Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yahudi Aleviler

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
new posts

  • Yahudi Aleviler

    Yahudi Aleviler

    Ana çıkış noktası Anadolu olan ve 16. Yüzyıldan itibaren Akdeniz çevresindeki ülkelere yayılan Alevi-Bektaşilik inancını İsrail'de de benimseyenler olduğu ortaya çıktı.

    Edindiğimiz bilgilere göre, bu benimsemede Musevilerin İSİS inancıyla benzerlikler içermesinin önemli bir etken olduğu öne sürüldü. Ancak özellikle de İsrail'deki dinci fanatiklerin bu inancı yaşamak isteyenler üzerinde büyük tehdit oluşturduğu iddia edildi. Bu ülkedeki Aleviler de bundan dolayı, inançlarını gerçekleştirebilmek için her yıl 8-10 defa Türkiye'ye inanç turizmi gerçekleştiriyor. Bunlardan biri de bu yılki Hacı Bektaş Şenlikleri oldu. Şenliklere katılan Yahudi Aleviler, semah dönüp, ibadetin gereklerini yerine getirdi.

    Köklerimiz bir'

    Yahudi Aleviler, Konya, Nevşehir gibi illerdeki Alevilerin kutsal olarak gördükleri mekanları ziyaret edip semah dönüyorlar.
    İsa'nın doğumundan 3 bin yıl önce'de İSİS tarikatının var olduğunu belirten Yahudi Aleviler, bu tarikatın daha sonra Terapoy ve ardından ise Kabala olarak kendisini tanımladığını belirterek, inançlarının öz olarak dinlerin şeriatçı yaklaşımlarla değerlendirilmesine hep karşı çıktığı ve daha liberal-özgürlükçü- bir yaklaşımı benimsediklerinin altını önemle çiziyorlar. Yahudi Aleviler, Aleviliğin üst aşamalarında öğretildiği belirtilen bir takım 'gerçekler' ile İSİS inancının Mısır'da birleştiği iddialarını söz konusu bağı kurmada temel dayanak gösterdiler.

    'Merkez Mısır'

    Asıl tarikat merkezlerinin Mısır'da olduğunu belirten ve Türkiye'ye gelen Yahudi Alevilerin temsilcisi konumundaki Milly Miller, inançlarının İslam'daki tasavvuf anlayışı ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin felsefesini birlikte sunduğunu belirtiyor. Miller, 'Anlam babında dua ettikleri için Tanrı'dan gelecek şeylerin papaz, haham ya da hocaların etkisiyle değil, direkt kendileriyle Tanrı arasında gerçekleşecek bir olgu olduğunu' söylüyor.


    'Tanrı birdir'

    Yahudi Aleviler, inancı özüne uygun olarak her 'sırrı' deşifre etme yanlısı değiller. Bununla birlikte, 'Tanrının bir olduğuna' inandıklarını söyledikten hemen sonra, 'Bizi anlamak için Dede'ye bakın' diyorlar. 'O neye, ne kadar inanıyorsa, biz de onun kadar, o gerçeğe inanıyoruz.' Tasavvufu hayatın kendisi olarak tanımlarlarken, semavi dinlerin şeriatçıların ellinde olmasından büyük rahatsızlık duyduklarını belirtiyorlar.

    'Gericilerin hedefiyiz'

