<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Alevi Forum Community</title>
		<link>http://www.aleviforum.com</link>
		<description>Alevi Forum Çağdaş ve Özgün bir Forumdur - Alevilik ve Aleviler</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 04:28:44 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.aleviforum.com/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>Alevi Forum Community</title>
			<link>http://www.aleviforum.com</link>
		</image>
		<item>
			<title>Nazım Hikmet anılıyor</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68183&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:01:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Nazım Hikmet anılıyor 
 
Devrim ve sosyalizmin şairi Nazım Hikmet, ölümünün 49. yıldönümünde Almanya'nın Frankfurt kentinde İşçilerin Birliği...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Nazım Hikmet anılıyor<br />
<br />
Devrim ve sosyalizmin şairi Nazım Hikmet, ölümünün 49. yıldönümünde Almanya'nın Frankfurt kentinde İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR) tarafından düzenlenecek etkinlikle anılacak.<br />
<br />
3 Haziran 2012 tarihinde yapılacak anma etkinliği saat 15.00'te Güneş Tiyatrosu Atölyesi'nde başlayacak.<br />
<br />
Erdoğan Egemenoğlu ve grubunun sahnelediği &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; isimli oyunun yanısıra Nazım şarkılarının da seslendirileceği etkinlikte Nazım şarkılarını Güneş Tiyatrosu'ndan Tülay Yongusu söyleyecek. Şiir dinletisinin de sunulacağı etkinlikte konuşmalar da yapılacak.<br />
<br />
<font color="Red">ENTERNASYONAL INFO</font></b></div>


	<br />
	<div style="padding:6px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmi&#351; Resmin önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			
<a href="http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=21318&amp;d=1337281306" rel="Lightbox_1078284" id="attachment21318" target="_blank"><img class="thumbnail" src="http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=21318&amp;stc=1&amp;thumb=1&amp;d=1337281306" border="0" alt="Resmi ger&#231;ek boyutunda görmek i&#231;in t&#305;klay&#305;n.

Resmin ismi:  16f9e0259a_01.jpg
Görüntüleme: -
Büyüklü&#287;ü:  78,4 KB (Kilobyte)" /></a>
&nbsp;

			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=24">Alevilik (veya yöresel) ile ilgili Etkinlikler / Kitap ve diğer tanıtımlar</category>
			<dc:creator>Jilwan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68183</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Almanya'da eyalet seçimleri, sonuçları ve kısa dersler]]></title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68182&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 18:43:42 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Almanya'da eyalet seçimleri, sonuçları ve kısa dersler 
 
 
Schleswig-Holstein eyalet seçiminin ardından, bu kez de NRW'de seçime gidildi. Her iki...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Almanya'da eyalet seçimleri, sonuçları ve kısa dersler<br />
<br />
<br />
Schleswig-Holstein eyalet seçiminin ardından, bu kez de NRW'de seçime gidildi. Her iki eyalet seçiminin ortak özelliği, seçimlere katılımın düşük olmasıydı. Örneğin, çok yoğun bir nüfusu barındırmasına karşın, Kuzey Ren Vestfalya'da oy kullanan seçmen sayısı yüzde 53 civarında kaldı.<br />
Her iki eyalette yapılan seçimlerde de hükümet partileri büyük oy kaybına uğradılar. Schleswig-Holstein'da son 50 yılın en kötü sonucunu alan CDU, bir hafta arayla yapılan Almanya'nın en kalabalık nüfusuna sahip ve göçmenlerin en yoğun yaşadığı eyalet olan Kuzey Ren Vestfalya'da da aynı akıbete uğradı. Hükümetin ortağı Liberal Demokrat Parti, Schleswig-Holstein'da barajı aşamamış, parlamento dışında kalmışt. NRW'de ise, barajı aşıp parlamentoya girdi. Ne var ki, o da ciddi bir oy kaybına uğradı.<br />
Eyalet seçimlerinde ağir yenilgi alan bir başka parti de Linke (Sol) Parti oldu. Bu parti her iki eyalette de barajı aşamayarak eyalet parlamentolarından tasfiye oldu. Berlin eyalet seçimleriyle yakaladıkları yükseliş çizgisini devam ettiren Piraten (Korsanlar) Partisi ise her iki eyalet seçiminde de barajı aşarak, seçim başarısını tekrarladı.<br />
Tüm gözlemciler, daha şimdiden, erken bir seçime gidilmezse eğer, 2013 yılında yapılacak olan federal parlamento seçimlerinde de bu durumun tekraralanacağını ve yeni bir hükümet değişikliğinin, somut olarak da yeni bir SPD-Yeşiller koalisyonunun neredeyse kaçınılmaz olduğunu ileri sürüyorlar.<br />
Merkel hükümetinin sosyal yıkım ve savaş politikaları onaylanmadı<br />
Almanya'daki eyalet seçimleri, son dönemlerde gitgide süreklilk kazanan grev, direniş ve sokak gösterileriyle çalkalanan kapitalist dünyanın en önemli kalelerinden biri olan Avrupa&#8217;da sadece Yunanistan ve İspanya gibi iflasın eşiğindeki ülkelerde değil, krize rağmen ekonomik büyümeyi sürdürmekle övünen, hem içerde hem de dışarda saldırgan politikalar izleyen Alman emperyalist devletinde de işlerin iyi gitmediğini göstermistir.<br />
Şöyle ki; Alman emperyalist devleti, belli bir süreden beri iktisadi ve politik alanda sahip olduğu tüm üstünlüklerini Avrupa'nın, başta Yunanistan ve İspanya gibi ekonomisi iflasın eşiğine gelmiş bulunan ülkelerinin iç işlerine müdahele etmede ve bu ülkelerin hükümetlerini biçimlendirmede bir silah olarak kullanıyordu. Dahası, bunu kendisinin doğal bir hakkı olarak görüyordü.<br />
Tam bir sömürgeci zihniyetin ifadesi olan bu onur kırıcı politikaya ilk darbeyi Fransa işçi ve emekçileri vurdular. İşçilere, emekçilere ve kardeş halklara düşmanlık ile emperyalistlere özgü haydutlukta başı çeken Sarkozy'yi Cumhurbaşkanlığı tahtından aşağı düşürdüler. Bunu, yine seçim sonuçları üzerinden Yunanistanlı işçi ve emekçilerin anlamlı çıkışı izledi. Yunanistanlı işçi ve emekçiler de kardeş Fransa emekçileri gibi, kendilerine ikide bir kemer sıkma paketleri dayatan, bununla da kalmayıp, başlarına sömürge valileri atamaya kalkan ve onları onur kırıcı bir yaşama mahkum etmeye çalışan A. Merkel arkasındaki Alman tekellerine ve onların &#8220;kurtarma paketleri&#8221; adı altında önlerine uzattıkları her saldırı paketini uşaklara özgü bir uysallıkla onaylayan Yunanistan hükümeti ve partilerine hatırı sayılır bir tokat attılar. Burada da hükümet partileri hezimete uğradı. Adeta sandığa gömüldüler.<br />
Bitmedi, dahası var...<br />
'Ekonomik krize rağmen ekonomik büyümesini sürdüren Alman ekonomisi' propagandası eşliğinde hayata geçirilen bu yıkım politikaları, Almanya işçi ve emekçilerinin tepkisini çekmekte de gecikmedi. Onlar da Yunanistan ve Fransa emekçileri ile aynı şeyi yaptılar. A. Merkel'in başında olduğu partiye (CDU) oy vermediler. Böyle yaparak, aynı zamanda, bu işçi ve emekçi düşmanı hükümetin kardeş halklara dönük saldırgan politikalarını onaylamadıklarını da ortaya koymuş oldular.<br />
Avrupa'da hiçbir kapitalist hükümet güvencede değildir<br />
Alman tekelci burjuvazisinin o çok övündüğü ekonomik büyümesini, kuşkusuz ki, başta işçi sınıfı gelmek üzere, toplumun çalışan yığınlarını yoğun biçimde sömürmeye, düşük ücret politikasını kalıcı hale getirmeye, işçileri sıfır zamma mahkum etmeye, yoksulluğu derinleştirmeye, güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırmaya, işsizlik tehdidi ile özellikle genç kuşağı çağdaş kölelik uygulaması ve ucuz işgücü kaynağı olan taşeron sistemine razı etmeye borçludur. Kimi burjuva gözlemciler dahi, Almanya'daki ekonomik büyümenin sırrının 'son yirmi yıldır reel ücretlerde devam eden düşüş' olduğunu itiraf ediyorlar.<br />
Tümü de her gecen gün daha da can yakıcı hale gelen bu sorunlar, önlenemez bir biçimde işçi ve emekçiler içinde gitgide artan bir hoşnutsuzluğa yol açıyor ve öfke biriktiriyor. En önemlisi de bu hoşnutsuzluk, giderek hissedilen bir mücadele eğilimini besliyor. Nitekim, sendika yönetimlerinin TİS sürecindeki ihanet ve baştan savma çabalarına karşın, işçi ve emekçiler oldukça yaygın biçimde uyarı grevlerine başvurdular, pek çok yerde protesto gösterilerine katıldılar. Bu grev ve direnişlerdeki yüksek katılım dikkate değerdi ve sürekli bir artış gösterdi. Bu yıl yapılan 1 Mayıs gösterilerine bir milyondan fazla insanın katılmış olması, dikkate değer bir başka gelişmedir.<br />
Öte yandan, Almanya'da ne denli çarpıtılıp içi denli boşaltılırsa boşaltılsın, yine de güçlü bir çevre ve emeperyalist savaş karşıtı bilinç ve gelenek de var. Bu nedenledir ki, Almanya her zaman için bu eksenli eylemlere sahne olmaktadır. Daha yakın bir tarihte, Fukuşima felaketi nedeniyle patlak veren nükleer santral karşıtı eylemler, yine aynı dönemde yükselen, kapitalist tüketim toplumunu sorgulamada ifadesini bulan eleştirler de bunun somut ifadesiydi<br />
Kısacası, ekonomik durumu görece iyi olan Almanya işçi sınıfı ve emekçileri, kardeş Fransız işçi ve emekçileri kadar olmasa da, belli bir mücadele eğilimi içindedir. Krizin, özellikle de çevre ülkelerin iflasın eşiğine gelmesinde büyük rol oynayan borç krizinin derinleşmesine ve yıkıcı sonuçlarının hissedilir hale gelmesine bağlı olarak canı yanan yerli ve göçmen işçi ve emekçiler içindeki bu mücadele eğilimi, daha somut biçimler alacaktır. Onlar da Yunanistan ve Fransa'daki sınıf kardeşleriyle aynı yolda yürüyeceklerdir.<br />
Merkel hükümetinin eyalet seçimlerinde yaşadığı açık hezimetin şahsında ortaya çıkan gerçek şudur; Avrupa'da IMF, AB ve AMB üçlüsünün dur durak bilmeyen saldırı politikalarına bundan böyle kolay kolay geçit verilmeyecektir. Bundan böyle bu politikaları acımasızca uygulayan hiçbir kapitalist hükümetin geleceği yoktur. Hiçbiri güvencede olmayacak, er yada gec yıkılacaklardır. Yunanistan, İspanya, Hollanda ve Fransa'daki gelişmeler de tümüyle bunu doğrulamaktadır. Emekçi ve kardeş halkların azılı düşmanı, bir sosyal yıkım ve savaş hükümeti olan A. Merkel hükümetinin akıbeti de aynı olacaktır.<br />
Son söz yerine<br />
Avrupa'da borç krizi olarak yaşanan kriz önlenemiyor, tam tersine daha bir derinleşiyor. Bir ülkede yaşanan herhangi bir gelişme, bulaşıcı bir hastalık misali hızla bir diğerine sıçrıyor. Başlarda bankaların ve şirketlerin iflasını izlemiştik. Şimdilerde ise devletlerin batışına tanık oluyoruz. Her yerde bir kaynaşma var. Avrupa'nın tüm metropolleri neredeyse süreklilik kazanan kitle eylemleriyle çalkalanıyor. Hiçbir kapitalist hükümet rahat değil; biri istifa ediyor ve yenisi kuruluyor. Gelinen yerde, büyük hayallerle kurulan AB'nin dahi geleceği tartışılıyor. Tüm veriler, önümüzdeki dönemlerde Avrupa'nın daha yığınsal, daha yaygın ve daha militan proleter kitle hareketlerine sahne olacağını gösteriyor.<br />
Avrupa'nın her yerinde, sermayenin merkezi nitelik kazanmış bulunan saldırılarına karşı, yerlisi ve göçmeni ile tüm uluslardan işçilerin ve emekçilerin birlesik devrimci sınıf mücadelesini yükseltmek; günün görevi budur.</b><br />
<br />
<font color="Red">Enternasyonal İnfo</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=36">Genel Bölüm / Güncel Konular</category>
			<dc:creator>Jilwan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68182</guid>
		</item>
		<item>
			<title>aşık mahsuni şerif</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68180&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 15:33:55 GMT</pubDate>
			<description>Mahsuni şerifin ölüm yıldönümü ... böyle ustalar az gelir ... 
