ilgili bir konuşma yaptı ve sonunda: SİZE PAHA BİÇİLMEZ İKİ EMANET BIRAKIYORUM. BİRİSİ ALLAH’IN KİTABI KUR’AN DİĞERİDE BENİM EHL-İ BEYTİMDİR. BUNLARA SARILIRSANIZ ASLA SAPIKLIĞA DÜŞMEZSİNİZ. BU İKİSİNİN HESABI KIYAMET GÜNÜ SİZDEN SORULACAKTIR.”
Daha sonra peygamber Hz.Ali(as)’yi yanına alarak ellerini tutup kaldırdı, öyleki halk her ikisininde koltuklarının beyazlarını gör ve “BEN KİMİN MEVLASI İSEM ALİ ONUN MEVLASIDIR. ALLAH’IM ONA DOST OLANA DOST OL ONA YARDIM EDENE YARDIM ET, ONU HORLAYANI HORLA. HAKKI ONUNLA BERABER KIL” Dedi.
İşte bu tebliğden sonra ise Maide suresinin 3. Ayeti nazil oldu; “BUGÜN SİZİN DİNİNİZİ İKMAL ETTİM, NİMETİMİ TAMAMLADIM, SİZE DİN OLARAK İSLAMI SEÇTİM VE HOŞNUD OLDUM, RAZI OLDUM.”
Bu ayetten sonra ise orada bulunan müslümanların hepsi Hz.Ali(as)’yi kutladılar. Hz.Ali(as) böylece Allah(cc)’ın emriyle ve bizzat peygamber tarafından kendi yerine tayin ediliyordu. Beyat merasimi tamamlandıktan sonra peygamber(sav) şöyle buyurdu. “Allah’a şükürler ediyorum ki kendi dinini tamamladı. Kendi nimetlerini insanlara tamamladı. Benim risaletim ve benden sonra Ali’nin velayetine hoşnud oldu.”
Bu tarihi muazzam olay sadece Ehl-i Beyt kaynaklarında değil Ehli sünnet kaynaklarında da yer almaktadır. Onlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.
1-İmam Fahr-i Razi “Tefsiri Bebir-i Mefahitül gayb”
2-Muhammed Bini Cüreyr “Tefsiri Kebir”
3-Ebu Davud Secistani “Süneninde”
4-İmam Ahmet Bin Hambeli “Müsnet 4.Cilt, s.281”
5-Celalettin Süyuti “Tefsiri Durr’ul mensur”
6-İbni Mace “süneninde”
zulfukar 17.12.2007, 04:20 Ezo hanima Oniki imam hakkinda Sunni kaynaklariyla deliller:
Cabir bin Semure diyor: "peygamberden işittim şöyle buyurdular: "İslam, on iki halifenin varlığıyla daima aziz kalacaktır. Sonra bir şey buyurdular, anlayamadığımdan babamdan sordum, babam: "Resulullah, imamların hepsinin Kureyş'ten olacağını beyan ettiler dedi." Sahih-i Buhari hadis no: 6682, Sahih-i Müslim hadis no: 3393, 3394, 3395, 3396, 3397, 3398, Sünen-i Tirmizi hadis no: 2149, Sünen-i Ebu Davut hadis no: 3731, 3732, Müsned-i Ahmet hadis no: 19875, 19901, 19920, 19963, 20017, 20019, 20032, 20125
Abdullah bin Mesud şöyle diyor: İslam Peygamberi'nden kendisinden sonraki halifeleri hakkında sorulduğunda şöyle buyurdular: "Benim halifelerim on iki kişidirler, aynen Beni İsrail'in reisleri gibi ki, onlar da on iki kişi idiler." Musned-i Ahmed c.1 s. 398 hadis no: 3593, 3665
Yine Hz. Resulullah şöyle buyurmuştur: "Bu ümmetin Kureyş'ten olan on iki önderi vardır. Yalnız bırakıp, yardım etmemek onlara zarar vermez." Kenz-ül Ümmal c. 13 s. 27
Enes Hz. Resulullah (s.a.a)'dan şöyle rivayet ediyor: "Kureyş'ten olan on iki kişinin bu ümmete velayeti devam ettiği sürece, İslam dini sabit kalır. Bunlardan sonra dünya ve insanların hali perişan ve altüst olur."
