Sayfa 1 - Toplam 2 12 SonSon
Bulunan 1 den 15 - Toplam 19
  1. #1
    Kendi isteðiyle üyeliði sonlandýrýlmýþtýr RoJbiN_DiLaN Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    06.06.2007
    Nerden
    -
    Mesaj
    4.188
    Teþekkür
    13.789
    4.403 msj'da 21.697 kez tþk. edildi

    Ausrufezeichen 12. Eylül 1980 Darbesi'nde Öldürülenler ve iþkence görenler...

    1980'den 1984’e kadar Öldürülenler



    Ýrfan Çelik 14 Eylül 1980 Davutpaþa Cezaevi
    Ramazan Oðuz 20 Eylül 1980 Gazipaþa
    Ali Çakmaklý 24 Eylül 1980 Adana
    Þadan Gazeteci 26 Eylül 1980 Ýzmit Cezaevi
    Zeynel Abidin Ceylan 26 Eylül 1980 Ankara
    Hüseyin Karakaþ 27 Eylül 1980 Ýskenderun
    Ali inan 28 Eylül 1980 Ýstanbul
    Abdurrahman Aktimur Ekim 1980 Mazýdað Jandarma Karakolu
    Ömer Aktaþ 1 Ekim 1980
    Ahmet Hilmi Fevzioðlu 02 Ekim 1980 Bursa Emniyet Müdürlüðü
    Emin Alkan 4 Ekim 1980 Siirt
    Hasan Asker Özmen 05 Ekim 1980
    Ahmet Karlangaç 12 Ekim 1980 Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü
    Ekrem Ekþi 16 Ekim 1980 Ýstanbul
    Metin Aksoy 24 Ekim 1980
    Sait Þimsek 26 Ekim 1980
    Ahmet Yüksel 27 Ekim 1980
    Rafet Demir 30 Ekim 1980 Bursa Emniyet Müdürlüðü
    Himmet Uysal 30 Ekim 1980 Uþak
    Ahmet Altan 3 Kasým 1980 Maraþ
    Ýlhan Erdost 7 Kasým 1980 Mamak Askeri Cezaevi
    Ýbrahim Eski 11 Kasým 1980 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Cengiz Aksakal 12 Kasým 1980 Artvin
    Feridun Yýlmaz 12 Kasým 1980 Eskiþehir
    Þükrü Gedik 12 Kasým 1980 Karakocan
    Cafer Daðdoðan 12 Kasým 1980 Adana
    Bekir Bað 12 Kasým 1980 Mamak Askeri Cezaevi
    Rüstem Gürsoy 14 Kasým 1980 Ýstanbul
    Süleyman Ölmez 18 Kasým 1980 Tunceli
    Hayrettin Eren 21 Kasým 1980 Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü
    Cuma Özaslan 25 Kasým 1980 Gaziantep
    Kenan Gürsoy 3Aralýk 1980 Diyarbakýr
    Bayram Lafçý 3 Aralýk 1980
    Recai Yýlmaz 5 Aralýk 1980 Ýstanbul
    Mehmet Saný 6 Aralýk 1980 Ýstanbul
    Ercan Koca 15 Aralýk 1980 Ankara Yenimahalle Karakolu
    Behçet Dinlerer 15 Aralýk 1980 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Nihat Arda 16 Aralýk 1980 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Þehmuz Akdoðan 18 Aralýk 1980 Siverek
    Sedat Özkaracadað 27 Aralýk 1980 Adana Cezaevi
    Manzur Geçgel 27 Aralýk 1980 Ýzmir
    Turan Saðlam 28 Aralýk 1980 Erzurum
    Mehmet Dað 29Aralýk 1980 Adana
    Davut Elibolu 29Aralýk 1980 Amasya Emniyet Müdürlüðü
    Hasan Kýlýç 30 Aralýk 1980 Elazýð Devlet Hastanesi
    Yýlmaz Peköz 1981 Kýrýkkale
    Oruç Korkmaz 1981 Kars
    Hasan Temizsoy 1981 Maraþ
    Hasan Dorul 1981 Gölcük
    Mehmet Emin Kutlu Ocak 1981Erzincan Cezaevi
    Hasan Kýlýç Ocak 1981 Tunceli
    Cemil Kýrbayýr 5 Ocak 1981
    Ýlyas Gülec 6 Ocak 1981 Ýstanbul
    Ayhan Alan 8 Ocak 1981 Tarsus
    Ahmet Uzun 16 Ocak 1981 Rize Garnizon Komutanlýðý
    Adil Ali Yýlmaz 20 Ocak 1981 Ankara
    Ahmet Demir Þubat 1981 Diyarbakýr
    Osman Karaduman Þubat 1981 Adana
    Mehmet Ali Erbay 10 Þubat1981 Adýyaman Emniyet Müdürlüðü
    Sinan Karacalý 11 Þubat 1981 Adana
    Ýbrahim Alpdoðan 11 Þubat 1981 Maraþ
    Ömer Aydoðmuþ 12 Þubat1981 Ýzmir Emniyet Müdürlüðü
    Melýmet Ali Kýlýç 12 Þubat1981 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Hulusi Dalak 13 Þubat 1981 Gaziantep
    Bedrettin Sýnak 13 Þubat 1981 Adana Emniyet Müdürlüðü
    Ünsal Beydoðan 25 Þubat 1981 Ýstanbul
    Ali Küçük Mart 1981 Perþembe
    Mehmet Kazgan Mart 1981 Malatya
    Aydýn Demirkol Mart 1981 Malatya
    Osman Taþtekin 5 Mart 1981 Kayseri
    Celal Kýpýrdamaz 10 Mart 1981 Uþak Emniyet Müdürlüðü
    Halil Uluð 16 Mart 1981 Adýyaman
    Abdullah Paksoylu 16 Mart 1981 Adýyaman
    Ýbrahim Çelik 17 Mart 1981
    S. Satýlmýþ Dokuyucu 18 Mart 1981 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Cemal Zengin 21 Mart 1981 Diyarbakýr Askeri Cezaevi .
    Tahir Þahin 21 Mart 1981 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Hasan Gazoðlu 30 Mart 1981 Ýstanbul
    Þadiye Yavuz 1 Nisan1981 Manisa
    Veysel Yýldýz 1 Nisan1981 Malatya
    Bozan Çimen 2 Nisan1981 Maraþ
    Nurettin Yedigöl 12 Nisan1981 Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü
    Cumali Ay 14 Nisan1981 Ýstanbul
    Ahmet Sakin 21 Nisan1981 Ordu
    Vakkas Devamlý 28 Nisan1981 Pazarcýk Emniyet Amirliði
    Mustafa lþýk 1 Mayýs 1981 Ýstanbul
    H. Hüseyin Damar 02 Mayýs 1981 Ýstanbul .
    Özalp Öner 4 Mayýs 1981 Ýstanbul
    Necip Kutlu 6 Mayýs 1981 Konya
    Abdurrahman Çeçen 16 Mayýs 1981 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Ahmet Taner 16 Mayýs 1981Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Ali Ekber Yürek 25 Mayýs 1981 Maraþ
    Ahmet Kýlýç 31 Mayýs 1981
    Hasan Akar Haziran 1981 Bozova
    Ensar Karahan Haziran 1981 Þavþat
    Kemal .... 2 Haziran 1981 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Selahattin Kunduz 17 Haziran 1981 Diyarbakýr Askeri Cezaevi .
    Aynur .... Temmuz 1981 Uþak Emniyet Müdürlüðü
    Yusuf Bað Temmuz 1981 Gaziantep
    Bedri Bilge 20 .Temmuz 1981 Artvin
    Yakup Göktaþ 27 Temmuz 1981 Ýstanbul
    Süleyman Cihan 30 Temmuz 1981 Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü
    Yakup Býyýk 6 Aðustos 1981 Ýstanbul
    Bayram Kocabaþ 21 Aðustos 1981 Ankara
    Fehmi Özaslan 21 Aðustos 1981 Maraþ .
    Selahattin Satic 28 Aðustos 1981 Kýrkaðaç
    Mehmet Yýldýz 13 Eylül 1981 Ankara
    Metin Sarpbulut Ekim 1981 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Hasan Alemoðlu 4 Ekim 1981 Ankara
    Behzat Firik 10 Ekim 1981 Tunceli
    Mehmet Ceren 20 Ekim 1981 Maraþ
    Ataman Ýnce 26 Ekim 1981 Ýstanbul
    Mehmet Karados Kasým 1981 Erzurum
    Cengiz Aksakal 12 Kasým 1981 Þavþat
    Ali Sarýbal 13 Kasým 1981 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Ýsmail Esen 15 Kasým 1981 Bursa Cezaevi
    Günay Balcýk 19 Kasým 1981 Ýstanbul
    Ýsmet Taþ 5 Aralýk 1981 Metris Askeri Cezaevi
    Þerif Yazar 24 Aralýk 1981 Alemdað Cezaevi
    Hakan Mermeroluk 24 Aralýk 1981 Alemdað Cezaevi
    Ýbiþ Ural 27 Aralýk 1981 Diyarbakýr Cezaevi
    Mustafa Þahin 28 Aralýk 1981 Elazýð
    Ali Erek Nisan 1981 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Ali Kamýþ 1982 Konya
    Selahattin Kurutur 1982 Diyarbakýr
    Cemalettin Yalçýn 1982 Ýstanbul
    Fehamettin Þeref 1982 Þavþat
    Benli Coþkun 1982 Nizip Adli
    Halil Çýnar 1982 Diyarbakýr
    Dede Oðuzhan 1982 Akþehir Cezaevi
    Kenan Kýlýç 1982 Diyarbakýr
    Ýsmet Çelik 2 Ocak 1982 Ýstanbul
    Bahadýr Dumanlý 3 Ocak 1982 Alemdað Cezaevi
    M. Emin Akpýnar 25 Ocak Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Süleyman Þeker Þubat 1982 Bozova
    Sevket Sevseren Þubat 1982 Adana Devlet Hastanesi
    Abdurrahim Aksoy 09 Þubat 1982 Samsun Emniyet Müdürlüðü
    Ahmet Erdoðdu 10 Þubat 1982 Mamak Askeri Cezaevi iþkenceleri protesto için intihar etti
    Önder Demirok 22 Þubat 1982 Diyarbakýr Cezaevi
    Cemal Kýlýç 23 Þubat 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Ýsmet Ömürcan 26 Þubat 1982 Maras
    Ýsa .... 5 Mart 1982 Ünye
    Haydar Sönmez 6 Mart 1982 Elazýð
    Vakkas Doðru 7 Mart 1982 Araban
    Mazlum Doðan 21 Mart 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Kenan Çiftçi 21 Nisan1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Bahar Yýldýz 9 Mayýs 1982 Ýstanbul
    Bedri Tan 17 Mayýs 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Eþref Anyýk 17 Mayýs 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Ferhat Kutay 17 Mayýs 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Necmi Öner 17 Mayýs 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Mahmut Zengin 17 Mayýs 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Cennet Degirmenci 22 Mayýs 1982 Gaziantep Emniyet Müdürlüðü
    Asker Demir Haziran 1982 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Mehmet Ali Eraslan 9 Haziran 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Alaybey Yýlmaz 23 Haziran 1982 Gölcük
    Mustafa Tunç 9 Temmuz 1982 Haydarpaþa Hastanesi
    Hüseyin Çolak 10 Aðustos 1982 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Aziz Özbay 23 Aðustos 1982 Diyarbakýr Cezaevi
    Yusuf Ali Özbey 27 Aðustos 1982 Besni
    Adnan Zincirkýran Eylül 1982 Bozova
    Kenan Küçük Eylül 1982 Ankara Emniyet Müdürlüðü
    Ines Rumpf 23 Eylül 1982 Bursa Emniyet Müdürlüðü
    Kemal Pir Eylül 1982 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    M.Hayri Durmuþ Eylül 1982 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Akif Yýlmaz Eylül 1982 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Ali Çiçek Eylül 1982 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Zafer Müctebaoðlu 8 Ekim 1982 Mamak Askeri Cezaevi
    Çoskun Altun Kasým 1982 Ýstanbul
    Ýsmail Hakký Hocaoðlu 11 Kasým 1982 Ýstanbul
    Mustafa Asým Hayrullahoðlu 16 Kasým 1982 Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü
    Süleyman Aslan 20 Kasým 1982 Tokat Emniyet Müdürlüðü
    Seyfettin Sað 21 Kasým 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Hüseyin Sertkaya 21 Kasým 1982 Bingöl .Jandarma Karakolu
    Feyzullah Bingöl 25 Kasým 1982 Muþ Emniyet Müdürlüðü
    Talip Yýlmaz 20 Aralýk 1982 Ýstanbul Hasdal Cezaevi
    Aziz Büyükertaþ 22 Aralýk 1982 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Süleyman Aþkýn 1982 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Sofi Abdurrahman 1982 Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Mahmut Güneri Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Abdurrahman Alðan Diyarbakýr Askeri Hapishanesi
    Ýhsan Çetintaþ 1983 Erzurum
    Halit Atalay 1983 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Mutlu Çetin Ocak 1983 Manisa
    Ramazan Yayan 13 Ocak 1983 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Mehmet Emin Akpýnar 25 Ocak 1983 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Zekeriya Erdoðan 24 Þubat 1983 Adana Adli
    Ýsmail Kýran 31 Ocak 1983 Diyarbakýr Emniyet Müdürlüð
    Mazlum Güder 4 Mart 1983 Elazýð
    Niyazi Gündoðdu 15 Mart 1983 Sivas
    Ýbrahim Koþar 20 Mart 1983 Adana Cezaevi
    Mehmet Azbadem 7 Mayýs 1983 Diyarbakýr Cezaevi
    Abdullah Gülbudak 17 Mayýs 1983 Ankara Merkez Cezaevi
    Hamdi Filizcan 4 Temmuz 1983 Çanakkale Cezaevi
    Ali Güven 28 Temmuz 1983 Ýzmir Narlýdere Karakolu
    Ýsmet Karak Eylül 1983 Diyarbakýr Askeri Cezaevi
    Hüsnü Seyhan 23 Eylül 1983 Ankara Anafartalar Karakolu
    Hasan Akbaba Ekim 1983 Ankara
    Ýsmail Kýran Kasým 1983 Diyarbakýr
    Ýbrahim Ulað 3 Kasým 1983 Diyarbakýr
    Enver Þahan 13 Kasým 1983 Gaziantep Emniyet Müdürlüðü
    Ýsmail Cüneyt 24 Aralýk 1983 Ýstanbul
    Cemal Özdemir 1983
    Son düzenleyen RoJbiN_DiLaN, 17.09.2007 saat 12:41.