 
EY-uDjU5qvM</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Mahsuni şerifin ölüm yıldönümü ... böyle ustalar az gelir ...<br />
<br />
<table class="tborder" cellpadding="6" cellspacing="1" border="0" width="400" style="margin:10px 0">
<thead>
	<tr>
		<td class="tcat" colspan="2" style="text-align:center">
			<a href="http://www.youtube.com/watch?v=EY-uDjU5qvM" title="View this video at YouTube in a new window or tab" target="_blank">YouTube Video</a>
		</td>
	</tr>
</thead>
<tbody>
	<tr>
		<td class="panelsurround" align="center">
			<object width="425" height="340" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/EY-uDjU5qvM">
				<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/EY-uDjU5qvM" />
				<param name="wmode" value="transparent" />
				<em><strong>ERROR:</strong> If you can see this, then <a href="http://www.youtube.com/">YouTube</a> is down or you don't have Flash installed.</em>
			</object>
		</td>
	</tr>
</tbody>
</table></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=74">Video köşesi</category>
			<dc:creator>Seyrangah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68180</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiye saatlerini mekke'ye göre ayarliyor]]></title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68175&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:39:16 GMT</pubDate>
			<description>---Zitat--- 
Türkiye’nin saat konusunda yeni bir sisteme geçmesi konusundaki hazırlıkların, namaz saatlerini Suudi Arabistan’a göre ayarlamaya...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div style="margin:20px; margin-top:5px; width: 100%;">
	<div class="smallfont" style="margin-bottom:2px">Al&#305;nt&#305;:</div>
	<table cellpadding="6" cellspacing="0" border="0" width="100%">
	<tr>
		<td class="alt2">
			<hr />
			
				Türkiye’nin saat konusunda yeni bir sisteme geçmesi konusundaki hazırlıkların, namaz saatlerini Suudi Arabistan’a göre ayarlamaya yönelik olduğu öne sürüldü. Yeni saat hesaplamasında Iğdır’dan geçen boylam esas alınacak ve Türkiye ile Suudi Arabistan arasında da saat farkı kalmayacak.<br />
<br />
Saat hesaplamasında İzmit’in üzerinden geçen 30. boylam (GMT+2) yerine Iğdır’dan geçen 45. (GMT+3) boylam esas alınacak. Bu durum da 60 dakikalık saat farkına neden olacak. Daha önce bir saat fark olan Orta Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasında iki saat ve daha önce 2 saat fark olan İngiltere’yle saat farkı 3’e çıkacak. Suudi Arabistan, Irak ve İran gibi ülkelerle ise hiçbir saat farkı kalmayacak.<br />
<br />
MEKKE MEDİNE NAMAZI İDDİASI<br />
<br />
DSP Bursa eski milletvekili Ali Rahmi Beyreli, yeni düzenlemenin ve artacak saat farkının Avrupa ile ticari ve ekonomik ilişkileri zedeleyeceğini savunarak şunları söyledi:<br />
<br />
‘’AB’te tam üyelik hedefi olan bir ülkenin, bu uygulamayı yapmaması gerekir. Bu değişiklikteki asıl amaç ise, Suudi Arabistan saat dilimini kullanarak, namaz saatlerini Mekke ve Medine’ye göre ayarlamaktır. Ben öteden beri referansın Suudi Arabistan olduğunu söylüyorum. Zaman kullanımı açısından Suudi Arabistan’a tam uyum amaçlanıyor. Bundan sonraki adım da, resmi tatil gününün, Pazar yerine Cuma’ya alınması olabilir’’<br />
<br />
KARANLIKTA MESAİ<br />
<br />
Enerji Bakanlığı, Türkiye’nin saatini ayarladığı GMT+2 olarak tanımlanan 30. boylamdaki referans meridyeninin, GMT+3 olarak tanımlanan 45. boylama alınmasına ve yaz saati uygulamasının tamamen kaldırılmasına ilişkin yasa tasarı taslağı hazırlamıştı. Bu düzenleme sonucu, Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle saat farkı artacak, Doğu ülkeleriyle arasındaki fark ise azalacak.<br />
<br />
Bu değişiklik ile 45. boylam esas alındığında Ankara’da özellikle Aralık, Ocak ve Şubat aylarında güneş saat 08.00’de doğacak ve 17.30’da batacak. Edirne’de ise Aralık, Ocak ve Şubat aylarında güneş saat 08.30’da doğacak ve 18.00’de batacak. Böylece vatandaşlar, sabah saatlerinde henüz güneş tam doğmadan yola çıkmak zorunda kalacak. (Gazeteport)
			
			<hr />
		</td>
	</tr>
	</table>
</div><font face="Courier New"><font color="SlateGray">Gerçekleşirmi gerçekleşmezmi o kısmı pek bilemiyorum.. Yapılacak olan saat değişiliği kime nasıl bir fayda getireceği diğer konular gibi üstü kapalı bir şekilde yapılarak yine önümüze servis edilecek..<br />
<br />
Gerçekten sırada cuma günleri mi var_?</font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=36">Genel Bölüm / Güncel Konular</category>
			<dc:creator>YoRuM78</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68175</guid>
		</item>
		<item>
			<title>1 Mayıs ve 6 Mayıs anmalarına katılmakla yargılanıyorlar</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68174&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:20:04 GMT</pubDate>
			<description>SEVGİLİ DOSLAR BEN BİR ANNEYİM ÇOCUKLARIMIZ BİR FLAMANIN ALTINDA YÜRÜDÜLER DİYE(ODAK DERGİSİ 7 ÇOCUĞUMUZ) İDDANAMEYE GÖRE 255 YILLA YARGILANIYORLAR...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font color="Blue">SEVGİLİ DOSLAR BEN BİR ANNEYİM ÇOCUKLARIMIZ BİR FLAMANIN ALTINDA YÜRÜDÜLER DİYE(ODAK DERGİSİ 7 ÇOCUĞUMUZ) İDDANAMEYE GÖRE 255 YILLA YARGILANIYORLAR 29 MAYIS SAAT 12:30 DA ADLİYE ÖNÜNDE OLACAĞIZ ÇOCUKLARIMIZIN MAHKEMESİ VAR SİZLERİ DE BİZE DESTEK İÇİN ÇAĞIRIYOR SESİMİZE SES KATMANIZI İSTİYORUZ...</font><br />
<br />
Yargılananların hepsini tanıyorum ve bende onlarla birlikte  aynı suçu işledim &quot;suç&quot; ise. Ankarada  bulunan tüm canların katılımlarıyla  desteklerini bekliyoruz...</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=36">Genel Bölüm / Güncel Konular</category>
			<dc:creator>İkrar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68174</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&#8216;Alevi&#8217; iması]]></title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68173&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:17:08 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[BA&#350;BAKAN Erdo&#287;an, T&#252;rkiye&#8217;nin Suriye politikas&#305;na &#351;iddetle kar&#351;&#305; &#231;&#305;kan Kemal K&#305;l&#305;&#231;daro&#287;lu&#8217;nun mezhebine ima yoluyla g&#246;nderme yapm&#305;&#351;. 