Yukarıdaki hadis farklı bir senetle şöyle nakledilmiştir: "Kureyş'ten olan on iki halifenin velayeti olduğu sürece bu ümmetin durumu aydınlık olur, şan ve şöhreti de dünyaya yayılır."
Ehl-i Sünnet ulemasından Süleyman bin İbrahim Hanefi, "Yenabi-ül Meveddet" kitabında şöyle naklediyor: Nasel isminde bir Yahudi Peygamber (s.a.a)'in huzuruna geldi ve bazı bilgiler aldıktan sonra, Hazret'ten kendisinden sonraki halifeler hakkında sordu. Hazret cevaben şöyle buyurdu: "Benim vasi ve halifem Ali bin Ebu Talib ve ondan sonra iki oğlum Hasan ve Hüseyin'dir. Hüseyin'den sonra, dokuz imam onun neslinden gelecektir." Yahudi onların isimlerinin açıklanmasını isteyince, Hazret on iki imamın isimlerini teker-teker beyan buyurdu." Yenabi-ül Meveddet s. 441
İşaret ettiğimiz bu hadisler, bu anlamı ifade eden hadislerden sadece birkaç örnekti. İlgili hadis, tarih ve tefsir kitaplarına müracaat edildiği taktirde, bu kabil hadislerin çok fazla olduğu ve hatta mana açısından mütevatir olduğu görülecektir. Öyle ki, Ehl-i Sünnet ulemasından hiçbir kimse onları inkar etme yoluna gitmeyip, ileride göreceğimiz üzere, bir takım zorlamayla da olsa, onları kendi inançları doğrultusunda tevcih etmeye çalışmışlardır. Söz konusu hadislerden şu sonuçlar elde ediliyor:
a) Peygamberimizden sonraki emir sahipleri ve halifeler bizzat Peygamber'in diliyle ümmete açıklanmıştır.
b) Hazret, onların hepsinin Kureyş'ten olacağını ve sayılarının on iki olduğunu da bildirmiştir.
c) İslam dininin bekası bu ilahi önderlerin bekasıyla sınırlıdır. Onların dünyadan göçmelerinden sonra insanlar başsız kalıp kargaşa ve bozgunluğa uğrayacak ve nihayet kıyamet kopacaktır.
Nitekim, Ehl-i Beyt ve Ehl-i Sünnet kaynaklarında yer alan Hz. Resulullah'ın: "Zamanının imamını tanımadan ölen bir kimse cahiliye ölümüyle dünyadan gitmiş sayılır"mealindeki hadisi şerifi de her asırda masum imamın varlığını, onu tanımanın ve velayetini kabul etmenin gerekliliğini açıkça ortaya koymaktadır. Zira sıradan bir önderi tanımamanın insanın imanına bir halel getirmeyeceği açıktır.
Görüldüğü üzere, Hazret kendinden sonra on iki halife veya bazı rivayetlerde geldiği üzere, on iki amir olacağını ve onların tamamının Kureyş'ten olup İslam dininin onların varlığıyla izzet bulacağını belirtmiştir.
Ehl-i Sünnet uleması, Hz. Resulullah (s.a.a)'in bu buyruklarında geçen on iki halifeyi tevcih etmekte gerçekten bir hayret ve şaşkınlık içindeler. Bir taraftan onları kendi mekteplerinin onayladığı şekilde kendi liderlerine tatbik etmeye çalışıyorlar. Diğer taraftan da bunun, ne halife diye kabul ettiklerinin sayısı bakımından, ne de bu liderlerin bir çoğunun sahip oldukları vasıflar açısından mümkün olmadığını görüyorlar. Faraza Hülefai Raşidinin tartışmasız olarak Peygamber-i Ekrem'in hadisinde geçen on iki halifeden dördü olduğu kabul edilse bile, peki Hz. Ali ile savaşarak haksız yere onca Müslüman kanı akmasına vesile olan Muaviye, nasıl Peygamber-i Ekrem'in ümmeti müjdelercesine beyan buyurduğu ve İslam'ın izzet vesilesi olacağını bildirdiği on iki halife safına katılabilir?