  2. #2
    Kendi isteðiyle üyeliði sonlandýrýlmýþtýr RoJbiN_DiLaN Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    06.06.2007
    Nerden
    -
    Mesaj
    4.188
    Teþekkür
    13.789
    4.403 msj'da 21.697 kez tþk. edildi

    Ausrufezeichen 12. Eylül 1980 Darbesi'nde Yargýlanan ve Ýþkence Görenler

    650 bin kiþi gözaltýna alýndý ve 90 güne varan gözaltý sürelerinde aðýr iþkence gördü,
    * 1 milyon 683 bin kiþi fiþlendi,
    * Açýlan 210 bin davada 230 bin kiþi Sýkýyönetim Mahkemeleri’nde yargýlandý,
    * 7 bin kiþi için idam cezasý istendi,
    * 517 kiþiye idam cezasý verildi,
    * 124 kiþinin idam cezasý Askeri Yargýtay tarafýndan onaylandý,
    * Haklarýnda idam cezasý verilenlerden 50'si asýldý (18 sol görüþlü, 8 sað görüþlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militaný),
    * Ýdamlarý istenen 259 kiþinin dosyasý Meclis'e gönderildi,
    * 71.500 kiþi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargýlandý,
    * 98.404 kiþi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarýndan yargýlandý,
    * 388 bin kiþiye pasaport verilmedi,
    * 30 bin kiþi “sakýncalý” olduðu için iþten atýldý,
    * 18.525 kamu görevlisi hakkýnda soruþturma açýldý,
    * 14 bin kiþi “yurttaþlýk”tan çýkarýldý,
    * 30 bin kiþi “mülteci” olarak yurtdýþýna gitti,
    * 366 kiþi “kuþkulu bir þekilde” öldü,
    * 644 cezaevindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayýsý 52 bin kiþi,
    * Cezaevlerinde toplam 299 kiþi yaþamýný yitirdi,
    * 171 kiþinin “iþkenceden öldüðü” belgelendi,
    * 144 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü,
    * 14 kiþi açlýk grevinde öldü,
    * 16 kiþi “kaçarken” vuruldu,
    * 95 kiþi “çatýþmada” öldü,
    * 73 kiþiye “doðal ölüm raporu” verildi,
    * 43 kiþinin “intihar ettiði” bildirildi,



    650 bin kiþi gözaltýna alýndý ve 90 güne varan gözaltý sürelerinde aðýr iþkence gördü,
    * 1 milyon 683 bin kiþi fiþlendi,
    * Açýlan 210 bin davada 230 bin kiþi Sýkýyönetim Mahkemeleri’nde yargýlandý,
    * 7 bin kiþi için idam cezasý istendi,
    * 517 kiþiye idam cezasý verildi,
    * 124 kiþinin idam cezasý Askeri Yargýtay tarafýndan onaylandý,
    * Haklarýnda idam cezasý verilenlerden 50'si asýldý (18 sol görüþlü, 8 sað görüþlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militaný),
    * Ýdamlarý istenen 259 kiþinin dosyasý Meclis'e gönderildi,
    * 71.500 kiþi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargýlandý,
    * 98.404 kiþi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarýndan yargýlandý,
    * 388 bin kiþiye pasaport verilmedi,
    * 30 bin kiþi “sakýncalý” olduðu için iþten atýldý,
    * 18.525 kamu görevlisi hakkýnda soruþturma açýldý,
    * 14 bin kiþi “yurttaþlýk”tan çýkarýldý,
    * 30 bin kiþi “mülteci” olarak yurtdýþýna gitti,
    * 366 kiþi “kuþkulu bir þekilde” öldü,
    * 644 cezaevindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayýsý 52 bin kiþi,
    * Cezaevlerinde toplam 299 kiþi yaþamýný yitirdi,
    * 171 kiþinin “iþkenceden öldüðü” belgelendi,
    * 144 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü,
    * 14 kiþi açlýk grevinde öldü,
    * 16 kiþi “kaçarken” vuruldu,
    * 95 kiþi “çatýþmada” öldü,
    * 73 kiþiye “doðal ölüm raporu” verildi,
    * 43 kiþinin “intihar ettiði” bildirildi,
    * 937 film “sakýncalý” bulunduðu için yasaklandý,
    * 23 bin 677 derneðin faaliyeti durduruldu,
    * 3 bin 854 öðretmen, üniversitede görevli 120 öðretim üyesi ve 47 hâkimin iþine son verildi,
    * 400 gazeteci için toplam 4 bin yýl hapis cezasý istendi,
    * Gazetecilere 3 bin 315 yýl 6 ay hapis cezasý verildi,
    * 31 gazeteci cezaevine girdi,
    * 300 gazeteci saldýrýya uðradý,
    * 3 gazeteci silahla öldürüldü,
    * Gazeteler 300 gün yayýn yapamadý,
    * 13 büyük gazete için 303 dava açýldý,
    * 39 ton gazete ve dergi imha edildi,
    * Bilim ve Sosyalizm yayýnlarýna bir yargý kararý olmadan sadece Sýkýyönetim Komutanýnýn emri ile el konuldu ve 133.607 adet kitap imha edildi,
    * Darbenin ilk altý ayýnda 123; dokuz ayýnda 175, 1981 yýlýnýn sonunda tam 268 yasa çýkarýldý.