&#8220;Senin Suriye...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>BA&#350;BAKAN Erdo&#287;an, T&#252;rkiye&#8217;nin Suriye politikas&#305;na &#351;iddetle kar&#351;&#305; &#231;&#305;kan Kemal K&#305;l&#305;&#231;daro&#287;lu&#8217;nun mezhebine ima yoluyla g&#246;nderme yapm&#305;&#351;.<br />
&#8220;Senin Suriye y&#246;netimiyle mezhep yak&#305;nl&#305;&#287;&#305;n var, o y&#252;zden b&#246;yle d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorsun&#8221; demeye getirmi&#351;.<br />
* * *<br />
Bu yakla&#351;&#305;m hem ay&#305;pt&#305;r, hem de tehlikeli...<br />
Neden mi?<br />
&#350;u d&#246;rt nedenden dolay&#305;:<br />
B&#304;R: Mezhep &#252;zerinden vurmaya kalk&#305;&#351;mak, toplumsal bar&#305;&#351;a dinamit atmak demektir.<br />
&#304;K&#304;: Bir siyasi partinin tutumunu ifade edilmeyen gizli bir sebebe dayand&#305;rmak, niyet okumak demektir.<br />
&#220;&#199;: Mezhep yak&#305;nl&#305;&#287;&#305;n&#305;n politikalarda ge&#231;er ak&#231;e olabilece&#287;ini s&#246;ylemek, bu t&#252;rden ele&#351;tirilere me&#351;ruiyet sa&#287;lar.<br />
D&#214;RT: &#8220;Mezhep dayan&#305;&#351;mas&#305; yap&#305;yorsun&#8221; demek, &#8220;Hi&#231; kimse inanc&#305; nedeniyle k&#305;nanamaz&#8221; ilkesini hafiften ihlal eder<br />
<i>Ahmet HAKAN </i>n&#305;n bug&#252;nk&#252; k&#246;&#351;e yaz&#305;s&#305;ndan al&#305;nt&#305;d&#305;r.<br />
------------------------------------------------<br />
<br />
Esad &#252;zerinden K&#305;l&#305;&#231;daro&#287;lu&#8217;nun mezhepsel kimli&#287;ine g&#246;nderme yap&#305;yor.<br />
insanlar&#305; etnik k&#246;keni ve inan&#231;lar&#305; &#252;zerinden bu &#351;ekilde ele&#351;tirmek evrensel hukuk kurallar&#305;na g&#246;re su&#231;tur.<br />
Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z bir zamanlar ,&#8221; bizim karde&#351;lerimiz. Onlarla akrabal&#305;k ba&#287;lar&#305;m&#305;z var.&#8221; dedi&#287;i Suriye ile ilgili, k&#305;l&#305;&#231;taro&#287;lu na ele&#351;tirisi ilgin&#231; bir ironi olmu&#351;. G&#246;revinin hakk&#305;n&#305; verirken, Ortado&#287;u halklar&#305;n&#305; etnik farkl&#305;l&#305;k ve mezhep kavgalar&#305; ile birbirine d&#252;&#351;&#252;rmekten &#231;ekinilmiyor.<br />
ba&#351;bakan&#305;m&#305;z ,  Alevi karde&#351;lerimizi sevemedi.<br />
buna sevinmelimi ,&#252;z&#252;lmelimi bilemedim.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=15">İç ve Diş Politika (+ Siyaset)</category>
			<dc:creator>furina</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68173</guid>
		</item>
		<item>
			<title>P...devlet....</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68172&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:33:52 GMT</pubDate>
			<description>Bild: http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/564322_261719193926976_204305163001713_502757_1493691245_n.jpg  
 
 
*Bir insanin vücudunu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/564322_261719193926976_204305163001713_502757_1493691245_n.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<br />
<b>Bir insanin vücudunu kullanmak icin para verip, köle yapip kadar kötü birsey yoktur dünyada...insanlari, kadinlari arac olarak kullanan zihniyetin sonu elbet birgün gelicek....Sirri Süreyyayi cok severim, ne güzel özetlemis durumu...<br />
<br />
seks iscisi burjuva agiza aiittir, genel evlerin kapatilmasi konu degil, ne sartlar altinda hayatta kalma mücadelesi verdikleri aci bir gercek...sartlar düzelttilmeli, güven verilmeli, zorla bu islere sürüklenen kadinlarimiza yardim edilmeli, tekrarliyorum kapatilma konu degil, karsilastirdigimiz zaman kadina yönelik güven kurumlarin cogaltilmasi gerek anlami cikiyor<br />
<br />
sevgiler</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=36">Genel Bölüm / Güncel Konular</category>
			<dc:creator>Jilwan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68172</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AKP'den kadına kölelik dersleri]]></title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68168&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 15:45:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[İşte Fatma Şahin&#8217;in &#8220;*hükümet politikası haline getireceğiz&#8221; dediği Evlilik Okulları projesi!* 
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;in...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İşte Fatma Şahin&#8217;in &#8220;<b>hükümet politikası haline getireceğiz&#8221; dediği Evlilik Okulları projesi!</b><br />
<br />
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin&#8217;in &#8220;hükümet politikası haline getireceğiz&#8221; dediği Evlilik Okulları projesinin gerçek yüzü ortaya çıkıyor. <br />
<br />
Kütahya&#8217;da verilen 3 günlük kurstaki eğitimlerde <b>kadınların çalışmasının aile bütçesine zarar verdiği, nikahsız yaşamanın kadını soysuzlaştırdığı anlatıldı! Müftülüğün gönderdiği vaiz ise feministlerin kadın haklarını savunarak kadınlara &#8220;zulm&#8221; ettiğini ileri sürdü.</b> <br />
<br />
PÜF NOKTASI KADIN<br />
 <br />
Kütahya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Evlilik okulu açtı. 8 Mayısta derslere başlayan Evlilik Okulu, üç günlük eğitim sonrası okulu tamamlayan <b>evli, nişanlı çiftlere sertifika dağıttı</b>. İllerin boşanma başvuru oranlarına göre açılan evlilik okulları; &#8220;Sevgi dolu bir beraberlik oluşturmanın püf noktaları&#8221; başlığı ile eğitime beş çift ile başladı.<br />
 <br />
KADININ ÇALIŞMASI AİLEYE ZARARMIŞ!<br />
 <br />
Kütahya&#8217;daki Evlilik Okulu&#8217;nun ilk gününde, &#8220;Evilikte doğru iletişim ve evlilikte çatışma çözüm yolları&#8221; başlığı ile ilk oturumu açan Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürü Uğur Alıç boşanma oranı istatistiklerini vererek, ailenin kutsal olduğu ve bir arada olması gerektiği üzerinde durdu. Daha sonra evlilikte kadının çalışma hayatına girmemesi gerektiğini vurgulayan Alıç &#8220;Kadının çalışması durumunda, dışardan yemek yiyen ailenin toplam gelirinde 1.200 TL zarar tespit ettiğini&#8217; söyledi.<br />
 <br />
İkinci oturumda ise cinsellik konusu ele alındı. Oturumun başında çiftler, kadın ve erkek olmak üzere iki gruba ayrıldı. Kadınlara AÇSAP Merkezinden Ebe Canan Tarık, erkeklere ise İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Memuru Ünal Türe tarafından cinsellik eğitimi verildi.<br />
 <br />
Her iki gruba slaytlar üzerinden verilen cinsellik eğitimi kadınlara ve erkeklere kadın anatomisi üzerinden anlatıldı. Özellikle kadınlar grubunda üzerinde durulan konular olan Cinsel birliktelik yaşının düşmesi ve üniversite öğrencilerinde evlilik öncesi birlikteliğin fazla olması kınandı. Yapılan istatistiklere değinen Tarık &#8220;Erkeklere yapılan anket sonrası kızlık zarına verilen önemin yüzde 44 olduğunu&#8221; söyleyerek evlenmemiş kadınları uyardı.<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
VAİZDEN FEMİNİZM ELEŞTİRİSİ<br />
 <br />
İkinci gün ise; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Öğretmeni M. Emin Bakırdemir, &#8220;Eşler arası rol paylaşımı evilik ve aile hayatı&#8221; konulu oturumu açtı. Babanın &#8220;otorite kaynağı&#8221; annenin &#8220;sevgi kaynağı&#8221; olması gerektiğini ileri süren Bakırdemir, ailenin önemini vurgulayarak, boşanmaların eşlerin üzerlerine düşeni yaptıkları takdirde önlenebileceğini savundu.<br />
 <br />
İkinci oturumda, İl Müftülüğünden Vaiz Mustafa Karayel &#8220;Evlik hayatının dini boyutu&#8221; konusu üzerine eğitim verdi. Nikahsız birlikteliğin dinen uygun olmadığını ve nikahın Allah&#8217;ın emri olduğunu, nikahsız yaşamanın kadınları soysuzlaştırdığını ve ahlaksızlaştırdığını söyleyen Karayel, feministlerin kadın hakları savunuculuğu yaparak kadınlara zulüm ettiklerini söyledi. İdeal kadın tanımlaması yapan Karayel Hadis-i Şeriften örnekler vererek kadının sadece dinen güzel olması gerektiğini söyledi.<br />
 <br />
Son gün ise; Evlilik Danışma Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Rumeysa Günay İnanç, katılan çiftlere değerlendirme sonucu sertifikalarını verdi. Türkiye çapında bu okulları yaygınlaştırarak, &#8220;sorunsuz evlilikler&#8221; yaratmak istediklerini açıklayan İnanç, Kütahya&#8217;da kursların devam edeceğini söyledi ve bu sertifikaların derecelere göre sürekli eğitimle verileceğini ekledi. <br />
<br />
Nilay Çatal / Eren Karadaş - EVRENSEL<br />
<br />
---------------------------------<br />
<br />