Oysa, kendi kitaplarında Hz. Resulullah (s.a.a)'in; "Eğer Muaviye'yi benim minberime çıktığını görürseniz, karnını yırtın veya onu katledin" buyurduğunu da naklediyorlar. Hiç Hz. Resulullah (s.a.a), iftiharla sunduğu kendi halifesinin karnını yırtmasını ümmetine emreder mi? Tehzib-üt Tehzib İbn-i Hacer'in c. 7 s. 324, Tarih-üt Taberi c. 10 s. 85, Tarih-ül Hatib c. 12 s. 181, Künuz-ül Hakaik s. 10 Menavi'nin, Şerh-i Nehc-ül Belağa İbn-i Ebu-l Hadid'in c. 1 s. 348, Tarih-ül Kebir Belazuri'nin ve ayrıca bkz. El-Ğadir c. 10 s. 142
Bundan da geçilse, açıkça bütün İslami değerleri ayak altına alan, açıktan şarap içen, köpek oynatan, zina yapan ve daha kötüsü Peygamber-i Ekrem'in namaz esnasında secdede iken boynuna çıktığında incinmesin diye kendiliğinden boynundan ininceye kadar secdeyi uzatacak kadar itina gösterdiği, ağladığını gördüğünde sözünü keserek minberden inip, bağrına basarak minbere götürüp konuşmasına devam ettiği, devamlı olarak bağrına basıp boğazından dudaklarından ve sinesinden öptüğü ve cennet gençlerinin efendisi olarak tanıttığı biricik torunu İmam Hüseyin ve yaranını tarihe yüz karası olacak nitelikte Kerbela denen yerde susuz olarak fecicesine şehid ettiği ve Peygamber'in Ehl-i Beyt'ini esir edip zillet içerisinde şehir-şehir köy-köy dolaştırıp, bu yaptığından dolayı iftihar edip: "Haşimoğulları padişahlıkla oynadılar, yoksa ne bir haber gelmiştir, ne de bir vahiy inmiştir, keşke bedirde öldürülen dedelerim olsaydı da, nasıl onların kanını Muhammed'den aldığımı görseydiler" Tarih-i Taberi c. 10 s. 60
diyerek açıkça kafirliğini ortaya koyma cüretini gösteren, üç gün boyunca Medine'de Peygamber'in ashabının ve tabiinin can, mal ve namusunu kendi askerlerine helal eden ve Allah'ın evi Kabe'yi taşa tutan ve daha nice cinayetler işleyen El-Bidaye ven Nihaye İbn-i Esir'in c. 8 s. 142, Tezkiret-ül Havvas s. 235, Tarih-i Taberi c. 10 s. 60, 63. yıl olayları
Yezit gibi melun birini nasıl bu on iki halifeden sayacaklar?!
Yahut Kur'an-ı Kerim'in onun durumunu nasıl gösterdiğini bilmek amacıyla bir gün Kur'an'ı açtığında, karşısına Allah Teala'nın "Peygamberler yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı. Ardında cehennem vardır; orada kendisine irinli su içirilecektir" ayeti çıktığını görünce, Kur'an-ı Kerim'i okuna hedef kılıp: "Beni inatçı zorbalıkla mı tehdit ediyorsun? İşte ben inatçı zorbayım. Kıyamet günü Rabbine gittiğinde; de ki: "Ey Rabbim! Velid beni parçaladı" diyerek Kur'an-ı Kerim'i ok yağmuruna tutan ve Yezit gibi: "Haşimi Muhammed hilafetle oynadı. Yoksa ona ne bir vahiy gelmişti ne de bir kitap. Allah'a de ki, benim yemeğimi engellesin. Allah'a de ki, benim şarabımı engellesin" diyerek, açıkça inancı olmadığını gözler önüne seren Emevi halifelerinden Velid bin Yezit bin Abdulmelik'i nasıl Peygamber-i Ekrem'in kendi halifeleri olarak niteleyip İslam'ın izzet kaynağı olacaklarını belirttiği on iki halife safına katacaklar?!