    1980-1985 yýllarý arasýnda...
    * 22.912 kiþiye 0-1 yýl arasý ceza verildi,
    * 10.784 kiþiye 1-5 yýl arasý ceza verildi,
    * 6.186 kiþiye 5-10 yýl arasý ceza verildi,
    * 2.396 kiþiye 10-20 yýl arasý ceza verildi,
    * 939 kiþiye 20 yýl üzeri ceza verildi,
    * 630 kiþiye müebbet cezasý verildi,
    * 420 kiþiye idam cezasý verildi.
    Son düzenleyen RoJbiN_DiLaN, 17.09.2007 saat 12:40.


  3. #3
    Kendi isteðiyle üyeliði sonlandýrýlmýþtýr RoJbiN_DiLaN Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    06.06.2007
    Nerden
    -
    Mesaj
    4.188
    Teþekkür
    13.789
    4.403 msj'da 21.697 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    12. Eylül 1980 Darbesi'nde Ýdam Edilenler


    Necdet Adalý (sol görüþlü) 7 Ekim 1980 Ankara
    Mustafa Pehlivanoðlu (sað görüþlü) 7 Ekim 1980 Ankara
    Serdar Soyergin (sol görüþlü) 25 Ekim 1980 Adana
    Erdal Eren (sol görüþlü) 13 Aralýk 1980 Ankara
    Cevdet Karakaþ (sað görüþlü) 4 Haziran 1981 Elazýð
    Veysel Güney (sol görüþlü) 10 Haziran 1981 Gaziantep
    Ahmet Saner (sol görüþlü) 25 Haziran 1981 Ýstanbul
    Kadir Tandoðan (sol görüþlü) 25 Haziran 1981 Ýstanbul
    Mustafa Özenç (sol görüþlü) 20 Aðustos 1981 Adana
    Ýsmet Þahin (sað görüþlü) 20 Aðustos 1981 Ýstanbul
    Seyit Konuk (sol görüþlü) 13 Mart 1982 Ýzmir
    Ýbrahim Ethem Coþkun (sol görüþlü) 13 Mart 1982 Ýzmir
    Necati Vardar (sol görüþlü) 13 Mart 1982 Ýzmir
    Fikri Arýkan (sað görüþlü) 27 Mart 1982 Ankara
    Sabri Altay (adli suçlu) 23 Nisan 1982 Adapazarý
    Cengiz Baktemur (sað görüþlü) 30 Nisan 1982 Elazýð
    Þahabettin Ovalý (adli suçlu) 12 Haziran 1982 Sinop
    Ednan Kavaklý (adli suçlu) 18 Haziran 1982 Ankara
    Ali Bülent Orkan (sað görüþlü) 13 Aðustos 1982 Ankara
    Veli Acar (adli suçlu) 13 Aðustos 1982 Isparta
    Eþref Özcan (adli suçlu) 19 Aðustos 1982 Kayseri
    Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu) 29 Aralýk 1982 Afyon
    Kazým Ergun (adli suçlu) 29 Aralýk 1982 Akþehir
    Muzaffer Öner (adli suçlu) 29 Aralýk 1982 Amasya
    Adem Özkan (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Balýkesir
    Hüseyin Çaylý (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Afyon
    Osman Demiroðlu (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Isparta
    Ahmet Mehmet Uluðbay (adli suçlu) 22 Ocak 1983 Akþehir
    Ali Aktaþ (siyasi) 23 Ocak 1983 Adana
    Duran Bircan (adli suçlu) 23 Ocak 1983 Denizli
    Levon Ekmekçiyan (Asala) 28 Ocak 1983 Ankara
    Ramazan Yukarýgöz (sol görüþlü) 29 Ocak 1983 Ýzmit
    Ömer Yazgan (sol görüþlü) 29 Ocak 1983 Ýzmit
    Erdoðan Yazgan (sol görüþlü) 29 Ocak 1983 Ýzmit
    Mehmet Kambur (sol görüþlü) 29 Ocak 1983 Ýzmit
    Ahmet Kerse (adli suçlu) 30 Ocak 1983 Gaziantep
    Rýdvan Karaköse (adli suçlu) 5 Þubat 1983 Akþehir
    Cavit Karaköse (adli suçlu) 5 Þubat 1983 Akþehir
    Süleyman Karaköse (adli suçlu) 5 Þubat 1983 Akþehir
    Fatih Laçinligil (adli suçlu) 24 Þubat 1983 Keþan
    Faik Görünmez (adli suçlu) 24 Þubat 1983 Kilis
    Mustafa Baþaran (adli suçlu) 30 Mart 1983 Edirne
    Hüseyin Üye (adli suçlu) 30 Mart 1983 Nazilli
    Þener Yiðit (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Isparta
    Cafer Aksu Altýntaþ (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Ordu
    Abdülaziz Kýlýç (adli suçlu) 26 Mayýs 1983 Edirne
    Halil Esendað (sað görüþlü) 5 Haziran 1983 Ýzmir
    Selçuk Duracýk (sað görüþlü) 5 Haziran 1983 Ýzmir
    Ýlyas Has (sol görüþlü) 6 Ekim 1984 Ýzmir
    Hýdýr Aslan (sol görüþlü) 24 Ekim 1984 Ýzmir



    12 Eylül döneminde Sýkýyönetim Askeri Mahkemeleri’nce 517 sanýða idam cezasý verildi. Askeri Yargýtay’ýn onayladýðý idam kararlarýnýn sayýsý 124 oldu. Bunlardan, Milli Güvenlik Konseyi’nin onayladýðý ve onay sonrasý hemen infazý yapýlan 50’si dýþýndakiler için cezalar fiilen müebbet hapse dönüþtü.
    Ölüm cezalarýnýn infazlarýna iliþkin onama kararlarý,
    12 Eylül 1980 - 25 Ekim1981 arasý Milli Güvenlik Konseyi döneminde,
    25 Ekim 1981 - 14 Ekim 1983 arasý Danýþma Meclisi döneminde,
    6 Kasým 1983 sonrasý TBMM döneminde
    verilmiþtir.
    Sevgiyle yuðrulmamýþsa yüreðin,Tekkede, manastýrda eremezsin...
    Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin...
    ö.hayyam


  4. #4
    Þair sausen Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    21.02.2006
    Nerden
    Ýstanbul
    Yaş
    31
    Mesaj
    1.770
    Teþekkür
    2.470
    1.497 msj'da 4.647 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    Merhaba,

    Yüreğinde devrimin kızıllığını taşıyıp bu yolda bedenlerini feda edenlere bin selam.
    Onların bedenleri ölmüş olabilir ama düşünceleri yaşayacak.

    Ve her şeye rağmen:
    Kanýmýzla Yazýyoruz Tarihi;

    HALKIZ!.. HAKLIYIZ KAZANACAÐIZ!..


  5. #5
    Çeþm-i Siyah pazarcýklý Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    17.06.2006
    Nerden
    Bir bilsem !!
    Mesaj
    1.028
    Teþekkür
    8.242
    944 msj'da 3.941 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    keşke sayfalar dolusu kaybettiğimiz bu isimler yerine,sayfalar dolusu güzellikleri koyabilseydik...onları unutmadık,unutmayacağız...
    Cehennemde ateþ olmaz nar yoktur, herkes ateþini kendi götürür...


  6. #6
    Üyeliði iptal edildi

    Üyelik Tarihi
    09.07.2007
    Nerden
    VaRoÞpLaZa(gazi mahallesi)
    Mesaj
    646
    Teþekkür
    1.800
    596 msj'da 3.323 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    onlar topraða düþtüler,belki öldüler
    ama düþünceleri tohum olup filizlenecek
    yeþerecek,büyüyecek
    ve dünyayý sarsacak........

    On`lar,
    Gece karanlýðýnýn zirvesinde
    Yýldýzdýrlar.
    Ve her gece karanlýðýnda
    /yýldýz olup,
    Güneþe ýþýk toplarlar.
    Ki on`lar
    Güneþ`in ýþýk çocuklarý.

    On`lar
    Gece karanlýðýnýn zirvesinde
    Yýldýzdýrlar.
    Ve her gece karanlýðýnda
    Yýldýz olup,
    Güneþe ateþ yakarlar.
    Ki on`lar
    Güneþin ateþ çocuklarý.


    On`lar,
    Gece karanlýðýnýn zirvesinde
    Yýldýzdýrlar.
    Ve her gece,
    Býkýp usanmadan
    Yýldýzlardan þafaklara
    Iþýk taþýdýlar bizlere


    On`lar,
    Gece karanlýðýnýn zirvesinde
    Yýldýzdýrlar.
    Bilirmisiniz on`larý?
    Onlarý tanýrmýsýnýz?