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın annesinin vefatında, &quot;anne sevgisini &quot;Türk halkına yeniden hatırlattığını söylemişti.<br />
<br />
&quot;Ben annemim ayağının altını öpmek isterdim, bana öptürmedi. Bu hasreti duyan Türkiye'de kaç kişi vardır.&quot; <br />
<br />
nasıl tinerci değilde , dindar olunur....<br />
anne nasıl sevilir ..<br />
nasıl eş olunur.. <br />
nasıl salya sümük ağlanır,<br />
kaç çocuk yapılır ...<br />
<br />
hiçbirini düşünmemiz gerekmiyor, devlet bizim adımıza düşünüyor...</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=15">İç ve Diş Politika (+ Siyaset)</category>
			<dc:creator>furina</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68168</guid>
		</item>
		<item>
			<title>2012-2013 Egitim Yılında ALEVİ Çocuklarını ve ailelerini Bekleyen Tehlikeler.</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68166&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 13:42:35 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[meclisin yeni &#231;&#305;kard&#305;&#287;&#305;, 
 
4+4+4  yasas&#305; ile 20112-2013 egitim y&#305;l&#305; sorunlara gebe olarak ba&#351;l&#305;yor, 
 
9 ya&#351;&#305;nda 5 s&#305;n&#305;fa ge&#231;ecek olan alevi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>meclisin yeni &#231;&#305;kard&#305;&#287;&#305;,<br />
<br />
4+4+4  yasas&#305; ile 20112-2013 egitim y&#305;l&#305; sorunlara gebe olarak ba&#351;l&#305;yor,<br />
<br />
9 ya&#351;&#305;nda 5 s&#305;n&#305;fa ge&#231;ecek olan alevi &#231;ocuklar&#305;ve aileleri,<br />
<br />
ne yaz&#305;kki  ya fi&#351;lenmi&#351; olacak,<br />
<br />
yada asimilasyon tehlikesi ile kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya kalacaklar,<br />
<br />
alevi n&#252;fusunu az&#305;nl&#305;k oldu&#287;u yerlerde alevilere mahalle bask&#305;s&#305;ndan &#246;te h&#252;k&#252;metten<br />
<br />
kaynaklanan organize bask&#305;yla kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya kalacakt&#305;r,<br />
<br />
se&#231;meli arap&#231;a ve peygamber hayat&#305; dersleri asl&#305;nda alevi &#231;ocuklar&#305; ve aileleri,<br />
<br />
kumpasa alarak sindirme amac&#305; te&#351;kil etmektedir,<br />
<br />
cem evlerinin ibadet hane olarak kabul edilmemesinin alt&#305;ndaki ger&#231;ek,<br />
<br />
asimilasyon ve korku politikalar&#305;n&#305; t&#305;rmand&#305;rmakt&#305;r.<br />
<br />
d&#252;nk&#252; gurup konu&#351;mas&#305;nda bir pasaj a&#351;ag&#305;dad&#305;r,<br />
<br />
ba&#351;bakan d&#252;nk&#252; gurup konu&#351;mas&#305;nda alevilere gene g&#246;nderme yapt&#305;,<br />
<br />
<br />
al&#305;nt&#305;,<br />
Kim daha b&#246;l&#252;c&#252;? Kim daha vatansever?<br />
<br />
Bug&#252;n AKP grubunda yapt&#305;&#287;&#305; konu&#351;mada, mitinglerle kendisini protesto eden Alevileri &#8220;b&#246;l&#252;c&#252;&#8221; ve &#8220;T&#252;rkiye d&#252;&#351;man&#305;&#8221; ilan eden Ba&#351;bakan Erdo&#287;an, hem Bochum, hem de Kad&#305;k&#246;y mitinglerinin g&#246;r&#252;nt&#252;lerini izleyerek, at&#305;lan sloganlar&#305; ve ta&#351;&#305;nan d&#246;vizleri, kendi s&#246;zleriyle kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;rarak kendisinin mi, Alevilerin mi daha b&#246;l&#252;c&#252; oldu&#287;una ve kimin daha vatansever oldu&#287;una rahatl&#305;kla karar verebilir!<br />
<br />
bus&#246;zleri bir ba&#351;bakan s&#246;yl&#252;yorsa alevilerin bundan &#231;ok b&#252;y&#252;k dersler &#231;&#305;karmas&#305;,<br />
<br />
derneklerinde insiyatif alarak bu konuda gerekenleri yapmas&#305; laz&#305;m,<br />
<br />
yar&#305;n &#231;ok ge&#231; olabilir.<br />
<br />
GEL&#304;N CANLAR B&#304;R OLALIM.<br />
<br />
bu konu hakk&#305;nda farkl&#305; yorumlar&#305; ve ele&#351;tirileri olan arkada&#351;lar g&#246;r&#252;&#351;lerini beyan ederse daha &#231;ok bilgilenmi&#351; oluruz sevgilerle.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=5">Alevilik ve Aleviler hakkında / Ana Forum</category>
			<dc:creator>523bilge</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68166</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Uludere'de istihbarat ABD'den!]]></title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68165&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 12:08:57 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Wall Street Journal gazetesi, Uludere'de 34 ki&#351;inin ya&#351;am&#305;n&#305; yitirmesi ile sonu&#231;lanan hava operasyonunun istihbarat&#305;n&#305;n ABD taraf&#305;ndan Ankara'ya...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Wall Street Journal gazetesi, Uludere'de 34 ki&#351;inin ya&#351;am&#305;n&#305; yitirmesi ile sonu&#231;lanan hava operasyonunun istihbarat&#305;n&#305;n ABD taraf&#305;ndan Ankara'ya verildi&#287;ini yazd&#305;. <br />
<br />
Amerikan Wall Street Journal gazetesi, Uludere Katliam&#305; &#246;ncesinde ilk istihbarat&#305;n ABD'den al&#305;nd&#305;&#287;&#305;n&#305; yazd&#305;. Gazetede bug&#252;n yay&#305;mlanan &quot;T&#252;rkiye'nin sivillere sald&#305;r&#305;s&#305; ABD istihbarat&#305;na ba&#287;l&#305;&quot; ba&#351;l&#305;kl&#305; haberde, 28 Aral&#305;k'ta ya&#351;anan katliam &#246;ncesinde s&#305;n&#305;rda ya&#351;anan hareketlili&#287;e dair istihbarat&#305;n ABD taraf&#305;ndan Ankara'ya iletildi&#287;i yazd&#305;. &#304;ddia ABD Savunma Bakanl&#305;&#287;&#305; Pentagon kaynaklar&#305;na dayand&#305;r&#305;ld&#305;. <br />
<br />
<b>WSJ'nin haberinde ABD Savunma Bakanl&#305;&#287;&#305;'n&#305;n &quot;Biz istihbarat&#305; Ankara'ya ilettik, sald&#305;r&#305; karar&#305;n&#305; onlar verdi&quot; dedi&#287;i ifade edildi. ABD'li yetkililerin Ankara'ya predat&#246;rleri yakla&#351;t&#305;rarak, Uludere'de konvoyu daha yak&#305;ndan g&#246;rmelerini sa&#287;layabileceklerini s&#246;yledi&#287;i ancak Ankara'n&#305;n kendilerinden arac&#305; farkl&#305; bir noktaya y&#246;nlendirmelerini istedi&#287;i iddia edildi. </b><br />
<br />
Daha &#246;nce ABD'li yetkililerin Uludere'de istihbarat&#305;n kendilerinden geldi&#287;i y&#246;n&#252;ndeki iddialar&#305; reddetmi&#351;, AKP h&#252;k&#252;meti de Heronlar&#305;n kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; a&#231;&#305;klam&#305;&#351;t&#305;. <br />
<br />
Ya&#351;anan sivil kay&#305;plar nedeniyle Beyaz Saray ve Kongre'nin m&#252;ttefik &#252;lkelerle bu t&#252;r istihbarat payla&#351;&#305;m&#305; konusunu tekrar masaya yat&#305;rd&#305;&#287;&#305; belirtildi. <br />
<br />
Haberde, Kas&#305;m 2007'de ABD ile T&#252;rkiye aras&#305;nda insans&#305;z hava arac&#305; ile istihbarat deste&#287;i konusunda Ankara'da Ortak &#304;stihbarat B&#252;t&#252;nle&#351;me H&#252;cresi'ni kuruldu&#287;u, kurulan merkezde ABD'li ve T&#252;rk yetkililerin yan yana oturarak predat&#246;rlerden gelen ger&#231;ek zamanl&#305; g&#246;r&#252;nt&#252;leri izledi&#287;i bilgisine yer verildi. Ancak predat&#246;rlerin T&#252;rkiye'ye ge&#231;ti&#287;imiz y&#305;l getirildi&#287;i kamuoyuna a&#231;&#305;klanm&#305;&#351;t&#305;. <br />
<br />
<b>Uludere'de istihbarat&#305;n ABD'den geldi&#287;i y&#246;n&#252;nde kamuoyunda iddialar dile getirilmi&#351;ti. </b><br />
&#304;stihbarat ABD'den, sald&#305;r&#305; emri Ankara'dan<br />
Uludere Katliam&#305; ile ilgili incelemelerde bulunan TBMM &#304;nsan Haklar&#305; Komisyonu olayla ilgili m&#252;lki ve idari amirleri dinlemi&#351;, Uludere'de incelemelerde bulunmu&#351; ve sald&#305;r&#305; emrinin Ankara'dan geldi&#287;i bilgisinin netle&#351;ti&#287;ini kamuoyuna a&#231;&#305;klam&#305;&#351;t&#305;. <br />
<br />
<br />
<br />
(soL - D&#305;&#351; Haberler)<br />
-------------------------------<br />
<br />
&#214;zg&#252;r-Der: &quot;Uludere Failleri Bulunsun Hesap Sorulsun!&quot;  konu kapal&#305; oldu&#287;u i&#231;in haberi buraya ekliyorum...</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=15">İç ve Diş Politika (+ Siyaset)</category>
			<dc:creator>furina</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68165</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Biraz Daha İnsanca</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68163&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:17:28 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Biraz Daha &#304;nsanca 
 
Ya&#351;l&#305; adam, bir konfeksiyon ma&#287;azas&#305;na ait vitrine uzun uzun bakt&#305;ktan sonra, 
ilerideki ye&#351;illikte oynayan &#231;ocuklar&#305;n en...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Biraz Daha &#304;nsanca<br />
<br />
Ya&#351;l&#305; adam, bir konfeksiyon ma&#287;azas&#305;na ait vitrine uzun uzun bakt&#305;ktan sonra,<br />