Bunlar İslam'ın izzeti değil, İslam'ın yüzkarası olmuşlardır. Hiç, Allah'ın o en kutsal nuru Hz. Resulullah, bu gibi pislik insanları kendine atfederek iftiharla İslam'ın izzet vesilesi olarak tanıtır mı? Bu gibi pislikler sadece bunlarla sınırlı değildir. Emevi ve Abbasi halifelerinin bir çoğu bu kabildendir.
Evet gerçekten Ehl-i Sünnet, Hz. Resulullah (s.a.a)'in bu buyruğunu kendi inançlarına uygun olarak tevcih etmek açısından büyük bir şaşkınlık içindedirler. Biri, bir takım zorlamalarla on iki halifeyi düzeltiyor, diğeri gelip onu yalanlıyor.
Ehl-i Sünnet alimlerinin önde gelenlerinden olan İbn-i Arabi Sahih-i Tirmizi'nin şerhinde şöyle yazıyor: "Biz Resulullah (s.a.a)'tan sonra hilafeti üstlenen kimselerden aşağıda isimleri zikredilen on iki kişiyi saymaktayız:
Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Muaviye, Yezit, Muaviye bin Yezit, Mervan, Abdulmelik, bin Mervan, Velid, Süleyman, Ömer bin Abdulaziz, Yezit bin Abdulmelik, Mervan bin Muhammed, Saffah..."
Böylece İbn-i Arabi kendi zamanına kadar gelen yirmi yedi Abbasi halifesini de saydıktan sonra şöyle der: "Eğer bunlardan birbiri ardına gelen on ikisini Resulullah (s.a.a)'in belirttiği halifeler olarak kabul edersek, sonuncusu Emevi halifelerinden Süleyman olur. Ama onların içinden sadece beş kişi Resulullah (s.a.a)'in gerçek hilafetinin ölçülerini taşımıştır. Onlar da ilk dört halife ve Ömer bin Abdulaziz'dir." Sonra İbn-i Arabi şöyle devam ediyor: "Doğrusu ben bu hadislerin anlamını çıkaramadım." İbn-i Arabi'nin Sahih-i Tirmizi'ye yazmış olduğu şerhi c. 9 s. 69 ve 88
Ehl-i Sünnet ulemasının önde gelenlerinden olan Suyuti ise, Hz. Resulullah (s.a.a)'in bu hadislerini şöyle tevcih ediyor: "Resulullah (s.a.a)'in on iki halifesinden şimdiye kadar şu sekizi gelmiştir: "Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Muaviye, Abdullah bin Zübeyr ve Ömer bin Abdulaziz. Bunlara Abbasi halifelerinden Mehdi'yi de ekleyebiliriz. Zira o da Emevi halifelerinden Ömer bin Abdulaziz gibi adil idi. Onuncusu olarak da adaletiyle tanınan Tahir-i Abbasi'yi sayabiliriz. Geriye kalan ve gelmesi beklenen son ikisi ise, Ehl-i Beyt'ten olan Mehdi'dir." Tarih-ül Hülefa s. 12
Ehl-i Sünnet ulemasından "Feth-ül Bari" kitabının yazarı ise şöyle yazıyor: "On iki halifeden ilk dört halife hilafete ulaşmıştır. Diğerleriyse kıyamet kopmadan önce bu makama ulaşacaktır."Feth-ül Bari c. 16 s. 321
Böylece Ehl-i Sünnet uleması Hz. Resulullah (s.a.a)'in bu buyruğunu yorumlamak hususunda her biri ayrı bir yol tutmuş ve tam bir çıkmaza girmişlerdir. Ancak onların içinde hakkı anlayanlar da vardır.