    Özkan Yýldýrým




  7. #7
    çift karakterli kolpa Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    29.01.2006
    Nerden
    istanbul
    Yaş
    25
    Mesaj
    357
    Teþekkür
    173
    85 msj'da 233 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    bir de günümüze kadar gelen işkenceler var.düşününce felaketin boyutunu...bunları unutmak yapılan en büyük işkencedir.
    sývasý dökülmüþ kahpe bir duvar gibi
    sivas’ý dökülmüþ bir türkiye kaldý içimizde


  8. #8
    Can

    Üyelik Tarihi
    20.02.2007
    Nerden
    ankara
    Yaş
    24
    Mesaj
    3
    Teþekkür
    0
    3 msj'da 10 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    dikattinizi çektimi hiç 60 darbesi 70 darbesi 80 darbesi sag kesim üzüerine yapýlmýþ ama her zaman acýsý solculardan çýkmýþtýr ve 20 yýlda bir darbe yapýlmaktadýr


  9. #9
    Kýdemli Üye azel24 Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    14.12.2006
    Mesaj
    557
    Teþekkür
    894
    424 msj'da 1.272 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    Alýntý huzur Demiþ ki: Mesajý Görüntüle
    dikattinizi çektimi hiç 60 darbesi 70 darbesi 80 darbesi sag kesim üzüerine yapýlmýþ ama her zaman acýsý solculardan çýkmýþtýr ve 20 yýlda bir darbe yapýlmaktadýr
    katliam..........kime ne amaçla uygulanýrsa uygulansýn kötü..acý..iðrenç..bir takým insanlarýn elinden, bir takým insanlar, yaþama hakkýný, haklarý olmadan alýyorlarsa,,, saðcýsýna, solcusuna kime uygulanýrsa uygulansýn kötü...son olsun darbe adý altýndaki katliamlar..hayatlarýnýn baharýndaki insanlarý toprak altýnda görmek istemiyoruz artýk..son olsun...


  10. #10
    Kýdemli Üye Urfalý Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    23.01.2006
    Nerden
    ÝSTANBUL
    Yaş
    56
    Mesaj
    877
    Teþekkür
    228
    201 msj'da 473 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    Değerli can,
    Farkında olmadan gözlerim yaşardı!
    Öyle ki, ancak sık sık gözlerimi silmeye çalışırken buldum kendimi.
    Şu an beni o günlere götürmedin desem yalan olur. Tek tek okudum isimleri. Doğruluğu konusunda yanılmadığını, bildiğim isimlerden teyit ettim çünkü.

    12 Eylül karanlığını her daim yeni nesile anımsatmak bir görevdir; sürekli aydınlık için.

    Sevgi ve saygı benden kardeşim.


  11. #11
    Kendi isteðiyle üyeliði sonlandýrýlmýþtýr RoJbiN_DiLaN Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    06.06.2007
    Nerden
    -
    Mesaj
    4.188
    Teþekkür
    13.789
    4.403 msj'da 21.697 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    DARBELER,12 EYLÜL,YARATTIÐI TAHRÝBAT VE MÜCADELE

    Bu ülkede ordunun tüm dönemler boyunca özel bir rolü olmuþtur.Her karýþýklýk ve kaosta ilk çaðrýlanlar ve davet edilenler olmuþtur ordu.Ordunun Türk ve diðer Anadolu halklarý nezdinde ve geleneðinde devletin algýlanýþýndan tutalým da siyasal hayatýn içindeki rolü her zaman aðýrlýklý bir yer tutmuþtur.Tüm tarih boyunca bunun böyle olduðunu görebiliriz.Osmanlýnýn son dönemleri özellikle bunun tarihsel örnekleriyle doludur.Meþrutiyetler sonrasý ve ardýndan Ýttihat ve Terakkinin darbeleri ve giriþimleri yakýn tarihe de damgasýný vuracak çeþitli geliþmelerinde önünü açmýþtýr.
    Bu toplum geleneklerinde aþaðýdan yukarýya bir þeylerin elde edilmesi yani demokratik toplumsal mücadele yoktur.Bugüne kadar süregelen iktidar deðiþimlerinin özü genellikle yukardan aþaðýya inþa yoluyla olmuþtur.Her köklü deðiþim yukardan aþaðýya gerçekleþmiþtir.Ve bu deðiþimlerin ya da dönüþüm hareketlerinin ezici çoðunluðu da aþaðýdakilere raðmen yapýla gelmiþtir ve zor bu noktada temel kullaným aracý olmuþtur ne yazýk ki.Devlet örgütlenmesinin temeli olan ordu bu geliþmelerde temel öneme sahip olmuþtur hep.
    Daha önceki birkaç makalemizde belirttiðimiz üzere devlet egemen sýnýflarýn çýkarlarýnýn koruyucusu ve kollayýcýsýdýr.Egemen sýnýf hangisi ise onun çýkarlarýnýn bekçisidir.Ordu ve diðer devlet kurumlarý bu anlamda mevcut iktidarlardan ya da egemen olan sýnýf ya da onun çýkarlarýndan baðýmsýz düþünülemez.Þimdi darbeleri de bu çerçevede düþünmek gereklidir.Darbeleri örgütleyen ve yapan güç ordunun kendisi olsa da,ordu kendi baþýna buna karar veremez ve vermemiþtir.Darbeleri esasta örgütleyen ve isteyen güç ve zeminlerdir.Güç iktidardaki egemen sýnýftýr,zemin ise egemen sýnýfýn ihtiyaçlarý ve sýnýf mücadelesinin seyridir.Darbeler esasta ve öz olarak egemen sýnýflarýn(gerçek iktidar) temsilcisi olan parlamento ve hükümetlere karþý yapýlamaz zaten.Bunun da altýný çizmekte yarar vardýr.Hele de özellikle emperyalist kapitalizm döneminde.Zira genel bir kaný ve oluþturulmaya çalýþýlan bir yanlýþ var ki,o da hükümetlere karþý darbe yapýldýðýdýr.Hükümetler egemen sýnýflarýn günlük politikalarýný yürütmek,gerekli siyasal ortamý saðlamak ve de Türkiye gibi ülkelerde göstermelik bir demokrasi ortamý-havasý yaratmak için basit birer piyonlardýr.Þöyle bir göz atýn gerilere bugüne kadar hangi hükümet programlarýna uygun hareket edip ezilenler için vaatlerini yerine getirmiþtir?Hiç biri.Bu anlamýyla darbelerin hükümetlere karþý geliþtirildiði koca bir yalandýr.
    Cumhuriyet kurulalý beri moderne anlamda üç darbe vardýr ülkede.27 Mayýs,12 Mart ve 12 Eylül.27 Mayýs darbesinin kýsmen farklý bir kategoride ele alýnmasý gereklidir.Aþaðýdan gelen subay ve askerlerin örgütlediði ve de arkasýndan yukarýdakilerin müdahalesiyle istenilen potaya aktarýldýðý söylenebilir.Baþlangýçta ne ordu üst kademesi ve ne de Amerikan emperyalizminin yeri yoktur darbede.Ama baþladýðý andan itibaren gerek amerikan emperyalizmi ve de gerekse de üst kademe aracýlýðýyla burjuvazi darbeye el koymuþlar ve kendi rotalarýnda ilerlemesinin önünü açmýþlardýr.Ama beri yandan bu darbe ile birlikte cumhuriyet tarihinde darbeler zinciri baþlamýþtýr.Darbe sopasý egemenlerce sürekli bir biçimde ezilenlerin baþýnda sallanmaya baþlamýþtýr.
    12 mart , 27 mayýsýn aksine ikili bir özelliðe sahiptir.Baþlangýcý ve içeriði ile ürettiði ve içinde yer alan kadrolarýnda deðiþiklik olmuþtur.Yine baðýmsýz bir örgütlenme olmamakla birlikte tam bir organizasyonla yapýldýðý ya da muhtýra ile birlikte sürecin tam yerli yerine oturduðu söylenemez.Ama herkesin bildiði gibi yükselen gençlik ve iþçi hareketinin muhtýra ve geliþmelere yön verdiði kesinlikle söylenebilir.Zira darbe ile birlikte gençlik önderlerinin katledilmesi ve sýnýf hareketinin boðulmaya çalýþýlmasý çabasýnýn hemencecik uygulamaya konulmasý aþikârdýr.
    Ama gerek 27 Mayýs ve gerekse de 12 Martta kurumsallaþmýþ bir faþist örgütlenme yoktur.Asýl faþizmin kurumsallaþtýrýlmasý süreci daha sonraki darbeye,asýl öldürücü darbeye havale ve ihale edilmiþtir.Yani 12 Eylüle.O güne kadar kimi devlet örgütlenmelerinin faþist kurumsallaþmanýn önünü açtýðý söylenebilirse de,gerek kontrgerilla,gerek ordu,gerek polis gerekse de Milli güvenlik Kurulu vs vs gibi devamlýlýðý olan ve de özel örgütlenmelerin içeriði tamamen faþist bir karakterde deðildir.Bu arada iki farký oturtmak gereklidir.Faþizan uygulama ile faþist kurumsallaþma.Faþizan uygulamalarda bir süreðenlik ve devamlýlýk yoktur.günün çýkarlarý öne çýkmaktadýr.Yani havuç ile sopa nýn zaman zaman güne göre devreye sokulmasý gibi.Yani kalýcý bir örgütlenme ve perspektif yoktur.Ama faþist bir kurumsallaþma da ya da faþist bir devlette tam bir kurumsallaþma vardýr.Uygulama,anlayýþ ve kurumlar süreðendir.Politik-pratik uygulamalarda tam bir faþist hükümranlýk vardýr.
    Bu anlamda 12 Eylül egemen sýnýf iþbirlikçi tekelci kapitalistler ve onlarýn aðababasý olan Amerikan emperyalizmi tarafýndan yükselen devrimci dalgayý-sýnýf hareketini boðmak-yok etmek ve de meþhur 24 Ocak kararlarýný süt liman bir ortamda uygulamaya geçirmek için planlandý ve örgütlenip yaþama geçirildi.Tamamen yukardan aþaðýya tam bir ordu disipliniyle hayata geçirilen bu darbenin faþist kurumsallaþmayý kesinlikle tamamladýðýný ve hedeflediklerini baþardýðýný söylemek gereklidir. 12 Eylül sýnýf mücadelesinin her açýdan zirvesidir.Gerek egemenler ve gerekse de ezilenler açýsýndan.Neler yapýldýðýný kýsaca belirtmek gerekirse,sýnýf hareketi tamamen boðulmuþ,yüz binlerce insan iþkence tezgâhlarýndan geçirilmiþ,binlercesi yok edilmiþ,yoksullar daha da yoksullaþtýrýlmýþ,zengin daha da zenginleþtirilmiþ,günlük yaþama tam bir hâkimiyet saðlamýþtýr burjuvazi ve onun paralý uþaklarý.Bu fiili ezip geçmeye ayný zamanda beyinleri de ezip yýkma,dumura uðratma sürecide eþlik etmiþtir.Zaten asýl tahribatta burada yaratýlmýþtýr.Ýnsanlar,ezilenler ve sýnýf korku imparatorluðunun da etkisiyle apolitik,sürü psikolojisiyle yönlendirilen,kimliksiz-kiþiliksiz,insana uzak her türden tarzýn hâkimiyetinin kollarýna itilmiþtir.Tüm imkânlar bunun için seferber edilmiþtir.TV,radyolar,gazeteler vs bunun en önemli kaldýraçlarý olmuþtur.Yabancýlaþmanýn sonuçlarý açýk bir biçimde görülmeye baþlamýþtýr.Gerek ulusal gerek uluslar arasý geliþmelerinde etkisiyle bu süreç derinleþtirilmiþtir.(Aslýnda bu yaþananlarýn sonuçlarýnýn ne olduðu konusunda en açýklayýcý bilgiler YABANCILAÞMA VE SONUÇLARI adlý makalemizde mevcut.Bu sürecin neyi ifade ettiði,nasýl geliþtiði,bu çürüme-yozlaþma-apolitizasyon-tükeniþin nasýl oluþtuðu ve nereye doðru gittiði noktasýnda bu makalenin yeniden okunmasýnda yarar var diye düþünüyorum.)Giderek tükenen deðerler,insani yaþama kurallarýndan uzaklaþmýþ,kiþiliksiz-kimliksiz bir toplum ve sosyolojik ve sos yo psikolojik anlamda tamamen kendine yabancýlaþmýþ ve de insani olan her þeye uzak olan bu toplum elbette ki 12 Eylülün ürünlerinden biridir.12 Eylül genel olarak ortalýðý toz duman etmesinin ötesinde bu tahribatýn sonuçlarýnýn kalýcý,kronik sorunlara ve de ciddi özgürleþme mücadelesi olmadan tükeniþe doðru gidiþinin önünü açmýþ ve bir bütün olarak yýkým yaþatmýþtýr.Ve ciddi bir sýnýf mücadelesi ve özgürleþme atýlýmý olmadan bu tahribatýn giderilmesi olanaksýzdýr.
    12 Eylül her alanda ciddi sonuçlar üreten bir dönüm noktasýdýr.Ekonomik-politik-sosyolojik-psikolojik-felsefi vs her açýdan tarihsel devrim mücadelesine vurulmuþ en büyük darbelerden biridir.12 Eylül bir insanlýk suçu dizgesidir.12 Eylül ile hesaplaþýlmadan ya da darbeler ve egemenler ile hesaplaþýlmadan bu insanlýk ayýbý sürecinin tahribatlarý giderilemez.Bu noktada Güney Amerika örneði somut mücadelenin adresidir aslýnda.12 Eylül ve egemenler ve onlarýn uþaklarý sanýk sandalyesine oturtulmadan ve de devrimci mücadele verilmeden insan olunamaz.(alýntý)
    Sevgiyle yuðrulmamýþsa yüreðin,Tekkede, manastýrda eremezsin...
    Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin...
    ö.hayyam