ilerideki ye&#351;illikte oynayan &#231;ocuklar&#305;n en zay&#305;f&#305;na d&#246;nerek; &quot;K&#252;&#231;&#252;k!...&quot; diye seslendi. &quot;Bana biraz yard&#305;mc&#305; olur musun?&quot;<br />
&#199;ocuk, hafta sonlar&#305;nda yapt&#305;klar&#305; misket oyununu ilk defa kazanm&#305;&#351; olmas&#305;na ra&#287;men arkada&#351;lar&#305;n&#305; b&#305;rak&#305;p geldi. Yedi sekiz ya&#351;lar&#305;ndayd&#305; ve &#252;zerindeki elbiseler, tek kelimeyle d&#246;k&#252;l&#252;yordu.<br />
Ya&#351;l&#305; adam, &#231;ocu&#287;un sa&#231;lar&#305;n&#305; ok&#351;ad&#305;ktan sonra; &quot;Vitrindeki elbiseyi giymeni istemi&#351;tim.&quot; dedi. &quot;Bakal&#305;m &#252;zerine uyacak m&#305;?&quot;<br />
&#199;ocuk, bu teklifi ilk &#246;nce &#351;aka sand&#305;. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte ma&#287;azaya girerken, ilk &#246;nce r&#252;y&#226;da olup olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;, daha sonra da &#351;imdiye kadar yeni bir elbise giyip giymedi&#287;ini d&#252;&#351;&#252;nd&#252;. Genellikle ailedeki b&#252;y&#252;k &#231;ocu&#287;a al&#305;nan veya kom&#351;ular taraf&#305;ndan verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca karde&#351;e kal&#305;r, birka&#231; sene sonra da dizleri a&#351;&#305;nm&#305;&#351; veya delinmi&#351; vaziyette kendisine yaman&#305;rd&#305;. Ama her zaman hasta dedikleri babas&#305;n&#305;n ne kadar zor para kazand&#305;&#287;&#305;n&#305; bildi&#287;inden bu i&#351;e bir kere bile itiraz etmemi&#351;ti. &#350;imdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacakt&#305;. &#220;stelik de bayrama &#252;&#231; g&#252;n kala...<br />
&#199;ocuk, ya&#351;l&#305; adam&#305;n g&#246;sterdi&#287;i elbiseleri giydi&#287;inde, b&#252;y&#252;m&#252;&#351; oldu&#287;unu ilk defa farketti. &#199;izgili kadifeden yap&#305;lm&#305;&#351; pantolon, bacaklar&#305;n&#305;n ne kadar uzun oldu&#287;unu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlar&#305;n&#305; iyice geni&#351; g&#246;stermi&#351;ti. Fakat hepsinin &#252;zerine giydi&#287;i kaban bir ba&#351;kayd&#305; ve art&#305;k &#252;&#351;&#252;meyecekti. &#199;ocuk, biraz &#246;nce kazand&#305;&#287;&#305; misketleri onun cebine b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;nda, iyice keyiflendi. &#304;rili ufakl&#305; misketler, gayet derin olan ceplerin bir k&#246;&#351;esinde kalm&#305;&#351;t&#305;. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi. Ya&#351;l&#305; adam, &#231;ocu&#287;u sa&#287;a sola d&#246;nd&#252;rd&#252;kten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi ve i&#351; tamamland&#305;&#287;&#305;nda, tezg&#226;htara d&#246;nerek; &quot;Elbiseleri torunuma al&#305;yorum.&quot; dedi. &quot;Kendisine s&#252;rpriz yapaca&#287;&#305;m i&#231;in onlar&#305; bu &#231;ocu&#287;un &#252;zerinde denedim. &#304;kisinin de boyu ayn&#305;...&quot;<br />
&#199;ocuk, bir anda beyninden vurulmu&#351;a d&#246;nd&#252; ve ne diyece&#287;ini bilemedi. Ama art&#305;k b&#252;y&#252;d&#252;&#287;&#252;ne g&#246;re, bir &#351;ey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa bakt&#305;ktan sonra, &#252;zerindekileri yava&#351;&#231;a &#231;&#305;kartarak bir kenara f&#305;rlatt&#305;&#287;&#305; eskileri giydi. Adam, elbiselerin torununa uyaca&#287;&#305;ndan emindi. Yapt&#305;&#287;&#305; hizmet i&#231;in &#231;ocu&#287;a bir ciklet paras&#305; vermek istedi&#287;inde, onu yan&#305;nda g&#246;remedi. Haylaz velet, belli ki bu i&#351;ten s&#305;k&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. &#199;ocuk, arkada&#351;lar&#305;n&#305;n yan&#305;na d&#246;nd&#252;&#287;&#252;nde, bir kenara &#231;ekilerek onlar&#305; seyretmeye koyuldu. B&#252;t&#252;n &#305;srarlara ra&#287;men oyuna kat&#305;lm&#305;yordu. Arkada&#351;lar&#305;; &quot;Ni&#231;in oynam&#305;yorsun?&quot; diye sordular. &quot;En g&#252;zel misketleri sen kazanm&#305;&#351;t&#305;n.&quot;<br />
&#199;ocuk, inci gibi ya&#351;lar s&#252;z&#252;len g&#246;zlerini arkada&#351;lar&#305;ndan ka&#231;&#305;rmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;rken; &quot;Misketlerim, bu elbiselere yak&#305;&#351;mayacak kadar g&#252;zeldi.&quot; dedi. &quot;Bu y&#252;zden onlar&#305;, bayraml&#305;k kaban&#305;m&#305;n cebine saklad&#305;m.&quot;<br />
<br />
<font color="Red">ASLINDA HER YA&#350;TA AMA FARKLI &#350;EK&#304;LLERDE HEP B&#304;R&#304;LER&#304; TARAFINDAN KANDIRILIP<br />
SONRA DA B&#304;R KENARA FIRLATILMADIK MI??<br />
&#304;&#350;&#304;M&#304;ZDE - A&#350;KTA - DOSTLUKTA - ARKADA&#350;LIKTA - BELK&#304; DE A&#304;LEM&#304;ZDE..<br />
<br />
K&#304;M&#304;N UMURUNDA -B&#304;R BA&#350;KASININ- DUYGULARI, H&#304;SSETT&#304;KLER&#304; VEYA KANDIRILMASI?<br />
G&#214;ZYA&#350;LARI YA DA KALP KIRIKLIKLARI?<br />
B&#220;T&#220;N B&#304;R &#214;M&#220;R BOYU KALAN &#304;ZLER ?? NE YAZIK K&#304; H&#304;&#199; K&#304;MSEN&#304;N...<br />
<br />
KE&#350;KE.... KE&#350;KE... FARKLI OLAB&#304;LSEYD&#304; HER&#350;EY.<br />
B&#304;RAZ DAHA &#304;NSANCA, B&#304;RAZ DAHA HASSASCA,D&#220;R&#220;STCE VE B&#304;RAZ DAHA Y&#220;REKL&#304;CE...</font><br />
<br />
<font color="Red">-Al&#305;nt&#305;-</font> </b><br />
<br />
<b><font color="DarkRed">Aslinda iyi insan olmak icin ilk adimi herkes atmali, bu &#246;yk&#252;y&#252; okudugumda cok duygulanmistim, d&#252;nyaya gelen her k&#252;c&#252;k insan kimin cocugundan bagimsiz saglam adimlarla ile y&#252;r&#252;yebilirmi?insan emegin ortaya cikardigi ve &#252;rettigi hersey bu sistem altinda s&#246;m&#252;r&#252;l&#252;yor-bu cocuklarin gelecegi kime bagli?<br />
<br />
Bir baskasinin duygusu ne &#246;nem tasir ?<br />
Bir baskasinin acisi sizi etkilermi?<br />
Tv de cikan aci haberler artik kimin y&#252;regini kanatir?<br />
Kandirmalar, yalanlar, iftiralar kime ne saglar?<br />
<br />
<br />
&#214;yk&#252;y&#252; ve d&#252;s&#252;ncemi paylasmak istedim....yorumlara acik..<br />
<br />
yozlasan toplumda yozlasan insanlar.....<br />
Dagitim haksiz.....<br />
<br />
<br />
Saygilar</font></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=35">Felsefe / Sosyoloji / Psikoloji</category>
			<dc:creator>Jilwan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68163</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nusayrilerin Zulmu</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68161&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 14 May 2012 21:42:34 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Beşar'dan başka ilah yoktur demediği için diri diri toprağa gömüldü !* 
 
İşte itikatı bozu esed ve askerlerinin müslümanları yaptığı zulmün...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Beşar'dan başka ilah yoktur demediği için diri diri toprağa gömüldü !</b><br />
<br />
İşte itikatı bozu esed ve askerlerinin müslümanları yaptığı zulmün görüntüleri. Hala bu katliamlara bu işkenceler karşısında sessiz kalanlar hatta tepki vermeyip onaylayanlar efendimize göre şeytandırlar.<br />
<br />
( Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır )<br />
<br />
Hala kararmamış bir kalbin varsa izle ve tepki ver !!!<br />
<br />
<table class="tborder" cellpadding="6" cellspacing="1" border="0" width="400" style="margin:10px 0">
<thead>
	<tr>
		<td class="tcat" colspan="2" style="text-align:center">
			<a href="http://www.youtube.com/watch?v=z9eOF1enGWs" title="View this video at YouTube in a new window or tab" target="_blank">YouTube Video</a>
		</td>
	</tr>
</thead>
<tbody>
	<tr>
		<td class="panelsurround" align="center">
			<object width="425" height="340" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/z9eOF1enGWs">
				<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/z9eOF1enGWs" />
				<param name="wmode" value="transparent" />
				<em><strong>ERROR:</strong> If you can see this, then <a href="http://www.youtube.com/">YouTube</a> is down or you don't have Flash installed.</em>
			</object>
		</td>
	</tr>
</tbody>
</table><br />
<br />
Kendi halkına kendini ilah edip de kabul etmeyenleri öldüreceğin yerde keşke israilin işgal ettiği golan tepeleri için savaşsaydın ya beşar ! Hiç merak etma ya beşar kindar gençlik bu müslüman şehid kardeşimizin hesabını senden soracaktır ! Bakalım kaddafi gibi sokaklarda linç edildiğin gün nasıl bir ilahmışsın göreceğiz.<br />
<br />
<b><u>MEN DAKKA DUKKA</u></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=36">Genel Bölüm / Güncel Konular</category>