Ehl-i Sünnet'in meşhur alimlerinden Süleyman bin İbrahim Kunduzi "Yenabi-ül Meveddet" adlı kitabında şöyle yazıyor: "Tahkik ehli olanların görüşü şudur: "Peygamberimizden sonraki halifelerin on iki kişi olduğunu içeren hadisler meşhurdur ve bir çok kaynaklarda nakledilmiştir. Zamanın geçmesi ve kevn-i mekanın tanıtımıyla Hz. Resulullah (s.a.a)'in hadisinde geçen on iki halife ve imamdan maksadın Ehl-i Beyt İmamları olduğu açıklık kazanmıştır. Çünkü bu hususta gelen hadisler Hülefa-i Raşidin'e sayıları dört olduğu için; Emevi ve Abbasi halifelerine de, sayıları on ikiden fazla olması ve Ömer bin Abdulaziz müstesna, hepsinin zalim olduklarından tatbik etmemektedir. Dolayısıyla bu hadisler ancak ve ancak Ehl-i Beyt İmamlarına tatbik etmektedir. Çünkü onlar ilim, takva, hasep ve nesep bakımından herkesten üstün olup, ilimleri babaları aracılığıyla ilm-i ledünni sahibi olan büyük babaları Hz. Resulullah'a varmaktadır. İlim ve tahkik, keşif ve tevfik ehli onları böyle tanımıştır." Yenabi-ül Meveddet s. 447
Görüldüğü üzere, Hz. Resulullah (s.a.a)'in bu hadisleri iyice değerlendirildiği taktirde, biz Ehl-i Beyt dostlarının inandığı on iki imamdan başka hiç kimseye tatbik etmemektedir.
Nitekim, Hz. Ali (a.s) Hz. Resulullah (s.a.a)'in on iki halifesinin Kureyş soyundan olacağı buyruğuna açıklık getirerek, Hz. Resulullah'ın maksadının Kureyş'in Haşimi boyu olduğunu şöyle açıklamıştır: "İmamların Kureyş'ten olacaklarından maksat, Kureyş'in Haşimoğulları boyundan olmalarıdır. Çünkü diğer boyların imam olmaya liyakatleri yoktur."Nehc-ül Belağa: 242. hu
Ayrıca Ehl-i Beyt İmamları'nın; siyasi, ibadi, ahlaki ve ilmi yaşantıları, sahip oldukları fiziksel ve manevi kemal ve üstünlükleri, gösterdikleri mucize ve kerametler onların hak imamlar olduklarını, diğerlerinin ise hak üzere olmadıklarını kanıtlayan ayrı bir delildir.
Ehl-i Beyt İmamları, yaşadıkları asırlarda ömürlerinin zindanlarda geçmesi veya şehadeti istikbal etme pahasına bile olsa, zalimler karşısında İslam dinini korumuşlardır. İlmi konularda her dalda sorulan sorulara cevap verip bilginleri kendi ilmi üstünlüklerine hayran bırakmışlardır.
Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife'nin: "İmam Cafer Sadık (a.s)'dan iki yıllık ilmi istifadem olmasaydı, helak olurdum" şeklindeki meşhur sözü bunun en güzel kanıtlarından biridir. O, bu sözüyle, İmam Cafer Sadık (a.s)'ın öğrencisi olduğunu ve sahip olduğu kemal sayılan özellikleri o Hazret'ten kesbettiğini itiraf etmekle birlikte, kimlerin gerçek kemal sahibi olduğunu en güzel şekilde ortaya koymuştur.
Allah bizleri insanlar için feyz, bereket ve nimet vasıtası olan Ehl-i Beyt İmamları'nın yüce şan ve makamlarını tanıyıp buyruklarına amel etmede muvaffak eylesin. Allah'ın salat ve selamı Hz. Muhammet ve Ehl-i Beyti'ne olsun.
Sevgili Ezo hanim bunlar tamamiyle sunni kaynaklarindan alinmis delillerdir.Gerisini size birakiyorum.
Saygilarimla...
aydıner32 17.12.2007, 10:06 gelmelerine gerekte yok.
İslamın şartları mezhebi ne olursa olsun tüm müslümanlara farzdır ve siz bu farzları da inkar ediyorsunuz yanlış mıyım?