  12. #12
    aleviforum.com'u iyi bilen yigitcan Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    07.04.2006
    Nerden
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesaj
    242
    Teþekkür
    18
    17 msj'da 60 kez tþk. edildi

    Varsayýlan 12 Eylül 1980 Darbesi

    12 Eylül Darbesi veya 1980 Darbesi, Türkiye'de, Türk Silahlý Kuvvetleri'in 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleþtirdiði askeri müdahale.
    27 Mayýs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtýrasýnýn ardýndan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlý kuvvetlerin yönetime üçüncü açýk müdahalesi.
    Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Baþbakan'ý olduðu hükümet görevden alýndý, Türkiye Büyük Millet Meclisi laðvedildi, 1970 sonrasýnda deðiþtirilen 1960 Anayasa'sý tamamen rafa kaldýrýldý ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandýðý bir baský dönemi baþladý.
    Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanlarý tarafýndan oluþturulan askeri cunta Milli Güvenlik Konseyi adý altýnda 1983 genel seçimine kadar Türkiye'ye iliþkin tüm kritik kararlarý aldý.
    Darbe ardýndan geçen 3 yýl içerisinde önemli kanunlarýn tamamýna yakýný deðiþtirildi ve cuntanýn belirlediði Danýþma Meclisi tarafýndan hazýrlanan Anayasa, 1982 yýlýndaki halk oylamasýnda, yüzde 92'lik "Evet" oyu ile büyük farkla kabul edildi. Halk oylamasýnda 'Hayýr' oyu kullananlarý sandýk baþýnda baský altýnda tutmak için rengi dýþardan görünen oy pusulalarý kullandýrýldýðý iddia edildi ama bu, Anayasa'nýn çok büyük çoðunlukla kabul edilmesini açýklayan tek neden deðildi. Anayasa'nýn kabulünün bir baþka önemli etkeni olarak, ihtilal öncesi iç savaþ ortamý nedeni ile vatandaþlarýn kendi hayatlarýndan endiþe etmesi de ifade edilir.
    12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye'de halkýn önemli bölümü tarafýndan, siyasi ve ekonomik sorunlarýn hiçbirine çözüm bulamayan iflas etmiþ parlamenter rejimin 'haklý' alternatifi olarak görüldü. Bu nedenle, darbeye bir direniþ olmadýðý gibi, büyük çoðunluk, darbe liderlerini, ülkenin yeni liderleri olarak kýsa sürede benimsedi.
    Ayný halk oylamasýnda, Kenan Evren Cumhurbaþkaný seçildi. Kabul edilen Anayasa'da, cunta üyelerinin ömür boyu yargýlanmasýný engelleyen geçici 15. madde seçimlerle iktidara gelen hiçbir hükümet tarafýndan kaldýrýlmadý ve 12 Eylül liderlerinin dokunulmazlýðý sürdü.
    12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerekçeleri arasýnda ülkede yaygýnlaþan siyasi cinayetler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birçok tur ardýndan Cumhurbaþkaný'ný seçememesi ve 6 Eylül günü Konya'da Necmettin Erbakan önderliðinde yapýlan ve darbe liderlerinin þerîat amaçlý bir kalkýþma giriþimi olarak nitelediði yürüyüþ gösterildi.
    Ülkede týrmandýrýlan sað -sol ve alevi - sünni gerginliði bireysel ve kitlesel siyasi cinayetleri besledi. 12 Eylül 1980 öncesinde sað ve sol siyasi hareketin önde gelen temsilcileri cinayetlere kurban gitti. Doç. Bedrettin Cömert, Abdi Ýpekçi, Gün Sazak, Nihat Erim ve tanýnmýþ birçok kiþi sað ve sol gruplara mensup militanlar tarafýndan öldürüldü. Darbe öncesinde siyasi cinayetlerin sayýsý her gün 30'a yaklaþýyordu.
    12 Eylül 1980'e gelindiðinde 19 ilde sýkýyönetim uygulanýyordu.
    Ülkede, yönetemeyen hükûmet, karar alamayan Meclis ve ardý arkasý kesilmeyen siyasi cinayetlerin yol açtýðý yýlgýnlýk havasý, 12 Eylül öncesi dönemin son Baþbakaný Süleyman Demirel'in "70 sente muhtacýz" sözü ile özetlenen iþsizlik, kýtlýk ve iþyeri anlaþmazlýklarý ile yoðunlaþtý.
    Darbe ardýndan, siyasi cinayetlerin çok kýsa sürede sona ermesi, güvenlik güçlerinin þiddet eylemlerini darbe öncesinde neden önlemediði / önleyemediði sorularýný da beraberinde getirdi. Amerika Birleþik Devletleri yönetiminin darbeden haberdar olduðu ve darbe gecesi Baþkan Jimmy Carter'a "bizim çocuklar iþi bitirdi" anlamýnda bir mesajýn, bir toplantýnýn ortasýnda iletildiðinin anlaþýlmasý, 12 Eylül'de ABD'nin rolü konusunu da tartýþmalara açtý.
    Türkiye'nin Doðu ve Güneydoðusu'nda baþlatýlan ayrýlýkçý silahlý hareket, 12 Eylül yönetiminin getirdiði Kürtçe konuþma yasaðý ile güçlendirildi ve gerekçelendirildi. Diyarbakýr Cezaevi baþta olmak üzere bölge cezaevlerindeki kötü muamele, 1983 seçimlerinden sonra yoðunlaþacak Kürdistan Ýþçi Partisi (PKK) adýna terör eylemlerini gerçekleþtirenlerin gerekçelerinden biri oldu. Bu cezaevlerinde tutulan PKK militanlarýnýn önemli bölümü, daha sonra, PKK yöneticileri arasýnda yer aldý.
    12 Eylül 1980 ardýndan partiler laðvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altýnda tutuldu, ardýndan yargýlandý. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliði konusunda tarihsel sorunlar yaþayan Türkiye'de siyasi temsilin demokratikleþmesi önünde yeni bir engel oluþturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi.
    6 Kasým 1983 genel seçimine, kapatýlan eski siyasi partilerin hiçbiri katýlamadý; 1982 yýlýnda hazýrlattýðý Anayasa'yý onaylayarak cuntayý destekleyen seçmen, cuntanýn iþaret ettiði emekli Orgeneral Turgut Sunalp liderliðindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi yerine Turgut Özal liderliðindeki Anavatan Partisi'ni Türkiye'yi yönetmek üzere seçti. Daha sonra, siyasi yasaklarýn kalkmasý ile eski liderler ve eski kadrolar, yeni partiler ile seçimlere katýldý.
    Darbe, siyaseti yeniden tasarlama hedefi ile yola çýkarken, Amerika Birleþik Devletleri ile Sovyetler Birliði arasýnda gerilimin çok týrmandýðý bir dönemde solu tasfiye etmek için saðý kullanma hedefine yöneldi. Ayný dönemde, açýlan Ýmam Hatip Liseleri'nin sayýsýnda büyük artýþ oldu ayný zamanda YÖK kuruldu ve þu anda ülkemizde süre gelen 'siyasal islam' 'okullarda türban' gibi pek çok çatýþma konusunun temeli atýlmýþ oldu.
    ABD'nin, Sovyetler Birliði'ni Yeþil Hilal ile kuþatma, yani Afganistan'dan baþlayarak, Orta Asya'daki Türk ve Fars kökenli müslümanlarýn dini inançlarýný güçlendirerek zayýflatma tasarýsý, Türkiye içinde de uygulandý. Bu uygulama, 12 Eylül 1980 sonrasýnda geçen 25 yýl içinde, Ýslamcý muhafazakarlýðýn yaygýnlaþmasý ve AKP iktidarý ile sonuçlandý.
    1983 yýlýndaki genel seçimde Turgut Özal'ýn Baþbakan olmasý ile Türkiye ekonomisinin küresel entegrasyonu baþladý. Bu anlamda, tasarlamadan da olsa, 12 Eylül cuntasý, içe dönük kapalý bir ekonomiye sahip olan Türkiye'yi olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile küresel ekonominin bir parçasý haline getiren geliþmeleri tetikledi.