			<dc:creator>NEO OSMANLI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68161</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Alevi Öğretisi</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68159&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 14 May 2012 19:58:21 GMT</pubDate>
			<description>*Biliyorum böyle çok başlık var. Ancak dağınık, birbirinden kopuk ve eklektik bir biçimde bulunduğu için hem aleviliği öğrenmek isteyen gençler için...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Biliyorum böyle çok başlık var. Ancak dağınık, birbirinden kopuk ve eklektik bir biçimde bulunduğu için hem aleviliği öğrenmek isteyen gençler için anlaşılması zor hale geliyor hem de aleviliği anlamaya çalışanlar için kafa karışıklığına neden oluyor. Bu sebeple kendi anladığım kadarıyla aleviliğin ana başlıklarını tek bir topikte toplamanın uygun olacağını düşündüm. <br />
<br />
<i><u>Temeli Tanrı-Evren-İnsan özdeşliğine dayanan, yaratılışı değil varoluşu esas alan, südur teorisi ve vahdet-i vücut felsefesine bağlı, İslam heterodoksisi içinde şah-ı velayet Ali, masum ehlibeyt ve on iki imam ile simgelenen, sosyo-ekonomik olarak sınıflı toplum içinde alt tabakaların ve toplumda ki farklılıkların sözcülüğüne soyunmuş ve Rıza Kenti'ni hedef belirlemiş panteizme yahut pananteizme yakın batıni bir öğretidir Alevilik.</u></i> Kendini İslamiyet'ten önceye kendi deyişleri ile kalu bela'ya dayandıran, serçeşme olmak iddiasında, öğretinin temeline insanı yerleştiren Alevilik, İslam içerisinde muhalif kesimin sesi olmuştur. Öğretiyi kavramak için bu kavramların anlaşılması gerekmektedir. Sanıldığının aksine Alevilik, Ali'nin hilafet meselesi ve bu mesele de ehlibeytin hakkının gasp edilmesi merkezinde dönen siyasi bir oluşum değildir. Tanrı anlayışı gibi en temel konularda ve dini kavramlarda İslam Ortodoksisi ile ayrışan bir ekol söz konusudur. Yalnız itikadi değil sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yönleriyle de İslam Ortodoksisinden ayrı bir yer tutar.<br />
<br />
Bu öğretide Allah, varlıktan ayrı ve gökyüzünde, arşında tahtında oturan ve işlerini gökten yere doğru yöneten bir kral Tanrı olmaktan ayrıdır. Alevilikte yaratılış yerine varoluş teorisi esastır. Evrenin yaratılması denilen şey alevi öğretisinde Tanrı'nın görünür alana çıkmasından ibarettir. Adem'i balçıktan yoğuran teist Tanrı anlayışının meleklerini Adem'e secde ettirmesi, melekleri şirke sürüklemek, kendisini de bu işin azmettiricisi olarak kürfe sürükleyecek bir olgu olmaktadır. Ayrıca başlangıcı olan her şeyin birde sonu olacağı öğretisine dayanarak evrenin bir gün kıyamet ile yokolacağını iddia eden ehli sünnet anlayışının yine bir zaman içinde yaratılan cennetin ve cehennemin sonsuza kadar kalacağını düşünmesi ve yine bir zaman içinde yaratılan ruhların da bu cennet ve cehennemde ebedi kalacağını düşünmesi bir çelişki olarak durur. Oysa alevi öğretisinde Allah, insanı kendi suretinde yaratır ve ona kendinden üfler. insan ruhu Tanrı'dan gelen bir cevherdir. bu sebeple melekler Adem'e secde eder, bu sebeple Adem meleklerin bilemediği isimleri bilir, bu sebeple insan dünyada halife olur yine bu sebeple dağın taşın yüklenemeyeceği yükü sırtlanabilir. içinde potansiyel tanrı vardır çünkü. Hakkın &quot;size şah damarınızdan daha yakınım&quot; demesi de asıl beytullahın insanın kalbi olmasıda bundan ibarettir. Öz birdir ve alevilikte yaratan-yaratılan ikilemi esas şirkliğin kensidir. <br />
<br />
<font color="Blue">İkiliği terk et, birlik makamını tut. canlar canın bulasın iş bu dirlik içinde(Yunus Emre)<br />
<br />
&quot;Thomas (106)<br />
İsa dedi:<br />
İkiyi Bir yapınca, İnsanoğlu olursunuz, ve eğer derseniz:<br />
Uzaklaş ey dağ, dağ uzaklaşacaktır.&quot;</font><br />
<br />
Kendini Kalu Bela&#8217;ya dayandıran bu öğretide İslamiyet içerisinde Muhammed ile açıkça bulunan(Ali'nin her peygamber ile gizlice Muhammed ile açıkça geldiği hadisi) Ali, velayetin sahibi olarak sunulur. Burada neredeyse hiç kimsenin pek irdelemediği az bilinen bu makam üzerinde biraz durmak gerekiyor.<br />
<br />
Velayet, veli kelimesinden geliyor. Hani şu öğrenci velisi de aslında aynı kökene dayanmaktadır. Velayet  günlük hayatta da kullandığımız bir kelimedir. Bir iş konusunda kişi bir başkasına velayet verebilir. Velayet sahibi kişinin karar verme haklarını taşımaktadır. Yani iradesini... Bilindiği gibi insanın en büyük özelliklerinden birisi de özgür iradesidir. Burada bir teslimiyet söz konusudur. Nefsi öldürmek, ölmeden önce ölmek ve iradeyi telim etmek. Şeytanın suçu itaatsizliği değil kibridir. kibir arapça kebir(büyük) kelimesinden gelir. büyüklük taslamak anlamındadır. Alevi öğretisinde nefs ile cihad ve Ali'nin velayetine giriş esastır. Anlaşılan velayete giriş, aslında nefsin külli nefse karışması manasına gelmektedir. Bu konuya vahdet-i vücut konusunda değineceğim. Muhammed'in tebliğini tevil işi, ehlibeyte aittir. İmam Bakır'a ait olduğu düşünülen &quot;Ümmül Kitap&quot; ta İmam Bakır bir çok İslami kavramı batıni olarak ela alıp anlamını açıklamıştır. bu anlamlar son derece kapalı ezoterik anlatımlar olup ehli sünnet algısından bir hayli uzaktır. <br />
<br />
İslamiyet içerisinde Ali ve evlatları etrafında kümelenen bu öğretinin taşıyıcıları, sosyal sınıflardan alt tabakaları ve farklılıkları birleştirmiş ve sözcüsü olmuştur. Topraksız ve mülksüz fakir Arap köylüleri ile mevali(köle demektir) denerek aşşağılanan Arap olmayan müslümanları birleştirmiş ve sömürüye karşı direniş hareketini oluşturmuştur. Ebu Müslim isyanında da, Karmatilerin, İsmaililerin hareketinde de, Baba İshak ayaklanmasında da yahut Şeyh Bedrettin, Pir Sultan Abdal, Kalender şah, Şah Kulu gibi isyanlarda da hep aynı sosyal yapı aynı düzene başkaldırmış ve hep aynı talepte bulunmuştur: ORTAK MÜLKİYET!<br />
<br />
Alevi öğretisinden gelen Rıza Kenti, bu sosyal yapının temelini oluşturan öğretidir. Ataerkil düzene karşı anacıl düzeni savunan, mülkiyet karşıtı(yarin yanağından gayrı paylaşmak her şeyi) bir vicdan yönetimi yaratmanın ideallerini kurmuştur. Denilebilir ki aleviyi sünni iktidarlar için Yahudiden de Hıristiyandan da beter yapan şey bu özelllikleridir.<br />
<br />
devam edecek.</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=5">Alevilik ve Aleviler hakkında / Ana Forum</category>
			<dc:creator>ali_ekber</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68159</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Darısı Başınıza!</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68158&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 14 May 2012 16:09:40 GMT</pubDate>
			<description>Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından Silivri gezisine davet edilen on üç adet kadın ve erkek, öncelikle şunu bilecek konum, yaş ve zekâya sahip...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından Silivri gezisine davet edilen on üç adet kadın ve erkek, öncelikle şunu bilecek konum, yaş ve zekâya sahip gibi görünüyorlar: <br />
<br />
<br />
Sayın bay ve bayanlar;<br />
 <br />
<b>Acaba hangi demokratik ülkede Adalet Bakanı, yanına ülkenin &quot;önde gelen&quot; gazetecilerini alıp cezaevi gezdirme ihtiyacı duyar?</b> <br />
 <br />
<b>Demokratik bir ülkenin Adalet Bakanı, ayağına galoş giyip yemekhanede mönü  tadarken poz verir mi?</b> <br />
 <br />
<b>Geziye götürdüğü kadınlardan biri ile satranç oynuyormuş gibi yaparak şen kahkahalar altında fotoğraf çektirir mi?</b>  <br />
 <br />
<b>Ülkedeki cezaevlerinin, cezaevi değil adeta tatil kampı olduğunu kanıtlamaya çalışır mı?</b> <br />
 <br />
 <br />
Eğer bir ülkenin Adalet Bakanı, böyle tuhaf hareketler yapıyorsa, biliyorsunuz ki o ülkede demokrasi filan yoktur. <br />
 <br />
 <br />
Diyeceksiniz ki, &quot;Biz zaten Türkiye'de demokrasi var demedik...&quot; <br />
 <br />
<b>&quot;İleri demokrasi var dedik!&quot;</b> <br />
 <br />
Bakın o konuda haklısınız işte... Zaten, demokrasiye değil &quot;ileri demokrasiye&quot; inandığınız için Jolly Tur'un kırmızı otobüsüne bindirilip Silivri'ye götürülmüş bulunuyorsunuz..<br />
 <br />
İçinizden,<br />
  <br />
&quot;Kardeşim, ben bu Jolly Tur'un kırmızı otobüsüne bindirilmişsem, yarın ne yazacağımdan emin oldukları için bindirilmişimdir&quot;diyecek kimse çıkmadığı için,<br />
 <br />
 &quot;Jolly Tur'un kırmızı otobüsü ile hapishane gezisine gidiliyorsa, ortada 12 Eylül'den bile daha zalim bir rejim var demektir&quot;<br />
 <br />
  <br />
<b>muhasebesini yapacak bir adet vicdan çıkmadığı için,</b><br />
 <br />
  <br />