Nedir bu farzlar, yada şöle sorayım Müslümanların uyması gerken kriteler nelerdir?
Nedir bu farzlar, yada şöle sorayım Müslümanların uyması gerken kriteler nelerdir?
Sayın Zahir siz islamın farzları diyerek aratın arama motorunda. Gerekli bilgileri bulacaksınız.
biz aleviler camiye gitmediğimiz gibi tabi ki onlarda cem evine gitmek zorun da değiller buna saygı duymak gerekir
zulfukar 17.12.2007, 12:18 Bunlari bliyormuydunuz?:
"İbn-i Abbas der ki: "Resulullah ölüm yatağında olduğu sırada bazıları onun huzurun da oturmuşlardı. Ömer de oradaydı. Resulullah (s.a.a.); "Gelin size bir şey yazayım ki
benden sonra asla sapıtmayasınız." buyurdu. O sırada Ömer; "Peygamber'e ağrıları galip geldi! Kur'an sizin aranızdadır! Allah'ın Kitabı bize yeter!" dedi. Orada olanlar tartışmaya başladılar. Bazıları; "Kalem kağıt getirin de Peygamber yazacağını yazsın da bundan sonra sapıtmayın." diyordu. Bazıları ise, Ömer'in dediklerini tekrarlıyorlardı. Tartışma ve ihtilaf çoğalınca Resulullah; "Kalkın gidin." buyurdu." Abdullah bin Mes'ud, İbn-i Abbas'ın her zaman şöyle dediğini nakleder: "En büyük musibet, en büyük bela Resulullah'ın vasiyetini yazması engellendiği zaman meydana geldi!"1- Sahih-i Buhari, c. c. 6, s. 11 - 12; Sahih-i Müslim, c. 3, s. 1259, h. 1637.
Tabii ki Müslim, bu işi üstadı Buhari'den öğrenmiştir. Onun için biz Buhari'ye diyoruz ki: Her ne kadar cümleleri düzeltmeye ve gerçekleri gizlemeye çalışsan bile, naklettiğin miktar dahi sana ve efendin Ömer'e hücceti tamamlamak için yeterlidir! Çünkü "sayıklıyor" ile "ağrıları ona galip geldi" iki tabir ise de, ama aynı sonucu ifade etmektedirler. Hatta bugün bile aynı tabir kullanılmakta ve "Zavallının ateşi galip gelmiş de sayıklıyor." denilmektedir. Özellikle de ondan sonra, "Kur'an sizin aranızdadır! Allah'ın Kitabı bize yeter!" demesi, bu hususta hiçbir şüpheye yer bırakmamaktadır. Bu sözün anlamı şudur: "Peygamber' in işi bitmiştir ve onun varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark yoktur." Allah'a sığınırız!
Ben açıkça diyorum ki: Vicdanlı bir araştırmacı, saf zihniyle sadece bu olayı düşünecek olursa, kesinlikle ümmeti hidayetten mahrum bırakan ve sapıklığa düşmesine
neden olan halifeye kızar.Gelin de birlikte günümüz alimlerinden Muhammed Fuat Abdulbaki'nin, el-Lü'lüü ve'I-Mercan adlı kitaba yazdığı şerhinde Perşembe günü musibetini nasıl yorumladığına bakalım! O diyorki:"Resulullah; "Bana kağıt kalem getirin." demekle herhalde Ebu Bekir' in hilafeti hakkında bir şeyler yazmak istiyordu. Ama halkın tartıştığını görünce ağrıları çoğaldı ve bu işten vazgeçerek onu kendi yerine cemaat İmamı tayin etmekle yetindi."