    "Bizim çocuklar iþi bitirdi.."
    Ýlk kez Mehmet Ali Birand'ýn 12 Eylül Saat:04.00 (1984) adlý kitabýnda ortaya atýlan, 12 Eylül Darbesi sýrasýnda dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masasý Sorumlusu Paul Henze'in askeri müdahaleyi haber alýrken haberi ulaþtýran diplomatýn yours boys have done it - seninkiler yaptý/bizim çocuklar iþi bitirdi - anlamýndaki konuþmasý, 12 Eylül Darbesi içinde ABD'nin rolü konusunda tartýþmalara neden olmuþtur.Henze'den sonra Ankara’daki çocuklar baþardý þeklindeki mesaj Baþkan Jimmy Carter’a iletilmiþtir. Paul Henze 2003 yýlýnda bir türk gazetesine verdiði demeçte Bizim çocuklar iþi baþardý sözlerinin Mehmet Ali Birand'ýn uydurmasý olduðunu belirtmiþ.Ancak kýsa bir süre sonra Birand 1997'de Henze ile yaptýðý görüþmenin sesli ve görüntülü kayýtlarýný yayýnlayarak Henze'i yalanlamýþtýr.

    12 Eylül'ün Sonuçlarý
    650.000 kiþi göz altýna alýndý
    1 milyon 683 bin kiþi fiþlendi.
    Açýlan 210 bin davada 230 bin kiþi yargýlandý.
    7 bin kiþi için idam cezasý istendi.
    517 kiþiye idam cezasý verildi.
    Haklarýnda idam cezasý verilenlerden 50'si asýldý (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militaný).
    Ýdamlarý istenen 259 kiþinin dosyasý Meclis'e gönderildi.
    71 bin kiþi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargýlandý.
    98 bin 404 kiþi örgüt üyesi olmak suçundan yargýlandý.
    388 bin kiþiye pasaport verilmedi.
    30 bin kiþi sakýncalý olduðu için iþten atýldý.
    14 bin kiþi yurttaþlýktan çýkarýldý.
    30 bin kiþi siyasi mülteci olarak yurtdýþýna gitti.
    300 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü.
    171 kiþinin iþkenceden öldüðü belgelendi.
    937 film sakýncalý bulunduðu için yasaklandý.
    23 bin 677 derneðin faaliyeti durduruldu.
    3 bin 854 öðretmen, üniversitede görevli 120 öðretim üyesi ve 47 hâkimin iþine son verildi.
    400 gazeteci için toplam 4 bin yýl hapis cezasý istendi.
    Gazetecilere 3 bin 315 yýl 6 ay hapis cezasý verildi.
    31 gazeteci cezaevine girdi.
    300 gazeteci saldýrýya uðradý.
    3 gazeteci silahla öldürüldü.
    Gazeteler 300 gün yayýn yapamadý.
    13 büyük gazete için 303 dava açýldý.
    39 ton gazete ve dergi imha edildi.
    Cezaevlerinde toplam 299 kiþi yaþamýný yitirdi.
    144 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü.
    14 kiþi açlýk grevinde öldü.
    16 kiþi kaçarken vuruldu.
    95 kiþi çatýþmada öldü.
    73 kiþiye doðal ölüm raporu verildi.
    43 kiþinin intihar ettiði bildirildi.


  13. #13
    aleviforum.com'u iyi bilen yigitcan Üyenin Avatarý

    Üyelik Tarihi
    07.04.2006
    Nerden
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesaj
    242
    Teþekkür
    18
    17 msj'da 60 kez tþk. edildi

    Varsayýlan 12 Eylül 1980 Darbesi

    12 Eylül 1980 faþist darbesi, geliyorum diye baðýra çaðýra geldi. Partimiz ve diðer örgütler gelenin ne oluðunun bilincinde olmasýna karþýn, 12 Eylül'ü önleyici bir þey yapamadý. Faþizm, bir karabasan gibi gelip kentlerimize, caddelerimize, sokaklarýmýza kara bayraðýný astý. Artýk radyolardan sürekli olarak Kenan EVREN'lerin sesini duyduk, televizyonlardan görüntülerini izledik, yazýlý basýndan haberlerini okuduk.

    1970'li yýllar dünyada ve ülkemizde, sosyalist savaþýmýn doruklara çýktýðý yýllardý. Afrika'da, Asya'da, Güney Amerika'da emperyalist-kapitalist sistem sürekli olarak geriletilirken, SOSYALÝZM geniþ emekçi yýðýnlarýn bir kurtuluþ seçeneði olarak baþarý üstüne baþarý kazandýðý bir gerçekliðe dönüþmüþtü.

    Ülkemizdeyse, geniþ halk yýðýnlarý yüzünü sosyalizmden yana dönmüþ, egemen güçlerin uykularýný kaçýrmýþtý. IMF'nin, Dünya Bankasý'nýn politikalarý, iþbirlikçi erkler aracýlýðý ile uygulanamaz olmuþtu. Baþta Ýstanbul olmak üzere sanayi bölgelerinde fabrikalarýn neredeyse yarýsýndan fazlasýnda iþçiler greve çýkmýþlardý. 24 Ocak Kararlarý'ný egemen erk uygulayacak durumda deðildi.

    Sermaye, gittikçe güçlenen sosyalistlerin atýlýmýný önlemek için MHP ve yan örgütlerini harekete geçirmiþ, onlara bol bol sokak çeteleri kurdurtmuþtu. Hemen tüm kentlerimizde, günde 20-30 insanýmýz yaþamýný yitiriyor, sokaklarda kanlý bir kapýþma yaþanýyordu. Öðrenciler, polis müdürleri, savcýlar, öðretim üyeleri, sendikacýlar seçilerek birer birer katlediliyor, cinayeti iþleyenlerse bir türlü bulunamýyordu.

    Tuzakçýbaþý Demirel'in becerisi ile Milliyetçi Cepheler kuruluyor, siyasi gericilik her gün biraz daha týrmandýrýlarak, Sol'un ve sosyalistlerin üzerine çullanmakta bir çekince duymuyordu. Sermaye, bilerek ve isteyerek ülkemizi ateþe atmýþ, korku ve güvensizliðin dozunu her gün biraz daha arttýrarak kitlelerin býkkýnlýðýndan sonuç alma yolunu seçmiþti. Ülkemizin, dini inanç ve etnik açýdan duyarlý kentleri bilinçli olarak seçilip iç savaþ görüntülerini andýran kanlý katliamlar gerçekleþtirilerek, yýðýnlarýn korkuya teslim olmalarý istenmiþti. Maraþ katliamý akýllara durgunluk verecek denli korkunç boyutlara týrmandýrýlmýþ, arkasýndan da Çorum olaylarý gelmekte gecikmemiþti. Sivas'ta, Malatya' da devletin gözetiminde faþist sokak çeteleri terör estiriyor, büyük kentlerde sýkýyönetim ilan edilmesine karþýn olaylarýn ardý arkasý bir türlü kesilmiyordu. Özetle; karanlýk güçler tarafýndan kendi çýkarlarýna koþullar, adým adým olgunlaþtýrýlýp geliþtiriliyordu. Artýk 12 Eylül 1980 Faþist darbesinin ucu görünmüþ sayýlýrdý.

    Ne var ki, sermaye kitle desteðini arkasýna alarak faþist bir diktatörlük kuracak nesnelliðe sahip deðildi. MHP ve kitlesi þiþtiði kadar þiþmiþ olmasýna karþýn, sermaye MHP'ye dayanarak bir gün bile erkte kalamazdý. MHP, sermayeye olan borcunu ödemiþ sayýlýrdý ve devre dýþý býrakýlmalýydý. Býrakýldý da. 1945 Ýkinci Paylaþým Savaþý sonrasý faþizmin kitle desteði ile erki ele geçirmesinin koþullarý yoktu. Dünyanýn her tarafýnda kitleler önemli ölçüde faþizme karþý þerbetlenmiþ sayýlýrdý. Bu yüzden de sermaye, dünyanýn her tarafýnda askeri diktatörlükler aracýlýðý ile erke el koyuyordu. Üstelik bu konuda sermaye, 12 Mart 1971 faþizmiyle deney sahibiydi de.