gittiniz, gördünüz, gezdiniz, şakalaştınız, gülüştünüz, yiyip içtiniz ve şimdi bizden yazdığınız o yavan, o samimiyetsiz yazılara inanmamızı bekliyorsunuz.<br />
 <br />
Önce, günübirlik Silivri gezisine davet edilme şerefine nail olanların terkibine bir bakalım:<br />
 <br />
  <br />
<i>Bülent Korucu (Aksiyon Dergisi), Ahmet Hakan Coşkun (Hürriyet), Oral Çalışlar (Radikal), Aslı Aydıntaşbaş (Milliyet), Ergun Babahan (Star), Ruşen Çakır (Vatan), Rahim Er (Türkiye), Emre Aköz (Sabah), Utku Çakırözer (Cumhuriyet), Nagehan Alçı (Akşam), Tuncer Köseoğlu (Taraf).</i><br />
 <br />
  <br />
Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu, Aslı Aydıntaşbaş, Ahmet Hakan ve Ruşen Çakır'ı &quot;objektif&quot; gazetecilerden sayıp eleştiri oklarının dışında tutmuş...<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Şayet Sayın Mutlu'nun yolu bir gün Silivri'ye düşecek olursa (Allah korusun, ziyaretçi olarak tabii..) Beş yıldır tutuklu olan Doğu Perinçek'e sorsun, &quot;Ergenekon&quot; adlı bir &quot;örgütün varlığını&quot; basında ilk kez kim kaleme alarak bugün geldiğimiz noktanın işaret fişeğini yakmış?<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Cevap, Aslı Aydıntaşbaş olacaktır... <br />
 <br />
Ve Doğu Perinçek'e sorsun; Aydıntaş'ın mahkemede tanık olarak dinlenmesini istemiş mi, bu talebine mahkemenin tavrı ne olmuş?<br />
  <br />
Mustafa Mutlu, bu durumu bilerek Aslı Aydıntaşbaş'a &quot;objektif gazeteci&quot; payesi veriyorsa düşünmek gerekir. Bilmeden veriyorsa da kişilere paye dağıtmadan önce bilgilense iyi olur...<br />
 <br />
  <br />
Şu işimlere bakın:<br />
 <br />
Bülent Korucu, Oral Çalışlar, Ergun Babahan, Emre Aköz, Nagehan Alçı, Tuncer Köseoğlu..<br />
 <br />
  <br />
Bu şahısların kafalarında Silivri cezaevinin şartları konusunda bir soru işareti mi varmış, insanların haksız yere orada tutulduklarını savunup kamuoyunun Adalet Bakanlığı aleyhine tavır almasına mı neden oluyorlarmış ki , bu geziye çağrılıp <b>&quot;iknâ edilmek&quot;</b> istenmişler?<br />
  <br />
Yüzlerce muhalif, gazeteci, yazar ve subaya &quot;terörist&quot; damgası vurulan bu McCarthy sürecinde en insafsız vazifeleri onlar almamış mı?<br />
 <br />
  <br />
Sütunlarında her gün polisten aldıkları iftiraları sorgusuz sualsiz, bire bin katarak yayımlamamışlar mı?<br />
 <br />
<b>Zaten çantada keklik değiller mi?<br />
  <br />
Zaten ne isteseniz yazdırmıyor musunuz?</b><br />
  <br />
Silivri gezisinin ağırlık merkezini oluşturan bu tür şahıslara Ahmet Hakan, Ruşen Çakır vs. gibi üç-beş adet, muhalif desen muhalif değil, yandaş desen yandaş değil, ortadan konuşan ve de gayet renksiz; iş ciddiye binince sulandırarak uzaklaşan insanları eklemleyip felaket bir medya müsameresi sahnelediler.<br />
 <br />
  <br />
Bir bu eksikti çünkü...<br />
 <br />
  <br />
Televizyonlarda boy boy, soy soy yalaka, şaklaban, düzenbaz, kaltaban, laf ebesi, bozacı kılıklısı, cahili, yamuk ağızlısı, muhalif kontenjanından davet edilip de tuzluk vazifesi göreni, mahallenin delisi rolü yapanı, cırlak seslisi, bohçacı tiplisi, gizli tanığı, polis ajanı, direkt polis olanı..<br />
 <br />
yokmuş gibi, işin bir de &quot;yazılı basın ayağını&quot; organize ettiler..<br />
 <br />
  <br />
Benim kendi adıma bu şürekâ içerisinde hakkında tek satır yazamayacağım kişi, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer'dir.<br />
 <br />
eski bir arkadaşım, sevdiğim bir insan olduğundan değil.<br />
 <br />
 <br />
Cumhuriyet gazetesinin gelmiş geçmiş en soluk benizli, en kimliksiz ve en iz bırakamayan temsilcisi olduğundan.<br />
  <br />
Utku Çakırözer, bu özelliği ile &quot;Ergenekon&quot; sürecinde belki de tam da ihtiyaca denk düştü. Tek bir kelime yazamadı ki akılda kalsın, etki yaratsın, Mustafa Balbay'dan sonra kendisine müstakil bir &quot;temsilci&quot; kimliği sağlamaya yarasın.<br />
 <br />
  <br />
Zaten Silivri gezisinden sonra yazı da yazmadı gördüğüm kadar.<br />
  <br />
 <br />
Gördüklerini kendisine saklayarak bizleri ızdıraptan kurtardı. Kısa temsilcilik hayatının en akıllıca işinini de yapmış oldu böylece. Düşünün, kendinden önceki temsilcinin beton hücrede yattığı yere Adalet Bakanı ile gidip, &quot;Yemekler çok temizdi, havalandırma avlusu da ferah gibi geldi bana&quot; türünden şeyler yazacaktı.<br />
 <br />
<br />
Programda tutuklularla görüşme yokmuş!<br />
  <br />
Neden acaba? <b>Yargısız infaz yağmuru altında beş yıldır yatan insanlar, boğazlarına yapışır diye mi korktular?</b> <br />
  <br />
Karşılama kokteyli tertip ederlerdi belki de, nereden biliyorsunuz:<br />
 <br />
 <br />
&quot;Oooo! Şişman da buradaymış!&quot;<br />
 <br />
  <br />
&quot;Şu kel olan var ya...Badem bıyık, süzme göz olan.. Benim Anıtkabir'i uçuracağımı yazıp &quot;belgesini&quot; bile yayımladı!&quot;<br />
 <br />
 &quot;Ayyaş da gelmiş diyorlar...Aha orada bak, Bakan'ın koltuk altından sırıtıyor...&quot;<br />
 <br />
 &quot;Kevaşe nerede kevaşe? Ahanda geliyor!&quot;<br />
 <br />
 Jolly Tur'un kırmızı otobüsünden inen hazirûn, cezaevi yetkililerinin kullandığı kapıdan giriş yaptı..<br />
 <br />
 &quot;Aaa satranç da var&quot; dediler...<br />
 <br />
 &quot;Aaa! yemekler çok temiz&quot; <br />
 <br />
dediler..<br />
 <br />
 &quot;Aaa!Kütüphane bile var<br />
 <br />
 &quot; dediler...<br />
 <br />
 &quot;Ay inanmıyorum! Kuş da besleyebiliyorlarmış!&quot;<br />
 <br />
 dediler..<br />
 <br />
  <br />
&quot;Ya kemana ne dersin kemana? Düşün, isteyen keman bile çalabilirmiş'&quot;<br />
 <br />
 dediler...<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Sonra da sahte bir hüzünle iç geçirip<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<b>&quot;Yine de cezaevi cezaevidir, Allah kimseyi düşürmesin&quot;</b> <br />
 <br />
temennisinde bulundular.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
İzlenim yazılarının ortak teması da buydu zaten: <br />
 <br />
&quot;Allah kurtarsın...&quot;<br />
  <br />
 <br />
Geçelim bu değerli zevatın yazılarına:<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Nagehan hanım: <br />
 <br />
&quot;Cezaevinde isteyene okuma- yazma öğretiliyor, isteyen ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar diploma alabiliyor. Mesela Dursun Çiçek İzmir'de hukuk okuyormuş. Bir de psikolojik destek, öfke kontrol kursları ve el sanatları gibi aktiviteler de var. Bunların dışında başka merak edilen nokta da kütüphane. Mahkumlar istedikleri kitapları dilekçe vererek alabiliyorlarmış.<br />
 <br />
Kütüphanenin çıkışına bir de pinpon masası var. Meğer Bakan sıkı bir pinpon ustasıymış. Kısa bir maç da yapıyoruz orada<br />
 <br />
 <br />
 <br />
(yazının tamamı: <a href="http://www.aksam.com.tr/silivrideki-dunya-6544y.html" target="_blank">http://www.aksam.com.tr/silivrideki-dunya-6544y.html</a>)<br />
 <br />
  <br />
Düşünün, &quot;TSK'ya sızmaktan&quot; tutuklanan Genelkurmay Başkanı'nı eğer isterse psikolojik destek, el sanatları ve öfke kontrolü kurslarına katılabilirmiş!<br />
 <br />
  <br />
<b>Jolly Tur yolcuları arasında &quot;Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz yahu!&quot; diye isyan eden kimse yok!</b><br />
 <br />
 <br />
 <br />
Genelkurmay Başkanı'nı &quot;TSK'ya sızmaktan&quot; içeri atmışlar,<br />
 <br />
&quot;arzu ederse el sanatları kursuna yazılabilir..&quot;<br />
 <br />
 diyorlar..<br />
 <br />
 <br />
 <br />
...............<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Aslı Aydıntaşbaş hanımefendiyi okuyalım:<br />
 <br />
  <br />
&quot;Silivri bir saat gibi tıkır tıkıt işleyen, ancak soğuk bir mekân. Duvarlarda kötü reprodüksiyonlar, masalarda naylon örtüler var. (Kötü sanat eziyetlerin en büyüğü; naylon da öyle!)<br />
 <br />
Öğlen yemeğini, karavana yedik. Açıkçası bize sunular mercimek çorbası, tavuk budu ve bulgur ve çoban salata, tatminkârdı; hatta mercimek iyiydi.&quot;<br />
  <br />
 <br />
Gördüğünüz gibi, bu hanımefendi de olaya &quot;sanatsal&quot;&quot; açıdan yaklaşmış..Duvarlarda röprodüksiyon değil de Monet'nin orijinalleri olsa sorun kalmayacak yani...<br />
 <br />
  <br />
Durun bitmedi; şöyle sona eriyor yazı:<br />
 <br />
  <br />
&quot;Dönüşte Sadullah Ergin 'Allah göstermesin. İnsanın başına ne geleceği belli mi? Bir trafik kazası sonucu kendini burada bulabilirsin. Buradaki insani standartları yükseltmek hepimizin görevi'dedi. <b>Dayanamadım. 'Ama asıl buradaki insanları azaltmak lazım...' dedim. </b>Başını sallayarak 'O da ayrı tabii' dedi.&quot;<br />
 <br />