"Sayıklıyor" kelimesinin manasına gelince de diyor ki: "İbn-i Battal, "sayıklama"nın "aklın baştan gitmesi" olduğunu sanıyor. İbn'ut-Tin ise bunun "saçmalamak" olduğunu zanneder. Bu ise Resulullah'ın yüce makamına yakışmaz. Belki de rivayetin orijinalinde geçen "hecere" burada "sayıklıyor" anlamında değil de "Resulullah sizin aranızdan ayrılıyor ve gidiyor" anlamındadır. İbn-i Esir ise şöyle diyor: "Bu bir soru cümlesidir, ne var ki soru edatı zikredilmemiştir. Yani şöyle denmek istenmiştir: "Resulullah
ağrılarının şiddetlenmesi yüzünden aklını oynatarak Sözünü mü değiştirdi?"
Bu yorum, diğer yorumlardan daha uygundur. Çünkü eğer bu cümlenin soru anlamında değil de haber anlamında olduğunu söylersek, o zaman Resulullah'a sayıklamak gibi çok kötü bir şey nispet verilmiş olur. Özellikle de bu sözü Ömer söylemiştir ve onun böyle bir şey söylemesi düşünülemez. Evet, Muhammed Fuat Abdulbaki böyle demektedir. Ozaman onun cevabında diyoruz ki:
Muhterem alim! Kur'an'ın da belirttiği gibi, bir şeyi tahmin ve zannetmekle asla hakka ulaşılmaz. Özellikle de bu çirkin sözü söyleyenin Ömer olduğunu biliyorsunuz. Peki Resulullah'ın o kağıda Ebu Bekir'in hilafetini yazacağını size kim ilham etti? Eğer böyle bir şey yazacak olsaydı, Ömer hiç itiraz eder miydi?!
Ömer'in kendisi Ebu Bekir'in hilafetinin temellerini atmadı mı?! Halkı zorla ve tehditle hilafeti kabullenmeye zorlamadı mı?! Hatta bu uğurda Hz. Fatıma'nın evini de yakmakla tehdit etmedi mi?! Öyleyse niye Ömer buna itiraz etsin ki?' Acaba senden başka diğer bir muhterem alim böyle bir iddiada bulundu mu?!
Geçmişte ve günümüzde alimler arasında meşhur olan şudur:Hz. Ali, Resulullah (s.a.a.) tarafından halife adayı olarak gösterilmişti. Nassın varlığını kabul etmeyenler dahi bu kadarını kabul ederler. Bu hususta Buhari'nin, Sahih'inin "Vasiyetler Kitabı"nda kaydettiği şu rivayet bile yeter:"Aişe'nin yanında Ali'nin, Resulullah'ın vasisi olduğu söylendi. Bunun üzerine Aişe dedi ki: "Resulullah ne zaman onu kendisine vasi etti ki?! Oysa ben, Resulullah'ın
başını göğsüme dayamıştım! Resulullah bir leğen getirmelerini emretti. Sonra benim kucağımda can verdi. Öyle ki ben onun öldüğünü anlamadım. Peki ne zaman ona vasiyet etti?"
Buhari bu hadisi nakleder. Çünkü orada Aişe, Hz. Ali'nin vasiliğini inkar etmektedir ve bu, Buhari'nin oldukça hoşuna gitmektedir. Ama biz diyoruz ki: Hz. Ali'nin Resulullah'ın vasisi olduğuna dair Aişe'nin yanında şahitlik edenler doğru söylüyorlar. Zira Aişe onları tekzip etmemiş, sadece inkar etmek için vasiyetin ne zaman edildiğini sormuştur. Biz burada diyoruz ki: Resulullah, bazı değerli sahabilerin huzurun da ve Aişe'nin gıyabında ona vasiyet etmiştir. Şüphesiz, ashap da vasiyetin ne zaman edildiğini Aişe'ye söylemişlerdir; ama zamanın otoritesi bunun kaydedilmesine engel olmuştur. Tıpkı üçüncü vasiyetin unuttu- rulması gibi... Kaldı ki, Ömer'in kendisi, Resulullah'ın (s.a.a.) vasiyetini yazmasına engel olduğunu açıkça itiraf ediyor. Çünkü yazılacak vasiyetin, Ali bin Ebi Talib'in hilafeti ile ilgili olduğunu biliyordu.