    Askerlere sýkýyönetim yetkileri verilmiþ olmasý durumu deðiþtirmemiþti. Olaylar önlenemediði gibi, sanki görünmez güçler tarafýndan sürekli olarak el altýndan kýþkýrtýlýyordu da. (Bu savýmýzý, 12 Eylül 1980 faþist darbesinin arkasýndan olaylarýn þýp diye kesilmesi anlatmaya yeter de artar bile.)

    12 Eylül 1980 Sabahý alýþýk olduðumuz o sesi duyduk. Türk Silahlý Kuvvetleri erke el koymuþtu ve bildirge üstüne bildirge yayýnlayarak demir yumruðunu da solun ve sosyalistlerin tepesine indirmek üzere eyleme geçmiþti. Artýk Beþlilerin aðzýndan çýkan her söz yasa sayýlýyor, zaman yitirmeksizin uygulamaya geçiliyordu.

    Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, sendikalarýn üye ve yöneticilerinin evleri, iþyerleri anýnda basýlýyor, üye ve yöneticileri iþkenceden geçirildikten sonra tutuklanarak cezaevlerine gönderiliyordu. Tutuklanan kimileri iþkencede yaþamlarýný yitirirken, kimileri gözaltýnda kayboluyor, kimilerinin izine ise aylarca rastlamak olasý deðildi. Ülke, dýþarýsý ve içerisi ile büyük bir cezaevine çevrilmiþti. Ýþkenceler akýl almaz boyutlarda uygulandýðý için bütün yasaklamalara ve saklamalara karþýn yapýlanlarýn kokusu ta dünyanýn öbür tarafýnda bile duyuluyor, dünyanýn bütün gözleri ülkemizdeki faþist iþkencecilere çevriliyordu.

    12 Eylül faþizminden zarar görenler salt sosyalistler deðildi. Zarar görmek için namuslu bir yurttaþ olmak bile yeterli nedendi. Ýþte bu yüzden insanlara büyük acýlar yaþatýldý. Biraz daha þanslý olanlar, yakalarýný sürgün ve 1402'lik olarak iþten atýlarak kurtarýrken, kimileriyse yýllarýný cezaevlerinde geçirerek büyük bedeller ödemek zorunda kaldýlar. Mamak, Metris, Diyarbakýr ve daha baþka cezaevleri bu uygulamalarýn devamý olarak dünya çapýnda nam saldý.

    Tutuklananlar aylarca ve hatta yýllarca duruþmaya çýkarýlmayarak bu cehennem ortamýnda yaþatýldýlar. Sistemli olarak Cezaevlerinde yapýlan iþkencelerde yaþamlarýný yitirenler oldu. Ýlhan ERDOST kaba dayak yüzünden Mamak'ta beyin kanamasý geçirerek yaþamýný yitirdi. Daha baþkalarý ayný sonu paylaþýrken çoklarý da sakat kaldý.

    Bütün bu yapýlanlara karþý ilerici, devrimci, sosyalist tutuklulardan tavýr gelmekte gecikmedi. Cezaevlerinde günlerce süren direniþler baþladý. Bu direniþleri ve iþkenceleri dýþarý yansýtmamasý için her türlü yazýlý ve sözlü basýna yasak kondu ve yýllarca sürecek olan insanlýk suçlarý iþlendi.

    Artýk sermaye rahatýna ermiþ, astýðý astýk, kestiði kestik vurgununa ve talanýna kavuþmuþtu. Ýþçiler haklarýný almak için grev yapamadýklarý gibi örgütlenme haklarýndan da yoksun kalmýþlardý. Emekçi kitleler ekonomik boyunduruða vurulmuþ, açlýk ve yoksulluðun pençesine atýlmýþlardý. Ýþbirlikçi sermayeye ve yabancý emperyalist ortaklarýna gün doðmuþtu. 24 Ocak kararlarý silahlarýn gölgesinde uygulanmaya baþlanmýþ, ekonominin dümeni Turgut ÖZAL'ýn eline verilmiþti. Talan ve köþe dönmecilik yediden yetmiþe herkesin ereðine dönüþmüþ, insani ne kadar deðer yargýsý varsa tersine çevrilmiþti.

    Kenan EVREN, dilinde Kuran ayetleri alanlarda kitlelerin karþýsýna çýkmýþ, kendini yalan ayetlere vermiþti. Sözümona dinsel öðelerin yapýþtýrýcýlýðýna soyunulmuþ, her köþebaþý Kuran kurslarýyla donatýlmýþtý. Ýmamlara Suudi Arabistan kaynaklý parasal destek verilmesi günün modasý sayýlýrdý. Laiklik iki yüzlü Atatürkçü'ler tarafýndan bol bol konuþulmasýna karþýn, toplum tarikatçýlarýn otlaðýna çevrilmiþti. O dönemde devlet tarafýndan iyice palazlandýrýlan köktendinciler, hem mali açýdan hem de kitle desteði olarak iyice güçlenmiþler, yaþamýn her alanýna sýzmýþlardý. Gün onlarýn günüydü ve toplumu çaðdýþý bir karanlýk tehdit eder hale gelmiþti. Fetullah Gülenler ve daha baþka karanlýk yüzlü hocalar kýyý bucaðý iyice doldurmuþlardý. Amerika tarafýndan kuruluþu ve erke geliþi desteklenen ANAP tarikatlarýn kontrolünde siyasi gücünün doruðuna gelmiþti.

    Hangi taþý kaldýrsanýz altýndan yolsuzluk fýþkýrýyordu. Beþlilerden Tahsin ÞAHÝNKAYA, yolsuzluðun baþýný çektiði için, içinde uyuþturucu ticareti yapan Güney Amerika ülkelerindeki generaller de dahil, dünyada 25 zengin generalin arasýna giren bir servete sahipti. Bakanlarýn, bürokratlarýn, milletvekillerinin adlarý yolsuzluklara karýþmýþtý. Bir baþka deyiþle; at binenin, kýlýç kuþananýn'dý. 12 Eylül ve onun himayesinde erkte oturanlarý en iyi anlatan sözcüklerden biri yolsuzluk sözcüðüydü.

    Ýyice budanmýþ olan 1961 ANAYASASI, 1982 ANAYASASI ile yürürlülükten tamamýyla kaldýrýlmýþ, temel hak ve özgürlükler sonuna kadar kýsýlmýþtý. Yasa yerini keyfiliðe býrakmýþ, Beþlilerin söyledikleri, yasa yerine geçmiþti. 1982 ANAYASASI demokrasi karþýtý bir uygulama ile %90'larý aþan bir çoðunlukla kabul ettirilmiþ ve 12 Eylülcülerin yaptýklarýndan dolayý yargý önüne çýkarýlamayacaklarýna dair bir yasa maddesi de Anayasa'ya konulmuþtu.

    Kurulan Sýkýyönetim Mahkemeleri, yöntem ve temel açýdan yasal dayanaktan yoksun olup keyfi bir iþlerliðe sahipti. Sanýk olarak mahkeme önüne getirilen kimseler düþman muamelesi gördüðü için hiç bir yasal haklarýný kullanamaz durumdaydýlar. Avukatlar savunmanlýk görevini yapmalarý için konuþma haklarýný kullanamadýklarý gibi sýk sýk yargý heyeti tarafýndan duruþma salonundan atýlýyordu.

    Yaþlarý küçük olmasýna karþýn, Erdal EREN ve Necdet ADALI ölüm cezasý alýyor ve karar hiçbir aþamada düzeltilmeksizin ölüm cezalarý infaz ediliyordu. Dönem; Yasalarýn hiçe sayýldýðý bir dönem olup, uygulamalar neredeyse açýktan açýða öç alýmýna dönüþtürülüyordu. Ülke içinde hiç kimse hak ve özgürlüklerini kullanamaz duruma getirilmiþti. O dönem, baþýný Aziz NESÝN'in çektiði ve AYDINLAR DÝLEKÇESÝ olarak bilinen dilekçeciler bile cuntanýn hýþmýna uðramaktan kurtulamamýþtý. Tutuklamalar, yargýlamalar yýllarca sürmüþ, baský ve yýldýrma politikasý bir karabasan gibi ben aydýným diyenlerin tepesine çökmüþtü.

    Ýç ve dýþ borçlar 12 Eylülcülerin döneminde neredeyse üçe katlanmýþ ve ülkenin öz kaynaklarý faiz ödemelerine harcanýr olmuþtu. IMF'den, Dünya Bankasý'ndan ve emperyalist güçlerden gelen istekler tartýþmasýz uygulamaya konulmuþ, özelleþtirme talanýný yeni liboþlar bir kurtuluþ gibi savunmaya baþlamýþlardý. Dört eðilimi partisine taþýdýðýný söyleyen Turgut ÖZAL'ýn parlamentoyu taktýðý falan yoktu. Bütün kararlarýn aðababasý ÖZAL sayýlýrdý. Ve zaten parlamentodan diþe dokunur bir karar çýkmasý da eþyanýn doðasý gereði olanaksýz gibiydi. Turgut ÖZAL, partisine dönekleri, dincileri, faþistleri, tatlýsu liboþlarýný doldurmuþ bir padiþah havasý yaþýyordu.

    Kitlelerin yoksulluk düzeyi gitgide artmasýna karþýn zamlarýn önünü almak olasý deðildi. Türk parasý sürekli olarak deðer yitirerek eriyor, dýþa baðýmlýlýðýn dayanaklarý her geçen gün biraz daha güçlendiriliyordu. Türk Parasýný Koruma Kanunu da iptal edildiði için, Amerikan Dolarý günlük yaþamýmýza neredeyse tamamýyla girmiþ bulunuyordu. Artýk, Amerika bizi bir kaðýt parçasýyla soyup soðana çevirmeye baþlamýþ, üretmeden tüketmek moda bir hastalýk haline gelmiþti.