 <br />
 <br />
&quot;Dayanamayıp&quot; sorduğu soruyu gördünüz mü?<br />
 <br />
  <br />
&quot;Asıl buradaki insanları azaltmak lazım &quot;<br />
 <br />
 demiş!<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Ah bir de dayanabilse, neler soracak neler...<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<b>&quot;Bu insanlar, aleyhlerinde delil olarak öne sürülenleri yüzlerce kez çürüttüler. Bilgisayarlara virüs yoluyla belge atıldığı uzman raporuyla kanıtlandı. Suç işlendiği öne sürülen tarihte yurt dışında olan bile var. Daha niye tutuyorsunuz bu insanları?&quot;</b><br />
 <br />
  <br />
İnanın, bu soruyu bile soracak...Ah bir &quot;dayanabilse&quot;<br />
 <br />
 <br />
 .......<br />
 <br />
 Emre Aköz;  beyefendiden alıntı yapamıyoruz çünkü bu konuda yazı yazmadı. Galatasaray-Fenerbahçe derbisini yazdı!<br />
 <br />
 Olayda haber değeri görmedi demek ki... Gezi esnasında yanına yeterince Scotch Whisky almadığı için gördüklerini hatırlamıyor da olabilir...<br />
 ........<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Ergun Babahan beyefendinin yazı başlığı şu:<br />
  <br />
&quot;<b>Her şey mükemmel ama Allah düşürmesin</b>&quot;<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Evet, aynen böyle yazdı..Ergun Babahan bölümünü bu nedenle tamamen yorumsuz geçiyoruz...<br />
 <br />
 .........<br />
 <br />
 <br />
Ruşen Çakır yoldaş , cezaevi revirinin küçük çaplı bir tam teşekküllü hastanaye dönüştürülmesinden &quot;etkilendiğini&quot; yazdı<br />
 <br />
 <br />
Velhasıl, yemekler güzel, mekanlar geniş, gardiyanlar güleryüzlü, Bakan demokrat, ekmekler fırından geliyor, gazete servisinde aksama yok, kuş bile var!<br />
  <br />
Herkes gözlerini kapadı ve sanki bu cezaevinde yatanlar gasptan, hırsızlıktan, kız kaçırmaktan yatıyormuş gibi, &quot;devletin suçluya şefkatli davrandığına&quot; şehadet ettiler, meselenin özüne zerre kadar dokunmadılar.<br />
 <br />
  <br />
<b>Bakan'a bu hukuksuz, mantıksız, vandal ve vicdan dışı tutuklamalar hakkında tek satır soru soramadılar.</b><br />
 <br />
 Yazıların tümünde ortak bir 'rahatlama' da göze çarpmadı değil.<br />
 <br />
 <br />
Öyle ya, insan böyle bir geziye davet edilen on üç şanslı kişi arasında yer alıyorsa, &quot;Ergenekon&quot;dan tutuklanma ihtimali yok derecesinde az demektir.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Oysa, Odatv operasyonları sırasında az uykusuz geceler geçirmedi Ruşen Çakır...<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Aslı Aydıntaşbaş da, karargâhta beraber kivi yediği komutanların hepsinin şimdi çile doldurduğunu ve de Amerikan Büyükelçisi Ricciardone'nin hükümeti Ergenekon operasyonları konusundan eleştirmeye başlamasını düşündükçe hafif bir ürperti geçirmedi mi?<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Bu &quot;davetle&quot; derin bir soluk aldılar.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Demek ki bu toprakların onların &quot;objektif&quot; kalemine her zaman ve her dönem ihtiyacı vardı!<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<b>Yine de çok rahatlamamak lâzım...<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Ergenekon bu.</b> <br />
 <br />
 <br />
Hele de yanınızda &quot;Adalet Bakanı&quot; varsa,<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<b>Silivri duvarlarına dayana dayana yürümek en iyisi...</b>:biggrin:<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Baylar ve bayanlar..<br />
  <br />
Fatma Sibel Yüksek  <br />
<br />
---------------------------------------<br />
<br />
İnsanın başına ne geleceği belli mi? <br />
<br />
<b>Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.</b><br />
EFLATUN</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=15">İç ve Diş Politika (+ Siyaset)</category>
			<dc:creator>furina</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68158</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Demokratik Devrim İçin Mücadeleye Devam.</title>
			<link>http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68157&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 14 May 2012 07:40:46 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Deniz&#8217;i anmak terör suçu! 
 
12 Eylül darbesine dava açan savcılık, Ankara&#8217;da &#8220;12 Eylül darbecileri yargılansın&#8221; eylemini suç saydı. Yasal 1 Mayıs,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Deniz&#8217;i anmak terör suçu!<br />
<br />
12 Eylül darbesine dava açan savcılık, Ankara&#8217;da &#8220;12 Eylül darbecileri yargılansın&#8221; eylemini suç saydı. Yasal 1 Mayıs, Nevruz ve 12 Eylül mitinglerine katılmak, kitaplar, fotoğraflar örgüt delili oldu. Yedi kişiye toplam 255 yıl hapis cezası isteniyor.<br />
 <br />
Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında 12 Eylül darbesi nedeniyle dava açan özel yetkili Ankara Başsavcıvekilliği, geçen yıl darbenin yıldönümünde düzenlenen &#8220;12 Eylül Darbecileri yargılansın&#8221; mitingini, örgüt üyeliğine delil olarak gösterdi. Odak Dergisi etrafında örgütlendikleri iddia edilen 7 kişi, katıldıkları eylemler ve taşıdıkları pankartlar gerekçe gösterilerek tutuklandı. İddianamesi tamamlanan şüpheliler Umut Halit Nuray, Hüseyin Arlıer, Reyhan Alkıvılcım, Emrah Irmak, Meltem Tuna, Sedat Yıldırım, Barış Onay, THKP-C/Direniş Hareketi örgütüne üye olmakla suçlandı ve yasal eylemlere katıldıkları için ceza almaları talep edildi.<br />
 <br />
Deniz Gezmiş anması suç<br />
 <br />
Evren ve Şahinkaya hakkında soruşturma başlatan ve müebbet hapis cezası isteyen özel yetkili Ankara Başsavcıvekilliği, 7 şüpheli için hazırladığı iddianamede, 11 Eylül 2011 Pazar günü Ankara Kolej Meydanı&#8217;nda düzenlenen &#8220;12 Eylül darbesini protesto mitingini&#8221;, terör örgütü faaliyeti olarak değerlendirdi. Şüphelilerin bu eyleme katılarak örgüt propagandası yaptıklarını iddia eden savcılık, eylemde Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir ve Ulaş Bardakçı&#8217;nın resimlerinin olduğu ve &#8220;Kurtuluşa kadar savaş&#8221; yazısı bulunan pankartlarını taşımayı delil saydı. 12 Eylül döneminde idam edilen Ömer Yazgan ile Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan&#8217;ın mezarlık anmalarına katılmak iddianameye &#8220;terör propagandası&#8221; olarak geçti. Resmi tatil ilan edilen 1 Mayıs işçi bayramına katılmak ve &#8220;Yaşasın 1 Mayıs- Odak Direnişin Sesi&#8221; imzalı pankartın arkasında yürümek, Ulucanlar katliamını anmak için basın açıklamasına katılmak, Kızıldere anmasına katılmak, Ulaş Bardakçı&#8217;ya ilişkin bildiri dağıtmak, Nevruz ve Dünya Kadınlar Günü eylemlerinde Odak dergisi adına hazırlanmış flama taşımak da suç sayılan eylemler oldu. Ev aramalarında toplanan Mihri Belli&#8217;nin &#8220;Kızıldereye Varan Yol&#8221;, Jürgen Habermas&#8217;ın &#8220;Sivil İtaatsizlik&#8221; gibi kitapları ile Deniz Gezmiş Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Che Guevera ve Yılmaz Güney&#8217;in fotoğrafları iddianamede delil oldu.<br />
 <br />
Eylem başına 5 yıl hapis<br />
 <br />
Savcılık, sanıkların her birine örgüt üyeliğinden 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isterken, katıldıkları her bir eylem için de &#8220;örgüt propagandası&#8221; suçundan 1-5 yıl arası hapis cezası istedi. Böylece 7 eyleme katılan sanıklardan Nuray&#8217;a 50, 8 eyleme katılan Onay&#8217;a 55, 3&#8217;er eyleme katılan Irmak ve Tuna&#8217;ya 30, 2&#8217;şer eyleme katılan Yıldırım ve Akkıvılcım&#8217;a 25 yıla kadar hapis cezası istendi.<br />
<br />
kırmızı haber.<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
yukarıdaki alıntıyı okuduktan sonra,<br />
<br />
demokrasilerinin ne olduğu belli oluyor,<br />
<br />
amerikanın akp ile dayattığı  taşeron demokrasi,<br />
<br />
tarikat ve cemiyet demokrasisi,<br />
<br />
devrimci mücadeleyle anılan denizlere,<br />
<br />
tahamülleri yok,<br />
<br />
bu düzende degişecektir,<br />
<br />
baskılar ve zulüm hiç bir iktidarı ebedileştiremedi,<br />
<br />
ebedileşen kitleselleşen devrimci halk hareketleri oldu,<br />
<br />
mücadeleye kaldığı yerden devam.<br />
<br />
denizleri,mahirleri,iboları anmak terör suçu ise,<br />
<br />
halk olarak bizler bu suçu işlemeye devam edeceğiz.<br />
<br />
süreç demokratik devrim sürecidir.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=36">Genel Bölüm / Güncel Konular</category>
			<dc:creator>523bilge</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=68157</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>