İbn-i Ebi'l-Hadid, Ömer bin Hattap ile Abdullah bin Abbas arasında geçen bir konuşmayı nakleder. Orada Ömer, İbn-i Abbas'a; "Ali'nin içinde hilafet konusunda bir şey kalmış mı?" diyor. İbn-i Abbas'ın "Evet!" demesi üzerine Ömer diyor ki: "Resulullah da hastalığında açıkça onun adını ilan edecekti. Ama ben
İslam'ı korumak için uyanık davranıp bunu engelledim."Peki ömer peygamberden hasa dahami iyi biliyor islamin nasil korunacagini?
Peki kimdir simdi hak halife?Peygamberin vasiyetini engellerken ona hakaret edenmi?Yoksa Hz.fatimanin evini yakmakla tehdit edenmi?
Isin ilginc tarafi naklettigim butun bu olaylarin kaynagi sunnidir!Nasilda kendi inkar ettikleri velayeti yine kendileri itiraf ediyorlar.Sevgili ezo hanimin bu konular hakkinda neler dusundugunu bilmek isterim.
Saygilarimla...
Bu kaynaklar hakkında daha derin bilgiler edinmem gerektigi ortada. Şu durumda Hz.Ömer Peygambere itaatsizlikle suçlanıyor. bu olayları bilmiyordum. Ve bir ayrımın yapılması iyi olmamış. Sayın zülfükar aktardıgınız bilgiler için teşekkür ederim.
zulfukar 17.12.2007, 13:41 Rica edrim katkimiz olduysa ne mutlu bize!Normalde boyle seyler pek yazmam ama bu durumda biraz elzem gorundu!
Kaynaklara gelince tamamen Ehli sunnet in itibar ettigi kaynaklardir,tabiiki kaynaklari arastirmaniz ve incelemeniz daha faydali olur.
Engellenen vasiyet hakinda Diyanet baskanligi bas danismanligini yapmis olan ALI AKIN nin peygamberin hayati ile ilgili kitaba bakabilirsiniz!
saygilar...
Evet değerli zulfukar can gerekli güzel açıklamalarda bulunmuş zaten bana da fazla diyecek birşey bırakmamış.
Değerli ezoo ablamız sende biraz daha araştır göreceksin bazı şeylerin neler olduğunu.Ayrıca Zulfukar canın yazılarını özetleyecek olursak,alevi kaynaklara değil,sünni kaynaklara dahi bakıldığında çelişkileri görebilirsiniz...Saygılar!
gelmeye göre bişey yok herkes ibadetini istediği yerde yapar ama tabi cemaat eşliğinde kalabalıkta güzel olur
Zemheri* 17.03.2008, 22:00 belki kendilerini cem evinde ibadet yapacak kadar dürüst bulmuyorlardır,olamazmı?...
Vermis oldugunuz $iklardan sadece bir tanesini secemedim..2-3 tanesini secmem gerekiyor o yüzden oylamaya katilmiyorum..sadece yorumumu yaziyorum...
Aleviler Camiye gidiyorlar mi ki..Onlar Cem Evin´e gitsinler?
Sahsen ben bir alevi olarak Cami ye gitmedim..gitmemde
Onlarin da Cem Evin´e gelmelerini istemem (belki asiriya kaciyor ama öyle kendi sahsi düsüncem kusura bakmasin kimse)
+
Alevileri müslüman olarak görüyoruz diyorlar ama aslinda müslüman olarak görmüyorlar
Buna en güzel örnek Recep Tayyip Erdogan ve tayfasidir!
captive_ 04.05.2008, 05:08 bence sulanmış beyinleriyle yobazlaşmış kişilikleriyle aleviliğin olduguna inanmiyorlar....
zulfukar 04.05.2008, 09:24 bence sulanmış beyinleriyle yobazlaşmış kişilikleriyle aleviliğin olduguna inanmiyorlar....
Sen yinede saygiyi elden birakma dost! sana bize bu yakisir ancak.
Onlarinda tarikat mekanlari var sadece camiye degil oralarada gidiyorlar.Gelmesinler ne isleri var cemevinde? Velayete inanmadan gelmenin ne anlami ve maksadi varki!?
|
|