    Koskoca ülke ekonomik, sosyal, siyasal açýdan 12 Eylülcülerin cenderesi altýnda iyice sýkýþtýrýlmýþ, yozlaþmalar uç safhaya varmýþtý. Zenginler bir eli yaðda bir eli balda dikensiz gül bahçesinde har vurup harman savuruyorlardý. Bütün bunlara karþýn bunlara; birisi çýkýp bu suyun bolluðu nereden geliyor diyemiyordu. Kitlelerin uyutulmasý için bol bol milliyetçilik ve dincilik yapýlarak toplum içten içe çökertiliyordu.

    Sonuç olarak 12 Eylülcüler ülkemizin kentlerine, sokaklarýna, caddelerine faþizmin kara bayraðýný asmýþlar emekçi kitleleri inim inim inletmiþlerdi. Bugün çektiklerimizin neredeyse tamamý 12 Eylülcülerin suçuydu ve yaptýklarý yanlarýna kar kalmamalýydý. Baþkalarýnýn bellekleri balýk belleði olabilir, biz sosyalistler ülkemizin hem bulunçu (vicdan) hem de belleðiyiz. Bu nedenle, bir kez daha diyoruz ki:


    12 EYLÜL YARGILANMALIDIR.




    ÝDAM EDÝLENLER


    Adý Soyadý
    Tarih
    Yer

    Necdet Adalý (sol görüþlü)
    7 Ekim 1980
    Ankara

    Mustafa Pehlivanoðlu (sað görüþlü)
    7 Ekim 1980
    Ankara

    Serdar Soyergin (sol görüþlü)
    25 Ekim 1980
    Adana

    Erdal Eren (sol görüþlü)
    13 Aralýk 1980
    Ankara

    Cevdet Karakaþ (sað görüþlü)
    4 Haziran 1981
    Elazýð

    Veysel Güney (sol görüþlü)
    10 Haziran 1981
    Gaziantep

    Ahmet Saner (sol görüþlü)
    25 Haziran 1981
    Ýstanbul

    Kadir Tandoðan (sol görüþlü)
    25 Haziran 1981
    Ýstanbul

    Mustafa Özenç (sol görüþlü)
    20 Aðustos 1981
    Adana

    Ýsmet Þahin (sað görüþlü)
    20 Aðustos 1981
    Ýstanbul

    Seyit Konuk (sol görüþlü)
    13 Mart 1982
    Ýzmir

    Ýbrahim Ethem Coþkun (sol görüþlü)
    13 Mart 1982
    Ýzmir

    Necati Vardar (sol görüþlü)
    13 Mart 1982
    Ýzmir

    Fikri Arýkan (sað görüþlü)
    27 Mart 1982
    Ankara

    Sabri Altay (adli suçlu)
    23 Nisan 1982
    Adapazarý

    Cengiz Baktemur (sað görüþlü)
    30 Nisan 1982
    Elazýð

    Þahabettin Ovalý (adli suçlu)
    12 Haziran 1982
    Sinop

    Ednan Kavaklý (adli suçlu)
    18 Haziran 1982
    Ankara

    Ali Bülent Orkan (sað görüþlü)
    13 Aðustos 1982
    Ankara

    Veli Acar (adli suçlu)
    13 Aðustos 1982
    Isparta

    Eþref Özcan (adli suçlu)
    19 Aðustos 1982
    Kayseri

    Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu)
    29 Aralýk 1982
    Afyon

    Kazým Ergun (adli suçlu)
    29 Aralýk 1982
    Akþehir

    Muzaffer Öner (adli suçlu)
    29 Aralýk 1982
    Amasya

    Adem Özkan (adli suçlu)
    13 Ocak 1983
    Balýkesir

    Hüseyin Çaylý (adli suçlu)
    13 Ocak 1983
    Afyon

    Osman Demiroðlu (adli suçlu)
    13 Ocak 1983
    Isparta

    Ahmet Mehmet Uluðbay (adli suçlu)
    22 Ocak 1983
    Akþehir

    Ali Aktaþ (siyasi)
    23 Ocak 1983
    Adana

    Duran Bircan (adli suçlu)
    23 Ocak 1983
    Denizli

    Levon Ekmekçiyan (Asala)
    28 Ocak 1983
    Ankara

    Ramazan Yukarýgöz (sol görüþlü)
    29 Ocak 1983
    Ýzmit

    Ömer Yazgan (sol görüþlü)
    29 Ocak 1983
    Ýzmit

    Erdoðan Yazgan (sol görüþlü)
    29 Ocak 1983
    Ýzmit

    Mehmet Kambur (sol görüþlü)
    29 Ocak 1983
    Ýzmit

    Ahmet Kerse (adli suçlu)
    30 Ocak 1983
    Gaziantep

    Rýdvan Karaköse (adli suçlu)
    5 Þubat 1983
    Akþehir

    Cavit Karaköse (adli suçlu)
    5 Þubat 1983
    Akþehir

    Süleyman Karaköse (adli suçlu)
    5 Þubat 1983
    Akþehir

    Fatih Laçinligil (adli suçlu)
    24 Þubat 1983
    Keþan

    Faik Görünmez (adli suçlu)
    24 Þubat 1983
    Kilis

    Mustafa Baþaran (adli suçlu)
    30 Mart 1983
    Edirne

    Hüseyin Üye (adli suçlu)
    30 Mart 1983
    Nazilli

    Þener Yiðit (adli suçlu)
    20 Nisan 1983
    Isparta

    Cafer Aksu Altýntaþ (adli suçlu)
    20 Nisan 1983
    Ordu

    Abdülaziz Kýlýç (adli suçlu)
    26 Mayýs 1983
    Edirne

    Halil Esendað (sað görüþlü)
    5 Haziran 1983
    Ýzmir

    Selçuk Duracýk (sað görüþlü)
    5 Haziran 1983
    Ýzmir

    Ýlyas Has (sol görüþlü)
    6 Ekim 1984
    Ýzmir

    Hýdýr Aslan (sol görüþlü)
    24 Ekim 1984
    Ýzmir


    Kaynak : Özgür Ansiklopedisi



    Bugün bunu okudum sizlerle paylaþmak istedim.Darbeyi yaþayan bir insanýn birebir ifadeleridir.Çoðumuz o dönemleri yaþamadýk ama bugünün temeli ne zaman atýldýðýný þimdilerde bu iktidarla beraber nasýl perçinlendiðini görüyoruz.


  14. #14
    Üyeliði iptal edildi

    Üyelik Tarihi
    16.01.2008
    Nerden
    hatay dörtyol
    Yaş
    25
    Mesaj
    106
    Teþekkür
    97
    47 msj'da 100 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    sevgili canlar ben koyu bir sosyalist bi gencim bu tür konuları okudum zaman kiinim iki katına cıkıyor yapılan zülümler sebebsiz gelen ölümler ne kadar gerici bir ülkede yasıyoruz bi insan düşüncelerinden dolayı adi bir sekilde öldürülür mü sizce bunun tek acıklaması var birilerinin comana cubuk sokmaktır

    yıldıramaz bizleri hücreleriniz
    vız gelir celladınız sehbalarınız
    bak nasılda mutlu gidenlerimiz
    eksilmeyiz tükenmeyiz dar agacında

    canını veren sırrını vermeyen yoldasım kardesim benim kaypakkayam zalimlerin korkulu rüyası denizim seni mitinglerde tanıdık asıldın ama orda verdigin bedenindi attın son adımı dar agacına gözlerin büyüdü karanlıgında son görevi celladına bırakamdın ki ilyas kardesim


    ***güneş nerede doguyosa biz ordayız***

  15. Teþekkürler:


  16. #15
    Üyeliði iptal edildi

    Üyelik Tarihi
    16.02.2007
    Mesaj
    621
    Teþekkür
    822
    446 msj'da 1.593 kez tþk. edildi

    Varsayýlan

    HÝTLER ALMANYA'SINDA gerçekleþen bir olay üzerüne söylenen söz..

    Önce Sosyalistleri topladýlar...
    Sesimi çýkarmadým...
    Çünkü ben Sosyalist deðildim...

    Sonra Sendikacýlarý topladýlar...
    Sesimi çýkarmadým...
    Çünkü ben Sendikacý deðildim..

    Sonra Yahudileri topladýlar...
    Sesimi çýkarmadým...
    Çünkü ben Yahudi deðildim...

    Sonra ise beni almaya geldiler...
    BENÝM ÝÇÝN,
    Sesini çýkaracak kimse kalmamýþtý...


    http://www.aleviforum.com/showthread...neciligin+sonu

  17. Teþekkürler:


Sayfa 1 - Toplam 2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanýcýlar

Þu anda 1 kullanýcý bu konuyu görüntülüyor. (0 kayýtlý ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Deniz Gezmiþ’e idamda iþkence etmiþler
    Genel Bölüm / Güncel Konular forum içinde, yazan alevi_murat24
    Cevap: 57
    Son Mesaj: 21.03.2008, 13:36
  2. 12 eylül 1980 darbesi cuntacýlarýn dönemi
    Genel Bölüm / Güncel Konular forum içinde, yazan zazaozgun
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 20.04.2007, 17:03
  3. Türkiye'de iþkence var mý?
    Anketler forum içinde, yazan hevall
    Cevap: 52
    Son Mesaj: 01.04.2007, 11:31
  4. Cevahir’de iþkence zorbalýðý
    Kazan forum içinde, yazan b.alina
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 21.12.2006, 17:52
  5. 12 Eylül 1980
    Ýç ve Diþ Politika (+ Siyaset) forum içinde, yazan bozdag
    Cevap: 50
    Son Mesaj: 11.12.2006, 11:16

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajýnýzý düzeltmeye yetkiniz yok
  •