    Özellikle Arap-İsrail çatışması ve bunun dinler arası bir kavgaya dönüştürülmesi nedeniyle her iki kesimde de aşırı dincilerin büyük güç elde ettiklerini ve dinleri tekellerine aldıklarını belirten Varda Genossar ise, zorla hiç bir inancın değiştirilemeyeceğini, herkesin kendi yolunu bulması yanlısı olduklarını belirtiyor. Dini gericiler yüzünden İsrail'de kendilerini gizlemek zorunda kaldıklarını belirten Yahudi Aleviler, İsrail'de kendileri gibi düşünen ve yaşayan önemli bir topluluk bulunduğunu ve Alevilerin de azımsanmayacak sayıda olduklarını söylerlerken, baskılar yüzünden ses çıkartamadıklarını, fundamantalistlerin seslerinin gür çıkması nedeniyle de kendilerini ifade edemediklerini belirtiyorlar.
    Yahudi Aleviler, bazen bir kaç hafta süren turlarında cem evlerinde semah döndüklerini, farklı bölgelerde yaşayan insanlarla dini sohbetler gerçekleştirdiklerini belirtirlerken, en büyük zorluğun Anadolu Aleviliği'nin yazılı kaynaklarının kıtlığı olduğunu belirtiyorlar. Tercümanla katılıp, Alevi ibadetinin aynısını uyguluyorlar.

    'Herkes kardeştir'

    Yahudi Alevilerin en çok ziyaret ettikleri Nevşehir'in Hacı Bektaş ilçesindeki Ulusoylar Dergahı'nın Dedesi Münir Ulusoy, Alevi inancı gereği kapılarının herkese açık olduğunu belirtirken, gelenlerin çoğunlukla adak için geldiklerini belirtiyor. Yahudi Alevilerin bu amaçla gelmelerine rağmen kurban kesmekten vazgeçip fakir ve okuyan kimselere yardım etmeyi tercih ettiklerini belirten Münir Ulusoy, 'Her şey, bütün kainat, insanlar kardeştir. Bizim zihniyetimiz bütün hudutları ortadan kaldırmaktır. Bu bağlamda farklı ülkelerden aynı inanca sahip insanları bir mekanda buluşması kadar daha doğal bir şey olamaz' dedi. Münir Dede, Yahudilerin, şeriat yasalarının uygulandığı topraklardan Anadolu'ya gelmelerinin altında yatan en önemli nedenin Anadolu'da Aleviliğin yaşanılabilirliğini gördüğünü belirtiyor. Münir Dede, Cem Ayini'ne katılan, semah dönen ziyaretçilerin sayılarının her geçen yıl daha da artığını belirtiyor.

    Not 1: Haber yılı 2005. Ancak bu tür haberlerde zamana direnç olduğu aşikar. yani tıpkı o gün gibi güncel
    Not 2: Yahudilik bir ulus adıdır, din adı değil. Yani Türk, Alman, Rus ne demekse Yahudi de aynıdır. Yahudiler kendilerini seçilmiş millet olarak gördükleri için dinlerini yani Museviliği yaymadılar. Bu sebeple Yahudi ve Musevi kavramı özdeşleşti. Bu karşın, haberde de olduğu gibi farklı dinlere inanan Yahudiler her zaman vardır.

  • #2
    Yahudilik ulus adıdır denilmiş o yazıda, ulus adı gibidir denilmesi bana göre daha doğru. Tabikiki Rus olmak, İtalyan olmak Türk olmak siyasi tanımlamadır. Yahudilerde bir din adını öyle bir kimliğe yükseltmişler ki kimse sormuyor sana hangi yahudisin diye yani yahudiyim dediğinde ikinci soru sana hangi yahudi denilmiyor yani Alman mı yoksa Amerikan yahudisi misin gibi sorularla karşılaşmıyorlar. Bilmem anlatabildim mi. Ama alevilerden örnek vermek gerekirse, içinde arası çok açılmış bir toplum. Yani aleviyim dediğinde bile memlekete göre sonra bağlı veya sempati duyduğun siyası partiye göre yada gittiğin veya gitmediğin derneğe göre yada islamın içinde mi değil mi konusunda veya bektaşı mi değil mi konusunda veya zaza mı kürt mü yada türk alevisi mi konusunda gibi son derece bir çok ayrışmalar var. Yahudilerin kimlik konusunda yakaladığı seviye birçok kat yüksek şu an.

    Yorum

    İşleniyor...
    X